İletişim Bilgileri

Güvenlik Soruşturması Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Güvenlik Soruşturması Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
1. Güvenlik Soruşturması Dava Dilekçesi Nedir? 2. Güvenlik Soruşturması İptal Davası Dilekçesi Hangi Hukukî Çerçevede Kurulmalıdır? 3. Dilekçe Hazırlanmadan Önce Hangi Belgeler İncelenmelidir? 4. Dava Konusu Nihai İşlem Dilekçeye Nasıl Yazılır? 5. Tebliğ Tarihi ve Dava Süresi Dilekçede Nasıl Gösterilir? 6. Görevli ve Yetkili Mahkeme Dilekçede Nasıl Belirtilir? 7. Davalı İdare Dilekçede Nasıl Gösterilmelidir? 8. İYUK m.3'e Göre Dava Dilekçesinde Hangi Bilgiler Bulunmalıdır? 8.1. Askerî Hizmete İlişkin Davalarda Dilekçeye Hangi Ek Bilgiler Yazılır? 9. İYUK m.5 Aynı Dilekçeyle Dava Açılmasını Nasıl Düzenler? 10. Dilekçe Reddi ve İlk İnceleme Riskleri Nelerdir? 11. Olaylar ve Kronoloji Dilekçede Nasıl Anlatılmalıdır? 12. Hukuka Aykırılık Sebepleri Nasıl Yazılmalıdır? 13. Olumsuzluğun Dayandığı Veri Dilekçede Nasıl Somutlaştırılır? 14. Mahkemeden Hangi Bilgi ve Belgelerin Getirilmesi İstenmelidir? 15. Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçeye Nasıl Eklenir? 16. Emsal Kararlar Dava Dilekçesinde Nasıl Kullanılır? 17. Dava Dilekçesine Hangi Belgeler Eklenmelidir? 18. Dilekçede Deliller ve Ekler Nasıl Gösterilmelidir? 19. Sonuç ve İstem Bölümü Nasıl Yazılmalıdır? 20. İtiraz Dilekçesi ile Dava Dilekçesi Aynı Şey mi? 21. Güvenlik Soruşturması Dava Dilekçesi Hazır Örnekle Yazılabilir mi? 22. Örnek Dava Dilekçesi İskeleti 23. Dava Dilekçesinde En Sık Yapılan Hatalar 24. Dava Dilekçesi Hazırlarken Altın Kontrol Listesi 25. Uygulamada Yanlış Bilinenler 26. Uygulamada En Sık Yapılan Hata 27. Sonuç . Sıkça Sorulan Sorular

Güvenlik soruşturması dava dilekçesi, olumsuz değerlendirmeye dayanılarak tesis edilen kesin ve icraî nihai işlemin iptali için idare mahkemesine sunulan teknik bir metindir. Dilekçede dava konusu işlem, tebliğ tarihi, taraflar, olay kronolojisi, hukuka aykırılık sebepleri, celbi istenen bilgi ve belgeler ile varsa yürütmenin durdurulması talebi ayrı ayrı gösterilir.

Kısaca

  • Dava konusu: Dilekçe, güvenlik soruşturması raporuna veya Komisyon değerlendirmesine değil, bunlara dayanılarak tesis edilen kesin ve icraî nihai işleme yöneltilir.
  • İYUK m.3: Taraf ve adres bilgileri, gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller ile işlemin yazılı bildirim tarihi dilekçede yer alır ve dilekçe imzalanır.
  • İYUK m.5: Kural her işlem için ayrı dava açılmasıdır; aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan işlemler tek dilekçeyle dava konusu edilebilir.
  • İlk inceleme: İYUK m.14/3'teki sıra ve m.15'teki sonuçlar birbirinden farklıdır; yanlış hasım, dilekçe reddi sebebi değildir.
  • Resen araştırma: İYUK m.20 uyarınca mahkeme gerekli bilgi ve belgeleri kendiliğinden isteyebilir; bu, dilekçenin özensiz hazırlanabileceği anlamına gelmez.
  • Celp talebi: 7315 m.7/3 uyarınca Değerlendirme Komisyonuna ilişkin bilgiler mahkemece istenildiğinde sunulur; dilekçede bu celp açıkça talep edilmelidir.
  • Yürütmenin durdurulması: Zorunlu değildir; ihtiyaç varsa İYUK m.27'deki iki şart dilekçede ayrı ayrı somutlaştırılır.
  • Askerî hizmet dosyaları: İYUK m.20/C kapsamındaki uyuşmazlıklarda dilekçede ayrıca sicil, varsa sınıf ve rütbe gösterilir.
  • Hazır örnek: Şablon yalnızca iskelet sağlar; dilekçe dosyanın kendi verileri üzerinden kurulmalıdır.

Bu dilekçe, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesi üzerine tesis edilen idarî işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açmak için kullanılan açılış metnidir. Davanın konusunu, tarafları, dayanılan vakıaları ve mahkemeden istenen sonucu bu metin belirler.

Güvenlik soruşturması dava dilekçesi nasıl hazırlanır sorusunun kısa cevabı şudur: dilekçe bir şablon doldurma işi değil, dosyanın kendi verilerinin kanunun aradığı yapı içinde düzenlenmesidir. Bu nedenle hazırlık, metin yazımından değil belge incelemesinden başlar.

Dilekçe bir şikâyet veya itiraz yazısı değildir. İdarî yargılama usulünde dilekçenin taşıması gereken unsurlar kanunda düzenlenmiş olduğundan, metnin duygusal anlatım yerine belgeye dayalı ve denetlenebilir bir kurgu üzerine oturması gerekir.

Bu teknik nitelik, dilekçenin mutlaka bir avukat tarafından hazırlanmasını gerektirmez. Bununla birlikte dayanılan verinin türü, usulî risklerin çokluğu ve celp taleplerinin doğru kurulması ihtiyacı, karmaşık dosyalarda hukukî desteği işlevsel kılabilir.

Sürecin bütününe ilişkin çerçeve için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması başlıklı ana rehber, olumsuz sonuçla karşılaşıldığında izlenecek yol için ise güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanınca ne yapılmalı başlıklı içerik incelenebilir. Bu sayfada yalnızca dilekçenin nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.

Genel idarî dava dilekçesinin unsurlarına ilişkin daha geniş bir çerçeve için idari dava dilekçesi nasıl yazılır başlıklı içerik yol gösterici olabilir; buradaki odak ise güvenlik soruşturmasına özgü kurgudur.


Güvenlik soruşturması iptal davası dilekçesi, yalnızca “güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandı” denilerek kurulamaz. Dilekçenin maddî hukuk tarafında 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile somut personel statüsüne ilişkin mevzuat; usul tarafında ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu birlikte değerlendirilir. İYUK m.2 iptal davasının hukukî çerçevesini, m.3 ve m.5 dilekçenin yapısını, m.14 ve m.15 ilk incelemeyi, m.20 resen araştırmayı, m.27 ise yürütmenin durdurulmasını düzenleyen temel hükümler arasındadır.

