Cinsel İstismar Suçu Nedir | Mil Hukuk & Danışmanlık

Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103)

  • Anasayfa
  • Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103)

Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103)

Mil Hukuk'ta Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103) Konusunda Uzmanız. Adalet İçin Güç Birliği! Hakkınızı Savunmak İçin Buradayız! Hemen İletişime Geçin!

Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103)

Cinsel İstismar Suçu (TCK m.103)

Genel Açıklama

Ceza Hukuku/Cinsel İstismar suçu Türk Ceza Kanunun 103’üncü maddesinde altı fıkra olarak düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunun “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmının “cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” başlıklı altıncı bölümünün altında 103’üncü madddesinde çocukların cinsel istismarı suçu düzenlenmiş olup yaygın kullanımıyla uygulamada cinsel istismar suçunun tanımı, cinsel istismar suçunun cezası ve sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu ile cinsel istismar suçunun nitelikli hallerinin neler olduğu tanımlanmıştır.

Cinsel istismar; 15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış olarak tanımlanmıştır.

Bu tanımda belirtilen çocukların haricinde diğer çocukları karşı ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar cinsel istismar suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Çocukların cinsel istismarı suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunun 103’üncü maddesinin birinci fıkrasında yukarıda belirtmiş olduğumuz suçun basit hali tanımlanmış ikinci fıkrasında ise “vücuda organ veya sair cisim sokulması”na yer verilerek suçun nitelikli hali düzenleme altına alınmıştır. Bu kapsamda suçun tanımından da anlaşılacağı üzere 15 yaşını doldurmuş ve algılama yeteneği gelişmiş çocuklara yönelik ancak cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir araç varsa cinsel istismar suçundan bahsedilecek 15 yaşını doldurmamış çocuklar açısından ise sadece cinsel davranışın varlığı yeterli olacaktır.

Türk Ceza Kanununun 103’üncü maddesinde suçun tanımı, nitelikli halleri, ağırlatıcı nedenleri sayılmış olmakla birlikte konunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından günlük yaşamda çocuklara karşı işlenen tecavüz suçu, cinsel istismar suçu ya da sarkıntılık suçu olarak da adlandırılan çocukların cinsel istismarı suçunun maddi ve manevi unsurlarının neler olduğu, kimlerin çocukların cinsel istismarı suçunun faili olabileceğini, kimlerinse çocukların cinsel istismarı suçunun mağduru olabileceğini, cinsel istismar suçunda şikayet süresinin ne kadar olduğu, cinsel istismar suçunun cezasının ne olduğu ile yargılama süreci üzerinde duracağız. Cinsel istismarı suçuna vücut veren cinsel eylemler tabiatı itibariyle mağdurun vücut bütünlüğüne karşı ve cinsel dokunulmazlığın ihlal ettiği gibi manevi olarak da kişiler üzerinde de tedavisi zor etkiler bırakmakta aynı zamanda kamu vicdanı açısından da büyük yaralar açmaktadır. Hal böyle iken fail tarafından uğranılan bu eylemlerin cezasız kalmaması mağdur açısından önemli olduğu gibi failin eyleminin ilgili suçu oluşturup oluşturmadığının tespiti de büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple soruşturma ve kovuşturma aşamasında ifadelerin alınması, delillerin toplanması, somut olayın hem mağdur hem de fail açısından açıkça ortaya çıkarılması özellikli ve önemli bu dava türünde uzman ceza avukatının varlığı büyük önem taşımaktadır. 

Cinsel İstismar Suçuyla Korunan Hukuki Yarar

Cinsel istismar suçu, cinsel dokunulmaza karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiş olduğundan bu suçla korunan hukuksal yararın cinsel özgürlük olduğunu belirtmemiz yerinde olacaktır. Söz konusu suç ile ayrıca mağdurun yani çocukların erken cinsel deneyimden uzak tutularak cinsel gelişiminin de korunmasını amaçlandığı gibi suç oluşturan eylem ile mağdurun fiziksel ve psikolojik zarara uğradığı da yadsınamaz bir gerçek olduğundan mağdurum ruhsal ve bedensel bütünlüğününde korunmasının amaçlandığından söz etmemiz mümkündür.

Cinsel İstismar Suçunda Fail

Cinsel istismar suçunun düzenlendiği maddede fail açısından herhangi bir özellik aranmadığından dolayı kadın veya erkek herkes bu suçun faili olabileceği gibi fail ve mağdur aynı cinsiyette de olabilecektir. Bunun yanı sıra failin de çocuk olması mümkündür. Ancak bu durumda suçun sarkıntılık boyutunda kalması durumunda soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlanmıştır. Yani  çocuk mağdura yönelik olarak çocuk failin sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel davranışlarının soruşturması şikayete bağlanmıştır. Fail açısından belirteceğimiz son durum ise fail ile mağdur arasında belirli akrabalık ilişkisi bulunuyorsa suçun nitelikli hali vücut bulacağından ceza da arttırma gidilecektir.

