Randevu Al

İletişim Bilgileri

YÖK Çalışanlarının Disiplin Sorumlulukları Nelerdir

Ana Sayfa YÖK Çalışanlarının Disiplin Sorumlulukları Nelerdir
YÖK Çalışanlarının Disiplin Sorumlulukları Nelerdir
  • Yayın Tarihi: 10.12.2022
  • Değiştirme Tarihi: 17.02.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Akademik Personelin Disiplin Sorumlulukları Nedir? Güncel Rehber 2026 | Süre – Yetki – Riskler

YÖK çalışanlarının disiplin sorumlulukları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca akademik ve idari personelin görevleriyle bağdaşmayan kusurlu hareketleri nedeniyle tabi oldukları yaptırımlar bütünüdür. İlgili personel Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği kapsamında uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya kamu görevinden çıkarma cezaları ile karşı karşıya kalabilir.

  • Hukuki Dayanak: 2547 sayılı Kanun ve 657 sayılı DMK ilgili hükümleri.

  • Süre: Disiplin suçu öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.

  • Başvuru Yolu: Disiplin cezalarına karşı 7 gün içinde itiraz veya 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bünyesinde görev yapan personelin disiplin sorumluluğu, üniversite özerkliği ve kamu hizmeti disiplini ekseninde şekillenmektedir. Bu sorumluluk, personelin sadece mesai saatleri içindeki davranışlarını değil, aynı zamanda kurumun vakarına yakışmayan dışarıdaki eylemlerini de kapsayabilir. 2547 sayılı Kanun, akademik personelin bilimsel özgürlüğünü korurken, diğer yandan disiplin hükümlerini oldukça sıkı tutmuştur.

Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, akademik personelin tüm disiplin süreçlerinin genel devlet memurları mevzuatıyla birebir aynı olduğunu sanmasıdır. Oysa YÖK çalışanları için özel kanun hükümleri ve Yükseköğretim Genel Kurulu kararları önceliklidir. Bu durum, usul hatalarının yapılmasına ve savunma haklarının kısıtlanmasına sıklıkla sebebiyet vermektedir.

Disiplin soruşturması, bağımsız bir soruşturmacı tayini ile başlar. Soruşturmacı, delilleri toplar, tanıkları dinler ve ilgili personelin savunmasını alır. Bu süreçte Anayasa m.20 ,kapsamında kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği sınırlarına dikkat edilmesi elzemdir.

Unutmayın; Disiplin cezası verilmesinde uygulanacak temel ilkeler kanun gereği tüm akademik personel için aynıdır. Akademik personeller Profesör, Doçent, Dr. Öğretim Üyesi, Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi hepsi bu disiplin hükümlerine göre disiplin cezası ile tecziye edilebilirler.

YÖK bünyesindeki idari memurlar ve akademik kadrolar için disiplin cezaları hiyerarşik bir yapı arz eder. En hafif ceza olan uyarma, personelin görevinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Ancak akademik hırsızlık (intihal) veya siyasi faaliyetlerde bulunma gibi durumlar, doğrudan üniversite öğretim mesleğinden çıkarma veya kamu görevinden çıkarma gibi ağır sonuçlar doğurabilir.

Ceza Türü

Temel Neden (Örnek)

Zamanaşımı (Öğrenme)

Karar Mercii

Uyarma

Görevin tam yapılmaması

1 Ay

Disiplin Amiri

Kınama

Kurum huzurunu bozma

1 Ay

Disiplin Amiri

Aylıktan Kesme

Özürsüz devamsızlık

1 Ay

Disiplin Kurulu

İhraç

Yüz kızartıcı suçlar

6 Ay

Yüksek Disiplin Kurulu

Tecrübelerimize göre, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları genellikle usul eksiklikleri nedeniyle yargıdan dönmektedir. Özellikle soruşturma onayının yetkili amir tarafından verilmemesi, işlemin iptali için en güçlü gerekçelerden biridir. Bu nedenle her aşamanın UYAP kayıtları ve resmi yazışmalarla titizlikle takip edilmesi gerekir.

