Meslekten Çıkarma Cezasının İncelenmesi | Mil Hukuk & Danışmanlık

Meslekten Çıkarma Cezasının İncelenmesi

  • Anasayfa
  • Meslekten Çıkarma Cezasının İncelenmesi

Meslekten Çıkarma Cezasının İncelenmesi

Meslekten çıkarma cezaları devlet memurlarının, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışan personelin; polis memuru, uzman erbaş, uzman çavuş, jandarma uzman çavuş, astsubay, subay vb kişilerin karşıl

Meslekten Çıkarma Cezasının İncelenmesi

İçindekiler

Meslekten Çıkarma Cezalarında Hukuka Aykırılıklar

Meslekten çıkarma cezaları 7068 sayılı kanuna tabi olanların, devlet memurlarının, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışan personelin; polis memuru, uzman erbaş, uzman çavuş, jandarma uzman çavuş, astsubay, subay vb kişilerin karşılaşabileceği cezalar içerisinde yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları kanununa tabi olan devlet memurları bu kanun gereğince yapılacak soruşturmalar neticesinde meslekten çıkartılmakta iken polis memurları ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde çalışan jandarma uzman çavuş, jandarma astsubay, jandarma subaylar 7068 sayılı kanun gereğince yapılacak soruşturma ve kararlar neticesinde meslekten çıkartılabilmektedir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında çalışan uzman erbaşlar, astsubay ve subaylar ise 6413 Sayılı disiplin kanunu hükümleri gereği Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziye edilebilmektedirler. Meslekten çıkarma idari işlemdir ve disiplin cezasıdır. Meslekten çıkarma ile devlet memurluğundan çıkarma işlemleri birbirlerinden farklıdır. Ancak her iki işlem de idari işlemdir ve memur davalarına bakan avukatlar yahut idari dava avukatı tarafından açılacak iptal davasının konusunu oluşturur. İdari işlemin iptali davası bakımından iptali istenen meslekten çıkarma cezasının iptal edilmesi ile kişi mesleğine geri dönebilecektir. Ancak ilk derece mahkemesinde kazanılmayan davalar kesin karar değildir ve istinaf kanun yolu açıktır. Meslekten çıkarma kararları danıştayda temyiz de edilebilir. Fakat orada alınacak olumsuz bir karar sonrası kişilerin anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakları da bulunmaktadır. Meslekten çıkarma kararları, kamu görevinden çıkarma kararı olarak da adlandırılmakla bilrikte meslekten çıkarma kararlarını polisler için yüksek disiplin kurulu, jandarma personeli için ise merkez disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu verir. Meslekten çıkarma kararının kesinleşmesi için bakan onayı şarttır. Meslekten çıkartılan kişi yeniden memur olabilir mi? sorusunun cevabı için bu başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz. Meslekten çıkarmayı gerektiren suçlar içinde yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere ilişkin de işlem yapılabilmekte ve jandarma ile polis memurları için devlet memurluğundan çıkarma kararı da verilebilmektedir. Meslekten çıkartılan bir kişi için devlet memurluğundan çıkarma ile meslekten çıkarma kararları sonuç bakımından birbirinden farklı değillerdir aslında. Devlet memurluğundan çıkarılan kişi bir daha memur sıfatı kazanmayacak, meslekten çıkartılan kişi ise başka memurluğa geçebilecektir. Aslında meslekten çıkartılan kişinin tekrar memur sıfatını kazanması hem yaşı gereği hem de kurumların kişinin geçmiş safahatı hakkında yaptıkları araştırma gereği mümkün gözükmemektedir. Bundan dolayı mesleğin bir daha elde edilememek üzere kaybı oldukça kötü olacaktır.

BUNU DA BİL; Memurluğa etki eden suçlar aynı zamanda meslekten çıkarmayı da gerektirecek nitelikte suçlardır. Bundan dolayı memurluğa etki eden suçlar başlıklı makalemizi okumanızı da tavsiye ederiz.

Meslekten çıkarma cezası ağır bir yaptırımdır ve kişinin kendisini etkilediği gibi buna paralel olarak ailesini ve sosyal çevresini de etkilemektedir. Hatta işsiz kalınması ile ekonomik özgürlüğe konulmuş büyük bir sektedir. Bundan dolayıdır ki kişilerin meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmeden önce disiplin kurullarında iyi bir savunma yapmaları olur da kurul kararı ile meslekten çıkartıldıktan sonra da gerekçeli dilekçeler ile dava açmaları kendi yararlarına olacaktır. 

Meslekten Çıkarma Cezalarında Ceza Kararı

Meslekten çıkarma cezalarında ceza kararlarını veren makamalar, onay makamları değişiklik gösterebilmekte ve yapılacak uygulama hataları ki özellikle yetki konusunda, cezai işlemi yetki unsuru bakımından sakatlayabilecektir. Örneğin Bakan tarafından onaylanması gereken bir disiplin cezasının yetkisiz bir makam tarafından onaylanması ile o disiplin cezası hukuk aleminde hiç ortaya çıkmamış gibi işlem görecek ve açılacak iptal davası ile ortadan kaldırılabilecektir.

Meslekten Çıkarma Davalarında Hukuka Aykırılıklar

Meslekten çıkarma kararı idari bir işlem olup iptal edilmesi diğer idari işlemlerin iptalinden farklı olmayacaktır. İdari işlemlerin hukuki denetimleri idare mahkemeleri tarafından yapılmaktadır ve açılacak davalarda idari işlemin şekil, sebep, konu, maksat ve yetki unsurları bakımından hukuka aykırı olup olmadıkları ortaya çıkartılacaktır. Biraz önce değindiğimiz üzere meslekten çıkarma disiplin cezasını onaylayacak makam Bakanlık mercii olacak iken disiplin kurulu kararı ile onaylanmış ve kişi mesleğinden olmuşsa açılacak iptal davasında yetki unsuru bakımından idari işlemin hukuka aykırılığı saptanabilecek ve işlem iptal edilerek hiç doğmamış gibi önceki halini alacaktır. Meslekten çıkarma kararlarında dikkatli davranılmalı, açılacak iptal davalarında işlemin hukuki denetiminin hukuka uygun olarak yapılabilmesi için mahkemeye tüm itirazlar sunulmalıdır. 

Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de özellikle sebep ve konu unsurlarından geçmektedir. Nitekim genellikle yapılan idari işlemler sebep ve konu unsuru bakımından diğerlerine nazaran daha çok hukuka aykırılık barındırmaktadırlar. Şimdi bu unsurları kısaca inceleyelim.

  • Meslekten Çıkarma Kararının Sebep Unsuru Bakımından İncelenmesi

Meslekten çıkarma kararlarında sebep unsuru meslekten çıkarma işlemine sebep olan kanunlardır. Unutulmamalıdır ki disiplin cezaları kanunla düzenlenmek zorundadır. Kanunsuz suç ve ceza olmaz prensibi gereği her disiplin cezası ve suçunun kanun ile düzenlenmesi şarttır. Buradan yola çıkarak meslekten çıkarma kararının sebep unsuru dayanak teşkil eden kanun hükmü olacaktır. Örneğin kişi 6413 sayılı kanuna tabi bir asker kişi diyelim. Bu kişinin silahlı kuvvetlerden çıkartılması için kanunda düzenlenmiş olan suçlardan birini işlemiş olduğunun sabit olması şarttır. Örneğin hizmete engel davanışlarda bulunmak silahlı kuvvetlerden çıkartılma sebebi olarak sayılmıştır. Ancak kişinin fiili hizmete engel davranışlarda bulunmak olarak nitelendirilebilecek bir eylem olmamasına karşın silahlı kuvvetlerden çıkarma kararı verilmiş ise işlem açık bir şekilde sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olacaktır.

