Randevu Al

İletişim Bilgileri

Güvenlik Soruşturması Akrabadan Dolayı Olumsuz Gelir mi

Ana Sayfa Güvenlik Soruşturması Akrabadan Dolayı Olumsuz Gelir mi
Güvenlik Soruşturması Akrabadan Dolayı Olumsuz Gelir mi
  • Yayın Tarihi: 10.12.2022
  • Değiştirme Tarihi: 30.03.2026
  • Yazar: Av. Emre ASAN

Güvenlik Soruşturması Akrabadan Dolayı Olumsuz Gelir mi? Güncel Rehber 2026

Güvenlik soruşturması akraba kayıtları sebebiyle olumsuz sonuçlanması işlemi 7315 sayılı Kanun kapsamında kişinin birinci derece yakınları dışındaki kişilerin fiillerinden sorumlu tutulamayacağı ilkesine dayanır. İlgili makamlarca tesis edilen eleme kararlarına karşı 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Kişinin suçun şahsiliği ilkesi gereğince akrabasının terör örgütü iltisakı sebebiyle adaylığının sonlandırılması hukuka aykırı bir işlem niteliğindedir.

Kısaca: 

Hukuki Dayanak: 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 

Süre: Tebliğden itibaren 60 gün (2577 sayılı İYUK) 

Olumsuz Karar / Başvuru Yolu: İdare Mahkemesinde Yürütmeyi Durdurma istemli iptal davası


Güvenlik soruşturması sürecinde adayların en çok endişe duyduğu hususların başında, kendileri dışında gelişen ve akrabalarına ait olan adli kayıtların sürece etkisidir. 7315 sayılı Kanun uyarınca yapılan araştırmalar, kişinin devlet güvenliğini tehlikeye düşürebilecek birimlerde görev alıp alamayacağını belirlemeyi amaçlar. Bu süreçte toplanan verilerin adayın sadakat borcuyla doğrudan bir bağ kurup kurmadığı, hukuki denetimin temelini oluşturur.

İdarenin yaptığı kapsamlı incelemeler, bazen hukuki sınırları aşarak adayın anayasal haklarını ve çalışma hürriyeti gibi temel değerlerini ihlal edebilmektedir. Kanun, verilerin işlenmesinde ölçülülük ve amaçla bağlantılı olma ilkesini açıkça emreder. Akraba verileri, adayın kamu görevine atanmasına engel teşkil edecek somut bir risk barındırmadığı sürece olumsuz değerlendirme gerekçesi yapılamaz.

Bu tür karmaşık süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir güvenlik soruşturması avukatı desteğiyle ilerlemek büyük önem taşır. Hukuki mekanizmalar, idarenin takdir yetkisini mutlak bir güç olarak kullanmasını engelleyecek şekilde kurgulanmıştır. Özellikle uzak akrabaların geçmişteki fiillerinin adaya rücu ettirilmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir uygulama olarak karşımıza çıkar.

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, hangi verilerin toplanacağını ve bu verilerin nasıl değerlendirileceğini açıkça düzenlemiştir. Kanunun 3. maddesi, özellikle gizlilik dereceli birimlerde çalışacak personel için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının birlikte yapılacağını hüküm altına alır. Ancak bu maddede akrabaların durumunun adaya nasıl sirayet edeceği konusunda sınırsız bir yetki alanı bırakılmamıştır.

Arşiv araştırması kapsamında kişinin adli sicil kaydı ve kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı gibi nesnel veriler incelenir. Güvenlik soruşturmasında ise terör örgütleriyle eylem birliği, irtibat ve iltisak durumu, istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler üzerinden tespit edilir. Bu tespitler yapılırken denetime elverişli yöntemler kullanılması ve kişisel verilerin korunması temel ilkesine uyulması kanuni bir zorunluluktur.

Uygulamada idare, akraba kayıtlarını incelerken genellikle oldukça geniş bir çerçeve çizme eğilimindedir. Ancak kanun koyucu, toplanan verilerin işlendikleri amaçla sınırlı ve ölçülü olması gerektiğini kesin bir dille vurgular. Dolayısıyla, adayın şahsına ait olmayan ve görevini icra etmesine engel teşkil etmeyen akraba kayıtlarının, adaylık dosyasında belirleyici bir unsur olarak kullanılması kanunun özüne aykırıdır.

