Randevu Al

İletişim Bilgileri

Vatandaşlık Başvurusu Reddi Emsal Karar

Ana Sayfa Vatandaşlık Başvurusu Reddi Emsal Karar
Vatandaşlık Başvurusu Reddi Emsal Karar
  • Yayın Tarihi: 13.01.2026
  • Değiştirme Tarihi: 29.01.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

2026 Güncel: Vatandaşlık Başvurusu Reddi Emsal Karar ve Yargı Denetimi

Vatandaşlık başvurusu reddi emsal karar analizleri, Türk vatandaşlığı kazanma talebi idarece reddedilen bireylerin mahkeme sürecindeki başarı şansını belirleyen en somut verilerdir. 2026 yılı güncel yargı pratiklerine göre; özellikle "soyut istihbarat notları" veya "dayanaksız güvenlik soruşturmaları" nedeniyle verilen red kararları, Danıştay ve İdare Mahkemeleri tarafından "hukuki belirlilik" ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmektedir.

Vatandaşlık başvurusu çokça sorulan ve yabancıların çok merak ettiği durumdur. Nitekim güncel olarak Türk vatandaşlığını nasıl kazanırım?, vatandaşlık başvurusu nasıl yapılır?, vatandaşlık başvurusu reddi, vatandaşlık reddi gibi sorularla oldukça fazla karşılaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda vatandaşlık reddi yahut vatandaşlık davası için süreler oldukça önemlidir. Bu konuda vatandaşlık davalarına bakan avukatlardan hukuki destek alınması tavsiye olunur. Vatandaşlık başvurusu iptal davası için linki tıklamanız yeterlidir. Vatandaşlık başvurusu reddi idari bir işlemdir. Çünkü İçişleri Bakanlığı tarafından ret kararı verilmektedir. Devlet kurumları tarafından yapılan bu işlemin iptali için idari işlemin iptali davası açılması şarttır. Bu davanın alanında uzman idari dava avukatı tarafından takip edilmesi önemle tavsiye olunur. Vatandaşlık reddine karşı açılacak davalarda profesyonel süreç yönetimi ile ilgili makalemiz için tıklayın.

İdare hukukunda mahkemeler, her dosyayı kendi özel şartlarında inceler; ancak üst mahkemelerin (Danıştay ve Anayasa Mahkemesi) verdiği vatandaşlık başvurusu reddi emsal karar örnekleri, yerel mahkemeler için bağlayıcı veya yol gösterici nitelik taşır. İdari yargılama sürecinde, benzer bir durumda olan başka bir yabancının kazandığı davayı mahkemeye sunmak, hakimin "idarenin takdir yetkisini aştığına" ikna olmasını kolaylaştırır.

İncelenen yargı kararları çerçevesinde görülmektedir ki; idare, bir kişinin vatandaşlık başvurusunu reddederken sadece "milli güvenlik" demekle yetinemez. Emsal kararlar, bu milli güvenlik riskinin somut, güncel ve kanıtlanabilir olması gerektiğini vurgular. Eğer idare, kişinin neden bir risk teşkil ettiğini dosyasında açıklayamıyorsa, mahkeme bu işlemi "sebep unsuru yönünden sakat" bularak iptal etmektedir.

2026 yılı itibarıyla, emsal kararların dijital veri tabanlarında daha kolay erişilebilir olması, savunma stratejilerini daha teknik hale getirmiştir. Bir idari dava avukatı, müvekkilinin durumuna en yakın olan güncel kararı bularak, idarenin sübjektif değerlendirmesini objektif hukuk kurallarıyla çürütür. Emsal kararlar, vatandaşlık bekleyen binlerce kişi için "hukuki öngörülebilirlik" sağlar.

Vatandaşlık başvurularının reddinde en sık karşılaşılan durum, hiçbir suç kaydı olmayan kişilerin "arşiv araştırması olumsuz" denilerek reddedilmesidir. Yargı içtihatlarına yansıyan durumlara göre; mahkemeler, sadece "istihbarat notu var" denilerek yapılan reddetme işlemlerini hukuka aykırı bulmaktadır. Emsal kararlar, istihbari bilgilerin mahkemece bizzat incelenmesi gerektiğini ve bu notların tek başına hükme esas alınamayacağını belirtir.

