İletişim Bilgileri

Eczaneye Verilen SGK Para Cezasının İptali Emsal Karar

Eczaneye Verilen SGK Para Cezasının İptali Emsal Karar

Eczane idari para cezası, eczacılık mevzuatındaki belirli yasak ve yükümlülüklerin ihlali nedeniyle yetkili idari makam tarafından uygulanan idari yaptırımdır. Bu rehber, İl Sağlık Müdürlüğü veya diğer yetkili idari makamlarca kendisine para cezası tebliğ edilen eczacılar için hazırlanmıştır. Yaptırımın SGK–TEB protokolündeki cezai şarttan ayrılması önem taşır; çünkü başvuru mercii, süre ve yargı yolu yaptırımın hukuki niteliğine göre değişir.

Kısaca

  • Hukuki Dayanak: 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun; somut yaptırıma göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat.
  • Ceza Sebepleri: Reçete toplama ve yönlendirme, Kanunda yasaklanan elektronik ortamda ilaç satışı, İlaç Takip Sistemi yükümlülüklerine aykırılık, ilaçların toptan satışı yasağı ve Kanunda ayrıca yaptırıma bağlanan diğer fiiller.
  • SGK Cezai Şartından Farkı: SGK–TEB protokolündeki cezai şart sözleşmesel yaptırımdır; 6197 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezasıyla aynı değildir.
  • Başvuru Yolu: İşlemin dayandığı özel hüküm ve Kabahatler Kanunu birlikte incelenerek belirlenir; her eczane cezası için tek bir mahkeme veya tek bir süre yoktur.
  • İlk Kontrol: Tebliğ tarihi, işlemi tesis eden makam, dayanak madde, denetim tutanağı, hesaplama yöntemi ve varsa tekerrür kaydı.

Eczane idari para cezası, 6197 sayılı Kanunda öngörülen yasak veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde uygulanan bir idari yaptırımdır. Yaptırımın kaynağı doğrudan kanun hükmüdür; taraflar arasındaki bir sözleşme değildir. Bu nedenle cezanın hangi fiile, hangi maddeye ve hangi tutar ölçüsüne dayandığı, kanun metninden denetlenebilir olmalıdır.

SGK cezai şartı ile eczane idari para cezası aynı şey değildir. SGK ile sözleşmeli eczanelere uygulanan cezai şart farklı bir hukuki kurumdur. SGK ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan ilaç temin protokolü ile eczanenin imzaladığı tip sözleşmeden doğan bu yaptırım, sözleşmeye aykırılığa bağlanan sözleşmesel bir sonuçtur ve özel hukuk rejiminde değerlendirilir. Protokolden kaynaklanan cezai şart, sözleşme feshi ve savunma süreci ayrı bir konudur; ayrıntı için eczaneye uygulanan cezai şartın iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.

Ayrımın bir başka boyutu, yaptırımı uygulayan makamdır. İdari para cezası, eczacılık mevzuatı çerçevesinde yetkili idari makam tarafından uygulanırken; protokol kaynaklı cezai şart Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sözleşme ilişkisi içinde uygulanır. Bu fark, işlem yazısındaki imza ve makam bilgisinden çoğu zaman doğrudan görülebilir.

Uygulamada bu iki kavram sıkça karıştırılmakta ve her yaptırım için aynı başvuru yolunun izlenebileceği düşünülmektedir. Oysa yaptırımın hukuki niteliği, hem hangi merciye başvurulacağını hem de hangi sürenin uygulanacağını belirler. Bu nedenle sürecin ilk adımı, tebliğ edilen yazının dayandığı hükmün tespit edilmesidir.


Eczaneye idari para cezası, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunda sayılan yasak ve yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde verilir. Kanunun 24. maddesi, eczanelerden ilaçların toptan satışı, İlaç Takip Sistemine yapılacak bildirimler, ilaçların elektronik ortamda satışı, eczaneler adına internet sitesi açılması ile reçete gönderilmesine ve yönlendirilmesine ilişkin yasakları içerir. Bu yasak ve yükümlülüklere aykırılık hâlinde uygulanacak idari para cezaları ise kısmen Kanunun 44. maddesinde, kısmen de 24. maddenin kendi içindeki özel hükümlerde düzenlenmiştir.

