Randevu Al

İletişim Bilgileri

Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması

Ana Sayfa Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması
Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması
  • Yayın Tarihi: 03.08.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU
1. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Nedir? 1.1. Sözleşmeli Personele Güvenlik Soruşturması Yapılır mı? 1.2. Sözleşmeli Er ile Uzman Erbaş Arasındaki Fark Nedir? 2. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturmasının Hukuki Dayanağı Nedir? 3. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Nasıl Yapılır? 4. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır? 4.1. Arşiv Araştırmasında İncelenen Kayıtlar 4.2. Güvenlik Soruşturmasında İncelenen Olgusal Veriler 4.3. Dijital ve Dolaylı Veriler 5. Sözleşmeli Er Olma Şartları Nelerdir? 6. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Elenme Sebepleri Nelerdir? 6.1. Güvenlik Soruşturmasından Kimler Geçemez? 6.2. Adli Sicil Kaydı Sözleşmeli Erliğe Engel Olur mu? 6.3. HAGB Sözleşmeli Erliğe Engel Olur mu? 6.4. Devam Eden Soruşturma Sözleşmeli Erliğe Engel Olur mu? 6.5. Devam Eden Kovuşturma Sözleşmeli Erliğe Engel Olur mu? 6.6. Aile Bireyinin Kaydı Sözleşmeli Erliğe Engel Olur mu? 6.7. Sosyal Medya Paylaşımları Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturmasını Etkiler mi? 7. MSB Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Nasıl Yapılır? 7.1. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Ne Zaman Başlar? 7.2. Güvenlik Soruşturmasından Sonra Askerî Eğitime Ne Zaman Çağrılır? 8. Jandarma ve Sahil Güvenlik Sözleşmeli Er Süreçleri 9. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Ne Kadar Sürer? 9.1. Arşiv Araştırması Ne Kadar Sürer? 9.2. MSB Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Ne Kadar Sürer? 9.3. Güvenlik Soruşturmasından Sonra Göreve Başlama Süresi 10. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Sonuçları Nasıl Öğrenilir? 11. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanırsa Ne Yapılır? 11.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme 11.2. Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi? 12. Sözleşmeli Er Güvenlik Soruşturması Dava Kontrol Listesi 13. Uygulamada Yanlış Bilinenler 14. En Sık Yapılan Hatalar 15. Sonuç 16. Altın Tavsiye . Sıkça Sorulan Sorular

Sözleşmeli er güvenlik soruşturması, sözleşmeli er olarak istihdam edilecek aday hakkında, arşiv araştırmasına ek olarak 7315 sayılı Kanun kapsamında yürütülen incelemedir. Süreçte kanunda sayılan resmî kayıtlar ve olgusal veriler ile 6191 sayılı Kanundaki özel adaylık şartları ayrı ayrı değerlendirilir. Bir kaydın bulunması tek başına otomatik elenme anlamına gelmez; olumsuz kesin ve icrai işlemler idari yargı denetimine tabidir.

Kısaca

  • Hukuki Dayanak: 7315 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu, ilgili Yönetmelik ve güncel temin kılavuzu.
  • Kapsam: Millî Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıkları ile mevzuatın uygulanabildiği ölçüde Jandarma ve Sahil Güvenlik bünyesinde sözleşmeli er olarak istihdam edilecek adaylar.
  • Süre: Arşiv araştırması için en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması için en geç 60 iş günü.
  • Temel Ayrım: 6191 sayılı Kanundaki açık adaylık şartları ile 7315 kapsamındaki bireysel güvenlik değerlendirmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
  • Aile Kaydı: Yakına ait kayıt, adayla somut ve iradi bağlantı kurulmadan otomatik ret nedeni olmamalıdır.
  • Dava Süresi: Kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün.
  • Görevli Yargı: İdari yargı.
  • Kritik Ayrım: Dava konusu edilen ham araştırma sonucu değil; adaylığın sonlandırılması, ön sözleşme yapılmaması, eğitime alınmama, sözleşme yapılmaması veya ilişik kesme gibi kesin ve icrai işlemdir.

Sözleşmeli er güvenlik soruşturması, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu kapsamında sözleşmeli er olarak istihdam edilecek adaylar hakkında, 7315 sayılı Kanun uyarınca yürütülen arşiv araştırmasına ek bir incelemedir. Sözleşmeli erlik, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki hizmetin niteliği nedeniyle, kanunda güvenlik soruşturması yapılması öngörülen görev gruplarından biridir; 6191 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmasını doğrudan bir adaylık şartı olarak düzenlemektedir.

Bu süreçte iki farklı hukuki alan iç içe işler. Bir yanda 6191 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikte sayılan objektif adaylık şartları (yaş, öğrenim, askerlik durumu, sağlık, fiziki yeterlilik gibi), diğer yanda 7315 sayılı Kanun kapsamında toplanan olgusal verilerin değerlendirilmesi bulunur. Bu iki alanın karıştırılmaması, sürecin doğru anlaşılması için önemlidir.

Sözleşmeli erlerin sözleşmeli bir statüde istihdam edilmesi, güvenlik soruşturmasının hukuki niteliğini değiştirmez; olumsuz bir değerlendirme sonucunda tesis edilen işlem, idari işlem niteliğindedir ve yargı denetimine tabidir. Nitekim 6191 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını, ön sözleşmenin süresinden önce feshedilme nedenlerinden biri olarak açıkça saymaktadır.

Bu inceleme, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki genel kanuni çerçevenin sözleşmeli er adaylarının sürecine özgü biçimde uygulanmasını konu almaktadır.

Her sözleşmeli kamu personeli hakkında, yalnızca sözleşmeli statüde olması nedeniyle güvenlik soruşturması yapılmaz; güvenlik soruşturmasının kapsamı 7315 sayılı Kanundaki görev ve personel gruplarına göre belirlenir. 6191 sayılı Kanun kapsamındaki sözleşmeli er adayları için özel mevzuatta güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanmasına ilişkin açık bir şart bulunmaktadır.

657 sayılı Kanunun 4/B maddesine tabi sivil sözleşmeli personel ile 6191 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli er aynı statü değildir; bu iki grup farklı kanunlara ve farklı adaylık rejimlerine tabidir. Bu yazı, askerî sözleşmeli er statüsünü konu almaktadır; "bütün sözleşmeli personele güvenlik soruşturması yapılır" biçiminde bir genelleme doğru değildir.

