Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası (TCK 112) | Mil Hukuk

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

  • Anasayfa
  • Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

Mil Hukuk: Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112 Hakkında Bilinçlenin! Eğitim Hakkı Yaşam Hakkından Sonra En Temel Haktır, Sınırlandırılamaz, Engellenemez, Kısıtlanamaz!

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

İçindekiler

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

Genel Açıklama

Ceza Hukuku/Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu ve Cezası Türk Ceza Kanunun 112'nci maddesinde düzenlenmiştir.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunun "Hürriyete Karşı Suçlar" başlıklı yedinci bölümünün altında 112’nci maddesinde; Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına veya öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması şeklinde tanımlanmıştır.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olup kanunun ilk düzenleme şekli olan bir yıldan üç yıla kadar olan hapis cezası 6529  sayılı kanunun 12’nci maddesi ile yeniden düzenlerek ceza süresinde arttırıma gidilmiştir. Görüleceği üzere suç kişiye karşı cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı olarak yukarıda belirtmiş olduğumuz hallerin varlığı halinde oluşacaktır.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, serbest hareketli bir suç olup failin herhangi bir şekilde maddede belirtilen neticeyi doğuracak eylemleri yerine getirmesi suçun oluşması açısından yeterlidir.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından mağdur tarafından herhangi bir şikayet olmasa da soruşturulmasına başlanacak olup teşebbüs ve iştirak hususları ile suçun tamamlanıp tamamlanmadığı hususları cezanın belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Kişi hakkında yapılan yargılamada hükmedilecek cezanın süresi, kişinin hürriyeti açısından önemli olduğu gibi gerek 657 sayılı Devlet Memurluğu gerekse özel kanunlar kapsamında aday ve görevdeki memurlar açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple soruşturma ve kovuşturma aşamasında ifadelerin alınması, delillerin toplanması, somut olayın hem mağdur hem de fail açısından açıkça ortaya çıkarılması, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti özellikli ve önemli olup alanında uzman ceza avukatından yardım alınması tavsiye edilmektedir. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Korunan Hukuksal Yarar

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu “hürriyete karşı suçlar” bölümünün altında düzenlenmiş olup suç ile korunan hukuksal yarar mağdurun özgür iradesi ile karar verme ve bu karar doğrultusunda hareket etme özgürlüğü olduğu gibi kanun koyucu tarafından özellikle kişilerin Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde korunan eğitim hakkının korunması amaçlanmaktadır.

Zira eğitim hakkı, hukuk düzeni tarafından kişilere tanınan öğrenme-öğretme ve eğitim almanın yanı sıra kendini geliştirebilme gibi yetkileri ve bu yetkilerden yararlanılması bireyin iradesine bırakılan çıkarları ifade etmektedir (Elma ve Aytaç, 2020). Eğitim hem devletlerin varlığını sürdürmesi hem de vatandaşların sosyal bir varlık olarak toplumsallaşması için etkili bir araç olup bu sebepten bütün devletler eğitim hakkını gerek anayasal gerekse bu hakkın engellenmesi durumunu ceza hukuku çerçevesinde düzenleyerek güvenceye almışlardır. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Fail

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunda fail açısından herhangi bir özellik aranmamıştır. Yani herkes bu suçun faili olabilmektedir. Ancak suçun TCK’nın 119 maddesinde düzenlenen suçun nitelikli halleri içerisinde sayılan “Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,” işlenmesi durumunda, temel cezanın bir kat arttırılacağı düzenlenmiştir. Burada failin salt kamu görevlisi olması değil failin kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması durumu arandığı unutulmamalıdır. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Mağdur

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun mağduru açısından herhangi bir özellik aranmamakta olup kişinin gerçek kişi olması yeterlidir. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Maddi Unsur

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunun 112’nci maddesinde tek fıkra halinde düzenlenmiş olup suçun nitelikleri halleri ise ortak hüküm olarak 119’uncu maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Suçun basit halinin düzenlendiği 112’nci maddede suçun maddi unsuru; kişinin, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine engel olması, mağdurun eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına engel olması ya da öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olması seçimlik hareketlerden herhangi birini gerçekleştirmesi şeklindedir. Failin bu seçimlik hareketlerden birini cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı bir davranışla yerine getirmesi zorunluluk olup aksi durumda Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu oluşmayacaktır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu devlet eğitim öğretim kurumları veya dil okulları, kreş, özel eğitim merkezleri gibi özel eğitim-öğretim kurumlarının eğitim faaliyetlerinin engellenmesi şeklinde meydana gelebileceği gibi eğitim kurumlarının fiziki olarak kapatılması, eğitmenler ya da öğretmenlerin tehdit edilerek, baskı altına alınarak faaliyetlerinin engellenmesi şeklinde de işlenebilmektedir. Bunun yanı sıra bireyin kişisel eğitim ve öğretim haklarının ihlali de bu suça vücut vermektedir. Örneğin, kişinin aile üyeleri ya da üçüncü kişi tarafından cebir uygulanarak ya da tehdit edilerek okula, eğitim-öğretim kurumuna gitmesinin engellenmesi de yine Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunu oluşturacaktır.