Cinsel İstismar Suçunda Mağdur

Cinsel istismar suçunun mağduru erkek veya kadın çocuktur. Çocuk, Türk Ceza Kanununda 18 yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanmış olup cinsel istismar suçunun mağduru açısından çocuk tanımında ikili bir ayrıma gidilmiştir. Bu kapsamda cinsel istismar suçunun mağduru 0-15 yaş aralığındaki çocuklar veya 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar olarak belirlenmiş olup bu çocuklara yönelik her türlü cinsel davranış çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturacağı ifade edilmiştir. Buna karşın 15-18 yaş aralığında bulunan çocuklar açısından ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturacağı düzenlenmiştir. Görüleceği üzere 15-18 yaş aralığındaki çocukların rızası ile onlara yönelik olarak yapılan cinsel nitelikli davranışlar cinsel istismar suçunu oluşturmayacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus cinsel nitelikli davranışları cinsel ilişki boyutuna varmamasıdır. Nitekim cinsel içerikli davranışların cinsel ilişki boyutuna varması halinde cinsel istismar suçu oluşmazsa bile 15-18 aralığındaki çocuk reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun mağduru olacaktır.

Cinsel İstismar Suçunun Maddi Unsuru

Çocukların cinsel istismarı suçunun maddi unsuru Türk ceza kanunu kapsamında çocuk sayılan kişiye yönelik cinsel davranışlarda bulunarak istismar edilmesidir.

Cinsel istismar kanunda; 15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya irade etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar olarak tanımlanmıştır.

Cinsel istismar tanımı bu şekilde olmakla birlikte ayrıca belirtmek gerekir ki, çocuğun vücuduna organ veya sair cisim sokulması durumunun gerçekleşmemesi gerekir. Aksi taktirde bu tür cinsel davranışlar çocuğun yaşında herhangi bir ayrıma gidilmeden suçun nitelikli halini oluşturacaktır. Bunun yanı sıra maddenin birinci fıkrasının a bendinde belirtilen cinsel istismar suçunun oluşması için cebir, şiddet, tehdit, hile gibi araçların kullanılmasına gerek olmayıp bu araçların kullanılması suçun ağırlatıcı nedeni olacaktır. 

Cinsel İstismar Suçunda Nitelikli Hali

Türk Ceza Kanunun 103’üncü maddesinin birinci fıkrasında cinsel istismar suçunun basit hali ve sarkıntılık düzeyinde kalması düzenlenmiş olup maddenin diğer fıkralarında cinsel istismar suçununun nitelikli hallerine ve cezayı ağırlatan unsurlara yer verilmiştir. Buna göre; maddenin ikinci fıkrasında cinsel istismar suçunun vücuda organ veya sair bir isim sokulmasıyla işlenmesi nitelikli hali düzenlenmiş ve suçun bu halinde fail hakkında hükmedilecek cezanın alt sınırının en az on altı yıl olacak mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması durumunda ise verilecek ceza on sekiz yılın altında olamayacağı ifade edilmiştir. Vücuda organ veya sair cisim sokulması hakkında cinsel saldırı suçunda yapmış olduğumuz açıklamalardan bakabilirsiniz. Maddenin üçüncü fıkrasında ise fail ile mağdur arasındaki hukuki ilişki ile failde kanunun aradığı hususların bulunması durumunda cezanın artırılacağı düzenleme altına alınmıştır. Buna göre;

Suçun, 

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, 
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi durumunda,
  • Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından işlenmesi durumunda, 
  • Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi durumunda,
  • Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi durumunda fail hakkında hükmedilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır. 

Cinsel İstismar Suçunda Hukuka Aykırılık Unsuru 

Cinsel istismar suçunda hukuka aykırılık, cinsel istismar suçunda rızanın varlığı ile bu rızanın geçerli olup olmadığı konusunda ayrıma gidilerek belirlenebilir. Nitekim 15 yaşına kadar olan çocukların cinsel davranışı gösterdiği rıza hiçbir durumda geçerli olmayıp suç oluşacaktır. Buna karşın 15 yaşını dolduran çocukların cinsel eyleme göstermiş oldukları rıza geçerli olup eylemin gerçekleşmesi cinsel ilişki boyutuna varıp varmamasına bağlı olarak belirlenecektir. Nitekim 15 yaşını dolduran çocukların rıza ile cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışların mağduru olduğu durumda cinsel istismar suçu meydana gelmeyecek ancak cinsel ilişki söz konusuysa Türk ceza kanunu 104’üncü maddesinde düzenlenen suç oluşacaktır.

