Randevu Al

İletişim Bilgileri

Devlet Memurlarının Hastalık ve Refakat İzni Rehberi

Ana Sayfa Devlet Memurlarının Hastalık ve Refakat İzni Rehberi
Devlet Memurlarının Hastalık ve Refakat İzni Rehberi
  • Yayın Tarihi: 16.02.2026
  • Değiştirme Tarihi: 24.05.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Devlet Memuru Hastalık İzni: 657 Sayılı Kanun Madde 105 Güncel Rehber | Süre – Şartlar – Riskler

Devlet memurlarına 657 Sayılı Kanun'un 105 inci maddesi kapsamında hastalığın niteliğine göre 12 ila 18 aya kadar aylıklı hastalık izni verilmektedir. Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklarda bu süre 18 ay, diğer hastalık hallerinde ise 12 aydır. Refakat izninde ise sağlık kurulu raporuyla belgelenen hallerde 3 ay —gerektiğinde 6 aya uzatma— hakkı tanınmaktadır. İzin talebi reddedilen veya hukuka aykırı biçimde göreve çağrılan memurların, tebliğ tarihinden itibaren genel olarak 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkı bulunmaktadır.


Kısaca:

  1. Hukuki Dayanak: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 105
  2. Süre: Uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklarda 18 ay (uzatmayla 36 ay), diğerlerinde 12 ay (uzatmayla 24 ay); refakat izninde 3 ay (uzatmayla 6 ay)
  3. Başvuru / Dava Yolu: Kuruma yazılı başvuru; ret veya hak ihlali halinde tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası

Devlet memuru hastalık izni; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105 inci maddesi uyarınca, görevini yerine getiremeyecek ölçüde rahatsızlanan memura sağlık raporu karşılığında verilen yasal izin hakkıdır. Bu süre zarfında memurun aylık ve özlük hakları korunmakta; izin süresi boyunca memur hakkında herhangi bir disiplin işlemi veya devamsızlık kaydı tutulamamaktadır.

657 Sayılı Kanunun 105 inci maddesi yalnızca bir dinlenme süresi değil; memurun statü hukukunu koruyan kritik bir güvence hükmüdür. Madde iki ayrı izin türünü birlikte düzenlemektedir: hastalık izni ve refakat izni. Her iki türün de şartları, belgeleri ve süreleri birbirinden farklıdır.

Uygulamada en çok karıştırılan husus, hastalık izninin süresinin hastalığın niteliğine göre farklılaşmasıdır. Bu farklılaşma memurun lehine veya aleyhine sonuçlar doğurabildiğinden, alınan sağlık raporunun içeriği ve tanısı son derece belirleyicidir. Bir idari dava avukatı eşliğinde dosya değerlendirmesi, özellikle izin talebi reddedilen hallerde hak kaybını önleme açısından kritik önem taşımaktadır.


Hastalık izni süresi, 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi çerçevesinde hastalığın niteliğine göre iki ayrı süreye bölünmüştür. Bu süreler boyunca memurun aylığı tam olarak ödenmeye devam eder; özlük haklarında herhangi bir kayıp yaşanmaz.

Uzun Süreli Bir Tedaviye İhtiyaç Gösteren Hastalıklar (18 Ay): Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı bulunan memurlara 18 aya kadar hastalık izni verilebilmektedir. Bu sürenin sonunda memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanmadan önce ek bir uzatma süresi de devreye girebilmektedir.

Diğer Hastalık Halleri (12 Ay): Tedavisi uzun süreli olmayan diğer hastalık hallerinde —fıtık ameliyatları, enfeksiyonlar, ortopedik müdahaleler gibi— 12 aya kadar hastalık izni verilir. Azami sürelerin hesaplanmasında fıkrada belirtilen süreler kadar izin kullanılıp kullanılmadığı esas alınır.

