Göçmen Kaçakçılığı Suçu | Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası | Mil Hukuk

Göçmen Kaçakçılığı Suçu

  • Anasayfa
  • Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Türk Ceza Kanunun 79'uncu maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçu, maddi çıkar elde etmek amacıyla yasal olmayan yollardan ülkeye yabancı insan sokma, ülkede kalmasına imkan sağlama veya ülkeden yurtdışına Türk veya yabancı insan çıkmasına imka

Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK madde 79)

Korunan Hukuki Değer 

Göçmen kaçak kaçakçılığı suçu ile korunmak istenen hukuki yarar; suçun mağduru konumundaki kişiye ait yararın korunması, kamuya ait yararın korunması veya uluslararası topluma ait menfaatlerin korunmasına olarak ifade edebiliriz. Söz konusu düzenleme ile korunan yararları ayrı ayrı açıklamak gerekirse; kişiye ait korunan menfaatler göçmenleri vücut bütünlükleri, mülkiyet hakları, haysiyetlerinin dokunulmazlıkları, kişi hürriyetleri, kişinin sağlık hakkı gibi hukuki menfaatleridir. Ulusal ve uluslararası topluma ait olanlar ise ulusal kamu düzeni, ilgili devletin kendi devlet topluluğu üzerindeki ve toprak bütünlüğü açısından egemenlik etkisi ve toplum düzeninin korunmasına yöneliktir.

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Maddi Unsuru

Suçun hukuki konusu daha anlaşılır bir ifade ile suçun maddi konusu göçmenler olup burada göçmen kavramının açıklanmasında fayda vardır.  Nitekim ilgili kanuni düzenlemede göçmenler olarak herhangi bir şekilde yabancı göçmenlerden bahsedilmediği için göçmen kavramını “göç eden kişiler” olarak değerlendirilmekte ve göçmen, çeşitli nedenlerle bağlı bulunduğu ülkeyi terk ederek yerleşmek amacıyla başka bir ülkeye giden kişiye denilmektedir. Bu kapsamda ister yabancı isterse Türk olsun göç eden kişiler bu suçun hukuki konusunu oluşturmaktadır. Görüleceği üzere suçun maddi konusu insan olup bu insanın da canlı bir insan olması gerekir.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere göçmenlerin yasadışı olarak ülkeye sokulması veya ülkede kalmalarını sağlanması bakımından yabancılar, yurtdışına çıkmalarını sağlama bakımından ise hem Türk hem de yabancılar suçun konusu olabilecektir. 

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Faili

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu bakımından bu suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Göçmen kaçakçılığı suçu sadece belirli kişiler tarafından işlenebilecek özgü bir suç olmayıp herkes tarafından işlenebilecek genel nitelikli bir suçtur. Suçun konusu bakımından yukarıda izah ettiğimiz üzere yabancı-vatandaş ayrımı da faili bakımından mümkün değildir. Fail açısından değineceğimiz diğer bir husus ise Türk Ceza Kanunun 266’ncı maddesinde belirtilen haliyle failin bir kamu görevlisi olması veya kamu görevine ait araç ve gereç ve suça kullanılması halinde cezanın arttırılacağını yönelik düzenleme ise kanun koyucu‘nun faili açısından belirli özellikleri araması sonucunu doğurmuştur. Bu özellikler failin kamu görevlisi olması, kamu görevlisinin görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve girişleri bu suçun işlenmesi sırasında kullanmış olması olup cezanın üçte biri oranında artırılacağı düzenlenmiştir. 

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Mağduru

Kanun koyucu bu suç tipi bakımından ülkeye yasadışı yollardan sokulan, ülke dışına çıkarılan veya ülkede kalmasına imkan sağlanan göçmenleri mağdur olarak kabul etmiştir. Aslında suçun mağduru konumundaki kişiler hukuka aykırı bir şekilde ülkeye girmiş ya da ülkeden çıkıyor olsalarda fail ile mağdur sıfatı aynı kişide birleşemeyeceği için, bu mağdurlar göçmen kaçaklığı suçundan dolayı cezalandırılamazlar. Ancak bu durumda dahi eğer koşulları varsa ve zorunluluk hali yoksa bu kişiler hakkında “pasaport kanununa aykırılıktan” dolayı işlem yapılacaktır. 

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Manevi Unsuru

Kanun maddesini ifade edildiği üzere suçun manevi unsuru fiilin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak “maddi bir yarar elde etmek maksadıyla” işlenmesidir. Kanun koyucu tarafından belirtildiği üzere bu suç yalnızca kanunda düzenlemesi bulunan haliyle yani özel kastla işlenen bir suçtur.