Cinsel İstismar Suçunun Manevi Unsuru

Cinsel istismar suçu kasten işlenebilen bir suç olup olası kastla da işlenebilmesi mümkündür. Mağdurun yaşı bakımından failin mağdurun yaşının 15 yaşını doldurmamış olma ihtimalini göze almış olması olası kastın örneği olarak belirtebiliriz. Bunun yanı sıra mağdurun yaşı konusunda failin yanılması kastı ortadan kaldırmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki, mağdurun yaşında yanılındığı fail tarafından yahut failin müdafii tarafından ileri sürülmelidir. Aksi durumda mahkeme failin, mağdurun yaşı konusunda bir araştırma yapmayacaktır.

Cinsel İstismar Suçunda Teşebbüs 

Cinsel istismar suçunda teşebbüsün varlığı açıklamak için öncelikle cinsel istismar suçunun hangi hallerde tamamlanacağının iyi anlaşılması gerekmektedir. Zira 1’inci fıkranın 2’nci cümlesi açısından cinsel davranışın gerçekleşmesi, birinci fıkranın birinci cümlesi açısından bedensel temas içeren davranışın belirli bir süreklilik veya yoğunluk kazanması, ikinci fıkra açısından organ veya başka bir cismin vücuda sokulmasıyla suç tamamlanacaktır. Buna göre failin suçun kanuni tanımındaki eylemleri yapma kastıyla hareket edip de elinde olmayan nedenlerle bu eylemleri tamamlayamamışsa teşebbüsten dolayı cezalandırılacaktır. Ayrıca fail, cinsel istismar suçunun icra hareketlerine başladıktan sonra herhangi bir baskı altında kalmadan tamamen gönüllü olarak icra hareketlerinden vazgeçmesi veya kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını engellemesi durumunda bu suça teşebbüsten dolayı cezalandırılmayacak ancak o ana kadar yapılan eylemler başka bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan dolayı cezalandırılır.

Cinsel İstismar Suçu Şikayet Süresi

Cinsel İstismar suçunun şikayet süresi suçun şikayete tabi hali ile şikayete tabi olmayan halinin ayrımına gidilerek açıklamak gerekmektedir.  Zira Türk Ceza Kanununda düzenlenen suçlar bilindiği üzere şikayete tabi olan suçlar ve şikayete tabi olmayan yani kişinin şikayeti olmasa dahi adli birimlerce durumun ihbar ya da farklı bir şekilde öğrenilmesi durumunda re’sen soruşturmaya başlanacak suçlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Ancak bu durum kanunda düzenlenen suç tipinin tüm görünüş şekilleri için geçerli olmayıp bazı durumlarda suçun basit hali şikayete tabikiyken nitelikli hali ya da farklı görünüş şekilleri şikayete tabi olmayabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında cinsel istismar suçunun; sarkıntılık suretiyle cinsel istismar halinde failin yaşı da küçükse suçun soruşturulması şikayete tabi olup diğer hallerde şikayete tabi değildir. Suçun şikayete tabi halinde suçun işlenildiği ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık zamanaşımı süresi içerisinde kolluk kuvvetlerine ya da savcılığa şikayet edilmesi gerekmektedir. 

Cinsel İstismar Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunun 103’üncü maddesinde cinsel istismar suçunun cezası düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.(TCK m.103/1),
  • Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ise fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir. (TCK m.103/1),
  • Cinsel istismar suçunun yöneldiği mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde fail hakkında hükmedilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olmayacaktır. (TCK m.103/1)
  • Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmedilir. (TCK m.103/2)
  • Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi halinde mağdur henüz 12 yaşını tamamlamamışsa faile verilecek ceza 18 yıldan az olamayacaktır. (TCK 103/2)  
  • Suçun üçüncü fıkrasında sayılan nitelikli hallerinde verilecek ceza miktarı yarı oranında arttırılacaktır.(TCK m.103/4)
  • Cinsel istismar suçunun on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı cebir veya tehditle işlenmesi ya da 15-18 yaş aralığında çocuklara karşı silahla işlenmiş olması durumunda verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır. (TCK m.103/4)
  • Cinsel istismar için fail tarafından başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, fail ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (TCK m.103/5) 
  • Cinsel istismar suçuna vücut veren hangi cinsel davranış sonucu olursa olsun suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. (TCK m.103/6)

