Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

  • Anasayfa
  • Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

Sosyo ekonomik durum araştırması ya da kısa tabiri ile SED raporu boşanma davalarında ve özellikle de nafaka artırım davalarında gündemimize girmektedir. Boşanma avukatı tarafından açılan çekişmeli boşanma davalarında maddi tazminat, manevi tazminat,

Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

Sosyo Ekonomik Araştırma Nedir?

Sosyo ekonomik durum araştırması ya da kısa tabiri ile SED raporu boşanma davalarında ve özellikle de nafaka artırım davalarında gündemimize girmektedir. Boşanma avukatı tarafından açılan çekişmeli boşanma davalarında maddi tazminat, manevi tazminat, nafaka gibi hususların belirlenmesinde sosyo ekonomik durum araştırmasının önemi büyüktür. Boşanma davasında ekonomik durum araştırması ile gelir tespiti aile mahkemesi tarafından kolluk kuvvetlerine müzekkere yazılarak ve sosyal güvenlik kurumundan hizmet dökümü alınarak yapılmaktadır. Kişinin geliri, çalıştığı kurum, maaşı, mal varlığı, kira geliri çıkartıldıktan sonra talep edilen hususlar bakımından işlem tesis edilip sosyo ekonomik durum araştırması yapılmış olacaktır. Bu araştırma ister özel boşanma sebepleri olsun ister genel boşanma sebepleri olsun anlaşmalı boşanma dışında mahkeme tarafından yaptırılmaktadır.

Sosyal Ekonomik Durum Araştırmasını Kim Yapar?

Sosyal ekonomik durum araştırmasını aile mahkemesi hakimi kolluk kuvvetlerine, araştırma yapılacak kişinin mernis adresindeki bulunduğu yerlerde yapılacak inceleme neticesinde ulaşılacaktır. Kolluk kuvvetleri, sosyo ekonomik durum araştırması yapılacak kişinin bulunduğu yerde araştırma yaparak ekonomik durum araştırması yapacaktır. 

SED Raporu Ve Boşanmada Maddi Tazminat

Boşanmada maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatleri zedelenen kişiler tarafından talep edilen ve kusur araştırmasına göre kabul veya reddedilen bir tazminat türüdür. Burada önemli olan maddi tazminatın, boşanmaya ilişkin olması ve medeni kanunun 174. Maddesine ilişkin olmasıdır. Bundan dolayı da aile mahkemesi maddi tazminata hükmedecek ise taleple bağlı olmakla birlikte, kanun gereği uygun bir maddi tazminata hükmedecektir. Yani boşanma davası dilekçesinde 100.000,00 TL tazminat talep edilmişse bu tazminatın karşılanma oranı kusurun miktarı olmakla birlikte karşı tarafın ödeme gücüne göre belirlenecektir. İşte buradaki ödeme gücü de kişi hakkında mahkeme tarafından yaptırılacak olan sosyo ekonomik durum araştırmasına göre olacaktır. Bundan dolayı raporun önemi büyüktür. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alınarak Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü uyarınca uygun bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekecektir. 

BUNU DA BİL; Zina sebebiyle boşanma davası hakkında aşağıdaki videomuzu da izlemenizi tavsiye ederiz.

SED Raporu ve Boşanmada Manevi Tazminat

Sosyo ekonomik durum araştırmasının boşanma davasındaki manevi tazminatın belirlenmesinde de büyük etkisi vardır. Nitekim aynı maddi tazminatta bahsetmiş olduğumuz hususlar burada da geçerlidir. Zira boşanma davasındaki manevi tazminat; boşanmaya sebep olan hususlardan dolayı şahsi hakları saldırıya uğrayan taraf tarafından talep edilmektedir. Bu bakımdan boşanmaya sebep olan olaylar dışında başka bir olay sebebiyle şahsi hakları saldırıya uğramış ise bu durumda ne yazık ki manevi tazminata da hükmedilmeyecektir. Bu durumda mahkemenin bakacağı ilk şey boşanmaya sebep olan olaylar sebebiyle saldırı olup olmadığıdır. Örneğin sadakat yükümlülüğünün ihlali sebebiyle manevi tazminat talep edilmişse ve kusur ispatlanmışsa maneviyata bir saldırı gerçekleşmiş olacak ve manevi tazminata hükmedilecektir. Ancak bu manevi tazminat da, manevi tazminat yükümlüsü olan tarafın mal varlığı durumu, maaşı, geliri baz alınarak belirlenecektir. 