Sözleşmeli erbaş ve er statüsü 6191 sayılı Kanunda, uzman erbaş statüsü ise 3269 sayılı Kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir; bu iki statü aynı personel rejimine tabi değildir. Başvuru, eğitim, sözleşme süresi, rütbe ve kariyer süreçleri birbirinden farklıdır: sözleşmeli er adayları önce ön sözleşmeyle Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki askerî eğitime alınır ve eğitimi başarıyla tamamlayanlarla en az üç yıllık sözleşme yapılır; uzman erbaşlık ise ayrı bir kanuni çerçevede düzenlenmiştir.

Güvenlik soruşturmasının genel çerçevesi her iki statü için de 7315 sayılı Kanuna dayansa da, özel adaylık şartları ayrı mevzuattan (sözleşmeli er için 6191 sayılı Kanun, uzman erbaş için 3269 sayılı Kanun) kaynaklanır. Bu nedenle bir statüye ilişkin bir hüküm veya emsal, otomatik olarak diğerine uygulanamaz. Uzman erbaş güvenlik soruşturması sayfası, bu ayrı statünün kendi sürecini ele almaktadır; bu yazının konusu ise özellikle sözleşmeli er adaylarıdır.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının genel araştırma çerçevesi, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa dayanır; bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki araştırma alanlarını ve genel usulü belirler. Uygulama usulleri ise Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelikle ayrıntılandırılır.

Sözleşmeli er statüsü bakımından ayrıca 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ve ilgili Yönetmelik önem taşır. Bu özel mevzuat, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde sözleşmeli er adaylarında aranan nitelikleri, ön sözleşme ve askerî eğitim sürecini, sözleşme süresini ve sözleşmenin süresinden önce feshedilme nedenlerini düzenler; 6191 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması doğrudan bir adaylık şartı olarak sayılmıştır, 6 ncı maddesinde ise güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması ön sözleşmenin feshedilme nedenleri arasında yer almaktadır.

Her mevzuatı tüm sözleşmeli er adaylarına aynı biçimde uygulanıyormuş gibi sunmak yanıltıcı olur; adayın başvurduğu kuruma göre kontrol edilmesi gereken kaynak farklılaşır:

  • Kuvvet komutanlıkları bünyesindeki sözleşmeli er adayları bakımından 6191 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve Millî Savunma Bakanlığının güncel temin kılavuzu esas alınır.
  • Jandarma sözleşmeli er adayları bakımından aynı genel çerçeveye ek olarak Jandarma Genel Komutanlığının kendi temin mevzuatı dikkate alınır.
  • Sahil Güvenlik sözleşmeli er adayları bakımından aynı genel çerçeveye ek olarak Sahil Güvenlik Komutanlığının kendi temin mevzuatı dikkate alınır.

Genel güvenlik soruşturması mevzuatı ile sözleşmeli erliğe ilişkin özel adaylık şartları, birlikte fakat ayrı hukuki alanlar olarak uygulanır; bir adayın güvenlik soruşturması olumlu tamamlansa dahi, özel mevzuattaki bir şartı taşımaması ayrı bir hukuki sonuç doğurabilir. Aynı şekilde, güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olması, sağlık, fiziki yeterlilik, mülakat ve kontenjan gibi diğer adaylık şartlarının otomatik olarak sağlandığı anlamına da gelmez.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturması nasıl yapılır sorusunun cevabı, birbirini izleyen aşamalardan oluşur: ilgili kurumun araştırma talebini yetkili birimlere iletmesi, bu birimlerin kanunda sayılan alanlarda olgusal veri toplaması, toplanan verilerin Değerlendirme Komisyonunca nesnel biçimde değerlendirilmesi ve nihai adaylık veya sözleşme kararının yetkili makam tarafından tesis edilmesi. Süreç, genel hatlarıyla aşağıdaki tabloda özetlenen aşamalardan oluşur.

AşamaYapılan İşlemHukuki Önemi
BaşvuruAday güncel temin ilanına başvururÖzel adaylık şartları ilk kez kontrol edilir
Seçim aşamalarıSınav, fiziki değerlendirme, mülakat ve sağlık işlemleri yürütülebilirAşamaların sırası güncel kılavuza göre değişebilir
Araştırma talebiYetkili kurum arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması talebini iletirKanuni araştırma süreci başlar
Veri araştırmasıKanunen yetkili birimler resmî kayıtları ve olgusal verileri toplarAraştırma alanları 7315 sayılı Kanunla sınırlıdır
Komisyon değerlendirmesiDeğerlendirme Komisyonu verileri incelerHam veri otomatik karar değildir
Ön sözleşme veya eğitimStatüye ve temin sürecine göre aday askerî eğitime alınabilir6191 sayılı Kanundaki işlem zinciri dikkate alınır
Nihai işlemSözleşme yapılması, adaylığın sonlandırılması veya ilişik kesme kararı verilebilirKesin ve icrai işlem bu aşamada belirlenir
Tebliğ ve davaOlumsuz işlem adaya bildirilirDava süresi takip edilir

Araştırmayı yapmakla görevli birimler, memuriyet veya kamu görevine uygunluğun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verileri ilgili Değerlendirme Komisyonuna iletir. Komisyon, kendisine iletilen veriler hakkında nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak yetkili amire sunar; nihai kararı veren, Komisyon değil, yetkili makamdır. Araştırmayı yapan birim, Değerlendirme Komisyonu ve nihai işlemi tesis eden makam birbirinden ayrı unsurlardır.

7315 sayılı Kanun uyarınca araştırma, görevin ve talebin niteliğine göre Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahallî mülkî idare amirlikleri tarafından kendi kanuni görev ve yetki alanları çerçevesinde yürütülebilir. Bu, her sözleşmeli er güvenlik soruşturması dosyasında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının birlikte çalıştığı anlamına gelmez; görev dağılımı somut talebe göre değişir.

Sözleşmeli er hakkında güvenlik soruşturması talebi, yetkili kurumca başlatılır; adayın kendisi bu talebi doğrudan tetikleyemez. Kişi hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, araştırmayı yapan birim ile Değerlendirme Komisyonu aynı organ değildir: araştırmayı yapan birim, yorum içermeyen olgusal verileri toplayıp iletmekle sınırlıyken, hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda ortaya çıkan bu verileri nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirme görevi Komisyona aittir.

Yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ham veri, kendiliğinden bir ret kararı oluşturmaz; bu veri, Komisyonun değerlendirmesinden geçtikten sonra yetkili makamın önüne gelir. Nihai adaylık, ön sözleşme, eğitim veya sözleşme işlemi, ancak yetkili makam tarafından tesis edilir. Bu işlem zincirinde ara aşamalar (araştırma talebi, veri toplama, komisyon incelemesi gibi) ile kesin ve icrai işlem birbirinden ayrılmalıdır; dava konusu edilebilecek olan yalnızca sonuncusudur.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında, 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki resmî kayıtlara ek olarak, Kanunun 5 inci maddesindeki olgusal veriler değerlendirilir. Sosyal medya, telefon kayıtları, banka hesapları ve benzeri veriler bağımsız bir araştırma kategorisi oluşturmaz; bu veriler ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle somut bağlantı kurulduğunda önem kazanır.

Arşiv araştırması kapsamında; adli sicil kaydı, kişinin kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları, devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular ile kesinleşmiş kamu görevinden çıkarılma veya memurluktan çıkarma bilgileri incelenir. Bu liste, kanunda sayılan araştırma alanlarıyla sınırlıdır; arşiv araştırması tüm memur adayları için zorunlu genel bir kural değildir, kapsamı 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesindeki görev gruplarına göre belirlenir.

Adli sicil kayıtları ile adli sicil arşiv kaydı aynı kavram değildir; adli sicil kaydı kesinleşmiş bir mahkûmiyeti gösterirken, arşiv kaydı daha geniş bir kayıt bütününü ifade edebilir. Kesinleşmiş mahkeme kararı ile kişi hakkında devam eden soruşturma veya kovuşturma da aynı hukuki ağırlığa sahip değildir; kişi hakkında devam eden bir dosyanın varlığı, tek başına kesinleşmiş suçluluk anlamına gelmez ve bu olgular masumiyet karinesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı ile hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı da birbirinden ayrı araştırma başlıklarıdır; bu iki alan kanun metninde ayrı ayrı sayılmıştır ve farklı hukuki sonuçlara işaret edebilir.

Arşiv araştırması kapsamında toplanan kayıtların doğru kişiye ait olması da bu incelemenin temel şartlarından biridir; başka bir kişiye ait bir kaydın, isim benzerliği nedeniyle adayın kaydıymış gibi kullanılması hukuka aykırıdır. Kayıt aidiyetinin doğru kurulup kurulmadığı, olası bir itiraz veya dava sürecinin ilk adımlarından biridir. Sözleşmeli er güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının arşiv araştırması ayağı, kanuna göre en geç 30 iş günü içinde tamamlanarak talep eden kuruma bildirilmelidir; bu süre, araştırmayı yürüten birimlere yönelik bir usul süresidir.

Arşiv araştırmasının sonucunun talep eden kuruma bildirilmesi ile aday hakkında nihai bir işlem tesis edilmesi, birbirinden farklı aşamalardır; sonucun bildirilmesi tek başına bir idari işlem oluşturmaz, bu bilgi ancak yetkili makamın değerlendirmesinden sonra kesin bir işleme dönüşür. Adli sicil, kesinleşmiş karar, devam eden dosya, aranma ve tahdit bilgileri, arşiv araştırmasının içinde ayrı hukuki kategoriler olarak yer alır; her biri farklı bir olgusal temele ve farklı bir hukuki ağırlığa sahiptir, bu nedenle aralarında otomatik bir eşitlik kurulamaz.

Güvenlik soruşturması kapsamında; görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak değerlendirilir. Belirleyici olan, verinin kişiye aidiyeti, güncelliği, görevle bağlantısı ve denetlenebilirliğidir.

Sözleşmeli er güvenlik soruşturmasında kullanılan bir verinin salt bir kanaat veya soyut bir değerlendirmeden ibaret olması yeterli görülmez; verinin somut olarak sözleşmeli er adayına ait olduğunun ortaya konulması, güncel olması, görevle bağlantısının gösterilmesi ve denetlenebilir olması aranır. Kolluk kuvvetleri ve istihbarat birimlerinde bulunan olgusal veriler, ham hâliyle otomatik bir ret kararı oluşturmaz; bu veriler ilgili Değerlendirme Komisyonunca kişiye aidiyet, bağlam ve güncellik yönünden ayrıca değerlendirilir.

Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle irtibat veya iltisak iddiası her durumda kesin bir elenme nedeni değildir; bu iddianın somutlaştırılması, yani somut olgulara, güncel verilere ve denetlenebilir bir dayanağa sahip olması gerekir. Yabancı kişi veya kurumlarla ilişkinin varlığı da tek başına olumsuzluk sayılmaz; bu ilişkinin niteliği, amacı ve görevle bağlantısı ayrıca değerlendirilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında elde edilen kişisel veriler, yalnızca bu incelemenin amacıyla sınırlı biçimde kullanılabilir; amaç dışı kullanım, ayrı bir hukuka aykırılık nedeni oluşturur.

Kişi hakkında toplanan bir verinin kolluk kuvvetleri veya istihbarat biriminden gelmesi, bu verinin sorgusuz kabul edileceği anlamına gelmez; güvenlik soruşturmasından elde edilen her veri, adayın sözleşmeli er statüsüyle ve göreviyle bağlantısı gösterilmeden değerlendirmeye alınamaz. Kişi hakkında yapılan bu değerlendirmede güncellik ve somutluk aranır; eski, bağlamından koparılmış veya adayla ilişkisi kurulamayan bir veri, tek başına yeterli görülmez. Değerlendirme Komisyonunun görevi, tam olarak bu noktada devreye girer: Komisyon, kendisine gelen veriyi gerekçeli biçimde incelemek ve kişiye aidiyetini, güncelliğini ve görevle bağlantısını ayrıca sorgulamakla yükümlüdür.

Sosyal medya, telefon ve iletişim kayıtları, banka hareketleri, SGK kayıtları, otel ve seyahat verileri gibi hususlar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının bağımsız ve otomatik araştırma kategorileri değildir. Hukuka uygun biçimde elde edilen böyle bir veri, ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle ve adayın kendisiyle somut bağlantı kurulması hâlinde değerlendirmeye konu olabilir; "dijital ayak izi başlı başına bir güvenlik soruşturması kriteridir" biçimindeki bir yaklaşım kanunun çizdiği sınırla bağdaşmaz.


Sözleşmeli erlik, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ve ilgili Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinde düzenlenen özel bir adaylık rejimine tabidir; bu şartlar güvenlik soruşturmasından ayrı hukuki alanlardır ve her ikisinin de sağlanması gerekir. Sözleşmeli erbaş ve er adayları bakımından askerlik hizmetinin tamamlanmış olup olmadığı, askerlik hizmeti devam edenlerin başvuru imkânı, terhis tarihi ve askerlik durumuna ilişkin diğer şartlar 6191 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve somut alım kılavuzuna göre belirlenir. Bu nedenle askerlik durumuna ilişkin tek ve bütün dönemlere uygulanacak bir genelleme kurulamaz.

