POMEM mülakat emsal kararları, eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılma işlemlerinin idari yargıda hangi ölçütlerle denetlendiğini gösterir. Bu karar kütüphanesinde, doğrulanmış Danıştay kararları ve bunların ortaya koyduğu hukuki ilkeler 2026 yılında yürürlükte olan güncel mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır.
Bu rehber, POMEM veya PMYO eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılan ve kendi dosyasındaki puanlama ile gerekçeyi emsal kararlarla karşılaştırmak isteyen adaylar için hazırlanmıştır. Kararların doğru kullanılması önemlidir; çünkü aynı karar, mevzuat dönemi veya somut hukuki sorun farklıysa eldeki uyuşmazlık bakımından aynı sonucu doğurmayabilir.
Kısaca
- Güncel mevzuat: 2 Aralık 2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik yürürlüktedir; 03.06.2015 tarihli eski Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
- Puanlama: Eğitim sonu sözlü sınavı dört kriterden oluşur ve mesleki bilgi düzeyi 40, diğer üç kriter 20'şer puandır.
- Baraj: Başarı için 100 üzerinden en az 70 puan gerekir.
- Gerekçe: Başarısız sayılan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir.
- Aynı puanlar: Danıştay kararlarında, tüm üyelerin bütün kriterlerde aynı puanı vermesi objektif değerlendirme sorununa işaret eden bir emare olarak ele alınmıştır.
- Kamera kaydı: Güncel mevzuatta ses veya görüntü kaydı zorunluluğu açıkça düzenlenmiş değildir; kayıt yokluğu tek başına iptal sebebi olarak kurulamaz.
- Emsal değeri: Hiçbir karar sonraki davaları otomatik olarak bağlamaz; benzerlik somut olay ve mevzuat dönemi bakımından ayrıca test edilir.
- Eski kararlar: 2015 Yönetmeliği döneminde verilen kararlar, hukuki ilkeleri bakımından değerlendirilebilir; güncel Yönetmelik hakkında verilmiş kararlar değildir.
POMEM Mülakat Emsal Kararları Neyi Gösterir?
POMEM mülakat emsal kararları, eğitim sonu sözlü sınavında puanlamanın objektif, bireyselleştirilmiş ve yargısal denetime elverişli yapılıp yapılmadığının hangi ölçütlerle incelendiğini gösterir.
Kararlarda üç tema öne çıkar: bütün kriter ve üyelerde mekanik biçimde aynı puanlama yapılması, başarısızlık gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işlenmesi ve soru ile üye bazlı kayıtların denetlenebilir olması.
Bu nedenle bir kararın değeri sonucundan çok gerekçesinden gelir.
Bu sayfadaki karar kütüphanesi, doğrulanabilir künyeye sahip kararlarla sınırlıdır. Karar numarası ve mercii gösterilemeyen vaka anlatımları, hukuki bir dayanak oluşturmaz.
Bu sayfada "emsal karar", sonraki davayı otomatik bağlayan bir hüküm değil, benzer hukuki sorunun mahkeme tarafından hangi ölçütlerle değerlendirildiğini gösteren karar anlamında kullanılmaktadır.
Bu sayfa genel mülakat iptal davası rehberi değildir. Dava süreci, dilekçe hazırlığı ve prosedürün bütünü için PAEM, POMEM ve PMYO yıl sonu mülakatı ve elenme durumunda iptal davası başlıklı rehber incelenebilir.
2026 Eğitim Sonu Sözlü Sınavının Güncel Mevzuatı
Bu alandaki mevzuat 2025 yılı sonunda değişmiştir. 2 Aralık 2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmî Gazete'de "Polis Memuru veya Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği" yayımlanmıştır.
Bu Yönetmelikle, 03.06.2015 tarihli önceki Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla 2026 yılındaki uyuşmazlıklarda güncel metnin esas alınması gerekir.
Bu değişiklik, emsal karar kullanımını da doğrudan etkiler. Eski Yönetmelik döneminde verilmiş kararlar, güncel Yönetmelik hakkında verilmiş kararlar değildir; bu nedenle hangi hususun taşınabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Sınavın işleyişi bakımından güncel Yönetmeliğin 8. maddesi belirleyicidir. Aday, soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından soru kartı çeker; komisyon tarafından ilave soru da sorulabilir.
