Randevu Al

İletişim Bilgileri

Eczacı Vefat Ederse Eczane Ne Olur? Vereseli Eczane

Ana Sayfa Eczacı Vefat Ederse Eczane Ne Olur? Vereseli Eczane
Eczacı Vefat Ederse Eczane Ne Olur? Vereseli Eczane
  • Yayın Tarihi: 03.09.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Eczacının vefatı hâlinde eczane kendiliğinden ve derhâl kapanmaz. 6197 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca mevcut ruhsatname sakıt olur; ancak 8 ilâ 10. maddelerde mirasçılar için özel bir geçiş rejimi öngörülmüştür ve eczane bu çerçevede mesul müdür idaresinde işletilebilir.

Kısaca

  • Ruhsat: Vefatla birlikte mevcut ruhsatname sakıt olur; bu, idarenin takdiriyle verilen bir iptal kararı değildir.
  • Vereseli Eczane: Ölen eczacının mirasçıları hesabına, bir mesul müdür idaresinde işletilen eczaneyi anlatan uygulama terimidir.
  • Eş ve Çocuklar: Ölen eczacının eşi veya çocukları varsa, eczanenin bunlar hesabına mesul müdür idaresinde işletilmesine ruhsat verilebilir.
  • Süre: Bu işletme kural olarak beş yılı geçemez; başlangıç, düzenlenen ruhsat ve idari kayıttan kontrol edilir.
  • Çocuk İstisnası: Sürenin sonunda çocuk reşit değilse reşit oluncaya, eczacı mektebine veya fakültesine girmişse tahsili bitirinceye kadar devam edebilir.
  • Diğer Mirasçılar: Eş veya çocuk yoksa eczane en geç bir yıl içinde tasfiye edilir.
  • Mesul Müdür: Her iki rejimde de eczanenin mesul müdür idaresinde işletilmesi zorunludur.
  • Danıştay: 21.09.2023 tarihli karara göre reşit olmama ve fakülteye girme şartları birlikte aranamaz.
  • Dava: Süre uzatımının reddi gibi kesin ve icrai işlemler idari yargı denetimine tabidir.

Eczacının vefatı hâlinde eczane doğrudan kapanmaz; mirasçıların durumuna göre belirlenen özel bir rejim uygulanır. 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 7. maddesi uyarınca eczacının ölümüyle mevcut ruhsatname sakıt olur. Buradaki "sakıt olma" ifadesi önemlidir: ruhsatname kendiliğinden hükümsüz kalır, idare tarafından tesis edilen bir iptal işlemi söz konusu değildir.

Bunun ardından Kanunun 8 ilâ 10. maddelerindeki geçiş rejimi devreye girer. Vefat eden eczacının eşi veya çocukları varsa eczanenin bunlar hesabına bir mesul müdürün idaresi altında işletilmesine imkân tanınır; eş ve çocuk yoksa diğer mirasçılar için tasfiye süresi öngörülür. Her iki hâlde de işletmenin mesul müdür tarafından yürütülmesi zorunludur, çünkü eczacı olmayan mirasçıların eczaneyi bizzat işletmesi mümkün değildir.

Uygulamada en sık yapılan hata, vefatın ardından eczanenin hemen mühürleneceği ya da mirasçıların eczaneyi diledikleri gibi işletebileceği yönündeki iki uç varsayımdır. Kanunun kurduğu düzen bu ikisinin arasındadır.

Bu rejim, eczane hukukunun ruhsat ve faaliyet düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Ruhsat, denetim, muvazaa ve idari yaptırımlardan doğan uyuşmazlıkların bütününe ilişkin çerçeve için eczane hukuku ve eczane davaları başlıklı içerik yol gösterici olabilir.


Vereseli eczane, ölen eczacının mirasçıları hesabına ve bir mesul müdür idaresinde işletilen eczaneyi anlatan uygulama terimidir. Kanun metninde "vereseli eczane" ifadesi geçmez; bu adlandırma, 6197 sayılı Kanunun 8 ilâ 10. maddelerindeki rejimi tanımlamak için sektörde kullanılır.