Gözlemlenen mahkeme pratikleri göstermektedir ki; istihbarat notunun içeriği, kişinin şahsi fiillerinden ziyade sadece bir çevreden veya uzak bir akrabadan kaynaklanıyorsa, mahkeme "suçun şahsiliği" ilkesini hatırlatarak vatandaşlık yolunu açmaktadır. Bu tip kararlar, idarenin "güvenlik" adı altında yapabileceği olası keyfi uygulamaların önüne geçmektedir.

Vatandaşlık hakkının kazanılması, kişinin aile kurma ve çalışma haklarını da doğrudan etkilediği için, mahkemeler emsal kararlarda "ölçülülük" analizine büyük önem verir. Eğer kişi yıllardır Türkiye'de yaşıyor, vergisini ödüyor ve topluma entegre olmuşsa, basit bir şüphenin vatandaşlığa engel olması hukuken kabul edilmemektedir.

İdare, Türk vatandaşı ile evli olan yabancıların başvurularında evliliğin "sahte" (muvazaalı) olduğu şüphesiyle red kararı verebilmektedir. Emsal kararlar üzerinden yapılan analizler, mülakatlardaki çelişkili cevapların tek başına evliliğin sahteliğine delil olamayacağını göstermektedir. Mahkemeler, eşlerin ortak bir evde yaşayıp yaşamadığına, çocukları olup olmadığına ve ekonomik birlikteliklerine odaklanır.

Yargı kararlarına konu olan örneklerde; eşlerin polis baskını sırasında evde bulunmaması gibi tekil olayların, tüm evliliği "muvazaalı" yapmayacağı kabul edilmiştir. Emsal kararlar, idarenin ailenin mahremiyetine müdahale ederken daha hassas davranması gerektiğini hatırlatır. Bu tip bir redle karşılaşan kişi için, benzer durumdaki bir iptal kararı davanın kazanılmasında %90 oranında etkilidir.

2026 yılındaki emsal kararlar, teknolojinin (sosyal medya kayıtları, konum geçmişi vb.) evliliğin gerçekliğini ispatlamada birer delil olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır. Vatandaşlık davası, bu tip modern delillerle ve emsal kararların gücüyle birleştiğinde, idarenin "kağıt üzerinde" yaptığı hatalı değerlendirmeler boşa çıkarılır.

T.C.
ANKARA 
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
10. İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO            : 2025/...
KARAR NO        : 2026/...


İSTİNAF İSTEMİNDE 
BULUNAN(DAVACI)        : ...
VEKİLLERİ                            : AV. BİLGEHAN UTKU, AV. EMRE ASAN-E-Tebligat

KARŞI TARAF (DAVALI)    : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI / ANKARA
VEKİLİ            : ...

İSTEMLERİN KONUSU    : Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/04/2025 gün ve E: 2024/2069, K: 2025/1120 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir. 

YARGILAMA SÜRECİ    : 
    Dava konusu istem        : Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşı olan davacı tarafından, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması istemiyle yapılan başvurunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesi uyarınca reddine ilişkin Ankara Valiliği işlemiyle bildirilen 06//09/2021 tarih ve 2021/358 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti    : Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/04/2025 gün ve E: 2024/2069, K: 2025/1120 sayılı kararı ile; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10'uncu maddesindeki yer alan "...aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz." hükmü ile birlikte değerlendirilmesinden, Türk vatandaşlığına kabul etme konusunun Devletin hükümranlık yetkisine ilişkin olduğu, devletin hükümranlık hakkının doğal bir sonucu olarak yabancıları Türk vatandaşlığına kabul edip etmeme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu, mevzuatta öngörülen şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağı, davalı idareye tanınan takdir hakkı birlikte değerlendirildiğinde, davacının Türk Vatandaşlığının kazanılması yönünde yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF EDENLERİN İDDİALARI    : 
Davacı vekilleri istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının eşinin faaliyetleri nedeniyle vatandaşlığa alınmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılmasını istemektedir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ    :  İstinafa konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE        : 
MADDİ OLAY:
Dava; Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşı olan davacı tarafından, evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması istemiyle yapılan başvurunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesi uyarınca reddine ilişkin Ankara Valiliği işlemiyle bildirilen 06//09/2024 tarih ve 2021/358 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 