Fail suçun maddi unsurunda saymış olduğumuz fiillerden herhangi birinin maddi menfaat elde etmek amacıyla yerine getirmelidir, maddi menfaat elde etmeksizin yardım etmek bu suça yol açmamaktadır. Failin maddi menfaat sağlama amacıyla seçimlik hareketlerden birini yapmış olması suçun oluşması için yeterlidir. Maddi menfaatin elde edilmiş olması gerekmemektedir.

Bunun yanı sıra maddi menfaatin göçmen tarafından sağlanmış olması gerekmediği gibi maddi menfaatin mutlaka faile sağlanmış olması gerekmemektedir.

Göçmen Kaçaklığı Suçunun İşleniş Şekli

Türk ceza kanununun 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun maddi unsurunu oluşturan hareketler kanun metninde;

- Bir yabancıyı yasal olmayan yollarla ülkeye sokmak,

- Bir yabancının yasal olmayan şekilde ülkede kalmasını imkan sağlamak,

- Türk Vatandaşı veya yabancının yasal olmayan yollarla yurtdışına çıkmasına imkan sağlamak şeklinde düzenlenmiştir.

Görüleceği üzere göçmen kaçakçılığı suçu yukarıda izah ettiğimiz şekilde suçun hukuki konusunun değişik şekillerde ihlal edilebilecek olması nedeniyle seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Yani suçun faili bir yabancı yasal olmayan yollarla ülkeye sokmak ya da bu yabancının yasal olmayan şekilde ülkede kalmasına imkan sağlamak seçimlik hareketlerinden birisini yaparak bu suçu işlemiş olacaktır. Bu seçimlik hareketlerden birden fazlasını işlemiş olduğu durumda ise sadece bir suç işlemiş olacaktır. Bu durumu örnekle izah etmek gerekirse bir yabancı yasal olmayan yollarla ülkeye sokan kişi aynı zamanda bu yabancının yine yasal olmayan yollarla yurtdışına çıkmasına ya da ülkede kalmasına imkan sağlıyorsa  sadece bir suç oluşacaktır.

Suçun işleniş şekli bakımından ifade edeceğimiz diğer bir husus ise bu suçun icrayı hareketli işlenecek bir suç olduğudur. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından bir örnek vermek gerekirse, bir tekne veya geminin gizli bölmesinde yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması suçun icrayı hareketle işlenmesidir. Aynı şekilde geminin yanaştığı limanda görevli gümrük memurunun kaçak göçmenleri görmüş olduğu halde işlem yapmaması da ihmali hareketle suça iştirak halini oluşturmaktadır.

Bununla birlikte kaçak olduğu bilinen göçmenlere evini kiralayan kişi de diğer bir ifadeyle bu kaçak göçmenleri yer sağlayan kişiler de bu suçu icrai hareketle işlemiş olurlar.

Bir Yabancı Yasal Olmayan Yollarla Ülkeye Sokmak

Göçmen kaçakçılığı suçunun maddi unsurunu oluşturan hareketlerden birincisi, kanunda düzenlenen şekliyle bir yabancı yasal olmayan yollarla ülkeye sokmaktır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere bu seçimlik hareketin konusunu sadece yabancılar oluşturmaktadır. Suçun oluşması bakımından dikkat edeceğimiz husus devletin gerçek anlamda egemenliği  altında olan yani gerçek anlamda ülke olarak tanımlanan kara, deniz veya hava ülkesine yabancının yasal olmayan yollarla sokulmasıdır. Bu sebeple açık denizlerde Türk bayrağını taşıyan bir gemiye göçmenlerin binmesi durumunda bu suç tamamlanmış sayılmaz. Nitekim öncesinde de izah ettiğimiz üzere göçmenlerin gerçek anlamda ülke olarak tanımlanan kara, deniz veya hava ülkesi sınırları içerisine girmiş olması gerekmektedir.