Terimin arkasındaki hukuki yapı nettir. Mirasçılar eczanenin miras hukuku ve işletme boyutunda hak sahibi olabilir; ancak eczacılık mesleğinin icrası, ilaç ve reçete işlemleri ile mesleki sorumluluk eczacılık yapma hakkını haiz mesul müdür tarafından yürütülür. Vereseli eczanenin mesul müdürü bu yönüyle işletmenin mesleki güvencesini oluşturur.

Terimin kapsamı bakımından bir hatırlatma gerekir. Vereseli eczane, ölen eczacı adına düzenlenmiş eski ruhsatın devam etmesi anlamına gelmez; söz konusu olan, mirasçılar hesabına yeni bir ruhsatlandırma işlemidir. Nitekim Sağlık Bakanlığının 28.01.2003 tarihli 2003/17 sayılı Genelgesinde de vefat hâlinde vereseli eczane adına ruhsatname düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu nedenle vereseli işletme, mevcut ruhsatın uzatılması gibi değil, kendi şartlarına tabi ayrı bir başvuru süreci olarak ele alınmalıdır.

Bu ayrım muvazaa tartışmalarının da temelini oluşturur. Kanunun öngördüğü çerçevede yürütülen vereseli işletme muvazaa değildir; buna karşılık bu çerçevenin dışına çıkılması hâlinde muvazaa iddiası gündeme gelebilir. Muvazaanın kapsamı ve ispatı ayrı bir konudur; ayrıntı için muvazaalı eczane ispatı ve dava süreci başlıklı içerik incelenebilir.


Vefatla birlikte ruhsatname sakıt olur; yani hukuki varlığı kendiliğinden sona erer. Bu sonuç için idarenin ayrıca bir karar alması gerekmez ve ortada değerlendirilecek bir takdir yetkisi bulunmaz.

Bu durum, idari ruhsat iptalinden farklıdır. Ruhsat iptali; muvazaa, eczane vasfının yitirilmesi veya şartların kaybedilmesi gibi sebeplere dayanan, idare tarafından tesis edilen kesin ve icrai bir işlemdir. Vefat hâlinde ise ortada bir yaptırım değil, kanundan doğan kendiliğinden bir sonuç vardır. İdari ruhsat iptalinin rejimi için eczane ruhsatı iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.

Ayrım süre bakımından da fark doğurur. İdari ruhsat iptalinde işlemin tebliğ tarihi ve buna bağlı dava açma süresi gündeme gelirken, vefat hâlinde süreç ölümle birlikte başlar ve Kanunun 9 ile 10. maddelerindeki rejim devreye girer. Bu nedenle mirasçılar bakımından takvimin doğru kurulması, sürecin en kritik adımlarından biridir.

Bu ayrımın pratik sonucu, mirasçıların izleyeceği yolu belirlemesidir. Sakıt olan ruhsat bakımından "iptalin kaldırılması" gibi bir talep kurulmaz; mirasçılar bakımından yapılacak iş, Kanunun 8 ilâ 10. maddelerindeki rejim kapsamında başvuruda bulunmak ve mesul müdür atamasını tamamlamaktır.


Vefat eden eczacının eşi veya çocukları varsa, eczanenin bunlar hesabına bir mesul müdürün idaresi altında işletilmesine ruhsat verilebilir. 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 8. maddesi bu imkânı düzenlemekte olup, işletme mirasçıların hesabına yürütülür.

Bu rejimde mesul müdürlük zorunludur. Eczanenin fiilen açık kalabilmesi için eczacılık yapma hakkını haiz bir mesul müdürün atanması ve bu atamanın ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesi gerekir. Mesul müdür atanmadığı sürece eczanenin faaliyetine devam etmesi mümkün olmaz.

İşletmenin mirasçılar hesabına yürütülmesi, mirasçıların eczacılık faaliyetine karışabileceği anlamına gelmez. İlaç sunumu, reçete işlemleri ve mesleki icraya ilişkin süreçler mesul müdürün sorumluluğundadır. Bu sınırın aşılması, muvazaa iddiasının doğmasına zemin hazırlayabilir.

