Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir | Mil Hukuk

Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir

  • Anasayfa
  • Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir

Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir

MİL Hukuk ile Yoksulluk Nafakası Hakkında Bilgi Al, Haklarını Koru! Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir Öğren, Adımını At!

Yoksulluk Nafakası Nedir Yoksulluk Nafakasını Kimler Alabilir

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası nedir- 4721 Sayılı Medeni Kanunumuza göre eşe verilebilecek olan nafakalar (çocuk için verilecek olan iştirak nafakası, ) tedbir nafakası ve yoksulluk nafakasıdır. 175'inci maddeye göre yoksulluk nafakası; "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Görüleceği üzere yoksulluk nafakasına hükmedilebilinmesi için öncelikle çekişmeli boşanma yüzünden yoksulluğa düşülmeli, nafaka talep eden ağır kusurlu olmamalı ve nafaka yükümlüsünün mali gücü oranında nafaka hükmedilmelidir. Kusur olarak boşanmaya yol açan kusur araştırması yapılmalıdır. Boşanma davasında kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu olan eş yoksulluk nafakası alabilecektir. Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuzun 166f.1 maddesine göre açılan bir davada davacının boşanma davası kabul edilmiş ise diğer koşulların da gerçekleşmesi durumunda TALEP HALİNDE davacı eşe yoksulluk nafakası verilmelidir. Boşanma davasında kusurun ispatlanmasına yarayabilecek en iyi delil tabi ki de boşanmada tanık delilidir. Unutmayın nafaka boşanma davasının ferilerindendir ve boşanmanın eki niteliğindedir. Kısa video için tıklayınız

BUNU DA BİL; Boşanma davasını kazanmak için dikkat edilmesi gerekenler için reels videomuza göz atmanızı tavsiye ederiz.

Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?

Yoksulluk nafakasının şartları açıkça kanunumuzda sayılmış olmakla birlikte aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.

BUNU DA BİL; Anlaşmalı boşanma davasında yoksulluk nafakası hakkında bilgi almak için anlaşmalı boşanma davasında nafaka başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Yoksulluk Nafakası Neye Göre Belirlenir?

Yoksulluk nafakası ne kadar- Yoksulluk nafakası miktarını belirleyen nafaka yükümlüsünün ekonomik durumu ile nafaka talep eden kişinin içine düştüğü ekonomik durumdur. Hakim enflasyon araştırması ile ekonomik durum araştırması yaptıracak ilgili kuruluşlara yazı yazacak, emniyet teşkilatına kişinin sabit ikametgah araştırması, ekonomik durum araştırması ile çalıştığı şirket araştırması yaptıracak elde edilen bulgular neticesinde tespit etmiş olduğu kazanç üzerinden nafaka talep eden tarafa nafaka hükmedecektir. Yukarıda da değindiğimiz üzere yoksulluk nafakasının şartları bulunmaktadır. Ancak unutulmaması gereken bir husus kişi açmış olduğu boşanma davasında aylık 1.000,00 TL nafaka istemiş ise hakim yapmış olduğu araştırma neticesinde nafaka yükümlüsü olacak tarafın fazla gelirine rastlamış olsa bile taleple bağlı kalacak ve 1.000,00 TL üzeri nafakaya hükmedemeyecektir. Kısaca hakim tarafların talep sonuçlarında belirtmiiş olduğu miktar ile istekleriyle bağlıdır. Ve fakat kişinin geliri aylık 1.000,00 TL nafaka ödemeye yetmeyecek ve mahvına sebep olabilecek nitelikte ise bu durumda 1.000,00 TL altına nafakaya hükmedecektir. Yine unutulmamalıdır ki talep edilen nafakadan reddedilen kısım üzerinden karşı vekalete hükmedilmesi de mümkün değildir. Yine kişinin nafaka talebi yoksa hakim re'sen yoksulluk nafakasına hükmedemez. Taleple bağlıdır. Yoksulluk nafakası istenmediği bildirilmişse hakim yine bununla bağlıdır. Yoksulluk nafakası boşanma davası ile birlikte istenilmemiş ise ve sonradan talep edilmek isteniyorsa boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde talep edilmelidir. Aksi durum yani boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl sonra açılacak yoksulluk nafakası talepli davalar zamanaşımı itirazında bulunulduğunda reddolacaktır. Yoksulluk nafakasının yardım nafakası ile karıştırılmaması gerekir.

