İletişim Bilgileri

Milli Eğitim Akademisi ve Güvenlik Soruşturması Kılavuzu

Milli Eğitim Akademisi ve Güvenlik Soruşturması Kılavuzu

Millî Eğitim Akademisi güvenlik soruşturması, hazırlık eğitimine kayıt aşamasından önce yapılan bir incelemedir. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve 17.03.2026 tarihli Yönetmelik uyarınca, kontenjana giren adaylar ile kontenjanın %10 fazlası aday hakkında 7315 sayılı Kanun kapsamında araştırma yürütülür.

Kısaca

  • Sıralama: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, hazırlık eğitimine kayıttan sonra değil kayıt hakkı kazanılmadan önce yapılır.
  • Kapsam: Yönetmelik m.6/5 uyarınca alan bazlı kontenjana girenler ile kontenjanın %10 fazlası yedek aday araştırmaya alınır.
  • Hukuki dayanak: 7528 sayılı Kanun m.9/4 ile Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği ve 7315 sayılı Kanun birlikte uygulanır.
  • Neye bakılır: 7315 m.4 arşiv araştırmasının, m.5 ise güvenlik soruşturmasının kapsamını sınırlı biçimde belirler.
  • Kim yapar: 7315 m.6 uyarınca yetkili birimler Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleridir.
  • Süre: Yönetmelikte arşiv araştırması için 30 iş günü, güvenlik soruşturması için 60 iş günü öngörülmüştür; bunlar bildirim süreleridir.
  • Hazırlık eğitimi: Kural olarak 4 dönem sürer; Akademik Kurul kararıyla belirlenen programlarda 3 dönem uygulanabilir.
  • Başarı: Teorik derslerde 60, uygulamalı eğitimde 70 puan barajı vardır; atamaya esas başarı puanı %40 teorik ve %60 uygulamalı ortalamadan oluşur.
  • Yargı yolu: İlişik kesme, disiplin cezası veya güvenlik soruşturmasına dayalı nihai işlem, idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir.

Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi, öğretmenlik mesleğine girişte öngörülen ve teorik ile uygulamalı bölümlerden oluşan bir süreçtir. Hukuki dayanağını 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile 17.03.2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği oluşturur.

Bu düzenlemeyle öğretmenliğe giriş, klasik anlamdaki adaylık sürecinden farklı bir yapıya kavuşmuştur. Aday önce hazırlık eğitimine kabul edilir, eğitim boyunca teorik ve uygulamalı değerlendirmelerden geçer ve süreç sonunda atamaya esas başarı puanı hesaplanır.

Yönetmeliğin temel ilkeleri arasında fırsat eşitliği, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve teknolojik gelişmelere uygunluk yer alır. Eğitimin planlanmasında her dönem, on haftadan az ve on dört haftadan fazla olmayacak biçimde düzenlenir.

Sürecin hukuki niteliği bakımından bir ayrım da gerekir. Hazırlık eğitimine kabul, eğitim boyunca yapılan değerlendirmeler ve eğitim sonrasındaki istihdam aşaması birbirinden farklı işlemler doğurur. Bu ayrım, hem hangi hükmün uygulanacağını hem de bir uyuşmazlık doğduğunda neyin tartışılacağını belirler.

Bu sayfa, Akademi sürecine özgü hukuki rejimi ele almaktadır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının genel çerçevesi ise ayrı bir rehberin konusudur; kapsam, yetkili birimler ve veri alanlarının bütünü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması başlıklı içerik incelenebilir.


Hazırlık eğitimine alınacak adaylar, MEB-AGS puanı ve Yönetmelikte belirlenen şartlar çerçevesinde belirlenir. Bu aşamada adayın genel ve özel şartları taşıyıp taşımadığı incelenir.

Adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki genel şartlar ile öğretmenlik için aranan özel şartları taşıması gerekir. Başvuruda beyan edilen bilgilerin doğru ve eksiksiz olması, sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşır.

Şartların yalnızca başvuru anında değil süreç boyunca korunması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır. Yönetmelik, bu şartların süreç içinde kaybedilmesi hâlini de ayrıca düzenlemiştir.

Beyanların doğruluğu ayrı bir hukuki sonuç da doğurabilir. Hazırlık eğitimine alınma şartlarından birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması, Yönetmelikte ilişik kesme sebepleri arasında sayılmıştır.


Yerleştirme, Yönetmeliğin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Kontenjanın sınırlı olduğu hâllerde adaylar belirli bir öncelik sırasına göre yerleştirilir.