Kanunun 45. maddesi ise ayrı bir grup fiili kapsar. Eczanenin işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz ve mücbir sebep dışında kapalı bırakılması bu kapsamdadır; eczanesi olan yerlerde otuz gün, eczanesi olmayan yerlerde on gün kapalı bırakma ölçüt olarak belirlenmiştir. Aynı madde, teftişte tespit edilen noksanlar için yapılmış iki yazılı ihtara uyulmamasını da idari para cezası sebebi saymaktadır.

Yaptırım rejimi tek bir maddede toplanmış değildir; dört ayrı katman bulunur. Kanunun 44. maddesinin ilk fıkrası, Kanunda özel bir hüküm bulunmayan yasak ve mecburiyet ihlalleri için genel yaptırımı düzenler. Aynı maddeye eklenen hüküm, 24. maddenin birinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesine özgü ürün fiyatı esaslı yaptırımı getirir. Kanunun 24. maddesinin ikinci fıkrası ise reçete gönderilmesi, yönlendirilmesi ve toplanması bakımından kendi özel idari para cezası hükmünü içerir; 45. madde de eczanenin kapalı bırakılması ve iki yazılı ihtara uyulmaması gibi fiilleri ayrıca düzenler. Bu katmanlı yapı nedeniyle bir dosyada cezanın hangi maddeye ve hangi fıkraya dayandırıldığının belirlenmesi, hem savunmanın hem de başvuru yolunun kurulmasında ilk adımdır.

Bu düzenlemelerin ortak yanı, cezanın belirli bir fiile bağlanmış olmasıdır. İdarenin genel bir mevzuat ihlalinden söz etmesi yeterli değildir; hangi fiilin işlendiği, bu fiilin hangi hükme girdiği ve o hükümde öngörülen yaptırımın ne olduğu işlem yazısında gösterilmelidir. Bu unsurların bulunmaması, işlemin sebep unsuru bakımından tartışmaya açık hâle gelmesine yol açabilir.


Reçete toplama ve yönlendirme yaptırım doğurur; çünkü bu davranışlar hastanın eczane seçme serbestisini ortadan kaldırdığı gibi eczacılık hizmetinin doğrudan sunulması ilkesine de aykırıdır. Yasak, 6197 sayılı Kanunun 24. maddesinde düzenlenmiştir. Madde; eczanelere reçete gönderilmesine yönelik olarak kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü kişilerle açık ya da gizli iş birliği yapılmasını yasaklamaktadır. Bu kapsamda simsar, kurye veya yönlendirici personel çalıştırılması ile bu yollarla gelen reçetelerin kabul edilmesi de yasak kapsamında değerlendirilmektedir.

Yasağın kapsamı yalnızca aktif yönlendirmeyle sınırlı değildir. Reçetenin toplanması veya yönlendirilmesi yoluyla eczaneye ulaşması hâlinde bu reçetelerin kabul edilmesi de ayrıca ele alınmaktadır. Bu nedenle savunma hazırlanırken, iddia edilen fiilin hangi biçimde gerçekleştiğinin ve eczacıya nasıl yüklendiğinin somut olarak belirlenmesi gerekir.

İş birliği iddiasının ispatı da ayrıca değerlendirilir. Açık ya da gizli bir iş birliğinin varlığı, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmalıdır; yalnızca belirli bir hekimden veya sağlık kuruluşundan gelen reçete sayısının fazlalığı gibi istatistiksel bir tespit, tek başına yasağın ihlal edildiğini göstermeyebilir. Bu husus, işlemin sebep unsuru bakımından tartışılabilecek noktalardan biridir.