Sektörde ve adaylar arasında en büyük yanılgı, uzak bir akrabanın geçmiş bağının doğrudan adayın elenmesine sebep olacağıdır. Oysa Türk hukuk sisteminde bir kişinin, başka bir şahsın fiilinden dolayı cezalandırılması veya kamu görevinden mahrum bırakılması mümkün değildir. Bu tür durumlar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması başlıklı ana silo yazımızda da detaylandırdığımız üzere ağır bir hukuki sakatlık içerir.

İdare bazen istihbari bilgi adı altında, adayla organik bağı olmayan kişilerin kayıtlarını dosyaya ekleyerek adaylık işlemlerini hukuka aykırı şekilde sonlandırabilmektedir. Bu aşamada yapılan değerlendirmelerin nesnel ve gerekçeli olması şartı komisyonlar tarafından sıklıkla ihlal edilir. Ancak bu tür işlemler, Anayasa Mahkemesi'nin suçun şahsiliği yönündeki kararları ve yerleşik Danıştay içtihatları ile yargıdan dönmektedir.

Adayın elenmesine gerekçe gösterilen akraba kaydı, eğer adayın o kişiyle eylem birliği içinde olduğunu göstermiyorsa hüküm ifade etmez. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, sadece kan bağına dayanarak adayın sadakatinin sorgulanmasıdır. Yargı mercileri, adayın kendi tutum ve davranışlarını esas alarak, akraba etkisinin somut bir delille desteklenip desteklenmediğini titizlikle inceler.

İdari yargı mercileri, akraba bağları üzerinden yapılan elemeleri kişisellik ilkesi kapsamında sert bir şekilde denetlemektedir. Aşağıda, büromuz tarafından takip edilen ve akraba kaydı nedeniyle elenen bir aday hakkında verilen emsal mahkeme kararı yer almaktadır:

T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ 

ESAS NO: 2019/... 

KARAR: Yürütmenin Durdurulması Hakkında 

OLAY: Davacı aday, uzman erbaş temin sürecinde dayısı hakkında yer alan FETÖ/PDY istihbari bilgisi gerekçe gösterilerek elenmiştir. 

MAHKEME DEĞERLENDİRMESİ: "...davacının dayısının 1. derece yakın akrabası olmaması... dayı adına iddia edilen istihbari bilginin davacıya olan etkisinin, irtibatının ve ilgisinin de araştırılmaması karşısında davacının bu durumdan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olamayacağı... dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."

Avukat Yorumu: Bu karar, idarenin güvenlik soruşturmalarında akraba bağlarını kullanarak yaptığı genişlemeci yorumun hukuk sınırları dışına çıktığını açıkça göstermektedir. Mahkeme, dayı gibi 1. derece olmayan bir akrabanın durumunun adayın sadakatini zedelemediğine vurgu yapmıştır. İdarenin, adayı üçüncü kişilerin fiillerinden sorumlu tutarak tesis ettiği bu işlem, anayasal hakların ihlali olarak nitelendirilmiştir.

Kararda özellikle irtibatın ve ilginin araştırılmamış olması vurgusu, idarenin ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini tescillemektedir. Bu tür kararlar, benzer durumda olan binlerce aday için umut ışığı olmakta ve yargısal korumanın gücünü kanıtlamaktadır. Dayı, amca veya teyze gibi yakınların durumunun adaya otomatik olarak sirayet etmeyeceği bu içtihatla bir kez daha sabitlenmiştir.

7315 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca kurulan Değerlendirme Komisyonları, elde edilen verileri analiz eder. Komisyonun görevi, toplanan istihbari bilgilerin adayın memuriyetine veya kamu görevine atanıp atanmaması yönünden bir engel teşkil edip etmediğini belirlemektir. Ancak bu değerlendirme süreci keyfi bir takdir yetkisine dayanmaz.

Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen bilgiler komisyonca dikkate alınamaz. Akrabaya dair soyut istihbari bilgiler, eğer adayın görevine yansıyacak somut bir olgu ile desteklenmiyorsa olumsuz kanaat olarak bildirilmemelidir. Komisyon, gerekli gördüğü hallerde bilginin kaynağını açıklamaksızın ilgiliden açıklama isteme yetkisine de sahiptir.

