Miadı geçmiş ilaçların eczanede bulundurulması, 6197 sayılı Kanunun 41. maddesi ile Yönetmelik ve Kurumun imha kılavuzu birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır. Kanun zamanı geçmiş ilacın bulundurulmasını yaptırıma bağlarken, ikincil düzenlemeler tespit edilen ürünün satıştan çıkarılarak ayrı ve korunaklı bir alanda tutulmasını zorunlu kılar.
Kısaca
- Kanuni Yaptırım: 6197 m.41, ambalajlı olsa dahi zamanı geçmiş ilaç bulundurulmasını yaptırıma bağlar.
- İmha Rejimi: Yönetmelik ve imha kılavuzu, tespit edilen ürünün satıştan çıkarılarak korunaklı alanda muhafazasını ve imha sürecinin yürütülmesini öngörür.
- İlk İşlem: İlaç satıştan kaldırılır ve İlaç Takip Sistemine durumuna uygun bildirim yapılır.
- Ayrı Tutma: Halka ilaç arzının yapılmadığı korunaklı bir alanda, süreç tamamlanıncaya kadar ayrı tutulur.
- Liste: İlaç adı, son kullanma tarihi, imha gerekçesi, kutu adedi ve eczacı bilgisini içeren liste güncel tutulur.
- İşaretleme: Ürünlerin üzerine dikkat çekici etiket veya "miadı geçmiş ilaç" ibaresi konulur.
- Başvuru: Ürünlerin imhası için İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçeyle başvurulur.
- Belge: İşlem, sağlık müdürlüğü yetkilisi ve eczacı odası temsilcisi katılımıyla tutanağa bağlanır ve belge eczanede saklanır.
- Ceza: 6197 sayılı Kanunun 41. maddesinde 500 TL nominal idari para cezası ile el koyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi öngörülmüştür.
- Kanun Yolu: Tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulur.
Miadı Geçen İlaç Eczanede Tutulabilir mi?
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 41. maddesi, ambalajlı olsa dahi zamanı geçmiş ilaç bulunduran kişi bakımından yaptırım öngörmektedir. Kanun metni bu yaptırımı yalnız satış rafında bulundurma hâliyle sınırlandırmış değildir.
Buna karşılık Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 41. maddesi ile Kılavuz, tespit edilen ürünün İlaç Takip Sistemine bildirilmesini, satıştan kaldırılmasını, halka ilaç arzının yapılmadığı korunaklı alanda muhafaza edilmesini ve imha sürecinin yürütülmesini zorunlu kılar.
Bu nedenle yaptırım değerlendirmesinde ürünün satışa hazır stokta mı, yoksa mevzuata uygun biçimde imhaya ayrılmış ve süreci başlatılmış bir ürün olarak mı bulunduğu önem taşır. Ürünün statüsü, ayrıldığı alan, sistem bildirimi, liste ile etiket ve idareye yapılan başvuru bu değerlendirmenin unsurlarıdır. Eczane hukukunun bütününe ilişkin çerçeve için eczane hukuku ve eczane davaları başlıklı içerik yol gösterici olabilir.
Eczacı İlaçların Miadını Nasıl Kontrol Etmelidir?
Miat takibi, eczane sahip ve mesul müdürünün süreklilik arz eden bir yükümlülüğüdür. Yönetmeliğin 41. maddesi, ilaçların miadının düzenli olarak kontrol edilmesini öngörmektedir.
Takibin düzenli olması, denetim öncesinde yapılan tek seferlik bir tarama ile karşılanmaz. Stok devir hızının yüksek olduğu ürünler ile yavaş hareket eden kalemler farklı riskler taşıdığından, kontrol düzeninin bu farkı gözetmesi yerinde olur.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, az satılan ve raf arkasında kalan ürünlerin gözden kaçmasıdır. Bu nedenle miat takibinin yalnız görsel taramaya değil, stok kayıtları üzerinden yürütülen bir sisteme dayandırılması riski azaltır.
Miadı Geçen İlaç Tespit Edildiğinde İlk Ne Yapılmalıdır?
Tespit anında yapılacak ilk iş, ilacın satıştan kaldırılmasıdır. Bu adım atılmadıkça ürün satışa hazır stokta kalmaya devam eder ve sonraki işlemler tamamlansa dahi bu durum yaptırım değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurabilir.
