Randevu Al

İletişim Bilgileri

Vatandaşlık Davası Örnek Danıştay Kararları

Ana Sayfa Vatandaşlık Davası Örnek Danıştay Kararları
Vatandaşlık Davası Örnek Danıştay Kararları
  • Yayın Tarihi: 13.01.2026
  • Değiştirme Tarihi: 29.01.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Vatandaşlık Davası Örnek Danıştay Kararları ve Hukuki Analizi

Vatandaşlık davası örnek Danıştay kararları, yerel idare mahkemelerinin vatandaşlık reddi veya iptali davalarında referans aldığı en üst düzey yargı içtihatlarıdır. 2026 yılı güncel Danıştay 10. Daire ve İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) kararlarına göre; idarenin vatandaşlık başvurularını reddederken kullandığı "takdir yetkisi", mutlak ve sınırsız olmayıp, ancak somut bilgi ve belgelerle desteklendiğinde hukuken geçerli sayılmaktadır. Bu konuda vatandaşlık davalarına bakan avukatlardan hukuki destek alınması tavsiye olunur.

Ayrıntılı bilgi için vatandaşlık başvurusu reddi iptal davası başlıklı makalemize göz atın.

Danıştay, yıllar içerisinde yerleşmiş içtihatlarında idarenin vatandaşlık konusundaki takdir yetkisini kabul etmekle birlikte, bu yetkinin "kamu yararı ve hizmet gerekleri" ile sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Örnek Danıştay kararları incelendiğinde; sadece istihbarat birimlerinden gelen "sakıncalıdır" şeklindeki kısa notların, vatandaşlığın reddi için yeterli olmadığı görülmektedir. Danıştay, bu notların hangi somut fiillere dayandığının mahkemece araştırılmasını emreder.

İçtihatlara yansıyan süreçler çerçevesinde; Danıştay 10. Dairesi, bir kişinin geçmişte katıldığı bir toplantının veya sonradan aklanmış olduğu bir davanın "milli güvenlik riski" olarak nitelendirilmesini "ölçüsüz" bulmaktadır. 2026 yılı yargı dünyasında Danıştay, bireyin Türk toplumuna sağladığı ekonomik ve sosyal katkıyı, güvenlik raporlarındaki soyut şüphelerin önüne koyabilmektedir.

Danıştay kararları, bir idari dava avukatı için savunmanın omurgasını oluşturur. Yerel mahkeme davayı reddetse bile, Danıştay’ın "hak arama hürriyeti" ve "suçun şahsiliği" üzerine kurulu kararları, temyiz aşamasında dosyanın kaderini değiştirmektedir. Danıştay, devletin güvenliğini koruma refleksi ile bireyin vatandaşlık kazanma hakkı arasında adil bir terazi kurmaktadır.

Vatandaşlık reddi davalarının %90'ı güvenlik soruşturmasına takılmaktadır. Danıştay’ın güncel kararlarında; istihbarat notlarının niteliği ve doğruluğu mercek altına alınmaktadır. Danıştay, gizli raporların "hukuken kabul edilebilir delil" niteliği taşıyabilmesi için, bu bilgilerin doğruluğunun başka verilerle teyit edilmesini şart koşar.

Yargı pratiğinde karşılaştığımız Danıştay kararlarına göre; hakkında herhangi bir adli soruşturma açılmamış, sadece "şüphe" derecesindeki notlar nedeniyle vatandaşlığı reddedilen bir kişi, Danıştay nezdinde davasını kazanma şansına sahiptir. Danıştay, "hiç kimsenin açıklanmayan bir gerekçeyle hak mahrumiyetine uğratılamayacağı" ilkesini vatandaşlık davalarında da titizlikle uygular.

2026 yılında, veri gizliliği yasalarının da etkisiyle Danıştay, kişisel verilerin korunması ve hatalı istihbarat kayıtlarının silinmesi yönünde devrim niteliğinde kararlar vermektedir. Vatandaşlık davası açan bir yabancı için, bu kararlar idarenin kapalı kutu gibi olan arşiv kayıtlarını hukuk denetimine açan bir anahtar niteliğindedir.

Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurularında idarenin "muvazaa" (sahtelik) iddiaları, Danıştay tarafından çok daha rasyonel kriterlerle test edilmektedir. Örnek Danıştay kararları, sadece mülakat sırasındaki heyecandan kaynaklanan çelişkili cevapların evliliği geçersiz kılmayacağını belirtir. Danıştay için asıl kriter, eşlerin sosyal ve ekonomik hayatlarını birleştirip birleştirmedikleridir.