Uygulamada başvuru dosyasında ölüm belgesi, veraset ilamı, birden fazla varis bulunması hâlinde muvafakatname veya vekâletname, öğrenci varis varsa öğrenim belgesi, mevcut ruhsatname ile mesul müdüre ilişkin diploma, sağlık raporu, adli sicil kaydı ve oda kaydı gibi belgeler istenebilmektedir. Bu belgelerin adedi, noter veya onay biçimi ile istenebilecek ilave evrak il uygulamalarına göre değiştiğinden, güncel liste ilgili İl Sağlık Müdürlüğünden ayrıca kontrol edilmelidir. Vefatın ve mesul müdür atamasının sağlık müdürlüğüne bildirilmesi de sürecin ilk adımlarındandır.


Eş veya çocuklar hesabına yürütülen bu işletme kural olarak beş yılı geçemez. Kanunun 9. maddesi süreyi bu şekilde sınırlamış; ancak çocuklar bakımından iki önemli istisna öngörmüştür.

Birinci istisna reşit olmama hâlidir: sürenin sonunda ölen eczacının çocuğu reşit değilse reşit oluncaya kadar işletme devam edebilir. İkinci istisna eğitim hâlidir: çocuk eczacı mektebine veya fakültesine girmişse, işletmenin tahsili bitirinceye kadar devam etmesi mümkündür.

Sürenin başlangıcı da doğru belirlenmelidir. Vereseli eczanenin süre hesabında, düzenlenen ruhsatnamenin başlangıç ve bitiş tarihleri ile somut idari kayıtlar esas alınarak işlem yapılmalıdır. Nitekim Danıştay 10. Dairesinin E.2023/4192, K.2023/4647 sayılı kararındaki somut olayda vefat 20.10.2019 tarihinde gerçekleşmiş; vereseli eczane ruhsatı ise 30.10.2019 ilâ 30.10.2024 dönemi için düzenlenmiştir. Bu nedenle süre başlangıcının somut ruhsat ve idari kayıt üzerinden ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Süre sonuna yaklaşıldığında ise devir, tasfiye veya uzatma seçeneklerinden hangisinin izleneceği önceden planlanmalıdır.

Bu istisnalar, ölen eczacının çocuğunun mesleğe geçiş imkânını korumaya yöneliktir. Beş yıllık sürenin dolmasıyla birlikte işletmenin her hâlde sona ereceği biçimindeki bir yorum, maddedeki bu koruyucu düzenlemeyi işlevsiz bırakır.

Mirasçı Grubu İşletme Biçimi Süre Mesul Müdür Sonuç    
Eş (karı veya koca)Mirasçı hesabına işletmeKural olarak 5 yılı geçemezZorunluBaşlangıç, düzenlenen ruhsat ve idari kayıttan kontrol edilir
Çocuk (reşit)Mirasçı hesabına işletmeKural olarak 5 yılı geçemezZorunluEczacılık hakkı doğduğunda usul somut dosyada değerlendirilir
Çocuk (reşit değil)Mirasçı hesabına işletmeReşit oluncaya kadar uzayabilirZorunlu9. maddedeki istisna uygulanır
Çocuk (eczacılık öğrencisi)Mirasçı hesabına işletmeTahsil bitinceye kadar uzayabilirZorunluDanıştay kararı bu yönde uygulama getirir
Diğer mirasçılarTasfiyeye yönelik işletmeNihayet bir sene zarfında tasfiyeZorunlu6197 m.10 kapsamındadır

Vefat eden eczacının çocuğu eczacı mektebine veya fakültesine girmişse, işletmenin tahsili bitirinceye kadar devam etmesi mümkündür. Bu, Kanunun 9. maddesinde açıkça öngörülen bir istisnadır.

Uygulamada tartışma, bu istisnanın reşit olmama şartıyla birlikte mi aranacağı noktasında çıkmaktadır. Bazı idari uygulamalarda, beş yıllık sürenin sonunda ölen eczacının çocuğu reşit olmuşsa eğitim istisnasının uygulanamayacağı ileri sürülmüştür. Bu yaklaşım yargı denetimine konu olmuş ve kabul görmemiştir.

İstisnanın işlerlik kazanabilmesi için eğitimin fiilen sürdüğünün belgelenmesi gerekir. Fakülteye kayıt belgesi, öğrenci belgesi ve öğrenimin devam ettiğini gösteren güncel kayıtlar dosyaya sunulur; kaydın beş yıllık süre dolmadan yapılmış olması da tartışma konusu edilebilir.

