Randevu Al

İletişim Bilgileri

Eczane Açma Başvurusunun Reddi

Ana Sayfa Eczane Açma Başvurusunun Reddi
Eczane Açma Başvurusunun Reddi
  • Yayın Tarihi: 03.09.2026
  • Yazar: Av. Emre ASAN

Eczane açma başvurusunun reddi, EYS başvurusunun işleme alınmamasından yerleştirme sonrası açılış talebinin reddine kadar farklı aşamalarda gündeme gelebilir. Ret işlemi kesin ve icrai nitelikteyse iptal davasına konu olur; özel bir süre yoksa dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.

Kısaca

  • İki Aşama: EYS başvurusunun işleme alınmaması ile yerleştirme sonrası açılış başvurusunun reddi farklı işlemlerdir.
  • Nüfus Kriteri: Serbest eczane sayısı ilçe nüfusuna göre en az 3.500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir.
  • 90 Gün: Yerleşen eczacı, mücbir sebep bulunmadıkça en geç 90 gün içinde eksiksiz açılış başvurusunu yapmalıdır; süresinde başvurmaz veya eksik evrak teslim ederse yerleştirmeden doğan eczane açma hakkını kaybeder ve bir sonraki Kurum ilanında yerleştirme başvurusu yapamaz.
  • Eksik Evrak: EYS aşamasında bazı eksiklikler süre içinde giderilerek başvuru yenilenebilir; her eksiklik nihai ret sonucu doğurmaz.
  • Muvazaa: Başvuru sonrasında muvazaa değerlendirmesi yapılır ve tespit hâlinde başvuru reddedilebilir.
  • Dava: Ret işlemi kesin ve icrai nitelikteyse doğrudan iptal davası açılabilir.
  • Süre: Özel bir düzenleme yoksa dava açma süresi 60 gündür; bu bir zorunlu itiraz süresi değildir.
  • İYUK m.11: İdareye başvuru dava süresini durdurur; 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

Eczane açma başvurusunun reddi tek bir sebebe indirgenemez. Ret veya hak kaybı, başvurunun hangi aşamasında hangi şartın karşılanmadığına göre farklı hukuki nitelik taşır ve bu nedenle izlenecek yol da değişir.

Uygulamada karşılaşılan başlıca gruplar şunlardır: EYS başvurusunun tipi, onayı veya evrak durumu, yerleştirme puanı ve kontenjan sonucu, 90 günlük açılış başvurusu süresinin kaçırılması, eczacının kişisel şartları ve diploma tescili, yardımcı eczacılık şartının tamamlanmamış olması, nüfus kriteri ile geçici hak durumunun bulunmaması, eczane yerinin fiziki şartları ve muvazaa tespiti. Bu grupların her biri farklı bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Bu ayrım, dava hazırlığının ilk adımıdır. Ret yazısında hangi gerekçeye dayanıldığı belirlenmeden ne savunma kurulabilir ne de doğru talep ileri sürülebilir. Ruhsat, denetim ve idari yaptırımlardan doğan uyuşmazlıkların bütününe ilişkin çerçeve için eczane hukuku ve eczane davaları başlıklı içerik yol gösterici olabilir.

Ret NedeniDayanakİdari SonuçHukuki Kontrol Noktası
Yanlış başvuru tipiEYS KılavuzuBaşvurunun reddiSeçilen tipin talebe uygunluğu
Eksik evrakEYS KılavuzuBaşvurunun işleme alınmamasıSüre içinde yenileme imkânı kullanıldı mı
Yerleştirme puanı veya kontenjanYönetmelik m.8, EYS KılavuzuYerleşememePuan hesabının doğruluğu
90 günlük sürenin kaçırılmasıYönetmelik m.10Yerleştirmeden doğan hakkın kaybıMücbir sebep bulunup bulunmadığı
Diploma tescili ve kişisel şartlar6197 m.2 ve m.4Başvurunun reddiTescil tarihi ve engel hâlin varlığı
Yardımcı eczacılık şartı6197 m.5, Yönetmelik m.16Başvurunun reddiSürenin ve statünün belgelenmesi
Nüfus kriteri ve geçici hakYönetmelik m.8, 6197 geçici m.3Başvurunun reddiGeçici hak kapsamına girilip girilmediği
Eczane yerinin şartlarıYönetmelik m.20Başvurunun reddiAlan, yapı belgesi ve konum şartları
Muvazaa tespitiYönetmelik m.11, 6197 m.6Başvurunun reddiTespitin somut bilgi ve belgeye dayanması

Hayır. Bunlar sürecin farklı aşamalarına ait ve farklı sonuçlar doğuran işlemlerdir.