  • Meslekten Çıkarma Kararının Konu Unsuru Bakımından İncelenmesi

Meslekten çıkarma kararlarında konu unsurunu açıklamadan önce konu hakkında bilgi vermekte yarar vardır. Konu, idari işlemin yarattığı hukuki sonuçtur. Genellikle sebep ve konu unsurları birbiri içine geçmiş olduğundan çokça karıştırılmaktadır. Konu unsuru idari işlemin hukuki olarak doğması yani tabiri caiz ise sonucudur. Örneğin kişi 6413 sayılı kanunda yer alan Yasaklanmış faaliyetlere katılmak disiplin suçundan dolayı meslekten çıkartılmışsa bu husus açık bir şekilde konu unsuru bakımından hukuka aykırı olacaktır. Zira Yasaklanmış faaliyetlere katılmak disiplin suçunun cezası meslekten çıkarma değil aylıktan kesme disiplin cezasıdır. Burada disiplin cezası işleminin sebebi kişinin yasaklanmış faaliyetlere katılmak disiplin suçunu işlemesidir. Bu durumda hukuki olarak sebep unsuru gerçekleşmiş ve kişiye disiplin cezası verilmesinde sebep unsuru bakımından bir aykırılık görülmemiştir. Ancak sebebi oluşturan disiplin cezası sonucunda kişiye aylıktan kesme disiplin cezası verilmesi gerekirken silahlı kuvvetlerden çıkartılma cezası verilmesi işlemi konu unsuru bakımından sakatlayacaktır. Nitekim bahsettiğimiz gibi yasaklanmış faaliyetlerde bulunmak disiplin suçunun hukuk aleminde doğum şekli aylıktan kesme disiplin cezasını gerektirmektedir. 

  • Meslekten Çıkarma Kararının Yetki Unsuru Bakımından İncelenmesi

Meslekten çıkarma cezalarında bu cezayı verebilecek olan makamlar kanunda açık bir şekilde düzenlenmiştir. Her idari işlemin kim tarafından gerçekleştirileceği bellidir ve meslekten çıkarma cezasını onaylayacak makamın varlığına karşın yetkisiz bir kimse tarafından gerçekleştirilen işlem meslekten çıkarma işlemini açık bir şekilde yetki unsuru bakımından sakatlayacaktır. Bu durumda açılan iptal davasında yapılacak gerekçeli savunmalar ile meslekten çıkarma cezası iptal edilecek ve kişi mesleğine geri dönebilecektir.

  • Meslekten Çıkarma Kararının Amaç Unsuru Bakımından İncelenmesi

Meslekten çıkarma kararının amaç unsuru her idari işlemde olduğu gibi kamu yararı olmalıdır. Kamu yararı dışında başka bir amaç ile kişinin meslekten çıkartılması kişisel yarar ön planda tutulduğundan dolayı amaç bakımından işlemi sakatlayacaktır. Örneğin siyasi amaç güderek kişinin mesleğinden çıkartılması açık bir şekilde işlemin kamu amacı dışında gerçekleştirildiğini bizlere gösterecek ve kamu yararından ziyade kişisel saiklerin ön planda olduğunu ortaya çıkartacaktır. 

Meslekten Çıkarma İptal Davasında Duruşma Talebi

Meslekten çıkarma işlemi bir idari işlem olup idare mahkemelerinin konusuna girer. İdare mahkemelerinde yargılama yazılı usule göre yapılmaktadır ve aslolan dosya üzerinden inceleme yapılıp karar verilmesidir. Duruşma ise istisnadır ve tarafların talebi olmadan duruşma yapılmaz. Mahkeme taleple bağlıdır ve duruşma talep edilmesi durumunda duruşma açmak zorundadır. Duruşmalarda zabıt katibi olmadığından dolayı kayıt alılnmaz ve duruşma zaptı düzenlenmez. İdare mahkemelerinde birden fazla duruşma olmaz. Hakimler tarafları huzurda sadece dinler ve not alınması gereken durumlarda kendi insiyatifleri gereği not alırlar. 

Meslekten Çıkarma İptal Davasında Yürütme Durdurma

Meslekten çıkarma iptal davasında yürütme durdurma da talep edilebilir. Yürütme durdurma talebinde bulunan davacı tarafın yürütme durdurma harcını da yatırması şarttır. Yürütme durdurma kararı verilebilmesi için iki unsur bulunmak zorundadır. Bunlardan birisi telafisi güç veya imkansız bir zararın ortaya çıkması ikincisi ise açık bir şekilde hukuka aykırılıktır. Bu unsurların birlikte gerçekleşmesi ile mahkeme yürütme durdurma kararı verebilecektir. Yürütme durdurma kararı işlemin tamamen iptal edildiği anlamına gelmez. İşlem dava bitene kadar hiç yapılmamış gibi bir hal alır. Yürütme durdurma kararı verildikten sonra karşı tarafın 7 gün içinde bölge idare mahkemesinde itiraz etme hakkı vardır. Aynı şekilde yürütme durdurma talebi reddedilen davacı da kararın tebliğini izleyen günden başlamak koşuluyla 7 gün içinde bölge idare mahkemesinde yürütme durdurma ret kararına itiraz edebilir. İtiraz üzerine bölge idare mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir.

BUNU DA BİL; Yürütmenin durdurulması hakkında ayrıntılı makalemize ulaşmak için idare hukukunda yürütmenin durdurulması başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Disiplin Kurulunda Sözlü Savunmanın Faydaları Nelerdir?

Jandarma Genel Komutanlığında ya da Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışan asker, polisler mesleki faaliyetlerini yerine getirirken bazen istemedikleri durumlarla karşılaşabilmekte ve ne yazık ki mesleklerinden olabilmektedirler. Zira disiplin cezası ile tecziye edilen ve 6413 sayılı kanun ya da 7068 sayılı kanun gereği meslekten çıkarma kararı verilmesi için disiplin kuruluna sevk edilen personelin bu kurulda sözlü olarak savunma yapma hakkı olduğu gibi yazılı da savunma yapabilmektedirler. Peki meslekte çıkarma cezası ile karşı karşıya olan personel nasıl savunma yapmalı nelere dikkat etmelidir? 

Disiplin Kurulunda Sözlü Savunmanın Önemi Nedir?

Disiplin kurulu önünde personel işlemiş olduğu iddia edilen disiplin cezasının hem usule hem de esasa uygun olmadığı hukuka aykırılıklar taşıdığı hakkında gerekçeli savunmalar yapmalıdır. Özellikle konunun uzmanı askeri dava avukatından askeri hukuk avukatından yardım alınarak kurula avukat ile girilmesi ve savunmanın profesyonel bir şekilde yapılması tavsiye olunur. Çünkü kurul tarafından verilebilecek olumsuz bir karar ki bu çıkarma kararı olacaktır bu durumda kişinin idare mahkemesinde disiplin kurulunun çıkarma kararına karşı iptal davası açma hakkı olsa da; davanın açılması, sonuçlanması uzun süreceğinden ve bu süre içinde kişi ekonomik bakımndan bir darbe yaşayacağından işin başından itibaren sıkı tutulması ve kuruldan olumlu bir karar alınması için çaba sarf edilmesi yararlı olacaktır. Disiplin kurulunun iddialarının tek tek cevaplanması, olay örgüsünün başından sonuna kadar gerekçelendirilerek savunmanın hazırlanması sonuca etki edebilecek niteliktedir. Örneğin kişinin ilişiği disiplinsizliği alışkanlık haline getirmekten dolayı kesilmiş ise disiplin cezalarının nasıl oluştuğu kimler tarafından verildiği, nasıl verildiği, kurul kararı mı ferdi amir kararı mı olduğu açıklattırılmalı, usulen yapılan bir yanlış varsa huzurda bu hususlar dile getirilmelidir.