Yoksulluk Nafakası Artırım Davası

Yoksulluk nafakası artırım davası eşlerin değişen koşullara göre aldıkları nafaka miktarının artırılması anlamına gelmektedir. 

Nafaka miktarının artırılması, nafaka alan tarafın değişen ihtiyaçlarına veya nafaka ödeyen tarafın gelirindeki değişikliklere bağlı olarak talep edilebilir. Nafaka artırımı için talepte bulunacak olan taraf, nafaka ödeme kararının verildiği mahkemeye başvurmalıdır.

Nafaka artırımı için talepte bulunan taraf, değişen ihtiyaçlarına veya nafaka ödeyen tarafın gelirindeki değişikliklere dair delil sunmalıdır. Bu deliller arasında, nafaka alan tarafın gelir durumu, sağlık durumu, yaşam standardı, masrafları, çocukların ihtiyaçları ve benzeri hususlar yer alabilir.

Nafaka ödeyen tarafın gelirindeki değişiklikler, nafaka miktarının artırılması için bir diğer neden olabilir. Bu durumda, nafaka alan taraf, nafaka ödeyen tarafın gelir durumunu kanıtlayan belgeler sunarak nafaka artırımı talep edebilir.

Mahkeme, nafaka artırım talebini değerlendirdikten sonra karar verecektir. Nafaka artırım kararı, nafaka ödeyen tarafın gelir durumuna göre belirlenecektir. Bu karar, nafaka ödeyen tarafın maddi durumu ve nafaka alan tarafın ihtiyaçlarına göre dengeli bir şekilde belirlenir.

Nafaka ödeme kararlarına itiraz etmek ve nafaka artırımı talebinde bulunmak, bir avukatla çalışmanızı gerektirir. Avukatınız, size bu süreçte yardımcı olabilir ve gerekli delilleri toplayarak mahkeme önünde sizin haklarınızı savunabilir.

Nafaka artırım davası için ayrıntılı makalemize ulaşmak için nafaka artırım davası başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Yoksulluk Nafakası Süresi Ne Kadardır?

Yoksulluk nafakasının süresi konusunda ne yazık ki çalışma yapılacağı belirtilmişse de bu konuda herhangi bir gelişme şu ana kadar yoktur. Kanuna göre yani Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince yoksulluk nafakasında kural süresiz olarak verilmesidir. Ancak talep varsa sınırlı süreli verilebilir. Taraflar süreli yoksulluk nafakası için anlaşma yapabilirler. Yoksulluk nafakasının bazı durumlarda kendiliğinden sona ermektedir. Bunlar;

Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi

Yeniden evlenemeyle yoksulluk nafakası kendiliğinden ortadan kalkar. Nitekim Yargıtay kararında;  KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin ( 1. ) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26.09.2014 tarihli ve 5236 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle davalı-davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının yeniden evlenme tarihi itibarıyla kendiliğinden kalkacağının tabii bulunmasına ve ortak çocuk ....'ın inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteği yersizdir.

  • Eşlerden birinin sonradan ölümü

İster nafaka yükümlüsü ister nafaka alacaklısı olsun birinin ölümü nafakayı sona erdirir. Anlaşılacağı üzere miras yoluyla geçmesi mümkün değildir. Eşlerden birinin ölümü ile birlikte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın yoksulluk nafakası kendiliğinden ortadan kalkar.

  • Mahkeme kararıyla kaldırılması

Alacaklının Başkasıyla Yaşaması

Nafaka alacaklısı başkasıyla yaşamaya başlamış ve bu durum nafaka yükümlüsü tarafından ispat edilmiş ise ve nafaka alacaklılsının fiilen evliymiş gibi biriyle yaşaması da yoksulluk nafakasının mahkeme kararıyla kaldırılmasını gerektirir. 