Bu nedenle güvenlik soruşturması nedeniyle tesis edilen işlemin iptali istenirken, kanun maddelerinin art arda sıralanması yeterli değildir. Önce idarenin hangi kesin ve icraî işlemi tesis ettiği belirlenmeli; ardından bu işlemin hangi somut veriye dayandığı, verinin hukukî niteliği ve bu veriden olumsuz sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmalıdır. Güvenlik soruşturması iptal davası bakımından güçlü bir dilekçe, “işlem hukuka aykırıdır” sonucunu başlangıç noktası olarak değil, somut vakıa ile hukuk kuralı arasında kurulan gerekçelendirme zincirinin sonucu olarak ortaya koyar.

Anayasa'nın 70. maddesinde düzenlenen kamu hizmetine girme hakkı da uyuşmazlığın anayasal bağlamını oluşturabilir; ancak tek başına bu maddeye atıf yapılması işlemin iptalini gerektirmez. Dilekçede asıl mesele, güvenlik soruşturmasına dayanılarak tesis edilen nihai işlemin kanunî dayanağı, sebebi, ölçülülüğü ve yargısal denetime elverişliliği yönünden somut biçimde tartışılmasıdır.

Bu yaklaşım özellikle idare mahkemesinde iptal davası açılırken iki hatayı önler. Birincisi, genel güvenlik soruşturması bilgilerini dilekçeye taşıyarak somut uyuşmazlığı görünmez hâle getirmektir. İkincisi ise yalnız sonuç cümleleri kurup hangi belge, olay ve hukuk kuralının hangi iddiayı desteklediğini göstermemektir. Dilekçenin her ana iddiası mümkün olduğunca bir vakıa, bir hukukî dayanak ve bir delille eşleştirilmelidir.


Güvenlik soruşturması iptal davası için dilekçe yazımına başlamadan önce dosyanın mevcut belgeleri bir araya getirilmelidir. Bu hazırlık, dilekçenin hangi vakıalar üzerine kurulacağını ve hangi belgelerin celbinin isteneceğini belirler.

İlk olarak dava konusu edilecek işlemin yazısı incelenir: işlemin tarihi, varsa sayısı, hangi makam tarafından tesis edildiği ve sonucu. İkinci olarak tebliğ belgesi ya da elektronik tebligat kaydı temin edilir. Üçüncü olarak kişinin başvuru, sınav, atama veya görev sürecine ilişkin belgeler ile statüsünü gösteren kayıtlar derlenir.

Dördüncü grup, olumsuzluğun dayandığı ileri sürülen konuya ilişkin lehe belgelerdir. Bunlar dosyaya göre resmî bir karar örneği, kurum yazısı, güncel bir kayıt veya durumu açıklayan başka bir belge olabilir. Beşinci olarak, idareye daha önce bir başvuru yapılmışsa bu yazışmalar dosyaya eklenir.

Belgelerin bu şekilde ayrıştırılması, dilekçenin iki ayrı bölümünü doğrudan besler. Elde bulunan belgeler ekler listesini, elde bulunmayanlar ise celp taleplerini oluşturur. Bu ayrım baştan yapılmadığında, dilekçede hem gereksiz belge yığılması hem de kritik bir eksikliğin gözden kaçması riski doğar.

Bu inceleme sırasında hangi bilgilerin kişinin elinde bulunmadığı da not edilmelidir; çünkü dilekçede mahkemeden celbi istenecek bilgi ve belgelerin listesi büyük ölçüde bu eksikliklerden çıkar.


Bu bölüm, güvenlik soruşturması iptal davası dilekçesinin en dikkat gerektiren kısmıdır. Güvenlik soruşturması sonucu, kolluk veya istihbarat kaydı ya da Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmesi her zaman tek başına dava konusu edilebilir nihai işlem değildir; bunlar kural olarak hazırlayıcı nitelik taşır.

Dava konusu edilecek işlem, çoğu dosyada kişinin hukukî durumunu doğrudan etkileyen kesin ve icraî bir tasarruftur: atamanın yapılmaması, göreve başlatmama, ilişik kesme veya sözleşmenin sona erdirilmesi ya da göreve son verme gibi. Dilekçede tartışılacak olan bu işlemdir.

İşlem yazılırken tarihi, varsa sayısı, tesis eden merci, tebliğ tarihi ve sonucu açıkça gösterilmelidir. "Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması" biçimindeki genel bir ifade, mahkemenin neyi denetleyeceğini belirsiz bırakır.

Uygulamada bu ayrımın atlanması usulî sonuç doğurabilir. Henüz kesin ve icraî nitelik kazanmamış bir aşamaya karşı açılan dava, İYUK m.14/3 kapsamındaki ilk incelemede bu yönden değerlendirilebilir ve esasa girilmeden sonuçlanabilir.

İşlemin hangi veriye veya değerlendirmeye dayandığı biliniyorsa bu da kısaca özetlenir. Bilinmiyorsa bu belirsizlik dilekçede açıkça belirtilir ve celp talebiyle ilişkilendirilir; bilgi eksikliği, dava konusunun belirsiz bırakılması için gerekçe değildir.


İYUK m.3, dava konusu idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin dilekçede gösterilmesini arar. Bu nedenle tebliğ tarihi, dilekçede belirtilmesi gereken zorunlu bilgilerden biridir ve tebligat belgesi ek olarak sunulur.

İYUK m.7 çerçevesinde özel bir süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde genel dava açma süresi kural olarak 60 gündür; başlangıç tarihi ve varsa özel süre somut işlem bakımından ayrıca kontrol edilmelidir. Sürenin işleyişine ilişkin ayrıntılar için güvenlik soruşturmasında dava açma süresi başlıklı içerik incelenebilir.

Vekille takip edilen dosyalarda tebligatın vekile yapılması esas olduğundan, sürenin başlangıcı bakımından vekile yapılan tebliğ tarihi esas alınır. Hem asile hem vekile tebligat yapılmış görünen dosyalarda hangi tarihin dikkate alınacağı ayrıca değerlendirilmeli ve dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Tebliğ tarihinin tespitinde tereddüt bulunan dosyalarda bu durum dilekçede gizlenmemeli, aksine açıklanmalıdır. Yazılı bildirim yapılmamış veya usulüne uygun yapılmamışsa, kişinin işlemi hangi tarihte ve hangi yolla öğrendiği belgeleriyle birlikte anlatılır.


Güvenlik soruşturması nedeniyle tesis edilen nihai işleme karşı açılan davada görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir. Yer bakımından yetki ise dava konusu işlemin türüne, davacının statüsüne ve uygulanabilecek özel yetki hükümlerine göre belirlenir; İYUK m.20/C, m.33 ve m.32 arasındaki sıralama bu tespitin merkezindedir.

