Randevu Al

İletişim Bilgileri

Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Ana Sayfa Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
  • Yayın Tarihi: 20.02.2026
  • Değiştirme Tarihi: 09.08.2026
  • Yazar: Av. Emre ASAN

Sağlık Bakanlığına ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacak kişiler hakkında kural olarak arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ise yalnızca 7315 sayılı Kanunda özel olarak sayılan görev ve birimler bakımından arşiv araştırmasına ek olarak uygulanır. Doktor veya hemşire olmak tek başına güvenlik soruşturması sebebi değildir; belirleyici olan kişinin unvanı değil, atanacağı görevin ve birimin kanuni niteliğidir.

Kısaca

  • Hukuki Dayanak: 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, ilgili Yönetmelik ve göreve göre uygulanan özel mevzuat (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gibi).
  • Genel Kural: İlk defa veya yeniden kamu görevine atanacak sağlık personelinin tamamı hakkında arşiv araştırması yapılır.
  • Güvenlik Soruşturmasının İstisnai Kapsamı: 7315 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen görev, kurum ve birimlere atanacaklar hakkında, arşiv araştırmasına ek olarak yapılır.
  • Doktor ve Hemşireler: Meslek unvanı tek başına güvenlik soruşturması sebebi değildir; atanılan görev ve birimin niteliği belirleyicidir.
  • Arşiv Araştırması Süresi: Talebin ilgili birime ulaşmasından itibaren en geç 30 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir.
  • Güvenlik Soruşturması Süresi: Şartları varsa, en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir.
  • Olumsuz İşlem: Somut aşamaya göre atamanın yapılmaması, göreve başlatılmama veya varsa yapılmış atamanın geri alınması gibi kesin ve icrai işlem.
  • Dava Süresi: Kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün.
  • Görevli Yargı: İdari yargı.
  • Kritik Ayrım: Dava konusu edilen ham araştırma sonucu değil, atamama veya göreve başlatmama gibi kesin ve icrai işlemdir.

Sağlık Bakanlığına atanacak personel hakkında kural olarak yalnızca arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ise istisnadır; yalnızca 7315 sayılı Kanunun özel olarak belirlediği görev ve birimler bakımından, arşiv araştırmasına ek olarak uygulanır. Doktor, hemşire veya başka bir sağlık personeli olmak bu genel kuralı değiştirmez; ayırt edici olan meslek değil, atanacak görevin niteliğidir.

Güvenlik soruşturması ise bu genel kuralın istisnasıdır. Bu inceleme, yalnızca 7315 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında özel olarak sayılan görev, kurum ve birimler bakımından, arşiv araştırmasına ek olarak uygulanır. Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışılması, kendiliğinden bu istisnai kapsamı doğurmaz; her adayın kadrosunun bu özel kapsama girip girmediği ayrıca değerlendirilir.

Bu ayrımda belirleyici olan unsur, adayın taşıdığı meslek unvanı değil, atanacağı görevin ve bağlı bulunduğu birimin kanuni niteliğidir. Aynı unvana sahip iki kişi, farklı birimlere veya farklı görevlere atandığında farklı inceleme kapsamına tabi olabilir. Bu nedenle "doktorlara veya hemşirelere her zaman güvenlik soruşturması yapılır" biçimindeki genellemeler doğru değildir; sonuç, somut atama kararına ve görevin kanuni niteliğine göre belirlenir.


Arşiv araştırması, 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan veri gruplarıyla sınırlıdır: adli sicil kaydı, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığı, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile kanunda belirtilen soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin olgular ve kesinleşmiş kamu görevinden veya memurluktan çıkarma bilgileri. Bu inceleme, yalnızca adli sicil taraması olarak daraltılamaz; kanunda sayılan bütün bu veri grupları arşiv araştırmasının kapsamına dahildir.

Bu kapsam, sosyal çevre araştırması, otel kaydı taraması, seyahat geçmişi taraması, sosyal medya taraması veya SGK taraması gibi sınırsız bir inceleme değildir; arşiv araştırması, kanunda sayılan veri gruplarıyla ve mevcut resmî kayıtların taranmasıyla sınırlıdır.