Bu nedenle çocuğun eczacılık eğitimine devam ettiği hâllerde, sürenin uzatılması talebinin reddedilmesi durumunda işlemin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir. Aşağıda ele alınan Danıştay kararı bu değerlendirmenin çerçevesini göstermektedir.


Danıştay 10. Dairesinin 21.09.2023 tarihli, E.2023/4192, K.2023/4647 sayılı kararı, vereseli eczane süresinin uzatılmasına ilişkin uyuşmazlığı konu edinmektedir. Kararda, beş yıllık süre dolmadan eczacılık bölümüne kayıt olup eğitime başlayan mirasçı bakımından, eğitim tamamlanana kadar eczanenin faaliyetine izin verilmesi gerektiği ortaya konulmuştur.

Kararın en önemli tespiti şudur: reşit olmama ve eczacı fakültesine girmiş olma şartları birlikte aranamaz. Bu iki hâl, Kanunun 9. maddesinde ayrı ayrı düzenlenmiş bağımsız istisnalardır; birinin gerçekleşmesi işletmenin devamı için yeterlidir.

Kararın gerekçesi, maddenin lafzı ile düzenleniş amacını birlikte gözetmektedir. Danıştay, iki şartın birlikte aranması yönündeki aksi yorumun maddenin düzenleniş amacıyla bağdaşmayacağını belirtmiştir. Bu yaklaşım, benzer uyuşmazlıklarda ileri sürülebilecek temel argümanı da oluşturur.

Karardan çıkarılabilecek pratik sonuç, süre uzatımı taleplerinde eğitim durumunun tek başına dayanak oluşturabileceğidir. Bununla birlikte her dosyanın kendi verileri üzerinden değerlendirileceği ve kayıt tarihinin, eğitimin fiilen sürdüğünün belgelendirilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.


Ölen eczacının eşi veya çocuğu yoksa farklı bir rejim uygulanır. Kanunun 10. maddesi uyarınca diğer mirasçılar eczaneyi en geç bir yıl içinde tasfiye etmek zorundadır.

Bu bir yıllık süre boyunca da eczanenin mesul müdür tarafından idare edilmesi zorunludur. Dolayısıyla süre, eczanenin serbestçe işletilmesi için değil; stokların, ticari ilişkilerin ve işletmenin düzenli biçimde tasfiye edilebilmesi için tanınmıştır.

Tasfiye kavramı da doğru anlaşılmalıdır. Kanunun 10. maddesi, diğer mirasçıların eczaneyi nihayet bir sene zarfında tasfiye etmesini öngörür; bu süre, işletmenin bir günde kapatılmasını değil düzenli biçimde sonlandırılmasını sağlamaya yöneliktir. Tasfiyenin hangi adımlardan oluşacağı ise somut dosyanın koşullarına göre belirlenir.

İki rejim arasındaki fark açıktır. Eş ve çocuklar bakımından öngörülen beş yıllık süre, mesleğe geçiş imkânını da içeren bir devam rejimidir; diğer mirasçılar bakımından öngörülen bir yıllık süre ise tasfiyeye yöneliktir. Bu nedenle mirasçı grubunun doğru belirlenmesi, uygulanacak süreyi de belirler.


Vereseli işletmenin her aşamasında mesul müdür zorunludur. Eczacı olmayan mirasçıların eczaneyi bizzat işletmesi mümkün olmadığından, faaliyetin sürdürülebilmesi eczacılık yapma hakkını haiz bir mesul müdürün atanmasına bağlıdır.

Mesul müdür olarak atanacak kişinin de kendi şartlarını taşıması aranır. Eczacılık yapma hakkını haiz olması, eczacılık yapmaya engel bir hâlinin bulunmaması ve mevzuattaki sınırlamalara uygun olması gerekir; atama işlemleri ilgili sağlık müdürlüğü nezdinde yürütülür. Bu nedenle mesul müdür adayının belirlenmesi, dosyanın hazırlanmasıyla eş zamanlı yürütülmelidir.