Bu analizin ayrıntısı ayrı bir owner sayfasının konusudur; güvenlik soruşturması davası hangi mahkemede açılır başlıklı içerik bu konuyu kapsamlı biçimde ele almaktadır. Dilekçe bakımından önemli olan, analizin dilekçe yazımından önce tamamlanmış olmasıdır.

Yetki analizinin dilekçe yazımından önce tamamlanmasının pratik nedeni, başlığın dosyanın hangi mercie gideceğini fiilen belirlemesidir. İdarî yargı içinde yanlış yer mahkemesinin seçilmesi, tek başına davanın esasının kaybedilmesi anlamına gelmez; ancak dosyanın görevli ve yetkili mercie ulaşması için ek bir usulî aşama doğurabilir.

Dilekçenin başlığı, bu tespitten sonra yazılır. Belirlenen yerde tek bir idare mahkemesi varsa doğrudan o mahkemenin adı, birden fazla mahkeme varsa nöbetçi mahkeme ifadesi kullanılır. Yürütmenin durdurulması talep edilecekse bu husus da başlıkta belirtilir.


Güvenlik soruşturması iptal davasında davalı idare, dava konusu nihai işlemi tesis eden idaredir. Bu tespit her zaman göründüğü kadar basit değildir; çünkü güvenlik soruşturmasını yürüten birim ile işlemi tesis eden makam farklı olabilir.

Araştırmayı yapan kolluk veya istihbarat birimi, Değerlendirme Komisyonu ve nihai işlemi tesis eden atamaya yetkili makam birbirine karıştırılmamalıdır. Dilekçede hasım olarak gösterilmesi gereken, kişinin hukukî durumunu değiştiren işlemi tesis eden idaredir.

Yanlış hasım gösterilmesi tek başına dilekçe reddi veya davanın reddi sebebi değildir. İYUK m.15/1-c uyarınca dava hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılmışsa, dava dilekçesinin mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliği söz konusu olur. Bu husus, m.3 ve m.5'e aykırılık nedeniyle verilen dilekçe reddiyle karıştırılmamalıdır.

Bazı dosyalarda birden fazla idare sürece dâhil olmuş olabilir; örneğin talebi alan kurum ile atamaya yetkili makam farklı olabilir. Böyle hâllerde hasım, kişinin hukukî durumunu değiştiren işlemi tesis eden makam esas alınarak belirlenir; sürece katkı sunan her birimin davalı gösterilmesi gerekmez.

Bununla birlikte doğru davalının baştan gösterilmesi, tebligat ve savunma sürecinin gecikmemesi bakımından önem taşır. İşlem yazısındaki imza ve makam bilgisi, bu tespitin en güvenilir kaynağıdır.


Burada iki farklı liste birbirinden ayrılmalıdır: kanunen bulunması gereken bilgiler ve iyi bir güvenlik soruşturması dilekçesinde ayrıca yer alması beklenen bölümler.

İYUK m.3 bakımından dava dilekçesinde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları ya da unvanları ve adresleri, gerçek kişilere ilişkin T.C. kimlik numarası, davanın konusu ve sebepleri ile dayanılan deliller, dava konusu idarî işlemin yazılı bildirim tarihi ve tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar yer alır. İdarî davalar imzalı dilekçelerle açılır; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir.

Bunun yanında, dosyanın anlaşılabilir olması için dilekçede genellikle kısa bir statü tanıtımı, olay kronolojisi, dava konusu nihai işlemin tanımı, hukukî değerlendirme, delil ve celp talepleri, varsa yürütmenin durdurulması gerekçesi, sonuç ve istem ile ekler bölümü bulunur. Bu bölümler kanunda ayrı ayrı sayılmış zorunlu başlıklar değildir; dilekçenin işlevsel yapısını oluşturur.

Dilekçede Bulunması Gereken BilgiNeden Önemlidir?Açıklama
Taraflar ve adreslerTaraf teşkili ve tebligat için gereklidirVekil veya temsilci varsa bilgileri de gösterilir
T.C. kimlik numarasıGerçek kişiler için kanunen aranırDilekçenin taraf bilgileri bölümünde yer alır
Davanın konusu ve sebepleriMahkemenin denetleyeceği çerçeveyi belirlerNihai işlem ve iptal sebepleri açıkça yazılır
Dayanılan delillerİddiaların belgeye bağlanmasını sağlarDilekçede listelenir ve ek olarak sunulur
Yazılı bildirim tarihiSüre incelemesi bakımından aranırTebligat belgesiyle birlikte gösterilir
İmzaİdari davalar imzalı dilekçeyle açılırVekil varsa vekâletname eklenir
İşlem ve belgelerin örnekleriDava konusunun somutlaşmasını sağlarAsıl veya örnek olarak dilekçeye eklenir

Askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan ve İYUK m.20/C kapsamına giren uyuşmazlıklarda dilekçeye ek bilgiler yazılır. Bu hükme göre dava dilekçesinde m.3/2'de sayılan bilgilere ilaveten ilgilinin sicili, varsa sınıfı ve rütbesi de gösterilir.

Bu ek bilgiler yalnızca hükmün kapsamına giren dosyalarda aranır. İYUK m.20/C, Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subay, yedek astsubay, erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin uyuşmazlıklara özgüdür.

Bu nedenle hükmün kapsamı bütün Türk Silahlı Kuvvetleri adaylarına, bütün güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarına veya henüz bu kadrolarda kamu görevlisi sıfatı bulunmayan herkese otomatik olarak yayılmamalıdır. Somut dosyanın kişi ve konu bakımından kapsama girip girmediği önceden belirlenmelidir.


Kural, her idarî işlem aleyhine ayrı dava açılmasıdır. Bu kuralın istisnası, aralarında maddi veya hukukî bakımdan bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılabilmesidir.

Birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi için ise ayrı bir koşul aranır: hak veya menfaatte iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay ya da hukukî sebeplerin aynı olması gerekir.

Güvenlik soruşturması dosyalarında bu hüküm sıkça yanlış uygulanır. Hazırlayıcı nitelikteki güvenlik soruşturması sonucu veya Komisyon değerlendirmesi ile kişiye yönelik kesin ve icraî nihai işlem ayrımı yapılmadan, dosyadaki her belge ayrı bir dava konusu işlem gibi yazılmamalıdır.

Bu değerlendirmenin dilekçe yazımından önce yapılması gerekir. Bağlılık koşulu tartışmalıyken işlemlerin tek dilekçede birleştirilmesi, m.15/1-d kapsamında dilekçenin yeniden düzenlenmesi istemiyle karşılaşılmasına ve otuz günlük ek bir sürecin doğmasına yol açabilir.

Somut dosyada gerçekten birden fazla kesin ve icraî işlem bulunuyorsa, bunlar arasında m.5'in aradığı bağlılığın veya sebep-sonuç ilişkisinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir. Bağlılık yoksa işlemlerin ayrı dilekçelerle dava konusu edilmesi gerekebilir.