Bunlara ek olarak sağlık şartı, fiziki kabiliyet testi ve mülakatlarda başarılı olma şartı da aranır. 6191 sayılı Kanun, taksirli suçlar hariç olmak üzere bir aydan fazla hapis cezasıyla mahkûm olmama ve Askerî Ceza Kanununda sayılan belirli suçlardan mahkûm olmama gibi objektif nitelikleri de ayrıca düzenler; bu şartların somut kapsamı, adayın başvuru tarihinde yürürlükte bulunan güncel Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmelidir.

Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması da 6191 sayılı Kanunda açıkça sayılan bir adaylık şartıdır. Ancak güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması, tek başına sözleşmeli er olmaya hak kazanıldığı anlamına gelmez; sağlık, eğitim, sınav, kontenjan ve diğer adaylık şartlarının da ayrıca ve birlikte sağlanması gerekir.


Bu sorunun doğru cevabı, iki farklı hukuki alanın ayrılmasını gerektirir. Sözleşmeli er güvenlik soruşturması elenme sebepleri, tek bir listeden oluşmaz; bazı durumlar 6191 sayılı Kanun veya ilgili Yönetmelikte doğrudan düzenlenen adaylık şartlarıyla ilgilidir, bazı durumlar ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında toplanan verilerin Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesinden kaynaklanır ve somut olaya göre değişen bir takdir süreci içerir.

KonuDoğrudan Sonuç Doğurabilir mi?İncelenecek Nokta
Kesinleşmiş mahkûmiyet6191 sayılı Kanun veya özel mevzuatta engel olarak düzenlenmişse evetSuçun türü, ceza miktarı, kesinleşme ve özel hüküm
HAGBÖzel mevzuatta ayrıca sonuç bağlanmışsa etkileyebilir; diğer hâllerde bireysel değerlendirme gerekirFiilin niteliği, olayın tarihi ve uygulanacak hüküm
Devam eden soruşturmaHer durumda otomatik değildirDosyanın aşaması, isnadın somutluğu ve özel hüküm
Devam eden kovuşturmaÖzel mevzuatta açık şart varsa doğrudan sonuç doğurabilirSuçun niteliği ve statüye özgü düzenleme
Aile bireyine ait kayıtTek başına otomatik değildirAdayın somut ve iradi bağlantısı
Sosyal medya veya dijital veriTek başına otomatik değildirAidiyet, bağlam, güncellik ve görevle bağlantı
İstihbari bilgiSoyut kanaat tek başına yeterli değildirOlgusal dayanak, kişiye aidiyet ve denetlenebilirlik
Yanlış veya eksik beyanHer durumda otomatik değildirBeyanın önemi, kasıt, adaylık şartıyla bağlantı
Özel adaylık şartıŞart taşınmıyorsa doğrudan sonuç doğurabilirBaşvuru tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat

Uyuşturucu kullanımının her durumda otomatik bir elenme sebebi olduğu, HAGB'nin her durumda olumsuz sonuç doğurduğu, aile bireylerinin suç geçmişinin adayı doğrudan elediği veya sosyal çevrenin olumsuz görülmesi hâlinde adayın otomatik olarak elendiği yönündeki genellemeler doğru değildir; her başlığın hukuki sonucu kendi normuna ve somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

Güvenlik soruşturmasından geçemeyen kişiler tek ve kapalı bir listeden oluşmaz. Sözleşmeli er adayının 6191 sayılı Kanun veya ilgili Yönetmelikteki açık adaylık şartını taşımaması doğrudan sonuç doğurabilir. Bunun dışında, 7315 sayılı Kanun kapsamında elde edilen verilerin somut, güncel, kişiye ait ve görevle bağlantılı biçimde olumsuz değerlendirilmesi hâlinde de adaylık hakkında olumsuz işlem tesis edilebilir.

Bu sorunun cevabı üç ayrı düzlemde ele alınmalıdır:

  1. Özel mevzuattaki objektif engeller: 6191 sayılı Kanun veya ilgili Yönetmelikte açıkça sayılan bir adaylık şartının taşınmaması.
  2. Güvenlik soruşturması kapsamındaki bireysel değerlendirme: 7315 sayılı Kanun kapsamında toplanan olgusal verilerin Değerlendirme Komisyonunca somut olaya göre değerlendirilmesi.
  3. Usule veya yanlış kayda dayanan hukuka aykırı işlemler: Başka bir kişiye ait bir kaydın adaya yüklenmesi veya usul eksikliği bulunan bir işlem, dava yoluyla ayrıca denetlenebilir.

Bu ayrım yalnızca sözleşmeli er adayları bakımından geçerlidir; genel kamu personeli veya başka askerî statüler için evrensel bir engel listesi bu yazının konusu değildir.

Adli sicil kaydı, sözleşmeli er güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında değerlendirilen kanuni araştırma alanlarından biridir. Kaydın varlığı tek başına elenme sonucunu doğurmaz; kaydın niteliği, güncelliği ve 6191 sayılı Kanundaki özel hükümle örtüşüp örtüşmediği ayrıca değerlendirilir.

HAGB konusunda üç ayrım birlikte gözetilmelidir:

  1. Ceza muhakemesi bakımından HAGB'nin niteliği: HAGB kararı, sanık hakkında kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan özel bir ceza muhakemesi kurumudur; açıklanmış ve kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı hukuki sonucu doğurmaz.
  2. 6191 sayılı Kanun veya ilgili Yönetmelikteki özel şart: Güncel mevzuat belirli suçlar yönünden HAGB verilmiş olmasına ayrıca sonuç bağlıyorsa, bu özel hüküm uygulanabilir.
  3. 7315 kapsamındaki bireysel değerlendirme: Özel hüküm dışında kalan hâllerde fiilin niteliği, güncelliği, görevle bağlantısı ve ölçülülük birlikte değerlendirilir.

"HAGB hiçbir zaman engel değildir" veya "HAGB kesin engeldir" biçimindeki mutlak ifadelerin ikisi de doğru değildir; somut bir dosyada HAGB'nin etkisi bu üç düzlem birlikte gözetilerek belirlenir. Genel çerçeve için HAGB güvenlik soruşturmasına engel mi sorusu değerlendirilirken de aynı üçlü ayrım esas alınır.