Öncelik sırası şu şekildedir: önce EKPSS puanıyla başvuran engelli adaylar, ardından 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamındaki adaylar, sonra 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki adaylar, daha sonra millî sporcular ve son olarak MEB-AGS puanı yüksek olan adaylar yerleştirilir. Puan eşitliği hâlinde bilgisayar kurası uygulanır.

Tercih ettiği merkezlere yerleşemeyen adaylar, boş kontenjanlar dikkate alınarak resen yerleştirilir. Bu nedenle tercih listesinin yalnızca istenen merkezlerle sınırlandırılması, adayın yerleştirileceği yeri belirleme imkânını ortadan kaldırmaz.

Yerleştirme işlemi de kendi başına bir idari işlemdir. Öncelik sırasının yanlış uygulandığı veya puan hesabında hata yapıldığı ileri sürülüyorsa, bu husus somut belgelerle ortaya konularak tartışılabilir.

Yönetmelik, evli adaylar bakımından da bir imkân öngörür. Belirlenen şartlar çerçevesinde eşinin bulunduğu yere bir defaya mahsus yer değiştirme talebinde bulunulabilir.


Yönetmeliğin 6. maddesinin beşinci fıkrası, araştırmaya alınacak aday grubunu açıkça belirlemiştir. Buna göre alan bazlı kontenjana girenler ile kontenjanın boş kalmaması amacıyla sıralamaya göre kontenjanın %10 fazlası aday hakkında 7315 sayılı Kanuna göre inceleme yapılır.

Bu uygulamanın amacı pratiktir. Araştırma süreci sonunda bazı adayların kayıt hakkı kazanamaması ihtimaline karşı, kontenjanın boş kalmaması için yedek adaylar da baştan araştırma kapsamına alınır.

Bu düzenleme, araştırma sürecinin kayıt aşamasından önce tamamlanmasını da gerektirir. Kontenjanın boş kalmaması amacı, ancak yedek adaylar hakkındaki araştırmanın da eşzamanlı yürütülmesiyle gerçekleşebilir.

Adaylar bakımından bunun anlamı, sıralamada kontenjan dışında kalmış olmakla birlikte %10'luk dilim içinde bulunan bir adayın da araştırmaya tabi tutulabileceğidir. Bu durum, o adayın kesin olarak kayıt hakkı kazanacağı anlamına gelmez; yalnızca araştırma kapsamına alındığını gösterir.


Bu sorunun cevabı, sürecin doğru anlaşılması bakımından belirleyicidir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, hazırlık eğitimi tamamlandıktan sonra uygulanan bir filtre değildir; kayıt hakkının kazanılmasından önceki aşamada yürütülür.

7528 sayılı Kanunun 9. maddesinin dördüncü fıkrası, hazırlık eğitimine alınacaklar hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağını öngörür. Yönetmeliğin 6. maddesinin beşinci fıkrası bu araştırmanın hangi adaylar hakkında yapılacağını belirler.

Aynı maddenin altıncı fıkrası ise sonraki adımı gösterir: süreç tamamlandıktan sonra hazırlık eğitimine kayıt hakkı kazananlar, kayıt için başvuruda bulunur. Dolayısıyla sıralama şöyledir: yerleştirme, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kayıt hakkının kazanılması ve kayıt.

Sıralamanın doğru bilinmesi, adayın beklentisini de doğru kurmasını sağlar. Yerleştirme sonucunun açıklanması tek başına kayıt hakkının kazanıldığı anlamına gelmez; araştırma süreci tamamlanmadan kayıt aşamasına geçilmez.

Bu sıralamanın bir başka sonucu, Akademiye kayıt aşaması ile hazırlık eğitimini tamamladıktan sonraki sözleşmeli öğretmen istihdamı aşamasının birbirinden ayrı olmasıdır. İki aşamada tesis edilebilecek işlemler ve bunların hukuki sonuçları aynı değildir.


Araştırmanın kapsamı, Yönetmelikle değil 7315 sayılı Kanunla belirlenmiştir. Kanun, arşiv araştırması ile güvenlik soruşturmasının konularını ayrı maddelerde ve sınırlı biçimde saymaktadır.

Kanunun 4. maddesi uyarınca arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydını, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığını, hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararları ile Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesinin beşinci fıkrası ve 231. maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında alınan kararlar ile devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguları ve kamu görevinden çıkarılma veya kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığını kapsar.

Kanunun 5. maddesi ise güvenlik soruşturmasının, arşiv araştırmasına ilave olarak üç hususu kapsadığını düzenler: kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği ile terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı. Bu hususlar mevcut kayıtlardan tespit edilmesi ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırılması suretiyle belirlenir.

Kanunun bu yapısı, araştırmanın önceden belirlenebilir bir çerçevede yürütülmesini amaçlar. Hangi verilerin değerlendirmeye esas alınabileceği kanun düzeyinde sayıldığından, bu alanların dışındaki bir husus kendiliğinden araştırma konusu hâline gelmez.