Önemli olan disiplin kurulunun düşüncesini lehe çevirmek ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, kişinin kastı ya da kamu zararına yol açacak saik içinde bulunmadığı somutlaştırılmalıdır. Örneğin disiplin soruşturmasına soruşturma emri verilmeden başlanmış ise bu emrin olmadığı huzurda belirtilmeli ve işin başından itibaren bu durum ortadan kaldırılarak uzun bir dava sürecinin önüne geçilebilmelidir. Süreç ne kadar kısaltılır ve ne kadar lehe olacak husus eklenebilirse kararın olumlu olma olasılığı arttırılmış olacak belirsiz bir sürecin ayak izleri de böylelikle silinecektir. Hukukta olmazsa olmaz diye bir şey yoktur. Disiplin kurulu soruşturma evrakları iyice incelenmeli disiplin soruşturmasına ilişkin delilleri toplayan heyet ile kararı veren heyetin farklı olup olmadığına dikkat edilmelidir. Önemli olan delildir. Somutlaştırmak çok önemlidir. Şüpheden sanık yararlanır temel ilkesi disiplin kuruluna hatırlatılmalı, kurul tarafından iddia edilen aleyhe hususların aydınlatılması sağlanmalı, delil ve somut herhangi bir delil başlangıcı yoksa esas hakkında aleyhe karar verilemeyeceği savunması dikkatlice ve gerekçeli bir şekilde yapılmalıdır. Kurulun karar verici yapısının olmasına karşın aleyhe hususların elde edilmesinin yanında kurula çıkan personelin lehine olan delillerin de toplanıp toplanmadığı konusudunda gerekçeli savunmalar huzurda baskıcı bir şekilde belirtilmelidir. Personelin meslekten çıkartılması kararı ile kamu yararı ve kişi yararı arasındaki dengenin kurulup kurulmadığına değinilmeli özellikle ahlaki zayıflıktan dolayı meslekten çıkarma işlemi yapılacaksa özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediği hususunda disiplin kurulu aydınlatılmalı Anayasal haklar bir bir sıralanmalıdır. Önemle tavsiye ederiz ki profesyonel yardım alınarak savunmanın idari dava avukatı ya da idare hukuku avukatına yaptırılmasını yineleriz.

Disiplin Kurulu Kimlerden Oluşur?

Disiplin kurulunda yer alan rütbeli personel Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası bakımından toplanacak yüksek disiplin kurulu ve Jandarma Genel Komutnalığından çıkarma cezası bakımından toplanacak disiplin kuruluna göre farklılık taşıyacaktır. Bundan dolayı iki başlık halinde incelemekte fayda vardır.

Jandarma Genel Komutanlığı Disiplin Kurulu Kimlerden Oluşur?

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu; Jandarma Genel Komutanının görevlendireceği en az tuğgeneral rütbesini taşıyan bir subayın başkanlığında, Tayin Daire Başkanı, Jandarma Genel Komutanınca görevlendirilecek bir daire başkanı, Hukuk Hizmetleri Başkanınca görevlendirilecek bir şube müdürü ve Teftiş Kurulu Başkanınca görevlendirilecek bir başmüfettişten oluşur.

Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu; Jandarma Genel Komutanının veya görevlendireceği jandarma genel komutan
yardımcısının başkanlığında, Personel Başkanı, Teftiş Kurulu Başkanı, Hukuk Hizmetleri Başkanı ve Jandarma Genel Komutanınca görevlendirilecek bir başkandan oluşur.

Unutulmamalıdır ki asayiş kolordu komutanlıkları, komando tugay komutanlıkları, komando alay komutanlıkları, Jandarma Komando Özel Asayiş ve Kurtarma Tugay Komutanlığı, eğitim tugay ve birlik komutanlıkları, il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıkları, eğitim ve öğretim kurumları kadrolarında bulunan yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma ve diğer sınıflardaki memurlara meslekten çıkarma cezasını Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu verir. 

Disiplin Kurulu Kararlarına Karşı Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?

Disiplin kurulu tarafından verilen meslekten çıkarma ya da silahlı kuvvetlerden ayırma cezasında cezasının kesinleşmesinden itibaren idare mahkemesinde 60 gün içinde iptal davası açılmalıdır. İptal davası kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi olacaktır. Örneğin Diyarbakır'da görev yapıldığı sırada kişinin mesleğine son verilmiş ise dava Diyarbakır idare mahkemesinde açılacaktır. Unutulmamalıdır ki yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan ötürü idare mahkemesi yetkili yerde dava açılıp açılmadığını re'sen araştıracaktır.

Jandarma Merkez Disiplin Kurulu Nedir ?

Merkez disiplin kurulu nedirMerkez disiplin kurulu kararına itiraz - MDK kavramı 7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN da yer alan ve görev tanımı bu kanunda yer alan bir kuruldur. 7068 sayılı kanunda hem polis displin kurulları, jandarma genel komutanlığı disiplin kurulları hem de sahil güvenlik komutanlığı disiplin kurullarının tanımları ve görevleri yer almıştır. Buna göre emniyet genel müdürlüğü merkez disiplin kurulu, jandarma genel komutanlığı merkez disiplin kurulu ve sahil güvenlik komutanlığı merkez disiplin kurulu 7068 sayılı kanunda düzenleme yeri bulmuştur. 

Biz bu makale kapsamında Jandarma genel komutanlığı bünyesindeki merkez disiplin kurulu hakkında bilgilendirmelerde bulunucaz. 7068 sayılı kanun hakkında geniş bilgi almak için jandarma ve polis disiplin suçları nelerdir başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz. 

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu Kimlerden Oluşur?

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu, personel işlerinden sorumlu jandarma genel komutan yardımcısının başkanlığında toplanır. Anlaşılacağı üzere jandarma genel komutanlığı merkez disiplin kurulu başkanı jandarma genel komutan yardımcısıdır. Jandarma genel komutan yardımcısının başkanlığında toplanan merkez disiplin kurulunun diğer üyeleri; Personel Başkanı, Hukuk Hizmetleri Başkanlığı disiplin işleri şube müdürü, Jandarma Genel Komutanının seçeceği üç daire başkanı ve Tayin Daire Başkanıdır. Astsubayların disiplin işlerinin görüşülmesinde ve karara bağlanmasında, hakkında disiplin soruşturması yapılandan daha kıdemli bir astsubay üyeye de yer verilir. Hakkında disiplin soruşturması yapılandan daha kıdemli bir astsubay yok ise kendisinden sonra en kıdemli astsubay üye olarak görevlendirilir.

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun Görev ve Yetkileri

Genel Komutanlık merkez teşkilatında görevli yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlere ve diğer sınıflardaki memurlara tüm disiplin cezalarını vermeye yetkili olan merkez disiplin kurulu bu yetkisini yerine getirirken yukarıda da belirtmiş olduğumuz kişiler vasıtasıyla toplanır. Görüleceği üzere jandarma genel komutanlığı merkez disiplin kurulu saydığımız rütbedeki personele yönelik olarak verilecek tüm disiplin cezalarını verebilir. 

Genel Komutanlık merkez teşkilatı ile il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıkları, eğitim ve öğretim kurumları kadrolarında bulunan binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subaylara meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezası hariç diğer disiplin cezalarını verebilir. 

