Randevu Al

İletişim Bilgileri

Polislik Güvenlik Soruşturması

Ana Sayfa Polislik Güvenlik Soruşturması
Polislik Güvenlik Soruşturması
  • Yayın Tarihi: 02.08.2026
  • Yazar: Av. Emre ASAN
1. Polislik Güvenlik Soruşturması Nedir? 1.1. Polislikte Güvenlik Soruşturması Neden Daha Ayrıntılıdır? 1.2. Güvenlik Soruşturması ile Arşiv Araştırması Arasındaki Fark 2. Polislik Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır? 2.1. Adli Sicil ve Arşiv Kayıtları 2.2. Tahdit, Aranma ve Kolluk Kayıtları 2.3. Güvenlik Soruşturmasını Hangi Kurumlar Yapar? 2.4. Kolluk ve İstihbarat Kaynaklı Bilgiler 2.5. Yabancı Devlet Kurumları ve Yabancılarla İlişkiler 2.6. Terör Örgütleri veya Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgütler 3. POMEM, PMYO, PAEM ve İç Güvenlik Fakültesinde Süreç Nasıl Farklıdır? 3.1. POMEM Güvenlik Soruşturması 3.2. PMYO Güvenlik Soruşturması 3.3. PAEM Güvenlik Soruşturması 3.4. İç Güvenlik Fakültesi Güvenlik Soruşturması 4. Polislik Güvenlik Soruşturması Ne Zaman Başlar ve Ne Kadar Sürer? 4.1. 30 İş Günü ve 60 İş Günü Nasıl Hesaplanır? 4.2. Süre Aşılırsa Ne Olur? 4.3. Polislik Güvenlik Soruşturması Sonucu Nasıl Öğrenilir? 5. Polislik Güvenlik Soruşturması Elenme Sebepleri Nelerdir? 5.1. Adli Sicil Kaydı Polisliğe Engel midir? 5.2. HAGB Polisliğe Engel midir? 5.3. Devam Eden Soruşturma Polisliğe Engel midir? 5.4. Devam Eden Kovuşturma Polisliğe Engel midir? 5.5. Aile Bireyinin Kaydı Polisliğe Engel Olur mu? 5.6. Sosyal Medya ve Dijital Kayıtlar 5.7. Polislik Güvenlik Soruşturması Elenme Sebepleri 5.8. Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonucunun Türleri 6. Mülakat, Sağlık Kararı ve Güvenlik Soruşturması Aynı İşlem midir? 7. Polislik Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanırsa Ne Yapılmalıdır? 7.1. İlk Yapılması Gerekenler 7.2. İdareye Başvuru Yapılmalı mı? 7.3. İptal Davasında Ne Talep Edilir? 7.4. Yürütmenin Durdurulması Neden Önemlidir? 7.5. Yetkili ve Görevli Mahkeme 8. Mahkeme Hangi Kriterleri İnceler? 9. İdarenin Muhtemel Savunmaları ve Karşı Argümanlar 10. Dava Açmadan Önce Kontrol Listesi ve Gerekli Belgeler 11. Altın Tavsiye 12. Sonuç . Sıkça Sorulan Sorular

Polislik güvenlik soruşturması, yalnız adayın adli sicil kaydına bakılarak yürütülen bir işlem değildir; 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile başvurulan kurumun (POMEM, PMYO, PAEM veya İç Güvenlik Fakültesi) kendi özel giriş yönetmeliği birlikte uygulanır. Olumsuz sonucun hukuka uygunluğu, idarenin dayandığı somut gerekçe ve adayın kendi durumu üzerinden incelenir; her kurumun usul ve karar makamı farklıdır.

Kısaca

  • Hukuki Dayanak: 7315 sayılı Kanun, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ve POMEM/PMYO/PAEM/İGF'nin kendi özel giriş yönetmelikleri.
  • Kapsam: POMEM, PMYO, PAEM ve İç Güvenlik Fakültesi adayları; her kurumun yönetmeliği ayrı usul, süre ve karar makamı öngörür.
  • Temel Risk: Kesinleşmiş mahkûmiyet ve özel yönetmelikte açıkça sayılan şartlar doğrudan sonuç doğurabilirken, HAGB, aile bilgisi, sosyal medya gibi veriler idarenin somut ve denetlenebilir gerekçesine bağlı idari değerlendirmeye tabidir.
  • Dava Süresi: Kural olarak yazılı tebliği izleyen günden itibaren 60 gün; öğrenme tarihi somut olayda ayrıca değerlendirilir.
  • Görevli Yargı: İdari yargı.
  • Kritik Ayrım: Mülakat, sağlık, fiziki yeterlilik ve güvenlik soruşturması adaylık sürecinin farklı değerlendirme aşamalarıdır; dava konusu edilecek kesin ve icrai işlem, ilgili yönetmelik ve işlem zincirine göre belirlenir.

Polislik güvenlik soruşturması, POMEM, PMYO, PAEM veya İç Güvenlik Fakültesi gibi Polis Akademisi Başkanlığına bağlı eğitim kurumlarına giren adaylar hakkında, 7315 sayılı Kanun ve ilgili kurumun kendi giriş yönetmeliği uyarınca yürütülen incelemedir. Bu inceleme adli sicil ve arşiv kayıtlarıyla sınırlı değildir; kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verileri de kapsar.

657 sayılı Kanun'daki genel "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" şartına ek olarak, başvurulan kurumun kendi yönetmeliğinde sayılan özel şartlar (belirli suçlardan mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına [HAGB] rağmen aranan süre şartı gibi) birlikte uygulanır. Adayın sınav aşamalarını tamamlaması, güvenlik soruşturmasının başlayabilmesi için yalnızca bir ön koşuldur; geçici kayıt yapıldıktan sonra intibak eğitimi başlar ve bu süreçte hem sağlık kurulu raporu hem güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yürütülür. Sonuç olumlu olursa kesin kayıt yapılır; olumsuz olursa adayın dosyası ilgili makamın onayıyla işlemden kaldırılır.

Polislik güvenlik soruşturmasının hukuki dayanağı tek bir kanundan ibaret değildir: POMEM Giriş Yönetmeliği 3201 sayılı Kanun'un ek 24 üncü maddesine, PMYO Giriş Yönetmeliği ile İç Güvenlik Fakültesi Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği 4652 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine, PAEM Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği ise 4652 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine dayanır; bu farklı dayanak, kurumların usul ve karar makamlarındaki farklılıkların da kaynağıdır. Bir kurumun sürecine ilişkin bir hüküm veya emsal, otomatik olarak diğerine uygulanamaz. Bu yazının odağı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması genel çerçevesinin polislik mesleğine girişte nasıl uygulandığıdır.

Polislik mesleğinin silah taşıma, kamu gücü kullanma ve hassas verilere erişme niteliği, bu mesleğe giriş sürecindeki güvenlik soruşturmasının genel kamu görevlerine kıyasla daha ayrıntılı yürütülmesinin başlıca gerekçesidir. Görev, toplumla doğrudan güven ilişkisi kurmayı ve kanunun verdiği zorlayıcı yetkileri kullanmayı gerektirdiğinden, idarenin bu güven ilişkisini önceden değerlendirmesi meşru bir amaçtır.

Ancak görevin hassasiyeti, idareye sınırsız bir takdir yetkisi vermez. Hukuk devleti ve ölçülülük ilkesi, güven ilişkisinin korunması amacıyla dahi olsa, idarenin somut ve denetlenebilir bir gerekçe göstermesini gerektirir. Polislik mesleğinin gerektirdiği güvenilirlik standardı ne kadar yüksek olursa olsun, bu standart soyut bir varsayıma değil, adayın kendi durumuna ilişkin somut verilere dayanmalıdır; aksi hâlde işlem, sebep unsuru yönünden yargı denetiminde tartışmaya açık hâle gelir.

Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması, 7315 sayılı Kanun kapsamında yürütülen fakat kapsamı farklı iki incelemedir; ikisi birbirinin yerine geçmez ve genellikle birlikte yürütülür.

İncelemeTemel KapsamPolis Adayı Bakımından Önemi
Arşiv araştırmasıAdli sicil, tahdit, aranma, kesinleşmiş kararlar ve dosya olgularıAdayın resmî kayıtlarının incelenmesi
Güvenlik soruşturmasıBunlara ek olarak kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verilerPolislik görevinin gerektirdiği güvenilirlik değerlendirmesi

Polislik başvurularında bu iki inceleme kural olarak birlikte yürütülür; arşiv araştırmasının kapsadığı veriler güvenlik soruşturmasının da bir parçasıdır, ancak güvenlik soruşturması bunun ötesine geçerek kolluk ve istihbarat kaynaklı olgusal verileri de değerlendirmeye katar. Bu nedenle bir adayın yalnızca adli sicilinin temiz olması, güvenlik soruşturmasının da otomatik olarak olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Güvenlik soruşturması nasıl yapılır sorusunun cevabı, tek bir işlemden değil, birbirini izleyen aşamalardan oluşur. Aşağıdaki tablo bu aşamaları özetlemektedir.