Burada bir sınıra dikkat etmek gerekir. Sosyal medya paylaşımları, banka hesapları, iletişim kayıtları, sosyal güvenlik kayıtları veya aile bireylerine ilişkin veriler, 7315 sayılı Kanunda bağımsız ve ayrı araştırma kategorileri olarak sayılmamıştır. Böyle bir veri dosyaya yansıdığında, kanuni bir veri alanıyla ilişkisi, kişiye aidiyeti, güncelliği ve ölçülülüğü ayrıca değerlendirilir.

Öğretmenlik bakımından bu konunun genel çerçevesi ayrı bir rehberde ele alınmaktadır; ayrıntı için öğretmen güvenlik soruşturması başlıklı içerik incelenebilir.


İki işlem birbirinin yerine geçmez; güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasına eklenen bir incelemedir. Aşağıdaki tablo temel farkları göstermektedir.

KriterArşiv AraştırmasıGüvenlik Soruşturması
Kanuni dayanak7315 sayılı Kanun m.47315 sayılı Kanun m.5
YöntemMevcut kayıtlardan tespitMevcut kayıtlara ek olarak denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırma
Veri alanıAdli sicil, arama, tahdit, mahkeme ve soruşturma-kovuşturma olguları, kamu görevinden çıkarılmaGörevin gerektirdiği niteliklerle ilgili olgusal veriler, yabancılarla ilişik, örgütlerle eylem birliği ve irtibat
Yönetmelikteki bildirim süresiEn geç 30 iş günüEn geç 60 iş günü
Akademi sürecindeki yeriKayıt hakkı kazanılmadan önceKayıt hakkı kazanılmadan önce

Araştırmayı yürüten birimler de Kanunda belirlenmiştir. 7315 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca yetkili birimler Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleridir. Kanun yetkili birimleri saymakta olup, her dosyanın bu birimlerin tamamı tarafından birlikte yürütüldüğü söylenemez.

Tablodaki son satır, bu sayfanın merkez tespitini yansıtır: her iki araştırma da Akademi bağlamında kayıt hakkı kazanılmadan önceki aşamada yürütülür.

Elde edilen veriler bakımından da Kanunda bir yapı öngörülmüştür. Araştırmayı yapan birimler yorum içermeyen olgusal verileri Değerlendirme Komisyonuna iletir; Komisyon ise bu verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak işleme yetkili makama sunar. Komisyon, nihai işlemi tesis eden makam değildir.


Bu soruya kesin bir liste ile cevap verilemez. Kanun, araştırılabilecek veri alanlarını belirlemiş; ancak hangi verinin hangi sonuca yol açacağını otomatik bir eşleştirmeyle düzenlememiştir.

Bir verinin araştırmada tespit edilmiş olması, tek başına otomatik ret veya suçluluk anlamına gelmez. Değerlendirmede işlemin kanuni dayanağı, verinin kişiye aidiyeti, güncelliği, somutluğu, gerekçelendirilmesi ve ölçülülüğü birlikte ele alınır.

Bu değerlendirmenin üç aşamalı yapısı da gözetilmelidir. Bir verinin araştırmada elde edilmesi ilk aşamadır; bu verinin Değerlendirme Komisyonunca nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirilmesi ikinci aşamadır; kişinin hukuki durumunu değiştiren işlemin tesis edilmesi ise üçüncü aşamadır.

Uygulamada tartışma konusu olan bir husus, ceza sürecine ilişkin verilerdir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, takipsizlik kararı veya devam eden bir soruşturma; hukuki nitelikleri farklı olduğundan aynı sonuca bağlanamaz. Bu kararların idari değerlendirmedeki yeri, kararın türü ve gerekçesiyle birlikte incelenir.

Aile bireylerine ilişkin veriler bakımından da bir netleştirme gerekir. 7315 sayılı Kanunun 4. maddesinde aile bireyleri bağımsız bir araştırma kategorisi olarak sayılmamıştır. Bu tür bir veri gündeme geldiğinde, adayın kendi durumuyla somut bağlantının kurulup kurulmadığı, verinin güncelliği ve ölçülülük esas alınır.


Mevzuatta öngörülen süreler, araştırma sonucunun talep eden makama bildirilmesine ilişkindir. İlgili Yönetmelikte arşiv araştırması sonucunun en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonucunun ise en geç 60 iş günü içinde bildirilmesi öngörülmüştür.

Bu sürelerin doğru anlaşılması önemlidir. Söz konusu süreler idarenin iç işleyişine ilişkindir; adayın kayıt hakkı kazanacağı ya da atamasının yapılacağı bir tarih anlamına gelmez, dava açma süresiyle de ilgili değildir.

