Memur Güvenlik Soruşturması Nedir

  • Anasayfa
  • Memur Güvenlik Soruşturması Nedir

Memur Güvenlik Soruşturması Nedir

Memur güvenlik soruşturması nedir, ne kadar sürer? 2026 güncel rehberimizde 7315 sayılı Kanun süreci, değerlendirme kriterleri, riskler ve olumsuz sonuçlara karşı iptal davası aşamalarını uzmanından öğrenin. Hak kaybı yaşamamak için süreçteki kritik

Memur Güvenlik Soruşturması Nedir

Memur Güvenlik Soruşturması Nedir? Güncel Rehber 2026 | Süre – Yetki – Riskler

Kamu görevine girmek isteyen her adayın karşısına çıkan en kritik aşamalardan biri olan bu süreç, devletin bekasını ve kamu hizmetinin selameti korumayı amaçlar. Memuriyet hayatına adım atmadan önce yapılan bu inceleme, sadece adayın adli sicil kaydını değil, aynı zamanda devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek her türlü bağlantısını ve geçmişini kapsamaktadır. İdari dava avukatı tarafından yönetilen süreçlerde görüldüğü üzere, bu aşamanın hukuka uygun tamamlanması atama işleminin nihai sonucunu belirler.

Memur Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kapsamı

Memur güvenlik soruşturması süreci, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile yasal bir zemine oturtulmuş olup kapsamı oldukça geniştir. Arşiv araştırması, kişinin adli sicil kaydının, hakkında devam eden bir soruşturma olup olmadığının ve kolluk kuvvetlerince aranıp aranmadığının kontrol edilmesini ifade ederken, güvenlik soruşturması daha derinlemesine bir incelemeyi kapsar. Bu derinlemesine incelemede adayın milli güvenliği tehdit eden yapılarla bir bağının olup olmadığı, terör örgütlerine üyeliği veya sempatisi titizlikle araştırılır.

Büromuzun yürüttüğü dosyalarda gözlemlediğimiz üzere, adaylar genellikle arşiv araştırması ile güvenlik soruşturması arasındaki farkı tam olarak idrak edememektedir. Arşiv araştırması her memur adayı için zorunlu bir prosedür iken, güvenlik soruşturması daha kritik görevlerde ve belirli kurumların kadrolarında istihdam edilecek kişiler için uygulanmaktadır. Bu süreçte elde edilen veriler, kurum bünyesinde oluşturulan Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenerek adayın memuriyete uygun olup olmadığına dair nihai karar verilir.

Uygulamada yapılan incelemelerin sınırları anayasal haklar ve hukukun genel ilkeleri ile çizilmiştir; dolayısıyla keyfi değerlendirmeler hukuka aykırı kabul edilmektedir. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin güncel, doğrulanabilir ve somut delillere dayanması şarttır. Aksi takdirde, yalnızca duyumlara veya soyut iddialara dayanarak verilen olumsuz kararlar, idari yargı denetimi sonucunda iptal edilmeye mahkumdur. Bu nedenle adayların haklarını bilmesi ve sürecin her aşamasını yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır.

Güvenlik Soruşturmasında Bakılan Kriterler ve Değerlendirme Formu

Güvenlik soruşturması sırasında kullanılan değerlendirme kriterleri, adayın devlete karşı sadakat yükümlülüğünü yerine getirip getiremeyeceğini belirlemek üzerine kurgulanmıştır. Bu kapsamda adayın geçmişteki siyasi faaliyetleri, sosyal çevre ilişkileri ve varsa örgüt bağlantıları en ince ayrıntısına kadar incelenmektedir. Özellikle 15 Temmuz süreci sonrası FETÖ/PDY gibi terör örgütleriyle iltisak veya irtibat kavramları, bu incelemelerin merkezine yerleşmiş durumdadır.