Tarafımızca incelenen Danıştay ilamlarında; çocuk sahibi olan çiftlerin dahi "evlilikleri sahte" denilerek reddedildiği vakaların Danıştay’dan döndüğünü görüyoruz. Danıştay, ailenin korunması ilkesini ön planda tutarak, idarenin polis tahkikatı sırasında evde eşleri bulamaması gibi anlık durumları, vatandaşlık reddi için yeterli bir sebep görmemektedir.

Danıştay, evlilik yoluyla vatandaşlıkta "kamu düzeni" kavramını, ailenin huzur ve bütünlüğü ile dengelemektedir. 2026 yılı içtihatları, modern yaşamın getirdiği esnek çalışma modellerini (eşlerin farklı illerde çalışması vb.) de dikkate alarak, evliliğin sahteliği iddiasına karşı daha gerçekçi bir denetim yapmaktadır.

Yatırım yoluyla (Gayrimenkul alımı, mevduat vb.) vatandaşlık kazanan kişilerin vatandaşlıklarının sonradan iptal edilmesi durumunda, Danıştay "kazanılmış hak" ve "hukuki güvenlik" ilkelerini koruma altına alır. Örnek kararlarda, yatırım şartlarını yerine getirmiş olan kişinin, sonradan değişen yönetmelik hükümlerinden aleyhe etkilenemeyeceği vurgulanmaktadır.

Danıştay kararları üzerinden yapılan analizlerde; idarenin yatırım tutarının hesaplanmasındaki bir hatayı yıllar sonra fark edip vatandaşlığı geri alması, "hukuki istikrar" ilkesine aykırı bulunmaktadır. Danıştay, idarenin kendi hatasından kaynaklanan mağduriyetleri vatandaşa yüklemesini engellemektedir.

Bu tip davalar, Türkiye'nin uluslararası yatırımcı gözündeki prestijini de etkilediği için Danıştay, uyuşmazlıkları çözerken evrensel hukuk prensiplerine atıf yapmaktadır. Vatandaşlık davası avukatı, yatırımcının uğradığı zararı ve vatandaşlık hakkının haksız iptalini bu üst düzey kararlar ile ispatlar.

Uyuşmazlık KonusuDanıştay’ın İptal GerekçesiSonuç Eğilimi
Güvenlik SoruşturmasıBilgilerin güncel olmaması ve soyut şüphe.İPTAL
İkamet Süresi HesabıGiriş-çıkış kayıtlarındaki teknik hatalar.DÜZELTME/İPTAL
Evlilik MülakatıMaddi hatalar ve hayatın olağan akışı.İPTAL
Yatırım İptaliKazanılmış hakka saygı ve idari istikrar.İPTAL

 

İdare mahkemesi hakimleri, verdikleri kararın üst mahkemeden dönmemesi için Danıştay’ın son yıllardaki eğilimlerini yakından takip ederler. Gözlemlediğimiz süreçler neticesinde; dilekçesinde güncel bir Danıştay kararına atıf yapan davacının, mahkeme nezdinde "uzman bir savunma" yaptığı algısı oluşur.

Danıştay kararları, yerel mahkemelerin "idarenin takdir yetkisi vardır, biz karışamayız" şeklindeki kolaycı yaklaşımlarını engeller. İdari avukat, Danıştay'ın "İdare her istediğini yapamaz, yargı her işlemi denetler" diyen kararlarını yerel mahkemenin önüne koyarak adaletin tecelli etmesini sağlar.

Danıştay aşaması ve temyiz süreci hakkında daha fazla teknik bilgi için İdare Mahkemesinde Dava Ne Kadar Sürer içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

İdare hukuku bakımından vatandaşlık davası Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak isteyip de başvuru yapan ancak başvurusu ilgili kurum tarafından reddedilen kişiler tarafından açılan bir dava türüdür. Vatandaşlık başvurusunda bulunan kişilerin bu başvuru müracaaatları kurum tarafından incelenir ve başvurunun ilgili kanun maddelerine uygun olup olmadığına karar verilir. 