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun bu düzenlemesi üç ayrı davranış biçimini kapsar. Birincisi, eczacıların kendilerine reçete gönderilmesine yönelik olarak kurumlar, hekimler ve diğer sağlık kurum ve kuruluşları ile üçüncü şahıslarla açık veya gizli iş birliği yapmalarıdır. İkincisi, bu amaçla simsar, kurye elemanı veya benzeri yönlendirici personel çalıştırılması ya da bu kişilerden yararlanılmasıdır. Üçüncüsü ise reçete toplama veya reçete yönlendirme yoluyla eczaneye ulaşan reçetelerin kabul edilmesidir; bu yönüyle yasak, yalnız yönlendirmeyi organize edeni değil sonucundan yararlananı da kapsayacak biçimde kurulmuştur.

Reçete toplama ve reçete yönlendirme fiillerinin yaptırımı, 44. maddedeki ürün fiyatı esaslı hesaba bağlı değildir. 21.07.2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değiştirilen 6197 sayılı Kanunun 24. maddesinin ikinci fıkrası, bu fiiller için kendi özel idari para cezası hükmünü içermektedir. Aynı hükümde, fiillerin tekrarı hâlinde verilecek idari para cezasının daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.

Bu özel rejim, 44. maddedeki aynı fiilin bir yıl içindeki tekerrüründe cezanın bir kat artırılmasına ilişkin düzenlemeyle kavramsal olarak karıştırılmamalıdır. Kanun metninde yer alan nominal alt ve üst sınırlar ise doğrudan bugün ödenecek tutar olarak alınmamalı; fiil tarihi ile yeniden değerleme uygulaması ayrıca kontrol edilmelidir.


İnternetten ilaç satışı yasaktır. 6197 sayılı Kanunun 24. maddesi, ilaçların internet veya başka herhangi bir elektronik ortam üzerinden satışını yasaklamakta; aynı madde eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamayacağını da düzenlemektedir. Bu yasaklar, ilacın niteliği ve eczacılık hizmetinin doğrudan sunulması gereğiyle bağlantılıdır. Bununla birlikte kapsamın doğru belirlenmesi gerekir: bir dosyada iddia edilen fiilin bu yasaklara girip girmediği, sitenin içeriği ve işlemin niteliği üzerinden incelenir.

İlaç Takip Sistemi kayıtlarındaki aykırılık, tek başına değil işlemin gerçek niteliğiyle birlikte değerlendirilir. Belirli ilaç işlemlerinin sisteme bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, İTS bildirimine ilişkin yükümlülüğe aykırılık idari para cezası ve denetim süreçlerini gündeme getirebilir. Bununla birlikte sistem kayıtlarındaki her uyumsuzluk otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz; kaydın hangi tarihte, hangi kullanıcı tarafından ve hangi işlem için oluşturulduğu ayrıca incelenir.

Eczaneler arası ilaç takası her durumda yasak değildir. Kanunun 24. maddesinde eczanelerden ilaçların toptan satışı yasaklanmakla birlikte, eczaneler arasındaki ilaç takası ile ilacın alındığı ecza deposuna iadesi bu yasak kapsamı dışında tutulmuştur. Mücbir sebep hâllerinde diğer ecza depolarına iade ile miadı geçmiş veya kullanılamaz hâle gelmiş ürünlerin imhaya gönderilmesi de aynı çerçevede değerlendirilir.

Bu istisnaların ortak koşulu İTS bildirimi yükümlülüğüdür. Söz konusu işlemlerin İlaç Takip Sistemine usulüne uygun biçimde bildirilmesi gerekir; bildirim yapılmaması veya kaydın fiilî durumla örtüşmemesi hâlinde işlem, istisna kapsamında değerlendirilemeyebilir. Bu nedenle iki eczane arasındaki bir ilaç hareketinin hukuki niteliği, işlemin toptan satış sayılıp sayılmayacağı ve sisteme nasıl yansıdığı birlikte incelenerek belirlenir; her ilaç hareketinin kendiliğinden yasak kapsamında olduğu biçiminde genel bir sonuç çıkarılamaz.


Eczane idari para cezası, 6197 sayılı Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesine aykırılık hâlinde, aykırılığa konu tüm ürünlerin aykırılığın tespit tarihindeki eczacı satış fiyatları toplamının iki katı tutarında uygulanır. Bu düzen, Kanunun 44. maddesinde 21.07.2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle getirilmiştir. Böylece ceza, sabit bir nominal rakama değil somut aykırılığın konusuna bağlanmıştır.