Güvenlik soruşturması ise bu genel kapsama ek olarak, 7315 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde sayılan üç araştırma alanını daha kapsar: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat veya iltisak. Bu üç ek alan, adayın bütün sosyal çevresinin veya özel hayatının sınırsız biçimde incelendiği bir süreç anlamına gelmez; kanunda sayılan bu kategorilerle sınırlıdır ve somut, doğrulanabilir bir olguya dayanması gerekir. Genel çerçeve için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması başlıklı içerik incelenebilir.


Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir kadroya yerleştirilen veya atamaya esas başarı sıralamasında belirlenen personelin süreci, genel hatlarıyla aşağıdaki tabloda özetlenen aşamalardan oluşur.

AşamaAçıklama
Yerleştirme veya atamaya esas sıranın belirlenmesiAday, yerleştirme sonucunda veya atamaya esas başarı sıralamasında ilgili kadro için belirlenir
Belgelerin tamamlanmasıAtama için gerekli belgeler istenir
Arşiv araştırması talebiKanunen yetkili birimlere talep iletilir
Güvenlik soruşturması (şartları varsa)Arşiv araştırmasına ek olarak yürütülür
Araştırma sonucunun kuruma iletilmesiSonuç, talep eden kuruma bildirilir
Değerlendirme Komisyonu incelemesiElde edilen veriler nesnel biçimde değerlendirilir
Yetkili makamın atama veya atamama işlemiKesin ve icrai işlem bu aşamada tesis edilir
Yazılı bildirim ve dava yoluOlumsuz işlem tebliğ edilir, dava süresi başlar

Araştırmayı yapan birim, Değerlendirme Komisyonu ve atama makamı birbirinden ayrı unsurlardır. Araştırmayı yapan birim, kendi yetki alanındaki kayıtları tarayıp elde ettiği bilgiyi yorum eklemeden olgusal veri olarak iletir; Değerlendirme Komisyonu bu verileri nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirerek görüş oluşturur; nihai atama veya atamama işlemini ise Komisyon değil, yetkili idari makam tesis eder.


Doktor veya uzman doktor unvanı, güvenlik soruşturması yapılması için kendi başına yeterli değildir. İlk defa veya yeniden kamu görevine atanacak doktor hakkında kural olarak yalnızca arşiv araştırması yapılır. Ayrıca güvenlik soruşturması, ancak atanılan kadronun veya biriminin 7315 sayılı Kanunda özel olarak sayılan istisnai kapsamda yer alması hâlinde gündeme gelir.

Kadronun veya birimin Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki özel kapsamda bulunması hâlinde, arşiv araştırmasına ek olarak güvenlik soruşturması da yapılabilir. Bir devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi veya şehir hastanesindeki sıradan bir klinik görevi ile gizlilik dereceli veya millî güvenlik açısından özel hassasiyet taşıyan bir birimdeki görev, bu açıdan aynı kategoride değerlendirilmez; belirleyici olan hastanenin genel adı değil, atanacak kadronun kanuni niteliğidir.

Hemşire veya ebe unvanı da güvenlik soruşturması yapılması için kendi başına yeterli değildir. Genel kural, ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacak hemşire veya ebe hakkında yalnızca arşiv araştırması yapılmasıdır. Bu adayların tamamına güvenlik soruşturması yapıldığı doğru değildir; ek inceleme, ancak atanılan görevin özel kapsamda bulunmasına bağlıdır.

Ayrıca güvenlik soruşturması gerekip gerekmediği, atanılan görevin ve birimin 7315 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki özel kapsama girip girmediğine göre belirlenir. Atanılacak görev veya birim bu kapsamda değilse süreç yalnızca arşiv araştırmasıyla sınırlı kalır; kapsamdaysa arşiv araştırmasına ek olarak güvenlik soruşturması da yürütülür.

Eczacı, diş tabibi, fizyoterapist, psikolog, diyetisyen, sağlık teknikeri, tıbbi sekreter, laborant, radyoloji ve anestezi personeli gibi diğer sağlık çalışanı grupları için de aynı temel kural geçerlidir: meslek unvanının kendisi, hangi incelemenin yapılacağını tek başına belirlemez.