Güncel Puanlama Sistemi Nasıl?
2026 itibarıyla eğitim sonu sözlü sınavı 40+20+20+20 olmak üzere dört kriter üzerinden 100 puanla değerlendirilir ve başarı için en az 70 puan gerekir.
Kriterlerin puan ağırlıkları eşit değildir; mesleki bilgi düzeyi tek başına toplam puanın %40'ını oluşturur.
| Değerlendirme Kriteri | Azami Puan |
|---|---|
| Mesleki bilgi düzeyi | 40 |
| Kavrama, özetleme, ifade ve muhakeme | 20 |
| Özgüven, ikna kabiliyeti ve inandırıcılık | 20 |
| Liyakat, temsil, davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu | 20 |
| Toplam | 100 |
Başarı için en az 70 puan gerekir.
Puanın nasıl oluştuğu da Yönetmelikte gösterilmiştir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı verdikleri puanların aritmetik ortalaması, adayın sınav puanını oluşturur.
Başarısız sayılan aday bakımından ayrı bir yükümlülük daha vardır. Adayın aldığı puan ve başarısızlığın gerekçesi, puan değerlendirme karar formuna işlenir. Bu husus, yargısal denetimin somut zeminini oluşturur.
Bu sayfada incelenen eğitim sonu sözlü sınavında ayrı bir "yüzde katkı" hesabı değil, 100 puan üzerinden doğrudan başarı değerlendirmesi vardır; adayın en az 70 puan alması gerekir.
Yönetmelikte sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği de düzenlenmiştir. Bu, işlemin yargısal denetime kapalı olduğu anlamına gelmez; idari başvuru yolu ile yargı yolu farklı kavramlardır.
Burada sık yapılan bir karışıklığa değinmek gerekir. POMEM giriş aşamasındaki mülakatta beş kriterli bir sistem uygulanır; bu sayfada ele alınan eğitim sonu sözlü sınavı ise dört kriterli ve 40+20+20+20 ağırlıklı bir sistemdir. İki sistem birbirine karıştırılmamalıdır.
Eski Yönetmelik Kararları 2026'da Hâlâ Kullanılabilir mi?
Evet; ancak eski Yönetmelik dönemindeki kararlar güncel Yönetmelik hakkında verilmiş kararlar gibi değil, ortaya koydukları hukuki ilkeler bakımından kullanılmalıdır.
Aşağıda ele alınan Danıştay kararları, 2015 tarihli Yönetmelik döneminde verilmiştir. Bu kararların güncel Yönetmelik hakkında verildiği söylenemez.
Buna karşılık kararların ortaya koyduğu hukuki ilkeler, sözlü sınavların yargısal denetimine ilişkindir. Değerlendirmenin bireyselleştirilmesi, puanlamanın kayda geçirilmesi ve gerekçenin gösterilmesi gibi ilkeler, güncel Yönetmelikte de karşılığı bulunan denetim ölçütleri bakımından önem taşır.
Bir kararın dilekçede kullanılmasında iki husus ayrı ayrı belirtilmelidir: kararın hangi mevzuat dönemine ait olduğu ve ortaya koyduğu ilkenin güncel rejimde nasıl karşılık bulduğu.
Danıştay 12. Daire E.2020/215, K.2023/2170 – POMEM Kararı
Danıştay 12. Daire, POMEM eğitim sonu mülakatında bütün komisyon üyelerinin bütün kriterlerde aynı puanları vermesini objektif ve bireyselleştirilmiş değerlendirme bakımından sorunlu bulmuştur. Kararın odağı düşük puan değil, farklı kriter ve üyeler için mekanik biçimde aynı puanlama yapılmasıdır.
Bu karar, sayfanın Polis Meslek Eğitim Merkezine (POMEM) en doğrudan ilişkin emsal kararıdır.
Uyuşmazlık, POMEM eğitimini tamamlayan adayın 29.12.2018 tarihli eğitim sonu mülakatında 60 puanla başarısız sayılmasına ilişkindir. Sınav, beş kişilik bir komisyon tarafından yapılmıştır.