EYS aşamasında yapılan başvuru, yerleştirme sistemine katılma talebidir. Bu aşamada yanlış başvuru tipi seçilmesi hâlinde başvuru reddedilir; eksik evrakla yapılan başvuru ise işleme alınmaz. Bununla birlikte başvuru dönemi içinde eksiklik giderilerek başvurunun yenilenmesi mümkündür. Bu nedenle "her eksik evrak başvurusu nihai olarak reddedilir" biçimindeki bir anlatım doğru değildir.

Açılış başvurusu ise yerleştirme sonrasında, eczanenin fiilen açılabilmesi için ilgili sağlık müdürlüğüne yapılan başvurudur. Bu aşamadaki ret, eczacının hak durumu, eczane yeri veya muvazaa gibi esasa ilişkin sebeplere dayanabilir. Yerleştirme sisteminin kendi işleyişi için eczacı yerleştirme sistemi başlıklı içerik incelenebilir.


Evet. Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca serbest eczane sayısı, ilçe nüfusuna göre en az 3.500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir. Bu ölçüt, belirli bir yerde açılabilecek eczane sayısını sınırlar.

Kriterin istisnaları da bulunmaktadır. Aynı ilçe içindeki nakillerde nüfus kriteri uygulanmaz; hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde ise nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczaneye izin verilebilir.

Bu nedenle nüfus kriterine dayanan bir ret işleminde, somut olayın istisnalardan birine girip girmediği ayrıca kontrol edilmelidir. Kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşilememesi ise kural olarak hukuka aykırı bir ret değil, sistemin öngördüğü olağan bir sonuçtur.


6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun geçici 3. maddesi, belirli kişilere nüfus ve yerleştirme kriterlerinden muaf biçimde bir defaya mahsus olmak üzere eczane açma hakkı tanıyan bir geçiş düzenlemesidir. Bu hükme dayanan başvurular uyuşmazlığa konu olabilmektedir.

Buradaki temel mesele, kişinin gerçekten bu istisna kapsamında olup olmadığıdır. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki statü, diploma ve tescil durumu ile daha önce bu eczane açma hakkının kullanılıp kullanılmadığı birlikte değerlendirilir.

Bu değerlendirme genel bir kurala değil somut hak geçmişine dayanır; yargı kararları da bu yönde iki farklı sonuca ulaşabilmektedir. Bu nedenle geçici madde kapsamında olunduğu iddiası, başvuru aşamasında belgeyle desteklenmeli ve ret hâlinde işlemin bu belgeleri değerlendirip değerlendirmediği incelenmelidir.


Serbest eczane açmak isteyen eczacı bakımından yardımcı eczacılık şartının tamamlanmış olması aranır. Bu şartın karşılanmadığı değerlendirmesi, başvurunun reddine dayanak yapılabilir.

Ret gerekçesinin ayrıntısı önemlidir. Sürenin eksik sayılması, çalışmanın statüsünün kabul edilmemesi veya bildirim eksikliği farklı gerekçelerdir; her biri farklı belgelerle karşılanır ve eczane açma başvurusunun akıbetini ayrı ayrı etkiler.

Bu şartın kapsamı, süreye sayılan çalışmalar ve muafiyet rejimi ayrı bir konudur; ayrıntı için yardımcı eczacılık zorunluluğu başlıklı içerik incelenebilir.


Eczane açabilmek için eczacılık yapma hakkına sahip olmak gerekir. 6197 sayılı Kanunun 2. maddesi bu şartları, 4. maddesi ise eczacılık yapmaya engel hâlleri düzenler.

Diploma tescili bu noktada belirleyici olabilmektedir. Danıştay 10. Dairesinin E.2022/73, K.2022/1924 sayılı ve 06.04.2022 tarihli kararında, yabancı eczacılık fakültesi mezunu bir başvurucu bakımından diploma denkliği, Sağlık Bakanlığı tescili ve vatandaşlık tarihi birlikte değerlendirilmiş; eczane açma işlemlerinde diploma tescil tarihinin başlangıç olarak esas alınması gerektiği kabul edilmiştir.