Hastalık izninin süresi hesaplanırken memurun yatarak gördüğü tedavi süreleri de bu toplama dahil edilir. Hastanede yatarak tedavi gördüğü günler, ayaktan tedavi süreleriyle birleştirilerek toplam üzerinden değerlendirme yapılır. Aya kadar diğer hastalık hallerinde 12 ay esas alınmakla birlikte bu süre hesaplanırken önceki hastalık izinleri de dikkate alınır. Verilecek hastalık izninin süresi kurulca tespit edilen hastalığın niteliğine göre belirlenir; hastalık izni verilebilmesi için memurun yetkili sağlık kuruluşundan rapor alarak kuruma ibraz etmesi zorunludur.

Azami süreler dolduğunda memur iyileşememişse bu süreler bir kat daha uzatılabilmektedir. 18 aylık izin 36 aya, 12 aylık izin 24 aya çıkabilmektedir. Uzatma kararı sağlık kurullarınca verilen yeni bir raporla belgelenmek zorundadır.


Memurun görevi sırasında bir kazaya uğraması, görevi sebebiyle bir saldırıya maruz kalması ya da hizmetin niteliğinden kaynaklanan bir meslek hastalığına tutulması durumunda, fıkrada belirtilen süreler kadar değil, iyileşinceye kadar aylıklı izin hakkı doğar.

Bu düzenleme son derece önemlidir; zira 12 veya 18 aylık süre sınırı bu hallerde uygulanmaz. Memurun görev kazasına dayanan sağlık durumu devam ettiği sürece izni de devam eder. Mil Hukuk & Danışmanlık'ın uygulamada karşılaştığı dosyalarda, idarenin zaman zaman meslek hastalığını genel hastalık olarak nitelendirerek süre sınırı uygulamaya çalıştığı görülmektedir. Bu tür hatalı uygulamalar, ilgili madde hükmü açık olduğundan idari yargıda iptal gerekçesi oluşturmaktadır.


657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sağlık kurulları tarafından tespit edilen hastalık türü, verilecek iznin süresini doğrudan belirler. Sağlık kurullarınca düzenlenen raporda hastalığın uzun süreli tedavi gerektirip gerektirmediği açıkça tespit edilmelidir. Bu fıkrası kapsamında izin verilir; ancak iznin süresi ve türü sağlık kurullarının tespitine bağlıdır.

Hastalık izni süresi dolan memurun işe başlayabilmesi için iyileştiğine dair sağlık raporunu kuruma ibraz etmesi zorunludur. Yurt dışında görev yapan memurlar için mahalli usule uygun düzenlenmiş rapor yeterli kabul edilir.

Azami süre dolduğu hâlde iyileşme sağlanamazsa kanun şu sırayı öngörmektedir: Önce sağlık kurullarınca düzenlenen yeni rapor esas alınarak izin süresi bir kat uzatılır. Uzatılan sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bu iki aşamanın usule uygun işletilmesi zorunludur; idare, süre dolduğu gerekçesiyle memurun ilişiğini doğrudan keserek ya da müstafi sayarak işlem yaparsa hukuka aykırı bir idari işlem tesis etmiş olur.

İzin sürecindeki hukuka aykırı işlemlere karşı yürütmenin durdurulması talebi de gündeme gelebilmektedir. Özellikle telafisi güç zarara yol açabilecek erken emeklilik sevklerinde bu yol etkin bir hukuki koruma imkânı sunmaktadır.


Refakat izni; memurun bakmakla yükümlü olduğu ya da refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek olan ana, baba, eş, çocukları veya kardeşlerinden birinin ağır kaza geçirmesi ya da uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalanması durumunda kullanılabilen yasal bir haktır.

Refakat izninin geçerli sayılabilmesi için şu üç koşulun birlikte karşılanması gerekmektedir: Refakat edilecek kişi 105 inci maddede sayılan yakınlardan biri olmalıdır. Yakının durumu hastalık raporlarında veya sağlık kurulu kararında açıkça belgelenmiş olmalıdır. Ve en kritik şart: Sağlık kurulu raporunda "memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecektir" ibaresinin yer alması zorunludur.

