Randevu Al

İletişim Bilgileri

Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması

Ana Sayfa Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması
Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması
  • Yayın Tarihi: 10.12.2022
  • Değiştirme Tarihi: 03.08.2026
  • Yazar: Av. Emre ASAN
1. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Nedir? 1.1. Uzman Erbaş ile Uzman Çavuş Aynı Şey midir? 2. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasının Kanuni Dayanağı Nedir? 3. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Nasıl Yapılır? 4. Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Nasıl Yapılır? 4.1. Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Ne Zaman Başlar? 4.2. Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır? 5. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Formu 6. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır? 6.1. Arşiv Araştırmasında İncelenen Kayıtlar 6.2. Güvenlik Soruşturmasında İncelenen Olgusal Veriler 6.3. Dijital ve Dolaylı Veriler 6.4. Uzman Çavuş Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır? 7. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Elenme Sebepleri Nelerdir? 8. Uzman Çavuş Olmaya Engel Durumlar Nelerdir? 9. Adli Sicil Kaydı Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasını Etkiler mi? 10. HAGB Uzman Erbaşlığa Engel mi? 11. Devam Eden Soruşturma Uzman Erbaşlığa Engel Olur mu? 12. Devam Eden Kovuşturma Uzman Erbaşlığa Engel Olur mu? 13. Aile Bireyinin Kaydı Uzman Erbaşlığa Engel Olur mu? 14. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Ne Kadar Sürer? 14.1. Jandarma Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Kaç Günde Sonuçlanır? 14.2. MSB Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Ne Kadar Sürer? 14.3. Güvenlik Soruşturmasından Sonra Göreve Başlama Süresi 15. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Sonuçları Nasıl Öğrenilir? 16. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanırsa Ne Yapılır? 17. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması İptal Davası Nasıl Açılır? 18. Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi? 19. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Emsal Kararı 20. Uzman Erbaş Alımlarında Değerlendirme Komisyonunun Rolü 21. Uygulamada Yanlış Bilinenler 22. En Sık Yapılan Hatalar 23. Sonuç 24. Altın Tavsiye . Sıkça Sorulan Sorular

Uzman erbaş adayları hakkında arşiv araştırmasına ek olarak, 7315 sayılı Kanun kapsamında güvenlik soruşturması yapılır; bu incelemede kanunda belirtilen araştırma alanları ile 3269 sayılı Kanundaki özel adaylık şartları ayrı ayrı değerlendirilir. Bir kaydın bulunması tek başına otomatik elenme anlamına gelmez; olumsuz sonuçlanan işlemlere karşı idari yargı yolu açıktır.

Kısaca

  • Hukuki Dayanak: 7315 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Erbaş Yönetmeliği ve somut alıma ilişkin özel düzenlemeler.
  • Kapsam: Millî Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıkları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik bünyesinde uzman erbaş olarak istihdam edilecek adaylar.
  • Süre: Arşiv araştırması için en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması için en geç 60 iş günü.
  • Temel Ayrım: 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliğindeki açık adaylık şartları ile 7315 kapsamındaki bireysel değerlendirme birbirine karıştırılmamalıdır.
  • Aile Kaydı: Yakına ait bir kayıt, adayla somut bağlantı kurulmadan otomatik ret nedeni olmamalıdır.
  • Dava Süresi: Kural olarak yazılı tebliği izleyen günden itibaren 60 gün.
  • Görevli Yargı: İdari yargı.
  • Kritik Ayrım: Dava konusu edilen ham araştırma sonucu değil; adaylığın sonlandırılması, atama yapılmaması veya sözleşme yapılmaması gibi kesin ve icrai işlemdir.
  • Emsal Karar: Münferit olaylara ilişkin HAGB kararlarının otomatik engel sayılamayacağına ilişkin Mil Hukuk tarafından takip edilen yürütmenin durdurulması kararı.

Uzman erbaş güvenlik soruşturması, 3269 sayılı Kanun kapsamında uzman erbaş olarak sözleşmeli istihdam edilecek adaylar hakkında, 7315 sayılı Kanun uyarınca yürütülen arşiv araştırmasına ek bir incelemedir. Uzman erbaşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili kanunlarda gösterilen kurumlarda sözleşmeli olarak istihdam edilen askerî personel statüsündedir; uzman erbaşlık, silahlı kuvvetler ve jandarma bünyesindeki hizmetin niteliği nedeniyle, kanunda güvenlik soruşturması yapılması öngörülen görev gruplarından biridir.

Bu süreçte iki farklı hukuki alan iç içe işler. Bir yanda 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinde sayılan objektif adaylık şartları, diğer yanda 7315 sayılı Kanun kapsamında toplanan olgusal verilerin değerlendirilmesi bulunur. Bu iki alanın karıştırılmaması, sürecin doğru anlaşılması için önemlidir.

Uzman erbaşlığın sözleşmeli bir statü olması, güvenlik soruşturmasının hukuki niteliğini değiştirmez; olumsuz bir değerlendirme sonucunda tesis edilen işlem, yine idari işlem niteliğindedir ve yargı denetimine tabidir.

Bu inceleme, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki genel kanuni çerçevenin uzman erbaş ve uzman çavuş adaylarının sürecine özgü biçimde uygulanmasını konu almaktadır.