Alacaklının Yoksulluğunun Ortadan Kalkması

Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalktığı nafaka yükümlüsü tarafından dava edilip ispatlandığı takdirde nafaka miktarı kaldırılacaktır. İlerde tekrar yoksulluğa düşme ihtimali bulunduğundan bahisle nafakanın sonlandırılması yerine indirilmesi cihetine gitmek hukuka aykırı olacağından bu tür bir karar verilmesi bozmayı gerektirecektir.

Alacaklının Haysiyetsiz Hayat Sürmesi

Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürdüğü iddia edilir ve nafaka yükümlüsü tarafından açılacak davada ispat edilirse mahkeme bu gerekçeyle nafaka alacaklısının almış olduğu nafakayı kaldıracaktır.

YOKSULLUK NAFAKASINDA VEKALET ÜCRETİ NASIL HESAPLANIR?

Yoksulluk nafakasında vekalet ücreti hakkında bilinmesi gerekenler;

Boşanma davası ile birlikte istenilen yoksulluk nafakasında vekalet ücreti

Boşanma davası ile birlikte istenilen yoksulluk nafakasında, boşanmanın fer'i olan nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden boşanma davası ile birlikte istenilen yoksulluk nafakasında ayrıca vekalet ücretine hükmedilmez. (Boşanma davası ile birlikte istenilen yoksulluk nafakası için nisbi harç ödenmeyip maktu harç ödenir.). Boşanmanın fer'isi olan yoksulluk nafakasının bu fer'i olma özelliği nedeniyle davada kabul veya reddedilen miktarlar üzerinden vekalet ücretine hükmedilemez.

"Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece verilen 06.02.2012 tarihli kararla boşanma davasının kabulü nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olup, bu yön kesinleşmiştir. 14.01.2013 tarihli bozma kararı davalının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerektiğine ilişkindir. Boşanma davasında talep edilen boşanmanın eki niteliğindeki nafakalar ayrıca harca ve vekalet ücretine tabi değildir. Bu husus gözetilmeden, boşanma davasının kabulü dolayısıyla 06.02.2012 tarihli kararla davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiği de dikkate alınmaksızın, davacı yararına yeniden vekalet ücreti tayini isabetsizdir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir."(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/7202E., 2014/9282K.)

Boşanma davasından sonra talep edilen yoksulluk nafakasında vekalet ücreti

Yoksulluk nafakası boşanmanın fer'ilerinden olan taleplerdendir. Boşanma davası ile birlikte istenebileceği gibi boşanma davasından sonra da ayrı bir dava ile istenebilir. Türk Medeni Kanunumuza göre boşanmaya bağlı talep hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu zamanaşımı süresini geçirmeden boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açılacak olan yoksulluk nafakası talebinde vekalet ücreti nisbi olup ayrıca hükmolunur. Açıklamak gerekirse boşanma davasının kesinleşmesinden sonra açılacak boşanma davasından bağımsız bir davada istenen yoksulluk nafakasının bir yıllık tutarı üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı vekalet ücreti olarak belirlenecektir. Buradan çıkarılan sonuç, boşanma davasından sonra açılacak olan yoksulluk nafakası davaları ayrı olarak vekalet ücretine tabi olacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ve kanundan kaynaklanan önemli bir husus bulunmaktadır. Nafaka davalarında reddedilen kısım için (kısmi red halinde) vekalet ücretine hükmedilemeyecek, sadece tümden reddi halinde vekalet ücretine hükmedilecektir.

"Nafaka davalarında reddedilen miktarlar üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti verilemez. Bu yön nazara alınmadan birleştirilen nafaka davasında davalı yararına ..... TL nafaka takdiri doğru değil ise de davacının temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, ancak yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir..." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2005/15520E., 2005/18319K) Nafaka davasında vekalet ücreti.

Yoksulluk Nafakasında Miktar Aşılabilir mi?