AşamaYapılan İşlemHukuki Önemi
Başvuru ve sınavlarAday gerekli sınav aşamalarını tamamlarGüvenlik incelemesine geçiş için ön koşuldur
Geçici kayıtAday eğitim kurumuna geçici olarak kaydedilirKesin kayıt hakkı henüz oluşmaz
İntibak eğitimiSağlık ve güvenlik işlemleri yürütülürKuruma özgü inceleme süreci başlar
Arşiv araştırmasıResmî kayıtlar ve dosya olguları incelenirEn geç 30 iş günlük usul süresine tabidir
Güvenlik soruşturmasıKolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler değerlendirilirEn geç 60 iş günlük usul süresine tabidir
Kurul değerlendirmesiSonuç ilgili kurul veya makam tarafından değerlendirilirKuruma göre karar makamı değişir
Kesin kayıt veya olumsuz işlemKesin kayıt yapılır ya da işlemden kaldırma/ilişik kesme kararı verilirİdari yargı denetimine konu olabilir

Güvenlik soruşturması yapılır derken kastedilen, yukarıdaki aşamaların idare tarafından sırasıyla işletilmesidir; adayın sınavları kazanması, güvenlik soruşturmasının otomatik olarak olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez, yalnızca sürecin bu aşamaya geçebilmesi için gerekli ön koşulu oluşturur. Güvenlik soruşturması sırasında toplanan veriler, arşiv araştırmasındaki resmî kayıtların ötesine geçerek kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verileri de kapsar; bu veriler, kurumun kendi özel yönetmeliğine göre ilgili kurul veya makam tarafından değerlendirilir. Tablodaki her aşama, kendi hukuki sonucunu doğurur; örneğin geçici kayıt aşamasında henüz kesin bir hak oluşmazken, kurul değerlendirmesi sonrasında tesis edilen işlem doğrudan dava konusu edilebilir bir idari işlem niteliği kazanır.


Polis güvenlik soruşturmasında nelere bakılır sorusunun cevabı, tek bir veri türüyle sınırlı değildir. 7315 sayılı Kanun'a göre arşiv araştırması kapsamında; kişinin adli sicil kayıtları, kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar kapsamındaki olgular araştırılır. Güvenlik soruşturması ise bunlara ek olarak, görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişkileri, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak iddialarını kapsar.

Bu verilerin hukuki sonucu tek tip değildir. Başvurulan kurumun özel yönetmeliğinde açıkça engel olarak sayılan kesinleşmiş mahkûmiyetler ve katalog suçlar, somut olayda gerçekleştiğinde doğrudan sonuç doğurabilir; burada idarenin takdirinden çok, yönetmelik hükmünün somut olaya uygulanıp uygulanmadığı incelenir. Buna karşılık aile bilgisi, sosyal medya, HTS, banka hareketleri, SGK kaydı, okul veya yurt geçmişi ile kolluk ve istihbarat kaynaklı olgusal veriler doğrudan bir yönetmelik yasağına dayanmaz; bu veriler idarenin somut, güncel ve görevle bağlantılı bir gerekçeyle değerlendirmesine konu olur ve denetlenebilirlik şartına tabidir.

İncelenen AlanHukuki NiteliğiPolislik Bakımından Kritik Nokta
Adli sicil kaydı ve kesinleşmiş mahkeme kararlarıKurumun yönetmeliğinde sayılan suçlar bakımından doğrudan mevzuat şartı olabilirSuçun katalogda yer alıp almadığı ve kesinleşme durumu incelenmelidir
HAGBÖzel yönetmelikte ayrıca sonuç bağlanmış olabilirFiil, ceza miktarı ve kurumun özel hükmü birlikte incelenir
KYOK, beraat ve düşmeMahkûmiyet değildir; idari değerlendirmeye konu olabilirKararın hukuki sonucu, dosyanın içeriği ve idarenin somut gerekçesi incelenir
Devam eden soruşturmaKurumun güncel özel yönetmeliği ve ilgili yargısal gelişmelere göre değerlendirilirKamu davası açılıp açılmadığı, isnadın somutluğu ve masumiyet karinesi
Devam eden kovuşturmaÖzel yönetmelikte açık şart olarak düzenlenmişse doğrudan sonuç doğurabilirSuçun yönetmelikte sayılıp sayılmadığı ve yargılamanın aşaması
Aile, akraba ve çevre bilgisiİdari değerlendirmeye konudurKişisellik ve ölçülülük ilkeleri geçerlidir
Sosyal medya, HTS, banka, SGK, okul/yurt geçmişiİdari değerlendirmeye konudurSomut bağlantı, güncellik ve görevle ilişki aranır
Terör örgütleri veya suç örgütleriyle irtibat/iltisak iddiasıAğır ve hassas bir konudurİddianın somut, güncel ve denetlenebilir delillere dayanması gerekir

Tablodan görülebileceği gibi, mevzuat şartı olarak düzenlenen durumlarda idarenin değerlendirmesi hükmün somut olaya uygulanıp uygulanmadığıyla sınırlıyken, idari değerlendirmeye konu verilerde asıl mesele verinin güncelliği, adayla somut bağlantısı ve görevle ilişkisidir.

Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı aynı şey değildir: adli sicil kaydı yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyetleri gösterirken, arşiv kaydı belirli koşullarda adli sicilden çıkarılan ve ayrı bir sistemde tutulan bilgileri ifade eder. Silinmiş bir kaydın hukuki niteliği de kendine özgüdür; adli sicilden silinen bir mahkûmiyet, arşiv kaydında belirli sürelerle görünmeye devam edebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet ile devam eden bir soruşturmaya ilişkin kayıt da birbirinden ayrılmalıdır; ilki nihai bir hukuki sonuçken, ikincisi henüz sonuçlanmamış bir süreçtir.

Adayın adli sicil kaydının temiz olması, tek başına olumlu bir sonuç garantisi değildir; çünkü güvenlik soruşturması adli sicilin ötesinde kolluk ve istihbarat kaynaklı verileri de kapsar. Bununla birlikte, adli sicil dışındaki verilerin de soyut biçimde, somut bir olguya dayanmadan kullanılması mümkün değildir; her veri kendi hukuki ağırlığı içinde değerlendirilir.

Arşiv araştırması kapsamında, kişi hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı ve kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığı ayrıca araştırılır. Kişi hakkında herhangi bir kaydın bulunması, bu kaydın güncelliği ve kişiye aidiyeti doğrulanmadan otomatik olarak olumsuz sonuç doğurmamalıdır. Tahdit ve aranma kayıtları genellikle güncel ve somut nitelikte olduğundan, diğer bazı veri türlerine kıyasla daha doğrudan bir ağırlık taşıyabilir; ancak bu kayıtların da kişiye doğru biçimde ait olduğu ve güncelliğini koruduğu teyit edilmelidir.

Arşiv araştırmasında adli sicil kayıtları, tek başına incelemenin tamamını oluşturmaz; kesinleşmiş mahkeme kararları, kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturma olguları ile kamu görevinden çıkarma kararı gibi resmî kayıtlar da bu inceleme kapsamındadır. Ancak bu kayıtların değerlendirilmesi, yalnızca mevzuatta öngörülen kapsam içinde yapılabilir; arşiv araştırması, mevzuatta sayılmayan bir veri türünü kapsayacak şekilde genişletilemez.

Arşiv araştırmasının güvenlik soruşturmasından daha dar kapsamlı olduğu unutulmamalıdır: arşiv araştırması, kişi hakkındaki mevcut ve resmî kayıtların taranmasıyla sınırlıyken, güvenlik soruşturması bunun ötesine geçerek kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verileri de kapsar. Arşiv araştırması sonuçları doğrudan adayın kendisiyle ilgili olmalıdır; başka bir kişiye ait bir kaydın, isim benzerliği veya yanlış eşleştirme nedeniyle adayın kaydıymış gibi kullanılması, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılığına yol açabilir. Bu nedenle bir adayın dosyasında yer alan kaydın gerçekten kendisine ait olup olmadığının doğrulanması, dava stratejisinin ilk adımlarından biridir.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki veri toplama işlemleri, mevzuatta yetkilendirilen birimlerce yürütülür; bu birimler tek bir kurumdan ibaret değildir. Emniyet Genel Müdürlüğü, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve mahalli mülki idare amirlikleri, mevzuattaki görev alanlarına göre sürecin farklı aşamalarında yer alabilir. Her dosyada bu kurumların tamamının aynı yoğunlukta araştırma yaptığı şeklinde bir genelleme yapılamaz; hangi birimin hangi veriyi topladığı, somut olayın niteliğine ve başvurulan görevin özelliğine göre değişebilir.