Anılan kararda somut olayda 31.05.2012 tarihinde gerekli şartların tamamlanmamış olması nedeniyle başvurucunun geçici 3. madde kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmış ve ret işlemi hukuka uygun bulunarak alt derece mahkemesinin iptal kararı bozulmuştur. Bu nedenle tescil tarihine dayanan bir ret işleminde, tescilin ne zaman gerçekleştiği ve buna bağlanan sonuçların doğru hesaplanıp hesaplanmadığı incelenmelidir.


Yerleşen eczacı, Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca en geç 90 gün içinde ilgili İl Sağlık Müdürlüğü veya ilçe sağlık müdürlüğüne eczane açma başvurusunu yapmak zorundadır. Başvuruda belgelerin asılları ile oda kayıt belgesi, kroki ve uygunluk raporu, yapı ruhsatı veya yapı kullanım izin belgesi ya da belediyeden alınmış işyeri belgesi sunulur.

Bu sürenin kaçırılmasının sonucu ağırdır. Mücbir sebep olmaksızın süresinde başvurmayan veya eksik evrak teslim eden eczacı, yerleştirmeden doğan eczane açma hakkını kaybeder ve bir sonraki Kurum ilanında yerleştirme başvurusu yapamaz. Bu nedenle eksiksiz bir eczane açma başvurusunun süresi içinde ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne ulaştırılması gerekir.

Bu nedenle 90 günlük süre yalnız bir usul süresi değil, doğrudan hak kaybına bağlanmış bir süredir. Mücbir sebep iddiası ileri sürülecekse, sebebin varlığı ve sürenin işleyişine etkisi belgelerle ortaya konulmalıdır.


Açılış başvurusunda eczane olarak kullanılacak yerin Yönetmelikte aranan fiziki ve hukuki şartları taşıması gerekir. Bu şartların karşılanmaması, başvurunun reddine dayanak yapılabilir.

Bu kapsamda taşınmazın asgari alan şartını sağlaması, bağımsız dükkân niteliğinde olması ve yapı ruhsatı ya da yapı kullanım izin belgesi gibi belgelerle desteklenmesi aranır. İçinde sağlık kurum ve kuruluşu bulunan bina, bahçe ve müştemilatına ilişkin sınırlama da bu değerlendirmenin parçasıdır.

Yer şartlarına ilişkin ayrıntı ile başvuru belgelerinin bütünü ayrı bir konudur; olumlu süreç için eczane ruhsatı nasıl alınır başlıklı içerik incelenebilir.


Açılış başvurusundan sonra muvazaa değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirme, eczanenin görünürde başvuran eczacı adına açılmakla birlikte gerçekte bir başkası tarafından işletilip işletilmeyeceğinin incelenmesine yöneliktir.

Muvazaa tespiti hâlinde başvuru reddedilebilir. Bununla birlikte tespitin somut bilgi ve belgeye dayanması aranır; soyut kanaate dayanan bir değerlendirme, işlemin sebep unsuru bakımından tartışmaya açık hâle gelir. Danıştay kararlarında da muvazaa iddiasının objektif verilerle ortaya konulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Muvazaanın kapsamı, komisyon usulü ve ispat ölçütleri ayrı bir konudur; ayrıntı için muvazaalı eczane ispatı ve dava süreci başlıklı içerik incelenebilir.


Ret işleminin denetlenebilmesi, gerekçesinin işlem yazısında gösterilmesine bağlıdır. Hangi şartın karşılanmadığı, bu sonuca hangi belgeye dayanılarak varıldığı ve hangi hükmün uygulandığı anlaşılabilir olmalıdır.

Gerekçenin yalnız mevzuat maddesinin tekrarından ibaret olması yeterli değildir. Somut olayın verilerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, sunulan belgelerin incelenip incelenmediği ve varsa lehe hususların gözetilip gözetilmediği yargısal denetimde tartışılabilir.

Bu nedenle ret yazısı tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, gerekçenin hangi gruba girdiğini ve hangi belgeye dayandığını belirlemektir. Bu tespit, sonraki bütün adımların yönünü çizer.


Ret işlemi kesin ve icrai nitelikteyse doğrudan iptal davasına konu edilebilir. Bu, kişinin hukuki durumunu değiştiren bir işlem olduğundan idari yargı denetimine tabidir.