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Adli Para Cezası

Adli Para Cezası tanımı itibariyle mahkemeler tarafından hükmedilen para cezası olup devlet kurumları tarafından kesilen ve idari para cezası olarak adlandırılan idari yaptırımdan hem hukuki sonuçları hem de hukuki niteliği açısından farklıdır. Nitekim belirtmiş olduğumuz gibi adli para cezasına yalnızca mahkemeler tarafından hükmedildiği gibi ödenmemesi durumunda hapis cezası ile karşı karşıya kalma ihtimali de bulunmaktadır. Adli para cezası mahkeme tarafından doğrudan hükmedilebileceği gibi seçenek yaptırım olarak adli para cezası da verilebilmektedir. Bunun yanı sıra eğer koşulları uygunsa hapis cezası adli para cezasına çevrilebilmekte ayrıca kanunda suçun cezası hem hapis cezası hem de adli para cezası olarak düzenlenebilmektedir. Bu kapsamda adli para cezasına çevirme; kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezalarına alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. Cinsel Saldırı Suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 102’nci maddesinin gerek basit hali gerekse nitelikli halinde ceza alt sınırı iki yıldan başladığından dolayı cinsel saldırı suçunun cezasını Adli Para Cezasına Çevirme imkanı bulunmamaktadır. 

Cinsel İstismar Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; sanığın üzerine atılı suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde hükmedilen cezanın, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olması ve diğer koşulların varlığı halinde açıklanmayarak sanığın 5 yıl boyunca denetimli serbestliğe tabi tutulmasıdır. Cinsel istismar suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının uygulanıp uygulanamayacağı yargılama neticesinde verilecek hapis cezası süresine ve kanunun aradığı diğer koşulların varlığının değerlendirilmesine bağlı olduğundan ve cinsel istismar suçundan dolayı verilen cezanın 2 yılın altında olmasının imkanı bulunmadığından cinsel istismar suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.

Cinsel İstismar Suçunda Uzlaşma

Ceza Hukuk kapsamında uzlaştırma; şikayete bağlı olan suçlar ve bunlarla birlikte kanunda tek tek sayılan suçların, fail ve mağdurlarını bir araya getirerek ceza mahkumiyeti sonucuna ulaşmadan dosyanın kapatılmasını amaçlayan bir kurumdur. Uzlaştırma sırasında fail ve mağdur karşılıklı anlaşma sağlarsa, dosya soruşturma aşamasındaysa takipsizlik, kovuşturma aşamasındaysa düşme kararı verilerek kapatılmaktadır. Uzlaşma kurumunun tanımında da görüleceği üzere cinsel suçlarda ve dolayısıla cinsel istismar suçunun gerek basit hali gerekse nitelikli hallerinde uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. 

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Devlet Memurluğuna Engel midir?

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu neticesinde yapılan yargılama sonucunda failin suça konu eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü sonrasında suçun işleniş şekli, nitelikli halinin varlığı, meydana gelen zararı ağırlığı, cinsel davranışın yoğunluğu gibi hususlar göz önüne alınarak fail hakkında bir cezaya hükmedilecektir. Bu kapsamda çocukların cinsel istismarı suçundan alınan cezasının devlet memurluğuna etki edip etmeyeceği ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48’inci maddesinde devlet memurluğuna başvuracak kişilerin hangi nitelikleri taşıdığı ve memuriyetleri sürecinde de hangi niteliklere sahip olması gerektikleri kanun koyucu tarafından düzenleme altına alınmıştır. İlgili maddede Çocukların cinsel istismarı suçu katalog suçlar içinde yer almakta olup bu suçtan dolayı ceza alanlar ve haklarında mahkumiyet kararı verilen devlet memurlarının kamu görevinden çıkarılmasına memur adaylarının ise adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına sebebiyet vereceği açıktır. 

Gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gerekse özel kanunlar çerçevesinde yapmış olduğumuz açıklamalardan da görüleceği üzere cinsel istismar suçu, cinsel saldırı suçu, cinsel taciz suçu ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda olduğu gibi devlet memurluğuna engel bir durumun olmadığını göstersede kurumlar devlet memurluğuna ilk girişte güvenlik soruşturması aşamasında yahut devlet memurluğuna devamı sırasında kişilerin almış olduğu cezaları gerekçe göstererek memuriyetle ilişiğini takdir yetkisini kullanarak kesebilmektedir. Bu durumda ise idari davalar konusunda uzman idari dava avukatından yardım almanızı tavsiye ederiz. 

Cinsel İstismar Suçu Uzman Erbaş Olmaya Engel midir?