Vatandaşlık başvurusunun uygun olmadığına karar verilmesi durumunda kişinin ilgili başvurunun reddi kararına karşı dava açma hakkı bulunmaktadır. Vatandaşlık başvuruları özellikle milli güvenlik gerekçesi ile çokça reddedilmekte ve kişiler mağdur edilebilmektedir. Türk vatandaşı ile evli olan Türkiye'de yerleşim yeri olup da uzun süredir burada yaşayan aile kurmuş, iş hayatına atılmış, ticari faaliyetlerle ilgilenmiş ve yaşantısını buna göre düzenlemiş, çoluk çocuk sahibi olmuş kişilerin başvuruları bazen hukuka aykırı bir şekilde reddedilebilmekte ve büyük mağduriyetler yaşanabilmektedir. 

Nitekim kişinin içinde bulunduğu ortamda aynı Türk gibi yaşamaya başlayıp da bütün hayatını buna göre koşullandırmış kişilerin mağduriyetleri daha da artabilmektedir. Bunun üstesinden gelebilmenin yolu ise verilen ret kararına karşı idare mahkemesinde iptal kararı aldırmaktan geçmektedir. Vatandaşlık başvurusunun incelenmesi ülkenin egemenlik haklarını ilgilendirdiğinden mütevellit takdir yetkisinin olumsuz olarak kullanılması ile karşılaşılma olasılığı yüksektir. Türk aile yapısına aykırı olduğu iddia edilen hususlar ile karşılaşılabilmektedir. Ancak idare hukukunda takdir yetkisinin hukukua aykırı bir şekilde sınırsız kullanılması yapılan işlemin iptalini gerektirebileek hususlar içersiidne yer almaktadır. Bu bakımdan bu hususların değerlendirilmesi ile mahkeme yapılan işlemin iptaline karar verebilecektir. Bundan mütevellit ret gerekçelerinin iyi bir şekilde analiz edilmesi şarttır. Analiz sonucunda idarenin ret kararı gerekeçesine karşı yine gerekçeli savunmalar ile hazırlanmış dava dilekçesinin idare mahkemesine sunulması ile dava süreci başlayacaktır. 

İdare hukukunda her türlü eylem ve işlemin bir sebebinin olması olmazsa olmazdır. Sebepsiz yere yapılan yahut kişisel nedenlerle şahsi işlem ya da eylemlerin ortaya çıkartılması için sebep unsurunun idare mahkemesi önünde denetiminin yaptırılması elzemdir. Bundan dolayıdır ki sebep unsurunun hangi kanun maddesine ya da Anayasal yahut Evrensel insan hakları ilkelerine aykırı olduğunu belirtmek davayı yönlendiren ve yöneten avukatın görevidir. Vatandaşlık davasına bakan avukat bu tür davalarda mahkemeye özellikle yapılan işlemin sebep unsurunun hukuka aykırılığını iyi bir şekilde belirtmeli, mahkemeye bu aykrılığın analiz edilmesini sağlamalı ve hukuka aykırılığın gün yüzüne çıkartılması için hukuki bütün emareleri kullanmalıdır. İptal kararı ile vatandaşlık başvurusunun reddine ilişkin işlem hukuk aleminden kalkacak ve kişi Türk vatandaşı olmaya hak kazanacaktır. 

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3768
Karar No : 2020/4354

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rusya Federasyonu uyruklu olan ve 27/09/2000 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından Türk Vatandaşlığını kazanma istemiyle yapılan başvurunun, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde sayılan haller gözetilip bunlar hakkında yapılacak tahkikat sonucuna göre değerlendirilmesi gerekirken, suç ve cezaların şahsiliği yönündeki temel hukuk kuralı gözetilmeksizin, eşi hakkında verilen mahkumiyet hükmü gerekçe gösterilerek reddine yönelik davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Türk vatandaşlığına alınıp alınmama konusunda 5901 sayılı Kanun ile idareye takdir hakkı tanındığı, idareye tanının bu takdir hakkının da Kanunda öngörülen usul ve kurallar çerçevesinde kullanılması sonucu dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/13972
Karar No : 2020/4355

