Zina Nasıl İspatlanır?

Zina Nasıl İspatlanır?

Zina Nasıl İspatlanır?

Şimdi gelelim zinanın nasıl ispatlanacağına. Çünkü mahkemede eşim beni aldattı demekle yetinilemez. Bununla yetinilirse ne yazık ki boşanma davası ispatlanamadığı için, zina ispatlanamadığı için davan da reddedilir.

Zina Nasıl İspatlanır?

Zina Nasıl İspatlanır?

Zina sebebiyle boşanma davası, özel boşanma sebeplerinden birisidir. Zina sebebiyle boşanma davası aldatılan kişinin aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılmalıdır. Ayrıca zina üzerinden 5 yıl geçmişse ne yazık ki sonradan öğrenilse dahi zina sebebiyle boşanma davası açılamayacaktır. Peki zina eden eşle bu durumda yaşamak zorululuğu mu bulunacak? Tabii ki de hayır. Bu durumda bu süreler geçmişse zinayı ispatlayarak evlilik birliğinin sarsılmasından dolayı boşanma davası açabileceksin. Şimdi gelelim zinanın nasıl ispatlanacağına. Çünkü mahkemede eşim beni aldattı demekle yetinilemez. Bununla yetinilirse ne yazık ki boşanma davası ispatlanamadığı için, zina ispatlanamadığı için davan da reddedilir. Aldatmayı kanıtlamak için delillerin mahkemeye zamanında sunulması, ve bu delillerin dilekçelerde gösterilmesi şarttır. Yani sadece delil sunmakla da bu işler olmayacak ayrıca dayanılan delile dilekçelerde de yer verilecektir. Bundan dolayıdır ki zinanın ispatlanması da dahil olmak üzere boşanma davalarının alanında uzman boşanma avukatı ile takip ettirilmesi önemle tavsiye olunmaktadır. 

Zina Mesajlarla İspat Edilebilir mi?

Zina eden eş, zinayı gerçekleştirdiği kadın ya da erkekle telefonda yazışmışlar, birbirlerine mesajlar görüntüler atmışlar, kaldıkları gezdikleri yerlerin nasıl da güzel olduğuna ilişkin konuşmuşlarsa işte bunlar zinanın ispatı için en iyi delildir. Bu yazışmaları eşinin telefonundan görmüşsen ekran görüntülerinin alınarak mahkemede delil olarak kullanılması gerekecektir. Konu hakkında en iyi bilgiyi boşanam davasını takip eden boşanma avukatından öğrenmelisiniz. Ekran görüntülerinin alınması durumunda isimlerin değil konuşulan telefon numaralarının görünmesi gerekmektedir. Yoksa delil olma niteliğinin sarsılması durumu olabilir. 

Hangi Durumlarda Zina Yapmış Gibi Sayılır?

Türk medeni kanununa göre zinadan dolayı boşanma davasının kazanılabilmesi için cinsel ilişkinin ortaya çıkması şarttır. Zina yapılmış sayılması için cinsel ilişkiye girildiğinin ispatlanmış olmasının yanında ihtimal dahilinde olduğunun da ortaya çıkartılması gerekmektedir. Bunlar da örneğin otelde aynı odada kalınması, hiçbir zorunluluk hali olmadan başka bir cinsle geceyi aynı yerde geçirmek, aynı evde kalmak gibi durumlar cinsel ilişkinin olduğuna ihtimal verilen durumlardır. Siz eşinizin otel odasında başka bir kişiyle kaldığını ispatlarsanız davanızı kazanırsınız. 

Zina sebebiyle boşanma davasına örnek karar paylaşacak olursak ispatlamanın neden önemli olduğu ortaya çıkacaktır.
T.C.
Ankara Batı
8. AİLE MAHKEMESİ 

SAYI : 2022/… Esas
CELSE NO : 7
CELSE TARİHİ : 25/01/2024
HAKİM :

KATİP :

Belirli gün ve saatte celse açıldı. 

DURUŞMA TUTANAĞI 

Davacı Vekili Av. …(e-duruşma), Davalı  Vekili Av. BİLGEHAN UTKU , duruşmaya katıldı. 