Devam eden bir soruşturma, henüz kamu davası açılmamış bir aşamayı ifade eder; bu aşamada masumiyet karinesi geçerliliğini korur. İsnadın somutluğu ve özel mevzuatta bu duruma ilişkin açık bir şart bulunup bulunmadığı, değerlendirmede belirleyicidir. Devam eden bir soruşturmanın varlığı, tek başına ve otomatik olarak elenme sonucu doğurmaz.

Devam eden bir kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayan, soruşturmadan farklı bir aşamadır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunmaması, kovuşturmanın idari değerlendirmede hiç dikkate alınmayacağı anlamına gelmez; özel mevzuatta kovuşturma açık bir şart olarak düzenlenmişse, suçun niteliğine göre bu şart doğrudan sonuç doğurabilir. Devam eden soruşturma ile devam eden kovuşturma aynı hukuki sonuç içinde değerlendirilmemelidir; devam eden soruşturma veya ceza davası güvenlik soruşturmasını etkiler mi sorusu, dosyanın aşamasına göre ayrı ayrı cevaplanır.

Bir aile bireyine ait kayıt, yalnız akrabalık bağı nedeniyle sözleşmeli er adayının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için tek başına yeterli olmamalıdır. Adayın kendi iradi eylemi, bilinçli bağlantısı veya somut ilişkisi ortaya konulmalıdır.

Adayın kendisine ait kayıt ile bir aile bireyine ait kayıt aynı şey değildir; kişisellik ilkesi, güncellik, aidiyet, somut bağlantı ve ölçülülük bu değerlendirmenin temel unsurlarıdır. "Aileye hiç bakılmaz" veya "aile bireylerinin geçmişi adayı doğrudan etkiler" biçimindeki iki uç ifade de doğru değildir; "sosyal çevresi araştırılır" gibi sınırsız bir değerlendirme alanı da kanunun çizdiği sınırla bağdaşmaz. Güvenlik soruşturmasında aileye bakılır mı sorusunun cevabı da bu kişisellik ilkesi çerçevesinde şekillenir.

Sosyal medya, sözleşmeli er güvenlik soruşturmasında bağımsız ve otomatik bir araştırma kategorisi değildir. Hukuka uygun biçimde elde edilmiş, kişiye ait ve kanuni araştırma alanlarından biriyle somut bağlantısı bulunan açık bir paylaşım, değerlendirmede önem kazanabilir; ancak bu, paylaşımların rutin biçimde tarandığı bir sistem anlamına gelmez. Paylaşımın gerçekten adaya ait olup olmadığı, tarihi ve bağlamı da ayrıca önemlidir.


Millî Savunma Bakanlığı bünyesindeki sözleşmeli er temin süreci, 6191 sayılı Kanun ve güncel MSB Personel Temin kılavuzuna göre yürütülür. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, bu sürecin bir parçası olarak yürütülür ancak sürecin tamamı değildir.

Güvenlik soruşturmasının her alımda başvuru formu teslim edildiği anda başladığı söylenemez. Başvuru, sınav, fiziki değerlendirme, mülakat, sağlık, ön sözleşme, askerî eğitim ve sözleşme aşamalarının sırası, güncel temin kılavuzuna göre değişebilir. Araştırma, yetkili kurumun araştırma talebini kanunen yetkili birime iletmesiyle fiilen başlar; aday bu tarihi her zaman doğrudan göremeyebilir, zira süreç gizlilik esasına göre yürütülür. Somut başvuruda güncel MSB Personel Temin kılavuzu belirleyicidir; bir yıla ait ilan tarihleri kalıcı bir hukuk kuralı olarak değerlendirilmemelidir.

Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması için öngörülen süreler ile askerî eğitime çağrı takvimi aynı şey değildir. 6191 sayılı Kanundaki ön sözleşme ve askerî eğitim süreci, güvenlik soruşturması sonucunun kuruma bildirilmesinden ayrı bir aşamadır; sonrasında sağlık kontrolü, belge kontrolü, kontenjan durumu ve planlama gibi başka aşamalar da devreye girebilir. Bu nedenle herkes için geçerli sabit bir çağrı veya göreve başlama süresi verilemez.


Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde de 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu kapsamında sözleşmeli er istihdam edilebilmektedir; Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında görev yapan sözleşmeli erbaş ve erler bakımından 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'ndaki özel hükümler de ayrıca dikkate alınır. Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde sözleşmeli er olarak istihdam edilecek adaylar bakımından da benzer bir çerçeve geçerlidir.

Bu iki kurum bakımından başvuru ve temin işlemlerini yürüten makam, güncel temin ilanı ve kılavuzu, kuvvet komutanlıklarındaki süreçten farklı olabilir; ancak 7315 sayılı Kanundaki temel araştırma alanları değişmez. Olası bir olumsuz işlemin türü de (adaylığın sonlandırılması, ön sözleşmenin feshi, ilişik kesme gibi) somut statüye ve sözleşmeli erbaş ve er sürecinin hangi aşamasında bulunulduğuna göre belirlenir.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının sözleşmeli er temin dönemleri kurumların personel ihtiyacına ve yayımlanan resmî ilanlara göre belirlenir. Bu nedenle belirli bir yıldaki alım takvimi kalıcı bir hukuk kuralı olarak değerlendirilemez; somut başvuruda ilgili kurumun güncel temin ilanı ve kılavuzu esas alınır.


Arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonucu ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilmelidir. Bu süreler adayın askerî eğitime çağrılacağı, sözleşme imzalayacağı veya göreve başlayacağı kesin süreler değildir.

Arşiv araştırması için öngörülen en geç 30 iş günlük süre, araştırmayı yürüten birimlere yönelik bir usul süresidir; bu süre sonunda sonucun talep eden kuruma bildirilmesi gerekir. Sonucun kuruma bildirilmesi ile adaya yapılan işlem bildirimi farklı aşamalardır. 30 ve 60 iş günü, kanundaki azami araştırma süreleridir; bu sürelerin aşılması kendiliğinden olumlu bir sonuç veya otomatik bir atama doğurmaz.

Millî Savunma Bakanlığı bünyesindeki sözleşmeli er temin sürecinde de aynı kanuni çerçeve geçerlidir: arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonucu ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilmelidir. Millî Savunma Bakanlığının temin, ön sözleşme, askerî eğitim ve sözleşme takvimi bu araştırma süreçlerinden ayrıdır; bu sürelerin sonunda otomatik olarak eğitime çağrı yapılacağı veya sözleşme imzalanacağı sonucu doğmaz. Kanuni azami sürelerin "kurum yoğunluğu" gerekçesiyle olağan biçimde uzatılabileceği söylenemez; bu süreler, mevzuatta öngörülen bağlayıcı üst sınırlardır.