Mesul müdür atanmaması hâlinde eczanenin faaliyetine devam etmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle vefatın ardından yapılacak ilk işlerden biri, mesul müdür adayının belirlenmesi ve atama işlemlerinin ilgili sağlık müdürlüğü nezdinde tamamlanmasıdır.

Mesul müdürlüğün genel rejimi; atama şartları, bulunma zorunluluğu ve ayrılık hâllerindeki kurallar ayrı bir konudur. Burada yalnız vefat rejimi bakımından zorunluluk boyutu ele alınmaktadır.


Vereseli eczanenin devri, genel devir kurallarına tabidir. Devrin geçerliliği için devralanın eczacılık yapma hakkına sahip olması ve eczane açma şartlarını taşıması aranır; ayrıca mevzuattaki başvuru, muvazaa değerlendirmesi ve ruhsatlandırma aşamalarının tamamlanması gerekir.

Devralanın eczane açma şartlarını taşıyıp taşımadığı da bu aşamada incelenir. Bu nedenle devir, taraflar arasındaki bir anlaşmayla tamamlanmış sayılmaz. İdari süreç yürütülmeden yapılan bir devir sözleşmesi, eczanenin mevzuat anlamında el değiştirdiği sonucunu doğurmaz. Devir sürecinin bütünü için eczane devri ve eczane devir işlemleri başlıklı içerik incelenebilir.

Devralacak kişinin durumu da ayrıca değerlendirilir. Mirasçı çocuk eczacılık eğitimini tamamlayıp eczacılık yapma hakkını haiz hâle geldiğinde, eczanenin kendi adına devamına ilişkin ruhsatlandırma veya devir işlemlerinin hangi usulle yürütüleceği somut dosyada 6197 sayılı Kanun ve güncel idari uygulama çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Süre bakımından da bir uyarı gerekir. Beş yıllık veya bir yıllık sürenin dolmasına yakın dönemde planlanan devirlerde, idari sürecin süre içinde tamamlanıp tamamlanamayacağı önceden değerlendirilmelidir.


Süre uzatımı talebinin reddi, ruhsat başvurusunun reddi veya vereseli işletmenin sona erdirilmesine ilişkin işlemler kesin ve icrai nitelikteyse idari yargı denetimine tabidir. Bu tür bir dava konusu işlemle karşılaşıldığında ilk yapılacak iş, işlem yazısında ret gerekçesinin hangi hükme dayandırıldığını tespit etmektir.

Dava konusu idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları incelenir. Özellikle çocuğun eğitim durumuna dayanan uzatma taleplerinde, idarenin Kanunun 9. maddesindeki istisnaları doğru değerlendirip değerlendirmediği tartışma konusu olabilir. İptal davasının genel çerçevesi için idari işlemin iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.

Dosyada toplanacak belgeler de bu eksene göre belirlenir: ölüm belgesi ve veraset ilamı, mirasçılar hesabına verilmiş ruhsat, mesul müdürlük evrakı, çocuğun yaş ve öğrenim durumunu gösteren belgeler ile idareye yapılan başvuru ve tebliğ edilen ret yazısı. Her belgenin hangi iddiayı desteklediğinin baştan eşleştirilmesi de önem taşır.

Süre ve başvuru yolu otomatik bir formüle bağlanmamalıdır; somut işlemin tebliği ile varsa özel bir başvuru yolu birlikte kontrol edilmelidir. Yürütmenin durdurulması da otomatik bir sonuç doğurmaz ve kanunda aranan şartların birlikte bulunması gerekir; bu talebin çerçevesi için idare hukukunda yürütmenin durdurulması başlıklı içerik yol gösterici olabilir. İdari yargı uyuşmazlıklarının genel çerçevesi bakımından ise idari dava avukatı başlıklı içerikteki açıklamalar yararlı olabilir.


Eczacının vefatı hâlinde mevcut ruhsatname sakıt olur; ancak bu, eczanenin derhâl kapanacağı anlamına gelmez. 6197 sayılı Kanunun 8 ilâ 10. maddeleri mirasçılar için özel bir geçiş rejimi öngörmüş ve eczanenin mesul müdür idaresinde işletilmesine imkân tanımıştır.

