Akademik Kadro Sınavında Elendiniz mi? İşte Hukuken Hakkınızı Geri Alma Rehberi
Akademik kadro sınavına itiraz, üniversitelerin öğretim elemanı alımı sınav sonuçlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla adaylar tarafından ilgili rektörlüğe yapılan idari başvurudur. 2547 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca sınav sonucunun ilanından itibaren başlayan hak düşürücü süreler içinde yapılmalı ve yürütmenin durdurulması istemli iptal davası süreciyle desteklenmelidir.
Kısaca Özeti
Hukuki Dayanak: 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu ve İYUK.
Süre: İlan tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi (itiraz süreyi durdurabilir).
Başvuru Yolu: İlgili Üniversite Rektörlüğü ve ardından İdare Mahkemesi.
Akademik Kadro Sınavına İtiraz Süreci Nasıl İşler?
Akademik kadro alım sınavları; ilan, ön değerlendirme, giriş sınavı ve nihai değerlendirme aşamalarından oluşur. Her aşamadaki hukuka aykırılık, adayın anayasal çalışma hakkını ve liyakat ilkesini zedeler. Bu nedenle yapılan itirazın somut gerekçelere (puanlama hatası, jüri yanlılığı vb.) dayanması şarttır.
Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, adayların sadece puanlama üzerinden itiraz etmesidir; oysa jüri üyelerinin uzmanlık alanlarının kadroyla uyumsuzluğu da güçlü bir iptal gerekçesidir. İtiraz dilekçesinin üniversite kayıtlarına girmesiyle birlikte idari süreç resmiyet kazanır.
Sınav sonuçlarının şeffaf olmaması veya cevap anahtarının paylaşılmaması durumunda, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında detaylı döküm talep edilmelidir. Bu dökümler, ileride açılacak iptal davasında en temel delil niteliğini taşıyacaktır.
Akademik Kadro Sınav İptal Davası Hangi Sebeplerle Açılır?
İptal davası açılırken işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden biriyle sakat olması gerekir. Özellikle jüri üyelerinin aday hakkındaki subjektif değerlendirmeleri, Danıştay kararları ışığında "denetlenebilir" kılınmak zorundadır.
Sınav sorularının ilan edilen alanla ilgisiz olması veya cevap anahtarındaki hatalar, işlemin "konu" yönünden iptalini gerektirir. Jüri üyeleri arasında aday ile arasında husumet veya çıkar çatışması bulunan kişilerin yer alması ise tarafsızlık ilkesine aykırılık teşkil eder.
Dava dilekçesinde, akademik liyakatın nasıl göz ardı edildiği teknik verilerle sunulmalıdır. Deneyimlerimiz göstermektedir ki, jüri raporlarının içeriği ile verilen puanlar arasındaki bariz çelişkiler mahkemelerce iptal nedeni sayılmaktadır.
İptal Nedeni Kategorisi | Örnek Durumlar |
|---|---|
Liyakat ve Eşitlik İlkesi | Kişiye özel (adrese teslim) ilan şartları, objektif olmayan kriterler. |
Usul Hataları | Jüri üyelerinin mevzuata aykırı seçilmesi, sınav puanlarının yanlış hesaplanması. |
Gerekçe Eksikliği | Jüri raporlarının bilimsel ve objektif dayanaktan yoksun olması, "atanması uygun değildir" ibaresinin somut verilerle desteklenmemesi. |
Takdir Yetkisinin Kötüye Kullanımı | Rektörün, jüri raporları olumlu olmasına rağmen hukuken geçerli bir sebep sunmadan atama yapmaması. |
Puanlama Hataları | Yayınların veya akademik çalışmaların puanlama kriterlerine (YÖK/Üniversite kriterleri) yanlış dahil edilmesi. |
Sınav Sonucuna İtiraz Süresi ve Zamanaşımı
Akademik kadro sınav sonuçlarına karşı doğrudan iptal davası açma süresi, sonucun ilan edildiği günü izleyen günden itibaren 60 gündür. Eğer aday önce üniversiteye itiraz etmişse, bu itiraz 2577 sayılı İYUK m.11 kapsamında dava açma süresini durdurur.
Üniversitenin itiraza 30 gün içinde cevap vermemesi durumunda talep reddedilmiş sayılır ve kalan süre içinde dava açılması gerekir. Süre aşımı, davanın esasına girilmeden usulden reddine yol açan en kritik risk faktörüdür.
Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, üniversitenin "değerlendiriliyor" şeklindeki ara cevaplarının kesin ret sayılmamasıdır; bu durum adayı yanıltarak dava açma süresini geçirmesine neden olabilmektedir.
BUNU DA BİL; Doçentlik davası ile ilgili bilgi için doçentlik davası nedir hukuki niteliği başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.
Akademik Kadro Sınav Süreci ve Dava Takvimi
İşlem Adımı | Yasal Süre | İlgili Merci | Risk Faktörü |
|---|---|---|---|
Sınav İtirazı | İlanı izleyen 7-15 gün (Genel) | Rektörlük | Hak Düşürücü Süre |
İdari Dava Açma | 60 Gün | İdare Mahkemesi | Süre Aşımı |
Yürütmeyi Durdurma | Dava ile birlikte | İdare Mahkemesi | Telafisi Güç Zarar |
Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Akademik kadro sınavlarına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme İdare Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise sınavı yapan veya kadro ilanını çıkan üniversitenin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesi olarak belirlenmiştir.
Örneğin, Ankara'daki bir üniversitenin sınavına itiraz edilecekse Ankara İdare Mahkemesi yetkilidir. Yetkisiz mahkemede dava açılması durumunda dosya yetkili mahkemeye gönderilir ancak bu durum zaman kaybına ve kadronun başka bir aday tarafından doldurulmasına sebebiyet verebilir.