Burada açıklamamız gereken diğer bir husus ise; yabancıların yasadışı yollarla Türkiye girmiş olması hususudur. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını yasal yollarla girebilme şartları 5682 sayılı Pasaport Kanunda açıkça sayılmıştır. İlgili kanunda Türkiye yasal giriş için aranan temel koşul giriş kapılarının kullanılması olup pasaport, pasaport yerine geçen belgeler, yabancılar mahsus damgalı pasaport ve vizelerde geçiş yapacak kişilerin yanlarında bulunması gereken belgelerdir. Pasaport kanunda düzenlenen bu şartlara uymadan ülkeye giren her kişi yasal yollarla Türkiye’ye girmediği kabul edilmektedir. Bu açıklamadan da görüleceği üzere yabancı kişinin pasaport kanunda belirtilen şartları sağlamadığı halde ülkeye girmiş olması yasal olmayan yollarla ülkeye sokulması seçimlik hareketini oluşturacaktır.

Yasal Olmayan Yollardan Türk Vatandaşı veya Yabancının Yurt Dışına Çıkışına İmkan Sağlamak

Suçun kanunda düzenlenen bu hareketinde ise, bir Türk veya yabancı Pasaport Kanunu hükümlerine göre elinde çıkış için belge olmadan veya ülkeden çıkış için açılmış bulunan kapıları kullanılmadan ülke dışarısına çıkarmaktır. Failin, göçmenlerin çıkış yaptığı sırada onlarla birlikte bulunması zorunluluğu aranmamaktadır. Suçun tamamlanması için mağdurun başka bir ülke egemenlik alanına girmesi değil Türkiye sınırlarının dışına çıkartılması yeterlidir. Kısacası göçmen Türk sınırlarını hukuka aykırı olarak çıkması yeterli olup başka bir ülkenin gerçek anlamda sınırlarına girmiş olma şartı aranmamaktadır. 

Yasal Olmayan Yollardan Bir Yabancının Ülkede Kalmasını İmkan Sağlamak

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda yabancıların Türkiye’de oturma ve çalışma izinleri hakkında düzenlemeler bulunmaktadır. Ve bu kanunda düzenlenen şartlara uygun olmaksızın ülkede kalmak yasal olmayıp suçun bu halinde ülkede kalmaya imkan sağlamak ve hareketinin oluşması için ilgili kanun hükümleri göz önünde bulundurulmaktadır. Nitekim ülkede kalmaya imkan sağlamak usulüne uygun olarak ülkeye girmeyenler bakımından herhangi bir şekilde onları himaye etmek olarak ifade edilebilir. Ülkeye mevzuata uygun olarak girmiş olanlar bakımından ülkede kalmak için gerekli izinler alınmadan, kişilerin ülkeden sınır dışı edilmemelerini sağlamak üzere onlara kalacak yer sağlanması olarak da tanımlanabilir. Ancak burada önemli üzerinde durmamız gereken husus kanun maddesinde ülkede kalınmasını sağlayandan daha ziyade ülkede kalmasına imkan sağlayan fâilden bahsedildiği için yabancının Türkiye’de kalmasını sağlamaya yönelik gerekli ortamın oluşturulması veya işlemlerin yapılması da bu suçun tamamlanması için yeterli görülmüştür. Daha farklı bir ifadeyle gerekli şartları sağlamayan kişiye bir iş bulunması, yasal olmayan yollardan oturma izni alınması veya çalışma izni alınması bu suçun oluşması için yeterli görülmüştür.

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Hukuka Uygunluk Nedenleri

Göçmen kaçakçılığı suçunun hukuka uygunluk nedeni pek mümkün gözükmemektedir. Nitekim mağdurun rızası yani göçmenin rızası failin eylemini hukuka uygun hale getirmez çünkü mağdurun rızasının bulunması suçun unsurları arasında yer almaktadır. Eğer mağdurun rızası failin aldatmaya yönelik veya hileli davranışları sonucunda elde edilmiş ise artık bu suç tipinden değil somut olayın koşulları değerlendirilerek dolandırıcılık suçundan bahsetmek mümkündür. Suçun manevi unsuru yukarıda belirttiğimiz üzere maddi menfaat elde etmeksizin sadece yardım amacıyla kanun metninde belirtilen fiilin işlenmesi durumunda suçun unsurları oluşmadığından cezai sorumluluktan kurtulmak mümkündür.