Belirleyici olan, kişinin atanacağı somut kadronun ve bu kadronun bağlı bulunduğu birimin kanuni niteliğidir. Aynı unvana sahip iki kişi, farklı birimlere atanıyorsa farklı inceleme kapsamına tabi olabilir; bu nedenle "bu unvan yalnızca arşiv araştırmasına tabidir, şu unvan mutlaka güvenlik soruşturmasına tabidir" şeklinde kesin ve unvan bazlı bir liste vermek hukuken isabetli değildir.


Sağlık Bakanlığı arşiv araştırmasında, 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sınırlı olarak sayılan kayıtlara bakılır: adli sicil kaydı, kolluk kuvvetlerince aranma durumu, tahdit bilgisi, kesinleşmiş mahkeme kararları, devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular ile kesinleşmiş kamu görevinden veya memurluktan çıkarma bilgileri. Bu liste kanunla sınırlıdır; sosyal çevre veya özel yaşam sınırsız biçimde araştırılmaz.

Bir kaydın arşiv araştırmasında görünmesi, kendiliğinden bir atamama sonucu doğurmaz. Kaydın niteliği, güncelliği, kişiye aidiyeti ve varsa 657 sayılı Kanun ile göreve özgü mevzuattaki açık bir şartla bağlantısı, ayrıca değerlendirilir; ham veri kendiliğinden bir karar oluşturmaz, Değerlendirme Komisyonunun incelemesinden geçer.

Güvenlik soruşturması yalnızca istisnai kapsamdaki adaylar bakımından gündeme gelir ve arşiv araştırmasına ek olarak üç alanı kapsar: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik, terör örgütleri veya suç örgütleriyle eylem birliği, irtibat veya iltisak. Bu üç alan da kanunun 5 inci maddesindeki sınırlarla kayıtlıdır.

Sağlık Bakanlığındaki bütün adaylar hakkında bu incelemenin yapıldığı izlenimi doğru değildir; güvenlik soruşturması, yalnızca somut kadronun veya birimin Kanunda özel olarak sayılan kapsamda bulunması hâlinde uygulanır. Bu üç araştırma alanı da kanunda sayılan sınırlarla kayıtlıdır; adayın rutin biçimde tamamen izlendiği bir sistem söz konusu değildir.


Arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü, şartları varsa güvenlik soruşturması sonucu ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir. Bu iki süre, araştırma sonucunun bildirilmesine ilişkin kanuni azami sürelerdir; toplam atama sürecini, belge kontrolünü, komisyon incelemesini ve göreve başlamayı kapsayan bir süre değildir.

Bu süreler; bütün atama sürecini, belge kontrolünü, Değerlendirme Komisyonunun çalışmasını, atama onayını, göreve başlamayı ve tebliği kapsayan toplam süreler değildir. 30 ve 60 iş günü, yalnızca araştırma sonucunun talep eden kuruma bildirilmesine ilişkin kanuni azami sürelerdir; bu sürelerin dolması, adayın otomatik olarak göreve başlayacağı anlamına gelmez.

Mevzuatta sürecin "bir ila üç ay" veya "üç ila altı ay" gibi takvim aylarıyla ifade edilen genel bir tamamlanma süresi düzenlenmemiştir. Esas alınması gereken süreler, araştırma sonucunun kuruma bildirilmesine ilişkin 30 ve 60 iş günlük sürelerdir. Bu süreler, araştırma sonucunun talep eden kuruma bildirilmesi için Yönetmelikte öngörülen azami sürelerdir; kurum yoğunluğu gerekçesiyle olağan ve belirsiz biçimde uzatılabilen tahminî süreler olarak sunulmamalıdır. Hemşire güvenlik soruşturması, doktor güvenlik soruşturması veya diğer sağlık personeli için işleyen süreç, yalnızca arşiv araştırmasına mı yoksa buna ek güvenlik soruşturmasına mı tabi olunduğuna göre farklı seyredebilir; bu nedenle sürecin başında hangi incelemenin yapıldığının netleştirilmesi önemlidir.

Araştırma sonucunun tamamlandığı, adayın doğrudan görebileceği ortak bir sorgulama ekranından değil, kurumun bu sonuca dayanarak tesis ettiği atama, göreve başlatma veya olumsuz işlemden anlaşılır. Böyle standart bir ekranın bütün adaylar için genel biçimde düzenlendiğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.