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Azerbaycan vatandaşı olan ve 04/05/2010 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve E. … sayılı işlem ile Ankara Valiliğine bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; eşiyle birbirlerinin akrabalarını tanıdıkları, Türkçe konuşarak anlaştıkları, aile birliği içinde yaşadıkları, evliliğin menfaate dayalı bir evlilik olmadığı, ciddi bir evlilik olduğu hususları saptanan davacı hakkında “fuhuş ve fuhuşa aracılık etmek suçlarından” verilen herhangi bir mahkeme kararı olmadığı, evlilik tarihi olan 04/05/2010 tarihinden sonra ise hakkında bu konuda herhangi bir işlem bulunmadığı anlaşılan davacının Türk vatandaşlığının kazandırılması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kişinin sadece evlilik birlikteliği içerisinde yaşamış olması ve evlilikle bağdaşmayacak faaliyette bulunmamış olmasının o kişinin vatandaşlığa alınması için gerekli, ancak yeterli bir koşul olmadığı, davacı hakkında 2009 yılında fuhuş yapmak suçundan işlem yapıldığı ve bu durumun kamu düzenini bozmaya yönelik bir tespit olarak kabul edildiği belirtilerek 5901 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/15357
Karar No : 2020/4351

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ukrayna uyruklu olan ve 18/05/2009 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının Türk vatandaşı eşi 21/12/2011 tarihinde cezaevine girmiş ve 6 yıl 8 ay hüküm giymiş ise de, davacının 18/05/2009 tarihinde Türk vatandaşı … ile evlendiği, eşlerin evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, birbirilerinin akrabalarını tanıdıkları, bu evliliklerinden bir ortak çocuklarının bulunduğu, evliliğin tamamen menfaate dayalı ve vatandaşlık kazanmaya yönelik bir evlilik olmadığı, ciddi bir evliliğin bulunduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davacının Türk vatandaşı eşine ilişkin güvenlik soruşturması sonucu elde edilen tespitlerin 5901 sayılı Kanun'un davalı idareye tanıdığı takdir yetkisinin içini doldurmadığı, belirtilen nedenlerle davalı idareye 5901 sayılı Kanun'un 10. maddesinde tanınan takdir yetkisinin de hukuken geçerli herhangi bir nedenle kullanıldığı yönünde somut bir bilgiye de ulaşılamadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının Türk vatandaşı eşinin suçları ile ilgili kayıtlarının kendilerinde olumlu kanaat oluşturmadığı, 5901 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/15696
Karar No : 2020/4349

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı, dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rusya Federasyonu uyruklu olan ve 27/09/2005 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. madesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 27/09/2005 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenmiş olan ve müşterek çocukları bulunan davacının, inceleme ve araştırma sonucunda yapılan tespitler de dikkate alındığında evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınması için yaptığı başvurunun reddedilmesini gerektirecek bir hususa rastlanılmadığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kişinin 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki şartları taşımasının o kişinin vatandaşlığa alınması için gerekli, ancak yeterli olmadığı belirtilerek taktir yetkisine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/15804
Karar No : 2020/4348

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rusya Federasyonu vatandaşı olan ve 25/04/2011 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile İzmir Valiliğine bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 26/01/2007 tarihinde para karşılığı fuhuş yapmak suçundan dolayı davacı hakkında adli işlem yapıldığı, davacının ifadesinde para karşılığı fuhuş yapmak için Türkiye'ye geldiğini kendi beyanlarıyla da doğruladığı görülmekle, anılan fiilin evlilik birliği ile bağdaşmadığı açık olduğundan, davacının evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçmek istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:Davacı tarafından, evlilik tarihinden önceki olay dikkate alınarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava; Rusya Federasyonu vatandaşı olan ve 25/04/2011 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi 16/1-b maddesi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile İzmir Valiliğine bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve …sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca başvuruda bulunan yabancılara yönelik olarak mevzuatta aranan asgari şartları taşıyıp taşımadıklarına ilişkin davalı idarece gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra karar verileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; davacının Türk vatandaşlığına alınmamasına dayanak eylem ve durumların 26/01/2007 tarihinde davacının evlilik tarihinden (25/04/2011) yıllar önce meydana geldiği, dolayısıyla davacının evlilik tarihinden sonra evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi bir eyleminin bulunmadığı, evliliğin aynı çatı altında fiilen devam ettiği, müşterek çocuklarının bulunduğu, davalı idare tarafından yapılan mülakat sonucu düzenlenen formda da davacının Türk vatandaşı ile yapmış olduğu söz konusu evliliğin iyi niyet ve aile birliği kurmaya yönelik olduğu yolunda değerlendirmelere yer verildiği dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.


KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/16040
Karar No : 2020/4352

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ukrayna uyruklu olan ve 20/02/2009 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olarak … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyasında davacının Türk vatandaşı eşi için verilen mahkumiyet kararı (fuhuş yaptırmak suçu) gerekçe gösterilmiş ise de, anılan karara göre suç tarihinin 30/06/2007 ve öncesi olduğu, bu tarihten sonra davacı ve eşi hakkında herhangi bir suç tespitine yer verilmediği, İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nce düzenlenen … tarihli soruşturma raporunda, davacı ve eşinin evlilik birlikteliği içerisinde yaşadığı, komşuluk münasebetlerinin olduğu, 2013 doğumlu bir çocuklarının bulunduğunun tespit edildiği, düzenlenen soruşturma raporu ve tutanaklara göre, davacının Türk Vatandaşı ile evlendiği 20/02/2009 tarihinden sonrasına ilişkin olarak vatandaşlığa alınma şartlarını taşımadığına ilişkin bir tespitin bulunmaması nedeniyle daha önceki olaylara dayanılarak başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kişinin sadece evlilik birlikteliği içerisinde yaşamış olması ve evlilikle bağdaşmayacak faaliyette bulunmamış olmasının o kişinin vatandaşlığa alınması için gerekli, ancak yeterli bir koşul olmadığı, davacının 2007 yılında fuhuş yaptığını beyan ettiği ve bu durumun kamu düzenini bozmaya yönelik bir tespit olarak kabul edildiği belirtilerek 5901 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/16078
Karar No : 2020/4353

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Azerbaycan uyruklu olan ve 08/08/2011 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurusunun 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 10. maddesi ile 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin, … tarih ve … sayılı işlem ile Uşak Valiliğine bildirilen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ilişkin mülakat formu ile sosyal inceleme raporunun birbiriyle örtüşmediği anlaşıldığından,davalı idarece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, 5901 sayılı Kanun'un 16/1-a maddesi ve aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca davacının başvurusunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ayrıca bu kararın davacının doğrudan vatandaşlığa alınması sonucunu doğurmadığı, davalı idarece davacının vatandaşlık başvurusu hakkında yeniden değerlendirme yapılarak karar verileceğinin tabii olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından,davacının, yapılan tahkikat neticesinde, evlilik öncesi Türk vatandaşı …'in evli kardeşi ile birlikte yaşadığı, hakkında kasten yaralama ve hakaret suçundan işlem yapıldığı, iftira suçundan iki ay hapis cezası aldığı, sosyal inceleme raporunda davacının evde çok fazla bulunmadığı, uzun süre il dışında bulunduğu ve eşiyle birlikte görülmedikleri ayrıca yabancı uyruklu davacının Türk eşten 10 yaş büyük olduğu, periyodik olarak yapılan gözlem, görüşmeler sonucu edinilen veriler doğrultusunda evlilik birlikteliklerini kanıtlayan niteliklere ulaşılmadığından taraflar arasında evlilik birlikteliğinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1358
Karar No : 2020/5616