Asayiş kolordu komutanlıkları, komando tugay komutanlıkları, Jandarma Komando Özel Asayiş ve Kurtarma Tugay Komutanlığı, eğitim tugay ve birlik komutanlıkları, il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıkları, eğitim ve öğretim kurumları kadrolarında bulunan yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma ve diğer sınıflardaki memurlara meslekten çıkarma cezasını verebilir. O halde; il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıklarındaki Yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma ve diğer sınıflardaki memurlara meslekten çıkarma ve Devlet memurluğundan çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını İl jandarma disiplin kurulu verebilirken bir önceki cümlede de ifade ettiğimiz gibi il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıklarındaki yüzbaşı altı rütbedeki personele meslekten çıkarma cezası merkez disiplin kurulu kararı ile verilebilecektir.

BUNU DA BİL; Polis meslekten çıkarma kararları ile ilgili ayrıntılı bilgi için meslekten çıkarma cezası polis davaları başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz

Merkez Disiplin Kurulu Kararlarının Kesinleşmesi

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları Jandarma Genel Komutanının onayıyla kesinleşirken meslekten çıkarma cezası kararları Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşir. Açıklayacak olursak jandarma genel komutanlığı bünyesinde çalışan bir uzman çavuş veya jandarma astsubay merkez disiplin kuruluna çıkarılmış ve merkez disiplin kurulunda meslekten çıkarma harici bir disiplin cezası ile cezalandırılmış ise bu karar Jandarma Genel Komutanının onayıyla kesinleşir. Ancak meslekten çıkarma cezası kararı vermiş olan merkez disiplin kurulu kararları önce Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü alınmak üzere Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilir. Burada Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü alındıktan sonra karar ve görüş İçişleri Bakanlığına gönderilir. Burada İçişleri Bakanının onayı ile meslekten çıkarma cezasına ilişkin karar kesinleşir. Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüş belirtmediği dosyalar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.Örneğin merkez disiplin kurulu tarafından verilen meslekten çıkarma cezası önce Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilir. Burada Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu meslekten çıkarma kararını uygun görür ise bu görüş ile karar Bakanın onayına gönderilir. Ancak merkez disiplin kurulunun meslekten çıkarma cezası Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildikten sonra Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu bu karara karşı olumsuz görüş bildirir ise bu durumda Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karar verilir. 

Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun meslekten çıkarma dışındaki kararları Jandarma Genel Komutanının onayıyla kesinleşeceğinden eğer Jandarma Genel Komutanı bu kararı uygun görmez ise kararlar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.

Merkez Disiplin Kurulu Kararına İtiraz

Merkez disiplin kuruluna itiraz- Merkez disiplin kurulu kararlarına karşı kesinleşmelerinden itibaren ve kesinleşen kararın ilgilisine tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idari yargıda iptal davası açılabilir. Merkez disiplin kurulunun meslekten çıkarma cezasına karşı iptal davası kişinin çalıştığı yer idare mahkemesinde açılmaktadır. Örneğin İstanbul da çalışan ve merkez disiplin kurulu kararının meslekten çıkarma kararının yukarıda ifade ettiğimiz şekilde kesinleşmesinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalı ve bu davada yetkili ve görevli mahkeme İstanbul idare mahkemesi olmalıdır. Her ne kadar merkez disiplin kurulunun meslekten çıkarma cezası Ankara daki işlemlerle kesinleşmekte ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü kanununa göre memurluktan çıkarma cezasına karşı açılacak iptal davaları memurun görev yaptığı yerde açılacağından yetkili mahkemede buna göre belirlenecektir.

İdari Dava Avukatı Hukuki Değerlendirme

İdari dava avukatı uzmanlık gerektirir. Nitekim her idari davada uzman olmak bu kadar fazla ve yoğun olan idare hukukunun içinde mümkün olmamaktadır. Bu sebepledir ki bir avukat idari dava avukatı sıfatını ilgilenmiş olduğu idari davaların çeşitliliğine göre edinebilir. Örneğin kamulaştırma idar hukukunun konusu içerisnde yer alırken her idari dava avukatı kamulaştırma ile ilgilenmeyebilir. Nitekim disiplin hukuku ile ilgilenen bir idari dava avukatı disiplin cezalarının iptali hakkında bilgi sahibi iken kamulaştırma konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabilir. Zira idare hukukunun askeri hukuk ve disiplin hukuku ile ilgili bölümüne yönelmiş olabilir. Bundan dolayıdır ki idari dava avukatının kendi alanıyla ilgili hangi konularda bilgi sahibi olduğu öğrenilmelidir. Disiplin hukuku bakımından disiplin cezalarının iptali idari dava avukatlarının bu alanda kendini geliştirmesinin bir sonucudur. Disiplin hukuku idari yargının içerisinde olan bir dal olmakla birlikte bu dalda hizmet verebilmek için disiplin kanununa hakim olmak şarttır. İdari dava avukatının disiplin hukuku kapsamından disiplin cezalarının iptali için açacağı davada bu alanda uzmanlaşmış olması açılan disiplin cezası iptali davasının kazanılma ihtimalini tabi ki de güçlendirecektir. 

Jandarma Genel Komutanlığının 2019 yılındaki yapı değişikliği ile askeri personelin bağlı olduğu disiplin hukukunda da değişiklik meydana gelmiştir. Jandarma personeli 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununa tabi değil 7068 sayılı genel kolluk disiplin hükümlerine tabidir. Bu bakımdan polisler ve uzman jandarma, jandarma astsubay ve jandarma subay rütbelerindeki personelin disiplin hükümleri ve cezaları 7068 sayılı yasaya göre inşa edilecektir. Bu bakımdan mevzuata hakim olmanın önemi fazlasıyla önemli bir husustur. Mevzuata hakim olmak yapılacak savunmaların gerekçesinin hukuka uygunluğunu arttıracaktır ki bu da personele verilen disiplin cezasının ortadan kaldırılmasına zemin hazırlayacaktır. Merkez Disiplin Kurulunda personelin Jandarma Genel Komutanlığından ilişiği kesilse bile açılacak idari işlemin iptali davası ile disiplin cezası ortadan kaldırılacak ve kişi disiplin cezasının müeyyidelerinden kurtulmuş olacaktır.

Meslekten Çıkarma Sürecinde Avukatın Önemi

Meslekten çıkarma tabi ki de bir devlet memurunun, polisin, bir askerin karşılaşabileceği en büyük disiplin cezalarından bir tanesidir. Nitekim kişinin memuriyetle ilişkisi kesildikten sonra ne yazık ki kendisinin etkilenmesinden ziyade ailesi birinci derece yakınları da bu durumdan oldukça fazla etkilenecektir. İşsiz kalmanın, ekonomik özgürlüğü kaybetmenin kişide derin ruhsal ve manevi izler bırakacağına kuşku yoktur. Bundan dolayı işi başından itibaren sıkı tutmak, verilen kararı savsaklamamak hatta ve hatta disiplin kurulunda dosyanın açılmasından itibaren işin peşine düşmek şarttır. Yoksa küçük denilen, bundan bir şey çıkmaz denilen hususlar derin etkiler bırakabileceği gibi kartopu etkisiyle büyüyüp ileriki aşamalarda geri dönüşü zor durumlar yaratabilir. Ne yazık ki bazı polis ve asker kişiler toplu olarak çalıştıkları için çevrelerinden duydukları kulaktan dolma bilgilerle işi başından sıkı tutmamakta ve istenmeyen sonuçlarla yüz yüze gelebilmektedirler. Özellikle de bu soruşturmadan bir şey çıkmaz, meslekten çıkartılman zor gibi sözlere aldanan kişilerin sonradan çektikleri sıkıntılar ne yazık ki fazlasıyla çoktur. 