Adayın personel biriminden yazılı bilgi talep etmesi mümkündür; ancak araştırma sonucunun kuruma bildirilmesi ile kesin idari işlemin tesis edilmesi birbirinden farklı aşamalardır. Adayın süreci takip etmek istemesi hâlinde, en güvenilir yol, ilgili kurumun personel birimiyle yazılı iletişim kurmaktır.


Adli sicil kaydı, 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında kanuni bir araştırma alanıdır. Kaydın durumu, arşiv araştırması sonucunun önemli bir unsurunu oluşturur; ancak bu, kaydın kendi başına sonucu belirlediği anlamına gelmez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hukuken kesinleşmiş bir mahkûmiyetle aynı sonucu doğurmaz; HAGB, 7315 sayılı Kanunda ayrıca adı geçen bağımsız bir araştırma kategorisi değildir. Bununla birlikte HAGB'nin hiçbir zaman değerlendirmeye konu edilemeyeceği de söylenemez; kararın niteliği, güncel durumu ve varsa göreve özgü mevzuattaki olası hüküm birlikte gözetilerek somut bir değerlendirme yapılabilir. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet ise, HAGB'den farklı olarak, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ve beraat kararları da mahkûmiyetten farklı bir hukuki kategoridir; bu kararlar isnat edilen suçun sabit olduğu anlamına gelmez. Devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin olgular da kanunda sayılan veri gruplarından biridir; ancak devam eden bir sürecin masumiyet karinesi gözetilerek ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir, kesinleşmemiş bir isnadın kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi ele alınması bu ilkeyle bağdaşmaz. Bu konuların ayrıntısı HAGB güvenlik soruşturmasına engel mi ve devam eden soruşturma veya ceza davası güvenlik soruşturmasını etkiler mi başlıklı içeriklerde ele alınmaktadır.


Aile bireyine ait bir kayıt, salt akrabalık bağı nedeniyle aday aleyhine kullanılamaz; bu verinin dikkate alınabilmesi için adayın kendi eylemi veya bilinçli bağlantısıyla somut bir ilişki kurulması gerekir. Bu konu güvenlik soruşturmasında aileye bakılır mı başlıklı içerikte ayrıca ele alınmaktadır.

Sosyal medya, otel, SGK, banka veya telefon verileri, 7315 sayılı Kanunda bağımsız ve sınırsız araştırma kategorileri değildir. Hukuka uygun biçimde elde edilmiş böyle bir veri, ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle somut bağlantısı bulunduğunda değerlendirmeye konu olabilir; paylaşımların, beğenilerin, konaklama kayıtlarının veya banka hareketlerinin rutin ve sınırsız biçimde tarandığı bir sistem söz konusu değildir. Bu veri türlerinin her birinin kendi hukuki sınırları, ilgili sayfalarda ayrıca ele alınmaktadır; bu yazının odağı, bu verilerin Sağlık Bakanlığı atamaları bağlamında hangi genel çerçevede değerlendirilebileceğidir.


657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi, memuriyete engel oluşturan belirli mahkûmiyet durumlarını ayrıca düzenler. Bu düzenleme, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sisteminden bağımsız, kendi başına bir hukuki meseledir; bir kişi hakkında güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmadan da madde 48 kapsamında bir engel gündeme gelebilir, ya da tam tersi.

Bu madde kapsamında sayılan hâller arasında, taksirli suçlar hariç belirli süre veya üzerinde hapis cezası ile devletin güvenliğine veya anayasal düzene karşı suçlardan ve kanunda ayrıca belirtilen suç gruplarından kesinleşmiş mahkûmiyet yer alır; bu husus adayın adli sicil kaydından da anlaşılabilir. Bu suçların kapsamı, kanun metnindeki listeyle sınırlıdır; "yüz kızartıcı suç" ifadesi, bu listenin yerine geçen bağımsız ve sınırsız bir kategori değildir. Arşiv araştırması veya güvenlik soruşturmasındaki değerlendirme ile bu açık memuriyet engeli, birbirinden ayrı hukuki temellere dayanır.