Disiplin hukukunda süreler hak düşürücü niteliktedir. YÖK çalışanları hakkında disiplin cezasını gerektiren bir fiilin işlendiğinin yetkili amir tarafından öğrenildiği tarihten itibaren belirli süreler içinde soruşturma başlatılmalıdır. 2577 sayılı İYUK ve özel mevzuat uyarınca bu süreler geçtikten sonra ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Öğrenme tarihinden itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanmazsa veya fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse, disiplin cezası verme yetkisi düşer. Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, idarenin "devam eden fiil" gerekçesine sığınarak yıllar önceki olaylar için soruşturma açmaya çalışmasıdır. Ancak Danıştay içtihatları, fiilin sona erdiği anı esas almaktadır.

Soruşturma tamamlandıktan sonra disiplin amiri veya kurulu tarafından karar verilmesi süreci de belirli takvimlere bağlanmıştır. Bu takvimin dışına çıkılması, personelin hukuki güvenliğini zedeler ve işlemin idari yargıda iptal edilmesini sağlar.

Anayasal bir hak olan savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. YÖK çalışanına savunmasını yapabilmesi için en az 7 günlük süre verilmesi zorunludur. Savunma istem yazısında, personelin hangi fiille suçlandığı açıkça belirtilmeli ve disiplin yönetmeliğindeki hangi maddeye istinat edildiği yazılmalıdır.

Savunma sürecinde personelin dosya inceleme yetkisi bulunmaktadır. Hakkındaki iddiaları ve delilleri tam olarak bilmeyen bir çalışanın etkili bir savunma yapması beklenemez. Müvekkillerimizin dosyalarında genellikle soruşturmacının taraflı tutum sergilediği veya lehe olan delilleri toplamadığı gözlemlenmektedir. Bu durumda tarafsızlık ilkesinin ihlali nedeniyle soruşturmanın yenilenmesi talep edilebilir.

Soruşturma raporunun hazırlanmasının ardından, ceza teklifi ilgili kurula sunulur. Karar verme aşamasında personelin geçmiş hizmetleri ve sicili de "bir alt ceza uygulaması" kapsamında değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmenin yapılmamış olması, kararın sakatlanmasına yol açar.

Verilen disiplin cezalarına karşı idari yoldan itiraz edilebileceği gibi, doğrudan İdare Mahkemesi bünyesinde iptal davası da açılabilir. İtiraz süresi kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. Eğer itiraz merciine başvurulmuşsa ve itiraz reddedilmişse, tebliğden itibaren 60 günlük dava açma süresi başlar.

YÖK disiplin cezalarının iptali davalarında mahkemeler; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden denetim yapar. Örneğin, bir profesöre disiplin cezası verilirken kurulda kendisinden alt kıdemde birinin bulunması usul hatasıdır. Danıştay kararları, akademik hiyerarşinin disiplin kurullarında da korunması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır.

Yargılama süreci devam ederken, verilen cezanın uygulanması personelin telafisi güç zararlar görmesine neden olacaksa "Yürütmenin Durdurulması" talep edilmelidir. Özellikle kamu görevinden çıkarma gibi ağır cezalarda bu talep, davanın başında hayati önem taşır.

Disiplin hukukunda "idarenin takdir yetkisi" olduğu düşüncesi toplumda yaygın bir yanlıştır. İdare, disiplin cezası verirken sınırsız bir takdir yetkisine sahip değildir; fiil ile ceza arasında ölçülülük bulunmalıdır. Küçük bir kusura en ağır cezanın verilmesi, "ölçülülük ilkesi" ihlali nedeniyle yargıdan dönecektir.

Bir diğer yanlış bilgi ise, disiplin soruşturması devam ederken istifa etmenin süreci durduracağı yönündedir. YÖK çalışanları için başlatılan soruşturmalar, istifa edilse dahi sonuçlandırılır ve sicile işlenir. Bu durum, ileride tekrar kamu görevine dönme ihtimalini ortadan kaldırabilir. Ayrıca, adli soruşturma ile idari soruşturma birbirinden bağımsızdır; ceza mahkemesinde beraat etmek her zaman disiplin cezasını engellemez.

Disiplin sürecinde profesyonel hukuki destek almamak, personelin en büyük riskidir. Sürelerin kaçırılması veya eksik savunma yapılması, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına (özlük haklarının yitirilmesi, unvanın geri alınması vb.) yol açar.

Öğretim elemanları için en kritik disiplin konusu akademik dürüstlüktür. İntihal (aşırma) iddiası ile açılan soruşturmalar, personelin kariyerini tamamen bitirebilir. 

Uygulamada, bazen sehven yapılan atıf hatalarının dahi intihal olarak değerlendirildiğini görüyoruz. Bu noktada bilirkişi raporları ve uzman mütalaaları büyük önem kazanır. Teknik inceleme yapılmadan verilen cezalar, akademik özgürlüğe müdahale teşkil eder. İntihal suçlamasıyla karşı karşıya kalan personelin, savunmasında yayının orijinalitesini ve yöntemini detaylandırması gerekir.

Ayrıca, sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan disiplin soruşturmaları da son yıllarda artış göstermiştir. İfade özgürlüğü ile akademik unvanın getirdiği sorumluluk arasındaki denge, yargı mercileri tarafından hassasiyetle incelenmektedir.

YÖK çalışanlarının disiplin cezalarına karşı açılacak idari işlemin iptali davalarında yetkili mahkeme, personelin görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesidir. Eğer personel YÖK merkez teşkilatında görevliyse yetkili yer Ankara İdare Mahkemeleridir. Dava dilekçesinin hazırlanmasında vakıalar kronolojik ve hukuki delillerle desteklenerek sunulmalıdır.

Duruşma talepli olarak açılan davalarda, personelin mahkeme heyeti önünde sözlü savunma yapma imkanı da doğar. Bu aşamada soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediği, delillerin karartıldığı veya savunma hakkının kısıtlandığı somut örneklerle anlatılmalıdır.

İdari yargılama süreci genellikle dosya üzerinden yürür. Ancak akademik personelin meslekten çıkarılması gibi ağır sonuçlar doğuran dosyalarda, mahkemelerin daha derinlemesine bir inceleme yaptığı ve somut delil aradığı bilinmektedir.

Üniversite tarafından verilen disiplin cezalarına karşı başvurulacak merci, üniversitenin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesi'dir. Dava açma süresi, kararın öğrenciye tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü olup, geçirilmesi halinde haklı olunsa dahi dava reddedilir.

Dava dilekçesinde sadece esasa ilişkin değil, soruşturmanın açılmasından kararın verilmesine kadar geçen tüm usul hataları (zamanaşımı, yetkisiz amir, savunma eksikliği vb.) tek tek belirtilmelidir. İdari yargılama usulünde mahkeme, idarenin yerine geçerek ceza veremez; sadece işlemin hukuka uygunluğunu denetler.

İptal davası açmak tek başına cezanın infazını durdurmaz. Bu nedenle, özellikle uzaklaştırma ve çıkarma cezalarında telafisi güç zararlar doğacağı gerekçesiyle Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmelidir. YD kararı alındığında, öğrenci dava sonuçlanana kadar eğitimine devam edebilir.

Disiplin süreçleri, memuriyet ve akademik kariyerin geleceğini belirleyen geri dönülemez virajlardır. Hatalı bir işlem veya eksik savunma, yılların emeğini bir anda yok edebilir. Mil Hukuk olarak, YÖK ve üniversite personelinin disiplin soruşturmalarında profesyonel danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız.

Hukuki sürecinizi profesyonel bir zemine oturtmak ve hak kaybına uğramamak için uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Emeklilik talebinde bulunabilirsiniz ancak bu durum devam eden disiplin soruşturmasını durdurmaz. Soruşturma sonucunda verilecek ceza, emekli ikramiyesi veya maaş üzerinde mevzuata göre etkiler doğurabilir.

Evet, adli yargılama ile disiplin yargılaması farklı amaçlara hizmet eder. Aynı fiil nedeniyle hem Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis cezası hem de kurum iç disiplini kapsamında disiplin cezası verilebilir.

Belirli süreler (uyarma ve kınama için 5 yıl, diğerleri için 10 yıl) geçtikten sonra personelin olumlu sicili de göz önünde bulundurularak cezanın sicilden silinmesi talep edilebilir.

Mazeret beyan edilmesi durumunda idare tarafından ek süre verilebilir ancak bu tamamen idarenin takdirindedir. Zorunlu bir durum yoksa süresinde savunma yapılması tavsiye edilir.

Rektör tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı üniversite disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Diğer cezalar için doğrudan idari yargı yoluna başvurulması mümkündür.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.