Davada işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları incelenir. Bu uyuşmazlıklarda tartışma çoğunlukla sebep unsurunda yoğunlaşır: ret gerekçesinin gerçekten mevcut olup olmadığı, hesaplamaların doğruluğu, geçici hak veya istisna kapsamının doğru değerlendirilip değerlendirilmediği incelenebilir. Genel çerçeve için idari işlemin iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.

Bu dava, mevcut bir ruhsatın iptaline ilişkin davadan da ayrılmalıdır. Bu uyuşmazlıkta eczane ruhsatı henüz tesis edilmeden önce yapılan açılış talebinin reddi söz konusudur; mevcut ve yürürlükteki bir eczane ruhsatının sonradan iptal edilmesi ise ayrı bir idari işlem ve ayrı bir konudur. Bu rejim için eczane ruhsatı iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.


Özel bir düzenleme bulunmadıkça, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uyarınca iptal davası açma süresi 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden itibaren işler.

Bu sürenin niteliği doğru anlaşılmalıdır. Söz konusu olan bir zorunlu idari itiraz süresi değildir; ret işlemine karşı doğrudan dava açılabilir. İdareye başvurulması dava açmanın ön şartı değildir.

Bu süre, EYS Kılavuzundaki 7 günlük kura itirazı ile de karıştırılmamalıdır. Kura itirazı sistemin kendi iç mekanizmasıdır; eczane açma başvurusunun reddine karşı açılacak davanın süresi ise genel usul hükümlerine göre belirlenir.


İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi uyarınca, dava açma süresi içinde işlemi yapan makama veya üst makama başvurulması hâlinde dava açma süresi durur. Bu, ret işlemine karşı idari yoldan bir kez daha girişimde bulunma imkânı tanır.

Başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu andan itibaren kalan dava süresi yeniden işlemeye devam eder; başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır.

Bu mekanizmanın kullanılması stratejik bir tercihtir. İdareye sunulacak yeni belge veya açıklama bulunuyorsa yararlı olabilir; buna karşılık kalan sürenin kısa olduğu hâllerde doğrudan dava açılması daha güvenli olabilir. Her hâlde başvuru ve cevap tarihlerinin belgeye bağlanması gerekir.


Yürütmenin durdurulması talep edilebilir; ancak bu otomatik bir sonuç doğurmaz. İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesi uyarınca talebin kabulü için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte bulunması aranır.

Eczane açma başvurusunun reddi bakımından ikinci şartın somutlaştırılması gerekir. Yerleştirmeden doğan hakkın kaybı, kiralanan taşınmaza ilişkin yükümlülükler veya sürenin geçmesiyle doğacak sonuçlar bu kapsamda ileri sürülebilir; ancak bunların genel ifadelerle değil dosyanın kendi verileriyle ortaya konulması gerekir.

Talebin çerçevesi için idare hukukunda yürütmenin durdurulması başlıklı içerik, idari yargı uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için ise idari dava avukatı başlıklı içerik yol gösterici olabilir.


Bu alandaki uyuşmazlıklar yargı önüne taşınmıştır ve kararlar iki yönlü sonuç göstermektedir. Bu nedenle "her eczane açma reddi hukuka aykırıdır" biçiminde bir beklenti kurulamaz.

Danıştay 10. Dairesinin E.2022/73, K.2022/1924 sayılı ve 06.04.2022 tarihli kararında, yabancı fakülte mezunu bir başvurucu bakımından diploma denkliği, Bakanlık tescili ve vatandaşlık tarihi değerlendirilmiş; eczane açma işlemlerinde diploma tescil tarihinin esas alınacağı kabul edilmiştir. Somut olayda 31.05.2012 tarihinde gerekli şartlar tamamlanmadığından geçici 3. madde kapsamı bulunmadığı sonucuna varılmış, ret işlemi hukuka uygun bulunmuş ve alt derece iptal kararı bozulmuştur.

Danıştay 10. Dairesinin E.2022/4227, K.2025/4903 sayılı ve 28.10.2025 tarihli kararında ise sonuç bunun aksi yönündedir. Bu olayda davacı 31.05.2012 tarihinde eczacı olup faal bir serbest eczanesi bulunmakta, eczanesini daha sonra kendi isteğiyle kapatmış ve geçici 3. madde ile tanınan bir defaya mahsus eczane açma hakkını kullanmamıştır. Danıştay, davacının bu muafiyetten yararlandırılması gerektiğine karar vermiş; hakkın bulunmadığı gerekçesiyle tesis edilen ret işlemini hukuka aykırı bularak davanın reddi yönündeki kararı bozmuştur.