Taraflar boşanma davasında yoksulluk nafakası talep etmiş ise ve mahkeme tarafından talep uygun görülmüş ise ve bir nafakaya hükmedilecekse mahkeme yoksulluk nafakası taleplerinde tarafların talepleri ile bağlıdır. Açıklayacak olursak diyelim ki sen boşanma davasında yoksulluk nafakası olarak 3.000,00 TL talep etmiş isen mahkeme yaptıracağı sosyo ekonomik durum araştırması ile karşı tarafın gelirini ve hukuken mevcut olması gereken bazı hususları araştıracak sonrasında ise kararını verecektir. Ancak unutma ki belirttiğimiz 3.000,00 TL talebin üzerinde de karar veremeyecektir. Anlaşılacağı üzere 3.000,00 TL yoksulluk nafakası istemiş ve mahkeme de yaptırmış olduğu sosyo ekonomik durum araştırmasına göre eşinin gelirini aylık 50.000,00 TL olarak tespit etmiş olsa dahi senin talebini aşamayacak ve en fazla 3.000,00 TL ye hükmedilebilecektir. Mahkeme daha aşağısına hükmedebilir ancak üstüne hükmedemez. Zira boşanma davasında yoksulluk nafakası taleplerine ilişkin olarak hakim taleple bağlıdır. Bunan dolayı davanın profesyonelce destek alınan alanında uzman bir avukatla takip ettirilmesi tarafımca tavsiye olunmaktadır. Nitekim hak kaybı yaşamak, geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılabilmek ve bilinçsizce hazırlanan dilekçeler ile sonrasında pişman olmak kaçınılmaz olacaktır.

BUNU DA BİL; Detaylı bilgi için ankara boşanma avukatı başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Asgari Ücretliye Yoksulluk Nafakası Bağlanabileceği Kararı

YOKSULLUK NAFAKASI Asgari Ücret Seviyesinde Gelir Elde Eden Davalı Karşı Davacı Kadın Yararına Yoksulluk Nafakası Koşulları Gerçekleşmiş Olup Elde Ettiği Gelirin Kadını Yoksulluktan Kurtaracak Düzeyde Olmadığı - Mahkemece Kadın Lehine Uygun Bir Miktarda Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği 
Mahkemece davalı-karşı davacı kadının çalışması nedeniyle sabit geliri olduğu ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, kadının yargılama aşamasında asgari ücretle işe başladığı, yalnız yaşadığı, kira giderinin bulunduğu ve adına kayıtlı herhangi bir malvarlığının olmadığı, buna karşılık davalı erkeğin ise: polis memuru olduğu ve 2.800 TL maaş aldığı ve arkadaşları ile birlikte kiralık evde oturduğu anlaşılmıştır. Asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını açıklayan HGK 24.12.2014 gün 2013/2-1364 esas ve 2014/1082 Sayılı kararı doğrultusunda, asgari ücret seviyesinde gelir elde eden davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları gerçekleşmiş olup, elde ettiği gelir kadını yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Mahkemece davalı karşı davacı kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi gereği uygun bir miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde isteğin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2/b-c bentlerde gösterilen sebeplerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 06.02.2019 tarih, 2017/2734 esas ve 2019/173 Sayılı kararının, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesine göre KALDIRILMASINA; Bakırköy 4. Aile Mahkemesi 15.12.2016 tarih, 2015/347 esas ve 2016/902 Sayılı kararının BOZULMASINA T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2019/5103 K. 2019/12386 T. 17.12.2019

Yoksulluk Nafakası Kaldırılması Yargıtay Kararı

Yoksulluk nafakası kaldırılması- O hâlde, davacının boşanma davasından sonra mali durumunun bozulduğu, sürekli gelirinin bulunmadığı, nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir durumu ve önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengenin de gözetildiği gerekçesiyle dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yoksulluk nafakasının kaldırılmasına hükmeden yerel mahkeme direnme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, mevcut düzenleme gereği nafaka alacaklısının mali durumunun önem arz ettiği, asgari ücretle çalıştığı, yoksulluktan kurtulmadığı, nafaka borçlusunun mali durumunun bozulmasının ise Kanunda indirim sebebi olarak öngörüldüğü, yine dosyada davacının bel rahatsızlığının tedavisinin mümkün olmadığına bu nedenle çalışamayacağına dair bir iddiasının ve doktor raporunun bulunmadığı, çalışmasına engel teşkil edecek fiziki rahatsızlığını ispat edemediği belirtilen nedenlerle nafakada hakkaniyete göre bir miktar indirime gidilmesi gerekirken tamamen kaldırılmasına hükmeden yerel mahkeme direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/3-1009
K. 2019/1179 T. 14.11.2019