İYUK m.14/3 uyarınca dilekçeler belirli bir sıra izlenerek incelenir: görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ile m.3 ve m.5'e uygunluk. Bu sıralamanın bilinmesi, dilekçedeki hangi eksikliğin hangi sonucu doğuracağını önceden görmeyi sağlar.

İnceleme sonucunda verilecek kararlar birbirinden farklıdır. İdarî yargı içinde görevli veya yetkili olmayan mahkemede açılmışsa dosya görevli ya da yetkili idarî yargı merciine gönderilir; adlî yargının görevli olduğu bir konuda açılmışsa dava görev yönünden reddedilir.

Ehliyet yokluğu, işlemin kesin ve icraî nitelikte olmaması ya da süre aşımı hâllerinde m.15/1-b kapsamında davanın reddi gündeme gelir. İdarî merci tecavüzü bulunuyorsa dilekçe görevli idarî mercie tevdi edilir.

Yanlış veya eksik hasım ise dilekçe reddi sebebi değildir. m.15/1-c uyarınca dava hasım gösterilmeden veya yanlış hasımla açılmışsa dilekçe, mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir.

Bu ayrımların pratik önemi, her eksikliğin telafi edilebilirliğinin farklı olmasıdır. Şekle ilişkin bir eksiklik yeniden düzenlemeyle giderilebilirken, süre aşımı veya işlemin kesin ve icraî nitelikte olmaması gibi hâller davanın reddiyle sonuçlanır. Bu nedenle hazırlık aşamasında öncelik, ikinci gruptaki hususların doğru saptanmasına verilmelidir.

Dilekçe reddi, m.15/1-d kapsamında m.3 veya m.5'e aykırılık hâlinde gündeme gelir. Bu kararla dilekçenin otuz gün içinde yeniden düzenlenmesi veya noksanların tamamlanması istenir. Yeni dilekçede aynı yanlışlık tekrarlanırsa m.15/5 uyarınca dava reddedilir; bu nedenle ilk eksikliğin niteliğinin doğru anlaşılması önem taşır.


Bu bölümün işlevi, mahkemeye dosyanın hikâyesini belgeye bağlı ve tarih sırasına göre aktarmaktır. Hukukî değerlendirme burada değil, bir sonraki bölümde yapılır; iki bölümün birbirine karıştırılması anlatımın izlenebilirliğini bozar.

Anlatım genellikle davacının statüsü ve ilgili başvuru veya atama süreciyle başlar: hangi göreve, hangi tarihte, hangi usulle başvurulduğu ve sürecin hangi aşamalarından geçildiği kısaca aktarılır. Ardından güvenlik soruşturması sürecinin başlaması ve sonuçlanması anlatılır.

Üçüncü aşama, olumsuz değerlendirmeye dayanılarak tesis edilen nihai işlemdir. İşlemin tarihi, içeriği ve tesis eden makamı burada yeniden gösterilir. Dördüncü aşama tebliğdir; tebligatın hangi tarihte ve hangi usulle yapıldığı belirtilir.

Varsa idareye yapılan başvuru ve alınan cevap da kronolojiye eklenir. Son olarak, kişinin elindeki lehe belgeler kronolojik yerlerine oturtulur; örneğin bir kaydın hangi tarihte değiştiği veya bir sürecin ne zaman sonuçlandığı bu bölümde görünür hâle gelir.

Kronolojinin bir işlevi de sonraki bölümü hazırlamaktır. Hukuka aykırılık bölümünde ileri sürülecek her iddianın, bu bölümde daha önce anlatılmış bir vakıaya dayanması gerekir; kronolojide hiç geçmeyen bir olguya hukukî değerlendirme bölümünde dayanılması, anlatımın bütünlüğünü zayıflatır.

Anlatımda her olayın mümkün olduğunca bir tarih ve bir belgeyle eşleştirilmesi yerinde olur. Buna karşılık dosyayla ilgisi bulunmayan ayrıntıların aktarılması, asıl vakıaların görünürlüğünü azaltır. Bölümün yoğun ama okunabilir paragraflarla kurulması, mahkemenin olay örgüsünü tek okumada kavramasını kolaylaştırır.


Güvenlik soruşturması iptal davasında hukuka aykırılık denetimi, İYUK m.2/1-a çerçevesinde işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinden yapılabilir. Bu, her dosyada beş unsurun da ihlal edildiğini iddia etmek gerektiği anlamına gelmez; dosyada gerçekten sorunlu olan unsur seçilerek işlenmelidir.

Güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında tartışma çoğunlukla sebep unsurunda yoğunlaşır. Burada sorulacak sorular somuttur: işlemin dayandığı veri gerçekten var mıdır, doğru mudur, güncel midir, davacıya mı aittir, 7315 sayılı Kanun bakımından hangi hukukî kategoriye girmektedir ve nihai işlemle arasındaki bağ nasıl kurulmuştur?

Değerlendirme Komisyonunun nesnel ve gerekçeli bir değerlendirme yapıp yapmadığı da bu bölümün konusudur. Salt bir verinin varlığının tespitiyle yetinilmiş ve bu veriden sonuca giden gerekçe zinciri gösterilmemişse, bu eksiklik sebep unsuru yönünden ileri sürülebilir.

Ölçülülük ve denetlenebilirlik de sıkça gündeme gelen başlıklardır. Verinin ağırlığı ile kamu görevine alınmama sonucu arasındaki oran ile dayanağın mahkemece incelenebilir olup olmadığı ayrı ayrı tartışılabilir.

Bu başlıkların hepsinin her dosyada bulunması da beklenmez. Dosyada yalnızca güncellik sorunu varsa bunun üzerine yoğunlaşmak, on ayrı ilkeyi sıralamaktan daha işlevseldir; dosyada karşılığı olmayan bir iddia, güçlü iddiaların da görünürlüğünü azaltır.

Burada bir uyarı gerekir: "görevle bağlantı" ölçütü bütün 7315 verilerine uygulanan otomatik bir şart değildir. Bu ölçüt, özellikle Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler bakımından kanun metninde açıkça yer alır; bu nedenle iddianın dayandığı bende göre kurulması gerekir.


Dosyada hangi veri türüne dayanıldığı, dilekçede sorulacak soruyu da değiştirir. Aşağıdaki tablo, dilekçe yazımı bakımından bu ayrımı göstermektedir; veri türlerinin esas hukukî rejimi ayrı owner sayfalarının konusudur.