Uzman erbaş, 3269 sayılı Kanunda düzenlenen personel statüsünün genel adıdır; uzman onbaşı ve uzman çavuş ise bu statü içinde yer alan rütbelerdir. Adayın hangi rütbe veya statüde istihdam edileceği, başvurduğu alım ilanı, eğitim durumu ve yürürlükteki özel mevzuata göre belirlenir. Bu nedenle "uzman çavuş güvenlik soruşturması" sorgusu ayrı bir güvenlik soruşturması türünü değil, uzman erbaş statüsündeki adaylara uygulanan aynı hukuki incelemeyi ifade eder.

Bu terminoloji farkı, kanuni araştırma alanlarını değiştirmez: uzman erbaş ve uzman çavuş adayları, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev alacak olsun ya da Jandarma veya Sahil Güvenlik bünyesinde istihdam edilecek olsun, aynı 7315 sayılı Kanun çerçevesinde güvenlik soruşturmasına tabidir.


Uzman erbaş güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının genel araştırma çerçevesi, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa dayanır; bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamındaki araştırma alanlarını ve genel usulü belirler. Uygulama usulleri ise ilgili Yönetmelikle ayrıntılandırılır. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzman erbaş olarak istihdam edilecek adaylar bakımından bu genel çerçeveye, statüye özgü ek mevzuat da eklenir.

Uzman erbaş statüsü bakımından ayrıca 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve Uzman Erbaş Yönetmeliği önem taşır. Bu özel mevzuat, uzman erbaş olarak istihdam edilecek adaylarda aranan nitelikleri, temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlama şartını ve ilk atamaların doğrudan doğruya kıta veya birliklere yapılan uzman erbaşlar bakımından nasıl yürütüleceğini düzenler. 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin somut başvuru tarihinde yürürlükte bulunan güncel hükümleri esas alınmalıdır.

Her mevzuatı tüm aday gruplarına aynı biçimde uygulanıyormuş gibi sunmak yanıltıcı olur; başvurulan kuruma göre kontrol edilmesi gereken kaynak farklılaşır:

  • Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri uzman erbaş adayları bakımından 3269 sayılı Kanun, Uzman Erbaş Yönetmeliği ve ilgili kuvvet komutanlığının güncel alım kılavuzu esas alınır.
  • Jandarma uzman erbaş adayları bakımından aynı genel çerçeveye ek olarak Jandarma Genel Komutanlığının kendi temin mevzuatı dikkate alınır.
  • Sahil Güvenlik uzman erbaş adayları bakımından aynı genel çerçeveye ek olarak Sahil Güvenlik Komutanlığının kendi temin mevzuatı dikkate alınır.

Genel güvenlik soruşturması mevzuatı ile uzman erbaşlığa ilişkin özel adaylık şartları, birlikte fakat ayrı hukuki alanlar olarak uygulanır; bir adayın güvenlik soruşturması olumlu tamamlansa dahi, özel mevzuattaki bir şartı taşımaması ayrı bir hukuki sonuç doğurabilir.


Uzman erbaş güvenlik soruşturması nasıl yapılır sorusunun cevabı, birbirini izleyen aşamalardan oluşur: ilgili kurumun araştırma talebini yetkili birimlere iletmesi, bu birimlerin kanunda sayılan alanlarda olgusal veri toplaması, toplanan verilerin Değerlendirme Komisyonunca nesnel biçimde değerlendirilmesi ve nihai adaylık veya atama kararının yetkili makam tarafından tesis edilmesi. Süreç, genel hatlarıyla aşağıdaki tabloda özetlenen aşamalardan oluşur.

AşamaYapılan İşlemHukuki Önemi
BaşvuruAday ilgili alım ilanına başvururÖzel adaylık şartları ilk kez kontrol edilir
Araştırma talebiYetkili kurum araştırma talebini iletirGüvenlik soruşturması ve arşiv araştırması başlar
Veri araştırmasıKanunen yetkili birimler olgusal verileri toplarAraştırma alanları 7315 sayılı Kanunla sınırlıdır
Komisyon değerlendirmesiDeğerlendirme Komisyonu verileri incelerHam veri otomatik karar değildir
Yetkili makam işlemiAtama, sözleşme veya adaylık kararı verilirKesin ve icrai işlem bu aşamada ortaya çıkar
Tebliğ ve davaOlumsuz işlem adaya bildirilirDava süresi takip edilir

Araştırmayı yapmakla görevli birimler, memuriyet veya kamu görevine uygunluğun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verileri ilgili Değerlendirme Komisyonuna iletir. Komisyon, kendisine iletilen veriler hakkında nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar; nihai atama veya adaylık kararını veren, Komisyon değil, yetkili makamdır. Araştırmayı yapan birim ile kararı veren makam aynı değildir.

7315 sayılı Kanun uyarınca araştırma, görevin ve talebin niteliğine göre Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahallî mülkî idare amirlikleri tarafından kendi kanuni görev ve yetki alanları çerçevesinde yürütülebilir. Bu, her uzman erbaş güvenlik soruşturması dosyasında bu birimlerin tamamının birlikte çalıştığı veya aynı veri tabanlarının tarandığı anlamına gelmez; görev dağılımı somut talebe göre değişir.

Uzman erbaş adayları bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması talebi, genellikle adayın başvurduğu Jandarma Genel Komutanlığı, ilgili Kuvvet Komutanlığı veya Millî Savunma Bakanlığı tarafından yetkili birimlere iletilir; süreç tamamlandığında güvenlik soruşturması sonuçları talep eden kuruma bildirilir.


Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki uzman erbaş adayları da 7315 sayılı Kanun kapsamında güvenlik soruşturmasına tabidir; ayrıca Jandarma'nın kendi teşkilat mevzuatındaki özel hükümler de dikkate alınır.