BUNU DA BİL; Memuriyete engel suçlar hakkında ayrıntılı bilgi için aşağıdaki videomuzu izlemenizi de tavsiye ederiz.

Meslekten Çıkarma Kararı Sonrası Ne Yapılmalı?

Meslekten çıkarma idari bir işlemdir. Örneğin jandarma genel komutanlığında çalışan bir uzman jandarma çavuş hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiş ya da bir jandarma astsubay meslekten çıkarma kararı ile tecziye edilmiş ise işte bunların hepsi idari bir işlemdir ve bireysel idari işlemler içinde yer alır. Meslekten çıkarma işlemi ile karşılaşan devlet memurunun ya da emniyet genel müdürlüğü personelinin ya da jandarma genel komutanlığı çalışanının ilk önce yapması gereken konu ile ilgili olarak bir avukata danışması tavsiye olunur. Bu konuda memur davalarına bakan avukatlar ile görüşmek için memur davalarına bakan avukatlara ulaşmanızı tavsiye ederiz. Bunun haricinde yapılması gerekenleri sıralamakta fayda vardır.

  • Öncelikli olarak konunun uzmanı bir avukata danışılmalıdır.
  • İkincisi meslekten çıkarma kararı hakkında hayıflanmak yerine yapılabileceklere odaklanılmalıdır.
  • Üçüncüsü meslekten çıkarma kararı hakkında tüm evraklar toplanmalı varsa konu hakkında tanıklar onların da bilgi görgüsüne danışılması için gerekli hukuki girişimler yapılmalıdır.
  • Meslekten çıkarma kararı idarenin bir işlemidir ve idarenin bu işleminin hukuka uygun olup olmadığını tartışmak sadece mahkemenin görevindedir. 
  • Unutmayın ki meslekten çıkarma kararı vermiş olan idare bu kararı verdi diyerek haklı kabul edilemez. Son sözü söyleyecek olan ve idarenin kararının hukuki denetimini yapacak olan idare mahkemeleridir.
  • Yine unutmayın ki meslekten çıkarma kararı verenler de idarenin bir parçası olan kamu görevlileridir. Bu kişiler her zaman doğru karar verecek diye bir kaide yoktur. Onun için hukuki mücadele bırakılmamalıdır. 

Meslekten Çıkarma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Öncelikle yukarıda da ifade ettiğimiz gibi meslekten çıkarma sürecinin başından itibaren takibi şarttır. Bu hususu aşağıda sırasıyla yaşanan süreçleri de ifade ederek belirtmeye çalışacağım.

Meslekten çıkarmada disiplin kurulu süreci disiplin soruşturmasının başladığı andan sonuna kadar yani disiplin kuruluna çıkılıp da sözlü savunma yapıldıktan sonraki aşama ile disiplin kurulu raporunun hazırlandığı süreye kadar geçen dönemi kapsamaktadır. Öncelikli olarak meslekten çıkarma cezası ile disiplin kuruluna sevk edilmiş olan kişilerin disiplin kurulundaki savunmalarını ki özellikle de huzurda sözlü savunma aşamasında kendilerini memur davalarına bakan avukatlar ile temsil ettirmelerini tavsiye ederim; Bunu alt bir başlıkta inceleyelim.

Meslekten Çıkarma Disiplin Kurulunda Avukat Sözlü Savunması

Meslekten çıkarma cezalarında yüksek disiplin kurulunda avukat ile sözlü savunmaya katılmak her zaman hak kayıplarının ve özellikle de zaman kaybının önüne geçmektedir. Zira yüksek disiplin kurulunda verilecek meslekten çıkarma cezası sonrası kişinin bu durumu ortadan kaldırmasının tek yöntemi dava açmaktan geçecektir. Bu da hem zaman kaybı hem de süreç içinde ekonomik özgürlüğün olmamasından dolayı ekonomik zorlukları da beraberinde getirecektir. Nitekim yüksek disiplin kurulunda yapılacak düzgün ve hukuki bir savunma ile en azından bir alt disiplin cezası alıp da meslekten çıkarılmayacak olan kişi bu hakkını iyi kullanamadığından dolayı ve meslekten çıkarıldığından parasız kalacak böylece bir yıkıma daha uğrayacaktır. Ancak iyi bir savunma meslkten çıkarma cezası verilmesini engelleyeceğinden kişi maaş almaya devam edecek, büyük bir yıkımın önüne geçilmiş olunacak ileriki aşamalarda dava ücretleri ilave vekalet ücreti ve sair gibi gider kalemlerinden de kurtulacaktır. Aslında zarar sadece bunlardan ibaret olmayıp maaşın alınamaması sebebiyle örneğin maaş 15 bin TL ise meslekten çıkarma ile o ay eksi 15 bin TL ile aya başlanacak bunun üzerine diğer masraflar da girdiğinde maliyet artışları hat safhaya ulaşacaktır. Ancak yüksek disiplin kurulunda işin başından sıkı tutulması ile birlikte meslekten çıkarma kararı verilmemesi durumunda 15 bin TL maaş cepte kaldığı gibi ilave giderler de yapılmadığından mütevellit zarar kalemleri bir çırpıda yok edilecektir.

Tabi ki bunlar maddi kayıpların önüne geçilmek içindir. Peki ya manevi kayıplar ne olacaktır? Meslekten çıkarma disiplin cezası ile tecziye edilen kişinin düşünsenize evli ve en az bir ya da iki çocuklu olduğunu. Bu durumda ekonomik kaygının verdiği manevi zararın giderilebilmesi, bu izlerin ortadan kaldırılabilmesi hiç de kolay değildir. Bundan dolayı yüksek disiplin kurulundaki sözlü savunma paha biçilemez değere sahiptir. Ki meslekten çıkarma kararı sonrasında açılacak iptal davasının ortalama bitiş süresinin 1 yıl olduğu düşünüldüğünde bu 1 yıllık boşlukta evin geçimi, eş ve çocuklar ile ilişkilerin ne düzeyde olabileceğini tahmin etmek zor değildir değil mi? 

İşte memur davalarına bakan avukatların önemi de burada başlar ve tavsiyemiz tabi ki de özellikle yüksek disiplin kurulundaki sözlü savunmaların alanında uzman memur davalarına bakan avukatlar, idari dava avukatı vasıtaıyla yapılmasıdır. Girilen disiplin kurullarında yapılan sözlü savunmalar ile çoğu kişinin dava açmaktan, meslekten çıkarma cezası ile karşılaşmaktan kurtulduğu düşünüldüğünde tavsiyemizin dikkate alınması gerektiğine kuşku yoktur.

Meslekten Çıkarma Cezasında Dava Süreci Nasıl İşler?

Meslekten çıkarma cezası için yüksek disiplin kurulunda yapılan savunmalar kabul edilmez ve kişi hakkında disiplin kurulu kararı ile meslekten çıkarma cezası verilirse yapılacak şey iptal davası açmaktdır. 60 gün içinde açılacak iptal davası ile birlikte meslekten çıkarma cezasının iptali istenecektir. Ancak süreç mahkemelerin yoğunluğu ile dosyanın içeriğine göre değişkenlik göstermekle bilrikte ilk derece mahkemelerinde yani davanın açıldığı mahkemede ortalama 1 yılı bulmaktadır. Bu 1 yıllık süreçteki giderler, yapılan harcamalar ne yazık ki maaş alınamadığından dolayı ya borçla ya da önceki birikimlerle giderilmeye çalışılacak ve psikolojik yorgunluk ile ekonomik yorgunluk sorunsalları baş gösterebilecektir. Yapılması gereken memur davalarına bakan avukatlara güvenmek ve davanın seyrinde özen gösterme yükümlülüğüne uygun dava takip ediliyor mu bunu kontrol etmektir.