Polis Akademisi Başkanlığı ve adayın başvurduğu eğitim kurumu (POMEM, PMYO, PAEM veya İGF), araştırmayı bizzat yürüten birimlerle karıştırılmamalıdır; Polis Akademisi Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü ayrı görev ve yetkilere sahip kurumlardır ve süreçteki rolleri farklıdır. Araştırmayı yürüten birimler veriyi toplayıp ilgili makama iletir; toplanan verileri kurumun özel yönetmeliğine göre değerlendirip nihai kararı veren ise ilgili kurul veya karar makamıdır (POMEM Yönetim Kurulu, Yüksekokul Yönetim Kurulu, PAEM Başkanlığı veya İGF'de Başkan Yardımcısı/Fakülte Yönetim Kurulu gibi). Bu ayrım, dava dilekçesinde hangi kurumun hangi işlemden sorumlu tutulacağının doğru belirlenmesi bakımından önemlidir. Aday hakkında toplanan verilerin kişiye aidiyeti, güncelliği ve polislik mesleğinin gerektirdiği niteliklerle bağlantısı, bu değerlendirme sürecinin merkezinde yer alır.

İstihbari bilgi ile olgusal veri arasındaki ayrım, güvenlik soruşturmasının en tartışmalı noktalarından biridir. Olgusal veri, yer, zaman ve kişi unsurlarıyla desteklenen, doğrulanabilir bir vakıayı ifade ederken; istihbari bilgi çoğu zaman bir değerlendirme veya kanaat içerir. Soyut bir kanaatin, somut bir olguyla desteklenmeden tek başına yeterli görülmesi beklenmez; bilginin adayla bağlantısının kurulması ve yargısal denetime elverişli, yani mahkemenin inceleyebileceği açıklıkta olması aranır.

7315 sayılı Kanun kapsamında adayın yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği de değerlendirmeye konu olabilir; ancak bu kavram aşırı geniş yorumlanmamalıdır. Sırf bir yabancıyla iletişim kurmuş olmak, tek başına olumsuz sonuç doğurmaz; ilişkinin niteliği, amacı, sürekliliği ve görevle bağlantısı birlikte incelenir. Hukuka uygun bir sosyal, akademik veya mesleki ilişki, bu unsurlar gösterilmeden tek başına engel sayılamaz.

Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle irtibat ve iltisak iddiası, güvenlik soruşturmasının en ağır sonuç doğurabilecek başlıklarından biridir. Bu değerlendirmede belirleyici olan, adayın kendi eylemi ve bu yapıyla kurduğu somut bağlantıdır; bir aile bireyine ait bu türden bir kayıt, adayın kendi eylemiyle karıştırılmamalıdır. Tek ve bağlamından koparılmış bir verinin, irtibat veya iltisak iddiasını tek başına ispatlaması beklenmez; iddia somut, güncel ve denetlenebilir delillere dayanmalıdır.


POMEM, PMYO, PAEM ve İç Güvenlik Fakültesi aynı güvenlik soruşturması mantığını paylaşsa da tek bir kurum gibi ele alınamaz; her biri farklı bir aday kaynağına, farklı bir dayanak kanuna ve farklı bir karar makamına sahiptir. Ortak nokta, intibak eğitimi başlangıcından itibaren güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılması ve bu işlemlerin geçici kayıt tarihinden itibaren 60 gün içinde tamamlanmaması hâlinde adayın planlamasının bir sonraki eğitim-öğretim yılına ertelenebilmesidir.

KurumAday KaynağıÖzel Yönetmelikİncelemenin Başladığı AşamaDeğerlendiren MakamOlumsuz İşlemin Hukuki Biçimi
POMEMÖnlisans veya lisans mezunları3201 sayılı Kanun ek m.24'e dayanan POMEM Giriş Yönetmeliğiİntibak eğitimi başlangıcından itibaren (madde 18)POMEM Yönetim KuruluDosya, POMEM Müdürlüğünce Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır (madde 22)
PMYOLise ve dengi okul mezunları4652 sayılı Kanun m.30'a dayanan PMYO Giriş Yönetmeliğiİntibak eğitimi başlangıcından itibarenYüksekokul Yönetim KuruluDosya, Yüksekokul Müdürlüğünce Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır
PAEMEmniyet mensubu lisans mezunu polis memurları; sivil lisans mezunları; başpolis/kıdemli başpolis memurları; yabancı uyruklu öğrenciler4652 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine dayanan PAEM Giriş ve Eğitim-Öğretim YönetmeliğiYönetmelik metninde yalnızca sivil kaynaklı adaylara özgülenmiştir (madde 22-23)BaşkanlıkDosya doğrudan Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır (madde 23)
İç Güvenlik FakültesiEsas olarak lise/dengi okul mezunları (madde 5); PMYO'dan dikey geçiş4652 sayılı Kanun m.15/19/30'a dayanan İGF Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliğiİntibak eğitimi başlangıcından itibarenGeçici kayıtta Başkan Yardımcısı; kesin kayıt sonrası Fakülte Yönetim KuruluGeçici kayıtta Başkan Yardımcısı, kesin kayıt sonrası Fakülte Yönetim Kurulu kararı ve Başkan onayı ile işlemden/ilişikten kaldırılır

Bu fark salt teorik değildir: bir dava dilekçesinde hangi işlemin dava konusu edileceği, hangi makamın kararının denetleneceği ve hangi yönetmelik hükmünün somut olaya uygulanacağı, adayın başvurduğu kuruma göre değişir. POMEM veya PMYO'ya ilişkin bir emsal karar, otomatik olarak PAEM veya İGF'ye uygulanabilir sayılamaz.

Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM), önlisans veya lisans mezunu adaylara yönelik kısa süreli bir eğitim modelidir. POMEM'de güvenlik soruşturması nasıl yapılır sorusunun cevabı, aşağıdaki sırayı izler:

  1. Aday, POMEM'e giriş için gerekli sınav aşamalarını (yazılı sınav, fiziki yeterlilik, mülakat) tamamlar.
  2. Başarılı adayın geçici kaydı yapılır.
  3. Geçici kayıtla birlikte intibak eğitimi başlar.
  4. İntibak eğitimi başlangıcından itibaren, madde 18 uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılır.
  5. Sonuçlar POMEM Yönetim Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır.
  6. Olumsuzluk hâlinde, adayın dosyası POMEM Müdürlüğünce Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır (madde 22).
  7. Bu işlem, adayın idari yargıda dava konusu edebileceği icrai bir işlem niteliği taşır.

POMEM'e özgü özel giriş şartları arasında, madde 8/g'de sayılan katalog suçlardan mahkûmiyetin bulunmaması ve HAGB kararı verilmiş olsa dahi belirli ceza miktarları bakımından ayrıca değerlendirme yapılması yer alır. Bu bölümde ayrıca güncel bir gelişme dikkat çekicidir: madde 8/g/2'deki "devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak" şartına ilişkin olarak, Danıştay İkinci Dairesinin 24/10/2023 tarihli ve E.2023/3406 sayılı kararıyla "soruşturma veya" ibaresinin yürütmesi durdurulmuştur; güncel resmî yönetmelik metni hâlâ bu dipnotu taşımaktadır. Bu, esasa ilişkin nihai bir iptal kararı değildir; kararın nihai olarak nasıl sonuçlandığı bu araştırmada teyit edilememiştir. Bu nedenle soruşturma aşaması ile kovuşturma aşaması aynı hukuki sonuç içinde değerlendirilmemelidir.

POMEM güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa dava konusu edilecek işlem, POMEM Müdürlüğünce Başkanlığa gönderilen ve Başkanın onayı ile kesinleşen işlemden kaldırma kararıdır; bu işlemin tebliğ tarihi ve gerekçesi, dava dilekçesinin temelini oluşturur.

Polis Meslek Yüksekokulu (PMYO), lise ve dengi okul mezunu adaylara yönelik iki yıllık bir yükseköğretim kurumudur. PMYO güvenlik soruşturması, POMEM'e paralel biçimde geçici kaydın ardından başlayan intibak eğitimi aşamasında yürütülür; ancak sonuçlar POMEM'den farklı olarak Yüksekokul Yönetim Kurulunca değerlendirilir. Geçici kayıt ile kesin kayıt arasındaki ayrım burada da geçerlidir: geçici kayıt intibak eğitimiyle başlar, kesin kayıt ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu sonuçlandığında yapılır.

PMYO güvenlik soruşturması ne zaman başlar sorusunun cevabı, adayın TYT puanı, fiziki yeterlilik sınavı ve mülakat aşamalarını tamamlayıp geçici kaydının yapılmasına bağlıdır; bu aşamalar tamamlanmadan güvenlik soruşturması süreci işletilmez. Olumsuz sonucun hukuki biçimi, POMEM'dekiyle paraleldir: dosya, Yüksekokul Müdürlüğünce Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi (PAEM), sivil kaynaklı adaylar ile emniyet mensubu adayları aynı çatı altında topluyor olsa da, aralarındaki mevzuat farkı gözden kaçırılmamalıdır. Güncel yönetmelik hükümlerine göre, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı (madde 8/1/b/16) ile bunun intibak eğitimi başlangıcından itibaren yaptırılacağına ilişkin madde 22-23 hükmü, yönetmelik metninde açıkça yalnızca sivil kaynaklı adaylara özgülenmiştir; emniyet mensubu adaylar için bu maddelerde ayrı bir güvenlik soruşturması hükmüne rastlanmamıştır.

PAEM güvenlik soruşturması hakkında genelleme yapılmamalıdır: bundan, emniyet mensubu adaylar hakkında hiçbir güvenlik incelemesi yapılamayacağı sonucu çıkarılamaz; yönetmelik metni yalnızca PAEM'e özgü ayrı bir güvenlik soruşturması sürecini sivil kaynaklı adaylarla sınırlı tutmaktadır, bunun ötesindeki gerekçe bu araştırmada teyit edilememiştir. Ayrıca PAEM'de iki farklı "öğrenci adayı olamaz" kararı (ön sağlık, madde 13; mülakat, madde 19) ile güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması (madde 23) farklı aşamalar ve farklı hukuki mekanizmalardır; ikincisinde "öğrenci adayı olamaz" ifadesi dahi kullanılmaz, dosya doğrudan işlemden kaldırılır. Dava konusu işlemin Başkanlık işlemi olup olmadığı, somut dosyada tebliğ edilen işlemin niteliğine göre ayrıca belirlenmelidir.

İç Güvenlik Fakültesi (İGF), 4652 sayılı Kanun'un 15, 19 ve 30 uncu maddelerine dayanır; bu bakımdan dayanağı PMYO'ya daha yakındır ve PAEM ile karıştırılmamalıdır. İGF, esas olarak lise ve dengi okul mezunlarına yöneliktir; PMYO öğrencileri de Başkanlıkça yapılacak dikey geçiş sınavında başarılı olmaları hâlinde İGF'ye kabul edilebilir. PAEM'e sivil kaynaktan başvuru için lisans mezuniyeti şart iken, İGF doğrudan lise mezunlarına yöneliktir.

Olumsuz sonucun idari işlemi aşamaya göre farklılaşır: geçici kayıt/intibak eğitimi döneminde güvenlik soruşturması olumsuz çıkan adayların dosyası Başkan Yardımcısı tarafından Başkanın onayı ile işlemden kaldırılır; kesin kayıt sonrasında Fakülteye giriş nitelikleri taşımadığı sonradan anlaşılan öğrencilerin ilişiği ise Fakülte Yönetim Kurulu kararı ve Başkan onayı ile kesilir. Bu iki mekanizma birbirine karıştırılmamalıdır: "işlemden kaldırma" geçici kayıt/aday statüsüne özgü bir kavramken, "ilişik kesme" kesin kayıt yapılmış, öğrencilik statüsü kazanmış kişiler için kullanılan bir kavramdır; hangi mekanizmanın uygulandığı, adayın hangi aşamada bulunduğuna bağlıdır.


Polislik güvenlik soruşturması, adayın sınavı kazanmasından hemen sonra değil, geçici kaydın yapılmasının ardından başlayan intibak eğitimi aşamasında başlar; her kurumun yönetmeliği bu aşamayı kendi usulüyle düzenler. POMEM'de bu süreç madde 18 uyarınca, PMYO'da kendi yönetmeliğinin intibak eğitimi hükmü uyarınca işler; PAEM'de yönetmelik metninde yalnızca sivil kaynaklı adaylar için, İGF'de ise diğer kurumlarla paralel biçimde düzenlenmiştir.

Polislik güvenlik soruşturması ne kadar sürer sorusunun cevabı için üç farklı süreyi birbirine karıştırmamak gerekir. 7315 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca arşiv araştırmasının tamamlanması için en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturmasının tamamlanması için ise en geç 60 iş günü azami süre öngörülmüştür; bu süreler Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri gibi incelemeyi yürüten birimlere yönelik usul süreleridir ve iş günü olarak ifade edilir. Bunlardan tamamen ayrı olan üçüncü bir süre ise POMEM, PMYO, PAEM ve İGF giriş yönetmeliklerinde yer alan ve adayın eğitim planlamasını ilgilendiren "60 gün"dür: bu süre, sağlık kurulu raporu ve güvenlik soruşturması işlemlerinin geçici kayıt tarihinden itibaren tamamlanamaması hâlinde adayın planlamasının bir sonraki eğitim-öğretim yılına ertelenmesi için öngörülen ayrı bir eşiktir ve takvim günü olarak ifade edilir. Bu üç süre farklı hukuki kaynaklara dayanır ve birbirinin yerine kullanılmamalıdır; kanuni azami süre niteliği, uygulamadaki gecikmelerin bu süreleri aşabildiği gerçeğiyle birlikte de zayıflatılmamalıdır.

Uygulamada aday sayısının fazlalığı, istihbarat ve kolluk birimlerinin iş yükü ile kurumlar arası yazışma süreleri, güvenlik soruşturmasının kanuni süreleri aşarak birkaç ay sürmesine yol açabilir; bu durum, 30 ve 60 iş günlük sürelerin mevzuattaki azami süre niteliğini ortadan kaldırmaz. Süre aşımının somut işleme etkisi, gecikmenin nedeni ve aday bakımından doğurduğu sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir. Süreç bazen intibak döneminde bitmeyip eğitim döneminin ilk aylarına sarkabilir; bu durum mevzuatta öngörülmüş bir istisnadır ve kesin bir zaman garantisi oluşturmaz.

İş günü, hafta sonu ve resmî tatiller hariç tutularak hesaplanan bir süre birimidir ve takvim günüyle karıştırılmamalıdır. Arşiv araştırması için öngörülen 30 iş günü ile güvenlik soruşturması için öngörülen 60 iş günü, doğrudan adayı değil, incelemeyi yürüten Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri gibi birimleri bağlayan usul süreleridir. Bu süreler, adayın eğitim planlamasına ilişkin 60 günlük takvim süresinden farklıdır; ikisinin aynı kavram gibi anılması, dava dilekçelerinde ve idari başvurularda hatalı süre hesaplarına yol açabilir.

Güvenlik soruşturmasının kanuni azami süreyi aşması, otomatik olarak adayın lehine bir sonuç doğurmaz; ancak bu durum işlemin hukuka uygun tesis edildiği anlamına da gelmez. Sürenin aşılması hâlinde, gecikmenin somut işleme etkisi, gecikmenin nedeni ve adayın eğitim planlaması, yaş sınırı ve dönem kaybı bakımından uğradığı somut sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir. İdareye başvuru yapılıp yapılmayacağı ve dava stratejisinin nasıl kurulacağı da bu somut duruma göre belirlenir; sürenin aşılmış olması tek başına bir dava dayanağı oluşturabileceği gibi, bazı durumlarda idarenin makul bir gerekçesi de bulunabilir.

Aday, güvenlik soruşturmasının sonucunu genellikle doğrudan bir gerekçeli bildirimle değil, kesin kaydın yapılması, dosyanın işlemden kaldırılması, ilişik kesme işlemi, kurumun ilan ettiği duyurular veya kendisine yapılan yazılı bildirim yoluyla öğrenir. Arşiv araştırması sonuçları ve güvenlik soruşturması kapsamındaki olgusal veriler, gizlilik dereceli olduğundan adaya doğrudan gösterilmeyebilir; işlemin gerçek gerekçesi çoğu zaman ancak dava dosyasında, mahkemenin resen araştırmasıyla ortaya çıkar. Standart ve genel bir çevrim içi sorgulama sistemi bulunduğuna ilişkin bir iddia, bu araştırmada doğrulanamadığından burada ileri sürülmemektedir; adayın sonucu öğrenme yolu, başvurduğu kurumun güncel uygulamasına göre değişebilir.


Güvenlik soruşturması hangi durumlarda olumsuz çıkar sorusunun cevabı tek bir kesin listeye indirgenemez; risk grupları arasında hukuki ağırlık bakımından önemli farklar vardır. Başvurulan kurumun özel yönetmeliğinde doğrudan engel olarak düzenlenen kesinleşmiş mahkûmiyet ve açık giriş şartları, somut olayda gerçekleştiğinde doğrudan sonuç doğurabilir. Buna karşılık HAGB'ye rağmen ayrıca düzenlenen suç ve ceza şartları, özel yönetmelikte engel sayılan devam eden kovuşturma, somut kolluk veya istihbarat verileri, adayın kişisel irtibat ve iltisakının gösterilmesi ve adaya ait olduğu doğrulanmış dijital veriler, mevzuatta doğrudan engel olarak sayılmadığından somut olay kapsamında idari değerlendirmeye tabidir; bu değerlendirmenin somut, güncel ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanması gerekir. Soyut veya kişiyle bağlantısı kurulamayan veriler üzerine kurulan bir işlem ise yargısal denetime tabidir.