Dosyada uygulanan sistem, eski Yönetmelikteki 40+20+20+20 kriter yapısıdır. Danıştay 12. Dairesi, komisyon üyelerinin aday hakkında her değerlendirme kriteri için aynı puanları takdir ettiğini tespit etmiştir.
Daire, farklı kriterlerde ayrı değerlendirme yapılması gerekirken bütün üyelerin aynı puanı vermesini hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur. Bu durumdan hareketle takdir yetkisinin objektif biçimde kullanılmadığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak davanın reddi yönündeki kararın hukuki isabet taşımadığına karar verilmiştir.
Bu Karardan Çıkan İlke: Aynı Puanlar ve Objektiflik
Karardan çıkan ilke, puanların düşük olmasıyla değil puanlamanın yapılış biçimiyle ilgilidir.
Dört kriter farklı nitelikleri ölçer. Mesleki bilgi düzeyi ile temsil kabiliyeti aynı şeyi ölçmediğinden, bunların aynı puanla değerlendirilmesi ayrıca açıklanması gereken bir durumdur.
Aynı husus komisyon üyeleri bakımından da geçerlidir. Yönetmelik üyelerin ayrı ayrı puan vermesini öngördüğünden, her üyenin kendi değerlendirmesini yapması beklenir.
Bu nedenle bütün üyelerin bütün kriterlerde tamamen aynı puanı vermesi, bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmadığına dair önemli bir emare oluşturabilir. Bu bir emaredir; tek başına kesin sonuç değildir.
Danıştay 12. Daire E.2019/1625, K.2023/1603 – PMYO Kararı
Danıştay 12. Daire bu Polis Meslek Yüksekokulu (PMYO) kararında da her kriterin ve her komisyon üyesinin ayrı değerlendirme yapması gerektiği üzerinde durmuştur. Tüm değerlendirmelerin aynı puanlarla sonuçlanması, takdir yetkisinin objektif kullanılıp kullanılmadığı yönünden önemli görülmüştür.
Uyuşmazlık, Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksekokulunda eğitimini tamamlayan adayın eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkindir.
Uyuşmazlık yine eski Yönetmelik dönemindeki eğitim sonu sözlü sınavına ait olup, ilk derece mahkemesi başarısızlık gerekçesinin yeterince ortaya konulmadığını ve verilen cevapların kayıt altına alınmamasını da tartışmıştır.
Danıştay 12. Dairesinin esas hukuki değerlendirmesinde ise bir başkan ve dört üyeden oluşan komisyonun tüm değerlendirme kriterleri için aday hakkında aynı puanları takdir etmesi üzerinde durulmuştur.
Daire, her kriter yönünden ayrı değerlendirme yapılması gerekirken bütün üyelerce aynı puanların verilmesini hayatın olağan akışına aykırı bulmuş ve bunu takdir yetkisinin objektif kullanılmadığını gösteren bir durum olarak değerlendirmiştir.
Karar ayrıca usulî bir yön taşır. Adayın sonradan yeniden sınava alınıp başarılı olması nedeniyle konusuzluk gerekçesiyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bu Karardan Çıkan İlke: Bireyselleştirilmiş Değerlendirme
İki Danıştay kararı birlikte okunduğunda ortaya çıkan ilke nettir: değerlendirme hem kriter bazında hem de üye bazında bireyselleştirilmelidir.
Kriter bazında bireyselleştirme, her kriterin kendi ölçütüne göre ayrı puanlanmasını ifade eder. Üye bazında bireyselleştirme ise her komisyon üyesinin kendi değerlendirmesini yapmasını gerektirir.
Yönetmelik dört ayrı kriter belirlediğine ve üyelerin ayrı ayrı puanlarının ortalamasının alınacağını öngördüğüne göre, ayrı değerlendirme yapılması mevzuatın kendi yapısından doğar.
Danıştay İDDK E.2023/34, K.2023/45 Ne Diyor?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) çoğunluğu, sözlü sınavlarda aday cevaplarının ayrıca sesli veya görüntülü kayda alınmamasını tek başına hukuka aykırılık saymamıştır. Soruların önceden hazırlanması, sorulan soruların kaydı ve üye bazlı notların gösterilmesi yargısal denetlenebilirlik bakımından temel unsurlar olarak değerlendirilmiştir.