Uygulamada toplam sürenin ne kadar olacağı; talebin ne zaman iletildiğine, kaç birimin araştırmaya dâhil olduğuna ve sonucun ilgili makama ne zaman ulaştığına göre değişir. Bu nedenle mevzuatta karşılığı bulunmayan sabit süre tahminleri yerine, sürecin hangi aşamasında bulunulduğunun takip edilmesi daha güvenilir bir yöntemdir.

Sürecin uzaması tek başına olumsuz bir gösterge olarak yorumlanmamalıdır. Aynı şekilde hızlı tamamlanması da sonucun ne olacağını göstermez.


Öncelikle bir aşama ayrımı yapmak gerekir. Kayıt öncesi aşamada olumsuz değerlendirme, adayın hazırlık eğitimine kayıt hakkı kazanmaması sonucunu doğurabilir. Hazırlık eğitimi tamamlandıktan sonraki sözleşmeli öğretmen istihdamı aşaması ise ayrı bir süreçtir ve orada tesis edilecek işlemler kendi hukuki rejimine tabidir.

Kayıt hakkının kazanılamaması ile hazırlık eğitimi sırasında ilişik kesilmesi de aynı işlem değildir. Birincisi kayıt öncesi aşamaya, ikincisi ise eğitim sürecine ilişkindir ve dayanakları farklıdır.

Adayın hangi aşamada bulunduğunun belirlenmesi, hangi işleme karşı ne yapılacağını da gösterir. Bu nedenle kendisine yapılan bildirimin hangi işleme ilişkin olduğu ve bu işlemin kesin ve icrai nitelikte olup olmadığı ilk olarak tespit edilmelidir.

İşlemin gerekçesi bakımından da mutlak bir ifade kullanmak doğru olmaz. Bildirimde ayrıntılı gerekçe yer almayabilir; buna karşılık yargılama sırasında işlem dosyasının incelenmesiyle işlemin dayandığı hususlar ortaya çıkabilir. Bu aşamada izlenecek genel yol için güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanınca ne yapılmalı başlıklı içerik incelenebilir.


Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca hazırlık eğitimi teorik ve uygulamalı olarak kural olarak dört dönem sürer.

Bu kuralın bir istisnası vardır. Akademik Kurul kararıyla belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olan adaylar bakımından eğitim süresi üç dönem olarak uygulanabilir. Bu istisna belirli branşlara ilişkin genel bir kural değil, Kurul kararıyla belirlenen programlara özgüdür.

Dönem süresi de Yönetmelikte sınırlandırılmıştır. Her bir dönem on haftadan az, on dört haftadan fazla olmayacak biçimde planlanır.


Teorik derslerde değerlendirme, Yönetmeliğin 9 ila 11. maddelerinde düzenlenmiştir. Her teorik dersten en az iki yazılı sınav yapılır.

Başarı için gereken puan 100 üzerinden 60'tır. Bu puana ulaşamayan aday, başarısız olduğu ders için bir kez ek sınav hakkından yararlanır.

Ek sınav hakkının yalnız başarısız olunan ders için tanındığı da gözden kaçırılmamalıdır. Bu hak, genel bir tekrar imkânı değil, belirli bir derse özgü ikinci bir değerlendirmedir.

Ek sınav sonunda da herhangi bir dersten başarısız olunması hâlinde adayın Akademi ile ilişiği kesilir. Bu nedenle ek sınav hakkı, sürecin devamı bakımından belirleyici bir aşamadır.

Yazılı sınav sonucuna itiraz süresi kısadır ve gözden kaçırılmamalıdır. Yönetmelik uyarınca sınav sonucuna, sonucun ilan edilmesinden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir.

İtirazın sonuçlandırılması için de bir süre öngörülmüştür. Yapılan itiraz, beş iş günü içinde sonuçlandırılır.

Bu iki süre, adayın takip etmesi gereken en somut takvimlerden biridir. İtiraz süresinin geçirilmesi, sonucun bu yolla incelenmesi imkânını ortadan kaldırabilir.


Uygulamalı eğitim, Yönetmeliğin 12 ila 14. maddelerinde düzenlenmiştir. Aday, okul ortamındaki uygulama süresince üç ayrı değerlendirmeye tabi tutulur.

Değerlendirmelerin nasıl yapıldığı iki aşamalı bir yapıya dayanır ve bu yapının doğru anlaşılması önem taşır. Her bir değerlendirmede uygulamadan sorumlu eğitim personeli, eğitim kurumu müdürü ve uygulama öğretmeni değerlendirme formlarını ayrı ayrı doldurur. Bu üç formdan çıkan puanların aritmetik ortalaması, o değerlendirmenin puanını oluşturur.

