Naklen Atama Kararına İtiraz
Naklen atama kararına itiraz, naklen atama iptali- Devlet ya da kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinimleri karşılamak kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinler olarak ifade edilen kamu hizmeti bilindiği üzere kamu görevlileri aracılığıyla yerine getirilmektedir. Kamu hizmetine girme Anayasa'nın 70'ini maddesinde belirtildiği üzere bir hak olarak koruma altına alınmış hizmete alınmada görevin gerektirdiği nitelerinden başka hiçbir ayrırımın gözetilemeyeceği ifade edilmiştir. Anayasa'nın amir hükmü gereğince kamu görevine girmede görevin gerektirdiği nitelikler hariç başkaca sınırlamalar getirilememekte kamu görevine girmek için başvuran adayın nitelikleri taşıması ve başvurusunun uygun olupta kadro tahsisi de mümkün olması durumunda kamu görevlisi sıfatı kazanılmaktadır. Kişin kamu görevlisi olarak göreve başlamasıyla idare ile kişi arasında sözleşme ilişkisi değil bir statü ilişkisi kurulmakta bu statü ilişkisi yasama organı tarafından kanunla düzenlenmektedir. Naklen atama ile ilgili geniş kapsamlı bilgi için atama iptal davası başlıklı makalemize de göz atabilirsiniz.
657 Devlet Memurları Kanununun 4'üncü maddesinde düzenlenen ve üç grup halinde sınıflandırılan istihdam şekillerinin bilinmesi atama ilkelerinin belirlenmesi açısından önem arz etmektedir. Söz konusu maddede kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler aracılığıyla görüleceği başka istihdam şekilleriyle kesinlikle kamu personeli çalıştırılmayacağı düzenlenmiştir. Kanunun 4/(c) fıkrasında düzenleme altına alınınan geçici personel istihdam şekli ise 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili maddenin kaldırılmasıyla son bulmuştur. Bu kapsamda Kamu görevlisi ile idare arasında kurulan ilişkinin sözleşmesel ilişki olmaması "sözleşmeli personel"in hukuki durumunda bazı soruları akıllara getirmektedir. Anayasa mahkemesi kararlarında sözleşmeli personel, kamu hizmetinin asli ve sürekli bir görevinde, memur ve işçiden ayrı, kamu hukuku bağlantısı olan kişi olarak nitelendirilmekte ve "diğer kamu görevlileri" arasında sayılmaktadır demektedir. 657 sayılı kanunda ise "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. Konumuz kapsamında sözleşmeli personel kamu personelinden farklı olarak atamaya tabi tutulamadıkları gibi sözleşmelerinde belirtilen ve belirlenen görev yeri dışında ve başka bir işte çalıştırılmamaktadır. İkinci grup istihdam şekli ise işçi personel uygulamasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/d maddesinde düzenleme altına alınan işçiler "ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir" olarak tanımlanmıştır. Kanunda tanımı yapılmış olmakla birlikte kamu hukuku ve Devlet Memurları Kanunlarına tabi olmayan işçiler iş hukuku mevzuatına tabi olup işçilerin imzaladığı hizmet sözleşmelerinin kapsamı özel hukuk hükümleri çerçevesinde iş akdi olup taraflardan birisi her ne kadar idare olsa bile uyuşmazlıkların çözümünde iş Mahkemeleri görevli ve yetkilidir. İşçiler hakkında Devlet Memurları Kanunu uygulanmayacağı hüküm altına alındığından dolayı işçilerin özel kanun ve sözleşmeler çerçevesinde atamalarının yapılacağı açıktır. Konumuz açısından da önemli olan üçüncü grup istihdam şekli ise devlet memurlarıdır. Kanunda "Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır" tanımıyla kimlerini memur sıfatına haiz olduğu genel çerçeve içerisine alınmıştır. 657 sayılı Kanun ve özel kanunlarda memur statüsünde sayılanların dışında, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yerine getiren, Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli, Hakim ve Savcılar, üniversitelerin akademik personelleri de Anayasa'da diğer kamu görevlileri olarak ifade edilmiştir. Devlet Memurları Kanununa tabi olmayan kendi özel kanunları kapsamında özlük haklarına sahip olan diğer kamu görevlilerinin konumuz itibariyle atamaları da yine kendi özel kanunlarında düzenlenmiştir. Ancak Devlet Memurları Kanununun genel kanun niteliğinde olmasından dolayı özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde yine Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Naklen Atama Nedir