Bu karar POMEM'e özgü değildir. Kurulun 25.12.2023 tarihli kararı, zabıt kâtipliği sözlü sınavlarına ilişkin içtihat aykırılığının giderilmesine ilişkindir; bu ayrım gözetilerek kullanılmalıdır.
Kurul çoğunluğunun ortaya koyduğu genel ilke üç unsurdan oluşur: soruların önceden hazırlanıp tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve hangi komisyon üyesinin hangi notu verdiğinin ayrı ayrı gösterilmesi.
Çoğunluk, bu unsurların bulunması hâlinde sözlü sınavın nesnelliği ve yargısal denetimi bakımından yeterli kabul edilebileceği sonucuna varmıştır.
Kararın en çok yanlış aktarılan yönü ise şudur: Kurul çoğunluğu, adayların verdikleri cevapların ayrıca kayıt altına alınmamasının tek başına sözlü sınavı hukuka aykırı hâle getirmeyeceği sonucuna varmıştır.
Kararda yer alan karşı oyda, gerekirse teknolojik olanaklarla sesli ve görüntülü kayıt alınması yaklaşımı savunulmuştur. Bu görüş çoğunluk kararı gibi sunulmamalıdır.
POMEM Mülakatında Kamera Kaydı Olmaması Tek Başına İptal Sebebi midir?
Her durumda hayır.
Güncel Yönetmelikte sözlü sınavın ses veya görüntü kaydına alınması yönünde açık bir zorunluluk düzenlenmiş değildir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan kararında çoğunluk; soruların önceden hazırlanması, sorulan soruların kaydı ve üye bazlı notların gösterilmesi mevcutsa, cevapların ayrıca kayda alınmamasını tek başına hukuka aykırılık saymamıştır.
Teknolojik kayıt, yargısal denetlenebilirliği güçlendirebilecek bir unsurdur. Buna karşılık "kamera yoksa işlem iptal edilir" biçiminde bir formül kurulamaz.
Soruların Önceden Hazırlanması ve Kayda Geçirilmesi
Güncel Yönetmelik, adayın soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından soru kartı çekmesini öngörür. Bu yapı, soruların önceden hazırlandığını gösterir.
Komisyonun ilave soru sorabilmesi de mümkündür. İlave sorunun sınav dosyasında nasıl gösterildiği denetlenebilirlik bakımından önem taşıyabilir; adayın verdiği cevabın ayrıca sesli, görüntülü veya yazılı olarak kayda alınması ise tek başına zorunlu bir unsur olarak kabul edilemez.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararındaki ölçüt burada işlevseldir. Sorulan soruların kayda geçirilmesi, denetimin yapılabilmesi bakımından öne çıkan unsurlardan biridir.
Başarısızlık Gerekçesinin Forma Yazılması Neden Önemli?
Güncel Yönetmelik, başarısız sayılan adayın aldığı puan ve gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işlenmesini öngörür.
Bu hüküm, yargısal denetim bakımından doğrudan sonuç doğurur. Gerekçenin forma işlenmiş olması, mahkemenin puanlama ile somut değerlendirme arasındaki ilişkiyi inceleyebilmesini sağlar.
Gerekçenin hiç bulunmaması veya yalnızca kriter adlarının tekrarlanmasıyla yetinilmesi hâlinde, işlemin denetlenebilirliği tartışma konusu olabilir.
Komisyon Üyelerinin Aynı Puanları Vermesi Neden Önemlidir?
Bu husus, yukarıda ele alınan iki Danıştay kararının ortak konusudur.
Sorun, puanların birbirine yakın olması değildir. Sorun, dört ayrı kriterin ve beş ayrı üyenin bulunduğu bir sistemde bütün değerlendirmelerin tamamen aynı çıkmasıdır.
Danıştay her iki kararda da bu durumu hayatın olağan akışına aykırı bulmuş ve takdir yetkisinin objektif kullanılmadığını gösteren bir unsur olarak değerlendirmiştir.