İki kararın karşılaştırılması tabloyu netleştirir: E.2022/73 sayılı dosyada geçici 3. madde kapsamı bulunmadığından ret hukuka uygun; E.2022/4227 sayılı dosyada ise kullanılmamış bir defalık hak bulunduğundan ret hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç genel bir kurala değil, kişinin somut hak geçmişine bağlıdır.


Eczane açma başvurusunun reddi, sürecin farklı aşamalarında ve farklı sebeplerle ortaya çıkabilir. EYS başvurusunun işleme alınmaması ile yerleştirme sonrası açılış başvurusunun reddi aynı işlem değildir; her biri kendi rejimine tabidir.

Ret gerekçeleri arasında nüfus kriteri, geçici hak durumu, yardımcı eczacılık şartı, diploma tescili, eksik evrak ve 90 günlük sürenin kaçırılması, eczane yerinin şartları ile muvazaa tespiti yer alır. Bu gerekçelerden her biri farklı belgelerle karşılanır ve farklı hukuki tartışma doğurur.

Yargısal denetim bakımından ise ret işlemi kesin ve icrai nitelikteyse doğrudan iptal davasına konu edilebilir. Özel bir düzenleme yoksa dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür; İYUK m.11 kapsamında idareye başvurulması hâlinde süre durur ve 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.


Altın Tavsiye

Ret yazısı elinize geçtiğinde ilk gün üç bilgiyi netleştirin: işlemin hangi aşamaya ait olduğu (EYS başvurusu mu, yerleştirme sonrası açılış başvurusu mu), ret gerekçesinin hangi hükme dayandırıldığı ve tebliğ tarihi. Gerekçe eksik evrak veya süreye ilişkinse, EYS aşamasında dönem içinde yenileme imkânının bulunup bulunmadığını kontrol edin; 90 günlük açılış süresi söz konusuysa mücbir sebep iddianızı belgeleyin. İdareye başvuru yapmayı düşünüyorsanız bunun dava süresini durduracağını, ancak 30 gün içinde cevap gelmezse isteğin reddedilmiş sayılacağını ve kalan sürenin işlemeye devam edeceğini hesaba katın.


Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 2, 4 ve 5. maddeleri ile geçici 3. maddesi, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9, 10, 11, 16 ve 20. maddeleri, Eczacı Yerleştirme Sistemi Kılavuzu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7, 11 ve 27. maddeleri ile Danıştay 10. Dairesinin E.2022/73, K.2022/1924 ve E.2022/4227, K.2025/4903 sayılı kararları dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hüküm; başvurunun aşamasına, ret gerekçesine, tebliğ tarihine ve dosyadaki bilgi ile belgelere göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 03.09.2026

Yazan: Av. Emre Asan

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Eczane açma başvurusu; EYS başvuru hatası, 90 günlük sürenin kaçırılması, eksik evrak, nüfus kriteri, diploma tescili, yardımcı eczacılık şartı, eczane yerinin fiziki koşulları veya muvazaa tespiti gibi farklı nedenlerle reddedilebilir. Hukuki değerlendirme yapılırken yalnız “ret” sonucuna değil, işlemin hangi aşamada ve hangi somut gerekçeye dayanılarak tesis edildiğine bakılmalıdır.

Aynı işlem değildir. EYS başvurusu, eczacının yerleştirme sistemine katılmasına ilişkin ilk aşamadır; yanlış başvuru tipi veya onay eksikliği gibi nedenlerle sorun çıkabilir. Eczane açma başvurusu ise yerleştirme gerçekleştikten sonra ruhsatlandırma amacıyla sağlık müdürlüğüne yapılan başvurudur. Bu aşamada kişisel şartlar, eczane yeri, süre, evrak veya muvazaa gibi farklı ret nedenleri gündeme gelebilir.

Eksik evrakın sonucu başvurunun hangi aşamasında bulunduğuna göre değişir. EYS başvuru döneminde bazı eksiklikler süre içinde tamamlanarak başvurunun yenilenmesi mümkün olabilir. Buna karşılık yerleştirme sonrası 90 günlük açılış süresinde eksik evrak teslim edilmesi, mücbir sebep de yoksa yerleştirmeden doğan eczane açma hakkının kaybedilmesine kadar giden daha ağır bir sonuç doğurabilir.