Güvenlik soruşturmasının başlangıcı sabit bir takvime değil, Jandarma Genel Komutanlığının yürüttüğü alım ve atama sürecinin akışına bağlıdır. Başvuru, sınav, sağlık, mülakat, arşiv araştırması, güvenlik soruşturması ve atama aşamalarının sırası, güncel alım kılavuzuna göre belirlenir; araştırma, kurumun yetkili birimlere talep göndermesiyle fiilen başlar. Adayın bu başlangıç tarihini her zaman net biçimde görmesi mümkün olmayabilir; zira süreç gizlilik esasına göre yürütülür. Bu nedenle her alım döneminde geçerli olacak, değişmez ve kesin bir başlangıç tarihi vermek doğru değildir; alım ilanı ve somut kılavuz esas alınmalıdır.

Jandarma uzman erbaş adayları bakımından da temel araştırma alanları 7315 sayılı Kanunla belirlenir. Kuruma özgü farklılıklar, araştırma alanlarını keyfî biçimde genişletmekten ziyade adayın statüsü, temin süreci, değerlendirme makamı ve güncel özel mevzuat bakımından ortaya çıkar.


Alım sürecinde adaydan, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında değerlendirilecek bilgileri içeren bir form veya beyan istenebilir; bu formun içeriği ve şekli güncel kurum ilanı ve başvuru kılavuzuna göre belirlenir.

Form veya beyanda istenen bilgilerin doğru ve eksiksiz verilmesi önemlidir. Yanlış veya eksik bir beyanın hukuki etkisi tek bir kurala indirgenemez; bu etki, beyanın niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Belgenin nüsha sayısı, fotoğraf formatı ve teslim şekli ilgili alım döneminin resmî başvuru kılavuzuna göre belirlenir.


Uzman erbaş güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında, 7315 sayılı Kanunun 4. maddesindeki resmî kayıtlara ek olarak, Kanunun 5. maddesindeki olgusal veriler değerlendirilir. Sosyal medya, telefon kayıtları, banka hesapları ve benzeri veriler bağımsız bir araştırma kategorisi oluşturmaz; bu veriler ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle somut bağlantı kurulduğunda önem kazanır.

Arşiv araştırması kapsamında; adli sicil kaydı, kişinin kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı, hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları, devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular ile kesinleşmiş kamu görevinden çıkarılma veya memurluktan çıkarma bilgileri incelenir. Bu liste, kanunda sayılan araştırma alanlarıyla sınırlıdır.

Adli sicil kayıtları ile kesinleşmiş mahkeme kararları aynı kavram değildir; adli sicil kaydı, kesinleşmiş bir mahkûmiyeti gösteren resmî bir belge niteliğindeyken, kesinleşmiş mahkeme kararı daha geniş bir kavramdır ve farklı hukuki sonuçlar doğurabilecek kararları da kapsayabilir. Aynı şekilde, kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olgular, kesinleşmiş bir mahkûmiyetle aynı hukuki ağırlıkta değildir; bu olgular masumiyet karinesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı ile hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı da birbirinden ayrı araştırma alanlarıdır; her ikisi de kanunda ayrı ayrı sayılmıştır ve farklı hukuki sonuçlara işaret edebilir.

Arşiv araştırması kapsamında toplanan kayıtların doğru kişiye ait olması da bu incelemenin temel şartlarından biridir. İsim benzerliği veya kayıt eşleştirmesindeki bir aidiyet hatası, olumsuz bir işleme dayanak yapılamaz; bir adayın dosyasında yer alan kaydın gerçekten kendisine ait olup olmadığının doğrulanması, olası bir itiraz veya dava sürecinin ilk adımlarından biridir. Arşiv araştırması, kanuna göre en geç 30 iş günü içinde tamamlanarak talep eden kuruma bildirilmelidir; bu süre, araştırmayı yürüten birimlere yönelik bir usul süresidir.

Güvenlik soruşturması kapsamında; görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak değerlendirilir. Belirleyici olan, verinin güncelliği, kişiye aidiyeti, görevle bağlantısı ve denetlenebilirliğidir.

Kolluk kuvvetleri ve istihbarat birimlerinden gelen bir verinin salt bir kanaatten ibaret olması, tek başına yeterli görülmez; verinin adayla somut bir bağlantısının kurulması, güncel olması ve görevle bağlantısının gösterilmesi aranır. Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat veya iltisak iddiası da aynı şekilde somutlaştırılmalıdır; soyut bir iddia, kendiliğinden kesin bir sonuç doğurmaz. Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişkinin varlığı da tek başına olumsuzluk anlamına gelmez; bu ilişkinin niteliği, amacı ve görevle bağlantısı ayrıca değerlendirilir.

Güvenlik soruşturması kapsamında toplanan ham veri, kendiliğinden bir karar oluşturmaz; bu veriler Değerlendirme Komisyonu tarafından ayrıca değerlendirilir ve nesnel, gerekçeli bir sonuca dönüştürülür. Bu nedenle "terör örgütleriyle bağlantı iddiası kesin elenme sebebidir" biçiminde otomatik bir sonuç kurmak doğru değildir; iddianın somutluğu, güncelliği ve denetlenebilirliği, her somut dosyada ayrıca incelenir.