Son olarak öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olacak şekilde okul kapısına kilit vurulması, geçiş yerine bariyer konulması gibi eylemlerde bu suçu oluşturacaktır. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Manevi Unsur

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu özel kastla işlenen bir suçtur. Daha farklı bir ifadeyle failin, cebir veya tehdit ederek ya da hukuka aykırı eylemle mağdurun eğitim hakkını kısıtlama kastıyla hareket etmesi gerekmektedir. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere failin, mağdurun eğitim ve öğretim hakkını ihlal etme bilinç ve iradesinde olması zorunluluk olup failde özel kast yoksa, mağdurun fiilen eğitim ve öğretim engellenmiş de olsa eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu oluşmayacaktır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunun Basit Hali

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun basit hali maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre kişinin, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine engel olması, mağdurun eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına engel olması ya da öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olması seçimlik hareketlerinin birini yapması suçun basit halini oluşturmaktadır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunun Nitelikli Hali

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun basit hali maddenin birinci fıkrasında nitelikli hali ise 119’uncu maddede ortak hükümler başlığı altında düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre, eğitim ve öğretim hakkının engellemesi suçunun basit halinin silahla işlenmesi durumunda, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlemesi durumunda, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi durumunda veya Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi durumunda suçun nitelikli hali gerçekleşmiş olacak ve fail suçun basit halinde hükmedilen cezanın bir kat arttırılarak cezalandırılacaktır.

Kanun koyucu suçun bu nitelikli hallerinde mağdurun iradesi daha kolay etki altına alındığından ve mağdurda meydana gelen iç huzurun daha fazla zarar göreceğinden ayrıca suçun işlenmesinin kolaylaşması ile meydana gelen zararın büyüklüğü sebebiyle sayılan halleri nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 

Suçun Silahla İşlenmesi

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun silahla işlenmesi durumunda cezanın bir kat oranında arttırılacağı 119’uncu maddenin birinci fıkrasının a bendinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu suçun silahla işlenmesi durumunda mağdurun iradesi daha kolay etki altına alınabileceği gibi mağdurda meydana gelen iç huzurun daha fazla zarar göreceği ve suçun işlenmesinin kolaylaşması sebebiyle nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Suçun silahla işlenmiş olmasının nitelikli hal kapsamında değerlendirilebilmesi için failin silahı mağdura yöneltmiş olması zorunluluğu bulunmamakta olup sadece silahın veya kabzasının gösterilmiş olması yeterlidir. 

Suçun Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle, İmzasız Mektupla Veya Özel İşaretlerle İşlenmesi

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun, Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi, suçun işlenmesinin kolaylaşması ve mağdurun iradesinin suçun basit haline göre daha kolay kontrol altına alınmasını sağladığından dolayı nitelikli hal olarak düzenlenerek cezanın arttırılması yoluna gidilmiştir. Failin mağdura yönelik olarak imzasız mektup ya da teknolojik araçlar aracılığıyla gerçek kimliğini açığa çıkarmayacak şekilde mesajlar göndererek eğitim hakkını engellemeye yönelik eylemlerde bulunması veya kendisini tanınmayacak bir hale koyarak suçun maddi unsurunda sayılan eylemlerde bulunması durumunda suçun bu nitelikli hali oluşacaktır.

Suçun Birden Fazla Kişi Tarafından İşlenmesi   

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesi suçun nitelikli hali olarak maddenin birinci fıkrasının c bendinde düzenlenmiştir. Suçun diğer nitelikli hallerinde olduğu gibi burada da suçun işlenişinin kolaylaşması ve zararın büyüklüğü dikkate alınarak bu hal nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 

Suçun Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle İşlenmesi

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun bu nitelikli halinin gerçekleşmesi için kamu görevlisinin kamu görevinin kendisine tanımış olduğu yetkiyi hukuka aykırı olarak kullanarak ve suç işleme kastıyla hareket etmesi aranmıştır. Failin kanunun vermiş olduğu kamusal gücü kullanarak mağdur üzerinde yarattığı etki ile suçun işlenişindeki kolaylık dikkate alınmış ve bu hal suçun nitelikli halleri arasında düzenlenmiştir.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşması Halinde