Naklen Atama nedir, kamu görevlisinin bir yerden başka bir yerdeki göreve atanması anlamına gelmektedir. Atanmadaki amaç tüm idari işlemlerde olduğu gibi kamu hizmeti ve kamu yararı gereğidir. Bu sebeple kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesi ve kamu yararı düşünülmeden yapılan atamalar sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olabilmektedir. Uygulamada memurun kişisel haklarına halel getiren ve idari makamların keyfi uygulamalarının önünü en fazla açan hukuki uyuşmazlıkların doğmasına sebebiyet veren idari işlemler arasında yer alan naklen atama, uzmanlaşmayı engelleyebildiği gibi yürütülen kamu hizmetinin yararının azalmasına, kamu hizmetinin yavaşlamasına, memurun ve ailesinin de kamu yararı ve hizmet gereği gözeltilmeden yapılan naklen atama sebebiyle mağduriyet yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Naklen atamanın dar anlamda tanımı kamu görevlisinin bulunduğu yerden başka bir yere atanmasını ifade etmesinin karşısında geniş anlamda tanımında ayrıca coğrafi olarak yer değiştirilmemekle birlikte görev ünvanı ya da sınıfında değişiklik yapılması da atama olarak tanımlanmaktadır. Kamu görevlisinin kamu yararı ve kamu hizmeti gereklilikleri çerçevesinde hizmet kriteri ön planda tutularak yapılacak atamasında ülkenin farklı yerlerinde farklı coğrafi, kültürel, ekonomik ve sosyal kriterleri dikkate alınarak hem kamu görevlileri arasında dengenin hem de bölgeler arasındaki dengenin sağlanması gerekmekte kamu görevlisinin atamasının yapılırken belirlenen bu kriterlere göre değerlendirme yapılmasının yanı sıra kamu görevlisinin özel durumları da dikkate alınarak naklen atama yapılması gerekmektedir. Kamu görevlisinin ilk defa atanmasında yetkili olan makam ya da birim tarafından gerçekleştirilmesi mümkün olan naklen atama, birimin tek taraflı irade beyanını açıklamasıyla hukuken geçerlilik kazanan bir idari işlem olarak nitelendirilmektedir. İdari işlemin hukuka uygunluğu açısından aranan kriterler bu sebeple naklen atamalarda da geçerlidir. Naklen atamanın yapılabilmesi için öncelikle atama yapılabilecek boş bir kadronun olması gerekmektedir. Boş olmayan kadroya yapılan atama sebep unsuru diğer bir ifadeyle atamanın yapılma gerekçesi açısından hukuka aykırı olup idari işlemin iptali gerekir. Her ne kadar kamu personelinin atamasında gerekçe gösterilmesi atamada gerekli değilse de atamanın iptali için açılan davalar idare gerekçe göstermek zorundadır. İdarenin belirsiz kavramları gerekçe göstermesi, soyut iddiaları gerekçe göstermesi, şüpheye dayanarak atama yaptığında bunları gerekçe göstermesi, açık ve kesin bilgi belgeler olmaksızın kanaate dayalı gerekçe göstermesi idari işlemi hukuka uygun kılmaz. Nitekim 2.Dairesinin kararında "...davacının köyün ve ilçenin huzuru için ne gibi sakıncalar yaratacağı hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, faaliyette bulunduğu şeklindeki duyumların hukuki değerinin olmadığı ve bu şekliyle içeriği itibariyle hukuki bir delil olarak kullanılması mümkün olmayan doğruluğu kanıtlanmamış istihbari bilgilere dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." denilerek atama işlemi sebep unsuru bakımından iptal etmiştir. Karardan da görüleceği üzere her ne kadar idarenin yapmış olduğu işlemlerde takdir hakkının var olduğu kabul edilmiş olsa da takdir hakkının sınırsız kullanılmasının önüne geçilerek gerekçelendirilememiş işlemlerin iptaline karar vermiştir. Aynı şekilde Danıştay 5. Dairenin başka bir kararında; "... davalı idarenin savunmalarında dava konusu işlemlerin dayanağı olarak yalnızca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 71. ve 76. maddelerinden söz edildiği, buna karşılık bu maddeler ile tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun biçimde ve kamu yararı amacı gözetilerek kullanıldığını kanıtlayacak hiçbir somut olay ve nedenin gösterilmediği....ilişkin işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uyarlılık görülmemiştir." şeklinde hüküm kurmuştur. Görüleceği üzere kamu görevlisinin atamasında öncelik kamu yararı ve hizmet gerekliliği olmakla birlikte atamanın sebep unsuru bakımıdan hukuka uygun olması, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, sırf takdir yetkisine dayanılarak gerekçesiz atamanın yapılmaması gerekmektedir.