Sosyal medya, telefon kayıtları, banka hesapları, SGK kaydı, otel kaydı veya seyahat geçmişi gibi veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının bağımsız ve otomatik kategorileri değildir. Hukuka uygun biçimde elde edilmiş böyle bir veri, ancak kanuni araştırma alanlarından biriyle, somut olayla ve adayın kendisiyle bağlantısı kurulduğunda değerlendirmede önem kazanabilir. "İdare her türlü kayda ulaşabilir" veya "çevresi ve sosyal yaşantısı tamamen araştırılır" biçimindeki genellemeler, kanunun çizdiği sınırla bağdaşmaz.

Bu veri türlerinin genel çerçevesi hakkında güvenlik soruşturmasında nelere bakılır başlıklı içerik daha kapsamlı bilgi vermektedir. TSK güvenlik soruşturmasında neye bakılır sorusu da uzman erbaş adayları bakımından aynı çerçevede, yani 7315 sayılı Kanundaki araştırma alanları ve ilgili özel mevzuat birlikte değerlendirilerek cevaplanır.


Uzman çavuş güvenlik soruşturmasında bakılan hususlar, uzman erbaş güvenlik soruşturmasıyla aynı kanuni çerçeveye tabidir: 7315 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddelerinde sayılan araştırma alanları. Uygulamada "uzman çavuş" ifadesi, sıklıkla uzman erbaş statüsündeki personeli tanımlamak için günlük dilde kullanılan bir arama terimidir. Kişinin tabi olduğu statü ve unvanın hukuki niteliği, ilgili özel mevzuata göre belirlenir; bu nedenle somut bir başvurunun hangi statüye girdiği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu terminoloji farkına rağmen, statü veya unvan farkı kanuni araştırma alanlarını genişletmez; belirleyici olan adayın atanacağı görevin niteliğidir. Jandarma uzman çavuş adayları bakımından da aynı ilke geçerlidir: uzman çavuş olmaya engel durumlar değerlendirilirken, özel mevzuattaki adaylık şartları ve güvenlik soruşturması kapsamındaki olgusal veriler ayrı ayrı ele alınır. Bir uzman çavuş güvenlik soruşturması dosyasında araştırmayı yürüten birim Emniyet Genel Müdürlüğü, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı veya mahallî mülkî idare amirlikleri olabilir; hangi birimin görevlendirileceği, somut talebin niteliğine göre değişir.


Bu sorunun doğru cevabı, iki farklı hukuki alanın ayrılmasını gerektirir. Uzman erbaş güvenlik soruşturması elenme sebepleri, tek bir listeden oluşmaz; bazı durumlar 3269 sayılı Kanun veya Uzman Erbaş Yönetmeliğinde doğrudan düzenlenen adaylık şartlarıyla ilgilidir, bazı durumlar ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında toplanan verilerin Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesinden kaynaklanır ve somut olaya göre değişen bir takdir süreci içerir.

Bu ayrımın önemi, farklı olguların aynı hukuki sonucu doğurmamasında ortaya çıkar: kesinleşmiş bir mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, devam eden bir soruşturma, devam eden bir kovuşturma ve bir aile bireyine ait kayıt, birbirinden farklı hukuki ağırlığa ve farklı değerlendirme ölçütlerine tabidir. Uzman erbaş güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığında, öncelikle işlemin özel adaylık şartına mı yoksa 7315 kapsamındaki olgusal değerlendirmeye mi dayandığı belirlenmelidir; bu tespit, doğru savunmanın kurulması açısından belirleyicidir.

A) Uzman erbaşlığa ilişkin özel mevzuat şartları: 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliği, adaylarda aranan objektif nitelikleri (yaş, öğrenim durumu, sağlık koşulları ve belirli mahkûmiyet hâllerinin bulunmaması gibi) ayrıca düzenler. Bu şartların taşınmaması, güvenlik soruşturmasından bağımsız bir adaylık engelidir.

B) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi: Bu alanda kanuni araştırma alanlarına ilişkin olgusal veriler, Değerlendirme Komisyonunca somut olaya göre değerlendirilir.

KonuDoğrudan Sonuç Doğurabilir mi?İncelenecek Nokta
Kesinleşmiş mahkûmiyet3269 sayılı Kanun veya Uzman Erbaş Yönetmeliğinde engel olarak düzenlenmişse evetSuçun türü, ceza miktarı, kesinleşme ve özel hüküm
HAGBÖzel mevzuatta HAGB verilmiş olsa dahi sonuç bağlanan fiiller varsa doğrudan etkileyebilir; diğer hâllerde bireysel değerlendirme gerekirFiilin niteliği, olayın tarihi ve uygulanacak güncel hüküm
Devam eden soruşturmaHer durumda otomatik değildirDosyanın aşaması, isnadın somutluğu ve masumiyet karinesi
Devam eden kovuşturmaÖzel mevzuatta açık şart varsa doğrudan sonuç doğurabilirSuçun kapsamı ve özel düzenleme
Aile bireyine ait kayıtTek başına otomatik değildirAdayın somut ve iradi bağlantısı
Sosyal medya veya dijital veriTek başına otomatik değildirAidiyet, bağlam, güncellik ve görevle bağlantı
İstihbari bilgiSoyut kanaat tek başına yeterli değildirOlgusal dayanak, aidiyet ve denetlenebilirlik
Yanlış veya eksik beyanHer durumda otomatik değildirBeyanın önemi, kast, adaylık şartıyla bağlantı ve güncel özel mevzuat
Özel adaylık şartıŞart taşınmıyorsa doğrudan sonuç doğurabilirStatüye uygulanacak güncel hüküm

Uygulamada elenme, genellikle şu dört durumdan birine dayanır: özel mevzuatta aranan bir şartın taşınmaması, arşiv araştırmasında mevzuat bakımından önem taşıyan bir kaydın ortaya çıkması, güvenlik soruşturması kapsamındaki kanuni araştırma alanlarıyla bağlantılı bir verinin olumsuz değerlendirilmesi veya başvuru ya da beyan sürecinde somut ve önemli bir çelişkinin ortaya çıkmasıdır. Bu dört durumun hiçbiri otomatik ve mekanik bir sonuç doğurmaz; "her yanlış beyan otomatik elenmedir" veya "her soruşturma elenme sebebidir" gibi genellemeler doğru değildir.