Davanın açıldığı mahkeme ret kararı verirse her şey son bulmaz. Kanun gereği istinaf aşaması dediğimiz bölge idare mahkemesi süreci başlayacaktır. Bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeni bir karar verir. Örneğin açtığın davayı kaybettin istinafa gittin istinaf olumlu bir karar verirse mesleğe dönersin ancak davalı idare yani kurum bu sefer danıştaya itiraz eder. Ya da tam tersi hem davayı açtığın mahkeme ret verdi hem istinfta ret kararı çıktı bu sefer sen danıştaya itiraz edip davayı temyiz edersin. Her iki durumda da verilen kararların kesinleşmesi danıştay kararına göre olacaktır. Çünkü 2577 sayılı idari yargılama usulü kanununa göre meslekten çıkarmalarla ilgili kararların danıştayda temyiz incelemesine tabi olacağı düzenlenmiştir.

Meslekten Çıkarma Davasında Yoksun Kalınan  Parasal Haklar

1982 Anayasası'nın "Yargı Yolu" baslıklı 125'inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde; "Idarenin her türlü eylem ve islemlerine karsı yargı yolu açıktır" hükmüne yer verilmis; son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve islemlerinden dogan zararı ödemekle yükümlü oldugu hükme baglanmıstır. 

2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde; ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari islem dolayısıyla Danıstay'a ve Idare ve vergi mahkemelerine dogrudan dogruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara baglanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına basvurulması halinde verilecek kararın tebligi veya bir islemin icrası sebebiyle dogan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilecegi; bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye basvurmak haklarının saklı oldugu kuralı yer almaktadır.

Kamu idarelerinin, görmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetlerini yürütürken kanunlara ve hukuka uygun hareket etmek zorunda oldukları, idare hukukunun önemli bir ilkesi olup, idarelerin bu ilkeye aykırı davranısları nedeniyle kisilerin ugrayacakları zararları tazminle yükümlü olmaları Anayasası’nın 125. maddesi hükmü geregidir.

Idare yasalarla kendi yetki ve sorumluluguna bırakılan kamu hizmetini yasal yetkileri içinde ve geregi gibi yürütmek amacıyla önceden gerekli teskilatı kurmak ve bu teskilatın ve hizmetin gerektirdigi araç, gereç ve personeli her an hizmete hazır tutmak ve hizmetin iyi bir sekilde yürütülmesi için gerekli tüm özeni göstermekle yükümlüdür. Hizmetin kötü islemesi, geç islemesi veya hiç islememesi yüzünden kisilerin zarara ugramaları halinde idarenin hukuksal sorumlulugu söz konusu olur ve ugranılan zararın hizmeti yürütmekle görevli idarece tazmini gerekir.

Kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla idarenin, tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için, ortada bir idari islem veya eylemin (idare tutum ve davranısı) bulunması, bu islem veya eylemden zarar meydana gelmesi bu idari islem veya eylem ile zarar arasında nedensellik bagının bulunması gerekir. Zarar dogrudan islem veya eylemin idareye baglanabilmesi durumunda, kusurlu ve kusursuz sorumluluk ilkelerine göre tazmini cihetine gidilmesi icap etmektedir.

Hizmet kusuru, idari hizmetin kurulus ve isleyisinden kaynaklanır. Kamu hizmeti eksik ve kötü yürütülmekteyse veya bu faaliyet beklenen hizmet gerekleriyle bagdastırılamayacak nitelikteyse, idarenin hizmeti kusurlu yürüttügünün kabulü zorunludur. Idare, üstlendigi kamu hizmetini geregi gibi yerine getirmek, hizmetin isleyisi ve yerine getirilisi sırasında gerekli teskilatı kurmak, hizmetin iyi ve saglıklı yürütülmesi için hizmete uygun personeli istihdam etmek, her türlü araç ve olanagı hizmete hazır bulundurmak ve yine dogması olası bazı olayların önlenmesi ve anında bertaraf edilmesi için gerekli önlemleri almak zorundadır. Bu baglamda, kamu tüzel kisilerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini geregi gibi yerine getirmemelerinin hizmet kusurunu olusturacagı açıktır.

Meslekten çıkartılan personel çıkarma kararı nedeniyle işsiz kalmakta ve ne yazık ki davayı kazanana kadar geçen süre içerisinde maaş da alamamaktadır. Bu durumda açılacak iptal davasında yoksun kalınan parasal hakların iadesi de talep edilebileceği gibi iptal davası hakkında karar verildikten sonra dava açma süresi olan 60 günlük süre içinde parasal hakların iadesi için yeni bir dava da açılabilir. Parasal hakların iadesinde kişi işlem tarihinden itibaren davanın kazanılmasından sonra göreve tekrar başlamasına kadar geçen sürelere ilişkin maaşlarını faizi ile birlikte geri alacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus iptal davası ile birlikte yoksun kalınan parasal hakların da iadesi talep edilecekse bunun dilekçede belirtilmesidir. Aksi durumda yoksun kalınan parasal haklar iptal davası ile birlikte talep edilmez ise mahkeme kendiliğinden parasal hakların iadesine karar veremeyecektir. Çünkü hukuk davalarında da olduğu gibi idari davalarda da hakim talep edilen sonuçla bağlıdır. Talep olmadan kendiliğinden yoksun kalınan parasal hakların iadesine karar veremez.

Jandarma Merkez Disiplin Kurulu Süreci Nasıl İşler

Polis asker ve memur hukuku- Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde bulunan personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları 7068 sayılı genel kolluk disiplin hükümleri hakkında kanun hükmünde kararnamenin kabul edilmesine dair kanunda belirtilmiştir. Buna göre Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulu personel işlerinden sorumlu jandarma genel komutan yardımcısının başkanlığında toplanır. Personel işlerinden sorumlu başkan tarafından başkanlık edilen merkez disiplin kurulunun diğer üyeleri; Personel Başkanı, Hukuk Hizmetleri Başkanlığı disiplin işleri şube müdürü, Jandarma Genel Komutanının seçeceği üç daire başkanı ve Tayin Daire Başkanıdır. 

Jandarma Merkez Disiplin Kurulu Hangi Suçlar İçin Toplanır

Merkez disiplin kurulu jandarma genel komutanlığı merkez teşkilatından görevli olan yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlere ve diğer sınıflardaki memurlara tüm disiplin cezalarını verebilir. Ayrıca Asayiş kolordu komutanlıkları, komando tugay komutanlıkları, Jandarma Komando Özel Asayiş ve Kurtarma Tugay Komutanlığı, eğitim tugay ve birlik komutanlıkları, il jandarma, ilçe jandarma ve geçici bölge komutanlıkları, eğitim ve öğretim kurumları kadrolarında bulunan yüzbaşı ve altı rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma ve diğer sınıflardaki memurlara meslekten çıkarma cezasını da merkez disiplin kurulu verebilecektir.

Jandarma Merkez Disiplin Kurulu Aşamaları

Merkez disiplin kurulu tarafından personel savunma yapması için huzura çağrılır. Burada yukarıda belirtmiş olduğumuz başkan ve personelden oluşan kurul tarafından kişinin sözlü savunması alınır. Kişi isterse yazılı savunmlarını da bu sırada sunabilir. Aslolan sözlü savunma olsa dahi yazılı savunmların verilmesinde fayda vardır. Unutulmamalıdır ki meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilen jandarma personelinin bu aşamadan sonra hukuki olarak elinde sadece idari yargıda dava açma hakkı kalacaktır. Bu sebeple savunmaların yapılması elzemdir. 