Aynı fiilin tekrarı hâlinde ceza artar. Madde kapsamındaki aynı fiilin bir yıl içinde tekrarlanması hâlinde cezanın bir kat artırılması öngörülmüştür; bu nedenle tekerrür iddiası, idari para cezasının miktarını doğrudan etkileyen bir husustur. Bir eczaneye uygulanan cezada tekerrür ileri sürülüyorsa, önceki cezanın kesinleşip kesinleşmediği ve iki fiilin aynı nitelikte olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bu düzenin pratik sonucu, cezanın hesaplanması yönteminin de denetlenebilir olmasıdır. Aykırılığa konu ürünlerin hangileri olduğu, tespit tarihindeki eczacı satış fiyatlarının nasıl belirlendiği ve toplamın nasıl hesaplandığı işlem dosyasından anlaşılabilmelidir; bu unsurların gösterilmemesi cezanın miktarı bakımından ayrıca tartışma doğurabilir. Tutar bakımından bir uyarı daha gerekir. İnternette yer alan pek çok içerikte geçen sabit ceza rakamları, eski kanun metinlerine veya geçmiş yıllara aittir. İdari para cezalarında uygulanacak güncel tutar için hem güncel kanun metni hem de yeniden değerleme uygulaması ayrıca kontrol edilmelidir; bu nedenle metinlerde geçen rakamlar doğrudan bugün ödenecek tutar olarak alınmamalıdır.


Bu iki yaptırım farklı kaynaklara dayanır, farklı makamlarca uygulanır ve farklı yollarla denetlenir. Aşağıdaki tablo, eczane hakkında gündeme gelebilecek başlıca yaptırım türlerini ve bunların hukuki niteliklerini karşılaştırmalı olarak göstermektedir.

YaptırımHukuki KaynakHukuki NitelikUygulayan MerciBaşvuru ve Yargı Yolu
Eczane idari para cezası6197 sayılı Kanun (m.24, m.44, m.45)İdari yaptırımYetkili idari makamÖzel hüküm ve Kabahatler Kanunu birlikte değerlendirilir
SGK protokol cezai şartıSGK–TEB ilaç temin protokolü ve tip sözleşmeSözleşmesel yaptırımSosyal Güvenlik KurumuAdli yargı; ayrıntı için cezai şart owner sayfası
Ruhsat iptali6197 sayılı Kanun ve Yönetmelikİdari işlemİl Sağlık Müdürlüğüİdari yargı
Kapatma / ruhsat askısıEczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelikİdari işlemİl Sağlık Müdürlüğüİdari yargı

Tablodaki son sütun özellikle dikkat gerektirir: idari para cezasında başvuru yolu, cezanın dayandığı hükümde özel bir düzenleme bulunup bulunmadığına göre belirlendiğinden tek bir merci gösterilmemiştir; ruhsat ve kapatma işlemlerinde ise idari yargı denetimi söz konusudur. Tablodan görüleceği üzere aynı eczane hakkında farklı nitelikte birden fazla yaptırım uygulanabilir. Bu yaptırımların her biri kendi mevzuatına tabi olduğundan, birinin hukuka aykırı bulunması diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve eczacıya tebliğ edilen her yazı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İdari para cezası, SGK cezai şartı, ruhsat işlemleri ve disiplin yaptırımlarının birbirinden farklı hukuki rejimlere tabi olması nedeniyle, bu yaptırımların toplu karşılaştırması için eczane hukuku ve eczane davaları ana rehberi incelenebilir.


Eczane idari para cezasına hangi yolla itiraz edileceği, üç aşamalı bir kontrolle belirlenir: önce yaptırımın dayandığı özel kanunda özel bir başvuru hükmü bulunup bulunmadığına bakılır; böyle bir hüküm yoksa 5326 sayılı Kabahatler Kanununun genel başvuru rejimi değerlendirilir; idari yaptırım, idari yargının görev alanındaki başka bir işlemle birlikte tesis edilmişse görev kuralı ayrıca ele alınır. Bu nedenle sürecin başında yapılacak ilk iş, işlem yazısında gösterilen dayanak maddenin ve varsa kanun yolu şerhinin okunmasıdır.