Adli sicil kaydının polisliğe engel oluşturup oluşturmadığı; suçun türü, cezanın miktarı, kararın kesinleşip kesinleşmediği ve suçun başvurulan kurumun özel yönetmeliğinde ayrıca sayılıp sayılmadığına göre belirlenir. "Yüz kızartıcı suçlar" ifadesi tek başına soyut bir kavram değildir; her kurumun yönetmeliğindeki somut suç listesiyle (zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi) birlikte ele alınmalıdır. Her adli sicil kaydı aynı hukuki sonucu doğurmaz; kaydın niteliği, güncelliği ve başvurulan kurumun özel şartıyla örtüşüp örtüşmediği ayrı ayrı incelenir.

HAGB konusunda üç ayrım birlikte gözetilmelidir:

  1. Ceza hukuku sonucu: HAGB, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü değildir ve sırf varlığı nedeniyle otomatik bir engel sayılmaz.
  2. Özel yönetmelik şartı: Polisliğe girişe özgü yönetmeliklerde, HAGB kararı verilmiş olsa dahi belirli fiiller veya ceza miktarları (bir yıl veya daha fazla hapis cezası, yüz kızartıcı suçlar gibi) için özel bir şart bulunabilir.
  3. 7315 kapsamında bireysel değerlendirme: Özel şartın dışında kalan hâllerde dahi, idarenin 7315 sayılı Kanun çerçevesinde somut ve bireysel bir değerlendirme yapması mümkündür.

Bu üç düzlemin birlikte değerlendirilmesi gerekir; "HAGB hiçbir şekilde engel değildir" veya "her HAGB otomatik olarak engeldir" biçimindeki mutlak ifadelerin ikisi de yanıltıcıdır. KYOK, beraat ve düşme kararları da mahkûmiyet değildir; idarenin bu dosyaları görmüş olması, kararın hukuki sonucunu göz ardı ederek soyut bir değerlendirme yapabileceği anlamına gelmez.

Devam eden bir soruşturma, henüz kamu davası açılmamış bir aşamayı ifade eder ve isnadın niteliği ne olursa olsun masumiyet karinesi bu aşamada geçerliliğini korur. POMEM'e özgü hükümdeki güncel yargısal gelişme (madde 8/g/2'deki "soruşturma veya" ibaresinin yürütmesinin durdurulması) bu değerlendirmede özellikle dikkate alınmalıdır. İdari değerlendirmenin sınırları burada da geçerlidir: idare, soyut bir "soruşturma var" tespitiyle yetinemez; isnadın somutluğu ve güncelliği ayrıca incelenmelidir.

Devam eden kovuşturma (kamu davası), soruşturmadan farklı olarak, iddianamenin kabulüyle başlayan ve mahkeme önünde yürüyen bir aşamadır. Kovuşturma ile soruşturma arasındaki bu fark, hukuki sonuç bakımından önemlidir: özel yönetmelikte kovuşturma açık bir giriş şartı olarak düzenlenmişse, suçun katalogda sayılıp sayılmadığına bağlı olarak doğrudan sonuç doğurabilir. Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunmaması, kovuşturmanın idari değerlendirmede hiç dikkate alınmayacağı anlamına gelmez; özel şartın koşulları somut olayda gerçekleşmişse, bu şart doğrudan uygulanabilir hâle gelir.

Birinci derece yakınlara (anne, baba, çocuklar) ve eşe ait bir kayıt dolaylı biçimde gündeme gelebilir; kardeşe ilişkin bir kayıt da aynı ilkeye tabidir. Kişisellik ilkesi gereği, bu verinin olumsuz sonuca dayanak olabilmesi için adayın kendi somut bağlantısının gösterilmesi gerekir; aile bireyine ait bir kayıt otomatik olarak adaya aktarılamaz; burada yalnızca polislik özelindeki kısa çerçeve verilmektedir.

Bir sosyal medya paylaşımının değerlendirilmesinde, paylaşımın adayın kendisine ait olup olmadığı, tarihi ve bağlamı belirleyicidir. Silinmiş veya sahte bir hesaba atfedilen içerik ile adayın kendi hesabından yapılan güncel bir paylaşım aynı ağırlıkta değerlendirilemez. Tek bir paylaşımın, somut ve güncel bir görevle bağlantı gösterilmeden yeterli görülmesi beklenmez; hukuka uygun ifade özgürlüğü alanında kalan içerikler de bu çerçevede ayrıca değerlendirilir.

DurumDoğrudan Sonuç Doğurabilir mi?Polislik Bakımından İncelenecek Nokta
Kesinleşmiş mahkûmiyet (özel yönetmelikte açıkça sayılmışsa)Evet, mevzuat şartı olarakSuçun türü ve kesinleşme tarihi
Yüz kızartıcı nitelikteki suçlarYönetmelikte açıkça sayılan suç ve süre bakımından evetMahkûmiyet mi, devam eden bir süreç mi olduğu
HAGBÖzel yönetmelikte HAGB verilmiş olsa dahi engel sayılan suç veya ceza şartı varsa doğrudan sonuç doğurabilir; diğer hâllerde bireysel değerlendirmeye tabidirFiilin niteliği, ceza miktarı ve başvurulan kurumun güncel özel hükmü
KYOK, beraat, düşmeHayır, idari değerlendirmeye tabiKararın niteliği ve dosyanın akıbeti
Devam eden soruşturmaKurumun güncel özel yönetmeliği ve ilgili yargı kararlarına göre değerlendirilirHenüz kamu davası açılıp açılmadığı, isnadın somutluğu, masumiyet karinesi
Devam eden kovuşturmaÖzel yönetmelikte açık giriş şartı olarak düzenlenmişse doğrudan sonuç doğurabilirSuçun yönetmelikte sayılıp sayılmadığı, dava aşaması ve uygulanan özel hüküm
Aile / çevre bilgisiHayır, idari değerlendirmeye tabiAdayın kendi somut bağlantısı
Sosyal medya, HTS, banka, SGK, okul/yurtHayır, idari değerlendirmeye tabiSomut bağlantı, güncellik, görevle ilişki
Terör örgütleri veya suç örgütleriyle irtibat/iltisak iddiasıHayır, ancak ağır bir konudurİddianın somut ve denetlenebilir delillere dayanması

Elenme sebepleri, aşağıdaki risk gruplarına göre özetlenebilir; bu tablo kapalı bir liste değildir, her somut olay kendi özellikleri içinde değerlendirilir.

Risk GrubuÖrnek DurumHukuki Değerlendirme
Açık mevzuat şartıYönetmelikte sayılan kesinleşmiş mahkûmiyetŞart gerçekleşmişse doğrudan sonuç doğurabilir
Ceza dosyasıHAGB, soruşturma, kovuşturmaKarar türü ve özel yönetmelik birlikte incelenir
Aile bağlantısıYakına ait kayıtAdayın kişisel bağlantısı aranır
İstihbari veriKolluk veya istihbarat notuSomutluk ve denetlenebilirlik aranır
Dijital veriSosyal medya veya HTSAidiyet, güncellik ve bağlam incelenir
Eğitim/çalışma geçmişiOkul, yurt, SGK veya şirket kaydıBilinçli ve güncel bağlantı aranır

Polislik güvenlik soruşturması elenme sebepleri, yukarıdaki risk gruplarının her birinde farklı ağırlıkta değerlendirilir; kapalı ve kesin bir liste bulunmamaktadır. Bir adayın hangi risk grubuna girdiğini doğru tespit etmek, hem idareye yapılacak başvurunun hem de olası bir dava dilekçesinin hukuki temelini oluşturur.

Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa, bu sonucun hukuki kaynağı dört farklı grupta toplanabilir; her grupta izlenecek dava stratejisi farklılaşabilir.

  1. Özel yönetmelikteki açık giriş şartının sağlanmaması: Başvurulan kurumun kendi yönetmeliğinde açıkça sayılan bir suç, ceza miktarı veya nitelik şartının somut olayda gerçekleştiği ileri sürülür. Bu grupta dava stratejisi, yönetmelik hükmünün metniyle somut olayın gerçekten örtüşüp örtüşmediğinin ispatına odaklanır.
  2. Kolluk veya istihbarat kaynaklı olgusal veriye dayanan olumsuz değerlendirme: İdare, adayın güvenilirliğine ilişkin somut bir olgudan hareket eder. Burada dava stratejisi, verinin olgusal mı yoksa soyut bir izlenim mi olduğunu ve adayla bağlantısının denetlenebilir biçimde kurulup kurulmadığını sorgulamaya yönelir.
  3. Devam eden soruşturma veya kovuşturma nedeniyle yapılan değerlendirme: İdare, henüz kesinleşmemiş bir ceza dosyasını gerekçe gösterir. Bu grupta masumiyet karinesi, dosyanın aşaması ve soruşturma/kovuşturma ayrımı belirleyici olur.
  4. Geçici kayıt sonrasında kesin kayıt yapılmaması veya ilişik kesme işlemi: Aday geçici kayıt veya intibak eğitimi aşamasını geçmiş olsa dahi, güvenlik soruşturması sonucu bu aşamada da olumsuz sonuçlanabilir. Burada dava stratejisi, işlemin hangi aşamada ve hangi makam tarafından tesis edildiğinin doğru tespitine dayanır.