Veri TürüDilekçede Hangi Soru Sorulmalı?Ne Yapılmalı?
Ceza dosyasına ilişkin kararlarKararın türü ve güncel hukuki niteliği nedir?Karar örneği eklenir ve somut etkisi ayrı ayrı açıklanır
Adli sicil veya arşiv kaydıKayıt tam olarak nedir ve güncel midir?Resmî kayıt ile hukuki statüsü birlikte sunulur
Sosyal medya, banka, telefon, SGK veya eğitim verisiVeri gerçekten davacıya mı ait, neyi ispatlıyor?Aidiyet, bağlam, tarih ve alternatif açıklama somutlaştırılır
İstihbari nitelikteki bilgiOlgusal veri somut, güncel ve denetlenebilir mi?Belgenin mahkemece celbi ve maddi yeterliliğinin denetlenmesi istenir

Bu tablonun kullanımında iki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, dosyada bulunmayan bir veri türü için argüman üretilmemelidir. İkincisi, mutlak ifadelerden kaçınılmalıdır; bir kararın veya kaydın bulunmasının ya da bulunmamasının sonucu kendiliğinden belirlediği söylenemez.

Dayanılan verinin istihbarî nitelikte olduğu ileri sürülüyorsa, bu verinin dilekçede nasıl tartışılacağına ilişkin çerçeve için istihbari bilginin güvenlik soruşturmasına etkisi başlıklı içerik incelenebilir. İşlemin hiçbir gerekçe içermediği dosyalarda ise güvenlik soruşturmasında gerekçesiz ret başlıklı içerik yol gösterici olabilir.


Bu bölüm, güvenlik soruşturması iptal davası dilekçesini genel bir iptal dilekçesinden ayıran en işlevsel kısımdır. Davacı çoğu zaman işlemin dayanağını bilmediğinden, dilekçenin bu bölümü bilgi eksikliğini kapatmanın usulî aracıdır.

İYUK m.20/1 uyarınca idare mahkemesi davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve gerekli gördüğü bilgi ile belgeleri taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir. Buna ek olarak 7315 m.7/3, Değerlendirme Komisyonunun kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunacağını ve mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgilerin sunulacağını düzenler.

Bu iki hüküm birlikte, dilekçede somut celp talepleri kurulmasına imkân verir. Dosyanın niteliğine göre mahkemeden şunların getirtilmesi istenebilir: nihai işleme ait işlem dosyasının tamamı, işlemin tesisine ilişkin karar veya onay yazısı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilerek Komisyona iletilen ilgili veriler, Değerlendirme Komisyonunun yazılı nesnel ve gerekçeli değerlendirmesi ile varsa gizli veya gizlilik dereceli belgeler.

Celp taleplerinin dilekçedeki yeri de düşünülmelidir. Bu talepler yalnızca sonuç ve istem bölümünde tek satır hâlinde bırakıldığında gözden kaçabilir; hukukî değerlendirme bölümünde hangi eksikliği gidermek üzere istendiği açıklandığında ise talep gerekçesiyle birlikte görünür hâle gelir.

Taleplerin genel bir cümleyle değil, kalem kalem ve gerekçesiyle birlikte yazılması yerinde olur. "İşlemin dayanağı belgeler istensin" biçimindeki bir talep, idarenin de genel bir cevapla yetinmesine yol açabilir; buna karşılık hangi belgenin hangi hususu aydınlatmak üzere istendiğinin belirtilmesi, dosyaya somut veri girmesini sağlar.

Davacının belgenin içeriğini bilmemesi, mahkemeden bu belgenin istenmesini talep etmesine engel değildir. Gizlilik dereceli belge bulunduğu ileri sürülüyorsa, belgenin mahkemece incelenmesi de ayrıca talep edilebilir; bu konudaki hukukî çerçeve için güvenlik soruşturmasında gizli belge incelemesi başlıklı içerik incelenebilir.

Belgelerin tamamının ilk dilekçeyle sunulması iyi bir uygulamadır. Bununla birlikte İYUK m.21 uyarınca dilekçe ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgeler, bunların vaktinde ibraz edilmesine imkân bulunmadığına mahkemece kanaat getirilirse kabul edilebilir ve diğer tarafa tebliğ edilir.


Güvenlik soruşturması nedeniyle açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması talebi zorunlu değildir. Dosyada işlemin uygulanmasının sürmesi nedeniyle somut bir ihtiyaç varsa ve şartlar bulunuyorsa istenir.

İYUK m.27 uyarınca talebin kabulü için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması. Dilekçede bu iki unsur birlikte değil, ayrı ayrı somutlaştırılmalıdır.

Açık hukuka aykırılık bakımından, dosyadaki hangi eksikliğin bu niteliği taşıdığı gösterilir. Zarar bakımından ise kişinin somut durumu anlatılır; "mesleki ve ekonomik geleceği zarar görecektir" biçimindeki tek cümlelik kalıp, bu şartın somutlaştırılması yerine geçmez.

Talebin dilekçedeki konumu da önemlidir. Yürütmenin durdurulması istenecekse talebin dilekçede görünür biçimde belirtilmesi ve ayrı bir bölüm altında gerekçelendirilmesi yerinde olur; uygulamada bu husus dilekçe başlığında da gösterilebilir. Talebin yalnızca sonuç bölümünde tek satırla anılması, gerekli somut gerekçelendirmenin eksik kalmasına yol açabilir.

Talebin şartlarına ve nasıl değerlendirildiğine ilişkin ayrıntılı çerçeve için güvenlik soruşturması yürütmenin durdurulması başlıklı içerik incelenebilir.


Emsal kararlar, karar numarası sıralanarak değil, taşıdıkları hukukî ilke ile somut dosya arasındaki benzerlik gösterilerek kullanılır. Bir kararın dilekçeye katkısı, sonucundan çok hangi gerekçeyle o sonuca ulaştığından gelir.

Kararların sayısı da tek başına bir üstünlük sağlamaz. Somut olayla gerçekten örtüşen tek bir kararın gerekçesiyle birlikte işlenmesi, birbiriyle ilgisi kurulmamış çok sayıda karara atıf yapılmasından daha işlevseldir.

Bu nedenle her karar için üç husus belirtilmelidir: kararın hangi ilkeyi ortaya koyduğu, somut dosyadaki hangi vakıanın bu ilkeyle örtüştüğü ve bu örtüşmenin işlemin hukuka aykırılığı bakımından ne sonuç doğurduğu.

Doğrulanmamış veya hatırlanan ancak teyit edilemeyen karar bilgilerinin dilekçeye yazılması, metnin güvenilirliğini zedeler. Kullanım ilkelerine ilişkin çerçeve için güvenlik soruşturması davasında emsal kararlar başlıklı içerik incelenebilir.


Ekler listesi dosyaya göre değişir; aşağıdaki tablo genel bir çerçeve sunmaktadır. Her dosyada bütün satırların bulunması beklenmez.