EYS yerleştirmesinin elektronik olarak bildirilmesinden sonra eczacı en geç 90 gün içinde ilgili İl veya İlçe Sağlık Müdürlüğüne eksiksiz açılış başvurusu yapmalıdır. Bu süre sıradan bir tamamlayıcı işlem süresi değildir; hak kaybına bağlanan bir süredir. Bu nedenle EYS bildirim tarihi, başvuru evrakının teslim tarihi ve varsa mücbir sebebe ilişkin belgeler mutlaka saklanmalıdır.

Mücbir sebep bulunmaksızın 90 günlük süre içinde eksiksiz başvuru yapılmaması hâlinde eczacı, yerleştirmeden doğan eczane açma hakkını kaybeder. Ayrıca bir sonraki Kurum ilanında yerleştirme başvurusu yapamama sonucu doğar. Bu nedenle süre kaçırılmışsa ilk hukuki inceleme, EYS elektronik bildirim tarihinin doğru belirlenip belirlenmediği ve geçerli bir mücbir sebep bulunup bulunmadığı üzerinde yoğunlaşmalıdır.

6197 sayılı Kanun ve Yönetmelik sisteminde serbest eczane sayısı kural olarak ilçe nüfusuna göre en az 3.500 kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir. Bu nedenle nüfus kriteri ve kontenjan, eczane açma hakkını etkileyebilir. Ancak aynı ilçe içindeki bazı nakiller, hiç eczanesi olmayan yerleşim birimleri ve geçiş hükümleri gibi istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Geçici madde 3, belirli tarihsel statülere sahip eczacılar için nüfus ve yerleştirme kriterlerinden muaf, bir defaya mahsus bir geçiş hakkı öngörmektedir. Kişinin 31.05.2012 tarihindeki eczacılık, diploma/tescil ve eczane sahipliği durumu ile bu hakkı daha önce kullanıp kullanmadığı birlikte incelenmelidir. Dolayısıyla “eski mezun olmak” tek başına otomatik muafiyet sonucu doğurmaz.

Yardımcı eczacılık yükümlülüğü kapsamındaki bir eczacı bakımından gerekli çalışma süresi tamamlanmadan serbest eczane açma hakkı doğmayabilir. Ancak kişinin muafiyet kapsamında olup olmadığı, hastane eczanesi veya ikinci eczacı olarak yaptığı çalışmaların süreye sayılıp sayılmadığı ve resmi kayıtların durumu ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle ret gerekçesi yalnız “süre tamamlanmadı” ifadesiyle değerlendirilmemelidir.

Muvazaa tespiti, eczane açma başvurusunun reddine dayanak olabilir. Ancak eczanenin görünürde başvuran eczacı adına, gerçekte başka bir kişi hesabına işletileceği iddiasının somut bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerekir. Soyut şüphe, varsayım veya yalnız ekonomik ilişki bulunması tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Muvazaanın ispatı ve komisyon süreci ayrı bir hukuki inceleme konusudur.

Özel bir süre öngörülmemişse eczane açma başvurusunun reddine karşı iptal davası, 2577 sayılı İYUK m.7 uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu 60 günlük süre “idareye itiraz süresi” değildir. Ret işlemi kesin ve icrai ise, başka bir zorunlu başvuru yolu öngörülmediği sürece doğrudan idari yargıya gidilebilir.

İYUK m.11 kapsamında idareye veya üst makama başvuru yapmak kural olarak zorunlu değildir; doğrudan iptal davası açılabilir. Ancak dava süresi içinde m.11 başvurusu yapılırsa işlemekte olan dava süresi durur. İdare 30 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve başvuru öncesinde kullanılmamış olan dava süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.

İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir; ancak bunun kabulü otomatik değildir. İYUK m.27 uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte bulunması gerekir. Yerleştirme hakkının kaybı, kira ve yatırım yükümlülükleri gibi zararlar somut belge ve olaylarla ortaya konulmalıdır.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Emre ASAN

Av. Emre ASAN

Av. Emre Asan; idare hukuku, askeri ceza hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır. TSK disiplin cezaları ve iptal davalarında profesyonel hukuki destek alın.

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.