Uzman çavuş olmaya engel durumlar yalnız güvenlik soruşturmasından ibaret değildir; adaylık şartları ile güvenlik soruşturması sonucu ayrı hukuki alanlardır. Uzman Erbaş Kanunu'nun ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri, adaylarda aranan genel ve özel nitelikleri düzenler; bu nitelikler arasında yaş sınırı, öğrenim durumu, askerlik veya temel askerlik eğitimi şartı, sağlık şartı ve belirli suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunmaması yer alır. Bu şartların somut kapsamı, 3269 sayılı Kanun ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin somut başvuru tarihinde yürürlükte bulunan güncel hükümleri esas alınarak değerlendirilmelidir.

Önemli bir ayrım, bir suçun kesin mahkûmiyetle, HAGB ile veya devam eden bir soruşturma ya da kovuşturmayla sonuçlanmış olmasının aynı hukuki sonucu doğurmamasıdır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet özel mevzuatta doğrudan bir adaylık engeli olarak düzenlenmişse bu sonuç kanundan kaynaklanır; güvenlik soruşturması kapsamında değerlendirilen bir olgu ise ayrı bir takdir sürecine tabidir. Somut olayda uygulanacak hüküm, adayın statüsü ve başvuru tarihinde yürürlükte bulunan özel mevzuata göre belirlenir.

Uzman çavuş olmaya engel durumlar değerlendirilirken şu ayrımın gözetilmesi gerekir: bir yanda güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması, diğer yanda özel adaylık şartının taşınmaması bulunur; bunlar farklı hukuki kaynaklara dayanır. Sağlık şartının sağlanmaması, başvuru kılavuzundaki yaş veya öğrenim şartının taşınmaması ve mevzuatta engel sayılan kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunması, güvenlik soruşturmasından bağımsız, doğrudan özel mevzuattan kaynaklanan adaylık engelleridir. Buna karşılık, soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki bir dosya, kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliği taşımadığından ayrıca ve somut olaya göre değerlendirilir; bu iki kategori birbirine karıştırılmamalıdır.


Adli sicil kaydı, uzman erbaş güvenlik soruşturmasında ve arşiv araştırmasında değerlendirilen kanuni araştırma alanlarından biridir. Kaydın varlığı tek başına elenme sonucunu doğurmaz; adli sicil kaydının güvenlik soruşturmasına etkisi değerlendirilirken kaydın yalnız varlığına değil, niteliğine, güncelliğine ve özel mevzuattaki karşılığına bakılır.

HAGB konusunda üç ayrım birlikte gözetilmelidir:

  1. Ceza hukuku sonucu: HAGB kararı, sanık hakkında kurulan hükmün belirli denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan özel bir ceza muhakemesi kurumudur; açıklanmış ve kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı hukuki sonucu doğurmaz.
  2. Özel uzman erbaş mevzuatı: Güncel 3269 sayılı Kanun veya Uzman Erbaş Yönetmeliği belirli suçlar yönünden HAGB verilmiş olmasına ayrıca sonuç bağlıyorsa, bu özel hüküm uygulanabilir.
  3. 7315 kapsamındaki değerlendirme: Özel hüküm dışında kalan hâllerde fiilin niteliği, güncelliği, görevle bağlantısı ve ölçülülük birlikte değerlendirilir.

"HAGB tek başına hiçbir zaman engel değildir" şeklinde mutlak bir ifade doğru değildir; somut bir dosyada HAGB'nin etkisi bu üç düzlem birlikte gözetilerek belirlenir. Masumiyet karinesi ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin güvenceler de bu değerlendirmenin bir parçasıdır. Aşağıda ele alınan emsal karar da bu üçlü ayrımın somut bir uygulamasını göstermektedir. HAGB güvenlik soruşturmasına engel mi sorusu değerlendirilirken de aynı üçlü ayrım esas alınır.

Devam eden bir soruşturma, henüz kamu davası açılmamış bir aşamayı ifade eder. Bu aşamada masumiyet karinesi geçerliliğini korur; isnadın somutluğu ve özel mevzuatta bu duruma ilişkin açık bir şart bulunup bulunmadığı, değerlendirmede belirleyicidir. Devam eden bir soruşturmanın varlığı, tek başına ve otomatik olarak elenme sonucu doğurmaz. Bununla birlikte, adayın tabi olduğu güncel özel mevzuatta soruşturma aşamasına açıkça sonuç bağlanan bir hüküm bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Devam eden bir kovuşturma (kamu davası), soruşturmadan farklı olarak, iddianamenin kabulüyle başlayan bir aşamadır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunmaması, kovuşturmanın idari değerlendirmede hiç dikkate alınmayacağı anlamına gelmez; özel mevzuatta kovuşturma açık bir şart olarak düzenlenmişse, suçun niteliğine göre bu şart doğrudan sonuç doğurabilir. Devam eden soruşturma ile devam eden kovuşturma aynı hukuki sonuç içinde değerlendirilmemelidir.