Bu dört grup birbirini dışlamaz; bir dosyada birden fazla gerekçe aynı anda ileri sürülebilir. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa, hangi grubun somut olayda geçerli olduğunun belirlenmesi, dava dilekçesinin hukuki temelini doğrudan etkiler.


Hayır. Mülakat, ön sağlık kontrolü, fiziki yeterlilik ve güvenlik soruşturması, adaylık sürecinin farklı değerlendirme aşamalarıdır. Bu aşamalarda verilen olumsuz kararların hukuki sebebi, kesin ve icrai işlem niteliği ile dava konusu edilecek işlem somut yönetmelik ve işlem zinciri üzerinden ayrı ayrı belirlenmelidir. Mülakat, ön sağlık ve fiziki yeterlilik komisyonlarının kararlarının "kesin" olduğu ve bu kararlara idari itiraz yolunun kapalı olduğu ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiştir; ancak bu kesinlik, kurum içi idari itiraz bakımından anlam taşır. Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idari işlemlerin yargı denetimine tabi olması esastır ve bu düzenlemeler açıkça yargı yolunu kapatan bir hükme yer vermez; dolayısıyla "kesin" nitelikteki bu komisyon kararları da idare mahkemesinde dava konusu edilebilir. Bununla birlikte, her komisyon kararının aynı biçimde bağımsız ve kesin icrai bir işlem olduğu genellemesi yapılmamalı; hangi kararın somut olayda dava konusu edilecek nihai işlem olduğu, ilgili yönetmelik hükmüne ve işlem zincirine göre ayrıca belirlenmelidir.

Güvenlik soruşturması ise adayın adli ve idari geçmişine ilişkin tamamen ayrı bir inceleme sürecidir. Güvenlik soruşturması sonucunda tesis edilen işlemin adı ve hukuki biçimi başvurulan kuruma göre değişebilir; işlemden kaldırma, kesin kayıt yapılmaması veya ilişik kesme şeklinde ortaya çıkabilir.

Aşamaİncelenen KonuOlası Olumsuz İşlem
Ön sağlıkSağlık şartlarıÖğrenci adayı olamaz kararı
Fiziki yeterlilikFiziksel performansBaşarısızlık kararı
MülakatMesleki uygunluk kriterleriMülakat başarısızlığı
Güvenlik soruşturmasıAdli, kolluk ve istihbari verilerİşlemden kaldırma, kayıt yapılmaması veya ilişik kesme

Tablodan görülebileceği gibi, bu dört aşama aynı başvuru sürecinde yer almalarına rağmen hukuki sebepleri birbirinden farklıdır. Dava konusu işlemin doğru belirlenmesi, hem dava açma süresinin doğru hesaplanması hem de yetkili mahkemenin doğru tespiti bakımından önemlidir; yanlış işlemin dava konusu edilmesi, davanın usulden reddi riskini doğurabilir. "Kesin" ifadesi burada da yalnızca kurum içi itiraz yolunu kapatır; hiçbir aşamadaki karar için yargısal denetimin tamamen kalktığı söylenemez.


Polislik güvenlik soruşturmasından elenen bir aday için izlenecek temel yol, işlemi tesis eden kurum ve makamı belirleyip, tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren kanuni süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açmaktır. Güvenlik soruşturmasının gizliliği nedeniyle olumsuzluğun somut gerekçesi çoğu zaman sınırlı veya genel bir ifadeyle bildirilir; işlemin gerçek dayanağı çoğunlukla dava dosyasında, mahkemenin resen araştırmasıyla ortaya çıkar. Bu durum davanın hazırlık aşamasını daha da önemli kılar: işlemin türünü (geçici kayıt aşamasında işlemden kaldırma mı, eğitime başladıktan sonraki bir ilişik kesme mi), tebliğ veya öğrenme tarihini, başvurulan kurumun özel yönetmelik hükmünü ve varsa ceza dosyasının karar türünü netleştirmeden hazırlanan bir dava dilekçesi, idarenin gerçek gerekçesine cevap veremez.

Olumsuz sonuç öğrenildiğinde öncelikli olarak şu adımlar atılmalıdır: sonuç ekranının veya bildirimin kaydedilmesi, tebliğ tarihinin not edilmesi, işlemi tesis eden kurum ve karar makamının belirlenmesi, başvuru ve sınav belgelerinin saklanması ve varsa ceza dosyasına ilişkin güncel kararların temin edilmesi. Bu adımların hızla ve eksiksiz atılması, hem dava açma süresinin doğru hesaplanmasını hem de dava dilekçesinin somut belgelerle desteklenmesini sağlar.

İYUK m.11 kapsamında ilgililer, dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava açma süresi içinde isteyebilir. Bu başvuru zorunlu değildir; ancak yapılması hâlinde dava açma süresini durdurur ve altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır, süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Yanlış veya geç yapılan bir başvuru, süre hesabında risk oluşturabilir; bu nedenle dava açma süresinin dikkatle hesaplanması ve başvurunun bu hesaba göre zamanlanması önemlidir.

İptal davasında temel talep, dava konusu işlemin iptalidir; şartları varsa bu talebe yürütmenin durdurulması istemi de eklenebilir. İptal davası, işlemin hukuka uygunluğunu denetler; ceza dosyasının yeniden görülmesi anlamına gelmez. Bu ayrım özellikle önemlidir, çünkü aday bazen davanın kendisini bir ceza yargılaması gibi algılayabilir; oysa idare mahkemesi, adayın suçlu olup olmadığını değil, idarenin tesis ettiği işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler.

Mahkeme, işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden inceler. Dava dilekçesinde işlemin gerçek gerekçesi bilinmiyorsa, işlem dosyasının ve varsa gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahkemece getirtilmesi talep edilebilir; bu, işlemin gerçek dayanağının ortaya çıkması bakımından önemlidir. Güvenlik soruşturması kapsamındaki gizli belgeler, mahkemenin resen araştırma yetkisi çerçevesinde incelenebilir; bu belgelerin varlığı, davanın adil biçimde görülmesini engellemez.

İptal davası açma süresi kural olarak yazılı tebliği izleyen günden itibaren 60 gündür. İYUK m.11 kapsamında yapılan bir idari başvuru, bu süreyi durdurabilir; ancak bu yolun her durumda tercih edilmesi gerekmez, başvurunun süresi ve etkisi somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir. Yürütmenin durdurulmasının kendine özgü, iptal talebinden ayrı koşulları bulunduğu unutulmamalıdır; bu koşullar bir sonraki başlıkta ayrıca ele alınmaktadır.

İptal davasının kabul edilmesi, her durumda doğrudan kesin kayıt anlamına gelmeyebilir; mahkeme kararının gereklerine göre idarenin yeniden işlem tesis etmesi gerekebilir. Örneğin işlemin usul veya şekil eksikliği nedeniyle iptal edilmesi hâlinde, idare aynı gerekçeyi bu kez usulüne uygun biçimde yeniden değerlendirebilir; bu nedenle iptal kararının içeriği ve gerekçesi, sonraki sürecin nasıl işleyeceğini belirler. Eğitime fiilen başlamış bir adayın durumunda, eğitim hakkının ve dönem kaybının somut sonuçları da dilekçede ayrıca açıklanmalıdır; bu sonuçlar hem davanın esasına hem de yürütmenin durdurulması talebine destek sağlayabilir.

Dava açılması, işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle şartları varsa iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu talebin kabulü için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte bulunması aranır. Polislik özelinde bu zarar; adayın yaş sınırını aşma riski, eğitim döneminin kaçırılması, yeniden sınava girme yükümlülüğü ve dönem kaybı gibi somut sonuçlarla ortaya çıkabilir. Güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, mahkemenin resen araştırma yetkisi çerçevesinde incelemeye konu olabilir; olumsuzluğun kaynağı devam eden bir soruşturma veya ceza davası ise bu dosyanın aşaması da dava dilekçesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Görevli yargı idari yargıdır. Yetkili mahkeme konusunda tüm dosyalar için tek bir şehir veya mahkeme adı verilemez; yetkili mahkeme, işlemi tesis eden makamın bulunduğu yer ve ilgili özel yetki kurallarına göre, somut olayda ayrıca belirlenmelidir.

Olumsuz Sonuç veya İşlem Öğrenildi
↓
İşlemi Hangi Kurum ve Makam Tesis Etti?
↓
Tebliğ veya Öğrenme Tarihi Belirlendi mi?
↓
Gerekçe Özel Yönetmelikteki Açık Bir Şart mı?
↓
Yoksa İdari Değerlendirmeye Dayanan Olgusal Veri mi?
↓
Gerekçeye Karşı Belgeler Hazır mı?
↓
İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Şartları Değerlendirildi mi?