60 iş günü, adayın göreve başlama süresi değildir; bu süre yalnızca güvenlik soruşturması sonucunun talep eden kuruma bildirilme süresidir. Eğitim, sözleşme ve göreve başlama işlemleri bu süreçten ayrıca ve kendi usulünce yürütülür; bu nedenle herkes için geçerli sabit bir ay aralığı verilemez. Sabit bir "süreç şu kadar günde tamamlanır" tahmini vermek yerine, adayın tebliğ tarihini ve olası bir olumsuz işlemin sonrasındaki hukuki süreleri takip etmesi önerilir.

Aşağıdaki tablo, sözleşmeli er güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin süreleri özetlemektedir.

SüreçAzami SüreSürenin Anlamı
Arşiv araştırması30 iş günüSonucun talep eden kuruma bildirilme süresi
Güvenlik soruşturması60 iş günüSonucun talep eden kuruma bildirilme süresi
Askerî eğitime çağrıSabit süre yokTemin ve planlama takvimine bağlı
Sözleşme ve göreve başlamaSabit süre yokEğitim, belge, kontenjan ve kurum işlemine bağlı

30 ve 60 iş günü, yalnızca arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının araştırma birimlerince tamamlanma süreleridir; bu süreler adayın askerî eğitime çağrılacağı veya göreve başlayacağı tarihi göstermez.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturması sonuçları, ham araştırma verisi biçiminde her zaman doğrudan adaya açıklanmaz; süreç gizlilik esasına göre yürütülür. Temin sürecinin sonucu; MSB Personel Temin sistemi, ilgili kurumun başvuru ekranı, resmî duyuru, SMS veya yazılı bildirim yoluyla açıklanabilir. Bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağına ilişkin tek bir zorunlu yöntem yoktur; kullanılan yöntem kuruma ve alım dönemine göre değişir. Adayın sonuçları ilgili Genel Komutanlığın sitesinden her zaman sorgulayabileceği yönünde bir genelleme de doğru değildir.

Gerçek olumsuz gerekçe, ilk bildirimde her zaman ayrıntılı yer almayabilir; bu gerekçe çoğu zaman dava dosyasındaki işlem belgeleriyle ortaya çıkar. En kritik nokta, olumsuz işlemin ne zaman ve nasıl tebliğ edildiğinin doğru biçimde belgelenmesidir; çünkü sonraki hukuki süreler bu tarihe göre işlemeye başlar. Bazı adaylar sonucu öğrenmek amacıyla CİMER üzerinden başvuru yapmayı düşünebilir; ancak bu başvurunun sonucu kişisel veri ve gizlilik gerekçesiyle sınırlı bir cevapla karşılanabilir ve CİMER başvurusu, güvenlik soruşturmasının içeriğini kesin olarak öğrenmenin garanti bir yolu değildir.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa, adaylığın sonlandırılması, ön sözleşme yapılmaması, askerî eğitime alınmama, sözleşme yapılmaması veya ilişik kesme gibi kesin ve icrai işlemlere karşı idari yargıda iptal davası açılması değerlendirilebilir. Öncelikle işlemin 6191 sayılı Kanundaki açık bir adaylık şartına mı yoksa 7315 kapsamındaki olgusal değerlendirmeye mi dayandığı belirlenmelidir. Bu süreçte dava konusu edilen, ham araştırma sonucu değil; yukarıda sayılan kesin ve icrai işlemlerden biridir. Dava konusu işlemin tam adı, işlemi tesis eden makam ve adayın süreçteki statüsü, dava dilekçesinin hazırlanmasında ilk belirlenmesi gereken unsurlardır.

Yazılı bildirim tarihi ile öğrenme tarihi birbirinden ayrılmalıdır; genel dava açma süresi kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür, öğrenme tarihinin dava süresine etkisi ise somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir. Dava açmadan önce İYUK m.11 kapsamında idari başvuru yapılabilir; ancak bu başvuru zorunlu değildir. Görevli yargı idari yargıdır; yetkili mahkeme ise somut işlemin niteliğine göre ayrıca belirlenir.

Dava sürecinde, gizli belgeler mahkemece incelenebilir. İptal davasına ek olarak tam yargı veya parasal taleplerin ileri sürülüp sürülmeyeceği de somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir; bu talep her dosyada otomatik bir unsur değildir. İptal kararının sonucu da önceden kesin biçimde öngörülemez: bir işlemin iptal edilmesi, her durumda doğrudan sözleşme yapılması veya göreve başlama anlamına gelmeyebilir; kararın gerekçesine göre idarenin usulüne uygun biçimde yeniden işlem tesis etmesi gerekebilir. Bu süreçte kesin bir başarı vaadi verilemez.

Aşağıdaki karar ağacı, olumsuz sonuç sonrası izlenecek adımları özetlemektedir.

Olumsuz Sonuç Öğrenildi
↓
Başvurulan Kurum Nedir?
(MSB / Kuvvet Komutanlığı / Jandarma / Sahil Güvenlik)
↓
Adayın İşlem Aşaması Nedir?
(Başvuru / Ön Sözleşme / Askerî Eğitim / Sözleşme / Göreve Başlama)
↓
Kesin ve İcrai İşlem Nedir?
(Adaylığın Sonlandırılması / Eğitime Alınmama / Sözleşme Yapılmaması / İlişik Kesme)
↓
Tebliğ veya Öğrenme Tarihi Belirlendi mi?
↓
Gerekçe 6191 Sayılı Kanundaki Açık Şart mı?
↓
Yoksa 7315 Kapsamındaki Olgusal Değerlendirme mi?
↓
İşlem Dosyası ve Belgeler Tespit Edildi mi?
↓
İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Şartları Değerlendirildi mi?

Görevli yargı idari yargıdır. Yetkili mahkeme her durumda tek bir şehir veya mahkeme adıyla belirlenemez; dava konusu işlemin tesis edildiği makamın bulunduğu yer, adayın statüsü ve İYUK'un genel yetki kuralları birlikte gözetilerek somut dosyada belirlenir. Yanlış mahkemede açılan bir iptal davası, dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi sürecini uzatabilir; bu nedenle yetkili mahkemenin dava açılmadan önce ayrıca tespit edilmesi önerilir.