Devam eden soruşturma ile devam eden kovuşturma aynı hukuki sonuç içinde değerlendirilmemelidir; devam eden soruşturma veya ceza davası güvenlik soruşturmasını etkiler mi sorusu, dosyanın aşamasına ve isnadın somutluğuna göre ayrı ayrı cevaplanır.

Bir aile bireyine ait kayıt, yalnız akrabalık bağı nedeniyle uzman erbaş adayının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için tek başına yeterli olmamalıdır. Adayın kendi iradi eylemi, bilinçli bağlantısı veya somut ilişkisi ortaya konulmalıdır.

Adayın kendisine ait kayıt ile bir aile bireyine ait kayıt aynı şey değildir; suç ve sorumluluğun şahsiliği ilkesi gereği, bu değerlendirmede belirleyici olan adayın kendi somut bağlantısıdır. Kişisellik ilkesi, güncellik, aidiyet ve ölçülülük bu değerlendirmenin temel unsurlarıdır. "Aileye hiç bakılmaz" veya "birinci derece yakınlar mutlaka soruşturulur" biçimindeki iki uç ifade de doğru değildir.

Uygulamada idare, bazı durumlarda aile ortamına ilişkin bir hususu değerlendirmeye alabilmektedir; ancak bu değerlendirmenin adayın kendisiyle somut bir bağlantı kurulmadan yapılması hukuki açıdan tartışmalıdır. Güvenlik soruşturmasında aileye bakılır mı sorusunun cevabı da bu kişisellik ilkesi çerçevesinde şekillenir.


Arşiv araştırması sonucu en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonucu ise en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilmelidir. Bu süreler adayın alım sonucunun açıklanacağı, eğitime çağrılacağı veya göreve başlayacağı kesin süreler değildir.

Jandarma uzman erbaş adayları bakımından da arşiv araştırması için en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması için en geç 60 iş günü azami süre öngörülmüştür. Bu süreler, araştırma sonucunun talep eden kuruma bildirilmesine ilişkindir; Jandarma Genel Komutanlığının eğitim ve atama takvimi bu süreçten ayrı bir zamanlama izleyebilir. Sürelerin dolması, otomatik olarak eğitime çağrılma veya göreve başlama sonucu doğurmaz; adayın kendi alım dönemine ait güncel duyuru ve kılavuzu esas alması önerilir.

Millî Savunma Bakanlığı bünyesindeki personel temin süreçlerinde de aynı kanuni süre çerçevesi geçerlidir. Uygulamada temin, komisyon, eğitim ve atama işlemlerinin tamamlanma tarihi araştırma sonucunun kuruma bildirilme tarihinden farklı olabilir; ancak bu durum, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması için öngörülen azami sürelerin hukuki niteliğini ortadan kaldırmaz.

Araştırma süresi ile Değerlendirme Komisyonunun incelemesi ve atama sürecinin farklı aşamalar olduğu gözetilmelidir; 60 iş günü, adayın göreve başlama süresi değildir, yalnızca güvenlik soruşturması sonucunun talep eden kuruma bildirilme süresidir. Sonucun bildirilmesinden sonra sağlık kontrolü, belge kontrolü, kontenjan durumu, eğitim süreci ve atama planlaması gibi başka aşamalar da devreye girebilir; bu nedenle herkes için geçerli sabit bir ay aralığı verilemez. Bu nedenle sabit bir "süreç şu kadar ayda tamamlanır" tahmini vermek yerine, adayın tebliğ tarihini ve olası bir olumsuz işlemin sonrasındaki hukuki süreleri takip etmesi önerilir.


Güvenlik soruşturması sonuçlarının doğrudan araştırmayı yapan birimden öğrenilmesi her zaman mümkün değildir; süreç gizlilik esasına göre yürütülür. Temin sürecinin sonucu; ilgili kurumun başvuru sistemi, resmî duyurusu, SMS bildirimi veya yazılı tebligatı yoluyla açıklanabilir. Kullanılan yöntem kuruma ve alım dönemine göre değişir.

Gerçek ret gerekçesi, ilk bildirimde her zaman ayrıntılı biçimde gösterilmeyebilir; bu gerekçe çoğu zaman dava dosyasındaki işlem belgeleriyle ortaya çıkar. En kritik nokta, olumsuz işlemin ne zaman ve nasıl tebliğ edildiğinin doğru biçimde belgelenmesidir; çünkü sonraki hukuki süreler bu tarihe göre işlemeye başlar. Bazı adaylar sonucu öğrenmek amacıyla CİMER üzerinden başvuru yapmayı düşünebilir; ancak bu başvurunun sonucu kişisel veri ve gizlilik gerekçesiyle sınırlı bir cevapla karşılanabilir ve CİMER başvurusu, güvenlik soruşturmasının içeriğini öğrenmenin garanti bir yolu değildir.


Bu süreçte dava konusu edilen, ham güvenlik soruşturması sonucu değil; adaylığın sonlandırılması, atama yapılmaması, sözleşme yapılmaması veya eğitime çağrılmama/ilişik kesme gibi kesin ve icrai işlemdir. Bu işlemin hukuki niteliği, adayın somut statüsüne göre ayrıca değerlendirilmelidir. Genel dava açma süresi kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. Öğrenme tarihinin dava süresine etkisi somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir; bu süreye ilişkin ayrıntılı hesaplama kuralları güvenlik soruşturmasında dava açma süresi değerlendirilirken tebliğ tarihinin doğru belgelenmesine bağlıdır.