İLGİLİ MEVZUAT:
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz. (2) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Başvuru için aranan şartlar" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak, d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde de; "(1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanun'un "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar" başlıklı 19. maddesinde ise; "(1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir. (2) 12 nci madde uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma işlemleri Bakanlıkça yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; Azerbaycan Cumhuriyeti uyruklu davacının 24/09/2013 tarihinde Türk vatandaşı İ.Ç.B. ile evlendiği, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk Vatandaşlığını kazanma talebinde bulunması üzerine, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan tahkikat ve  yapılan mülakat sonucu düzenlenen formda, davacının suç kaydına rastlanmadığı, aile olarak evlilik birliği içerisinde yaşadıkları, evliliklerinin ciddi olarak bilindiği, Kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmadığı, evlilik tarihinden önce veya sonra evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmadığı, eşinin Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde işçi olarak çalıştığı, eşi İ.Ç.B.'nin  KİHBİ kayıtlarında 1 adet ... tutuklanarak cezaevine gönderildiği, akabinde beraat kararı aldığı, Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince işlem kaydının bulunduğu, ... soruşturma numaralı dosya kapsamında hakkında işlem yapıldığı bilgisine yer verildiği, davalı idarece yapılan değerlendirme neticesinde ise davacının eşi hakkındaki anılan hususlar nedeniyle haklarında olumlu kanaat oluşmadığından takdir yetkisi çerçevesinde evlilik yoluyla Türk Vatandaşlığına alınma talebinin 06//09/2021 tarih ve 2021/358 sayılı işlem ile reddedilerek, bu işlemin  Ankara Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nce 08/09/2021 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Hukuk Devleti olmanın gereği olarak idarelerin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerde hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmaları gerekmektedir. Takdir yetkisine dayalı işlemlerin, hukukun belirlediği sınırlar ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir. İdari yargının da takdir yetkisinin yargısal denetiminde, bu yetkinin ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde ve idari işlem niteliğinde karar veremeyeceği, hukuka uygunluk sınırlarını aşarak yerindelik denetimi yapamayacağı açıktır.

Ancak davalı idareye tanınan bu yetkinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı amacı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, bu yetkiye dayanılarak tesis edilen işlemlerin de hukuken geçerli nedenlere dayanması gerektiği, takdir yetkisine dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Öte yandan, mevzuatta öngörülen başvuru koşullarının sadece başvuran yabancı açısından değil, her iki eşi de kapsayacak şekilde irdelenmesi gerekliliği vatandaşlık konusunda Devletin hükümranlık hakkının bir sonucudur.

Buna göre, devletin hükümranlık hakkının doğal bir sonucu olarak yabancıları Türk Vatandaşlığına kabul edip etmeme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğunda kuşku bulunmamakta ise de; Azerbaycan uyruklu davacının 24/09/2013 tarihinde Türk vatandaşıyla evlendiği, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama şartlarını sağladığının tespit edildiği, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü arşiv sonucunun olumsuz olmasına karşın ve İl Emniyet tahkikat ve komisyon görüşünün sonucunun olumlu olduğu, talebinin takdir hakkı ve davacının Türk vatandaşı eşinin arşiv araştırması dikkate alınarak reddine karar verildiği, soruşturma ve mülakat formlarında evlilikleri ile ilgili değerlendirmelerin olumlu, aile birliği kurmaya yönelik ve ciddi olduğunun, birlikte ikamet ettiğinin, evliliklerinin çevre tarafından bilindiği anlaşıldığından, yalnızca Türk vatandaşı eşi ile ilgili iddiaların niteliği ve tarihleri dikkate alındığında sadece bu iddialara dayalı arşiv araştırmasından dolayı davacının vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU  :
Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı istinaf isteminin KABULÜNE, 

Vatandaşık başvurusunda nelere bakılır, vatandaşık başvurusu reddinde ne olur, vatandaşlık başvurusu için gereken belgeler nelerdir gibi sorular kişilerin vatandaşlık müracaatlarında merak ettikleri ve sorularına cevap aradıkları bir durumdur. 