Değerlendirme Komisyonları tarafından hazırlanan raporlar, atamaya yetkili amire sunulan yazılı ve gerekçeli belgelerdir. Bu raporlar üzerinde mahkemeler tarafından istenildiğinde inceleme yapılabilir ve hukuki denetim sağlanır. Komisyon üyelerinin, kişisel verileri amacı dışında işlemesi veya gizlilik ilkesini ihlal etmesi durumunda ağır cezai ve idari yaptırımlar öngörülmüştür.

Güvenlik soruşturması akrabadan dolayı olumsuz gelen adaylar, kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde iptal davası açmalıdır. Bu süre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında belirlenmiş olup geçirilmesi halinde dava hakkı düşer. Davanın açılacağı yer genellikle Ankara İdare Mahkemeleridir ancak işlemin tesis edildiği yere göre yetki kuralı değişebilir.

Bu davalarda özellikle yürütme durdurma talebinde bulunulması, adayın mağduriyetinin giderilmesi açısından kritik önem arz eder. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacaksa mahkeme bu kararı verir. Uzman erbaşlık, polislik veya subaylık gibi süreçlerde eğitim atamaları devam ettiği için yürütmenin durdurulması kararı adayın eğitimine devam etmesini sağlar.

İptal davası süreci, idarenin sunduğu savunmalar ve toplanan delillerle birlikte ortalama bir yıl kadar sürebilir. Mahkeme, idarenin akraba kaydı üzerindeki takdir yetkisini hukukilik denetimine tabi tutar. Eğer idare, akraba kaydının adaya nasıl sirayet ettiğini somut delillerle ortaya koyamazsa, mahkeme işlemin iptaline karar verir ve adayın atama yolu açılır.

AşamaSüre / MerciKritik Husus
TebligatKararın öğrenilmesi60 günlük dava süresi başlar
Dava Açmaİdare MahkemesiYürütme durdurma istenmelidir
SavunmaDavalı İdareİdare akraba bağını ispatlamalıdır
Mahkeme KararıOrtalama 6-12 Ayİptal sonrası atama mecburidir

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen veriler, devlet arşivlerinde sonsuza kadar saklanamaz. 7315 sayılı Kanun m. 10 uyarınca, bu veriler işlenme amacının ortadan kalkması halinde veya her durumda iki yılın sonunda silinmek ve yok edilmek zorundadır. Bu düzenleme, kişilerin geçmişteki araştırmalar nedeniyle ömür boyu fişlenmesini engellemeyi amaçlar.

Eğer aday hakkında bir dava açılmışsa, mahkeme kararı kesinleşmeden bu verilerin silinmesi yasaktır. Mahkemelerin bu konudaki talepleri, komisyonun bünyesinde bulunduğu ilgili kurum tarafından karşılanır. Davanın kazanılması ve kesinleşmesi durumunda, idare bu verileri imha etmekle yükümlüdür ve bu durum güvenlik soruşturmasını yapan birime bildirilir.

Verilerin güvenliği ve gizliliği konusunda tüm birimler gerekli tedbirleri almakla mükelleftir. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması veya yayınlanması yasaklanmış olup aksine davranan personel cezalandırılır. Bu yasal güvenceler, adayın özel hayatının gizliliğini korurken idarenin de verileri sadece yasal sınırlar içinde kullanmasını sağlar.

İdare hukukunda uzman olmayan kişilerce hazırlanan dava dilekçeleri, genellikle meselenin özüne inmek yerine genel geçer ifadeler barındırır. Deneyimlerimize göre en sık yapılan hata, akraba ile aday arasındaki illiyet bağının yeterince vurgulanmamasıdır. Bu süreçte bir idari dava avukatı ile çalışmak, davanın teknik detaylarının doğru kurgulanmasını sağlar.

Adayın akrabasıyla görüşmediği, ekonomik veya sosyal bir bağının bulunmadığı ve bu durumun adayın devletine olan bağlılığını etkilemediği delilleriyle sunulmalıdır. Sadece suçun şahsiliği demek bazen yetersiz kalabilir; somut olarak yaşam tarzı ve sosyal çevre vurgusu yapılmalıdır. İdarenin dayandığı istihbari bilginin güncelliği ve doğruluğu da mutlaka sorgulanmalıdır.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin özel hayatın gizliliği üzerine verdiği güncel kararların dilekçelere eklenmesi mahkemenin kanaatini olumlu yönde etkilemektedir. Yanlış mahkemede dava açılması veya sürenin kaçırılması gibi usul hataları, davanın esasına girilmeden reddine sebep olabilir. Bu nedenle stratejik bir yol haritası çizmek başarının temel anahtarıdır.

