İştirak Nafakası Nedir, İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır | İştirak Nafakası Nedir | Mil Hukuk & Danışmanlık

İştirak Nafakası Nedir, İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır
  • Anasayfa
  • İştirak Nafakası Nedir, İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır

İştirak Nafakası Nedir, İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır

Eşlerin boşanma davası sonrasında sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişiklikler dikkate alındığında bu tarz sorularında gündeme gelmesi yadsınamaz.

İştirak Nafakası Nedir, İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır

İştirak Nafakası Hakkında Bilgi

“İştirak Nafakası nedir?”, “İştirak Nafakası Neye Göre Belirlenir?”, “Iştirak Nafaka Ücreti Ne Kadardır?”,  “İştirak nafakası en fazla ne kadar olur?”,  “Geriye Dönük İştirak Nafakası Talep Edilebilir mi?” Gibi sorular boşanma sürecinde olan ya da boşanma davası sonrasında eşlerin en fazla merak ettiği ve cevabını aradığı sorular arasında yer almaktadır. Eşlerin boşanma davası sonrasında sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişiklikler dikkate alındığında bu tarz sorularında gündeme gelmesi yadsınamaz. Boşanma davaları sonucunda özellikle ortak çocuk ya da çocukların bulunması onların barınma, yeme, eğitim ve benzeri birçok giderinin velayeti kendisine bırakılan eş tarafından yerine getirileceği düşünüldüğünde diğer eşin bu giderlere katkısı açısından mahkemenin vereceği hükümle bu gidere katılma oranı büyük önem taşımaktadır. Biz de bu yazımızda iştirak nafakasını genel hatlarıyla sizlere açıklamaya çalışacağız.   

İştirak Nafakası Nedir?

Boşanma davasında iştirak nafakası, boşanma davası neticesinde velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin velayet hakkı verilen eşe çocuğun ya da çocukların bakımı ve eğitim giderleri gibi ihtiyaçlarının karşılanması için yaptığı katkı olarak adlandırılmaktadır. İştirak nafakasının bu tanımından da anlaşılacağı üzere hukuki niteliği açısından iştirak nafakası bakım nafakası olarak nitelendirilebilir. İştirak nafakasının kapsamı ise tarafların boşanma davası içerisinde anlaşmaları veya anlaşamamaları durumunda hakim tarafından belirlenmektedir. Nitekim Türk Medeni Kanununda kanun koyucu aile içinde anne, baba ve çocuk ilişkilerine hukuki sonuçlar doğuracak düzenlemelerde çocuğun üstün yararını temel aldığı gibi kanunun amaçsal yorumda da bu hususun üzerinde durulduğu ortadadır. Bu nedenle gerek boşanma davasının açılmasından sonra gerekse boşanma davası kesinleşme sonrasında  çocuğun ruhsal, düşünsel ve fiziksel gelişmesinin sağlanması için gerekli önlemlerin alınması düzenlenme altına alınmış bu masrafları karşılama görevini anne ve babaya verilmiştir. İşte boşanma davası açıldıktan sonra çocuğun bakım ve eğitim giderleri karşılanması için hükmedilen tedbir nafakası boşanma gerçekleştikten sonra iştirak nafakası olarak devam ederek çocuğun üstün yararı korunmaya çalışılmıştır. Ancak unutmadan belirtmek gerekir ki iştirak nafakası tedbir nafakasından farklı olarak anne veya baba çocuğun sadece hakim tarafından takdir edeceği orandaki masraflara katılma yükümlülüğü getirir yoksa tedbir nafakasında olduğu gibi bütün masraflarına katılmasını gerektirmez. 

İştirak Nafakası Ne Zaman İstenebilir?

İştirak nafakası, çocuğa fiilen bakamayan anne ve babaya; velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya baba; ayırtım gücüne sahip olmayan çocuğa atanan vasi veya kayyım tarafından açılan davada küçüğün anne ve babası; ayırtım gücüne sahip küçük tarafından açılan davada küçüğün anne veya babasının talep etme hakkı olup bu talep boşanma davası devam ederken ya da boşanma davası sonuçlanması sonrası ayrı bir dava ile talep edilmesi de mümkündür. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere boşanma davası açılması sırasında dava dilekçesinde ya da belirtilmiş olsa dahi yargılama sırasında herhangi bir harca tabi olmadan, boşanma davası sona erdikten sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilecektir. Nitekim  Y.2. HD. T.02.06.2011 E.2010/8242 K.2011/9737 sayılı kararında; “iştirak nafakasının boşanmanın fer’ilerinden olup harç gerekmeden boşanma ve ayrılık davasının her aşamasında yazılı veya sözlü olarak talep edilebileceği gibi talep olmasa bile hâkim tarafından kendilğinden dikkate alınması gereklidir. Dava dilekçesinde talep olmadığı halde sonradan iştirak nafakası istenmesi davanın veya talebin genişletilmesi niteliğinde olmayıp, istenmesi hatta artırılması için ıslaha da gerek yoktur. “ şeklinde karar verilmiştir. 