Bu üçüncü koşul uygulamada en çok ihmal edilen ve hak kaybına yol açan husustur. Sadece "refakati uygundur" ya da "bakıma muhtaçtır" yazan bir rapor, izin vermeye yetkili makamın talebi reddetmesine zemin hazırlayabilmektedir.


657 sayılı Kanunun 105 inci maddesi uyarınca refakat izni, gerekli koşullar karşılandığında aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar verilebilmektedir. Gerektiğinde bu süre bir katına, yani toplam 6 aya kadar uzatılabilmektedir.

Uzatma için aynı koşullar geçerlidir: yeni sağlık kurulu raporu alınması ve "hayatı tehlikeye girecektir" ibaresinin bu raporda da yer alması gerekmektedir. Uzatma talebinin mevcut iznin süresi dolmadan önce idareye iletilmesi pratik açıdan büyük önem taşımaktadır.

Refakat izninin tamamlanmasının ardından yakının sağlık durumu ağırlığını koruyorsa memur yıllık izin kullanabilir ya da ücretsiz izin talep edebilir. Bu seçenekler farklı hukuki statüler içermekte olup her birinin özlük hakları üzerinde ayrı etkileri bulunabilmektedir.


İzin TürüKapsamAzami SüreUzatmaZorunlu Belge
Hastalık İzni (Uzun Süreli)Kanser, verem, akıl hastalığı gibi uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık18 ay+18 ay (toplam 36 ay)Sağlık kurulu raporu
Hastalık İzni (Diğer)Diğer tüm hastalık halleri12 ay+12 ay (toplam 24 ay)Hekim / sağlık kurulu raporu
Görev Kazası / Meslek HastalığıGörev sırasında kaza, saldırı veya meslek hastalığıSüresizSüre sınırı yokturSağlık kurulu raporu
Refakat İzniAna, baba, eş, çocuk, kardeş; ağır kaza veya uzun süreli hastalık3 ay+3 ay (toplam 6 ay)Sağlık kurulu raporu (hayati tehlike ibaresi zorunlu)

Yukarıdaki tablo genel çerçeveyi sunmaktadır. Hastalığın hangi kategoriye girdiğini, hastalık raporlarında yer alan tanıyı ve uygulanacak mevzuat hükmünü değerlendirmek için somut dosyanın koşullarına bakılması gerekir.


Hastalık ve refakat izninde başvuru, memurun bağlı olduğu kurumun personel veya insan kaynakları birimine yazılı dilekçeyle yapılır. Dilekçeye hastalık raporları ve sağlık belgeleri eksiksiz olarak eklenmelidir.

İzin vermeye yetkili makam, kurumun iç düzenlemesine göre değişmekle birlikte çoğunlukla kurum amiri ya da yetkilendirilmiş personel birimidir. Hastalık raporları ilgili birime zamanında teslim edilmelidir; rapor teslimindeki gecikmeler birim tarafından devamsızlık olarak değerlendirilebilmektedir.

Uygulamada pek çok memur yıllık izin kullanırken hastalandığında ayrıca hastalık izni başvurusu yapmayı atlıyor. Oysa memurlar yıllık izin süresi içinde hastalandıklarında hastalık izni talep edebilir; bu hâlde yıllık izin günleri hastalık iznine dönüştürülür. Hastalık raporlarının ilgili birime gecikmeden ulaştırılması, yıllık izin hakkının korunması açısından da kritik önem taşır.

Başvurudan sonra idare kabul ya da ret kararını yazılı olarak tebliğ etmekle yükümlüdür. Ret kararının gerekçesiz verilmesi ya da sözlü bilgilendirmeyle yetinilmesi uygulamada sıkça rastlanan sorunlardandır. Oysa idari işlemlerde yazılı tebliğ zorunludur ve dava süresi bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ret kararlarına karşı hangi yolun izleneceği ve idare mahkemesinde davanın ne kadar süreceği soruları da süreç planlamasında göz önünde bulundurulmalıdır.