Mahkeme, iptal davasında işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden inceler. Polislik güvenlik soruşturması davalarında bu genel çerçeve; verinin adaya aidiyeti, somutluğu ve güncelliği, polislik göreviyle bağlantısı, başvurulan kurumun özel yönetmelik şartının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, kişisellik ilkesi, ölçülülük, masumiyet karinesi, özel hayatın ve kişisel verilerin korunması, idarenin takdir yetkisinin sınırları ve gerekçenin yargısal denetime elverişliliği üzerinden somutlaşır.

İnceleme KriteriMahkemenin Sorduğu Temel Soru
Yetkiİşlemi doğru kurul veya makam mı tesis etti?
ŞekilYönetmelikteki usul ve onay süreci uygulandı mı?
Sebepİşlem hangi somut bilgi veya belgeye dayanıyor?
KonuVerilen sonuç mevzuata ve somut olaya uygun mu?
Maksatİşlem kamu yararı ve hizmet gerekleri amacıyla mı tesis edildi?
KişisellikVeri doğrudan adaya mı ait?
GüncellikEski bir kayıt bugünkü göreve uygunluğu gösteriyor mu?
ÖlçülülükAynı amaç daha hafif bir araçla sağlanabilir miydi?
DenetlenebilirlikGerekçe mahkemenin inceleyebileceği açıklıkta mı?

Uygulamada mahkemeler özellikle idarenin hangi somut olguya dayandığını, bu olgunun görevin niteliğiyle bağlantısını ve işlemin ölçülülük ilkesine uygunluğunu inceler; büromuzca takip edilen dosyalarda, salt bir verinin varlığına dayanan, somut gerekçe içermeyen işlemlerin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunabildiği gözlemlenmektedir. Ancak bu, tek bir emsalden çıkarılabilecek kesin bir kural değildir; her somut olay kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilir.

Gerçek dava pratiğinde mahkemeler, güvenlik soruşturması kapsamındaki gizlilik dereceli belgeleri resen isteyebilir; adayın dava açıldığında görmediği gerekçe, bu şekilde dava dosyasında ortaya çıkabilir ve savunma, ortaya çıkan gerçek sebebe göre genişletilebilir. Her istihbari bilgi aynı ispat gücüne sahip değildir; somut ve doğrulanabilir bir olguya dayanan veri ile soyut bir kanaat, mahkeme önünde farklı ağırlıkta değerlendirilir.

Yürütmenin durdurulması talep edildiğinde mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olup olmadığını ve telafisi güç veya imkânsız bir zarar doğup doğmayacağını ayrıca değerlendirir.

Aşağıdaki tablo, polislik güvenlik soruşturması davalarında sıkça karşılaşılan hukuka aykırılık türlerini örnekleriyle özetlemektedir.

Muhtemel Hukuka AykırılıkÖrnek
Yetkisiz makamİşlemin yönetmelikte gösterilmeyen bir makamca tesis edilmesi
Yanlış mevzuat uygulanmasıPOMEM adayına başka kurum yönetmeliğinin uygulanması
Aidiyet hatasıBaşka kişiye ait kaydın adaya yüklenmesi
Güncellik sorunuÇok eski ve bugünkü görevle bağlantısı kurulmamış verinin kullanılması
Somut gerekçe bulunmamasıSoyut istihbari kanaatle işlem kurulması
Ölçülülük ihlaliVerinin ağırlığıyla sonuç arasında makul denge bulunmaması
Masumiyet karinesinin ihlaliKesinleşmemiş isnadın mahkûmiyet gibi değerlendirilmesi
Usul eksikliğiKurul, onay veya değerlendirme aşamalarının uygulanmaması

Bir işlemin hukuka aykırı bulunması için yukarıdaki sebeplerden yalnızca birinin varlığı yeterlidir; ancak her iddia somut delille desteklenmelidir. Uygulamada en sık rastlanan hukuka aykırılık türü, somut gerekçe bulunmamasıdır; idarenin yalnızca bir verinin varlığına dayanıp bu verinin adayla ve görevle bağlantısını göstermediği durumlarda, işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunabilir. Usul eksikliği de sıkça gündeme gelen bir başka hukuka aykırılık türüdür; kurulun toplanmaması, onay sürecinin atlanması veya yönetmelikte öngörülen bir aşamanın işletilmemesi, işlemin şekil unsuru yönünden sakatlanmasına yol açabilir.


İdarenin Muhtemel SavunmasıHukuki SorunKarşı ArgümanMahkemenin İnceleyeceği Nokta
Kolluk görevi özel bir güven ilişkisi gerektirir, idare geniş bir değerlendirme yetkisine sahiptirGörevin hassasiyeti, somut gerekçe sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmazGörevin hassasiyeti idarenin takdir alanını genişletebilir, ancak bu alan denetimsiz değildirİdarenin dayandığı verinin somut, güncel ve adayla doğrudan bağlantılı olup olmadığı
Başvurulan kurumun özel yönetmeliğinde sayılan bir şart somut olayda gerçekleşmiştirYönetmelik hükmünün soyut varlığı, uygulanma şartlarının gerçekleştiğini kanıtlamazSuçun niteliği, kesinleşme durumu ve tarih gibi unsurların somut olayda gerçekten oluşup oluşmadığı ayrıca ispatlanmalıdırİlgili yönetmelik hükmünün metni ile somut olayın örtüşüp örtüşmediği
Değerlendirme Komisyonu veya ilgili makamın kararı takdir yetkisi kapsamındadırTakdir yetkisi, somut verilere dayanmayan keyfi bir karar verme serbestisi değildirKararın gerekçeli, nesnel ve denetlenebilir olması aranırKararın gerekçeli olup olmadığı ve idarenin somut verilerle bağlı kalıp kalmadığı
Kolluk veya istihbarat kaynaklı bilgi adayın güvenilirliği bakımından risk oluşturmaktadırİstihbari bilginin hukuki değeri sınırlıdır; soyut bir izlenim tek başına yeterli değildirBilginin olgusal veriyle desteklenip desteklenmediği ve denetime elverişliliği sorgulanmalıdırBilginin olgusal mı yoksa soyut bir değerlendirme mi olduğu
Adayın yakınlarıyla bağlantısının güven riski oluşturduğuAile bireyine ait bir veri, adayın kendi eylemi olmadıkça ona doğrudan yüklenemezAdayın yakınıyla somut, bilinçli bir bağlantısının bulunup bulunmadığı ayrıca ispatlanmalıdırKişisellik ilkesinin gözetilip gözetilmediği ve somut bağlantının varlığı
Sosyal medya paylaşımının mesleki güvenilirlikle bağdaşmadığıPaylaşımın aidiyeti, tarihi ve bağlamı netleştirilmeden bu iddia soyut kalırPaylaşımın adaya ait olduğu, güncelliği ve görevle somut ilişkisi gösterilmelidirPaylaşımın aidiyeti, tarihi, bağlamı ve görevle bağlantısı
Devam eden ceza dosyasının görevin niteliği bakımından risk oluşturduğuDevam eden bir dosya, kesinleşmiş bir mahkûmiyet değildir; masumiyet karinesi geçerlidirDosyanın aşaması, isnadın somutluğu ve özel yönetmelikte açık bir şart olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidirSoruşturma mı kovuşturma mı olduğu ve özel yönetmelik hükmünün uygulanma şartları
İşlemin gizli bilgi ve belgelere dayandığıGizlilik, işlemin denetimden muaf olduğu anlamına gelmezMahkeme, resen araştırma yetkisiyle gizli bilgi ve belgeleri inceleyebilirGizli bilginin somut, güncel ve denetime elverişli olup olmadığı
Adayın henüz kesin kayıt hakkı kazanmadığıGeçici kayıt aşamasında olmak, işlemin gerekçesiz tesis edilebileceği anlamına gelmezGeçici kayıt aşamasındaki işlemler de idari işlem niteliğindedir ve denetime tabidirİşlemin geçici kayıt aşamasında da somut gerekçeye dayanıp dayanmadığı
Eğitim ve yaş kaybının telafisi güç zarar oluşturmadığıDönem kaybı, yaş sınırının aşılması ve yeniden sınava girme yükü somut ve ölçülebilir zararlardırBu zararların parasal tazminatla tam olarak giderilemeyeceği gösterilmelidirZararın somut, güncel ve telafisi güç nitelikte olup olmadığı

Hangi savunmanın öne çıkacağı idarenin dayandığı gerekçenin niteliğine göre belirlenir; dava dilekçesinde idarenin muhtemel her gerekçesi tek tek ele alınmalı ve dosyadaki somut belgelerle desteklenen bir karşı argüman geliştirilmelidir. Bu aşamada değerlendirme komisyonu kararının yargısal denetimi, kararın somut, gerekçeli ve nesnel verilere dayanıp dayanmadığı üzerinden yapılır.