Dava açmadan önce İYUK m.11 kapsamında idari başvuru yapılabilir; ancak bu başvuru zorunlu değildir. Dava sürecinde, gizli belgeler mahkemece incelenebilir; görevli ve yetkili mahkeme somut dosyaya göre ayrıca belirlenir. İptal kararının sonucu da önceden kesin biçimde öngörülemez: bir işlemin iptal edilmesi, her durumda doğrudan göreve başlama anlamına gelmeyebilir; kararın gerekçesine göre idarenin usulüne uygun biçimde yeniden işlem tesis etmesi gerekebilir. Bu süreçte kesin bir sonuç vaadi verilemez.

Aşağıdaki karar ağacı, olumsuz sonuç sonrası izlenecek adımları özetlemektedir.

Olumsuz Sonuç Öğrenildi
↓
Başvurulan Kurum ve Statü Nedir?
(MSB / Kuvvet Komutanlığı / Jandarma / Sahil Güvenlik)
↓
Kesin ve İcrai İşlem Nedir?
(Adaylığın Sonlandırılması / Atama Yapılmaması / Sözleşme Yapılmaması / İlişik Kesme)
↓
Tebliğ veya Öğrenme Tarihi Belirlendi mi?
↓
Gerekçe 3269 Sayılı Kanundaki Açık Şart mı?
↓
Yoksa 7315 Kapsamındaki Olgusal Değerlendirme mi?
↓
İşlem Dosyası ve Belgeler Tespit Edildi mi?
↓
İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Şartları Değerlendirildi mi?

Uzman erbaş güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığında, olumsuz atama veya adaylık işlemine karşı, işlemi tesis eden idareye yöneltilen bir iptal davası açılabilir; dava dilekçesinde tebliğ tarihi, hukuka aykırılık gerekçeleri ve destekleyici belgeler yer almalıdır.

Görevli ve yetkili mahkeme, İYUK'un genel yetki kuralları ve somut işlemin niteliğine göre belirlenir; her durumda tek bir şehir veya mahkeme adı verilemez. Dava sürecinde mahkeme, idarenin dayandığı bilgi ve belgeleri inceleyebilir; bu belgelerin gizlilik dereceli olması, mahkemenin denetim yetkisini ortadan kaldırmaz.

İptal davasıyla birlikte, şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bu talebin kabulü için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğması şartlarının birlikte bulunması gerekir; bu şartlar somut dosyaya göre değerlendirilir ve sonuç önceden garanti edilemez. Yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilip edilmeyeceği, işlemin hukuka aykırılığının açıklığına ve zararın telafi edilebilirliğine göre belirlenir.


Mil Hukuk & Danışmanlık tarafından takip edilen bir dosyada, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, uzman erbaş adayının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edilmesine ilişkin işlem yönünden yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.

Olay

Davacı, uzman erbaş adayı olarak başvurmuş; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edildiği gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir.

İdarenin Dayandığı Veriler

Dosyada, davacının eşiyle aralarında yaşanan münferit bir tartışma sonucunda basit yaralama suçundan yargılandığı ve bu yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; ayrıca evinde bulunan kesici bir alet nedeniyle 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan da HAGB kararı bulunduğu görülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Mahkeme; isnat edilen fiillerin niteliğini, verilen cezanın miktarını ve olayın münferit ve aile içi bir nitelik taşıdığını birlikte değerlendirmiştir. Bu değerlendirme sonucunda, söz konusu ceza yargılamasının sonucunun, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Yürütmenin Durdurulması Gerekçesi

İtiraz mercii, somut olayın özelliklerini ve yürütmenin durdurulması koşullarını birlikte değerlendirerek talebin kabulüne karar vermiştir.

Kararın Uzman Erbaş Adayları Açısından Önemi

Bu karar, HAGB kararlarının otomatik olarak ve tek başına değerlendirilmemesi, olayın niteliği, ağırlığı ve bağlamının da mahkemece dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Karar, somut olayın özelliklerine ilişkindir; her HAGB veya güvenlik soruşturması dosyasının sonucu aynı olmayabilir.

Karar, her HAGB dosyasının aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez; münferit olayın niteliği, fiilin ağırlığı, adayın statüsü ve uygulanacak özel mevzuat birlikte değerlendirilmiştir.


Araştırmayı yapan birim ile Değerlendirme Komisyonu farklı unsurlardır; ham verinin kendisi otomatik olarak bir sonuç oluşturmaz. Komisyon, kendisine iletilen olgusal verileri nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirmekle yükümlüdür; bu değerlendirmede verinin kişiye aidiyeti, güncelliği ve görevle bağlantısı incelenir.

Nihai işlemi ise Komisyonun kendisi değil, atamaya veya sözleşme yapmaya yetkili makam tesis eder. Komisyonun görüşü, tek başına her zaman dava konusu edilecek kesin ve icrai işlem anlamına gelmez; dava konusu edilecek olan, yetkili makamın tesis ettiği nihai işlemdir. Bu ayrım, bir olumsuzlukla karşılaşıldığında dava konusu edilecek işlemin doğru belirlenmesi bakımından önemlidir.


Yanlış: Adli sicilim temizse kesin olumlu sonuçlanır.

Doğru: Güvenlik soruşturması, adli sicil dışında kalan başka kanuni araştırma alanlarını da kapsayabilir.

Yanlış: Ailemde bir kişinin kaydı varsa kesin elenirim.

Doğru: Suç ve sorumluluğun şahsiliği ilkesi gereği, adayın kendi somut bağlantısı aranır.

Yanlış: HAGB hiçbir şekilde etkili olamaz.

Doğru: HAGB'nin etkisi, fiilin niteliği ve somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.