Müvekkillerin en çok yanıldığı nokta, sadece kendilerinin değil, birinci derece yakınlarının da bu süreçte inceleneceği düşüncesidir; ancak Anayasa Mahkemesi kararları ışığında suçun şahsiliği ilkesi bu noktada devreye girmektedir. Kişinin aile bireylerinden birinin suçu olması, otomatik olarak adayın elenmesi sonucunu doğurmamalıdır. Eğer adayın kendisi ile ilgili somut bir olumsuzluk yoksa, sadece yakınlarının durumu nedeniyle verilen ret kararları hukuki dayanaktan yoksundur.

Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, adayların değerlendirme formunu doldururken bazı bilgileri "önemsiz" görerek gizlemesi veya hatalı beyanda bulunmasıdır. Kasıtlı olmasa bile yapılan hatalı beyanlar, "dürüstlük kuralına aykırılık" olarak yorumlanabilmekte ve doğrudan elenme sebebi sayılabilmektedir. Formda yer alan her sorunun tam ve doğru bir şekilde cevaplanması, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek adına hukuki bir zorunluluktur.

7315 Sayılı Kanun Uyarınca Yapılan İncelemenin Hukuki Niteliği

7315 sayılı Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının hangi usullerle yapılacağını ve hangi makamların bu süreçte yetkili olduğunu net bir şekilde belirlemiştir. Bu kanunla birlikte, daha önce yönetmeliklerle düzenlenen süreçler kanuni bir dayanağa kavuşmuş ve kişisel verilerin korunması ilkesiyle dengelenmeye çalışılmıştır. Kanun, verilerin toplanması, saklanması ve imha edilmesi süreçlerinde belirli standartlar getirerek idarenin takdir yetkisini sınırlandırmaktadır.

İdarenin bu kanun kapsamında yaptığı işlemler, icrai ve kesin nitelikte işlemlerdir; bu da söz konusu işlemlerin yargı denetimine tabi olduğu anlamına gelir. Kanunda belirtilen usullere uyulmadan yapılan bir inceleme, şekil yönünden hukuka aykırı olacaktır. Örneğin, yetkisiz bir makamın veri toplaması veya komisyonun usulüne uygun toplanmaması, işlemin sakatlanmasına yol açan temel unsurlardandır.

Memuriyet atama süreçleri genellikle idari işlemin iptali davası gibi temel idari yargı konularıyla doğrudan ilişkilidir ve bu süreçleri anlamak hak kaybını önleyecektir. Yasaya göre elde edilen bilgilerin doğruluğu ve objektifliği, aday hakkında verilecek kararın meşruiyetini sağlar. Kanun koyucu, bu incelemeler yapılırken bireyin özel hayatının gizliliği ile kamu yararı arasında hassas bir denge kurulmasını hedeflemiştir.

Güvenlik Soruşturması Kaç Ay Sürer ve Süreç Nasıl İşler?

Güvenlik soruşturması süreci, adayın atanacağı kurumun talebiyle başlar ve ilgili istihbarat birimlerinin (EGM, MİT) araştırmasıyla devam eder. Standart bir arşiv araştırması genellikle 30 ila 60 gün arasında sonuçlanırken, derinlemesine güvenlik soruşturmalarında bu süre 6 aya kadar uzayabilmektedir. Sürecin uzaması, adayın mutlaka eleneceği anlamına gelmez; bazen kurumlar arası yazışmaların yoğunluğu veya incelenen verilerin derinliği bu gecikmeye sebep olabilir.

Davayı açmadan önce fark edilmeyen risk, idarenin sessiz kalması durumunda zımni ret süresinin kaçırılmasıdır. Belirli bir süre geçmesine rağmen atama işlemi yapılmayan adaylar, idareye başvurarak bilgi alma hakkına sahiptir. Eğer idare bu konuda olumsuz bir geri dönüş yaparsa veya makul süreler aşılırsa, aday için dava açma süreci başlamış demektir. Bu noktada sürecin takibi, hak kaybı yaşanmaması adına profesyonel bir bakış açısı gerektirir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Süreç Adımları

Aşama No İşlem Adımı Sorumlu Birim Tahmini Süre
1 Değerlendirme Formunun Doldurulması Aday / Kurum 1-7 Gün
2 Bilgi Toplama ve Arşiv Taraması EGM / MİT 30-60 Gün
3 Verilerin Kuruma Gönderilmesi İstihbarat Birimleri 7-15 Gün
4 Değerlendirme Komisyonu Kararı İlgili Kurum 15-30 Gün
5 Atama Kararı veya Ret Tebligatı Personel Daire Bşk. 7-10 Gün

 

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Gelirse Ne Yapılmalı?

Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması, adayın hayallerini yıkan bir durum olsa da hukuki süreçlerin bittiği anlamına gelmez. Olumsuz sonuç tebliğ edildikten sonra, adayların bu kararın nedenini öğrenme ve yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. Çoğu zaman tebliğ edilen yazıda gerekçe açıkça belirtilmez, sadece "güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından atamanız yapılamamıştır" ifadesi yer alır.

Bu durumda yapılması gereken ilk iş, yasal süresi içinde idari yargıda dava açmaktır. Dava dilekçesinde, kararın hangi somut verilere dayandığının sorgulanması ve hukuka aykırı yönlerin net bir şekilde ortaya konulması gerekir. İdare mahkemesi, "gizli" ibareli dosyaları celp ederek inceleme yapar ve kararın gerçekten bir güvenlik riskine dayanıp dayanmadığını denetler.

Uygulamada, asılsız ihbarlar veya yanlış kimlik eşleşmeleri nedeniyle birçok adayın mağdur edildiğine tanık olmaktayız. Eğer hakkınızda verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı yoksa veya bu karar memuriyete engel teşkil etmiyorsa, soruşturmanın olumsuz gelmesi genellikle hukuka aykırıdır. Mahkemeler, özellikle "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" (HAGB) kararlarının doğrudan güvenlik soruşturmasını olumsuz etkilemeyeceğine dair çok sayıda emsal karar vermiştir.

İdari Yargıda Açılacak İptal Davası ve Görevli Mahkeme

Soruşturması olumsuz gelen adayın açacağı iptal davasında görevli mahkeme İdare Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise genellikle işlemi tesis eden kurumun bulunduğu yerdeki mahkeme veya adayın atanacağı yer mahkemesidir. Bu dava, işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmalıdır. Sürenin kaçırılması, haklı olunsa dahi davanın reddedilmesine yol açan en kritik teknik hatadır.

İptal davası açılırken, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağı aşikar ise mutlaka "yürütmenin durdurulması" talebinde bulunulmalıdır. Yürütmenin durdurulması kararı alındığında, dava sonuçlanana kadar adayın atama süreci geçici olarak koruma altına alınabilir. Bu talep, davanın ilk aşamasında mahkemece ivedilikle incelenir ve karara bağlanır.

Bu tür uyuşmazlıklarda mahkeme, sadece idarenin sunduğu raporlara bakmaz; aynı zamanda bu raporların dayanağı olan olayların gerçekliğini de araştırır. Eğer istihbari bilgi somut bir delille desteklenmiyorsa, mahkeme "istihbari bilgilerin tek başına karar verme yetisi yoktur" ilkesini işleterek iptal kararı verir. Bu aşamada sunulacak dilekçenin hukuki derinliği ve emsal kararlarla desteklenmesi davanın kaderini belirler.

Memuriyet Engelinde Akraba Etkisi ve Emsal Kararlar

Birçok memur adayı, kardeşinin, babasının veya uzak bir akrabasının geçmişteki siyasi faaliyetleri nedeniyle eleneceği korkusunu taşımaktadır. Ancak güncel hukuk sistemimizde ve yüksek mahkeme kararlarında, güvenlik soruşturmasının kişiselliği ilkesi katı bir şekilde uygulanmaktadır. Başkasının eylemi nedeniyle bir kişinin kamu görevinden mahrum bırakılması, cezaların şahsiliği ilkesine ve anayasal çalışma hürriyetine aykırıdır.