Kira Giderini Ödeyemeyecek Durumda Olana Yoksulluk Nafakası Bağlanacağı

YOKSULLUK NAFAKASI Davalı Kadının Sürekli İşi Olmadığı Her Yıl Okul Döneminde Sözleşmeli Olarak Asgari Ücretle Okulda Çalıştığı - Asgari Ücret Seviyesindeki Gelirin Kişiyi Yoksulluktan Kurtarmayacağı/Kadının Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği/Uygun Miktarda Tedbir ve Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği YOKSULLUK NAFAKASI  Davalı Kadının Sürekli İşi Olmadığı Her Yıl Okul Döneminde Sözleşmeli Olarak Asgari Ücretle Okulda Çalıştığı - Asgari Ücret Seviyesindeki Gelirin Kişiyi Yoksulluktan Kurtarmayacağı/Kadının Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği/Uygun Miktarda Tedbir ve Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği  
Mahkemece, davalı kadının “Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği, düzenli gelirinin bulunduğu, halen kayın pederine ait evde oturduğu, kira geliri aldığı dikkate alındığında TMK m. 175'deki şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının sürekli işi olmadığı, her yıl okul döneminde sözleşmeli olarak asgari ücretle okulda çalıştığı, kira geliri aldığı evin erkeğe ait olduğu, kayın pederine ait olan oturduğu evin miras malı olduğu ve kayın pederi öldüğü için mirasçıların evi tahliye etmesi konusunda davalı kadına ihtarname gönderdikleri, bu nedenle bu evde oturmasının sürekliliğinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz ( YHGK 2009/3-165-186 ). Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre, davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2019/2557 K. 2019/10639 T. 24.10.2019

İşten Kendi İsteği İle Çıkana Yoksulluk Nafakası Verilemez

Davacı kadın, dava dilekçesinde bankada çalıştığını, cevaba cevap dilekçesinde ise çalışmakta olduğu işi bıraktığını beyan etmiştir. Dosya içindeki davacı kadının çalıştığı bankadan gönderilen ihbarnamede davacı kadının 19.11.2014 tarihinde işten ayrıldığı bildirilmiş, dinlenen tanıklar da davacı kadının iş akdinin feshedileceğini düşünerek kendisinin istifa ettiğini beyan etmişlerdir. İşinden kendi isteği ile ayrılan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez. O halde, davacı kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı erkeğin yoksulluk nafakasına yönelik karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 18.04.2018 tarih, 2016/15634 esas ve 2018/5203 karar sayılı yoksulluk nafakasına yönelik kısmen onama ilamının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan sebeple hükmün yoksulluk nafakası yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2018/6836 K. 2019/7645 T. 24.6.2019

BUNU DA BİL; Erkek hangi durumda nafaka ödemez hakkında videomuzu izlemenizi tavsiye ederiz.

 

Tarafların Gelirleri Eşitse Yoksulluk Nafakasına Hükmedilemez

YOKSULLUK NAFAKASI Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Davalının Tam Kusurlu Olduğu Noktasında Mahkeme İle Özel Daire Arasında Uyuşmazlık Bulunmadığı - Tarafların Gelir Durumlarının Birbirine Denk Olduğu ve Davacı Kadının Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceğinden Söz Edilemeyeceği Belirgin Olup Davacı Kadın Yararına Yoksulluk Nafakasına Hükmedilmesinin Bozmayı Gerektirdiği
Tarafların gelir durumları karşılaştırıldığında davacı kadının emekli olduğu, düzenli ve yeterli gelirinin olduğu, hâlihazırda oturduğu bir evinin bulunduğu, bu hâliyle tarafların gelir durumlarının birbirine denk olduğu ve davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinden söz edilemeyeceği belirgin olup, davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/2-1893 K. 2019/546 T. 9.5.2019