Naklen Atamayı Kim Yapar
Naklen atamayı kim yapar- Kamu görevlisinin ilk defa atanmasında yetkili olan makam ya da birim, kamu görevlilerinin naklen atanmalarında da yetkilidir. Bu sebeple kanunda açıkça düzenlendiği haller hariç olmak üzere naklen atama yetkisi olmayan birim ya da makam tarafından kamu görevlisinin atanmasının yapılması durumunda yetki gaspı nedeniyle yapılan işlem hukuka aykırı olacaktır. Aynı şekilde idare hukukunun temel ilkelerinden olan usulde ve yetkide paralellik ilkeleri gereği atamayı yapan birim ya da makam görevden alma kararını verecektir.
Naklen Atama Çeşitleri Nelerdir?
Naklen atama çeşitleri- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun IV. Kısmında yer alan "yer değiştirme" başlıklı 3.Bölümünün 71-76'ıncı maddeleri arasında devlet memurlarıyla ilgili olarak atama çeşitleri düzenleme altına alınmıştır. Kanunun 71'inci maddesinde "bir sınıftan diğerine atama", 72'inci maddesinde "yer değiştirme suretiyle atama", 73'üncü maddesinde "karşılıklı olarak yer değiştirme", 74'üncü maddesinde "kurumlar arası atama" ve 76'ncı maddesinde "memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" ne yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
Bir Sınıftan Diğerine Atama Koşulları
Kamu personelleri kamu hizmetinin daha etkin ve daha verimli işleyebilmesi için yetişme şekilleri, mesleki nitelikleri ve yerine getirdikleri kamu hizmetinin nitelikleri dikkate alınarak 12 farklı sınıflandırılmaya tabi tutulmuştur. Kamu personellerinin bu sınıflar arasında yer değiştirmesi Devlet Memurları Kanununun 71'inci maddesinde düzenlenmiştir. 71'inci maddeninin birinci fıkrasında kamu personelinin isteğine bağlı olarak "Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri" nin mümkün olduğu belirtilmiş ancak bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda, kuruluş kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen niteliklere sahip olmaları şartı aranmıştır. İlgili maddenin 2'inci fıkrasında ise "kurumlar memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler" düzenlemesi ile memuların isteğinin yani atama talebinin olmadığı hallerde bile kurumların bir sınıftan diğerine atama hakkı bulunduğu ifade edilmiştir. Ancak memurun isteğine bağlı olmadan yapılan sınıflar arası atamada kamu personeli sadece meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfına atamaları yapılabilecektir. Örneğin; sağlık hizmetleri sınıfından çalışan bir kamu personeli sadece genel idare hizmetleri sınıfına atanabilecek eğitim-öğretim ya da teknik hizmet sınıfına atanamayacak atanması durumunda kanunun açık hükmüne aykırılıktan yapılan idari işlem iptal edilecektir. Ancak kamu personeli idarenin herhangi bir sınıfında görev yaparken başka bir sınıfın niteliklerini kazandı ise örneğin, sağlık hizmetleri sınıfında görev yaparken inşaat mühendisi eğitimini bitirmesi durumunda idarenin takdir yetkisine bağlı olarak teknik hizmet sınıfına geçebilmek imkanı bulunmaktadır. Sınıf değişikliği suretiyle yapılacak atamalarda idare, kamu görevlisinin sınıf değişikliği başvuru sonrası, atanmak istenilen kadronun durumunu ve başvurucunun kanunlarda belirtilen niteliklere sahip olup olmadığını araştırır ve inceleyerek karar verir. Bunun haricinde kamu görevlerinin başvuru sonrası sınav, mülakat gibi şartlara tabi tutulması usulü bulunmamaktadır.