Hastalık veya refakat izninin reddedilmesi, haksız biçimde sona erdirilmesi ya da süre hesabının yanlış yapılması durumunda hukuki yola başvurabilmek için aşağıdaki belgelerin eksiksiz toplanmış olması gerekmektedir.

Hastalık İzni Başvurusu ve Olası Dava İçin:

  • İzin talebine konu sağlık raporu veya sağlık kurulu kararı
  • Raporun hangi sağlık kuruluşundan ve hangi tarihte alındığına dair belge
  • Kuruma yapılan yazılı başvuru dilekçesi ve alındı belgesi
  • İdarenin ret kararı (varsa) ve tebliğ tarihi
  • Daha önce kullanılan hastalık izinlerine ilişkin belgeler (süre hesabı için)
  • Yatarak tedavi süresini gösteren hastane kayıtları
  • Kronik hastalıklarda uzman doktor raporu ve tedavi takip belgesi
  • Görev kazası veya meslek hastalığı iddiası varsa kaza tutanağı ve iş sağlığı belgesi

Refakat İzni Başvurusu ve Olası Dava İçin:

  • Refakat edilecek kişiye ait sağlık kurulu raporu ("hayatı tehlikeye girecektir" ibareli)
  • Yakınlık ilişkisini kanıtlayan nüfus kayıt örneği veya aile cüzdanı
  • Hastane tedavi ve başvuru kayıtları
  • Kuruma yapılan yazılı başvuru ve alındı belgesi
  • İdarenin ret kararı ve tebliğ belgesi (varsa)
  • Uzatma talebi için güncel sağlık kurulu raporu

Her İki İzin Türünde Genel Olarak:

  • Görev ve memuriyet durumuna ilişkin belge
  • Kurumla yapılan tüm yazışmaların suretleri
  • İlgili mevzuat hükümleri

Yanlış: "Özel hastaneden alınan rapor hastalık izni için her zaman yeterlidir." Doğru: Hastalık raporlarının kabulü kurumun iç düzenlemesine ve raporun içeriğine bağlıdır. Tek hekim tarafından düzenlenen rapor, uzun süreli ve ağır hastalıklarda yeterli sayılmayabilir. Hastalık raporlarında yer alan tanının içeriği belirleyici olmaktadır.


Yanlış: "12 veya 18 aylık izin dolunca memuriyetim kendiliğinden sona erer." Doğru: Azami sürenin dolması memuriyetin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez. Kanun önce uzatma hakkı tanımakta; uzatma sonunda da iyileşme sağlanamazsa emeklilik hükümlerinin uygulanması için ayrıca bir idari işlem yapılmasını gerektirmektedir. Memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır ancak bu karar usule uygun biçimde tesis edilmek zorundadır.


Yanlış: "Refakat izninde 'bakıma muhtaçtır' yazan rapor yeterlidir." Doğru: 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesi gereğince sağlık kurulu raporunda "memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecektir" ibaresinin açıkça yer alması zorunludur. Bu ibare olmadan verilen rapor, idarenin izni reddetmesi hâlinde dava açılmasını güçleştirebilir.


Yanlış: "Meslek hastalığı da 12 aylık süre sınırına tabidir." Doğru: Memurun hizmetinin niteliğinden kaynaklanan meslek hastalıklarında herhangi bir süre sınırı uygulanmaz. Memur iyileşinceye kadar aylıklı izinli sayılır. İdarenin bu halleri genel hastalık gibi değerlendirerek süre sınırı uygulaması hukuka aykırıdır.


Yanlış: "Hastalık iznindeyken yıllık izin hakkım işlemeye devam eder." Doğru: Hastalık izni ile yıllık izin ayrı yasal kategorilerdir. Bu iki iznin birbiriyle karıştırılması, memurun yıl içinde hak ettiği dinlenme günlerinin kaybedilmesine yol açabilmektedir.