Boşanma Davasında Talep Olmadan İştirak Nafakasına Hükmedilir mi?

Türk Medeni Kanununda anne, baba ve çocuk arasındaki ilişki hukuki sonuca bağlarken daha öncesinde de izah ettiğimiz üzere çocuğun üstün yararını gözetecek şekilde düzenlenmiştir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere boşanma davası süresince tarafların iştirak nafakasına yönelik herhangi bir talebi olmasa da aile mahkemesi hakimi tarafından yapılan inceleme neticesinde eğer gerek görülürse velayeti kendisine bırakılmayan eş açısından iştirak nafakasına re’sen hükmedilebilmektedir. Boşanma davası sürecinde hakimin talep üzerine ya da re’sen iştirak nafakasına hükmedebilme yetkisi bulunmakla birlikte boşanma davası sonrası velayet değiştirme davalarında bu durum farklılık göstermektedir. Zira Boşanma davasından sonra açılacak velayet davasında iştirak nafakasına yönelik talep zorunlu olup hakim re’sen karar veremeyecektir. YHGK. ‘nun 24.09.2008 tarihli 2008/2-539 E. Ve 2008/559 K. sayılı kararında; “velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.” hükmünü içermektedir. Ancak bu hüküm boşanma davasıyla birlikte velayetin düzenlenmesi hali için geçerli olup boşanma davasından sonra açılan davalarda eğer istem yoksa veya açıkça istenmediği belirtilmiş ise iştirak nafakasına re ‘sen hükmedilmez” şeklinde hüküm tesis edilerek iştirak nafakası talebinde bulunulması gerektiği ifade edilmiştir. 

İştirak Nafakasına İlişkin Davalar Hangi Mahkemede Görülür?

İştirak Nafakasına yönelik taleplerde görevli mahkeme Aile Mahkemeleri olup aile mahkemesi olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise iştirak nafakası boşanma davası sırasında talep edilmiş ise, boşanma davasının görüldüğü yani eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesidir. Boşanma davası sonrasında açılan nafaka davalarında ise görevli mahkeme hususunda herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunun 177’nci maddesinde düzenlenen şekilde nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. 

İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Hesaplanır?

İştirak Nafakası miktarı eğer taraflar nafaka miktarı konusunda anlaştıklarsa anlaşılan tutarlarda eğer anlaşma sağlayamadılarsa davaya bakan aile mahkemesi hakimi tarafından Türk Medeni Kanununun 330’uncu maddesinde düzenleme bulan esaslara göre belirlenmektedir. İlgili düzenlemeye göre hakim iştirak nafakasını belirlerken çocuğun ihtiyaçlarını, anne ve babanın hayat koşullarını ve anne ve babanın ödeme güçlerini ve çocuğun gelirlerini dikkate alarak belirlemektedir. İştirak nafakasında eşler, iştirak nafakasının miktarı, artırma oranı, süresi, hangi cins para ile ödeneceği konusunda serbestçe anlaşabilmektedirler. Hatta çocuğun yararı gerektiriyor ise taraflar iştirak nafakasının toptan ödeneceğine de karar verebilmektedir. Kısacası tarafların anlaşması durumunda iştirak nafakasının ödenmesinde geniş bir serbestiyetlik bulunmaktadır. Ancak bu belirlemede dahi hakim çocuğun üstün yararını göz önüne alarak re’sen düzenleme yapabileceği de gözardı edilmemelidir. Taraflar arasında anlaşma bulunmaması durumunda ise yukarıda izah ettiğimiz TMK 330’a göre çocuk ve anne, babaya ilişkin hususlar göz önüne alınarak hakim nafaka miktarını belirleyecektir. Burada kısaca açıklamamız gerekirse çocuğa ilişkin hususlar; çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık durumu ve mali durumu gibi hususlar göz önüne alınmakta bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde iştirak nafakasının kapsamına çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi için her türlü değerin girdiği unutulmamalıdır. Yani çocuğun ihtiyaçları belirlenirken sadece giyimi, yemeği, eğitimi değil aynı zamanda çocuğun kültürel gelişimi için gerekli olan giderler ile sağlık giderleri hatta iş kurma giderleri bile iştirak nafakası kapsamında değerlendirilmektedir. Hakim çocuğa ilişkin hususları incelemesinin yanı sıra anne ve babaya ilişkin hususları da inceleyecektir. Bu nedenle taraflar hakkında sosyal ekonomik inceleme raporu düzenlenecek, hazırlanan rapor ve diğer belgeler ışığında hakim hakkaniyete uygun bir iştirak nafakası tutarına hükmedecektir.  