Yer Değiştirme Suretiyle Atama Koşulları
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72'nci maddesinde kamu personellerinin yer değiştirme suretiyle atama şekilleri genel çerçeve altında düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1'inci fıkrasında, Kurumlarda yer değiştirme suretiyle gerçekleştirilecek atamaların; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Düzenleme ile kamu yararı öncelik alınarak kamu hizmetinin etkin ve verimli yerine getirilmesi amacıyla hem kamu personellerinin hem de bölgesel olarak adil yer değiştirme atama yapılması gerekliliği ifade edilmiştir. Maddede yer değiştirme suretiyle atamanın genel çerçevesi çizilmiş olmakla birlikte yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği de düzenlenmiş bu kapsamda 25.06.1983 tarihinde Bakanlar Kurulunca çıkartılan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 28'inci maddesinde 657 Sayılı Kanuna tabi kurumların hizmet özellik ve niteliklerine uygun ancak söz konusu yönetmelikte belirtilen hususlara aykırı olmamak üzere kendi yönetmeliklerini çıkaracakları ifade edilmiştir. Bu kapsamda genel çerçeveyi oluşturan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğinin yanı sıra devlet memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenim, uzmanlık, iş tecrübesi ve mesleki bilgiler ile boş kadro durumları da göz önüne alınarak yer değiştirme suretiyle atama yapabilmek amacıyla kurumlarda kendi kurumlarının yer değiştirme yönetmeliklerini hazırlamışlardır. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğine göre hizmet bölgeleri gelişmişlik sırasına göre 6 bölgeye ayrılmış kurumların çıkaracakları yönetmeliklerde ise her kurumun özelliğine göre en az 3 en fazla 6 hizmet bölgesinin belirlenmesi gerekliliği düzenlenmiştir.
Karşılıklı Olarak Yer Değiştirme Koşulları
Karşılıklı Olarak Yer Değiştirme diğer adıyla "becayiş" kanunun 73'üncü maddesinde aynı kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirmesi olarak tanımlanmıştır. Karşılıklı olarak Yer değiştirme memurlara tanınmış bir hak olmakla birlikte karşılıklı yer değiştirme isteyen memurların talebi doğrultusunda ve atamaya yetkili amirin onayıyla yer değiştirme işlemi yapılabilmektedir. Atama yetkili amiri, karşılıklı olarak yer değiştirme talebinin kamu yararı ve hizmet gereklerini göz önüne alarak karar olumlu ya da olumsuz karar verme yetkisine sahip olup bu değerlendirmeyi hukuki çerçeve içerisinde yapmalı onay verilmeme durumunu idari işlemin amaç unsurunun hukuka uygun olabilmesi için gerektiğinde gerekçelendirilmelidir. Karşılıklı olarak yer değiştirme isteğinde bulunabilmek için maddeden de anlaşılacağı üzere karşılıklı yer değiştirme sadece aynı kurum içerisinde yer almaları, karşılıklı yer değiştirmesi atamasının yapılabilmesi için her iki tarafında rızasının olması ve son olarak atamaya yetkili amirinin onayı olması gerekmektedir.
Kurumlararası Nakil Koşulları
Kurumlararası nakil koşulları- Kamu personellerinin yer değiştirme şekillerinden bir diğeri olan kurum değişikliği 657 sayılı Kanunun 74'üncü maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre; Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakillerinin mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı zamanda kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların bu konuda isteğinin şart olduğu düzenlenmiştir. Kanun maddesinde de görüleceği kamu görevlilerinin kurumlar arasında nakil işleminin yapılabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekmektedir. Öncelikli olarak yer değişikliği yapılacak kurum 657 sayılı kanuna tabi kurumlardan biri olmak zorunda olup her iki kurumunda yer değişikliğine muvafakat vermesi gerekmektedir. Memurun kurumlar arası yer değiştirmesi talebine muvafakat verilmesinin atamanın zorunlu koşullarından biri sayılmış olmakla birlikte kurumlar kadro ve ihtiyaç durumu ile atanacak kamu personelinin niteliklerine uygun olarak karar verirler. Kamu personelinin kazanılmış hak dereceleri üzerinden ya da 68'inci madde esasları çerçevesinde atamalarının yapılması mümkün iken kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için öncelikli olarak memurun onayı gerekli olmasının yanı sıra kazanılmış hak derecesinin en çok 3 derece altına atama yapılabilmektedir. Bu durumda kamu personelinin rızası olmadan kazanılmış hak derecelerinin altındaki atama ya da 3 dereceden fazla daha düşük dereceye atama yapılması hukuka aykırı olacaktır ve idari işlem iptal edilecektir.