İkinci aşamada ise üç değerlendirme puanı farklı ağırlıklarla birleştirilir. Her bir uygulama dersinin nihai başarı puanı, birinci değerlendirme puanının %20'si, ikinci değerlendirme puanının %30'u ve üçüncü değerlendirme puanının %50'si toplanarak hesaplanır.

Buradaki ağırlıklar değerlendirmeyi yapan kişilere değil, değerlendirmenin sırasına aittir. Yani belirli bir görevlinin puanı diğerlerinden daha ağırlıklı sayılmaz; her değerlendirmede üç görevlinin puanı eşit biçimde ortalamaya girer.

Uygulamalı eğitimde başarı için gereken puan 70'tir. Teorik derslerden farklı olarak burada ek bir değerlendirme hakkı öngörülmemiştir; başarısız olan adayın Akademi ile ilişiği kesilir.

Bu yapının pratik sonucu, sürecin ilerleyen aşamalarındaki değerlendirmelerin daha belirleyici olmasıdır; üçüncü değerlendirmenin %50 ağırlığa sahip olması, uygulamanın son dönemindeki performansı öne çıkarır.

Bir uyuşmazlık doğduğunda hangi değerlendirmenin tartışıldığının, o değerlendirmede hangi formların doldurulduğunun ve puanların hangi ölçütlere dayandırıldığının belirlenmesi gerekir.


Yönetmeliğin 15. maddesi, atamaya esas başarı puanının nasıl belirleneceğini düzenler. Bu puan iki bileşenden oluşur.

Hesaplama şu şekildedir: teorik derslerin ortalamasının %40'ı ile uygulamalı derslerin ortalamasının %60'ı toplanır. Buradan görüleceği üzere uygulamalı eğitim, atamaya esas puanda daha yüksek ağırlığa sahiptir.

BileşenAğırlıkBaşarı Barajı
Teorik ders ortalaması%4060 puan
Uygulamalı ders ortalaması%6070 puan

Bu yapı, adayların hazırlık süreci boyunca hangi aşamaya öncelik vermesi gerektiğini de göstermektedir.


Hazırlık eğitiminin tamamlanması, sürecin sonu değil ikinci aşamanın başlangıcıdır. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanununun 15. maddesi, hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayanların istihdamına ilişkin çerçeveyi belirler.

Bu aşamada aranan ilk husus, adayın Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde sayılan şartları taşımaya devam etmesidir. Bu şartlar arasında 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olması da yer alır.

Bu düzenlemenin doğru okunması gerekir. Şartın istihdam aşamasında da aranması, her adayın kayıt öncesindeki araştırmadan bağımsız olarak ikinci kez yeni bir araştırmaya tabi tutulacağı anlamına gelmez; hükmün aradığı, bu araştırmanın yapılmış olmasıdır. Somut olayda yeniden bir araştırma gündeme gelip gelmeyeceği, ilgili idarenin işlemleri ve mevzuatın uygulanmasına göre belirlenir.

İstihdamın statüsü de Kanunda gösterilmiştir. Hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edilir.

Eğitim kurumlarına yerleştirme ise atamaya esas başarı puanı ve adayın tercihleri doğrultusunda yapılır. Bu nedenle hazırlık eğitimi boyunca elde edilen teorik ve uygulamalı ders ortalamaları, yalnız eğitimin tamamlanması bakımından değil yerleştirme sonucunu belirlemesi bakımından da önem taşır.

Tercihe ilişkin özel bir durum daha vardır. Tercihte bulunmayan veya tercih ettiği eğitim kurumlarına yerleşemeyen adaylar bakımından ikinci bir tercih imkânı öngörülmüş; bu aşamada da yerleşemeyenler bakımından kura yöntemi düzenlenmiştir.

Bu ayrımın sonucu şudur: Akademiye kayıt aşamasındaki işlemler ile hazırlık eğitimi sonrası istihdam aşamasındaki işlemler farklı hukuki niteliklere sahiptir. Bir uyuşmazlıkta hangi aşamaya ilişkin işlemin dava konusu edildiği, uygulanacak hükümleri belirler.


Devam zorunluluğu Yönetmeliğin 16. maddesinde düzenlenmiştir ve hesaplama yöntemi ayrıntılı biçimde belirlenmiştir.

Ders süresinin üçte birinden sonra derse gelinmesi hâlinde aday geç kalmış sayılır. Dört kez geç kalma yarım gün devamsızlık olarak değerlendirilir.

Günlük toplam ders saatinin yarısından fazlasına katılmama bir gün devamsızlık sayılır. Günlük ders saatinin yarısı veya daha azına katılmama hâlinde ise yarım gün devamsızlık uygulanır.