İkinci adım İlaç Takip Sistemine bildirimdir. Kılavuz, miadı geçen veya kullanılamaz hâle gelen ilaçlar bakımından ürünün durumuna uygun bildirimin sistem üzerinden yapılmasını öngörmektedir.
Üçüncü adım ise ürünün ayrılmasıdır. İlaç, halka ilaç arzının yapılmadığı korunaklı bir alana alınır ve süreç tamamlanıncaya kadar burada tutulur. Bu üç adımın gecikmeksizin yapılması ve tarihlerinin kayıt altına alınması, sonraki bir denetimde ürünün statüsünün gösterilebilmesi bakımından önem taşır.
| Aşama | Eczacının Yapması Gereken | Belge / Kayıt | Hukuki Risk |
|---|---|---|---|
| Miat takibi | Düzenli takip yapmak | Stok ve miat takip kayıtları | Gözden kaçan ürünün rafta kalması |
| Tespit | Ürünü satıştan kaldırmak | Tespit tarihi kaydı | Satış stokunda bulundurma |
| Bildirim | İTS'ye durumuna uygun bildirim | Sistem bildirim kaydı | Kayıt ile fiili stok farkı |
| Ayrı tutma | Korunaklı ve ayrı alana almak | Alanın ayrıldığına ilişkin düzen | Halka arz alanında bulundurma |
| Listeleme ve işaretleme | Liste tutmak, etiket koymak | İmha listesi ve etiketler | Ürünün satılabilir gibi görünmesi |
| Başvuru | İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe | Başvuru dilekçesi ve ekleri | Sürecin başlatılmaması |
| Sonuçlandırma | Tutanak düzenlenmesi ve teslim | Tutanak ve teslim belgesi | Belgelerin saklanmaması |
Miadı Geçmiş İlaç Nerede Tutulmalıdır?
Miadı geçen ilaçlar, halka ilaç arzının yapılmadığı korunaklı bir alanda tutulur. Bu, Kurumun imha kılavuzunda açıkça öngörülen bir gerekliliktir.
Alanın niteliği önem taşır. İlaçların hasta veya müşteriye sunulan bölümlerden ayrılmış olması, karışma ihtimalinin bulunmaması ve alanın bu amaçla ayrıldığının anlaşılabilir olması aranır.
Bu nedenle miadı geçen ilaçların raf arkasında ya da normal stok alanında sadece kenara çekilmesi yeterli değildir. Denetimde bu iki durum farklı değerlendirileceğinden, ayrımın fiilen görünür biçimde yapılması gerekir.
Miadı Geçen İlaç için İTS Bildirimi Nasıl Değerlendirilir?
İlaç Takip Sistemine yapılacak bildirim, sürecin kayıt boyutunu oluşturur. Bildirim yapılmadığında ilaçlar sistemde satılabilir stok gibi görünmeye devam eder ve kayıt ile fiili durum arasında fark doğar.
Bu fark ayrı bir tartışma alanı yaratır. Miadı geçen ürünün fiziken ayrılmış olması, sistem kaydının güncellenmemesi hâlinde stok uyumsuzluğu iddiasını ortadan kaldırmaz. İlaç Takip Sistemi kayıtları ile fiili stok arasındaki farkın hukuki rejimi için İlaç Takip Sistemi stok uyumsuzluğu başlıklı içerik incelenebilir.
Bu nedenle bildirim, satıştan kaldırma işlemiyle eş zamanlı yürütülmelidir. Bildirim tarihinin kayıt altına alınması da sonraki aşamalarda sürecin zamanında yürütüldüğünü gösteren bir dayanak oluşturur.
İmha Edilecek İlaç Listesinde Hangi Bilgiler Bulunur?
Ayrılan ürünler için güncel bir liste tutulması gerekir. Kılavuz, bu listede bulunması gereken bilgileri belirlemiştir.
Listede ilacın adı, son kullanma tarihi, imha gerekçesi, kutu adedi ve eczacıya ilişkin bilgiler yer alır. Bu bilgiler, hem sürecin izlenebilirliğini hem de imha başvurusunun somut biçimde yapılabilmesini sağlar.