Cinsel İstismar suçu 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunun ilgili maddelerinde katalog suçlar içerisinde yer aldığından dolayı bu suçtan dolayı mahkum olanlar uzman erbaş olamayacağı gibi görevdeki personelin de sözleşmesi feshedilerek ilişiği kesilecektir. Zira ilgili maddede; "Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; … cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, … suçlarından dolayı mahkûm olanların sözleşmeleri Fesh edilir…” şeklinde düzenleme yapılarak her ne kadar cinsel istismar suçu direkt olarak sayılmamış olsa da ırza geçmek ve sarkıntılık düzeyinde cinsel taciz suçu sayıldığından cinsel istismar suçunun da katalog suçlar içerisinde yer aldığının kabul edilmesi sebebiyle bu suçtan dolayı hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılması olsa dahi görevdeki personelin ilişikleri kesilecek, adaylar açısından ise adaylık işlemlerinin sonlandırılacaktır.

Cinsel İstismar Suçu Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay Astsubay Olmaya Engel midir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda görevdeki personel ve adaylarda aranılacak nitelikler kapsamında; Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, genel veya özel af kanunları kapsamına girmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adlî sicilden çıkarılmış olsa bile çocukların cinsel istismarı suçundan dolayı haklarında kovuşturma yapılarak hüküm kurulan kişilerin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilecektir. Yargılama neticesinde verilen beraat hükmü dışındaki diğer hükümler sonucu değiştirmeyecek olup personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilecek adayların ise adaylık işlemleri sonlanacaktır. 

Cinsel İstismar Suçunda Görevli Mahkeme

Cinsel İstismar suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunun 103’üncü maddesinde belirtilen sarkıntılık suretiyle çocukların cinsel istismarı halinde failin yaşı da küçük olup çocuk tanımı kapsamındaysa suç şikayete bağlı suçlar kategorisinde olup mağdurun ailesinin şikayeti ile diğer haller ise şikayete tabi olmadığından re’sen savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde iddianamenin kabulü ile kovuşturmaya başlanacaktır. Sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçunda görevli mahkeme suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesi, suçun diğer hallerinde ise görevli mahkeme suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesidir. 

Cinsel İstismar Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat

Cinsel İstismar suçunun ister sarkıntılık düzeyinde kalan hali isterse maddede sayılan diğer hallerinde olsun cinsel istismar suçundan zarar gören mağdurun maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilme hakkına sahiptir. Mağdurun uğramış olduğu maddi zararın somut olarak tespiti ile Maddi tazminat belirlenecek olup manevi tazminat miktarınının belirlenmesi için somut olayın kişi üzerinde bıraktığı elem, keder, üzüntü, psikolojik etki gibi bir çok husus değerlendirilerek manevi zarar tespit edilecektir. Bu kapsamda yapılan yargılama neticesinde cinsel istismar suçundan yargılanan sanık hakkında hükmedilen cezanın yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilmek için alanında uzman tazminat davası avukatı yardımıyla hukuk mahkemelerinde dava açması gerektiğini tavsiye etmekteyiz. 

Cinsel İstismar Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ   : Ad Soyad, TC Kimlik Numarası, Adres

VEKİLİ       : Av. Emre ASAN / Av. Bilgehan UTKU- Cevizlidere Mahallesi Mevlana Bulvarı No:221 YILDIRIM Kule kat:15 No:142 Çankaya/ANKARA

ŞÜPHELİ   : Adı Soyadı - Biliniyorsa; TC Kimlik Numarası, Adresi

SUÇ            : Çocukların Cinsel İstismarı Suçu 

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇUN İŞLENDİĞİ YER :

KONU: Şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunda kamu davası açılmasına karar verilmesi talepli şikayet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Açıklamalar kısmında öncelikle şüphelinin biliniyorsa kimlik bilgileri dile getirilerek şikayete konu olayın nasıl gerçekleştiği, 
  2. Somut olayın nasıl gerçekleştiği detayları ile anlatılmalı,
  3. İddiaların ispatı açısından hangi delillerin olduğu ifade edilmeli,
  4. Dilekçe ekinde verilecek belgelerin neler olduğu dile getirilmeli 
  5. Son olarak “Müvekkil, bu olaydan mağdur olup şüpheli hakkında şikayet olma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.” Şeklinde talep dile getirilmelidir. 

HUKUKİ NEDENLER: TCK, CMK ve ilgili her türlü mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, fotoğraflar, kamera kayıtları, mesajlar, yemin, faturalar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçeler ile şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması açılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekileten talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. Emre ASAN / Av. Bilgehan UTKU

İmza

1