Yetki hususu kamu düzeninden olduğu için mahkemece resen gözetilir. Ancak yürütmenin durdurulması talepli idari işlemin iptali davalarında, dosyanın doğru mahkemeye en hızlı şekilde ulaşması hayati önem taşır.
Jüri Değerlendirmelerinin Hukuki Denetimi
Akademik kadro alımlarında jüri üyelerinin takdir yetkisi mutlak değildir. Yargı, jürinin verdiği puanların dayanağı olan raporların bilimsel ve nesnel olup olmadığını denetler. Eğer rapordaki ifadeler olumlu olmasına rağmen puan düşükse, burada bir "sebep-konu" çelişkisi mevcuttur.
Mahkemeler genellikle "Bilirkişi İncelemesi" yoluna gider. Farklı üniversitelerden seçilen tarafsız akademisyenler, adayın sınav kağıdını ve jüri raporlarını yeniden inceleyerek puanın hakkaniyetli olup olmadığını belirler.
Süreçte, adayın yayınları ve akademik geçmişinin sınav puanıyla uyumu da 7315 sayılı Kanun çerçevesindeki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinden bağımsız olarak "liyakat" bazlı incelenir.
Yürütmenin Durdurulması Kararının Önemi
Akademik kadro davalarında "Yürütmenin Durdurulması" (YD) talep edilmelidir. Çünkü dava sürerken hukuksuz şekilde atanan kişi göreve başlar, maaş alır ve kadro dolduğu için davayı kazansanız bile göreve başlamanız zorlaşabilir.
İYUK m.27 uyarınca, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç zararların doğacak olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Atama işleminin tamamlanması, "telafisi güç zarar" şartını doğrudan karşılar.
Uygulamada tecrübelerimiz, YD kararı alınmayan dosyalarda idarenin "atama yapıldı, kadro kalmadı" savunmasıyla süreci çıkmaza sokmaya çalıştığını göstermektedir.
Bilirkişi İncelemesi ve Akademik Liyakat Denetimi
İdari yargı hakimi bir akademisyen değildir; bu sebeple sınavın içeriğini denetlemek için bilirkişi heyeti atar. Bilirkişiler, sınav sorularının ilandaki uzmanlık alanına uygunluğunu ve cevapların bilimsel doğruluğunu raporlar.
Bu rapor, davanın kaderini belirleyen en temel unsurdur. Bilirkişi raporuna karşı yapılacak teknik itirazlar, dosyanın seyrini değiştirebilir. Akademik unvanların verilmesinde liyakatın esas alınması, Anayasa'nın 70. maddesindeki "kamu hizmetine girmede liyakat" ilkesinin bir gereğidir.
Akademik Kadro Sınavında Usul Hataları
Sınavın kapalı zarf usulüyle yapılmaması, jüri üyelerinin imzalarının eksik olması veya sınav tutanaklarının usulüne uygun tutulmaması şekli sakatlıklardır. Şekli hatalar, esasa girilmeden işlemin iptalini sağlayabilir.
Özellikle sözlü sınavlarda (mülakatlarda) ses ve görüntü kaydı alınmaması, sorulan soruların ve verilen cevapların tutanak altına alınmaması en yaygın iptal nedenlerindir. Danıştay, denetlenemeyen bir mülakatın hukuka aykırı olduğunu istikrarlı şekilde vurgulamaktadır.
Tecrübelerimize göre, usul hataları genellikle idarenin "hızlı işlem yapma" telaşından kaynaklanır ve adayın lehine en güçlü delillerden birini oluşturur.
Uygulamada Yanlış Bilinenler ve Riskler
Birçok aday, "Üniversite özerktir, jüri puanına mahkeme karışamaz" şeklinde yanlış bir algıya sahiptir. Oysa hiçbir idari işlem yargı denetimi dışında değildir. Jüri puanları, objektif kriterlerle desteklenmediği sürece iptal edilebilir.
Diğer bir hata ise sadece asil adaya karşı dava açılmasıdır. Dava asil adaya değil, işlemi tesis eden Üniversite Rektörlüğü'ne karşı açılmalıdır. Atanan kişi ise "müdahil" olarak davaya katılabilir.
Hak kaybı yaşamamak adına, sınav sonuçlarının ilan edildiği ekran görüntüsünün ve sınav giriş belgelerinin UYAP üzerinden dava dosyasına eklenmesi delil güvenliği açısından kritiktir.
Hukuki Destek ve İdari Dava Süreci
Akademik kadro davaları teknik bilgi ve yoğun takip gerektiren süreçlerdir. İdari yargılama usulü, adli yargıdan farklı olarak yazılılık esasına dayanır. Bu nedenle dilekçelerdeki hukuki nitelemeler davanın kazanılmasında %90 oranında etkilidir.
Mil Hukuk olarak, akademik personel alımlarında yaşanan haksızlıkların giderilmesi için idari başvuru aşamasından Danıştay safhasına kadar uzman desteği sağlamaktayız. Sürelerin kaçırılması durumunda maalesef hukuken yapılabilecek bir işlem kalmamaktadır.
Altın Tavsiye ; Akademik kadro sınav sonuçları ilan edildiği an "Sınav Tutanağı" ve "Cevap Kağıdı" dökümlerini resmi dilekçe ile talep edin. İdarenin bu belgeleri vermemesi durumunda, mahkemeden "yürütmeyi durdurma" talep ederken bu durumun "hak arama özgürlüğünü kısıtladığını" vurgulayın. Unutmayın, idari yargıda en büyük deliliniz, idarenin suskunluğu veya çelişkili belgeleridir.