Devam durumunun kayıt altına alınma biçimi de önem taşır. Devamsızlık iddiasına dayanan bir işlem söz konusuysa, bu kayıtların incelenmesi tartışmanın somut zeminini oluşturur.

Bu hesaplama yöntemi, devamsızlığın kademeli olarak biriktiğini gösterir. Bu nedenle geç kalmaların da kayıt altına alındığı ve toplam devamsızlığa etki ettiği gözden kaçırılmamalıdır.


Yönetmeliğin 17. maddesi izin ve kayıt dondurma hâllerini düzenlemektedir.

Belgeye dayalı sağlık mazereti bulunan adaylara on dokuz güne kadar sağlık izni verilebilir. Sağlık dışındaki uygun mazeretler bakımından ise on güne kadar izin öngörülmüştür.

Kayıt dondurma için farklı bir eşik belirlenmiştir. Sağlık mazereti nedeniyle toplam yirmi gün ve üzerinde eğitime katılamayan veya katılamayacak olan adayların kaydı dondurulur.

Kayıt dondurulması sürecin sona ermesi anlamına gelmez. Mazeretin ortadan kalkmasından sonraki ilk hazırlık eğitimi programına süresinde başvuran adaylar yeniden eğitime alınır.


Disiplin hükümleri, 7528 sayılı Kanun ile Yönetmeliğin ilgili maddelerinde düzenlenmiştir. Disiplin cezaları arasında en ağır sonuç doğuran yaptırım Akademiden çıkarma cezasıdır.

Disiplin süreci de bir idari süreçtir. Bu süreçte savunma hakkının kullandırılması, isnat edilen fiilin somut biçimde ortaya konulması ve cezanın fiile uygun olması aranır.

Akademiden çıkarma cezası verilmesi hâlinde adayın Akademi ile ilişiği kesilir. Bu işlem, kendi başına idari yargı denetimine tabi bir idari işlemdir.


Yönetmeliğin 24 ve 25. maddeleri ile 7528 sayılı Kanunun ilgili hükümleri, ilişik kesme hâllerini belirlemiştir. Üç temel sebep söz konusudur.

Birincisi, hazırlık eğitimine alınma şartlarından birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması veya bu şartların süreç içinde kaybedilmesidir. İkincisi, disiplin süreci sonucunda Akademiden çıkarma cezası verilmesidir. Üçüncüsü ise hazırlık eğitiminde başarısız olunmasıdır.

Yönetmelik, ilişik kesme işlemlerinin tamamlanması için de bir süre öngörmüştür. Durumun kesinleşmesini takip eden üç iş günü içinde ilişik kesme iş ve işlemleri sonuçlandırılır.

Bu üç sebebin hukuki nitelikleri farklıdır. Şartların taşınmadığının anlaşılması bir tespit işlemine, disiplin cezası bir yaptırıma, başarısızlık ise değerlendirme sonucuna dayanır. Açılacak davada ileri sürülecek iddialar da bu farka göre şekillenir.


Hazırlık eğitimi süresince adaylara sağlanan mali ve sosyal haklar Yönetmeliğin 27 ve 28. maddelerinde düzenlenmiştir.

Adaylara, 23.310 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda aylık ödeme yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi veya kesinti yapılmaz.

Kayıt dondurulan süreler bakımından ödeme yapılmaz. Bu husus, kayıt dondurma kararının mali sonucunu da göstermektedir.

Sosyal güvence bakımından adaylar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler genel sağlık sigortalısı sayılır. Ayrıca eğitim süresince askerlik hizmeti ertelenir.

Konaklama bakımından ise Yönetmelik bir imkân öngörmüştür. Konaklama imkânı bulunması hâlinde aday, ücretini kendisi karşılamak suretiyle bu imkândan yararlanabilir.


Akademi sürecinde tesis edilebilecek işlemler tek tip değildir. Sınav sonucu, uygulama değerlendirmesi, kayıt hakkının kaybı, disiplin cezası, Akademiden çıkarma veya ilişik kesme ile güvenlik soruşturmasına dayalı nihai işlem, farklı idari işlemler olabilir.

Dava kural olarak kesin ve icrai nitelikteki nihai işleme yöneltilir. Bu nedenle ilk adım, hangi işlemin dava konusu edileceğinin ve bu işlemin hangi tarihte bildirildiğinin belirlenmesidir.

Dava süresi bakımından merkez formül şudur: özel bir süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren kural olarak 60 gündür. Somut işlemde özel bir sürenin bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Sürenin işleyişine ilişkin ayrıntılar için güvenlik soruşturmasında dava açma süresi başlıklı içerik incelenebilir.