Ağır Kusurlu Taraf Lehine Yoksulluk Nafakası Verilemez

YOKSULLUK NAFAKASI İSTEMİ Davacı-Karşı Davalı Kadın Ağır Kusurlu Olup Yararına TMK'nın 175. Md. Koşullarının Gerçekleştiğinden Söz Edilemeyeceği - Kadının Yoksulluk Nafakası İsteğinin Reddi Gerektiği 
Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup yararına TMK'nın 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir.T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2017/5782 K. 2019/1858 T. 27.2.2019

Ağır Kusurlu Kadına Yoksulluk Nafakası Verilmez

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2003/5259

Karar : 2003/6125

Tarih : 28.04.2003


Özet: Ağır kusurlu kadın lehine yoksulluk nafkası takdir edilmez.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

4722 s. kanunun 1 inci maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin UYGULANMASI GEREKİR.

1-Türk Kanunu Medenisinin 144 üncü maddesine göre lehine yoksulluk nafakasına hükmolunacak tarafın kusurunun daha ağır OLMAMASI GEREKİR. Mahkemece de kabul olunduğu üzere davalı kadın ağır kusurlu olup lehine yoksulluk nafakası hükmolunması YASAYA AYKIRIDIR...

Tam Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alamaz

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2011/94

Karar : 2011/2518

Tarih : 16.02.2011

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir.

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa DÜŞECEĞİ GERÇEKLEŞMİŞTİR. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi DOĞRU GÖRÜLMEMİŞTİR...
Boşanma davasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş tam kusurlu ise yoksulluk nafakası alamaz.

Nafaka Yükümlüsünün Kusuru Aranmaz

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2003/4408

Karar : 2003/5356

Tarih : 14.04.2003


Özet : Toplanan delillere göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kocasına hakaret eden davalı kadın da tam kusurlu olduğundan, kadın lehine manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hatalıdır.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm yoksulluk nafakası ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

1-Davalı taraf tanık masrafı yatırmadığından tanıkları dinlenememiş, davacı tanıkları da; davalı kadının kocasına: “................” şeklinde hakaretler ETTİĞİNİ BİLDİRMİŞLERDİR. Davalı, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kanıtlayamamıştır. Toplanan delillere göre boşanmaya yol açan olaylarda davalı kadın tam kusurlu olduğundan lehine manevi tazminat ve yoksulluk nafakasına hükmolunması usul ve YASAYA AYKIRIDIR.
Yoksulluk nafakası yükümlüsünün kusuru aranmaz.

BUNU DA BİL; Boşanma davasında kusur sayılan davranışlar nelerdir hakkında ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videomuzu izlemenizi tavsiye ederiz.

Talep Olmadan Nafakaya Hükmedilemez

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2010/10653

Karar : 2011/12224

Tarih : 14.07.2011

Özet: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK. m. 175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.

2 - Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK. m. 175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa DÜŞECEĞİ GERÇEKLEŞMİŞTİR. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi DOĞRU GÖRÜLMEMİŞTİR.

Yoksulluk nafakası talep eden tarafın boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olması zorunludur. Ancak kanunumuzda yoksulluğun herhangi bir tanımı yapılmamıştır. Yargıtay tarafından açıklık getirilen bu konu sonucunda yoksulluk, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca şu şekilde tanımlanmıştır; "yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim, gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul olarak nitelendirilebileceği belirtilmiştir.