Büromuzun yürüttüğü dosyalarda sıkça karşılaştığımız üzere, sadece kardeşinin geçmişteki bir davası nedeniyle elenen müvekkillerimizin davalarını, bu "şahsilik" ilkesi sayesinde kazanmaktayız. Mahkemeler, adayın kendisinin terörle veya suçla bir bağlantısı olup olmadığına odaklanır. Eğer aday tertemiz bir geçmişe sahipse, akrabasının durumu ancak aday ile o suç arasında organik bir bağ varsa değerlendirmeye alınabilir.

Gerçek dava pratiği üzerinden bir örnek vermek gerekirse; bir müvekkilimiz, amcasının geçmişte bir yasa dışı örgüte üye olduğu iddiasıyla güvenlik soruşturmasından elenmiştir. Ancak yapılan yargılamada, müvekkilin amcasıyla uzun yıllardır görüşmediği, aynı hanede yaşamadığı ve herhangi bir fikir birliği içinde olmadığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak mahkeme, akraba ilişkisinin tek başına sadakat yükümlülüğünü zedelemeyeceğine hükmederek işlemin iptaline karar vermiştir.

Büro Tecrübemizle Güvenlik Soruşturmasında Yürütmenin Durdurulması

Güvenlik soruşturması davalarında yürütmenin durdurulması kararı, adayın mağduriyetini en hızlı gideren hukuki enstrümandır. Çünkü idari davalar bazen 1-2 yıl sürebilmektedir ve bu süre zarfında adayın ekonomik ve sosyal haklarından mahrum kalması büyük bir kayıptır. Mahkeme eğer işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa, davanın başında yürütmeyi durdurarak idareye "atama sürecini dondurma veya devam ettirme" mesajı verir.

Bu kararın alınabilmesi için dilekçede "telafisi güç zarar" unsurunun çok iyi işlenmesi gerekir. Örneğin, adayın mevcut işinden istifa etmiş olması, sınavda yüksek puan alarak bu hakkı kazanmış olması gibi unsurlar vurgulanmalıdır. Müvekkillerin en çok yanıldığı nokta, her davanın otomatik olarak yürütmeyi durdurma ile başlayacağıdır; oysa bu tamamen mahkemenin ilk inceleme sonucundaki takdirine bağlıdır.

Soruşturma sonuçlarının hukuka aykırılığı tespit edildiğinde profesyonel bir süreç yönetimi ile idare hukukunda yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davalar, adayın işe başlama süresini ciddi oranda kısaltmaktadır. Özellikle askeri personel veya emniyet mensubu adayları için bu süreç çok daha katıdır. Bu sebeple sunulacak savunmanın niteliği, hakimin kanaatini doğrudan etkilemektedir.

Sosyal Medya Paylaşımları ve Güvenlik Soruşturması İlişkisi

Dijitalleşen dünyada güvenlik soruşturmalarının en önemli ayaklarından birini sosyal medya incelemeleri oluşturmaktadır. Adayların geçmişte yaptığı paylaşımlar, beğendikleri içerikler ve takip ettikleri hesaplar istihbarat birimleri tarafından raporlanmaktadır. Eleştiri sınırlarını aşan, devlet kurumlarını aşağılayan veya terör örgütü propagandası niteliği taşıyan paylaşımlar doğrudan olumsuz sonuç doğurmaktadır.

Uygulamada en sık karşılaştığımız hata, adayların yıllar önce yaptığı paylaşımların "unutulacağını" düşünmesidir. Oysa arşiv araştırması dijital izleri de kapsamaktadır. Ancak her eleştirel paylaşım elenme sebebi olamaz. Demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü kapsamında kalan, şiddet çağrısı içermeyen paylaşımlar nedeniyle atamanın iptal edilmesi hukuka aykırılık teşkil eder.

İdari davalarda sosyal medya içeriklerinin bağlamından koparılarak raporlandığı durumlarla sıkça karşılaşmaktayız. Örneğin, haber amaçlı bir paylaşımın propaganda gibi sunulması veya sehven yapılan bir beğeni, adayın aleyhine kullanılabilmektedir. Bu durumlarda, paylaşımın içeriği ve paylaşıldığı tarihteki konjonktür mahkemeye doğru anlatılmalıdır. Askeri bir göreve atanacak adaylar için askeri ceza hukuku prensipleri de göz önünde bulundurularak daha titiz bir dijital temizlik yapılması önerilir.