İç mevzuatımıza göre yabancıların hudut kapılarındaki polis giriş noktalarından Türkiye'ye giriş ve çıkış yapabilmeleri için usulüne uygun pasaport veya ruhsat ibraz etmeleri gerekmektedir. Pasaportu, ehliyeti veya geçersiz seyahat belgesi olmayan yabancılar geri gönderilecektir.

Türkiye'den pasaportu ve evrakı olmadan çıkış yapanlar hakkında cezai işlem uygulanacaktır. Bu yabancılar cezalarının tamamlanmasının ardından sınır dışı edilecek ve onlar adına süreli giriş kısıtlaması uygulanacaktır.

Türkiye'ye gelen yabancılar, vizelerinin bitiminden sonra da kalmaya devam edeceklerse, ilgili mercilere başvuruda bulunarak ikamet izni almaları gerekmektedir. Aksine ülkemizde bulunmaları yasa dışı olacak ve kontroller sırasında yakalanırlarsa sınır dışı edilecekler, yakalanmamaları halinde çıkışları sırasında ihlale bağlı olarak süreli giriş kısıtlaması ile suçlanacaklar. Ayrıca meydana gelen ihlal için çıkış sırasında ceza ödemek zorundadırlar.

Ayrıca ülkemizde ikamet eden yabancılar 5682 sayılı Pasaport kanunu gereği geçerli vize veya ikamet izni istendiğinde pasaportlarını yanlarında taşımak ve ibraz etmek zorundadırlar.

Yabancılar Türkiye'de kaldıkları süre boyunca Türk kurallarına uymak zorundadırlar. Yasadışı faaliyetlerde bulunan ve kurallara uymayanlar, 5682-5683 sayılı Pasaport ve İkamet Kanunu ile Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Kanununa göre işlem görecek, yasal/idari işlemleri tamamlandıktan sonra sınır dışı edilecek ve girişleri gerçekleştirilecektir. ülkemize kısıtlama getirilecektir.

Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.

Soy Bağı Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık: 
Soy bağı ile kazanılan vatandaşlık, çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı ana veya babanın vatandaşlığını kazanmasını ifade eder.

Soy bağı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında; ana veya babadan yalnız birinin, doğum anında Türk vatandaşı olması yeterli olup diğerinin yabancı bir devlet vatandaşı olması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel teşkil etmez.

On Sekiz Yaşını Tamamladıktan Sonra Doğuma İlişkin Yurtdışından Yapılan Bildirimler :
Yurt dışında yaşayan ve on sekiz yaşını tamamladığı halde doğumuna ilişkin bildirimde bulunulmayan kişilerin aile kütüğüne tescili, Türk vatandaşı ana veya babadan dolayı Türk vatandaşlığını kazandıklarının Bakanlıkça yapılacak inceleme sonucunda tespiti halinde mümkündür. 

Türkiye'de doğan ve ana ve babasının belli olmaması veya vatansız bulunması ya da milli kanunları gereğince vatandaşlık kazanamaması gibi nedenlerle herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır. 

Türkiye'de bulunmuş çocuk, Türkiye dışında doğduğu sabit olmadıkça Türkiye'de doğmuş sayılır. Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar kolluk görevlilerinin veya ilgili kurumların bu durumu belirten tutanaklarına veya ilgililerin beyanına dayanılarak bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 11 inci maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;

Kendi millî kanununa, vatansız ise 4721 sayılı Türk Medenî Kanununa göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmak.
Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini; Türkiye'de taşınmaz mal edinmek, iş kurmak, yatırım yapmak, ticaret ve iş merkezini Türkiye'ye nakletmek, çalışma iznine tabi olarak bir iş yerinde çalışmak ve benzeri davranışlarla teyit etmiş olmak veya Türk vatandaşı ile evlenmek, ailece müracaat etmek, daha önce Türk vatandaşlığını kazanmış olan ana, baba, kardeş ya da çocuk sahibi olmak veya eğitimini Türkiye'de tamamlamak.
Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak.
Toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği sorumluluk duygusu ile davranarak iyi ahlak sahibi olduğunu göstermek, davranışları ile çevresine güven vermek, toplumca hoş karşılanmayan ve toplum değerlerine aykırı kötü alışkanlığı bulunmamak.
Toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmek.
Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak.
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak.  
şartları aranır.