Kabahatler Kanununun genel düzeninde idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yolu ve süresi ayrıca belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı Kanun, idari yaptırım kararının idari yargının görev alanına giren bir işlemle birlikte verilmesi hâline ilişkin farklı bir düzenleme de içermektedir. Bu nedenle somut olayda hangi merciye ve hangi sürede başvurulacağı, cezanın dayandığı hüküm ile işlemin tesis ediliş biçimi birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Başvurunun içeriği de bu aşamada önem taşır. Fiilin gerçekleşmediği, gerçekleşmişse eczacıya yüklenemeyeceği veya dayanak maddenin kapsamına girmediği yönündeki iddiaların belgeyle birlikte ileri sürülmesi, hem idarenin değerlendirmesini hem de olası bir yargılamada dosyanın içeriğini şekillendirir. İdari para cezalarına karşı başvuru süreleri kısadır ve yanlış mercie yapılan bir başvuru, doğru mercie süresinde başvurulmuş sayılması sonucunu her hâlde doğurmaz. Bu nedenle tebliğ tarihinin belgeye dayandırılması ve dayanak maddenin ilk günlerde tespit edilmesi önem taşır.


Görevli yargı yeri, işlemin hukuki niteliğine göre belirlenir; idari yaptırım kararı ile idari işlem ve sözleşmesel yaptırım farklı yollara tabidir. Kabahatler Kanunu kapsamında sulh ceza hâkimliğine başvuru öngörülen hâllerde, uyuşmazlık idare mahkemesinde açılacak bir iptal davasıyla değil bu Kanundaki usulle çözülür. Bu iki yolun karıştırılması, esasa girilmeden görev yönünden sonuçlanan bir sürece yol açabilir.

Buna karşılık eczane hakkında tesis edilen işlem bir idari yaptırım kararından ibaret olmayıp ruhsatın askıya alınması, eczanenin kapatılması veya ruhsat iptali gibi bir idari işlem niteliği taşıyorsa, denetim idari yargıda yapılır. İdari işlemin iptali davasının genel çerçevesi için idari işlemin iptali davası başlıklı içerik incelenebilir. Bu tür bir işlemin yürütülmesinin durdurulması ise ayrıca talep edilmesi gereken ve koşulları bulunan bir husustur; çerçeve için idare hukukunda yürütmenin durdurulması başlıklı içerik yol gösterici olabilir.

Bu nedenle sürecin başında yapılacak en kritik iş, eldeki yazının bir idari yaptırım kararı mı, bir idari işlem mi yoksa sözleşmesel bir yaptırım mı olduğunu belirlemektir. İdari yargı uyuşmazlıklarının genel hukuki çerçevesi için idari dava avukatı başlıklı içerikteki açıklamalar da bu ayrımın anlaşılmasında yardımcı olabilir.


Hayır; para cezası ile ruhsatın askıya alınması veya eczanenin kapatılması aynı yaptırım değildir. Bunlar idari para cezasından farklı sonuçlar doğurur ve kendi şartlarına tabidir. Bir fiil hakkında idari para cezası uygulanmış olması, aynı fiil nedeniyle ruhsatın askıya alınacağı veya eczanenin kapatılacağı anlamına gelmez; bunun tersi de geçerlidir. Her yaptırımın kanuni ve yönetmelik şartlarının ayrıca gerçekleşmesi aranır.

Denetimde tespit edilen eksikliklerin giderilmemesi, ikinci eczacı çalıştırma yükümlülüğüne uyulmaması veya mesul müdür atanmaması gibi hâller kendi rejimlerine tabidir; bu konu için eczanelerin kapatılma sebepleri başlıklı içerik incelenebilir. Ruhsatın iptali sonucunu doğuran hâller ise ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir; ayrıntı için eczane ruhsatı iptali davası başlıklı içerik yol gösterici olabilir.