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşavri Yrd. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk vatandaşı ile evlenen Moldovya uyruklu davacı tarafından; Türk Vatandaşlığına geçmek için yapmış olduğu başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde yer alan ve evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması için öngörülen koşulları taşıdığı, ancak vatandaşlık konusunun devletlerin hükümranlık hakkı kapsamında olduğu, bu bağlamda bu konuda idareye tanınan geniş takdir hakkı ile davacının geçmişteki bazı eylemlerinin hakkında olumlu kanaat oluşmasına engel oluşturabilecek nitelik taşıdığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurunun reddine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davacı tarafından, 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde yer alan ve evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması için öngörülen koşulları taşıdığı, 2002 yılındaki olayda ceza mahkemesi dosyasında müşteki olarak yer aldığı, kaldı ki anılan dosyada sanıkların beraat ettikleri, evlilik tarihinden sonra kanuna aykırı herhangi bir davranışta bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY_TETKİK_HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Moldova uyruklu davacı, 31/07/2010 tarihinde … isimli Türk vatandaşıyla evlenmiş; 04/09/2013 tarihinde evlilik yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma yolundaki başvuru sonrasında Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evli olarak birlikte yaşadıkları ve halen evliliğin devam ettiği, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilikten dolayı gelen sorumlulukların yerine getirildiği, evliliğin para karşılığı yapılmadığı, eşlerin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, evlilikten çocuklarının olduğu, şahsın Türk kültür ve geleneklerine bağlı olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında suç kaydının bulunmadığı, davacının Türk vatandaşlığına geçmesinde bir sakınca bulunmadığı belirtilmiş, Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda ise, davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evliliklerinin devam ettiği, evliliklerinin mücbir sebeplerden olmadığı, fuhuşla ilgili faaliyetlerinin olmadığı, kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı hallerinin olmadığı, aynı evi paylaştıkları, evliliklerinin formalite olmadığı, beraber oturdukları, evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, birbirleri hakkında detaylara sahip oldukları, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilik için birbirlerine maddi menfaatlerde bulunmadıkları, davacının Türk Vatandaşı olmasında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir sakınca olmadığı tespitlerine yer verilmiş; 26/06/2014 tarihinde yapılan mülakat neticesinde davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinde evlendikleri, evliliklerinden iki çocukları olduğu, birbirlerini tanımaları neticesinde evlendikleri, evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıkları, davacının 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğu, komisyonca evliliğin ciddi olup olmadığı konusunda tekrar tahkikat yapılmasına karar verildiği, tekrar yapılan tahkikat sonucunda evliliklerinin ciddi olduğu, davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı bildirilmiş; 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının durumu olumsuz olarak değerlendirilmiş ve başvurusu İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve …sayılı işlemi ile aile birliği ile bağdaşmayacak faaliyette bulunduğundan bahisle 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun ''Yetkili Makam Kararı İle Türk Vatandaşlığının Kazanılması'' başlıklı 10. maddesinde, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.'' hükmü; "Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinde yer alan hüküm uyarınca davacının ancak evlilik tarihinden sonra evlilik birliği ile bağdaşmayan bir faaliyetinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde vatandaşlık başvurusu bu sebebe dayanılarak reddedilebilecektir
Davacı her ne kadar 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmişse de, dosya kapsamında davacının Türk vatandaşı ile evlendiği 31/07/2010 tarihi sonrasında evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmaması, Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evli olarak birlikte yaşadıkları ve halen evliliğin devam ettiği, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilikten dolayı gelen sorumlulukların yerine getirildiği, evliliğin para karşılığı yapılmadığı, eşlerin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, evlilikten çocuklarının olduğu, şahsın Türk kültür ve geleneklerine bağlı olduğu, İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında suç kaydının bulunmadığı, davacının Türk vatandaşlığına geçmesinde bir sakınca bulunmadığı, Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen ön inceleme araştırma formunda ise, davacı ve Türk vatandaşı eşinin 31/07/2010 tarihinden bu yana evliliklerinin devam ettiği, evliliklerinin mücbir sebeplerden olmadığı, fuhuşla ilgili faaliyetlerinin olmadığı, kamu düzeni, milli güvenlik ve genel ahlak açısından sakıncalı hallerinin olmadığı, aynı evi paylaştıkları, evliliklerinin formalite olmadığı, beraber oturdukları, evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirdikleri, evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları, birbirleri hakkında detaylara sahip oldukları, ortak dil olarak Türkçe konuştukları, evlilik için birbirlerine maddi menfaatlerde bulunmadıkları, davacının Türk Vatandaşı olmasında milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak açısından bir sakınca olmadığı, 26/06/2014 tarihinde yapılan mülakat neticesinde davacının Türk vatandaşı ile evlendiği, evliliklerinden iki çocukları olduğu, birbirlerini tanımaları neticesinde evlendikleri, evlilik birlikteliği içerisinde yaşadıkları, davacının 2002 yılında fuhuş suçu nedeniyle sınır dışı edilmiş olduğu, komisyonca evliliğin ciddi olup olmadığı konusunda tekrar tahkikat yapılmasına karar verildiği, tekrar yapılan tahkikat sonucunda evliliklerinin ciddi olduğu, davacının 5901 sayılı Kanunun 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı tespitlerine yer verildiği görüldüğünden davacının başvurusunun 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1375
Karar No : 2020/5632