BelgeNeden Önemlidir?Nasıl Kullanılır?
Dava konusu nihai işlemDava konusunun somutlaşmasını sağlarAsıl veya örnek olarak eklenir ve dilekçede tanımlanır
Tebliğ belgesiYazılı bildirim tarihini gösterirSüre bölümüyle ilişkilendirilerek sunulur
Başvuru, atama, görev veya statü belgeleriDavacının hukuki konumunu ortaya koyarKronoloji bölümüyle eşleştirilir
Lehe resmî karar veya kayıtlarKarşı iddiayı zayıflatabilirİlgili hukuka aykırılık başlığı altında açıklanır
Olumsuzluk sebebini açıklayan belgelerİddianın bağlamını gösterirAlternatif açıklama ile birlikte sunulur
Varsa ceza dosyasına ilişkin güncel kararlarDosyanın hukuki durumunu gösterirKararın türü ve güncelliği belirtilerek eklenir
Somut dosyaya göre diğer belgelerDosyanın kendi ihtiyacına göre değişirYalnızca gerçekten ilgili olanlar eklenir
VekâletnameVekille takipte gereklidirDilekçe ekinde sunulur

Listede yer alacak belgeler seçilirken dosyayla ilgisi kurulamayan evrakın eklenmemesi yerinde olur. Ekler bölümünün işlevi dosyayı kalabalıklaştırmak değil, dilekçedeki her iddianın karşılığını göstermektir.

Ekler numaralandırılarak listelenir ve dilekçe metninde bu numaralarla anılır. Bu yöntem, mahkemenin hangi iddianın hangi belgeye dayandığını tek bakışta görmesini sağlar.


Deliller bölümü yalnızca bir liste değildir; her delilin hangi vakıayı ispat ettiğinin kısaca belirtilmesi, bölümün işlevini artırır. İYUK m.3 de dayanılan delillerin dilekçede gösterilmesini aramaktadır.

Bu yöntem, delil ile iddia arasındaki bağı görünür kılar. Örneğin bir tarihin belirli bir belgeyle, bir statünün başka bir belgeyle ispatlandığının belirtilmesi, mahkemenin dosyayı incelerken hangi eki hangi başlık altında değerlendireceğini gösterir.

Elde bulunmayan ancak idarede bulunan belgeler bu bölümde ayrıca anılır ve celp talebiyle ilişkilendirilir. Böylece deliller bölümü, hem sunulan hem de getirtilmesi istenen belgeleri birlikte gösteren bir yapıya kavuşur.

Bu noktada sık karşılaşılan bir yanılgıya değinmek gerekir. İdarî yargıda resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan mahkeme, gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri kendiliğinden isteyebilir. Bu, mahkemenin yalnızca tarafların sunduğu delillerle bağlı olduğu anlamına gelmez; ancak dilekçenin eksik hazırlanabileceği anlamına da gelmez. Davacı, dava konusu işlemi, somut vakıaları, istemini ve hukuka aykırılık iddialarını düzenli biçimde ortaya koymalıdır.


Güvenlik soruşturması iptal davası dilekçesinde sonuç ve istem bölümü, mahkemeden tam olarak neyin istendiğini gösterir ve dilekçenin geri kalanıyla tutarlı olmalıdır. Belirsiz ya da metnin gövdesiyle çelişen bir talep, incelemeyi güçleştirir.

Bu bölümde öncelikle iptali istenen nihai işlem açıkça tanımlanır; işlemin tarihi ve tesis eden makamı burada da anılır. Yürütmenin durdurulması talep ediliyorsa bu husus ayrı bir kalem olarak gösterilir.

Mahkemeden celbi istenen bilgi ve belgeler de bu bölümde ya da dilekçenin uygun bir yerinde açıkça listelenir. Bu taleplerin gövde metninin içinde kaybolmaması, karşılık bulmalarını kolaylaştırır.

Bu bölümün gövde metniyle tutarlı olması da gözetilmelidir. Metinde tartışılmamış bir talebin sonuç bölümünde belirmesi ya da tersine, gövdede işlenen bir talebin sonuç bölümünde hiç anılmaması, istemin kapsamı bakımından belirsizlik yaratır.

Son olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin talepler usule uygun biçimde yazılır. Tazminat talebi düşünülüyorsa, bunun bu dilekçeye eklenip eklenmeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir; İYUK m.12 uyarınca ilgili kişi şartlarına göre doğrudan tam yargı davası açabileceği gibi iptal ve tam yargı davalarını birlikte de açabilir ya da önce iptal davası açıp anılan maddedeki koşullar çerçevesinde sonradan tam yargı davası açabilir.


Hayır. İdareye yapılan başvuru veya itiraz, muhatabı idare olan bir idarî başvurudur; dava dilekçesi ise muhatabı mahkeme olan yargısal bir metindir.

Bu farkın pratik bir sonucu, iki metnin birbirinin yerine kullanılamamasıdır. İdareye sunulmuş bir başvuru dilekçesinin aynen mahkemeye verilmesi hâlinde, kanunda aranan unsurların bir kısmı eksik kalabilir; çünkü idarî başvuruda mahkeme başlığı, davalı gösterimi veya bildirim tarihi gibi unsurlar aranmaz.

Bu iki metnin amacı ve yapısı da farklıdır. İdarî başvuruda idareden işlemini yeniden değerlendirmesi istenirken, dava dilekçesinde mahkemeden işlemin hukuka uygunluk denetimi ve iptali talep edilir. Dava dilekçesinde ayrıca görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, davalı idarenin gösterilmesi ve kanunda aranan unsurların bulunması gerekir.

İdareye başvurulmuş olması dava yolunu kapatmaz; ancak başvurunun sonucunu beklerken dava süresinin de takip edilmesi gerekir. Bu iki yolun karıştırılması, süre bakımından risk doğurabilir.


Hazır bir güvenlik soruşturması dava dilekçesi yalnızca yapı hakkında fikir verir. Dilekçenin taşıdığı hukukî güç, dosyanın kendi verilerinden ve bu verilerin hukukî çerçeveye oturtulmasından gelir.

Şablon kullanımının başlıca riski, somut olaya uyarlanmayan ifadelerin metinde kalmasıdır. Dava konusu işlemin, tebliğ tarihinin veya dayanılan verinin şablondan devralınmış biçimde bırakılması, dilekçeyi dosyadan koparır.

İkinci risk, dosyada bulunmayan iddiaların şablon yoluyla metne girmesidir. Örneğin dosyada hiç bulunmayan bir veri türüne ilişkin hazır bir paragraf, dilekçenin inandırıcılığını azaltır.

Üçüncü risk, şablonun güncel olmamasıdır. Mevzuatta yapılan bir değişiklikten önce hazırlanmış bir metin, artık yürürlükte bulunmayan bir hükme atıf yapabilir veya güncel bir düzenlemeyi hiç içermeyebilir.

Bu nedenle şablon, yalnızca hangi başlıkların bulunması gerektiğini hatırlatan bir kontrol aracı olarak kullanılmalı; her başlığın içeriği dosyaya göre yeniden yazılmalıdır.


Aşağıdaki tablo, kopyalanabilir bir dilekçe metni değil, dilekçenin genel yapısını gösteren bir iskelettir. Her bölümün somut dosyaya göre doldurulması gerekir.