Göçmen Kaçaklığı Suçunun Nitelikli Halleri

Suçun mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturması veya mağdurları onur kırıcı bir muameleye maruz bırakarak işlenmesi (TCK 79/2),

Kanun koyucu suçun bu nitelikli halinde mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşması durumunda veya onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılması durumunda suçun temel halinin yarısınından üçte ikisine kadar arttırılacağını düzenlemiştir. Burada üzerinde durmamız gereken husus mağdurların üzerinde özellikle hayata karşı işlenen fiiller açısından bir sonuç doğarsa her iki fiil açısından gerçek içtima ilişkisinin doğacak olmasıdır. Örneğin suçun mağduruna karşı fail tarafından yaralama suçu açısından doğrudan veya olası kast mevcutsa ve meydana gelen hayati tehlike kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış haline oluşturuyorsa kasten yaralama suçunun nitelikli hali ile göçmen kaçakçılığı suçu nitelikli hali gerçek içtima hükümleri kapsamında değerlendirilecektir. Suçun faili hayati tehlike halinde mağdurları mutlaka yaralanmış ya da ölmüş olmasına gerek yoktur. Mevcut düzenleme kapsamında fiilin bir tehlike oluşturması bu nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesini sebebiyet verecektir. Bu kapsamda mağdurların havasız bir ortamda, örneğin kapalı bir kamyonun arkasında veya  seyahate elverişli olmayan bir teknede taşınması gibi durumlarda mağdurlara bir zarar gelmiş olmasa bile bu nitelikli hal uygulanabilecektir. Bunun yanı sıra örnekte belirttiğimiz çerçevede gerçekleşen fiil sebebiyle mağdurlar ölmüş ya da yaralanmışsa kast unsuru de dikkate alınarak faile göçmen kaçakçılığı suçunun yanı sıra kasten öldürme veya yaralama suçundan da cezalandırılması gerekecektir.

Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi (TCK m.79/3)

Göçmen kaçakçılığı suçu bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılmaktadır. Suçun bu nitelikli halinde öncelikli olarak örgüt kavramı üzerinde açıklama yapmak yerinde olacaktır. Nitekim Yargıtayın bu konuda yapmış olduğu açıklamalar kapsamında örgüt; “… çıkar elde etmek için üç veya daha fazla kişiden oluşan, hiyerarşik biçimde yapılanmış, sürekli ve disiplinli işbirliği Öngören ve amaca yönelik suçları işlemek için oluşturulmuş bir grup…” olarak tanımlanmış olup belirtilen kıstaslar dışında örgüt kavramından bahsedilemeyeceği ifade edilmiştir. İlgili kararın devamında; “… bir göçmen grubunu sınırdan geçirmek üzere bir araya gelen sanıkların durumu örgüt oluşturmaya yeterli değildir” şeklinde hükmü ile örgüt kavramının tanımlamasını açıklığa kavuşturmuştur. Burada üzerinde durmamız gereken diğer bir husus ise, göçmen kaçakçılığı suçunun bir terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirileceğidir. Zira Türk Ceza Kanunun göçmen kaçakçılığı suçunun nitelikli halini düzenleyen 79. maddesinin üçüncü fıkrasında suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi düzenlenmiş olup terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ise Terörle mücadele kanunu kapsamında cezanın ayrıca yarı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Teşebbüs: 

Türk Ceza Kanunun Göçmen Kaçakçılığı suçunu düzenleyen 79. maddede; “suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur” denilerek göçmen kaçakçılığı suçunun teşebbüs suçu olduğu düzenlenmiştir. Göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs suçu olması sebebiyle uygulamada en fazla karşılaşılan sorun icrai hareketlerin ne zaman başladığına yöneliktir. Burada dikkat edilmesi gereken icrayı hareketlerin başlayıp başlamadığını her seçimlik hareketli açısından ve somut olayın detaylı bir şekilde değerlendirilmesi ile açıklığa kavuşturulacaktır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ile Diğer Suçların İçtiması: 

Göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru olan göçmenleri karşı suçun unsurlarını oluşturan seçimlik ve serbest hareketli fiillerden herhangi birisi göçmenlerin yaralanmasına veya ölmesine sebebiyet veriyorsa failin eylemi tek bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğinden gerçek içtima kuralları çerçevesinde her iki suç bakımından sorumlu tutulmasını gerektirecektir. Örneğin, suçun mağduru olan göçmenlerin denizde seyretmeye elverişli olmayan bir tekneyle taşınması durumunda meydana gelen yaralanma veya ölümlerden de fail ayrıca sorumlu tutulacaktır. Bunun yanı sıra failin birden fazla göçmeni tek bir hareketle farklı bir ifadeyle tek bir fiille yasal olmayan yollardan ülkeye sokması ya da ülkeden çıkarması durumunda ise zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Yasadışı yollarla faili tarafından ülkeye sokulan göçmenlerin, ülkeye girişleri sonrası zorla çalıştırılması gibi durumlarda da insan ticareti suçu açısından gerçek içtima hükümleri kapsamında her iki suçtan dolayı cezalandırılması gerekecektir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda İştirak:

Göçmen kaçakçılığı suçuna iştirakın her türü mümkündür. Suçun iştirak halinde özellikle üzerinde durulması gereken husus madde metninde düzenleme bulan “yasal olmayan yollardan bir yabancı ülkede kalmasını imkan sağlamak” seçimlik hareketidir. Nitekim kanun koyucu ilgili düzenlemeyle göçmenlerin ülkede yasadışı olarak kalmalarını imkan sağlayan kişinin göçmen kaçakçılığı suçunda yardım eden değil faili olduğunu açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda yasal olmayan yollarla ülkeye giren göçmenlerin ülkede kalmalarını imkan sağlayacak şekilde maddi bir menfaat karşılığında işe sokması ya da ev sahibinin kaçak olduğunu bildiği halde yine maddi menfaat beklentisi ile bu kişilere evini kiralaması durumunda da suçun faili olarak değerlendirilecektir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunun 79’uncu maddesinin 1’nci fıkrasında suçun basit hali düzenlenmiş olup bu kapsamda; 

  • Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan; bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan kişiye, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

79’uncu maddenin diğer fıkralarında ise Göçmen kaçakçılığı suçunun daha fazla ceza gerektiren nitelikli halleri düzenlenmiş olup bu kapsamda;

  • Suçun, mağdurların; hayatı bakımından bir tehlike oluşturması, onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılacaktır.
  • Göçmen kaçakçılığı suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılacaktır. 
  • Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacaktır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Adli Para Cezasına çevirme; kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezalarına alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda yapılan yargılama neticesinde netice ceza kanunda aranan şartlar dahilinde ise hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak göçmen kaçaklığı suçu kapsamında yapılan yargılama neticesinde hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilememektedir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı; Ceza Muhakemesi Kanunun 231’inci maddesinde düzenlenen ve sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması ve diğer koşulların varlığı halinde; sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmamasına olanak sağlayan ceza muhakemesi kurumudur. Buna göre göçmen kaçakçılığı suçunun basit ve nitelikli halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Göçmen Kaçaklığı suçunun hem basit hem de nitelikli halinde düzenlenen şikayete tabi suçlar içerisinde yer almadığından suçun soruşturulması için şikayetin varlığı aranmamaktadır. Bu nedenle suçun mağduru konumundaki göçmen önce şikayet edip soruşturulmaya başlanılsa ve sonrasında göçmen şikayetinden vazgeçmiş olsa dahi soruşturma ve kovuşturma süreci devam edecektir. Göçmen Kaçakçılığı suçu şikayete tabi suçlar kategorisinde olmadığından dolayı dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman şikayet edilebilir.  

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Uzlaşma

Ceza Hukuk kapsamında uzlaştırma; şikayete bağlı olan suçlar ve bunlarla birlikte kanunda tek tek sayılan suçların, fail ve mağdurlarını bir araya getirerek ceza mahkumiyeti sonucuna ulaşmadan dosyanın kapatılmasını amaçlayan bir kurumdur. Uzlaştırma sırasında fail ve mağdur karşılıklı anlaşma sağlarsa, dosya soruşturma aşamasındaysa takipsizlik, kovuşturma aşamasındaysa düşme kararı verilerek kapatılmaktadır. Göçmen kaçaklığı suçu ise uzlaştırma mümkün değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Cezasının Ertelenmesi

Ceza Hukuku kapsamında cezanın ertelenmesi; kişi hakkında yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından hükmedilen mahkumiyet sonucu doğuran hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesini düzenleyen infaz kurumudur. Göçmen kaçakçılığı suçunda cezanın ertelenmesi mümkün değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Devlet Memurluğuna Etkisi

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “genel ve özel şartlar” başlıklı 48’inci maddesinde “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına … mahkûm olmamak” şeklindeki düzenleme gereği göçmen kaçaklığı suçunu işleyipte bu suçtan dolayı mahkum olan kişilerin memuriyetle olan ilişikleri kesileceği gibi yeniden veya ilk defa devlet memurluğuna atanacak adaylarda da bu suçtan dolayı mahkum olmama koşulu aranmaktadır. Bu kapsamda göçmen kaçakçılığı suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde kişi hakkında mahkumiyet verildiği takdirde ilk defa veya yeniden devlet memurluğuna başvurusu reddedileceği gibi devlet memuru olarak görev yapıyorsa memuriyetten de ilişiği kesilecektir.

1