İştirak Nafakası Ne Kadar Sürer?

İştirak nafakası tanımında da anlaşılacağı üzere tedbir nafakasının boşanma davası kesinleştikten sonra çocuğun bakım ve eğitim giderlerine velayeti kendisine bırakılmayan eşin ödemesi gereken nafaka olup boşanma davasının kesinleşmesi ile başlamaktadır. Boşanma davasında karar verilmemesi durumunda ise ayrıca açılan nafaka davasının kesinleşmesinden sonra başlamaktadır. “İştirak Nafakası ödemeleri ne zaman son bulur?”, “İştirak Nafakası Ne Zamana Kadar Ödenir?” “İştirak Nafakası Ödemesi Ne Zaman Biter?” Sorularının cevabı ise Türk Medeni Kanunun 328’nci maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre iştirak nafakası çocuğun ergin olması ile sona ermektedir. Ancak önemle belirtmemiz gerekir ki bu kural mutlak bir kural değildir. Zira iştirak nafakasının kapsamı gereği çocuğun bakım ve eğitim gibi zaruri ihtiyaçlarının anne baba tarafından karşılanması olarak adlandırıldığı için kendisi için iştirak nafakası ödenen çocuk, kendisini geçindirebiliyorsa veya mesleği ya da sanatıyla kendisini geçindirilebilecek bir durumda ise iştirak nafakası yükümlüsünün talebi üzerine çocuk ergin olmadan iştirak nafakası kesilebilir. Bunun yanı sıra çocuk ergin olup da eğitime hala devam ediyorsa iştirak nafakası ödemeye devam edilip edilemeyeceği tarafların en çok merak ettiği soruların arasında yer almaktadır. Yukarıda da izah ettiğimiz üzere iştirak nafakası yükümlülüğünün sona erme zamanı çocuğun ergin olması olarak düzenlenmiş olmakla birlikte çocuk ergin olduktan sonra eğitim hayatına devam ediyorsa ergin olunca kesilen iştirak nafakası yeni bir dava ile talep halinde yardım nafakası olarak devam etmektedir. Nitekim Y. 3. HD E. 2004/2886 ve K. 2004/2859 sayılı bir kararında “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 328/1 inci maddesine göre; babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa (TMK.’nın 328/2nci maddesi) bu takdirde; kendisi yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Dolayısıyla küçüğün reşit olduğu tarihte hükmedilen iştirak nafakası kanun gereği kendiliğinden sona ereceğinden, hükümde ayrıca belirtilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.” Şeklindeki hükmü de bu yöndedir.

İştirak Nafakasının Arttırılması ya da Azaltılması İstenebilir mi?

İştirak Nafakasına boşanma davası ile ya da boşanma davası kesinleştikten sonra açılan ayrı bir dava ile hükmedilebileceğini daha öncesinde belirtmiştik. İster boşanma davası neticesinde isterse sonradan açılacak nafaka davası neticesinde, isterse de tarafların anlaşmalarına bağlı olsun, karar verilen nafaka miktarının artırılmasına ya da azaltılmasına taraflar itiraz edebilir. Bu durum Türk Medenin Kanununun 331’inci maddesinde;  tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının değişmesi halinde talep üzerine hakimin hakkaniyete uygun olarak nafaka miktarını yeniden belirleyeceği ya da tamamen kaldırabileceği düzenleme altına alınarak ifade edilmiştir. İlgili madde gereği nafaka yükümlüsü eşin mali durumundaki değişiklikler sebebiyle nafaka miktarının azalatılmasını ya da tamamen kaldırılmasını talep edebileceği gibi velayeti kendisine bırakılan eşin de çocuğun ihtiyaçlarının artması, değişen ekonomik koşullar ve mali durumundaki değişikler gibi hususları ileri sürerek nafakanın artırılmasını talep edebilmektedir. 

Youtube shorts videolarımızdan boşanma davasında nafaka maaşın ne kadarıdır? başlıklı videomuz için tıklayınız.

Hangi Hallerde İştirak Nafakası Ödenmez?