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun kapsamında failin eylemi neticesinde eğitim hakkının engellenmesinin yanı sıra neticesi sebebiyle ağır farklı sonuçlarda meydana gelmesi durumlarında cezanın ağırlaştırılacağı düzenlenmiştir. Buna göre failin eylemi neticesinde kastedilenden daha ağır bir sonuç meydana gelmişse ve fail bu husus hakkında en azından taksirle hareket hareket etmişse fail hakkında eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun yanı sıra kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerde uygulanarak cezaya hükmedilecektir. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu ve Cezası TCK 112

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu Türk Ceza Kanunun 112’nci maddesinde tek fıkra olarak düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında suçun basit hali ve cezası, 119’uncu madde de ise ortak hüküm olarak suçun nitelikli hali düzenlenmiştir. 

Buna göre; kişi, Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine engel olması, mağdurun eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına engel olması ya da öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olması durumunda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. 119’uncu madde kapsamında kalan hareketlerin varlığı durumunda suçun cezası ise diğer bir ifadeyle Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun nitelikli halinin cezası ise suçun basit halinde verilen ceza bir kat arttırılarak hükmolunmasıdır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Teşebbüs 

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda olduğu gibi Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda da suçun tamamlanması ile sona erme anları birbirinden farklıdır. Nitekim Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda da izah ettiğimiz üzere failin mağdurun eğitim ve öğretim haklarını kısıtlamaya yönelik eylemi neticesinde mağdurun kısıtlanması durumunda suç tamamlanmış olacak mağdurun yeniden hareket serbestisine kavuşması durumunda suç sona erecektir. Bu açıklamalardan da görüleceği üzere eğitim-öğretim haklarının engellenmesi suçunda teşebbüs suçun tamamlanması aşamasına kadar mümkün olup mağdurun haklarının kısıtlanması anına kadar geçen sürede neticenin gerçekleşmemesi halinde suç teşebbüs aşamasında kalacak fail eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunda teşebbüsten cezalandırılacaktır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, failin işlediği fiilin olumsuz sonuçlarını gidermesi durumunda uygulanan bir ceza indirimi nedeni olarak tanımlanmakla birlikte kanunun izin verdiği daha farklı bir ifadeyle kanun koyucu tarafından ilgili suça yönelik özel bir düzenleme yapıldığı takdirde uygulanabilmektedir. Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunda ise özel bir düzenleme bulunmadığından dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkanı bulunmamaktadır. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Şikayet Süresi

Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunun gerek 112’nci maddesinde düzenlenen basit hali gerekse 119’uncu maddesinde düzenlenen nitelikli hali şikayete tabi olmadığından herhangi bir zamanaşımı süresine tabi değildir. Ancak unutulmaması gerekir ki, suç şikayete tabi olmasa da fail hakkında soruşturma yapılabilmesi için dava zamanaşımı süresi içerisinde soruşturmaya başlanılması gerekmektedir. Aksi durumda dava zamanaşımı gerekçesiyle soruşturma yapılamayacaktır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Adli Para Cezası

Adli para cezasına çevirme; kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezalarına alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 112’nci maddesinde belirtilen basit halinin ya da 119’uncu maddesinde düzenlenen nitelikli halinin varlığı sonucunda yapılan yargılama neticeten verilen hapis cezasının Adli Para Cezasına Çevirme imkanı bulunmamaktadır. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde hükmedilen cezanın, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması ve diğer koşulların varlığı halinde açıklanmayarak sanığın 5 yıl boyunca denetimli serbestliğe tabi tutulmasıdır. Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının uygulanıp uygulanamayacağı yargılama neticesinde verilecek hapis cezası süresine ve kanunun aradığı diğer koşulların varlığının değerlendirilmesine bağlı olduğundan ve Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçundan dolayı verilen cezanın açıklanmasının geri bırakılması mümkündür.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Uzlaşma

Ceza Hukuk kapsamında uzlaşma; şikayete bağlı olan suçlar ve bunlarla birlikte kanunda tek tek sayılan suçların, fail ve mağdurlarını bir araya getirerek ceza mahkumiyeti sonucuna ulaşmadan dosyanın kapatılmasını amaçlayan bir kurumdur. Uzlaşma sırasında fail ve mağdur karşılıklı anlaşma sağlarsa, dosya soruşturma aşamasındaysa takipsizlik, kovuşturma aşamasındaysa düşme kararı verilerek kapatılmaktadır. Uzlaşma kurumunun tanımından da anlaşılacağı üzere şikayete bağlı suçlarda uzlaşma mümkün olduğundan Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu Devlet Memurluğuna Engel midir?

Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçundan dolayı fail hakkında hükmedilen cezanın devlet memurluğuna etki edip etmeyeceği konusunda 657 sayılı kanunun 48’inci maddesinde yer alan düzenlemeye bakmak gerekmektedir. Zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48’inci maddesinde devlet memurluğuna başvuracak kişilerin hangi nitelikleri taşıdığı ve memuriyetleri sürecinde de hangi niteliklere sahip olması gerektikleri kanun koyucu tarafından düzenleme altına alınmıştır.

Maddede Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçu katalog suçlar içinde yer almasa da bu suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla ceza alarak haklarında mahkumiyet kararı verilen devlet memurlarının kamu görevinden çıkarılmasına memur adaylarının ise adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına sebebiyet vereceği açıktır. 

Bu kapsamda Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçu her ne kadar katalog suçlar içerisinde yer almasa da devlet memurluğuna ilk girişte güvenlik soruşturması aşamasında yahut devlet memurluğuna devamı sırasında kişilerin almış olduğu cezanın süresi gerekçe göstererek memuriyetle ilişiğini takdir yetkisini kullanarak kesebilmektedir. Bu durumda ise idari davalar konusunda uzman idari dava avukatından yardım almanızı tavsiye ederiz. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu Uzman Erbaş Olmaya Engel midir?

Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçu 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunun 12’nci maddesinde sayılan katalog suçlar içerisinde yer almamış olsa da eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçundan dolayı hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hükmedilmesi, adaylar açısından işlemlerinin sonlandırılması, görevdeki personel açısından ise kurumla ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuracaktır.

Sözleşme feshi durumunda ya da adaylar açısından adaylık işlemlerinin sonlandırılması durumunda uzman erbaş sözleşme feshi iptal davası ya da güvenlik soruşturması iptal davası açılması gerekmektedir. Bu tür davalarda daha doğru ifade ile uzman erbaş sözleşme feshi iptali ya da uzman çavuş sözleşme feshi iptali davasında önemli olan gerekçeli olarak savunmaların yapılması, alanında uzman bir idari dava avukatı ile çalışması, sözleşme fesih sebebinin hukuka aykırı olduğunun mahkemeye hukuki bir dille dile getirilmesidir.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay Astsubay Olmaya Engel midir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda görevdeki personel ve adaylarda aranılacak nitelikler kapsamında Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçu katalog suçlar içerisinde yer almamakta olup yargılama neticesinde verilen otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hükmedilmesi adaylar açısından işlemlerinin sonlandırılması, görevdeki personel açısından ise Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma kararı sonrası kurumla ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuracaktır.

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunun 112’nci maddesinde düzenlenen Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunun gerek basit halinde gerekse nitelikli hallerinde görevli mahkeme suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesidir. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat

Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçunun mağduru, failin eylemi sebebiyle uğramış olduğu haksız fiilin yanı sıra eylem sebebiyle maruz kaldığı zararı maddi ve manevi tazminat davasına konu edebilir. Bu kapsamda yapılan yargılama neticesinde Eğitim ve öğretim haklarının engellenmesi suçundan yargılanan sanık hakkında hükmedilen cezanın yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilmek için alanında uzman tazminat davası avukatı yardımıyla hukuk mahkemelerinde dava açması gerektiğini tavsiye etmekteyiz. 

Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ   : Ad Soyad, TC Kimlik Numarası, Adres

VEKİLİ       : Av. Emre ASAN / Av. Bilgehan UTKU- Cevizlidere Mahallesi Mevlana Bulvarı No:221 YILDIRIM Kule kat:15 No:142 Çankaya/ANKARA

ŞÜPHELİ   : Adı Soyadı - Biliniyorsa; TC Kimlik Numarası, Adresi

SUÇ            : Eğitim ve Öğretim Haklarının Engellenmesi Suçu TCK 112

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇUN İŞLENDİĞİ YER :

KONU: Şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunda kamu davası açılmasına karar verilmesi talepli şikayet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Açıklamalar kısmında öncelikle şüphelinin biliniyorsa kimlik bilgileri dile getirilerek şikayete konu olayın nasıl gerçekleştiği, 
  2. Somut olayın nasıl gerçekleştiği detayları ile anlatılmalı,
  3. İddiaların ispatı açısından hangi delillerin olduğu ifade edilmeli,
  4. Dilekçe ekinde verilecek belgelerin neler olduğu dile getirilmeli 
  5. Son olarak “Müvekkil, bu olaydan mağdur olup şüpheli hakkında şikayet olma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.” Şeklinde talep dile getirilmelidir. 

HUKUKİ NEDENLER: TCK, CMK ve ilgili her türlü mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, fotoğraflar, kamera kayıtları, mesajlar, yemin, faturalar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçeler ile şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması açılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekileten talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. Emre ASAN / Av. Bilgehan UTKU

İmza

1