Merkez disiplin kurulu Jandarma Genel Komutanlığının bulunduğu binada yer alır. Personel başka bir ilde bulunmuş olsa dahi Ankara'da Jandarma genel komutanlığında bulunan merkez disiplin kuruluna katılacaktır. Kişi yazılı savunma haricinde merkez disiplin kurulu karşısına çıkmak zorunda değildir. Bu husus aleyhine bir durum yaratmaz. Ancak merkez disiplin kurulunda yapılacak sözlü savunma ile kurul üyelerini etkileyebilirse lehine karar çıkma olasılığı mevcuttur. 

Merkez disiplin kuruluna personel önceden haber verilmek üzere çağrılır. Sivil kıyafetle ve özellikle takım elbise ile hazır olunur. O gün birçok kişinin de sözlü savunması alınacağından savunmaya gierecekler sabahtan merkez disiplin kurulunun toplanacağı salonun yanında bulunan bekleme alanına alınır. Burada sıra ile personel içeri alınarak sözlü savunmasının yapılması sağlanır. Sözlü savunmanın yapılmasında herhangi bir süre ve sair durum mevcut değildir. Kişi istediği kadar savunma yapabilir. Ancak sözlü savunmanın uzun olmasından ziyade gerekçeli ve hukuka uygun olması şarttır. Yoksa bir saatlik boş bir savunma yerine iki dakikalık gerekçeli bir savunma daha iyi sonuçların elde edilmesine sebebiyet verecektir.

Sırası gelen personel merkez disiplin kurulunun bulunduğu salona alınır. Burada başkan ve diğer üyeler kendisini beklemektedir. Kişi salonda bulunan masada kendisine ayrılan yere oturtulur. Burada olayı anlatması ve savunma yapmak istiyorsa savunmasını yapması kendisine bildirilir. Kurul üyeleri ya da başkan, sözlü savunması alınan kişiye olay hakkında sorular da yöneltebilir. Kişi bu sorulara hukuki ve net bir cevap verirse lehine bir sonuç doğma olasılığını arttıracaktır.  Disiplin Kurulu, görüşülmekte olan soruşturma dosyasında eksik gördüğü hususları tamamlatır ve bu amaçla ilgili kişi ve mercilerden bilgi isteyebilir. Kurul gerekli gördüğü takdirde soruşturmanın genişletilmesine de karar verebilir.

Merkez disiplin kurulunda kişinin şahsen savunması alınabileceği gibi avukat vasıtasıyla da savunması alınabilmektedir. Savunma ve soruların bitmesinden sonra herhangi bir izahat yapılmadan kişi kuruldan çıkartılır ve nizamiyeye gönderilir.

Merkez disiplin kurulunda kararlar açık oyla ve oy çokluğu ile alınır. Oylamada çekimser kalınamaz. Başkan, oylamaya, kurulun oluşmasına göre en son üyeden başlar ve oyunu bütün üyelerden sonra kullanır. Oylarda eşitlik halinde başkanın katıldığı tarafın oyu üstün sayılır.

Gerekçeli karar, toplantıdan sonra, raportör tarafından, en kısa sürede hazırlanır ve aynı şekilde imzalanır. Karşı görüşte olanlar nedenlerini yazar ve imzalarlar.

Disiplin Kurulu Kararları kesinleşme tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgiliye tebliğ edilmekle birlikte, siciline işlenmek üzere, aynı süre içinde Bakanlığa gönderilir. Disiplin Kurulu Kararları kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ifade eder ve uygulanır.

Unutulmamalıdır ki aynı olaydan dolayı kişi hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.

Merkez Disiplin Kurulu kararına karşı süresi içerisinde iptal davası açılabilir. Bu hak anayasal bir haktır ve engellenemez. Kişi kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Bu 60 günlük süre iş günü değildir. Tatil günleri de süreye dahildir. Ancak sürenin son günü tatil gününe denk gelirse tatilin bittiği ilk iş günü bitimine kadar davanın açılması şarttır. Kararın kişiye tebliğinden itibaren dava açılmadan karar veren merciye başvuru yapılması süreleri durdurmayacağı gibi herhangi bir olumlu yanıt alınması mümkün değildir. Çünkü itiraz yolu yoktur ve ancak dava ile eski hale getirilebilir. 

Meslekten Çıkarma Soruşturma İzni

Disiplin cezalarının işlenmesi sonrasında açılacak iptal davaları vasıtasıyla ilgili disiplin cezasına ilişkin işlem iptal edilebilir. Yapılacak gerekçeli savunmalar ile disiplin cezası işleminin hukuka aykırı olduğu dile getirilir. İdari yargıda bir işlemin hukuka uygunluğunun denetimi şu unsurlara göre yapılmaktadır. Bunlar; sebep unsuru, konu unsuru, şekil unsuru, amaç unsuru ve yetki unsurudur. Yapılan işlem bu beş başlık altında hukuki denetime tabi tutularak aykırılıklar var ise işlem iptal edilecektir. Meslekten çıkarma cezası da bir idari işlemdir. Bundan dolayı da bu beş unsur bakımından incelemeye tabi tutularak işlemin iptaline karar verilebilir. Nitekim sebep unsuru; o işlemin dayandığı kanun maddesinde yer alan hususlardan ibarettir. Örneğin jandarma personelinin meslekten çıkarma cezasının hangi hallerde verileceği 7068 sayılı kanunda açık bir şekilde düzenlenmiştir. Ancak disiplin kurulu tarafından meslekten çıkarmayı gerektirmeyen bir fiilden ötürü meslekten çıkarma cezası verilmiş ise bu işlem sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olacaktır. Konu unsuru ise sebep unsuru ile genelde iç içe geçmiş halde yer alır. Konu o işlemin doğurduğu hukuki sonuçtur. Örneğin ahlaksızlık disiplin suçunun cezası meslekten çıkarma cezası olduğundan kişi ahlaksızlık fiilini işleyip de meslekten çıkartılmış ise bu durumda işlem konu unsuru bakımından hukuka uygun olacaktır. Ancak jandarma genel komutanlığında görev yapan rütbeli personel aylıktan kesme disiplin cezasını gerektiren Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak suçundan ötürü uzun süreli durdurma disiplin cezası ile tecziye edilirse bu durumda işlem açık bir şekilde konu unsuru bakımından hukuka aykırı olacaktır. Zira belirttiğimiz üzere Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak suçunun cezası aylıktan kesme disiplin cezasıdır. Gelelim amaç unsuruna. Amaç, işlemin gerçekleştirilirken dayanmış olduğu temel sebebin kendisidir. Her işlemin amacı kamu düzeni olup kişisel veya siyasi saiklerle işlem gerçekleştirilmesi o işlemi açık bir şekilde amaç unsuru bakımından sakat kılacaktır. 