İptal davasıyla birlikte, şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu talebin kabulü için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğması şartlarının birlikte bulunması gerekir; bu şartlar somut dosyaya göre değerlendirilir ve sonuç önceden garanti edilemez. Yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilip edilmeyeceği, işlemin hukuka aykırılığının açıklığına ve zararın telafi edilebilirliğine göre belirlenir.


Dava hazırlığının ilk adımı, dava konusu işlemin doğru belirlenmesidir; bu belirleme için olumsuz işlem belgesi, işlem makamı, tebliğ tarihi ve adayın süreçteki statüsü net biçimde ortaya konulmalıdır. Ceza dosyası veya aile kaydına dayanan bir gerekçe söz konusuysa, bu dosyaya ilişkin belgeler de ayrıca toplanmalıdır. Yürütmenin durdurulması talep edilecekse, bu talebe dayanak oluşturacak somut zarar (dönem kaybı, yaş sınırı gibi) da belgelenmelidir. Aşağıdaki liste, dava konusu işlemin hazırlığında sıkça ihtiyaç duyulan belgeleri özetlemektedir; her belgenin her dosyada aynı ölçüde gerekli olması beklenmez, somut olayın özelliklerine göre bu liste daralabilir veya genişleyebilir.

Tebliğ veya öğrenme tarihi — dava açma süresinin başlangıcını belirler.

Olumsuz işlem veya sonuç belgesi — işlemi tesis eden kurum ve makamı gösterir.

Adayın başvurduğu kurum ve statü — hangi mevzuatın uygulanacağını belirler.

Başvuru ve sınav belgeleri — sürecin hangi aşamasında olunduğunu gösterir.

Ceza dosyası kararları (HAGB, devam eden soruşturma veya kovuşturma evrakı) — kararın niteliğini gösterir.

Adli sicil ve arşiv kaydı — kayıt durumunu gösterir; gerçek olumsuzluk gerekçesini tek başına ortaya koymayabilir.

Adayın iddiasını destekleyen belgeler — örneğin aile bağlantısı olmadığını gösteren belgeler, kişisellik ilkesi argümanını destekler.

İdareye yapılan başvuru ve cevapları — idari sürecin seyrini belgeler.

Yürütmenin durdurulması bakımından telafisi güç zarar delilleri — dönem kaybı, yaş sınırı gibi somut sonuçları gösterir.


Yanlış: Adli sicilim temizse kesin olumlu sonuçlanır.

Doğru: Güvenlik soruşturması, adli sicil dışında kalan başka kanuni araştırma alanlarını da kapsayabilir.

Yanlış: Ailemde bir kişinin kaydı varsa kesin elenirim.

Doğru: Suç ve sorumluluğun şahsiliği ilkesi gereği, adayın kendi somut bağlantısı aranır.

Yanlış: HAGB hiçbir şekilde etkili olamaz.

Doğru: HAGB'nin etkisi, özel mevzuattaki olası hüküm ve somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

Yanlış: Her olumsuz güvenlik soruşturması kararı kesindir.

Doğru: Olumsuz işlemler idari yargı denetimine tabidir.

Yanlış: 60 iş günü sonunda mutlaka askerî eğitime çağrılır veya göreve başlanır.

Doğru: Bu süre, sonucun talep eden kuruma bildirilmesine ilişkin bir süredir; eğitim ve sözleşme takvimi ayrıdır.

Yanlış: Sözleşmeli er ile uzman erbaş aynı güvenlik soruşturması mevzuatına tabidir.

Doğru: İki statü farklı kanunlarda (6191 ve 3269 sayılı Kanunlar) düzenlenmiştir; genel araştırma çerçevesi 7315 sayılı Kanuna dayansa da özel adaylık şartları ayrı mevzuattan kaynaklanır.

Yanlış: Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanınca sözleşmeli er olmaya kesin hak kazanılır.

Doğru: Güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması bir adaylık şartıdır; sağlık, fiziki yeterlilik, mülakat ve kontenjan gibi diğer şartların da ayrıca sağlanması gerekir.


Uygulamada sık karşılaşılan hatalar arasında; özel mevzuattaki adaylık şartıyla güvenlik soruşturması gerekçesinin birbirine karıştırılması, yalnızca "adli sicilim temiz" savunmasına dayanılması ve aile kaydına ilişkin bir iddiada adayla bağlantı meselesinin tartışılmaması sayılabilir.

Bunlara ek olarak, olumsuz işlemin tebliğ tarihinin belgelenmemesi, kesin ve icrai işlem yerine henüz nihai olmayan bir ara işleme karşı dava açılması, ret sebebi öğrenilmeden genel içerikli bir dava dilekçesi hazırlanması ve gizli belgelerin mahkemece incelenebileceğinin dikkate alınmaması da sık görülen hatalardandır. Sözleşmeli er ile uzman erbaş terminolojisinin karıştırılması ve yanlış yetkili mahkemede dava açılması da uygulamada sıkça karşılaşılan diğer hatalardır.


Sözleşmeli er güvenlik soruşturması, biri Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki özel mevzuattaki objektif adaylık şartlarına, diğeri 7315 sayılı Kanun kapsamındaki olgusal verilerin değerlendirilmesine dayanan iki ayrı hukuki alanı bir arada barındırır. Bir kaydın veya verinin varlığı, tek başına ve otomatik olarak elenme sonucu doğurmaz.

Aile bireylerine ait kayıtlar, istihbari bilgiler ve sosyal medya verileri gibi hususlar, ancak somut olayla ve adayın kendisiyle bağlantısı kurulduğunda önem kazanabilir. Olumsuz sonuçlanan işlemler idari yargı denetimine tabidir; her dosya, uygulanan özel mevzuat, adayın statüsü, olumsuz işlemin dayanağı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Başvuru, araştırma, Değerlendirme Komisyonunun incelemesi, ön sözleşme veya askerî eğitim, sözleşme veya adaylığın sonlandırılması ve gerekiyorsa idari yargı denetimi, birbirinden farklı ve ayrı aşamalardır. Ham güvenlik soruşturması sonucu ile nihai adaylık işlemi aynı şey değildir; sözleşmeli er güvenlik soruşturması olumsuz bir izlenim taşısa dahi, dava konusu edilecek olan bu ham sonuç değil, yetkili makamın tesis ettiği kesin ve icrai işlemdir.