Listenin güncel tutulması da aranır. Yeni tespit edilen ürünlerin listeye eklenmesi ve sonuçlandırılanların durumunun gösterilmesi, denetim sırasında sürecin düzenli yürütüldüğünü ortaya koyar.
Miadı Geçmiş İlaçların Üzerinde İşaretleme Yapılmalı mı?
Evet. Kurumun imha kılavuzu, miadı geçen veya kullanılamaz hâle gelen ürünlerin üzerine dikkat çekici bir etiket veya "miadı geçmiş ilaç" ya da "kullanılamaz ilaç" ibaresi konulmasını öngörmektedir.
İşaretlemenin işlevi, ürünün yanlışlıkla satışa sunulmasını önlemektir. Ayrı alanda muhafaza ile birlikte uygulandığında, karışma riski büyük ölçüde ortadan kalkar.
İşaretleme aynı zamanda denetimde de sonuç doğurur. Etiketlenmiş ve listeye alınmış bir ürün ile satış stokunda bulunan işaretsiz bir ürün, tespit sırasında farklı değerlendirmeye tabi tutulabilir.
İl Sağlık Müdürlüğüne Başvuru Nasıl Yapılır?
Süreç, İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacak dilekçe başvurusuyla başlar. Yönetmeliğin 41. maddesi, miadı geçen veya kullanılamaz hâle gelen ilaçların listelenerek imhası için sağlık müdürlüğüne başvurulmasını öngörmektedir.
Başvuruya ilaçların listesi eklenir. Kılavuzda liste üzerinden yürütülen bir inceleme ve belge süreci düzenlenmiş olup, üç nüsha üzerinden yürüyen aşamalar burada gösterilmiştir.
Mevzuatta başvuru için sabit bir gün süresi öngörülmemiştir. Bununla birlikte sürecin makul bir gecikme olmaksızın başlatılması, ürünün ayrılmış statüsünün belgelenebilmesi bakımından pratik olarak yerinde olur.
İmha Tutanağı ve Yetkilendirilmiş Kuruluşa Teslim Süreci
İşlem tutanağa bağlanır. Yönetmeliğin 41. maddesi uyarınca bu belge, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilisi ve eczacı odası temsilcisinin katılımıyla düzenlenir.
İlaçların imhası ilgili mevzuata uygun biçimde yapılır veya yaptırılır. Kılavuz, ürünlerin yetkilendirilmiş kuruluşa kontrollü biçimde gönderilmesini ve teslim belgesi düzenlenmesini öngörmektedir.
Süreç belgelerin saklanmasıyla tamamlanır. Yönetmelik, tutanağın eczanede saklanmasını aramakta; ayrıca durumun vergi dairesine bildirilmesi de öngörülmektedir. Bu belgeler, sonraki bir denetimde sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü gösteren temel dayanaklardır.
Zamanı Geçmiş İlaç Bulundurmanın Cezası
Yaptırım Kanunun 41. maddesinde düzenlenmiştir. Madde; ambalajsız veya ambalajı açılmış bozuk, zamanı geçmiş, mağşuş ve gayrisaf ilaç ile ambalajlı olsa dahi zamanı geçmiş ilaç bulundurulmasını kapsamaktadır.
Fiil Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturmuyorsa, Kanunda 500 TL idari para cezası öngörülmüştür. Bu yaptırım tek başına da kalmaz: ilgili ilaç veya ecza maddesine el konularak imha edilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilir.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi, para cezasından ayrı bir sonuçtur. Bu nedenle bir yaptırım kararında her iki unsurun da yer alıp almadığı ve hangi ürünler bakımından uygulandığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Kanundaki 500 TL 2026 Güncel Ceza Tutarı mı?
Hayır. Kanunun 41. maddesinde yazılı 500 TL nominal bir tutardır ve bugün fiilen ödenecek ceza miktarını göstermez.
İdari para cezaları, Kabahatler Kanununun 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır. Bu nedenle uygulanacak güncel tutar, işlem tarihindeki yeniden değerleme uygulamasına göre belirlenir.
Bu husus, tebliğ edilen kararın kontrolünde de önem taşır. Kararda gösterilen tutarın hangi yıl için hesaplandığı ve hesabın hangi esasa dayandığı incelenebilir; internette yer alan sabit rakamlar farklı dönemlere ait olabileceğinden esas alınmamalıdır.