Yürütmenin durdurulması ise otomatik bir sonuç değildir. Talebin kabulü için İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesindeki iki şartın birlikte bulunması gerekir: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması. Bu iki şartın somut dosyada ayrı ayrı ortaya konulması aranır; ayrıntı için güvenlik soruşturması yürütmenin durdurulması başlıklı içerik incelenebilir.

Bu davalarda mahkemenin işlem dosyasını getirtmesi de denetimin fiili önkoşuludur. İdarenin dayandığı verinin niteliği ancak dosya üzerinden görülebildiğinden, dava dilekçesinde işlem dosyasının celbinin talep edilmesi işlevsel olur.

Yargısal denetimde işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları incelenebilir. Güvenlik soruşturmasına dayalı işlemlerde tartışma çoğunlukla sebep unsurunda yoğunlaşır; dayanak verinin varlığı, kişiye aidiyeti, güncelliği ve görevle bağlantısı bu denetimin merkezinde yer alır.


Aşağıdaki tablo, Akademi sürecinin aşamalarını ve her aşamada öne çıkan hukuki noktayı özetlemektedir.

AşamaDayanakÖne Çıkan Nokta
YerleştirmeYönetmelik m.6Öncelik sırası ve eşitlik hâlinde kura
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması7528 m.9/4, Yönetmelik m.6/5, 7315 sayılı KanunKontenjan ve %10 fazlası aday araştırmaya alınır
KayıtYönetmelik m.6/6Süreç tamamlandıktan sonra kayıt başvurusu yapılır
Hazırlık eğitimiYönetmelik m.7Kural olarak 4 dönem, Kurul kararıyla 3 dönem
Teorik sınavlarYönetmelik m.9-1160 baraj, bir ek sınav, 3 iş günü itiraz
Uygulamalı eğitimYönetmelik m.12-1470 baraj, ek değerlendirme yok
Atamaya esas puanYönetmelik m.15Teorik %40 ve uygulamalı %60
Devam ve izinYönetmelik m.16-1719 gün sağlık izni, 20 gün ve üzeri kayıt dondurma
İlişik kesmeYönetmelik m.24-25Kesinleşmeyi izleyen 3 iş günü içinde sonuçlandırma
Sözleşmeli öğretmenliğe geçiş7528 m.15, 657 m.4/BAtamaya esas başarı puanı ve tercihler doğrultusunda yerleştirme
Yargı yolu2577 sayılı KanunKesin ve icrai nihai işleme karşı iptal davası

Millî Eğitim Akademisi güvenlik soruşturması, hazırlık eğitimine kayıt hakkının kazanılmasından önceki aşamada yürütülen bir incelemedir. 7528 sayılı Kanunun 9. maddesinin dördüncü fıkrası ile Yönetmeliğin 6. maddesi bu sıralamayı açıkça göstermektedir; araştırma, Akademi sürecinin sonundaki bir filtre değildir.

Araştırmanın kapsamı 7315 sayılı Kanunla sınırlanmıştır. Arşiv araştırmasında Kanunun 4. maddesinde sayılan hususlar, güvenlik soruşturmasında ise 5. maddedeki üç veri grubu esas alınır. Uygulamada sıkça anılan sosyal medya, banka, iletişim veya aile verileri bu maddelerde bağımsız kategori olarak düzenlenmemiştir.

Hazırlık eğitimi sürecinde ise adayın takip etmesi gereken somut takvimler bulunmaktadır. Teorik derslerde 60, uygulamalı eğitimde 70 puan barajı; sınav sonucuna üç iş günü içinde itiraz imkânı ve itirazın beş iş günü içinde sonuçlandırılması bunların başında gelir.

Akademi sürecinde tesis edilen işlemler farklı hukuki niteliklere sahiptir. Sınav sonucu, uygulama değerlendirmesi, disiplin cezası, ilişik kesme ve güvenlik soruşturmasına dayalı işlem ayrı ayrı değerlendirilir. Dava kural olarak kesin ve icrai nihai işleme yöneltilir ve özel bir süre yoksa genel dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.


Altın Tavsiye

Süreçte hangi aşamada olduğunuzu ve size bildirilen işlemin hangisi olduğunu önce netleştirin: yerleştirme mi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna dayalı kayıt hakkının kaybı mı, sınav sonucu mu, uygulama değerlendirmesi mi, disiplin cezası mı yoksa ilişik kesme mi? Bu ayrım yapılmadan ne süre hesaplanabilir ne de hangi hususun tartışılacağı belirlenebilir. Bildirim tarihini belgeye bağlayın, sınav sonucuna itiraz gibi kısa süreli imkânları takviminize işleyin ve dava konusu edilecek işlemin kesin ve icrai nitelikte olup olmadığını baştan değerlendirin.


Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik; 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu, 17.03.2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hükümler, işlem tarihi, bildirim tarihi ve dosyadaki bilgi ile belgeler ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncelleme Tarihi: 29.08.2026

Yazan: Av. Bilgehan Utku

Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Yönetmeliğin 6/6 maddesi uyarınca soruşturması tamamlanan ve olumlu sonuçlananların kaydı yapılır.

Yazılı sınav sonuçlarına, açıklandığı tarihten itibaren 3 iş günü içinde yazılı olarak itiraz edilebilir (Madde 10).

Evet, hazırlık eğitimine yeniden alınmak için gerekli şartları taşımaları halinde tekrar başvuruda bulunabilirler (Madde 25/3).

Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması; hazırlık eğitimine kabul edilen asil adaylar ile kontenjanın %10 fazlası yedek aday için eğitime başlama tarihinden önce başlatılır. Soruşturması tamamlanmayan veya olumsuz sonuçlanan adayların Akademi’ye kaydı yapılmaz.

Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması olumsuz sonuçlanan adayların, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davası açma hakkı bulunur. İdarenin soyut istihbari verilere dayalı kararları, idari yargı denetimiyle iptal edilebilmektedir.

Evet. Yönetmeliğin 11. ve 14. maddelerine göre; teorik derslerde ek sınav hakkına rağmen 60 puan barajını geçemeyenlerin ve uygulamalı eğitimde 70 puan altında kalanların Akademi ile ilişiği kesilir. Uygulamalı derslerde başarısız olan adaylara ikinci bir değerlendirme hakkı tanınmaz.

7528 sayılı Kanun ve Yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca, disiplin soruşturması neticesinde "Akademiden Çıkarma" cezası alan öğretmen adaylarının Akademi ile ilişiği derhal kesilir. Diğer disiplin cezaları ise atamaya esas başarı puanını olumsuz etkileyebilir.

Yönetmeliğin 6/7 maddesi uyarınca; her iki eşin de hazırlık eğitimine alınması ve alanlarının uygun olması kaydıyla, Akademi tarafından kapasite analizi yapılarak eşlerin aynı ilde eğitim alması için bir defaya mahsus yer değiştirme hakkı tanınabilir.

Yönetmeliğin 24. ve 25. maddeleri ile 7528 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; hazırlık eğitimi süresince devlet memurluğu vakarıyla bağdaşmayan, yüz kızartıcı suçlar, terör örgütleriyle irtibat veya iltisak teşkil eden fiiller ve ağır disiplin ihlalleri "Akademiden Çıkarma" cezasıyla sonuçlanır. Bu ceza verildiği takdirde, adayın öğretmenlik süreci derhal sonlandırılır ve kişi bir daha hiçbir hazırlık eğitimine kabul edilmez.

7315 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması, kayıttan önce asil ve %10 yedek aday için zorunludur. Yönetmeliğin 6/5 maddesine göre, soruşturması olumsuz sonuçlanan adayın kaydı yapılmaz; eğitim süreci başlamış olsa dahi durumun kesinleşmesini takip eden 3 iş günü içinde Akademi ile ilişiği kesilir. Bu işlem, kişinin kamu görevine girme hakkını doğrudan etkileyen bir idari işlemdir.

Eğer bir aday hem derslerde başarısız olmuş hem de güvenlik soruşturması süreci devam ediyorsa; yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca "başarısızlık" nedeniyle ilişiği kesilir. Ancak güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi, adayın gelecekteki diğer kamu görevlerine girişini de engelleyeceği için, başarısızlıktan bağımsız olarak güvenlik soruşturması sonucuna karşı hukuki mücadele verilmesi, adayın sicilinin temizlenmesi açısından hayati önem taşır.

Evet. Disiplin soruşturması neticesinde verilen Akademiden çıkarma kararları, adayın eğitim ve çalışma hakkını telafisi güç şekilde zedelediği için; açılacak iptal davasında "Yürütmeyi Durdurma (YD)" talep edilmelidir. Mahkeme, disiplin cezasının usul veya esas yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa YD kararı vererek adayın eğitime geri dönmesini sağlar.

Yönetmelik, asil kontenjanın boş kalması durumunda süreci hızlandırmak amacıyla kontenjanın %10 fazlası için de soruşturma yapılmasını öngörür. Bu durum, yedek sırasındaki adayların da "hazırlıklı" olmasını gerektirir. Soruşturması olumsuz gelen yedek aday, sıra kendisine gelse dahi Akademiye kabul edilmez ve bu aşamada dava açma hakkı doğar.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.