Önemli olan boşanma tarihinin kesinleştiği tarihte yoksul olunup olunmadığıdır. Amaç zorunlu gereksinimlerin karşılanmasına yönelik olarak yoksulluktan kurtulmasını sağlamaktır. Yoksulluk nafakası isteyenin gelirinin yetersiz olması yoksul sayılması için yeterlidir. Yoksulluk nafakasının işinden kendi iradesi dışında ayrılmış olana, işten çıkarılmış olana, hastalık sebebiyle işinden ayrılana verilmesi gerekmektedir. Onun haricinde boşanma süresi içerisinde bilerek ve isteyerek özellikle nafaka alacağına güvenerek kendi isteğiyle sebepsiz yere işten ayrılan tarafa yoksulluk nafakası verilmesi hukuka aykırıdır. Bu sebeple mahkemenin işten ayrılış sebebini araştırması gerekmektedir. Yoksulluk nafakası isteyen yeterli ve düzenli bir geliri olmayan ev hanımı ise geliri olmayan bu ev hanımı da yoksulluk nafakası alabilir.

Yargıtaya göre asgari ücret düzeyinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakasına hükmedilmemesine yol açan bir durum değildir. Yani asgari ücret düzeyinde bir gelire sahip olunsa bile kişi yoksulluk nafakası alabilecektir. Yaşlılık aylığı, özürlülük aylığı alan yoksulluk nafakası da alabilir. Ancak yoksulluğu ortadan kaldıracak geliri olanlar yoksulluk nafakası alamazlar. Emekli aylığı yeterli olan, yeterli geliri olan, miras kalmış olan, yeterli kira geliri olan, yaptığı iş sebebiyle yeterli geliri olan, işçi olarak çalışan, memur olarak çalışan yoksulluk nafakası alamaz. Yoksulluk nafakası verilebilmesi için yoksulluk nafakası talep edenin çalışıp çalışmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Yoksulluk nafakası isteyenin çalıştığı ileri sürülmüş ise bu durumun belirlenmesi ve ona göre hüküm verilmesi gerekir. Bu durumda yoksulluk nafakası talep eden tarafın, dava açılmadan önce nerede çalıştığı, hangi zamanlarda ne kadar süre çalıştığı, gelir miktarı, işten ayrılmış ise ayrılma sebebi, işten ayrılma sonucunda tazminat alıp almadığı belirlenmeli gerekirse tanık deliline başvurulmalıdır. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için talep eden tarafın bunu açık bir şekilde talep sonucunda bildirmesi gerekmektedir. Ayrıca yoksulluk nafakasında istenilen miktar hakim tarafından arttırılamaz. Örneğin yoksulluk nafakası talebinde bulunan taraf 100,00 TL yoksulluk nafakası talep etmiş ise bu miktar hakim tarafından arttırılıp hüküm bu şekilde kurulamaz. Yoksulluk nafakası dilekçede istenmemiş ise hakim re'sen yoksulluk nafakasına hükmedemez. İstek olmadan taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi açık bir şekilde kanuna aykırıdır.

BUNU DA BİL; Kadının nafaka alma şartları hakkında ayrıntılı bilgi için kadının nafaka alma şartları başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Kadının Geliri Varsa Nafakaya Hükmedilmez

4721 Sayılı Kanun'un 175. maddesindeki düzenlemeye göre; boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Her ne kadar Mahkemece kadının emekli maaşı ve kira geliri var ise de tarafların ve özellikle erkeğin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan delillere ve özellikle kadın hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağına göre, kadının SGK emeklisi olduğu, 2019 yılında aylık 2.700,00 TL emekli maaşının bulunduğu, eşi ile ortak tapulu 1/2 hisseli .'de bulunan yarı olimpik havuzlu 550 m2 lüks villada küçük oğluyla kaldığı, yine kadının kendi adına kayıtlı .../. Ağaoğlunda stüdyo dairesinin bulunduğu bu daireden kira geliri olduğu, yine eşi ile ortak hisseli sahip olduğu .../ ...'te bulunan ofisten de aylık kira gelirinin olduğu, adına kayıtlı . model . marka aracının olduğu, bireysel emeklilik sisteminde birikiminin olduğu, kadının asıl mesleğinin İngilizce Öğretmenliği olup . Üniversitesinde yüksek lisans yaptığı, hal böyle iken kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 4721 Sayılı Kanun'un 175. maddesi koşulları somut olayda davacı-karşı davalı kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilecek yerde, yazılı olduğu şekilde isteğin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2022/9933 K. 2023/659

1