Muvafakatname Vermeme İptali
Kamu personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile yer değiştirilmesine karar verileceği 74'üncü maddede düzenleme altına alınmıştır. Memurun atama talebine muvafakatname verilmemesi sebebiyle reddedilmesi durumunda memur red kararı tarafına bildirildiği tarihten ya da red kararı bildirilmemiş olmakla birlikte atanma talebine 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek zımni red kararı verilmiş olması durumlarında 60 gün içerisinde muvafakat verilmeme işlemine karşı iptal davası açabilecektir. Muvafakatname verme idarenin her ne kadar takdirinde olsa da idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı takdir yetkisini kullanırken de hukuka uygun ve sınırlar içerisinde kullanması gerekmektedir. İdari yapmış olduğu her türlü işlemde öncelikli olarak kamu yararını ve hizmet gereklerini düşünerek hareket etmesi gerektiğinden takdir yetkisini bu çerçevede kullanıp kullanmadığı her somut olayda yargı mercilerince ayrıca incelenecektir. Örneğin; memurun daha üst bir göreve geçmesine, öğrenimini gördüğü veya daha iyi bir kariyer olanaklarına sahip bir göreve geçmesine muvafakatname verilmemesi kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olmadığından yargı mercilerince idari işlemin iptaline karar verilmektedir. Aynı şekilde aile birliğinin korunması amacıyla yapılan başvurularında muvafakat nedeniyle reddilmemesi gerektiği kamu yararı ve hizmet gerekliliği düşüncesiyle yargı kararlarıyla hüküm altına alınmıştır. Başvurusu muvafakat verilmeyerek reddilen memur hakkında kurum tarafından hizmetine ihtiyaç duyulduğu nesnel verilerle ortaya konulmalı ve eşitlik ilkesi çerçevesinde karar verilmelidir. Somut olarak gerekçelendirilmeyen ve ortaya konulamayan red kararları idari yargı merciilerince iptal edilecektir. Memurun atama talebine muvafakat verilmemesine yönelik idari işlemin iptali davalarında önemle üzerinde durulması gereken nokta muvafakat talebinin reddinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 günlük süre içerisinde yargı merciilerine başvurulmasıdır. Burada belirtilen 60 günlük süre hak düşürücü nitelikte kabul edilen dava açma süresi olduğundan hak kaybına uğramamak için takibi düzgün yapılmalı ve süresi içerisinde idari yargı merciine başvurulmalıdır. İdare hukukunda sürelerin yanlış takibi ya da tecrübesizlik sebebiyle öngörülmemesi durumlarında dava süre aşımı dolayısıyla usulden reddolmasına ve hak kayıplarına sebebiyet verecektir. Bu sebeple idari yargı merciinde açılacak davaların idari yargı konusunda tecrübeli ve bilgili idare avukatları ile yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir.
Memur Yer Değiştirme Davası
Memur yer değiştirme- Kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 76'ncı maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemede kamu kurumlarının memurlarının rızaları aranmaksızın veya isteklerinin olup olmadığına bakılmaksızın görev ve görev yeri değiştirilmesi yetkisi verilmiştir. Ancak memurlar sadece istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabileceği düzenleme altına alınmıştır. Görüleceği üzere 74'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında idareye yer değişikliği için takdir hakkı verilmişken 2'nci fıkrasında ise ilgilinin rızasının olması gerekliliği vurgulanmıştır. Bu kapsamda kurum tarafından kamu personelinin isteği olmadan kazanılmış hak derecelerinin altında yapılan atamalar takdir hakkı çerçevesinde değerlendirilemeyeceği gibi kanunun açık hükmüne aykırılıktan dolayı iptal edilecektir. Kamu Personelinin kurumları tarafından yapılan yer veya görev değişikliği kararı idarenin tüm işlemleri gibi hukuka uygun olmalıdır. Bilindiği üzere idarenin yapmış olduğu her türlü eylem ve işlem Anayasa'nın 125'inci maddesi gereği yargı denetimine tabidir. Yargı denetimi ile hukuk devletinin bir gereği olarak kurumlara tanınan takdir yetkisinin kötüye kullanılmasını önlemek, memurlara Anayasa ve Kanunlarla sağlanan güvencenin zedelenmesine engel olmak amaçlanmaktadır. Bu nedenle idareye tanınan bu yetki yani takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekliliği göz önüne alınarak kullanılmalı aksi durumda memur hakkında tesis edilen atama işlemi sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka aykırı olacaktır.