Olumsuz sonuç, somut aşamaya göre farklı hukuki biçimlerde ortaya çıkabilir: atamanın yapılmaması, göreve başlatılmama, atama onayının tesis edilmemesi veya şartları varsa daha önce yapılmış bir atamanın geri alınması bunlar arasındadır. "Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa atama mutlaka iptal edilir" biçiminde kesin bir kural doğru değildir; hangi işlemin somut olayda tesis edileceği, adayın sürecin hangi aşamasında bulunduğuna göre değişir.

Ham araştırma sonucu ile kesin ve icrai idari işlem aynı şey değildir. Araştırma sonucunun kuruma bildirilmesi, tek başına bir idari işlem oluşturmaz; bu sonuç, ancak yetkili makamın atama, atamama veya ilişik kesme gibi kesin ve icrai bir işlem tesis etmesiyle hukuki sonuç doğurur.

Dava konusu edilen, ham araştırma sonucu değil; atamama veya göreve başlatmama gibi kesin ve icrai işlemdir. İdare, bu işlemi tesis ettikten sonra dava yolu açılır. Genel dava açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren kural olarak 60 gündür ve bu süre içinde idari yargıda iptal davası açılmalıdır.

Bu 60 gün içinde idari yargıda iptal davası açılabilir; "itiraz edilir" ifadesi ile "iptal davası açılır" kavramı birbirine karıştırılmamalıdır, zira idari yargıdaki hukuki yol iptal davasıdır. Sürenin başlangıcı, öğrenme tarihine göre de olayın özelliklerine bağlı olarak ayrıca değerlendirilebilir.

Evet, şartları varsa iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu talebin kabulü için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir; bu iki şart aranmadan talep kabul edilmez.

Atama takvimi, göreve başlayamama ve parasal veya mesleki kayıplar, somut dosyada zarar değerlendirmesinde dikkate alınabilecek unsurlar arasındadır; ancak bu unsurların varlığı otomatik olarak talebin kabul edileceği anlamına gelmez. Yürütmenin durdurulması kararının verilmesi, adayın her durumda doğrudan göreve başlayacağı anlamına gelmez; kararın sonucu, kararın gerekçesine ve idarece uygulanma biçimine göre şekillenir. Bununla birlikte idare, verilen kararın gereklerini uygulamak zorundadır. Genel çerçeve için yürütmenin durdurulması incelenebilir.

İptal kararı, dava konusu işlemi hukuk düzeninden kaldırır; Anayasanın 138 inci ve İYUK'un 28 inci maddesi uyarınca idare, bu kararın gereklerini yerine getirmek zorundadır.

Atama ve göreve başlama yönündeki somut sonuç, kararın gerekçesine ve adayın bulunduğu aşamaya göre değişebilir; otomatik ve tek tip bir sonuç garanti edilemez. Maaş farkı ve diğer zararların iptal kararıyla birlikte kendiliğinden ödeneceği söylenemez; bu talepler, tam yargı talebi bulunup bulunmadığına göre ayrıca değerlendirilir ve zararın somut olarak ortaya konulması aranır.


Uygulamada en sık karşılaşılan hata, arşiv araştırması ile güvenlik soruşturmasının aynı işlem sanılmasıdır; oysa bu iki sürecin kanuni kapsamı farklıdır. Doktor veya hemşire unvanının otomatik olarak güvenlik soruşturması doğurduğunu düşünmek de yaygın bir yanılgıdır; belirleyici olan meslek unvanı değil, atanılan görev ve birimin niteliğidir. Sosyal medya veya aile kayıtlarının, somut bir bağlantı gösterilmeden bağımsız bir ret sebebi oluşturduğunu sanmak da sık karşılaşılan bir hatadır.

Adli sicil kaydının temiz olmasının sonucu tek başına kesin olumlu kılacağını düşünmek, araştırmanın ham sonucunu doğrudan dava konusu etmeye çalışmak ve yazılı işlemi ile tebliğ tarihini almadan süreci takip etmemek de uygulamada sıkça görülen hatalardır. 60 günlük dava açma süresini "itiraz süresi" gibi adlandırmak da yanlış bir kullanım biçimidir; bu süre içinde idari yargıda iptal davası açılır.