SED Raporu ve Boşanmada Velayet

Boşanma davalarında müşterek çocukların velayeti bakımından eşlerin gözden kaçırdığı husus müşterek çocukların üstün yararıdır. Nitekim Birleşmiş millet çocuk haklarına göre çocuğun üstün yararının boşanma davalarında ön planda tutulması şart olup, sosyo ekonomik durum araştırması dışında sosyal inceleme raporunun daha etkin olacağı hususudur. Tabi ki de çocuğun, ekonomik bakımdan güçlü olan tarafa verilmesi belki geleceği bakımından etkili olacak olsa da bu sadece bir kıstas olarak değerlendirilmeyecek ve müşterek çocuğun üstün yararı ilkesi gereği bakım, sevgi ve şefkate muhtaç olduğu da karara etki edecektir. Ayrıca yaşının da bakım olarak hangi eşin yanında kalması uygun olacak ise ona göre kıstas olarak ele alınacaktır. 

Sosyo Ekonomik Durum Araştırması Yargıtay Kararları

Kira Geliri Ekonomik Durum Araştırmasına Konu Olur

Mahkemece yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında davacı-karşı davalı kadının işsiz olduğu, baba evinde kaldığı, 2 adet evi ve 1 dükkanının olduğu ve bu taşınmazlardan kira geliri olduğu belirtilmiştir. Davacı-karşı davalı kadın, bu ekonomik ve sosyal durum araştırması tutanağına itirazda bulunmuş, söz konusu taşınmazlara sahip olmadığını, davalı-karşı davacı erkeğe ait taşınmazların kendi ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağına yazıldığını, tapu kayıtlarının incelenmesinde de durumun ortaya çıkacağını bildirmiştir. Bu durumda, mahkemece davacı-karşı davalı kadının beyanları dikkate alınarak yeniden ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, tapu kayıtlarının getirtilmesi ve sonucuna göre davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ve yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/13138 E.  ,  2018/3285 K.

Sosyal Ekonomik Durum Araştırmasında İşten Ayrılış Nedeni Araştırılmalıdır

26.09.2013 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanağına göre, davacı kadının .... bayiinde 800 TL ücretle çalıştığı; yargılama devam ederken yeniden alınan 03.03.2014 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanağı ve davacı tanığının duruşmadaki beyanına göre ise çalışmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadının çalıştığı işten ayrılış nedeni araştırılarak sonucu, uyarınca yoksulluk nafakası konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/2305 E.  ,  2015/16191 K.

SED Raporunda Kira Gelirinin Yoksulluktan Kurtarıp Kurtarmayacağı Araştırılmalıdır

İlk derece mahkemesince davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise kadının yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1). Sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında, kadının çalışmadığı, Avusturya’da sosyal yardımla geçimini sağladığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında kadının bir kısım taşınmazlarının olduğu anlaşılmakla birlikte bu taşınmazların değeri, taşınmazlardan elde ettiği kira gelirinin bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece davalı kadının yurt içindeki mal varlığına yönelik sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılarak, üzerine kayıtlı olan taşınmazların hisseli olup olmadığı, taşınmazların değeri ve taşınmazlardan elde ettiği kira gelirinin bulunup bulunmadığı, gelirinin bulunması halinde kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2021/7377 E.  ,  2021/9052 K.

Eksik İnceleme İle SED Raporu Düzenlenemez

Yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175). Mahkemece aldırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında davacı kadının ev hanımı olduğu, ailesi ile birlikte kaldığının belirtilmesine karşın, davacı kadının tanığı ...'nin anlatımına göre fındık fabrikasında altı aydır çalıştığı, aylık 1.300 TL. gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda yeniden usulünce ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, kadının çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, çalıştığının anlaşılması halinde ise, geliri sorulmak suretiyle düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre, davacı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/5030 E.  ,  2018/10286 K.

SED Raporunda Çelişki Varsa Giderilmelidir

Davacı kadın, dava dilekçesinde geliri olmadığını beyan etmiş ve bu beyanı da bir kısım tanık anlatımları ile doğrulanmıştır. Mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucu düzenlenen tutanakta ise kadının çalıştığı belirtilmiştir. Bu haliyle sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı ile tanık beyanları arasında kadının çalışıp çalışmadığı konusunda çelişki mevcuttur. Gerçekleşen bu durum karşında, mahkemece davacı kadının sürekli ve düzenli gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığı araştırılarak, kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/20822 E.  ,  2016/14320 K.

1