Olumsuz sonuçlanan bir güvenlik soruşturmasına karşı doğrudan kuruma yapılan itirazlar genellikle sonuçsuz kalmaktadır. İdare, kendi tesis ettiği işlemi hata yaptık diyerek geri alma eğiliminde değildir ve başvuruları genellikle reddeder. Bu nedenle, zaman kaybetmeden süreci doğrudan yargıya taşımak en etkili ve kesin yoldur.

Dava açarken idari işlemin hangi yönden hukuka aykırı olduğu (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Akrabadan dolayı elenme durumlarında işlemin özellikle sebep ve amaç yönünden sakat olduğu vurgulanarak iptali talep edilmelidir. İdare, işlemin sebebini somutlaştıramadığı takdirde mahkeme işlemi iptal edecektir.

Yargılama aşamasında idarenin sunduğu savunma yazılarına karşı verilen cevap dilekçeleri davanın seyrini değiştirebilir. Bu aşamada idarenin sunduğu gizli ibareli belgelerin hukuki niteliği tartışmaya açılmalıdır. Doğru kurgulanmış bir itiraz süreci, adayın kamu görevine iadesini sağlayan en güçlü hukuki silahtır.

Altın Tavsiye

Güvenlik soruşturmanızın akraba nedeniyle olumsuz geldiğini öğrendiğinizde, 60 günlük süreyi geçirmeden dava açın. Bu süreçte akrabanızla olan ilişkinizin derecesini kanıtlayacak her türlü veriyi dosyanıza ekleyin. Unutmayın, suçun şahsiliği anayasal bir haktır ve kimse yakınının fiili yüzünden kamu görevinden mahrum bırakılamaz. Süreci bir uzman eşliğinde yönetmek, telafisi imkansız zararların önüne geçecektir.

Yazar: Av. Emre ASAN 


Not: Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, 7315 sayılı Kanun, 657 sayılı DMK ve 2022 tarihli Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

7315 sayılı Kanun ve yerleşik yargı içtihatlarına göre, adayın bizzat kendisinin suça karışmamış olması ve örgütlerle bağlantısının bulunmaması esastır. Sadece akraba kaydı sebebiyle adaylığın sonlandırılması hukuka aykırıdır.

Uygulamada anne, baba, kardeş ve eş öncelikli olmakla birlikte; istihbari üniteler uzak akrabaları da sorgulayabilmektedir. Ancak uzak akraba kayıtları hukuk karşısında adaya otomatik olarak sirayet etmez.

Eğer elenme gerekçeniz sadece akraba kaydıysa ve sizin bu kişiyle yasa dışı bir irtibatınız yoksa, idare mahkemelerinin bu işlemleri iptal etme oranı oldukça yüksektir.

Yönetmelik uyarınca arşiv araştırması en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması ise en geç 60 iş günü içinde tamamlanarak talep eden kuruma bildirilir.

Evet, mahkemenin iptal kararı işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kalkması sonucunu doğurur. Aday, diğer tüm şartları taşıyorsa idare tarafından ataması yapılmak zorundadır.

Hayır, suçun şahsiliği ilkesi gereği kardeşinizin kaydı doğrudan size engel teşkil etmez. Ancak güvenlik soruşturması aşamasında bu kaydın örgütsel bir bağ içerip içermediği incelenir; somut bir eylem birliği tespit edilmedikçe adaylığın sonlandırılması hukuka aykırıdır.

İstihbarat birimleri taramayı geniş tutsa da, amca veya dayı gibi uzak akraba kayıtları hukuken adaya rücu edilemez. Yargı mercileri, aday ile bu kişiler arasında somut ve yoğun bir irtibat ispatlanmadığı sürece bu tür gerekçelerle yapılan elemeleri iptal etmektedir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Emre ASAN

Av. Emre ASAN

Av. Emre Asan; idare hukuku, askeri ceza hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır. TSK disiplin cezaları ve iptal davalarında profesyonel hukuki destek alın.

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.