Dilekçe BölümüBu Bölümde Genel Olarak Ne Yer Alır?
Görevli ve yetkili mahkemeYetki analizi sonucunda belirlenen mahkeme yazılır
Yürütmenin durdurulması taleplidirTalep varsa dilekçede görünür biçimde belirtilir; uygulamada başlıkta da gösterilebilir
DavacıAd, soyad, T.C. kimlik numarası ve adres bilgileri yer alır
VekilVarsa vekilin bilgileri ve vekâletname referansı belirtilir
Davalı idareNihai işlemi tesis eden idare gösterilir
Dava konusuİptali istenen kesin ve icraî işlem tanımlanır
Tebliğ tarihiİşlemin yazılı bildirim tarihi belirtilir
Açıklamalar ve kronolojiVakıalar tarih sırasıyla ve belgeye bağlı olarak anlatılır
Hukuki değerlendirmeDosyada gerçekten bulunan hukuka aykırılık sebepleri işlenir
Celbi istenen bilgi ve belgelerİşlem dosyası, olgusal veriler ve Komisyon değerlendirmesi kalem kalem istenir
Yürütmenin durdurulması gerekçesiİki şart ayrı ayrı somutlaştırılır
Hukuki nedenlerDayanılan mevzuat hükümleri gösterilir
DelillerSunulan ve celbi istenen belgeler birlikte listelenir
Sonuç ve istemİptal talebi ve varsa diğer talepler açıkça yazılır
EklerBelgeler numaralandırılarak listelenir

İskeletin kendisi bir sonuç doğurmaz; işlevi, hazırlık aşamasında hiçbir bölümün atlanmamasını sağlamaktır.


Uygulamada karşılaşılan hatalar birkaç başlıkta toplanabilir ve büyük bölümü hazırlık aşamasında önlenebilir niteliktedir.

Birinci grup, dava konusuna ilişkindir: hazırlayıcı nitelikteki bir belgenin dava konusu yapılması, nihai işlemin belirsiz bırakılması veya işlemin tarihi ile tesis eden makamının gösterilmemesi.

İkinci grup, usulî bilgilere ilişkindir: tebliğ tarihinin yazılmaması veya hatalı yazılması, yetki analizinin yapılmadan mahkeme başlığının doldurulması ve İYUK m.3'te aranan bilgilerin eksik bırakılması.

Üçüncü grup, içeriğe ilişkindir: hukuka aykırılık bölümünün genel kalıplarla doldurulması, dosyada bulunmayan iddiaların ileri sürülmesi ve emsal kararların somut olayla ilişkilendirilmemesi.

Bu grupların ortak yanı, hepsinin dilekçe gönderilmeden önce yapılacak bir kontrolle fark edilebilir olmasıdır. Hataların büyük bölümü hukukî bilgi eksikliğinden değil, hazırlık sırasının izlenmemesinden doğar.

Dördüncü grup ise talep eksikliğidir: mahkemeden işlem dosyasının ve Komisyona iletilen verilerin celbinin hiç istenmemesi. Bu eksiklik, davacının bilmediği bir dayanağın hiç tartışılmadan kalmasına yol açabilir.


Aşağıdaki liste, dilekçe gönderilmeden önce son bir kez gözden geçirilmek üzere hazırlanmıştır.

Kontrol NoktasıSorulacak SoruRisk
Dava konusu işlemKesin ve icraî nihai işlem doğru belirlendi mi?Hazırlayıcı işleme karşı dava açılması
Tebliğ tarihiYazılı bildirim tarihi belgeye dayanıyor mu?Süre incelemesinde sorun
Dava süresiKanuni süre içinde miyiz?Davanın süreden reddi
Görevli ve yetkili mahkemeYetki analizi tamamlandı mı?Dosyanın başka mercie gönderilmesi
Davalı idareİşlemi tesis eden idare doğru mu?Tebligat ve savunma sürecinde gecikme
İYUK m.3 bilgileriTaraf bilgileri, kimlik numarası ve imza tamam mı?Dilekçe reddi
İYUK m.5Birden fazla işlem varsa bağlılık değerlendirildi mi?Dilekçe reddi
Askerî hizmet dosyasım.20/C kapsamındaysa sicil, sınıf ve rütbe yazıldı mı?Eksik dilekçe
Hukuka aykırılıkİddialar dosyadaki somut veriye dayanıyor mu?Zayıf gerekçelendirme
Celp talepleriİşlem dosyası ve Komisyon değerlendirmesi istendi mi?Dayanağın hiç tartışılmaması
Yürütmenin durdurulmasıİki şart ayrı ayrı somutlaştırıldı mı?Talebin karşılık bulmaması
EklerBelgeler numaralandırılıp metinle eşleştirildi mi?Delil ile iddia bağının kurulamaması

Listenin sırası hazırlık mantığını yansıtır; dava konusu ve süre tespit edilmeden diğer başlıklara geçilmesi, sonradan dönülmesi gereken bir hazırlık doğurur.


Yanlış: Her güvenlik soruşturması dilekçesi aynıdır.

Doğru: Dayanılan veri türü, davacının statüsü ve dava konusu işlem dosyadan dosyaya değiştiğinden dilekçenin kurgusu da değişir.

Yanlış: Hazır dilekçe örneği yeterlidir.

Doğru: Şablon yalnızca başlıkları hatırlatır; içeriğin dosyanın kendi verileriyle doldurulması gerekir.

Yanlış: Mahkeme zaten her şeyi dosyadan görür.

Doğru: İdarî yargıda İYUK m.20 uyarınca resen araştırma ilkesi geçerlidir ve mahkeme gerekli bilgi ile belgeleri kendiliğinden isteyebilir; bununla birlikte davacı dava konusu işlemi, vakıaları, istemini ve hukuka aykırılık iddialarını düzenli biçimde dilekçede ortaya koymalıdır.

Yanlış: Yanlış davalı gösterilirse dilekçe reddedilir.

Doğru: Hasım gösterilmemesi veya yanlış hasım gösterilmesi hâlinde İYUK m.15/1-c uyarınca dilekçe, mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir.

Yanlış: Yürütmenin durdurulması talebi yazılırsa mahkeme kabul eder.

Doğru: Talebin kabulü için İYUK m.27'deki iki şartın birlikte bulunması ve dilekçede ayrı ayrı somutlaştırılması gerekir.

Yanlış: İlk dilekçeyle sunulmayan belge artık dosyaya giremez.

Doğru: İYUK m.21 uyarınca vaktinde ibraz edilememesine kanaat getirilen belgeler kabul edilip diğer tarafa tebliğ edilebilir; yine de belgelerin ilk dilekçeyle sunulması iyi bir uygulamadır.

Yanlış: İtiraz dilekçesi dava dilekçesi yerine geçer.

Doğru: İdarî başvuru ile yargısal dava farklı araçlardır ve farklı muhataplara yöneliktir.

Yanlış: Belgenin içeriğini bilmiyorsam celbini isteyemem.

Doğru: İçeriğin bilinmemesi celp talebine engel değildir; 7315 m.7/3 ve İYUK m.20 bu talebin dayanağını oluşturur.