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gürcistan vatandaşı olup, Türk vatandaşı ile evli bulunan davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesi uyarınca evlenme nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle yaptığı başvurusunun, durumunun anılan Kanunun 16. maddesinin (b) bendine uygun olmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu'nun "Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması" başlıklı 16. maddesinde; aranan şartları taşıdığı, kanun koyucunun söz konusu kanun maddesini ihdas ederken güttüğü amacı ve kanunun ruhu dikkate alındığında, Kanun koyucunun amacının gerçek evlilikler tesis etmek, Türk Vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılacak muvazaalı evlilikleri engelleyerek bu konudaki kanunun yürürlüğe girmesinden evvelki suistimalleri önlemek olduğunun görüldüğü, davacının başvurusu üzerine idarece yapılan tahkikat ve inceleme sonucunda davacının evlendikten sonraki hayatı ile ilgili olarak aile birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama şartları konusunda olumsuz bir durumun tespit edilmediği, 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu'nun 16. maddesinin lafzı ve ruhu dikkate alındığında dava konusu olayda evlenme yoluyla Türk Vatandaşlığını kazanmak için gerekli şartların sağlandığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının evlilik öncesi fiilleri dikkate alınarak işlem tesis edildiği, vatandaşlığın kazanılması hususunda devletin hükümranlık hakkı kapsamında geniş takdir hakkının olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/2441
Karar No : 2020/5617

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Azerbaycan uyruklu olup, Türk vatandaşı ile evli bulunan davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca evlenme nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle yaptığı başvurusunun, anılan Kanunun 10. maddesi uyarınca reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Türk vatandaşı eş ile 08/04/2008 tarihinde evlenen davacının tahkikatlarında evlilik birliğiyle bağdaşmayacak bir faaliyette bulunduğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı gibi, evliliğin menfaate dayalı bir evlilik olmadığı, ciddi bir evlilik olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar, davalı idarece, davacının Türk vatandaşı eşinin çeşitli suçlarından dolayı haklarında olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davacının Türk vatandaşlığına geçme talebi reddedilmiş ise de, Kanunun anılan maddesiyle kastedilen hususun, sadece Türk vatandaşlığına geçmek için veya Türk vatandaşı ile evli olmanın sağladığı birtakım menfaatlerden yararlanmak için yapılan, ileriye dönük, ciddi ve samimi bulunmayan evliliklerin kastedildiği, olayda ise, bu yönde herhangi bir tespit bulunmadığı, aksine, eşlerin evlilik süresince ortak konutta ve aile ortamı içinde yaşamakta olduklarının bildirildiği, bununla beraber, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden aile yaşamlarında huzursuzluk bulunduğu anlaşılmakta ise de, söz konusu hususun da, kanunun aradığı şekilde, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunma anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının Türk vatandaşı eşinin çeşitli suçlardan kaydı olduğu, vatandaşlığın kazanılması hususunda devletin hükümranlık hakkı kapsamında geniş takdir hakkının olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/2705
Karar No : 2020/5631

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gürcistan uyruklu davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Türk Vatandaşı ile aile birlikteliği içinde evliliğini sürdüren ve evliliğinden sonra Türk vatandaşlığına alınmasına engel olabilecek herhangi bir suç işlediğine ilişkin bir tespit de bulunmayan davacının, Türk vatandaşlığına alınmasına yönelik isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vatandaşlığın kazanılması hususunda devletin hükümranlık hakkı kapsamında geniş takdir hakkının olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/12504
Karar No : 2020/5619

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşavir Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özbekistan vatandaşı olan davacının, Türk vatandaşı olan ... ile 26/10/2009 tarihinde yaptığı evliliğe dayanarak Türk vatandaşlığını kazanma talebinin, 5901 sayılı Kanun'un 10. maddesine uygun olmadığından bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan tahkikat sonucunda, eşlerin aile birliği içinde yaşadıkları, davacının evlenme tarihinden önce veya sonra evlilik birliğiyle bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmadığı, kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmadığı, evliliğe ait ortak bir mesken bulunduğu, eşler arasında evlilikten doğan sorumlulukların yerine getirildiği, eşlerin tam olarak anlaşabildikleri bir dil kullandıkları, eşlerin kişisel bilgileriyle ilgili detayları bildikleri, eşlerin geçmişlerinde anlaşmalı evliliklerinin bulunmadığı, evliliğin menfaat karşılığı yapılmış bir evlilik olmadığı, müşterek çocuklarıyla birlikte yaşadıkları ve uyumlu bir çift olduklarının tespit edildiği, davacının vatandaşlığa kabule engel herhangi bir durumunun bulunduğu yönünde bir tespite yer verilmediği, dolayısıyla vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin mevzuatta belirtilen tüm şartları taşıdığı, davacının başvurusunun eşi hakkındaki yargılama nedeniyle reddedilmesinin suç ve cezaların şahsiliği ilkesiyle bağdaşmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin usulüne uygun olarak kullanılmadığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının Türk vatandaşı olan eşinin ceza yargılamasının devam ettiği, vatandaşlığın kazanılması hususunda devletin hükümranlık hakkı kapsamında geniş takdir hakkının olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/13052
Karar No : 2021/350