Yanlış: Her olumsuz güvenlik soruşturması kararı kesindir.

Doğru: Olumsuz işlemler idari yargı denetimine tabidir.

Yanlış: 60 iş günü sonunda mutlaka göreve başlanır.

Doğru: Bu süre, sonucun talep eden kuruma bildirilmesine ilişkin bir süredir, adayın kesin göreve başlama tarihini göstermez.

Yanlış: Uzman çavuş ve uzman erbaş tamamen farklı güvenlik soruşturmalarına tabidir.

Doğru: Terminoloji ve statü güncel 3269 sayılı Kanuna göre belirlenir; kanuni araştırma alanları aynı 7315 çerçevesindedir.

Yanlış: Jandarma alımında 60 iş günü dolunca eğitime çağrılmak zorunludur.

Doğru: 60 iş günü araştırma sonucunun talep eden kuruma bildirilmesine ilişkindir; eğitim ve atama takvimi ayrıdır.


Uygulamada sık karşılaşılan hatalar arasında; özel mevzuattaki adaylık şartıyla güvenlik soruşturması gerekçesinin birbirine karıştırılması, yalnızca "adli sicilim temiz" savunmasına dayanılması, olumsuz işlemin tebliğ tarihinin kaybedilmesi ve dava süresinin kaçırılması sayılabilir.

Bunlara ek olarak, ret sebebi öğrenilmeden genel içerikli bir dilekçe hazırlanması, HAGB veya aile kaydına ilişkin savunmanın soyut biçimde yapılması ve emsal kararların somut olayla bağlantısı kurulmadan kullanılması da sık görülen hatalardandır.

Bunların yanında; uzman erbaş ile uzman çavuş terminolojisinin yanlış kullanılması, eski Uzman Erbaş Yönetmeliği metnine dayanılması, özel suç ve ceza şartlarının güncel mevzuattan kontrol edilmemesi, araştırma süresiyle eğitime çağrılma süresinin karıştırılması, Jandarma alım ilanındaki dönemsel bir şartın kalıcı kanun hükmü gibi sunulması ve HAGB'ye ilişkin bir emsal kararın her dosyaya otomatik olarak uygulanması da uygulamada sıkça karşılaşılan hatalardandır.


Uzman erbaş güvenlik soruşturması, biri özel mevzuattaki objektif adaylık şartlarına, diğeri 7315 sayılı Kanun kapsamındaki olgusal verilerin değerlendirilmesine dayanan iki ayrı hukuki alanı bir arada barındırır; bir kaydın veya verinin varlığı tek başına ve otomatik olarak elenme sonucu doğurmaz. Olumsuz işlemlerin dava konusu edilmesinde iptal davası temel yargısal yoldur; şartları varsa bu davaya yürütmenin durdurulması talebi de eklenebilir.

Olumsuz sonuçlanan işlemler idari yargı denetimine tabidir; her dosya uygulanan özel mevzuat, adayın statüsü, olumsuz işlemin dayanağı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Bu yazıda ele alınan emsal karar da göstermektedir ki, idarenin bir bilgiyi olumsuzluk gerekçesi yapması, bu gerekçenin otomatik olarak hukuka uygun kabul edileceği anlamına gelmez.


Olumsuz bir sonuçla karşılaşırsanız, öncelikle işlemin tebliğ tarihini kayıt altına alın ve dava açma süresini takip edin. Ardından işlemin dayandığı gerekçeyi öğrenmeye çalışın; adli sicil, HAGB, devam eden bir süreç veya aile bireyine ait bir kayıt söz konusuysa, bu hususun somut olaydaki gerçek karşılığını netleştirin. Elinizdeki belgeleri düzenli biçimde toplayın ve süreci bir güvenlik soruşturması avukatı desteğiyle değerlendirin. Her dosya kendi koşulları içinde ele alınmalıdır.


Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve ilgili mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.

Güncelleme Tarihi: 02.08.2026

Yazan: Av. Emre Asan

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Tebligatın tarafınıza yapılmasından itibaren 60 günlük yasal süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açmanız gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü olup kaçırılması durumunda dava açma hakkınız tamamen ortadan kalkar.

Hayır, güvenlik soruşturması kişinin kendisi ve çok sınırlı durumlarda birinci derece aile fertleri üzerinden yürütülen bir süreçtir. Kişinin geçmişteki arkadaşlık ilişkileri veya ayrıldığı kişilerin sicili hukuken adayı bağlamamaktadır.

İstihbari bilgi emniyet veya MİT tarafından kayıt altına alınan ancak kesinleşmiş bir yargı kararına dayanmayan bilgilerdir. Mahkemeler bu bilgilerin somut belgelerle kanıtlanamadığı durumlarda işlemin iptaline karar vermektedir.

Hayır, dava açmak anayasal bir hak olup idarenin bu nedenle adaya karşı olumsuz bir tutum sergilemesi hukuka aykırıdır. Davayı kazandığınızda sanki hiç elenmemiş gibi tüm haklarınızla göreve başlarsınız.

Evet, güvenlik soruşturması formunda sorulan sorulara eksiksiz ve doğru cevap vermeniz dürüstlük kuralı gereğidir. Bilgi sakladığınızın tespit edilmesi başlı başına bir elenme ve sözleşme fesih gerekçesi sayılabilmektedir.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Emre ASAN

Av. Emre ASAN

Av. Emre Asan; idare hukuku, askeri ceza hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır. TSK disiplin cezaları ve iptal davalarında profesyonel hukuki destek alın.

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.