Yanlış: "İznim bitti, artık dava açamam." Doğru: İzin süresinin dolması tek başına hak arama yollarını kapatmaz. Ret veya hatalı işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Sürenin başlangıcı tebliğ tarihidir.


Bu tür dosyalarda en sık karşılaşılan hata, refakat izni için alınan sağlık kurulu raporunun içeriğinin yeterince kontrol edilmemesidir. Pek çok memur "sağlık kurulundan rapor aldım" bilinci içinde hareket etmekte; ancak raporun hayati tehlikeye ilişkin kritik ibaresini içerip içermediğini kontrol etmemektedir. İdare bu eksikliği gerekçe göstererek izin talebini reddeder ve açılacak davada ispat yükü büyük ölçüde memura geçer.

Hastalık izninde ise en sık yapılan hata azami sürelerin yanlış hesaplanmasıdır. Özellikle yatarak gördüğü tedavi sürelerini ve tek hekim tarafından verilen raporları birleştiren memurlarda idare farklı hesaplamalar yapabilmektedir. İzin süreci tamamlanmadan, ret kararı tebliğ edilir edilmez bir avukattan görüş alınması bu riski önemli ölçüde azaltır. Zira memur disiplin soruşturması gibi paralel süreçlerin de devreye girebildiği dosyalarda hukuki tablonun bütünüyle değerlendirilmesi gerekmektedir.


İzin taleplerinin reddi ya da iznin haksız sonlandırılması üzerine açılan iptal davalarında idare genellikle şu savunmalara başvurmaktadır.

1. Raporun Usule Uygun Olmadığı Savunması: İdare, hastalık raporlarının yetkili sağlık kurulu tarafından düzenlenmediğini ya da fenne aykırı olduğunu ileri sürebilir. Karşı argüman olarak raporun hangi kurumca düzenlendiği, içeriği ve mevzuatta aranan koşulları karşılayıp karşılamadığı mahkeme tarafından denetlenir. İdare herhangi bir raporu keyfi biçimde reddedemez; ret gerekçesi somut ve hukuka uygun olmak zorundadır.

2. Sürenin Dolduğu Savunması: İdare, azami hastalık izni süresinin dolduğunu ileri sürebilir. Bu savunmaya karşı süre hesabında yatarak gördüğü tedavi süreleri, önceki izinler ve uzatma hakkının kullanılıp kullanılmadığı ayrıca incelenmelidir. Uzatma hakkı kullandırılmadan işlem tesis edilmişse bu savunma kabul görmeyebilir.

3. Refakat Koşullarının Oluşmadığı Savunması: Refakat izninde idare, sağlık kurulu raporunun hayati tehlike ibaresini içermediğini ya da kapsam dışı bir yakın için talep yapıldığını ileri sürebilir. Raporun içeriği ve maddede sayılan yakınlık ilişkisi mahkeme tarafından hem hukuki hem tıbbi açıdan denetlenir.

Mahkemenin İncelediği Temel Unsurlar: İdari yargı bu tür davalarda işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerini bütünsel olarak inceler. Raporun fenne uygunluğu, kanuni sürelerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve usulün eksiksiz işletilip işletilmediği değerlendirmenin merkezinde yer alır.


Altın Tavsiye: 

Bu tür işlemlerde en kritik nokta tebliğ tarihidir. Hastalık veya refakat izni talebiniz reddedildiğinde, hak arama süreniz işlemin size tebliğ edildiği gün başlar; kural olarak 60 gün içinde idare mahkemesine başvurulması gerekmektedir. Sağlık kurulu raporunuzu alır almaz "hayatı tehlikeye girecektir" ibaresinin yer alıp almadığını kontrol edin. Hastalık raporlarının içeriğini, süreleri ve usulü dava açılmadan önce bir avukat aracılığıyla değerlendirmeniz, olası hak kayıplarını önemli ölçüde azaltır. Tebliğ belgesi ve tüm yazışmalar kaybolmadan saklanmalıdır.