İştirak Nafakasına yönelik tarafların anlaşmaları dışında talep halinde ya da boşanma davasına bakan aile hakimi tarafından re’sen düzenleme yapılacağını daha öncesinde belirtmiştik. Boşanma davasında talep halinde ve hakimin re’sen belirleyeceği hallerde iştirak nafakasının ödenmemesine diğer bir anlatımla velayeti kendisine bırakılan eşin iştirak nafakasına hükmedilmesine yönelik talebinin reddine yönelik kararlar da alınabilmektedir. Bu hususta Yüksek yargı kararları incelendiğinde velayeti kendisine bırakılmayan mali gücü olmayan eşin bu yükümlülüğü olmadığı, yoksulluk nafakası takdir edilen eşin iştirak nafakası ile sorumlu olmayacağı, kendisi yoksul olan ana veya babaya iştirak nafakası yükümlü olmayacağı, eşin mali gücünü aşar şekilde nafaka yükümlülüğü olamayacağı örnek olarak sayılabilir.

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

İştirak Nafakasına boşanma davası ile ya da daha sonradan açılan bir dava ile belirlenmiş olmasına bakılmaksızın düzenli ödeme yapılması gereken bir borç türü olup aksi durum nafaka alacaklısını mağdur edeceğinden dolayı kanun koyucu nafaka borcunun ödenmemesi durumunu diğer alacaklardan farklı bir yaptırıma tabi tutmuştur. Nitekim diğer nafaka alacaklarında da olduğu gibi nafaka borcunun ödenmemesi durumunda nafaka alacaklısına öncelikli olarak icra takibi yapılabilmektedir. Belirlenen süre içerisinde nafaka borcunun ödenmemesi durumunda ise nafaka alacaklısı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1’inci maddesi kapsamında nafaka borçlusu eşi şikayet etmesi durumunda yapılan yargılama neticesinde 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmaktadır. Bu kapsamda ödenmeyen nafaka borçlarına ilişkin nafaka alacaklısı eş öncelikle icra takibi yapabileceği gibi hiç takip yapmadan İcra ve İflas Kanuna göre şikayette bulunabilecektir.

İştirak Nafakasından Önceden Feragat Edilebilir mi?

“Anlaşmalı boşanma davasında iştirak nafakası istemedim, sonradan isteyebilir miyim?”, “ Çekişmeli boşanma davasında iştirak nafakası istemedim, sonradan isteyebilir miyim?” şeklindeki sorular Nafaka davalarında tarafların en fazla merak ettiği ve araştırdığı sorulardandır. İştirak Nafakası daha öncesinde de dile getirdiğimiz üzere boşanma davaları neticesinde çocuğun bakım ve eğitim giderlerine velayeti kendisine bırakılmayan eşin katlanması gereken bir nafaka türü olup ortak çocuğun bakım ve eğitim giderleri hususunda anne babanın sorumlulukları boşanma olsa dahi bitmediğinden ve Türk Medeni Kanunu kapsamında çocuğun üstün yararı düşünüldüğünden kamu düzeni ile ilgili olduğu söylemek yanlış olmaz. İşte bu sebeple iştirak nafakasından önceden feragat etmek mümkün değildir. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse taraflar anlaşmalı boşanma davası protokolünde iştirak nafakasına yönelik bir düzenleme yapmamış olsalar ya da iştirak nafakası istemeyeceklerine dair bir düzenleme yapmış olsalar dahi boşanma gerçekleştikten sonra açılacak nafaka davası ile iştirak nafakası talebinde bulunabilirler. Aynı şekilde çekişmeli boşanma davasında taraflar iştirak nafakası talebinde bulunmasa ya da hakim tarafından iştirak nafakasına hükmedilmese dahi yine daha sonrasında açılacak nafaka davası ile iştirak nafakası talep edilebilecektir. Nitekim Y. 3. HD. T.13.09.2010 E. 2010/9685 K. 2010/13957 sayılı kararında 18 “Boşanma davası sırasında annenin, velayeti altında bulunan küçüğün menfaatine aykırı olarak ve henüz tahakkuk etmemiş (doğmamış bir alacaktan) iştirak nafakasından feragati geçersizdir. Feragate ilişkin beyanı, küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek olan nafakayı kapsamaz. İştirak nafakası her an doğup işleyen haklardandır”. Şeklindeki kararla  boşanma sırasında velayet hakkı kendisine bırakılan eşin, o zaman iştirak nafakası istememesi sonradan istemesine engel olmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Çalışan Kadın İştirak Nafakası Alabilir mi?

Çok sorulan sorular arasında olan çalışan kadın iştirak nafakası alabilir mi ya da çalışan kadın çocuk için nafaka alabilir mi sorusunun cevabını videomuzda yanıtladık. İzlemenizi tavsiye ederiz.

Boşanma davası ve boşanma avukatı hakkında ayrıntılı bilgi için boşanma avukatı ankara başlıklı makalemizi de okuyabilirsiniz.