Muvazaa iddiası bulunan dosyalarda ise değerlendirme kendi usulüne göre yürür ve idari para cezası rejiminden ayrılır. Muvazaa tespitinin sonuçları ruhsat rejimine ilişkin olduğundan, bu iddiaya dayanan bir işlemin idari para cezasıyla birlikte veya ondan bağımsız olarak gündeme gelmesi mümkündür; bu konudaki çerçeve için muvazaalı eczane ispatı ve dava süreci başlıklı içerik incelenebilir.


İlk incelenecek belge, eczacıya tebliğ edilen işlem yazısı ile tebligat evrakıdır. İşlemin tarihi, dayandığı kanun maddesi, tesis eden makam, bildirim şekli ve tebliğ tarihi bu belgelerden tespit edilir; bu bilgiler hem başvuru yolunun hem de sürenin belirlenmesinde esas alınır. Elektronik yolla yapılan bildirimlerde sistem kayıtlarının, fiziki tebligatta ise tebliğ evrakının saklanması yerinde olur.

İkinci grup, cezaya dayanak yapılan tespitlere ilişkin belgelerdir. Denetim tutanağı, tutanağa esas alınan kayıtlar, İlaç Takip Sistemi verileri, varsa fatura ve reçete örnekleri ile tekerrür iddiasına dayanak yapılan önceki işlem bu kapsamdadır. Tespitin hangi somut belgeye dayandığı gösterilmemişse, bu husus ayrıca ileri sürülebilir.

Üçüncü grup, eczacının kendi elindeki belgelerdir: fiilin gerçekleşmediğini veya eczacıya yüklenemeyeceğini gösteren kayıtlar, personel ve yetkilendirme belgeleri ile varsa idareye daha önce sunulmuş açıklamalar. Belgelerin toplanması kadar, her birinin hangi iddiayı desteklediğinin baştan eşleştirilmesi de önem taşır; bu yöntem, başvuru veya dava dilekçesindeki her iddianın karşılığını görünür kılar.


Eczane idari para cezası, 6197 sayılı Kanunda öngörülen yasak ve yükümlülüklere aykırılık hâlinde uygulanan bir idari yaptırımdır ve SGK–TEB protokolünden doğan sözleşmesel cezai şartla aynı kurum değildir. Bu ayrım yapılmadan ne başvuru yolu ne de süre doğru belirlenebilir; aynı eczane hakkında farklı nitelikte birden fazla yaptırım uygulanabilmesi de bu tespiti zorunlu kılar.

Cezanın dayandığı fiil bakımından Kanunun 24, 44 ve 45. maddeleri birlikte okunmalıdır. 44. maddede 21.07.2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, 24. maddenin birinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesine aykırılıkta ceza aykırılığa konu ürünlerin tespit tarihindeki eczacı satış fiyatları toplamının iki katına bağlanmış; aynı fiilin bir yıl içinde tekrarı hâlinde ise cezanın bir kat artırılması öngörülmüştür. Reçete gönderilmesi, yönlendirilmesi ve toplanması bakımından ise 24. maddenin ikinci fıkrasındaki özel yaptırım hükmü uygulanır. Başvuru yolu ve yargı yolu ise cezanın dayandığı hükümde özel bir düzenleme bulunup bulunmadığına göre, Kabahatler Kanunundaki genel rejimle birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.


Altın Tavsiye

Eczaneye "ceza" başlıklı bir yazı tebliğ edildiğinde ilk olarak tutara değil, işlemin dayandığı kanun veya protokol maddesine ve işlemi tesis eden makama bakın. 6197 sayılı Kanuna göre uygulanan idari para cezası ile SGK–TEB protokolünden doğan cezai şart aynı başvuru yoluna tabi değildir. Tebliğ tarihi, dayanak madde, denetim tutanağı ve varsa tekerrür iddiası aynı gün dosyalanmalı; süre hesabı ise yaptırımın gerçek hukuki niteliği belirlendikten sonra yapılmalıdır.


Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ve bu Kanunda 21.07.2025 tarihli ve 7557 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik ile ilgili güncel mevzuat dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hüküm; fiilin tarihine, işlemin dayandığı maddeye, tebliğ tarihine ve dosyadaki bilgi ile belgelere göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 01.09.2026

Yazan: Av. Bilgehan Utku

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Eczane idari para cezası, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun veya ilgili mevzuatta düzenlenen yasak ve yükümlülüklerin ihlali nedeniyle yetkili idari makam tarafından uygulanan idari yaptırımdır. SGK–TEB protokolünden doğan sözleşmesel cezai şarttan farklıdır.

Reçete toplama ve yönlendirme, mevzuata aykırı elektronik ortamda ilaç satışı, İlaç Takip Sistemi yükümlülüklerine aykırılık, ilaçların toptan satışı yasağının ihlali ve Kanunda ayrıca yaptırıma bağlanan diğer fiiller idari para cezasına neden olabilir. Somut ceza için dayanak madde ayrıca incelenmelidir.

SGK cezai şartı sözleşmesel niteliktedir ve SGK–TEB ilaç temin protokolü ile tip sözleşmeden doğar. 6197 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezası ise kanundan kaynaklanan idari yaptırımdır; başvuru ve yargı yolları aynı değildir.

Ceza hesabı ihlal edilen hükme göre değişir. 6197 sayılı Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesine aykırılıkta, aykırılığa konu ürünlerin tespit tarihindeki eczacı satış fiyatları toplamının iki katı esas alınır. Diğer fiiller için özel yaptırım hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Bazı yaptırım hükümlerinde tekerrür halinde cezanın artırılması öngörülmüştür. Hangi artış rejiminin uygulanacağı ihlal edilen maddeye bağlıdır; reçete yönlendirme ve toplama fiilleri ile 6197 sayılı Kanunun 44. maddesindeki tekerrür düzenlemesi birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

6197 sayılı Kanun, eczaneye reçete gönderilmesine yönelik açık veya gizli iş birliğini, simsar veya yönlendirici kişilerden yararlanılmasını ve bu yollarla gelen reçetelerin kabulünü yasaklamaktadır. Bu fiiller için Kanunun 24. maddesinde özel yaptırım düzenlemesi bulunmaktadır.

6197 sayılı Kanun, ilaçların internet veya başka elektronik ortam üzerinden satışını yasaklamaktadır. Somut olayda internet sitesinin içeriği, yapılan işlemin niteliği ve gerçekten bir ilaç satışı bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.

Eczaneler arası ilaç takası her durumda yasak değildir. Kanundaki şartlara uygun takas ve iade işlemleri, İlaç Takip Sistemine usulüne uygun bildirim yapılması şartıyla toptan satış yasağından ayrı değerlendirilir.

İlaç Takip Sistemi kayıtlarındaki her uyumsuzluk otomatik olarak aynı yaptırımı doğurmaz. Kaydın hangi işlemle ilgili olduğu, ne zaman ve kim tarafından oluşturulduğu ve fiili durumla uyumu birlikte değerlendirilmelidir.

Öncelikle cezanın dayandığı özel kanunda özel bir başvuru yolu bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Özel hüküm yoksa 5326 sayılı Kabahatler Kanununun genel başvuru rejimi gündeme gelir; yaptırım başka bir idari işlemle birlikte tesis edilmişse görevli yargı yeri ayrıca değerlendirilmelidir.

Tebliğ edilen işlem yazısı, tebligat evrakı, dayanak kanun maddesi, denetim tutanağı, İTS kayıtları, reçeteler, faturalar, hesaplama belgeleri ve varsa tekerrür kaydı birlikte incelenmelidir. Tebliğ tarihi başvuru süresinin belirlenmesi bakımından özellikle önemlidir.

İdari para cezası, ruhsat askıya alma ve eczane kapatma birbirinden farklı yaptırımlardır. Her birinin hukuki dayanağı, uygulanma şartları ve yargısal denetim yolu ayrıca değerlendirilir; para cezası verilmesi tek başına ruhsatın askıya alınacağı veya eczanenin kapatılacağı anlamına gelmez.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.