Sağlık çalışanı olmak tek başına otomatik bir güvenlik soruşturması sebebi değildir. Arşiv araştırması, ilk defa veya yeniden kamu görevine atanacak sağlık personeli için genel kuraldır; buna ek güvenlik soruşturması yapılıp yapılmayacağı, görevin ve birimin kanuni niteliğine bağlıdır. Sağlık Bakanlığı güvenlik soruşturması ne kadar sürer sorusunun cevabı da bu ayrımla bağlantılıdır; 30 ve 60 iş günü, yalnızca araştırma sonucunun bildirilme süresidir, toplam atama süreci değildir.

Doktor ve hemşireler bakımından da belirleyici olan meslek unvanı değil, atanılan görev ve birimdir. Olumsuz sonuçlanan işlemler, somut olayın özelliklerine göre idari yargı denetimine tabidir; bu süreçte dayanılan verinin somutluk, güncellik ve görevle bağlantı ölçütlerini karşılayıp karşılamadığı incelenir.


Öncelikle atanacağınız kadroyu ve bağlı bulunduğu birimi net biçimde tespit edin. Ardından hakkınızda yalnızca arşiv araştırması mı, yoksa buna ek güvenlik soruşturması mı yapıldığını netleştirin. Olumsuz bir sonuçla karşılaşırsanız yazılı işlemi ve tebliğ tarihini saklayın; idarenin dayandığı somut gerekçeyi belirlemeye çalışın. Bu süreçte 60 günlük genel dava açma süresini takip edin.


Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Güncelleme Tarihi: 05.08.2026

Yazan: Av. Emre Asan

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Sağlık atamalarının tamamında arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ise yalnızca 7315 sayılı Kanunun 3/2. maddesinde belirtilen görev ve birimler için ayrıca gündeme gelir; bu, kişinin meslek unvanından değil, atanacağı kadronun niteliğinden kaynaklanır.

Doktor olmak tek başına otomatik güvenlik soruşturması sebebi değildir. Doktorlar için de kural arşiv araştırmasıdır; güvenlik soruşturması, atanılan görevin ve birimin kanuni niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.

Hemşireler için de aynı ayrım geçerlidir. Kural olarak arşiv araştırması yapılır; güvenlik soruşturması, ancak atanılan görev ve birim kanunda sayılan özel gruplardan birine giriyorsa gündeme gelir.

Arşiv araştırmasındaki beş veri grubu ile -güvenlik soruşturmasına tabi bir görev söz konusuysa- Kanunun 5. maddesindeki üç ek araştırma alanı esas alınır. Telefon, banka, sosyal medya, SGK, okul veya otel kaydı gibi veriler bağımsız araştırma kategorileri değildir; ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle somut bağlantısı bulunduğunda önem kazanabilir.

Mevzuata göre güvenlik soruşturması sonucu en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir. Bu, bildirim süresidir; fiili süreç kurumlar arası yazışma yoğunluğuna göre uzayabilir.

Mevzuata göre arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir. Bu süre de bir bildirim süresidir; adayın kesin olarak bu tarihte göreve başlayacağı anlamına gelmez.

Komisyon araştırmayı bizzat yürütmez; kendisine iletilen olgusal verileri değerlendirir ve nesnel, gerekçeli görüşünü yazılı olarak yetkili makama sunar. Nihai atama işlemini, Komisyon değil, yetkili idari makam tesis eder.

HAGB kararı, arşiv araştırması kapsamında değerlendirilebilecek bir veridir; ancak otomatik bir ret sonucu doğurmaz. Kararın niteliği ve güncel durumu somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

Devam eden bir soruşturma, kanunda sayılan veri gruplarından biri olarak değerlendirmeye konu olabilir; ancak masumiyet karinesi gereği kesinleşmiş bir mahkûmiyet gibi ele alınamaz.

Bir aile bireyine ait bilginin kişi aleyhine kullanılabilmesi için, kişinin kendisiyle somut bir bağlantı kurulması gerekir. Yalnızca akrabalık ilişkisinin varlığı tek başına yeterli bir gerekçe oluşturmaz.

Genel olarak idare mahkemesinde iptal davası açılır; şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Somut olayın özelliklerine göre tam yargı davası da ayrıca değerlendirilebilir.

Genel olarak, olumsuz işlemin yazılı tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Emre ASAN

Av. Emre ASAN

Av. Emre Asan; idare hukuku, askeri ceza hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır. TSK disiplin cezaları ve iptal davalarında profesyonel hukuki destek alın.

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.