Uygulanacak süre mirasçı grubuna göre değişir. Eş veya çocuklar hesabına yürütülen işletme kural olarak beş yılı geçemez; çocuk reşit değilse reşit oluncaya, eczacılık fakültesine girmişse tahsilini bitirinceye kadar devam edebilir. Eş veya çocuk yoksa diğer mirasçılar eczaneyi en geç bir yıl içinde tasfiye eder ve bu süre boyunca da mesul müdür zorunludur.

Danıştay 10. Dairesinin 21.09.2023 tarihli kararı, reşit olmama ile eczacılık fakültesine girme şartlarının birlikte aranamayacağını ortaya koymuştur. Bu nedenle süre uzatımı taleplerinin reddi hâlinde işlemin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmeli ve gerekiyorsa idari yargı yoluna başvurulmalıdır.


Altın Tavsiye

Eczacının vefatının ardından beklemek yerine ilk günlerde üç işi paralel yürütün: vefatın ilgili sağlık müdürlüğüne bildirilmesi, mesul müdür adayının belirlenip atama evrakının hazırlanması ve mirasçı grubunun tespit edilerek hangi sürenin uygulanacağının belirlenmesi. Çocuk eczacılık fakültesine kayıtlıysa kayıt ve öğrenim belgelerini beş yıllık süre dolmadan dosyaya ekleyin; bu belgeler süre uzatımı talebinin dayanağını oluşturur. Mesul müdür atanmadan eczanenin faaliyetine devam edilmesi ayrı hukuki sorunlara yol açabilir.


Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik; 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 7, 8, 9 ve 10. maddeleri, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik, Sağlık Bakanlığının 28.01.2003 tarihli 2003/17 sayılı Genelgesi, güncel İl Sağlık Müdürlüğü hizmet standartları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Danıştay 10. Dairesinin 21.09.2023 tarihli E.2023/4192, K.2023/4647 sayılı kararı dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hüküm; mirasçı grubuna, sürelerin başlangıcına, çocuğun yaş ve öğrenim durumuna ve ilgili idarenin güncel uygulamasına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 03.09.2026

Yazan: Av. Bilgehan Utku

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Vefatla mevcut ruhsatname sakıt olur; ancak 6197 sayılı Kanunun mirasçılar için öngördüğü özel rejim kapsamında eczane mesul müdür idaresinde faaliyetini sürdürebilir.

Vereseli eczane, ölen eczacının mirasçıları hesabına ve eczacılık yapma hakkını haiz bir mesul müdür idaresinde işletilen eczaneyi ifade eder.

Mevcut ruhsat aynen mirasçılara geçmez; ölümle sakıt olur ve mirasçılar bakımından özel ruhsatlandırma rejimi uygulanır.

Ruhsatın sakıt olması, ayrıca bir iptal kararına gerek kalmadan ruhsatın kanun gereği hukuki varlığını kaybetmesidir.

Eş veya çocuklar hesabına mesul müdürle işletme kural olarak beş yılı geçemez; çocuklar bakımından Kanunun eğitim ve yaş istisnaları ayrıca uygulanabilir.

Beş yıllık süre dolmadan eczacılık fakültesine girilmişse, Kanun ve Danıştay içtihadı çerçevesinde tahsil bitinceye kadar faaliyet devam edebilir.

Danıştay 10. Daire E.2023/4192, K.2023/4647 sayılı kararında reşit olmama ile eczacılık fakültesine girme şartlarının birlikte aranamayacağını kabul etmiştir.

6197 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca diğer mirasçıların eczaneyi en geç bir yıl içinde tasfiye etmesi gerekir.

Eczacılık mesleğinin icrası eczacı sıfatı gerektirdiğinden vereseli eczanenin faaliyetinin mesul müdür eliyle yürütülmesi gerekir.

Genel eczane devir ve ruhsatlandırma şartları yerine getirilmek kaydıyla devir gündeme gelebilir.

Veraset ilamı, ölüm belgesi, muvafakat veya vekâlet ve mesul müdür evrakı gibi belgeler istenebilir; kesin liste ilgili İl Sağlık Müdürlüğünden kontrol edilmelidir.

Kesin ve icrai nitelikteki ret işlemi idari yargı denetimine konu olabilir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.