Başvuru Formu (VAT-3),
2 Adet 50x60 mm boyutunda beyaz fonda, desensiz ICAO tarafından belirlenen ve makinede okunabilen biyometrik fotoğraf,
Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması halinde buna ilişkin belge.
Kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge ve evli ise eş ve çocuklarının aile bağını kanıtlayan nüfus kayıt örneği veya benzeri belge.
Medenî hal belgesi ve evli ise evlenme belgesi, boşanmış ise boşanmayı kanıtlayan belge, dul ise eşine ait ölüm belgesi.
Kişinin genel sağlık bakımından tehlike teşkil edecek bir hastalığı bulunmadığına dair, usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş olan sağlık raporu.
Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağladığına ilişkin gelirini veya mesleğini ispatlayan çalışma izni, vergi levhası, taahhütname veya benzeri belge.
Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz olarak beş yıl ikamet ettiğine dair il emniyet müdürlüğünden alınacak yurda giriş ve çıkış tarihlerini gösteren belge.
Başvuru tarihinden ileriye doğru vatandaşlık işlemlerinin sonuçlandırılmasına yetecek süreli ikamet tezkeresi.
Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyorsa onaylı bir örneği.
Kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi halinde ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı.
Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.

Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı kişi; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türk vatandaşlığını kazanabilir. 

Evlat edinen veya veli ya da vasinin isteği belirten başvuru formu (VAT-7),
2 Adet 50x60 mm boyutunda beyaz fonda, desensiz ICAO tarafından belirlenen ve
makinede okunabilen biyometrik fotoğraf,
Usulüne göre onaylanmış doğum belgesinin noter tasdikli Türkçe tercümesi,
Doğum belgesine dayanılarak düzenlenecek doğum tutanağı (VGF-10-01),
Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösterir makbuz. istenir

Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması mümkün müdür? ya da evlenme Türk vatandaşlığı için bir hak verir mi? evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı şartları nelerdir? evlenme yoluyla Türk vatandaşı olunur mu? soruları evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların cevap aradığı sorulardan olmakla birlikte evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak mümkündür. Ancak bunun şartları vardır tabi ki. 

Bir Türk vatandaşı ile evlilik, doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. En az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurabilirler.

Başvuru tarihinden sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyi niyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancının evliliğinin butlanına karar verilmesi halinde, Türk vatandaşlığını muhafaza edip etmeyeceği konusu Valilik aracılığıyla Bakanlıktan sorulur.
5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca:
Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
Aile birliği içinde yaşama,
Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama şartları aranır. 
Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyi niyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.    

Başvuru Formu (VAT-6),
2 Adet 50x60 mm boyutunda beyaz fonda, desensiz ICAO tarafından belirlenen ve makinede okunabilen biyometrik fotoğraf,
Hangi devlet vatandaşı olduğunu gösterir pasaport veya benzeri belge, vatansız ise buna ilişkin usulüne göre onaylanmış belgenin noter tasdikli Türkçe tercümesi,
Tescile esas olacak şekilde tüm kimlik bilgilerini gösteren usulüne göre onaylanmış belgenin noter tasdikli Türkçe tercümesi,
Yerleşim yeri Türkiye'de bulunuyorsa en son tarihli ikamet tezkeresi,
Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyorsa onaylı bir örneği,
Başvuru sahibinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, bu durumu ispata yarayacak ülkesi yetkili makamlarından alınmış ve usulüne göre onaylanmış belgenin noter tasdikli Türkçe tercümesi veya 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 39 uncu maddesi gereğince Temmuz ayının birinci günü olarak tamamlanmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı.
Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösterir makbuz