Olumsuz bir sonuçla karşılaşırsanız, öncelikle işlemin tebliğ tarihini kayıt altına alın ve dava açma süresini takip edin. Ardından işlemin hangi hukuki gerekçeye -6191 sayılı Kanundaki bir şarta mı, yoksa güvenlik soruşturması kapsamındaki bir veriye mi- dayandırıldığını belirlemeye çalışın. Aile bireyine ait bir kayıt söz konusuysa, bu kaydın sizinle somut bir bağlantısı bulunup bulunmadığını netleştirin. Elinizdeki belge ve kayıtları düzenli biçimde toplayın; işlemin dayanağı, dava süresi ve uygulanacak özel mevzuat konusunda somut hukuki değerlendirme alın. Her dosya kendi koşulları içinde ele alınmalıdır.


Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ve ilgili mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Güncelleme Tarihi: 03.08.2026

Yazan: Av. Bilgehan Utku

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Arşiv araştırması kapsamında adli sicil kaydı, kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığı, tahdit bilgisi, kesinleşmiş mahkeme kararları ile devam eden soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular incelenir. Güvenlik soruşturması kapsamında ise kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik ile örgütlerle irtibat veya iltisak iddiaları değerlendirilir. Sosyal medya ve benzeri veriler bağımsız bir kategori oluşturmaz; ancak somut bağlantı kurulduğunda önem kazanabilir.

Süreç; ilgili kurumun araştırma talebini yetkili birimlere iletmesi, bu birimlerin kanunda sayılan alanlarda olgusal veri toplaması, verilerin Değerlendirme Komisyonunca nesnel biçimde değerlendirilmesi ve nihai adaylık veya sözleşme kararının yetkili makam tarafından tesis edilmesi aşamalarından oluşur. Araştırmayı yapan birim ile Değerlendirme Komisyonu ve nihai kararı veren makam birbirinden ayrı unsurlardır; ham veri kendiliğinden bir karar oluşturmaz.

Arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonucu ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilmelidir. Bu süreler adayın askerî eğitime çağrılacağı, sözleşme imzalayacağı veya göreve başlayacağı kesin süreler değildir; yalnızca araştırma sonucunun kuruma bildirilmesine ilişkin azami sürelerdir. Sonraki aşamalar (eğitim, sözleşme, atama) ayrıca ve kendi usulünce yürütülür.

Arşiv araştırması için öngörülen azami süre en geç 30 iş günüdür; bu süre, araştırmayı yürüten birimlere yönelik bir usul süresidir ve sonucun talep eden kuruma bildirilmesi gerekir. Sonucun kuruma bildirilmesi ile adaya yapılan işlem bildirimi farklı aşamalardır; bu sürenin aşılması kendiliğinden olumlu bir sonuç veya otomatik bir atama doğurmaz.

Her sözleşmeli kamu personeli hakkında, yalnızca sözleşmeli statüde olması nedeniyle güvenlik soruşturması yapılmaz; kapsam 7315 sayılı Kanundaki görev ve personel gruplarına göre belirlenir. 6191 sayılı Kanun kapsamındaki sözleşmeli er adayları için özel mevzuatta güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanmasına ilişkin açık bir şart bulunmaktadır. 657 sayılı Kanuna tabi sivil sözleşmeli personel ile sözleşmeli er aynı statü değildir.

HAGB kararı, sanık hakkında kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan özel bir ceza muhakemesi kurumudur; açıklanmış ve kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı hukuki sonucu doğurmaz. Ancak özel mevzuatta belirli suçlar yönünden HAGB'ye ayrıca sonuç bağlanmışsa bu hüküm uygulanabilir; aksi hâlde fiilin niteliği ve somut olay 7315 sayılı Kanun kapsamında bireysel olarak değerlendirilir. Ne "hiçbir zaman engel değildir" ne de "kesin engeldir" ifadesi doğrudur.

Devam eden bir soruşturma, henüz kamu davası açılmamış bir aşamayı ifade eder ve bu aşamada masumiyet karinesi geçerliliğini korur. İsnadın somutluğu ve özel mevzuatta bu duruma ilişkin açık bir şart bulunup bulunmadığı değerlendirmede belirleyicidir. Devam eden bir soruşturmanın varlığı, tek başına ve otomatik olarak elenme sonucu doğurmaz; devam eden kovuşturmayla aynı hukuki ağırlıkta değerlendirilmemelidir.

Devam eden bir kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayan, soruşturmadan farklı bir aşamadır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunmaması, kovuşturmanın idari değerlendirmede hiç dikkate alınmayacağı anlamına gelmez; özel mevzuatta kovuşturma açık bir şart olarak düzenlenmişse, suçun niteliğine göre bu şart doğrudan sonuç doğurabilir. Soruşturma ile kovuşturma aynı hukuki sonuç içinde değerlendirilmemelidir.

Bir aile bireyine ait kayıt, yalnız akrabalık bağı nedeniyle sözleşmeli er adayının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için tek başına yeterli olmamalıdır. Adayın kendi iradi eylemi, bilinçli bağlantısı veya somut ilişkisi ortaya konulmalıdır. Kişisellik ilkesi, güncellik, aidiyet ve ölçülülük bu değerlendirmenin temel unsurlarıdır; "aileye hiç bakılmaz" veya "aile geçmişi adayı doğrudan etkiler" biçimindeki iki uç ifade de doğru değildir.

Sözleşmeli er güvenlik soruşturması sonuçları, ham araştırma verisi biçiminde her zaman doğrudan adaya açıklanmaz. Temin sürecinin sonucu; MSB Personel Temin sistemi, ilgili kurumun başvuru ekranı, resmî duyuru, SMS veya yazılı bildirim yoluyla açıklanabilir; tek bir zorunlu yöntem bulunmamaktadır. CİMER üzerinden yapılan bir başvuru, kişisel veri ve gizlilik gerekçesiyle sınırlı bir cevapla karşılanabilir ve sonucu kesin olarak öğrenmenin garanti bir yolu değildir.

Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması için öngörülen süreler ile askerî eğitime çağrı takvimi aynı şey değildir. 6191 sayılı Kanundaki ön sözleşme ve askerî eğitim süreci, güvenlik soruşturması sonucunun kuruma bildirilmesinden ayrı bir aşamadır; sonrasında sağlık kontrolü, belge kontrolü, kontenjan durumu ve planlama gibi başka aşamalar da devreye girebilir. Herkes için geçerli sabit bir çağrı süresi verilemez.

Olumsuz sonuçlanırsa, adaylığın sonlandırılması, ön sözleşme yapılmaması, askerî eğitime alınmama, sözleşme yapılmaması veya ilişik kesme gibi kesin ve icrai işlemlere karşı idari yargıda iptal davası açılması değerlendirilebilir. Dava konusu edilen, ham araştırma sonucu değil bu kesin işlemdir. Genel dava açma süresi kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür; şartları varsa yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.