Güvenlik Soruşturması İptal Davasında Avukat Desteği

Güvenlik soruşturması ve atama süreci, teknik detayları yoğun ve süreleri kısıtlı bir alandır. Bu süreçte yapılacak en küçük bir usul hatası, kazanılmış hakların tamamen yitirilmesine neden olabilir. Bir avukatın desteği, sadece dilekçe yazmak değil, aynı zamanda idarenin mahkemeye sunduğu "gizli" raporlara karşı etkin bir savunma stratejisi geliştirmektir.

Uzman bir askeri ceza avukatı veya idare hukuku uzmanı, dosyadaki eksiklikleri tespit ederek hangi delillerin mahkemeye sunulması gerektiği konusunda adayı yönlendirir. Özellikle "iltisak" gibi muğlak kavramların hukuki çerçevede tartışılması, davanın seyrini değiştiren temel unsurdur. İdarenin savunmalarına karşı verilecek cevap dilekçeleri, hak kaybının önlenmesindeki son kaledir.

Eğer güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlandıysa veya bu konuda bir risk görüyorsanız, süreci profesyonel bir bakış açısıyla yönetmek hayati önemdedir. Haklarınızın korunması ve kamu görevine iadenizin sağlanması için alanında deneyimli bir ekipten hukuki destek almanız, kariyerinizin geleceği açısından en doğru adım olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Güvenlik soruşturması olumsuz gelince ne zaman dava açılmalıdır?

İdari işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü olup geçirilmesi halinde dava açma hakkı ortadan kalkar.

Elenmeme sebep olan bilgiyi öğrenebilir miyim?

Normal şartlarda idare gerekçeyi tam açıklamaz ancak açılan dava sonucunda mahkeme dosyası üzerinden gerekçe öğrenilebilir. Avukat aracılığıyla dosya incelemesi yapılarak sebep netleştirilir.

HAGB kararı güvenlik soruşturmasını olumsuz etkiler mi?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı hukuk sistemimizde teknik olarak bir mahkumiyet değildir. Bu nedenle sadece HAGB kararına dayanılarak yapılan elemeler genellikle mahkemelerce iptal edilmektedir.

Akrabalarımın adli sicili beni etkiler mi?

Suçun şahsiliği ilkesi gereği akrabaların sicili doğrudan adayı etkilememelidir. Ancak aday ile söz konusu suç arasında bir bağlantı kurulursa idare bunu elenme gerekçesi yapabilmektedir.

Güvenlik soruşturması davası ne kadar sürer?

İdare mahkemelerinde görülen iptal davaları genellikle 8 ay ile 1.5 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Yürütmenin durdurulması kararı alınırsa süreç aday lehine daha hızlı ilerleyebilir.

Soruşturma devam ederken başka bir işe girebilir miyim?

Evet, güvenlik soruşturması süreci devam ederken özel sektörde veya başka bir alanda çalışmanızda hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu durum atamanıza zarar vermez.

Soruşturma süresince adres değişikliği yapmak sorun olur mu?

Adres değişikliği durumunda ilgili kuruma bilgi vermeniz sürecin sağlıklı yürümesi açısından önemlidir. Tebligatların size ulaşmaması hak kaybına neden olabilir.

Altın Tavsiye Güvenlik soruşturması sonucunda atamanızın yapılmadığını öğrendiğiniz an, 60 günlük süreyi beklemeden hukuki süreci başlatmalısınız. Özellikle yürütmenin durdurulması talepli açılacak davada, idarenin dayandığı istihbari notların somut belgelerle çürütülmesi atama hakkınızın geri kazanılması için tek yoldur. Zaman aşımı riskine karşı tebligat evrakını saklamayı unutmayınız.

1