Red SebebiEmsal Kararın İptal GerekçesiSonuç
Soyut İstihbarat NotuSomut delil eksikliği ve yargısal denetim imkansızlığı.İPTAL
Muvazaalı Evlilik ŞüphesiFiili birlikteliğin ve ortak yaşamın tespiti.İPTAL
Adli Sicil Kaydı (Eski/Basit)Islah olma ve topluma uyum sağlama durumu.İPTAL
Yatırım Değer Farkıİyi niyetli yatırımcı ve resmi makbuzların gücü.İPTAL

 

Vatandaşlık davalarında mahkeme masrafları ve diğer usul detayları için İdare Mahkemesinde Dava Ne Kadar Sürer yazımızı inceleyebilirsiniz.

Vatandaşlık reddine karşı dava açarken, dilekçenize sadece hukuk kitaplarındaki teorik bilgileri yazmayın. Sizin durumunuza benzer olan ve davası kazanılmış bir emsal kararı bulup dilekçenizin kalbine yerleştirin. Mahkemeler, "üst mahkeme bu konuda ne demiş?" sorusunun yanıtını dilekçede hazır gördüğünde karar verme süreçleri hızlanır ve risk azalır. Emsal kararın fotokopisini mutlaka dilekçe ekine ekleyin.

Hazırlayanlar: Avukat Bilgehan UTKU Avukat Emre ASAN

Sıkça Sorulan Sorular

Bu, idari yargıda en çok tartışılan "kararın uygulanması" sorunudur. Danıştay, iptal kararı sonrası idarenin dosyayı yeniden incelemesi gerektiğini ancak aynı hukuksal durum içinde yeni bir ret nedeni yaratılmasının "yargı kararını etkisiz kılma" olduğunu belirtir. Eğer mahkeme kararı sonrası idare direnç gösterirse, bu emsal kararlar ışığında "hizmet kusuru" sayılır ve tazminat davasının önünü açar.

İdari yargıda her uyuşmazlık, kendi özel şartları (şahsilik ilkesi) içinde değerlendirilir. Ancak Danıştay'ın yerleşik içtihatları, yerel mahkemeler için yol göstericidir. Örneğin; benzer bir "arşiv kaydı" nedeniyle verilen ret kararı Danıştay tarafından bozulmuşsa, bu kararı dilekçeye eklemek hakimin "idarenin takdir yetkisini aşması" konusundaki kanaatini güçlendirir. Emsal karar, mahkemeye "hukuki öngörülebilirlik" hatırlatması yapmaktır.

Bu konuda Danıştay'ın çok net emsal kararları bulunmaktadır. Danıştay 10. Dairesi, HAGB kararının hukuken bir "mahkumiyet" olmadığını, bu nedenle kişinin "iyi hal" şartını bozmadığını defaatle vurgulamıştır. Eğer idare, kesinleşmiş bir hüküm gibi HAGB'yi gerekçe göstererek başvurunuzu reddettiyse, bu işlem emsal kararlar ışığında "sebep unsuru" yönünden hukuka aykırıdır ve iptali gerekir.

Yatırım tutarının başvuru sonrası artırılması durumunda, Danıştay "geriye yürümezlik" ve "haklı beklenti" ilkelerini uygular. Emsal kararlar, kişinin başvuru tarihindeki şartları taşıması halinde, sonradan çıkan aleyhe düzenlemelerin kişiye uygulanamayacağını belirtir. Bu, özellikle 250 bin dolardan 400 bin dolara geçiş sürecinde mağdur olan yatırımcılar için en güçlü iptal gerekçesidir.

Emsal kararlara göre, ispat yükü davacıda değil, idarededir. İdare, "güvenlik gerekçesiyle reddettim" dediğinde, mahkeme bu gerekçenin içini dolduracak belgeleri (istihbarat raporu, somut delil vb.) idareden istemek zorundadır. Danıştay, idarenin mahkemeye dahi bilgi sunmaktan kaçındığı veya "gizli" diyerek somutlaştırmadığı ret işlemlerini "yargısal denetimi imkansız kıldığı" gerekçesiyle iptal etmektedir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.