Tebliğ veya öğrenme tarihi — dava açma süresinin başlangıcını belirler.

Olumsuz işlem veya sonuç belgesi — işlemi tesis eden kurum ve makamı gösterir.

Adayın başvurduğu kurum ve dönem — hangi yönetmeliğin uygulanacağını belirler.

Başvuru ve sınav belgeleri — sürecin hangi aşamasında olunduğunu gösterir.

Ceza dosyası kararları (HAGB, KYOK, beraat, düşme, devam eden dosya evrakı) — kararın niteliğini ve mahkûmiyet olmadığını gösterir.

Adli sicil ve arşiv kaydı — kayıt durumunu gösterir; gerçek olumsuzluk gerekçesini tek başına ortaya koymayabilir.

Adayın iddiasını destekleyen belgeler (örn. aile bağlantısı olmadığını gösteren belgeler) — kişisellik ilkesi argümanını destekler.

İdareye yapılan başvuru ve cevapları — idari sürecin seyrini belgeler.

Yürütmenin durdurulması bakımından telafisi güç zarar delilleri — dönem kaybı, yaş sınırı, sınav hakkı gibi somut sonuçları gösterir.

Kurum sonuç ekranı veya bildirimi görüntüsü — olumsuz sonucun ne zaman ve nasıl öğrenildiğini belgeler.

Geçici kayıt belgesi — sürecin geçici kayıt aşamasına ulaştığını gösterir.

İntibak veya eğitim başlangıç belgesi — adayın eğitime fiilen başlayıp başlamadığını gösterir; bu, telafisi güç zarar değerlendirmesinde önemlidir.

Sağlık kurulu sonucu — güvenlik soruşturmasından ayrı bir aşama olan sağlık değerlendirmesinin sonucunu gösterir.

Mülakat ve fiziki yeterlilik sonuçları — olumsuzluğun güvenlik soruşturmasından mı yoksa başka bir aşamadan mı kaynaklandığını netleştirmeye yardımcı olur.

Yaş sınırını gösteren ilan veya başvuru kılavuzu — yürütmenin durdurulması talebinde somut zarar iddiasını destekler.

Varsa önceki olumlu güvenlik soruşturması veya kamu görevi belgeleri — adayın geçmişte benzer bir incelemeden olumlu geçtiğini gösterebilir.

SGK ve eğitim kayıtları — çalışma ve eğitim geçmişine ilişkin iddiaların somut biçimde değerlendirilmesine yardımcı olur.

Aile bağlantısı iddiasına karşı nüfus ve ikamet belgeleri — adayın aile bireyiyle somut bir bağlantısının bulunmadığını göstermeye yarar.

Sosyal medya aidiyetini çürüten teknik kayıtlar — bir paylaşımın adaya ait olmadığı veya bağlamından koparıldığı iddiasını destekler.

Kurumla yapılan yazışmalar — sürecin idari aşamasındaki iletişimi belgeler.


Polislik güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa, yazılı tebliğ belgesini saklayın ve tebliğ veya öğrenme tarihini not edin; dava süresi bu tarihe göre işler. İşlemi hangi kurumun ve hangi makamın tesis ettiğini belirleyin; POMEM, PMYO, PAEM ve İç Güvenlik Fakültesi'nin kuralları birbirinin yerine geçmez. Olumsuzluğun gerçek gerekçesini (adli sicil, aile, HAGB, istihbari veri, özel yönetmelik hükmü) araştırın; yalnızca "adli sicilim temiz" demekle yetinmek yeterli bir dava stratejisi değildir. Ceza dosyanız varsa kararın türünü (HAGB, KYOK, beraat, düşme, devam eden soruşturma veya kovuşturma) doğru belirleyin. Dava süresini kaçırmayın ve şartları varsa yürütmenin durdurulması talebini eğitim hakkının kaybı gibi somut zararlarla destekleyin. Her dosya kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilir; hukuki destek süre ve usul kaynaklı hak kaybı riskini azaltabilir.


Polislik güvenlik soruşturması yalnız adli sicilden ibaret değildir; 7315 sayılı Kanun ile başvurulan kurumun kendi özel giriş yönetmeliği birlikte değerlendirilir. POMEM, PMYO, PAEM ve İç Güvenlik Fakültesi aynı genel mantığı paylaşsa da tek bir usule tabi tek bir kurummuş gibi ele alınamaz; her birinin dayanak kanunu, karar makamı ve olumsuz sonucun idari mekanizması farklıdır.

Olumsuz işlem otomatik olarak hukuka uygun sayılamaz; somutluk, güncellik, ölçülülük, kişisellik ilkesi ve masumiyet karinesi yönünden idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Dava açma süresinin kaçırılmaması ve idarenin gerçek gerekçesinin doğru tespit edilmesi, sürecin en kritik unsurlarıdır. Her dosya kendi delilleri, başvurulan kurumun özel mevzuatı ve somut olayın koşulları içinde değerlendirilmelidir.


Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve masumiyet karinesi ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Güncelleme Tarihi: 02.08.2026

Yazan: Av. Emre Asan

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Adli sicil kayıtları, kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı, tahdit bilgisi, kesinleşmiş mahkeme kararları ile devam eden soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular arşiv araştırması kapsamında incelenir. Güvenlik soruşturması ise buna ek olarak kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişkileri, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle irtibat ve iltisak iddialarını kapsar.

Aday sınav aşamalarını tamamladıktan sonra geçici kaydı yapılır, intibak eğitimi başlar ve bu aşamada güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılır. Sonuç POMEM Yönetim Kurulunca değerlendirilir; olumsuzluk hâlinde dosya POMEM Müdürlüğünce Başkanın onayıyla işlemden kaldırılır ve bu işlem idari yargıda dava konusu edilebilir.

7315 sayılı Kanun uyarınca arşiv araştırması için en geç 30, güvenlik soruşturması için en geç 60 iş günü azami süre öngörülmüştür. Uygulamada bu sürelerin aşılması mümkündür; bu durum sürenin azami süre niteliğini ortadan kaldırmaz, ancak süreç birkaç ay sürebilir.

Geçici kaydın yapılmasının ardından başlayan intibak eğitimi aşamasında başlar; PMYO Giriş Yönetmeliği bu aşamayı kendi usulüyle düzenler ve sonuçlar Yüksekokul Yönetim Kurulunca değerlendirilir.

PAEM Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nde güvenlik soruşturması şartı, yönetmelik metninde açıkça yalnızca sivil kaynaklı adaylara özgülenmiştir; emniyet mensubu adaylar için bu maddelerde ayrı bir hükme rastlanmamıştır.

İGF'de süreç, geçici kayıt ve intibak eğitimi başlangıcından itibaren işler. Olumsuz sonuç geçici kayıt aşamasında Başkan Yardımcısı, kesin kayıt sonrasında ise Fakülte Yönetim Kurulu kararı ve Başkan onayıyla işlemden/ilişikten kaldırma şeklinde sonuçlanır.

HAGB kesinleşmiş bir mahkûmiyet olmadığından otomatik bir engel sayılmaz; ancak polisliğe özgü yönetmeliklerde belirli fiiller veya ceza miktarları için özel şart bulunabilir ve 7315 sayılı Kanun kapsamında idarenin bireysel değerlendirmesine de konu olabilir.

Devam eden soruşturma ile devam eden kovuşturma aynı hukuki durumda değildir. POMEM Giriş Yönetmeliğindeki "soruşturma veya" ibaresinin yürütmesi Danıştay İkinci Dairesinin 24.10.2023 tarihli kararıyla durdurulmuş ve bu gelişme resmî yönetmelik metnine dipnot olarak yansıtılmıştır. Bununla birlikte karar esasa ilişkin nihai iptal kararı olarak sunulmamalı; somut işlem, yürürlükteki özel hüküm ve dosyanın aşaması birlikte değerlendirilmelidir.

Devam eden bir kovuşturma (kamu davası), özel yönetmelikte açık bir giriş şartı olarak düzenlenmişse doğrudan sonuç doğurabilir; suçun yönetmelikte sayılıp sayılmadığı ve yargılamanın aşaması incelenir.

Bir aile bireyine ait kayıt, adayın kendi somut bağlantısı ortaya konulmadan otomatik olarak adaya yüklenemez; kişisellik ve ölçülülük ilkeleri belirleyicidir.

İşlemi tesis eden kurum ve makam belirlenmeli, tebliğ veya öğrenme tarihi kaydedilmeli ve kanuni süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır; şartları varsa yürütmenin durdurulması da talep edilebilir.

Dava süresi kural olarak yazılı tebliği izleyen günden itibaren 60 gündür (İYUK m.7); öğrenme tarihi somut olayda ayrıca değerlendirilebilir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Emre ASAN

Av. Emre ASAN

Av. Emre Asan; idare hukuku, askeri ceza hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır. TSK disiplin cezaları ve iptal davalarında profesyonel hukuki destek alın.

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.