Celse arasında davalı/karış davacının beyan dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.
Celse arasında Polatlı Aile Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap var.
Davacı/karşı davalı vekilinden soruldu: tanık anlatımlarına beyanlarımız ve önceki beyanlarımızı 

tekrar ederiz, davamızın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, müvekkil hakkında yürütülen idari soruşturma sonucunda verilen karar idare mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Karar müvekkilimin lehine gelmiştir, dedi. 

Davalı/karşı davacı vekilinden soruldu: esasa ilişkin beyanlarımız tekrar ederiz, idare mahkemesi kararının dosyamıza delil teşkil etmez. Yaşanılan olaylar ifadelerle somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Müvekkilimizin mağdurdur. Biz 300.000,00TL maddi, 900.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ederiz, talebimiz doğrultusunda asıl davanın reddini karış davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz, dedi. 

Davalıdan soruldu: avukatımın beyanlarına aynen iştirak ederim. Ben olayları bizzat gözümle gördüm. Davamın kabulüne karar verilmesini talep ederim, dedi. 

Tahkikat aşamasında yapılacak başkaca bir işlem kalmadığı anlaşılmakla sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verildi, tefhim edildi, açık yargılamaya devam olundu. 

Sözlü yargılama aşamasına geçildi. 

Davacı/karşı davalı vekilinden esas hakkındaki beyanları soruldu: Davamızın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, dedi. 

Davalı/karşı davacı vekilinden esas hakkındaki beyanları soruldu: Asıl davanın reddine karşı davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz dedi. 

Davalıdan soruldu: karşı davamın kabulüne asıl davanın reddine karar verilmesini talep ederim, dedi. 

Dosya incelendi, araştırılacak husus kalmadığı anlaşıldı. Duruşmaya son verildi. 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda gösterileceği üzere;
1-Asıl davada davacı kadının davasının REDDİNE,
2-Karşı davada davacı erkeğin zina TMK 161. Maddeye dayalı davasının KABULÜNE,
3- …T. C. Kimlik nolu davacı/karşı davalı … ile aynı yer … T. C. kimlik nolu davalı/karşı davacı …’nın TMK 161/1 maddesi uyarınca BOŞANMALARINA, 

4-Müşterek çocuk …’nın velayetinin davalı babaya verilmesine anne ile kişisel ilişki tahsisine, 

kendiliğinden kalktığı anlaşılmakla tedbir nafakası ve iştirak nafakası hakkında karar verilmesine yer 

olmadığına, 

5-Davalı/karşı davacı erkeğin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 200,000,00 TL maddi tazminatın davacı/karşı davalı kadından alınarak davalı/karşı davacı erkeğe verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 

6-Davacı/karşı davalı erkeğin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 600,000,00 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalı kadından alınarak davalı/karşı davacı erkeğe verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 

7-Davacı/karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 

8-Davacı/karşı davalı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin REDDİNE, 

9-Davacı/karşı davalı kadının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davasının işbu dosyadan tefriki  ile yeni esasa kaydına, 

10-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, 

Dair, davacı/karşı davalı vekili(e-duruşma) ile davalı/karşı davalı ve vekilinin huzurunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Nöbetçi Aile Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunup tutanağa geçirilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu 

açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2024 

Yukarıda gördüğünüz kısa kararda da yazdığı üzere zina sebebiyle boşanma davasında hükmedilebilecek tazminat miktarları yüksek olabilmektedir. Tabii ki burada tarafların maddi durumları da oldukça önemlidir. Tazminata hükmedilebilmesi için zararın ortaya çıkması gerektiği gibi bu zararın giderilmesini sağlayabilecek maddi imkanların da bulunması gerekir. Bundan dolayıdır ki zina sebebiyle boşanma davasında tazminat miktarlarının hesaplanmasında kusurun ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu önemli rol oynayacaktır. Ancak kusur ağır olup da ekonomik durumun kötü olması miktarların aşağı çekilmesini de gerektirmeyecektir. Zira tazminat zenginleşme aracı olarak kullanılamasa da zararın giderilme yöntemlerinden birisi olduğu için kişinin maddi durumu kötü diye de zarar gören zararıyla birlikte bırakılmayacaktır. 

Zina Sebebiyle Boşanmanın Sonuçları

Tabii ki zina kanıtlanamazsa ancak sadakat yükümlülüğünün ihlali olgusu ortaya konulmuşsa bu durumda yine boşanma olacaktır ancak zinadan dolayı boşanma davası kabul edilemeyecektir. Peki zina sebebiyle boşanma davasının kabul edilmesinin ne gibi yararı olacaktır? Birincisi maddi tazminat ve manevi tazminat miktarlarının artması gündeme gelecektir. Çünkü zina sebebiyle boşanma davası ispatlanmış ve zina olgusu ispatlanıp da dava kazanılmış ise kişilik haklarına yapılan saldırı da açık bir şekilde ortaya çıkmış olacağından manevi tazminatlar maksimum seviyede olabilecektir. Bunun dışında zina sebebiyle boşanma davası kazanılmışsa ve sonrasında mal paylaşımı davası görülecekse bu durumda kanun gereği zina eden eşin alacağı pay azaltılabileceği gibi hiç de paylaşım yapılmayabilir. Yani sen zina sebebiyle boşanma davasını kazandıysan evlilik içinde elde edilen malların paylaşımında daha çok pay alabileceğin gibi payın tamamını da alabilirsin.

Telefon Mesajları Zina Sayılır mı?

Telefon mesajlarının zina sayılabilmesi için konuşmalardan, yazışmalardan cinsel ilişki yaşanıldığının ortaya çıkartılması gerekmektedir. Zina içerikli yaşışmalar yapılmışsa örneğin; gece yanımda uyuduğunda ne kadar ateşli bir birliktelik yaşadık, karın ilişkiye girdiğimizi duyunca ne yapacaksın?, hamilelik testim pozitif çıktı, çocuğu aldıdım gibi yazışmalar elde edilmişse bunların hepsi aleyhe delil olarak kullanılabilecektir. Eşinizin telefon numarası ile konuştuğu kişinin telefon numarası arasındaki iletişimin ortaya çıkartılması bakımından HTS kayıtlarının mahkemeden istenmesi de tarafların iletişim halinde olduğunu ortaya çıkartmak bakımından fayda sağlayacaktır. 

Öpüşmek Zina Olur mu?

Öpüşmek sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın bir türü olup direkt olarak zina sayılması mümkün değildir. Nitekim yukarıda da çok kez bahsetmiş olduğumuz gibi bir ilişkinin zina olabilmesi için cinsel ilişki şarttır. Bu gibi öpüşmek, sarılmak, el ele tutuşmak, yan yana sarmaş dolaş oturmak gibi davranışlar zina sayılmasa da zinanın olma olasılığını gösteren davranışlar olarak karşımıza çıkacaktır. Cinsel ilişki yoksa zina da yoktur. Yine flört etmek de zina olarak sayılamaz. Ancak devamı gelmişse taraflar otelde ya da evde kalmışlarsa ve bunu da ispat edebilmişsek zina sebebiyle boşanma davası kanıtlanmış olacaktır. 

Zinanın İspatı Yargıtay Kararları

Aynı Evde Kalmak Zinanın Varlığını Gösterir

 İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi'nin 10.11.2022 tarihli ve 2022/2149 Esas, 2022/2198 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacı birleşen dosya davalı kadının dava dilekçesinde 4721 Sayılı Kanun'un 161 maddesine dayalı olarak zina sebebi ile boşanma ve fer'îleri yönünden dava açtığı, ayrıca evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yönelik talebinin olmadığı, dilekçe içeriğinden de yalnızca davalı - birleşen dosya davacısı erkeğin kendisini aldattığı ve zina sebebine dayandığı halde İlk Derece Mahkemesince kadının hem 4721 Sayılı Kanun'un 161 hem de 166 . maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak açılan davalarının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu, erkek tarafından sunulan mesaj kayıtlarından kadının erkeğe hakaret ettiği, erkeğin ise kadını aldattığı ve fiziksel şiddet uyguladığı, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar kadına, erkeği kıskandığı için sık sık arayarak işyerinde rahatsız ettiği kusur olarak yüklenmiş ise de erkeğin eylemleri neticesinde kadının tepkisel olarak bu şekilde davrandığı, bu kusurun kadına yüklenmesinin isabetsiz olduğu, belirlenen kusurlu vakıalara göre yine erkeğın ağır kusurlu olduğu, kadının zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmayan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu hususta talep edilmemiş sayılmasına karar verilmesi yerinde olmadığı, kadın vekilinin 15.06.2022 tarihli celsedeki talebi birlikte değerlendirildiğinde kadın lehine aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmesi gerektiği, sair hususlarda herhangi bir isabetsizlik olmadığı, buna göre kadının kusur tespiti ile yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusu ile erkeğin kusur tespiti ve asıl davada kabul edilen 4721 Sayılı Kanun'un 166 maddesine dayalı boşanma davasına yönelik istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi'nin hükümlerinin kaldırılmasına, kadın lehine 400,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının 4721 Sayılı Kanun'un 166maddesine dayalı davası bulunmadığından yer olmadığına, kadının zina nedenli davasının kabulüyle fer'îleri ve erkeğin birleşen davasının kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

Erkeğin Kadını Aldatması

Bölge Adliye Mahkemesi'nin 10.11.2022 tarihli ve 2022/2149 Esas, 2022/2198 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacı birleşen dosya davalı kadının dava dilekçesinde 4721 Sayılı Kanun'un 161 maddesine dayalı olarak zina sebebi ile boşanma ve fer'îleri yönünden dava açtığı, ayrıca evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yönelik talebinin olmadığı, dilekçe içeriğinden de yalnızca davalı - birleşen dosya davacısı erkeğin kendisini aldattığı ve zina sebebine dayandığı halde İlk Derece Mahkemesince kadının hem 4721 Sayılı Kanun'un161hem de 166 maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak açılan davalarının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu, erkek tarafından sunulan mesaj kayıtlarından kadının erkeğe hakaret ettiği, erkeğin ise kadını aldattığı ve fiziksel şiddet uyguladığı, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar kadına, erkeği kıskandığı için sık sık arayarak işyerinde rahatsız ettiği kusur olarak yüklenmiş ise de erkeğin eylemleri neticesinde kadının tepkisel olarak bu şekilde davrandığı, bu kusurun kadına yüklenmesinin isabetsiz olduğu, belirlenen kusurlu vakıalara göre yine erkeğın ağır kusurlu olduğu, kadının zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmayan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu hususta talep edilmemiş sayılmasına karar verilmesi yerinde olmadığı, kadın vekilinin 15.06.2022 tarihli celsedeki talebi birlikte değerlendirildiğinde kadın lehine aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmesi gerektiği, sair hususlarda herhangi bir isabetsizlik olmadığı, buna göre kadının kusur tespiti ile yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusu ile erkeğin kusur tespiti ve asıl davada kabul edilen 4721 Sayılı Kanun'un 166 maddesine dayalı boşanma davasına yönelik istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi'nin hükümlerinin kaldırılmasına, kadın lehine 400,00 TL yoksulluk nafakasına, kadının 4721 Sayılı Kanun'un 166 maddesine dayalı davası bulunmadığından yer olmadığına, kadının zina nedenli davasının kabulüyle fer'îleri ve erkeğin birleşen davasının kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

Cinsel Birliktelik Zinadır

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kadının başka bir erkekle uzun sayılabilecek bir süredir devam eden birlikteliğinin olduğu ve bu erkekle cinsel birliktelik yaşadığı ile davacı kocanın bu birlikteliği 2019 yılı Kasım ayında öğrendiği, 03.12.2019 tarihinde boşanma davasını açtığı belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu, çocukların yaşı, ihtiyaçları ve görüşleri, alıştıkları artan sosyal inceleme raporu dikkate alınarak tarafların ortak çocuklarının velâyetinin babaya verilmesinin üstün yararlara uygun olduğu, tarafların ekonomik sosyal durumu, kusur durumu değerlendirilerek erkek lehine maddî ve manevî tazminat ödenmesine hükmedildiği gerekçesi ile erkeğin davasının kabulüne, tarafların 4721 Sayılı Kanun'un 161. maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine, danışmanlık noktasında tedbiren ...Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına, erkek yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, kadının tedbir ve yoksulluk nafakasının reddine, kadının birleşen davasının reddine karar verilmiştir.

Evlilik Dışı Çocuk Sahibi Olmak Zinadır

Bölge Adliye Mahkemesi'nin 07.03.2022 tarihli 2021/668 esas, 2922/271 karar sayılı kararı ile erkeğin zina eyleminin temadi ettiği, 6 aylık hak düşürücü sürenin bu nedenle dolmadığı, kadının zina sebebine dayalı davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesi ile ... kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılarak yerine yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle ... kadının zina sebebine dayalı davasının kabulüne, tarafların 4721 Sayılı Kanun'un 161 maddesi uyarınca boşanmalarına, ... kadının 4721 Sayılı Kanun'un166 maddesinin birinci fıkrası kapsamında boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... kadın yararına 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata, ... kadının sair, davalı davacı erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Para Karşılığı Cinsel İlişkiye Girmek Zina

İlk Derece Mahkemesi'nin 18.09.2018 tarihli kararı ile erkeğin eğlence yerlerine gittiği, para karşılığı kadınlarla birlikte olduğu, bir tartışma esnasında eşine şiddet uyguladığı, eşinin annesinin yanında aç köpeksiniz siz dediği, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin davasının reddine, kadının zina ve şiddete dayalı boşanma talebinin kabulüyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına aylık ayrı ayrı 5.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 7.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 300.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir.

Başka Bir Erkekle Yaşamak Zinadır

Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararında, kusurlu vakıa ve kusur derecesinin belirlenmesi ile kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, erkeğin zinaya dayalı boşanma talebinin reddi, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarlarının belirlenmesinde hata yapıldığı, dinlenen tanıklar ..., ortak çocuk ..., muhtar ...'ın beyanları ile davacının sunmuş olduğu bina kapı zili görüntüsü ve olayların akışı, tarafların ayrılma şekli, kadına 4 farklı tarihte ... tarafından para gönderilmesi, kadının alınan sir raporunda ... .. 'nın evlenmeden önceki sevgilisi olduğuna ilişkin beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde kadının evlilik birliği devam ederken ... .. ile karı-koca hayatı yaşayarak zina yaptığının sabit görülmesi gerektiği, kadının sürekli telefonla zaman geçirerek görevlerini gereği gibi yapmadığı, eşinin ameliyatında ve sonrasında gereği gibi ilgilenmediği, eşine "zıkkım yesin, geberemedi" şeklinde hakarette bulunduğu, başka bir erkekle zina yaptığı, eşinin konuttan ayrıldığı dönemde internet bankacılığını kullanarak kredi çektiği, birikimini alarak borçlandırdığı, bu davranışları ile ağır kusurlu olduğu, erkeğin ise kötü sözlerle eşini rencide ettiği, küfür ettiği, sosyal ve çalışma alanlarında eşine baskı uyguladığı, hakaret ettiği bu davranışları ile az kusurlu olduğunun anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından her ne kadar erkeğe şiddet vakıası kusur olarak eklenmiş ise de kadının dava dilekçesinde şiddet vakıasına dayanmaması nedeni ile erkeğin kusurlu davranışlarından şiddet vakıasının çıkarılması gerektiği, kadının ayrılık öncesinde internet bankacılığını kullanarak erkeği borçlandırdığı yönündeki vakıanın da dosya kapsamına göre kadının kusurlu davranışlarına eklenmesi gerektiği,evlilik birliği içerisinde ve boşanma davası devam ederken başka bir erkekle yaşayan kadın lehine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 200,00 TL tedbir nafakasının kaldırılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından erkek lehine belirlenen maddî ve manevî tazminat miktarının az olduğu,evliliğin devam ettiği süre, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak erkek yararına 35.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; kadının tüm istinaf sebepleri ile erkeğin, kabul edilen kadının davası, çocuk için tedbir ve iştirak nafakasına yönelik istinaf taleplerinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1). alt bendi uyarınca esastan reddine, erkeğin zina nedeni ile boşanma, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatların azlığı, kusurlu vakıaların tespitine yönelik istinaf taleplerinin 6100 Sayılı Kanun'un 353 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2). alt bendi uyarınca kabulü ile; kadının tüm istinaf sebepleri ile erkeğin kabul edilen kadının davası, çocuk için tedbir ve iştirak nafakasına yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine, erkeğin zina nedeni ile boşanma, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatların azlığı, kusurlu vakıaların tespitine yönelik istinaf taleplerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmındaki kusurlu vakıalara yönelik kısmın kaldırılmasına, kusurlu vakıaların yukarıda açıklandığı şekilde belirlenerek yine de kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğunun tespitine, kararın hüküm kısmında bulunan ilgili bentlerin kaldırılmasına, erkeğin zina hukuki nedenine dayalı boşanma talebinin kabulüyle tarafların zina nedeni ile boşanmalarına, 24.06.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına, erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüyle lehine yasal faizi ile birlikte 35.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

1