Devlet memuru hastalık izni, 657 Sayılı Kanun'un 105 inci maddesiyle güvence altına alınan anayasal boyutlu bir özlük hakkıdır. Hastalığın niteliğine göre farklılaşan süreler, refakat iznindeki katı belge koşulları ve azami süre sonrasında işletilmesi gereken usul, pek çok memur için karmaşık bir süreç hâline gelebilmektedir.

Bu süreçte en kritik riskler şunlardır: izin vermeye yetkili makama yapılan başvuruda eksik ya da yanlış rapor sunulması; sağlık kurullarınca düzenlenen raporda gerekli ibarelerin yer almaması; süre dolduğunda uzatma hakkının kullandırılmadan işlem tesis edilmesi ve tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük dava süresinin kaçırılması.


Yazar: Av. Emre Asan 

Hukuki İnceleme: Mil Hukuk & Danışmanlık

Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, güncel mevzuat, yargı kararları ve uygulama tecrübesi dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, 105. madde kapsamında verilen hastalık izinlerinde memurun aylık ve tüm özlük hakları korunur.

Hayır. Bu süreler toplam sürelerdir. Memur, aynı hastalık nedeniyle farklı zamanlarda aldığı raporlarla bu süreleri tamamlayabilir. Önemli olan, hastalığın devamlılığı ve toplam sürenin kanuni sınırı (12 veya 18 ay) aşmamasıdır.

Evet. Refakat izninin doğası gereği, memur bakmakla yükümlü olduğu hastanın yanında bulunmalıdır. Eğer hasta başka bir şehirdeki bir sağlık kurumunda tedavi görüyorsa, memur refakat görevi gereği o şehirde bulunabilir; bu durum "izinsiz görev yerini terk" olarak değerlendirilemez.

Hastalık raporları takvim günü üzerinden düzenlenir. Dolayısıyla raporun kapsadığı tarihler arasındaki Cumartesi, Pazar ve resmi tatil günleri hastalık izni süresinden düşülür.

İdare, özel hastaneden alınan raporu doğrudan reddedemez. Ancak "Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine aykırılık iddiası varsa, memuru hakem hastaneye sevk edebilir. Hakem hastane kararı kesinleşene kadar rapor geçerli kabul edilmelidir.

Aynı kişi ve aynı hastalık için toplam refakat izni süresi (uzatmalar dahil) 6 ayı geçemez. Ancak farklı bir aile bireyinin ağır hastalığı veya mevcut bireyin farklı bir "ağır kaza/hastalık" durumu ortaya çıkarsa, yeni bir süreç başlatılabilir.

Yurt dışındaki memurlar, bulundukları ülkenin mahalli usullerine göre aldıkları raporları, o yerdeki Türk Konsolosluklarına onaylatarak veya apostil şerhi ile idarelerine sunmalıdır.

Sağlık şartlarını yeniden kazanan memurlar, emeklilik hakkını elde etmemişlerse, eski kurumlarına başvurarak niteliklerine uygun boş kadrolara öncelikle atanma hakkına sahiptir. İdarenin bu talebi reddetmesi durumunda 60 gün içinde idari işlemin iptali davası açılmalıdır.

Refakat izninin azami süresi 6 ayla sınırlandırılmıştır. Bu sürenin dolması durumunda yıllık izin kullanımı veya ücretsiz izin talep edilebilir. Her seçeneğin özlük hakları üzerinde ayrı etkileri olduğundan somut durumun değerlendirilmesi önerilir.

İdarenin reddinin gerekçeli ve yazılı olması zorunludur. Gerekçe hukuka aykırı ya da yetersizse, ret işleminin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Ayrıca devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu alınarak yeniden başvuru yoluna da gidilebilir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.