Denetimde Miadı Geçmiş İlaç Bulunursa Savunmada Ne İncelenir?
Savunmanın ekseni, ürünün hangi statüde bulunduğudur. Satışa hazır stokta unutulmuş bir ürün ile ayrılmış, işaretlenmiş ve listeye alınmış bir ürün somut değerlendirmede aynı biçimde ele alınmaz.
Bu nedenle tutanakta ürünün nerede bulunduğunun gösterilmesi kritik önem taşır. Ürünün satış rafında mı yoksa ayrılmış korunaklı alanda mı tespit edildiği, tutanağa açıkça yazdırılmalıdır.
İkinci eksen sürecin belgelenmesidir. Sistem bildirim kaydı, liste, etiketleme ve varsa sağlık müdürlüğüne yapılmış başvuru, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü gösteren belgelerdir. Denetim sürecinin genel işleyişi ve tutanağa şerh imkânı için eczane denetimi ve denetim tutanağı başlıklı içerik incelenebilir.
Cezaya ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesine Karşı Kanun Yolu
Kanun kapsamındaki idari para cezalarına mahallî mülkî amir karar verir. Karara karşı izlenecek yol ise Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir.
Kabahatler Kanununun 27. maddesi uyarınca, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir. Bu nedenle başvuru mercii idare mahkemesi değildir ve süre kısadır.
Aynı olay nedeniyle ayrı bir denetim işlemi veya disiplin süreci yürüyorsa, bunların hukuki yolu ayrıca değerlendirilir. Eczaneye uygulanan para cezalarının genel rejimi için eczaneye verilen para cezasının iptali başlıklı içerik incelenebilir.
Sonuç
Kanunun 41. maddesi, ambalajlı olsa dahi zamanı geçmiş ilaç bulundurulmasını yaptırıma bağlar. Yönetmelik ve kılavuz ise tespit edilen ürünün satıştan çıkarılarak sisteme bildirilmesini ve halka arzın yapılmadığı korunaklı bir alanda süreç tamamlanıncaya kadar tutulmasını zorunlu kılar. Bu nedenle yaptırım değerlendirmesinde ürünün statüsü belirleyicidir.
Süreç listeleme, işaretleme ve İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruyla devam eder. İşlem, sağlık müdürlüğü yetkilisi ve eczacı odası temsilcisinin katılımıyla tutanağa bağlanır; belge eczanede saklanır ve durum vergi dairesine bildirilir.
Yaptırım bakımından Kanunun 41. maddesi, zamanı geçmiş ilaç bulundurulması hâlinde idari para cezası ile el koyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesini öngörmektedir. Kanundaki 500 TL nominal tutar olup güncel miktar yeniden değerleme yönünden ayrıca kontrol edilmelidir. Karara karşı ise tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir.
Altın Tavsiye
Miadın geçtiği fark edildiğinde gecikmeksizin ürünü satıştan çıkarın, İlaç Takip Sisteminde durumuna uygun bildirimi yapın ve ürünü halka arzın yapılmadığı korunaklı imha alanına alarak etiketleyin. Bu işlemlerin tarihini kayıt altına alın; mevzuatta sabit bir gün süresi öngörülmemiş olsa da sürecin ne zaman başlatıldığı, ürünün imhaya ayrılmış statüsünün gösterilmesinde işlevseldir. Tutanak düzenlenirken ürünün satış rafında mı yoksa ayrılmış alanda mı tespit edildiğini mutlaka yazdırın; bu tek cümle, sonraki başvuruda ileri sürülebilecek en somut dayanağı oluşturur.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 41. maddesi, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 41. maddesi, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun serbest eczanelerde miadı geçen ve kullanılamaz hâle gelmiş ilaçların imhasına dair kılavuzu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 ve 27. maddeleri dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kanun metnindeki nominal tutar yeniden değerlemeye tabi olduğundan uygulanacak güncel ceza miktarı, imha usulüne ilişkin güncel kılavuz hükümleri ve kanun yolu somut işlem üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.
Güncelleme Tarihi: 03.09.2026
Yazan: Av. Bilgehan Utku
Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık