Randevu Al

İletişim Bilgileri

Vakıf Üniversitesi Akademisyen Sözleşme Feshi İptal Davası Nedir?

Ana Sayfa Vakıf Üniversitesi Akademisyen Sözleşme Feshi İptal Davası Nedir?
Vakıf Üniversitesi Akademisyen Sözleşme Feshi İptal Davası Nedir?
  • Yayın Tarihi: 17.02.2026
  • Değiştirme Tarihi: 17.02.2026
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Vakıf Üniversitesi Akademisyen Sözleşme Feshi İptal Davası Nedir? Güncel Rehber 2026 | Süre – Yetki – Riskler

Vakıf üniversitesi akademisyen sözleşme feshi iptal davası, üniversite yönetimince tek taraflı sonlandırılan iş ilişkisinin hukuka aykırılığı iddiasıyla idare mahkemesinde açılan bir idari davadır. 2547 sayılı Kanun ve ek maddeleri uyarınca tesis edilen bu işlem, tebliğden itibaren 60 gün içinde yürütmenin durdurulması talepli olarak açılmalı ve akademik güvence ihlali gerekçesine dayandırılmalıdır.

  • Hukuki Dayanak: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve İYUK.

  • Dava Açma Süresi: Feshin tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün.

  • Başvuru Yolu: Üniversitenin bulunduğu yerdeki Nöbetçi İdare Mahkemesi.

BUNU DA BİL; İdare mahkemesinde açılacak davalarda süre hesaplaması için idari dava açma süresi hesaplama başlıklı makalemizdeki süre hesaplama motorunu kullanabilirsiniz.

Vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının statüsü, Yargıtay ve Danıştay arasındaki uzun süreli uyuşmazlığın ardından netlik kazanmıştır. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın güncel yaklaşımı, vakıf üniversitesi akademisyenlerinin kamu hizmeti yürüttüğünü ve özlük hakları bakımından devlet üniversitelerindeki meslektaşlarıyla benzer güvencelere sahip olduğunu tescil etmiştir.

Bu bağlamda sözleşme feshi, sadece bir iş akdi feshi değil, bir kamu görevlisinin statüsüne yönelik idari bir işlemdir. Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, bu uyuşmazlıkların iş mahkemesinde "işe iade davası" şeklinde açılmasıdır; oysa görevli yargı yeri idare mahkemeleridir.

Feshin geçerli olabilmesi için somut bir disiplin suçu, akademik yetersizliğin objektif kriterlerle ispatı veya kadro iptali gibi hukuki gerekçelerin bulunması şarttır. Keyfi olarak "sözleşme süresi doldu, yenilemiyoruz" şeklindeki bildirimler, akademik güvence ilkesi gereği idari işlemin iptali davası sebebi sayılmaktadır.

Vakıf Üniversitesi Akademisyen Sözleşme Feshi Nedir?

Vakıf üniversitelerindeki akademik personel, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 8. maddesi uyarınca devlet üniversitelerindeki personel ile aynı hak ve yükümlülüklere tabidir. Bu durum, sözleşmenin feshinde usul ve esas bakımından idari hukuk ilkelerinin uygulanmasını zorunlu kılar.

Kanunu veya disiplin yönetmelikleri çerçevesinde yapılan fesihlerde, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemler doğrudan sakattır. Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, vakıf üniversitesi yönetimlerinin Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na dayanarak "belirli süreli sözleşme" mantığıyla hareket etmesidir.

Oysa Danıştay, akademisyenlerin sözleşmelerinin aslen "belirsiz süreli" kabul edilmesi gerektiğini ve yenilememe işleminin haklı bir nedene dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları tek tek incelenerek dava dilekçesi kurgulanmalıdır.

BUNU DA BİL; Akademik kadro ile ilgili diğer makalemiz için Akademik Kadro Sınavında Elendiniz mi? İşte Hukuken Hakkınızı Geri Alma Rehberi başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

İdari yargılama hukukunda süreler hak düşürücüdür. Vakıf üniversitesi akademisyeni, kendisine yapılan fesih bildiriminin (tebligatın) ertesi gününden itibaren 60 gün içerisinde idare mahkemesine başvurmalıdır. Bu süre geçtikten sonra açılan davalar, mahkemece esas incelenmeksizin reddedilir.

Dava açılırken mutlaka "Yürütmenin Durdurulması" (YD) talep edilmelidir. Akademik kariyerin kesintiye uğraması, telafisi güç veya imkansız zararlar doğuracağı için YD kararı alınması davanın seyri açısından kritiktir. Yürütmenin durdurulması kararı alındığında, üniversite akademisyeni görevine iade etmek ve boşta geçen sürelerin özlük haklarını ödemek zorundadır.

Dava dilekçesinde, sözleşmenin neden hukuka aykırı feshedildiği, varsa emsal kararlar ve akademik performans dosyaları eklenmelidir. UYAP üzerinden açılacak bu davada, harç ve masrafların yatırılmasıyla süreç resmen başlar.

Vakıf üniversitesi akademisyenlerinin sözleşme feshi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, üniversitenin merkezinin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesidir. Örneğin, İstanbul’daki bir vakıf üniversitesinde çalışan bir profesörün sözleşmesi feshedildiğinde, İstanbul İdare Mahkemeleri yetkilidir.

Görevli mahkeme konusunda geçmişte yaşanan kafa karışıklığı, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla giderilmiştir. Vakıf üniversiteleri, yükseköğretim kamu hizmetini yürütmek üzere kurulmuş "kamu tüzel kişileri"dir. Dolayısıyla tesis ettikleri işlemler idari işlem niteliğindedir.

Yanlışlıkla İş Mahkemesi'nde açılan davalar, görevsizlik kararı verilerek reddedilir ve bu durum ciddi bir zaman kaybına yol açar. Hak kaybına uğramamak için davanın doğrudan idari yargıda açılması, stratejik bir zorunluluktur.

İşlem Adımı

Yasal Süre / Merci

Kritik Uyarı

Fesih Tebliği

Tebliğ Tarihi (0. Gün)

Tebellüğ şerhine "İtiraz haklarım saklıdır" yazılmalıdır.

Dava Açma Süresi

60 Gün (İdare Mahkemesi)

Süre geçirilirse işlem kesinleşir, geri dönüşü yoktur.

Yürütmeyi Durdurma

Dava Dilekçesiyle Birlikte

Telafisi güç zarar şartı mutlaka vurgulanmalıdır.

Göreve İade

YD Kararı Sonrası 30 Gün

Üniversite, mahkeme kararını 30 gün içinde uygulamalıdır.

Vakıf üniversitelerinde sıklıkla karşılaşılan senaryolardan biri, akademisyenin bir disiplin soruşturması neticesinde sözleşmesinin feshidir. Bu durumda, disiplin cezasının verilme usulü büyüteç altına alınır. Savunma alınmadan, soruşturmacı tayin edilmeden veya fiil ile ceza arasında orantısızlık varsa işlem iptal edilir.

Danıştay içtihatları, disiplin cezası nedeniyle fesihlerde "şüpheye yer bırakmayacak somut delil" aramaktadır. Sadece öğrenci şikayetleri veya soyut iddialarla akademik kariyerin sonlandırılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.

Deneyimlerimize göre, disiplin kurulu süreçlerindeki usul hataları (örneğin kurulun yetersiz toplanması), davanın kazanılmasındaki en güçlü argümanlardır. Bu süreçte dosyanın titizlikle incelenmesi, idari işlemin şekil unsurundaki sakatlıkların tespiti için elzemdir.

Üniversite yönetimleri bazen "yeterli yayın yapmama" veya "öğrenci değerlendirme anketleri" gibi gerekçelerle sözleşme yenilememektedir. Ancak bu kriterlerin objektif, önceden ilan edilmiş ve tüm personele eşit uygulanıyor olması gerekir.

Eğer üniversite, sözleşme döneminde akademisyene gerekli imkanları sağlamamış veya performans kriterlerini makul olmayan seviyelerde tutmuşsa, bu durum bir "mobbing" (psikolojik taciz) emaresi olarak değerlendirilebilir. Uygulamada, performans gerekçeli fesihlerin çoğunda üniversitenin ispat yükünü yerine getiremediği görülmektedir.

Kişiye özel kriterler getirilerek yapılan fesihler, "amaç" yönünden sakattır ve idare mahkemeleri tarafından kamu yararına aykırı bulunarak iptal edilir. Bu noktada akademisyenin geçmiş başarıları ve yayın listesi en büyük delildir.

Vakıf üniversitelerinde akademik hiyerarşinin kötüye kullanılması sonucu ortaya çıkan mobbing, genellikle sözleşmenin yenilenmemesiyle sonuçlanır. Akademisyene ders verilmemesi, odasının değiştirilmesi veya idari görevlerden el çektirilmesi gibi eylemler, feshin kötü niyetli olduğunu kanıtlayan emarelerdir.

Dava sürecinde, mobbinge dair yazışmalar ve tanık beyanları sunulmalıdır. İdare mahkemesi, feshin arkasındaki asıl saiki araştırırken bu unsurları dikkate alır. Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, akademisyenlerin bu tür baskıları belgelememesi ve sadece feshin usulüne odaklanmasıdır.

Oysa mobbingin kanıtlandığı dosyalarda, sadece iptal kararı değil, aynı zamanda akademisyen lehine ciddi miktarlarda manevi tazminata da hükmedilmektedir. Bu, hem itibar iadesi hem de ekonomik telafi sağlar.

Birçok akademisyen, vakıf üniversitesiyle imzaladığı sözleşmede yer alan "Üniversite hiçbir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sonlandırabilir" maddesinin hukuken geçerli olduğunu sanmaktadır. Bu tamamen yanlıştır. Kamu hizmeti yürüten bir kurumun, sebep göstermeksizin işlem tesis etmesi idari hukukuna aykırıdır.

Bir diğer yanlış ise, "Dava sürerken başka yerde çalışırsam davayı kaybederim" korkusudur. Akademisyen, fesihten sonra geçimini sağlamak için başka bir kurumda çalışabilir; bu durum iptal davasının esasına etki etmez. Sadece kazanılan tazminattan, çalışılan yerdeki kazanç mahsup edilebilir.

Ayrıca, feshin ardından tazminat (kıdem/ihbar) alınmış olması, iptal davası açmaya engel değildir. Tazminat hakları saklı tutularak idari yargı yoluna gidilmesi mümkündür. Süreç yönetiminde profesyonel destek almamak, usul hataları nedeniyle haklıyken haksız duruma düşme riskini doğurur.

Son yıllarda Anayasa Mahkemesi (AYM), vakıf üniversitesi çalışanlarının hakları konusunda devrim niteliğinde kararlar vermiştir. AYM, akademisyenlerin ifade özgürlüğü ve akademik özgürlüklerinin sözleşme feshi yoluyla kısıtlanamayacağına hükmetmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da, vakıf üniversitelerinin öğretim elemanlarına devlet üniversitelerindeki meslektaşlarından daha az mali ve sosyal hak tanınamayacağını karara bağlamıştır. Bu kararlar, sözleşme feshi davalarında başvurulacak en güçlü hukuki silahlardır.

Dava dilekçesinde bu güncel içtihatlara atıf yapmak, mahkemenin bakış açısını şekillendirmede kritik rol oynar. İdari yargı hakimi, önüne gelen uyuşmazlığı bu üst normlar ve içtihatlar ışığında çözmek durumundadır.

Vakıf üniversitesi akademisyen sözleşme feshi süreçleri, idari yargının en teknik ve uzmanlık gerektiren alanlarından biridir. Dava açma süresinin kısalığı ve ispat yükümlülükleri göz önüne alındığında, sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi hayati önem taşır. Mil Hukuk olarak, akademik kadroların korunması ve haksız fesihlerin iptali noktasında geniş bir tecrübeye sahibiz.

Altın Tavsiye; Sözleşme feshi tebligatını aldığınız anda, tebliğ belgesine mutlaka tarih atarak imza atınız. Tebligat zarfını saklayınız; çünkü 60 günlük hak düşürücü süre bu tarihle başlar. Hak kaybı yaşamamak ve telafisi imkansız zararları engellemek adına derhal delillerinizi (e-postalar, performans raporları, mobbing belgeleri) tasnif ederek hukuki yardım alınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, vakıf üniversitesi akademisyenleri İş Kanunu'na göre işe iade davası değil, İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre "İptal Davası" açmak zorundadır. Görevli yer idare mahkemesidir.

Sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair bildirimin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmalısınız. Bu bildirim aslında bir fesih işlemidir ve hukuki denetime tabidir.

İdare mahkemelerindeki iptal davaları genellikle 12 ila 18 ay arasında sürer. Ancak "Yürütmenin Durdurulması" talebi genellikle ilk 3-4 ay içinde karara bağlanır ve olumlu sonuçlanırsa görevine iade gerçekleşir.

Hayır, idari işlemin iptali davası ile birlikte yoksun kalınan parasal hakların (maaş, döner sermaye vb.) tazmini de istenir. İptal kararı verildiğinde, çalışmadığınız sürelerin maaşını faiziyle alırsınız.

2547 sayılı Kanun uyarınca vakıf üniversiteleri, devlet üniversitelerindeki dengi unvanlı akademisyenden daha az maaş ödeyemez. Bu durumun ihlali ve buna dayalı fesihler hukuka aykırıdır.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.