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özbekistan uyruklu olan davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçme istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yabancı uyruklu olan davacının, Türk vatandaşı ile 04/05/2005 tarihinde evlendiği, bu evliliğin aile birliği kurmaya yönelik ve ciddi olduğu, halen de aynı çatı altında fiilen devam ettiği, davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesinde aranılan şartları taşıdığı, öte yandan davacının eşi hakkındaki evlilik öncesi yapılan soruşturmanın davacıya vatandaşlık hakkı verilmesinin önünde bir engel oluşturamayacağı sonucuna varıldığı, Türk vatandaşlığına alınma isteminin reddine ilişkin davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Türk vatandaşı eşin geçmişte kamu düzenini bozmaya yönelik fiiller içinde olduğu, vatandaşlığa alınmadaki şartların her iki eş için de geçerli olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali

Danıştay kararlarını araştırırken sadece "iptal" (kazanılan) kararlara bakmayın. Neden reddedilen kararlar olduğunu da inceleyin. Danıştay’ın bir başvuruyu neden reddettiğini bilmek, kendi dava dilekçenizde "yapmamanız gereken hataları" görmenizi sağlar. Danıştay kararlarındaki "usulden red" gerekçeleri, davanızın esasına girmeden elenmemeniz için size en büyük dersi verir.

Hazırlayanlar: Avukat Bilgehan UTKU Avukat Emre ASAN

Sıkça Sorulan Sorular

Vatandaşlık başvurularında en sık karşılaşılan ret gerekçesi "milli güvenlik açısından engel teşkil etme" durumudur. Ancak Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Danıştay 10. Daire), idarenin bu gerekçeyi sadece bir "şüphe" veya "istihbari not" üzerine kurması yeterli değildir. İdare, kişinin kamu düzenini bozacak somut, güncel ve hukuken kabul edilebilir bir eylemini kanıtlamak zorundadır. Soyut istihbarat raporları, iptal davası sürecinde mahkemece geçersiz sayılabilmektedir.

Hayır. Danıştay, arşiv kayıtlarında yer alan her türlü bilginin vatandaşlığa engel olamayacağına hükmetmektedir. Özellikle üzerinden uzun zaman geçmiş, "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" (HAGB) ile sonuçlanmış veya beraatle sonuçlanmış davaların idarece doğrudan ret gerekçesi yapılması, "hukuk devleti" ve "suçsuzluk karinesi" ilkelerine aykırıdır. Bu tür durumlarda açılacak iptal davası, idarenin takdir yetkisini keyfi kullandığını ispatlamak adına en güçlü yoldur.

İdare, bazen evliliğin "sahte" veya "vatandaşlık amaçlı" olduğu zannıyla başvuruyu reddeder. Danıştay, bu tür davalarda idarenin mülakat raporlarını tek başına yeterli görmez. Eğer aile birliği fiilen devam ediyorsa, çocuk varsa veya sosyal çevre incelemeleri olumluysa, sadece mülakattaki "heyecan" veya "çelişkili cevaplar" nedeniyle verilen ret kararları sakattır ve iptali gerekir. Burada ispat yükü aslında idarenin üzerindedir.

En büyük yanılgı budur. Hukukta "sınırsız takdir" yoktur. Danıştay, istisnai vatandaşlık başvurularında dahi idarenin; kamu yararı, hizmet gerekleri ve hakkaniyet ölçüsünde hareket etmesini şart koşar. Eğer kişi, kanundaki yatırım şartlarını veya bilimsel/sportif başarı kriterlerini tam olarak karşılıyorsa, idarenin hiçbir somut neden sunmadan "uygun görülmemiştir" diyerek kestirip atması, işlemin "sebep" ve "amaç" unsurları yönünden sakatlanmasına yol açar.

İdari yargıdaki temel ilke, işlemin tesis edildiği tarihteki hukuk kurallarına göre denetlenmesidir. Eğer başvuru anında yatırım tutarı veya ikamet süresi şartlarını sağlıyorsanız, dava sürerken bu şartların ağırlaştırılması sizin davanızı etkilemez. Danıştay'ın "kazanılmış hak" veya "haklı beklenti" ilkeleri çerçevesinde verdiği kararlar, başvurucunun lehine olan eski mevzuatın uygulanması gerektiğini vurgular.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.