Kamu personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenleme altına alınan "bir sınıftan diğerine atama", "yer değiştirme suretiyle atama", "karşılıklı olarak yer değiştirme", "kurumlar arası atama" ve "memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" ne yönelik atama işlemlerine yönelik idari işlemin iptali davası açma hakkı bulunmaktadır. Gerek atamanın kendi isteği çerçevesinde olması durumunda, gerekse idarenin takdir yetkisini kullanarak yapmış olduğu atamalara karşı; takdir yetkisinin hukuka uygun kullanmadığı, kamu yararının ve hizmet gereklerinin göz önüne alınmadan atama yapıldığı ya da atama talebinin reddedildiği, kanunda belirtilen atama kriterleri dikkate alınmadan atamaların gerçekleştirildiği, özür veya engel durumlarının değerlendirilmediği gerekçeleri ile idari işlemin iptali talep edilebilir. Bu kapsamda atama kararı ya da atama talebinin reddine ilişkin kararın ilgiliye tebliğinden veya zımnen reddedilmesinden sonra 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde hakkında yapılan idari işlemin iptali istemiyle yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması gerekmektedir. İdare Mahkemesinde açılacak davaların usul ve esas yönünden özellik arz ettiğinden dolayı idari yargı konusunda tecrübeli idare avukatları ve bilgili idare hukuku avukatları ile yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçilmesinde ve sürecin doğru yürütülmesinde faydalı olacaktır.
Geçici Görevlendirme Ne Demektir
Geçici görevlendirme- Kamu görevlisinin görevinin ya da görev yerinin değiştirilmesi kadro değişikliği ile mümkündür. Memur görev yaptığı yerden başka bir yere ataması yapılması durumunda kadrosu değişmekte gittiği yerdeki kadroya geçmektedir. Kadro değişlikliği yapılarak kamu görevlisinin naklen atamasının yapılmasının sıra kamu yararı ve kamu hizmetinin daha etkin, aksamadan sürmesi gerekçeleriyle kadro değişikliği yapılmaksızın geçici görevlendirme, görevlendirme, vekaleten atama, ikinci görevlendirme gibi idari işlemler de yapılabilmektedir. Bu durumda kamu görevlisinin kadrosu değişmemekte ancak fiilen yapmış olduğu görev ya da kadro görevinin yanı sıra ek bazı görevlerde eklenebilmektedir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunda kamu görevlisinin aynı kurum içerisinde geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Ancak atama ile ilgili ilkeler kurum içi görevlendirmelerde de kabul edilmekle birlikte görevlendirmelerde kamu görevlilerin kadroları ile hukuki bağlarını sürdürmeleri ve belli bir süreyle sınırlı olarak görevlendirmelerin gerçekleştirilebileceği Danıştay kararlarında kabul edilmektedir. Kurum içi geçici görevlendirmelerde dikkat edilmesi gereken önemli nokta atama, asaleten atama veya vekaleten atama yoluyla doldurulması gereken kadroların geçici görevlendirme ile doldurulamayacağıdır. Nitekim Danıştay 5'inci Dairenin 22.10.2008 tarihli kararında da ;" ... boş kadroların görevlendirme suretiyle doldurulamayacağı ilkesi gözetilmeksizin geçici görevlendirme yapılmasına ilişkin düzenlemede hukuka uyarlılık görülmemiştir" denilerek görevlendirmenin iptaline karar vermiştir.
Naklen Atamada Vekalet Görevi Nedir?
Vekalet görevi- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86'ncı maddesinde "Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir" denilerek kadro görevine bir başkasının geçici olarak atanmasına "vekaleten atanma" tanımını ve koşulları düzenlenmiştir. İlgili maddenin lafzi yorumundan da anlaşılacağı üzere vekaleten atama kanunda sayılan hususların gerçekleşmesi durumunda, geçici süreliğine, kurum içi ya da kurum dışından başka bir kamu görevlisinin kadro görevi uhdesinde kalarak kadro görevi ile ilişiği kesilmeden görevlendirilebilecektir. Vekaleten yapılan atamada atanılan görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden yerine atanılan memurda 0aranılan nitelikler vekaleten atanan memurda da bulunması gerekmektedir.