En sık yapılan hata, dilekçenin dosyanın kendi verileri yerine genel hukukî kalıplarla doldurulmasıdır. Böyle bir metin, işlemin hangi noktada hukuka aykırı olduğunu göstermek yerine soyut bir itiraz beyanına dönüşür.

İkinci sık hata, mahkemeden celp talebinde bulunulmamasıdır. Davacı işlemin dayanağını bilmiyorsa, bu bilgi eksikliğinin usulî yolu celp talebidir; talep hiç ileri sürülmezse dayanak hiç tartışılmadan kalabilir.

Üçüncü hata, hazırlığın süre baskısı altında yapılmasıdır. Sürenin erken fark edilmesi, belgelerin toplanması ve celp taleplerinin kalem kalem kurulması için gereken zamanı sağlar.


Güvenlik soruşturması dava dilekçesi, olumsuz sonuca itiraz eden genel bir metin değil, kanunda aranan unsurları taşıyan ve dosyanın kendi verileri üzerine kurulan teknik bir dava metnidir.

Dilekçenin omurgası birkaç tespitten oluşur: dava konusu edilecek kesin ve icraî nihai işlemin belirlenmesi, tebliğ tarihinin belgeye bağlanması, görevli ve yetkili mahkemenin önceden saptanması ve davalı idarenin doğru gösterilmesi. Bunlara İYUK m.3'te aranan bilgiler ile birden fazla işlem varsa m.5 değerlendirmesi eklenir.

İçerik bakımından belirleyici olan iki bölüm vardır. Birincisi, hukuka aykırılık sebeplerinin dosyada gerçekten bulunan sorunlar üzerinden somutlaştırılmasıdır. İkincisi, İYUK m.20 ve 7315 m.7/3 çerçevesinde mahkemeden işlem dosyasının, Komisyona iletilen olgusal verilerin ve Komisyon değerlendirmesinin celbinin kalem kalem istenmesidir.

Yürütmenin durdurulması zorunlu bir talep değildir; ihtiyaç varsa iki şart ayrı ayrı somutlaştırılarak ileri sürülür. Askerî hizmete ilişkin ve İYUK m.20/C kapsamına giren dosyalarda ise dilekçede sicil, varsa sınıf ve rütbe bilgilerinin de gösterilmesi gerekir. Bütün bunların bir şablondan devralınmak yerine dosyanın kendi verileriyle kurulması, dilekçenin işlevini belirler.


Altın Tavsiye

Dilekçeye yazmaya başlamadan önce üç tespiti tamamlayın: dava konusu edeceğiniz kesin ve icraî nihai işlem hangisi, bu işlem size hangi tarihte ve hangi usulle bildirildi, işlemi hangi makam tesis etti? Bu üç tespit yapılmadan mahkeme başlığı, davalı bölümü ve süre bölümü doğru kurulamaz. Ardından elinizdeki belgeleri ve elinizde olmayan belgeleri iki ayrı liste hâlinde çıkarın; birinci liste eklerinizi, ikinci liste ise mahkemeden celbini isteyeceğiniz bilgi ve belgeleri oluşturur. Celp taleplerini tek bir genel cümleyle değil, işlem dosyası, Komisyona iletilen olgusal veriler ve Komisyonun yazılı değerlendirmesi biçiminde kalem kalem yazın. Yürütmenin durdurulması isteyecekseniz açık hukuka aykırılık ile telafisi güç zararı iki ayrı paragrafta somutlaştırın; tek cümlelik kalıplarla yetinmeyin.


Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2, 3, 5, 7, 12, 14, 15, 20, 20/C, 21 ve 27 nci maddeleri ile 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ve idari yargılama usulüne ilişkin güncel mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; dava konusu işlemin türü, davacının statüsü, bildirim tarihi ve dosyadaki bilgi-belgeler somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 24.08.2026

Yazan: Av. Bilgehan Utku

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Güvenlik soruşturması dava dilekçesi, olumsuz sonuçlanan güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması işlemine karşı idare mahkemesinde açılan iptal davasının temel metnidir. Dilekçe, davanın hukuki dayanaklarını, dava konusu işlemi ve talep edilen sonucu belirler.

Dilekçe; dava konusu işlem, tebliğ tarihi, davalı idare, hukuka aykırılık sebepleri, somut olay açıklaması, deliller ve varsa yürütmenin durdurulması talebi birlikte değerlendirilerek hazırlanır. Genel itiraz cümleleri yerine somut veri ve hukuki ilkeler üzerinden kurulması önerilir.

Dilekçede davacı ve davalı bilgileri, dava konusu işlem, tebliğ tarihi, açıklamalar, hukuka aykırılık sebepleri, deliller, hukuki nedenler ve sonuç-istem bölümü bulunmalıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması dilekçeyi zayıflatabilir.

Dava konusu işlem, hangi idare tarafından, hangi tarihte ve hangi içerikte tesis edildiği belirtilerek net biçimde yazılmalıdır. Belirsiz veya genel bir ifade, mahkemenin dava konusunu tam olarak tespit etmesini güçleştirebilir.

Tebliğ tarihi, 60 günlük dava açma süresinin başlangıcını gösterir. Bu tarihin doğru ve ispatlanabilir biçimde belirtilmesi, davanın süresinde açılıp açılmadığının denetlenmesi açısından önemlidir.

Olumsuz işlem yazısı, tebliğ belgesi, adli sicil kaydı, varsa HAGB/KYOK/beraat kararı, devam eden soruşturma evrakı ve konuya göre diğer destekleyici belgeler dilekçeye eklenebilir. Belgelerin hangi iddiayı desteklediği açıkça belirtilmelidir.

Talep yazılırken işlemin açık hukuka aykırılığı ve uygulanması hâlinde doğabilecek telafisi güç zarar somut biçimde açıklanmalıdır. Yalnızca genel bir talep cümlesiyle yetinilmesi, bu talebin gerekçesiz kalmasına yol açabilir.

HAGB kararının mahkûmiyet niteliği taşımadığı, KYOK/beraat/düşme kararlarının ise lehe belgeler olarak masumiyet karinesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği dilekçede vurgulanabilir.

Hazır örnekler yalnızca genel bir iskelet olarak kullanılabilir; doğrudan kopyalanarak kullanılması önerilmez. Her dosyanın olumsuzluk sebebi, belge durumu ve süresi farklı olduğundan dilekçe somut olaya göre özelleştirilmelidir.

Hayır. İtiraz dilekçesi idareye yapılan bir başvurudur, dava dilekçesi ise idare mahkemesine sunulan bir yargı başvurusudur. İkisinin amacı, muhatabı ve hukuki sonuçları farklıdır.

Evet. Tebliğ tarihinin yanlış yazılması, dava konusunun belirsiz bırakılması veya davalı idarenin hatalı gösterilmesi gibi hatalar, dilekçenin usul yönünden sorgulanmasına veya esasının zayıf kalmasına yol açabilir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.