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un; 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; "Maiyetinden birinin disiplinsizlik teskil eden bir fiilini veya meslege aykırı tutum ve davranısını herhangi bir sekilde ögrenen disiplin amirleri, olayın arastırılmasının gerektigine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendirecegi sorusturmacılar vasıtasıyla disiplin sorusturması yapar." hükmü, (3) numaralı fırkasında ise; "Disiplin sorusturmacıları ve heyeti, kendilerini görevlendiren disiplin amiri adına disiplin sorusturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkisi görevlendirme, kesif yapma, hâkim veya savcı kararı gerektirmeyen durumlarda kriminal inceleme yaptırma da dahil olmak üzere her türlü inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazısma yetkisini haizdir. Müfettislerin özel mevzuatlarından dogan yetkileri saklıdır." hükmü yer almaktadır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin geregi gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde dogrudan ve önemli sonuçlar dogurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulundugu gibi kamu görevinin geregi gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin saglanması bakımından objektif ve kamusal öneme
sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin sorusturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri olusturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir sorusturmacı görevlendirilerek disiplin sorusturması açılması, söz konusu sorusturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir sorusturma raporunun olusturulması ve bu sekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne sekilde islediginin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle süpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hükümler dogrultusunda, disiplin suçu teskil eden fiillerle ilgili olarak sorusturma yapılması zorunlu oldugu gibi sorusturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Sorusturma emri verilmesi; bagımsız ve üst veya denk görevde olan bir sorusturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve sorusturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kisiye haklarının ve sorusturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe baskaca delillerin arastırılması, sorusturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın degerlendirilmesi, sorusturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, sorusturmayı yapan kisi ile sorusturmada elde edilen delilleri degerlendirecek kisi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanıgın savunmasının alınması gerekliligi disiplin hukukunun temel ilkelerinden oldugu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de geregidir. 

Disiplin hukukunda memurun disiplin suçunu gerektiren bir fiilinin tespit edilmesi halinde sorusturmaya baslanabilmesi için sorusturma onayı alınması, yürütülen sorusturma kapsamında memurun disiplin cezasını gerektiren bir baska fiilinin tespit edilmesi halinde de yine tespit edilen bu fiili için ayrıca sorusturma onayı alınması gerekmektedir.

Bu durumda, sorusturma emrinde bulunmayan ve sorusturma esnasında disipline aykırı oldugu tespit edilen fiiller ile ilgili olarak sorusturma onayı verecek makamın bilgilendirilmesi, sözü edilen makamca verilecek sorusturma emri üzerine sorusturmanın kişinin bu fiilini kapsar sekilde yürütülmesi ve bu sekilde yapılacak sorusturma sonucunda ulasılan kanaate göre öneride bulunulması gerekir. Usulüne uygun sorusturma emri alınmaksızın konunun incelenmesinde ve disiplin yönünden getirilen teklif dogrultusunda tesis edilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.

Meslekten Çıkarma Cezasında Soruşturma İzni Mahkeme Kararı

T.C.
VAN
4. IDARE MAHKEMESI
ESAS NO : 2021/...
KARAR NO : 2021/...

DAVACI                  :...
VEKILI                  :
 AV. BILGEHAN UTKU Mevlana Bulvarı Yıldırım Kule Kat 15 No 142 Çankaya/ANKARA

DAVALILAR               : 1- JANDARMA GENEL KOMUTANLIGI/ANKARA
                                      2- IÇISLERI BAKANLIGI/ANKARA
VEKILI                  : AV....Van Il Jand. Kom.lıgı Muhakemat Isl. Kısmı - Merkez/VAN

DAVANIN ÖZETI : Davacı tarafından, Van Il Jandarma Komutanlıgı emrinde astsubay olarak görev yaptıgı dönemde hakkında baslatılan disiplin sorusturması sonucunda 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (çç) bendi uyarınca, "Görevine, sosyal ve aile yasantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alıskanlıklara düskün olmak." fiilini islediginden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine iliskin Jandarma Genel Komutanlıgı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... sayılı isleminin; alt disiplin cezasının tartısılmadıgı, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının abesle istigal oldugu, hakkında tesis edilen islemin ölçülü olmadıgı ileri sürülerek iptali ile bu islem nedeniyle yoksun kaldıgı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVALI IDARELERIN ORTAK
SAVUNMALARININ ÖZETI : Davacı hakkında ileri sürülen iddialar üzerine disiplin sorusturmasına baslanıldıgı, yapılan sorusturma kapsamında elde edilen bilgilerin degerlendirilmesi sonucunda disiplin cezası ile tecziye edilmesine karar verildigi, dava konusu islemde hukuka aykırılık bulunmadıgı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektigi savunulmaktadır.

TÜRK MILLETI ADINA
Karar veren Van 4. Idare Mahkemesi'nce, davacı vekili tarafından sunulan 30.12.2021 tarihli dilekçe ile durusma isteminden feragat edildiginden ve 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca durusma yapılmasının zorunlu olmadıgı, Mahkememizce de re'sen durusma açılmasını gerektiren bir husus bulunmadıgı anlasıldıgından, durusma yapılmaksızın dava dosyası incelenmek suretiyle geregi görüsüldü:

Dava, Van Il Jandarma Komutanlıgı emrinde astsubay olarak görev yaptıgı dönemde hakkında baslatılan disiplin sorusturması sonucunda 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (çç) bendi uyarınca, "Görevine, sosyal ve aile yasantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alıskanlıklara düskün olmak." fiilini islediginden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine iliskin Jandarma Genel Komutanlıgı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... isleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıstır.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un; "Disiplin cezası verilecek fiiller" baslıklı 8. maddesinin 6. fıkrasında; "Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller sunlardır: ... çç) Görevine, sosyal ve aile yasantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alıskanlıklara düskün olmak. ..." düzenlemesine yer verilmistir. Aynı Kanunun 5. maddesinde de, "Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli sorusturma veya kovusturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin sorusturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez." kuralı düzenlenmistir.

...Olayda, davacı hakkında verilen disiplin cezasının, isnat edilen eylemlerin sübuta erdiginin belirtildigi ... tarih ve ... sayılı sorusturma raporuna dayandırıldıgı, sözü edilen raporun Jandarma Genel Komutanlıgının ...tarih ve ...sayılı sorusturma emri üzerine düzenlendigi, söz konusu emrin ise "Memurluk sıfatı ile bagdasmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hususlarına iliskin olarak çıkarıldıgı, yapılan disiplin sorusturması neticesinde hazırlanan raporda ise davacıya "Görevine, sosyal ve gile yasantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri körü alıskanlıklara düskün olmak" fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildigi, sorusturma asamasında davacı ile ilgili olarak ortaya çıkan ve sorusturma emrindekinden farklı mahiyetteki eylemlerinin sorusturulması amacıyla bunlara iliskin ek sorusturma izni verildigine iliskin bir bilgiye yer verilmedigi, bir baska ifade ile davacının cezalandırılmasına sebep olan eylemin sorusturulması yönünde bir sorusturma emrinin ve onayının bulunmadıgı anlasılmıstır. Oysa, yukarıda ayrıntılı biçimde aktarıldıgı üzere disiplin sorusturmaları, yetkili makamlarca belirtilen iddia ve olayların sorusturulması emrini içeren sorusturma emri ile baslatıldıgından, bu emirde yer almayan hususların disiplin cezasına dayanak yapılmasına hukuki olanak bulunmamaktadır. Bakılan uyusmazlıkta ise, davacının, hakkında verilmis cezalandırıldıgı eylemine yönelik olarak usulüne uygun bir disiplin sorusturma onayı bulunmaksızın, yetkisiz olarak yapılan disiplin sorusturmasına dayalı disiplin cezası ile cezalandırılması yönünde teklifte bulunuldugu ve dava konusu islemin tesis edildigi açıktır.

Açıklanan nedenlerle; 

Dava konusu islemin iptaline,

Asagıda dökümü yapılan 477,90 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

Tebligi izleyen günden itibaren 30 gün içinde Erzurum Bölge Idare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 31/12/2021 tarihinde oybirligiyle karar verildi.

1