Mekanik ve tamamen aynı puanlama, bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmadığına dair bir emare oluşturabilir; ancak her dosyada tek başına sonucu belirlemez.
Komisyon Üyelerinin Farklı Puan Vermesi Tek Başına İptal Sebebi midir?
Hayır. Üyeler arasında puan farkı bulunması, kendiliğinden bir hukuka aykırılık göstermez.
Yönetmelik üyelerin ayrı ayrı puan vermesini öngördüğüne göre, farklılık aslında sistemin beklediği bir sonuçtur. Değerlendirmenin bireysel olması, farklı puanların ortaya çıkmasını olağan kılar.
Belirleyici olan, puanlamanın somut, tutarlı ve objektif ölçütlere dayanıp dayanmadığıdır. Bu husus da dosyadaki form ve tutanaklar üzerinden incelenir.
Bu nedenle "puanlar farklıysa iptal edilir" veya "puanlar aynıysa iptal edilir" biçiminde iki yönlü bir kalıp kurulamaz. Her iki durumda da bakılacak olan, değerlendirmenin denetlenebilir bir temele oturup oturmadığıdır.
Soruyu Doğru Cevaplamak Neden Tek Başına Yeterli Değildir?
Eğitim sonu sözlü sınavı dört kriterden oluştuğundan, mesleki bilgi sorusunun doğru cevaplanması diğer kriterlerden otomatik puan hakkı doğurmaz.
Mesleki bilgi düzeyi 40 puanlık bir kriterdir. Kalan 60 puan; kavrama, özetleme, ifade ve muhakeme ile özgüven, ikna kabiliyeti ve inandırıcılık ile liyakat, temsil, davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu kriterlerine dağıtılmıştır.
Bu nedenle "soruyu bildim, o hâlde başarılı sayılmalıydım" biçiminde bir çıkarım kurulamaz.
Buna karşılık tartışma başka bir eksende yürütülebilir. Puanlama formunun her kriter bakımından ayrı doldurulup doldurulmadığı, başarısızlık gerekçesinin forma işlenip işlenmediği ve puanlama ile somut değerlendirme arasında denetlenebilir bir ilişki bulunup bulunmadığı incelenebilir.
Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi
İdarenin sözlü sınavda takdir yetkisi bulunması, bu yetkinin denetim dışında olduğu anlamına gelmez.
Denetim, mahkemenin idarenin yerine geçerek yeni bir puan takdir etmesi biçiminde yürümez. İnceleme, yetkinin hukuka uygun ölçütlerle ve denetlenebilir biçimde kullanılıp kullanılmadığına yönelir.
Danıştay kararlarında öne çıkan ölçüt de budur. Takdir yetkisinin objektif biçimde kullanıldığının dosyadan anlaşılabilmesi aranmaktadır.
Sınavdan başarısız sayılmanın doğrudan nedeni 70 puanın altında kalmaktır; yargısal uyuşmazlık ise bu puanın hukuka uygun, objektif ve denetlenebilir bir değerlendirme sonunda oluşup oluşmadığıyla ilgilidir.
Bu nedenle dilekçede tartışılması gereken, puanın rakamsal değeri değil; puanın hangi ölçütlere dayandığı ve bu dayanağın dosyada görünür olup olmadığıdır.
POMEM Mülakat Emsal Kararı Her Davayı Bağlar mı?
Hayır. Türk hukukunda bir Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesi kararının sonraki bütün somut davaları otomatik olarak bağladığı bir sistem bulunmamaktadır.
Bir kararın değeri birkaç unsura göre değişir: kararı veren merci, kararın kesinleşme durumu, uyuşmazlığın benzerliği, mevzuat dönemi ve somut olay benzerliği.
Bu sayfadaki kararlar bakımından mevzuat dönemi unsuru özellikle önemlidir. 2025 yılı sonunda Yönetmelik değiştiğinden, eski kararların güncel rejime nasıl taşınacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle emsal karar, dilekçede bir sonuç vaadi olarak değil; ortaya koyduğu hukuki ilke ile somut dosya arasındaki bağlantı gösterilerek kullanılmalıdır.
Danıştay Kararı ile BİM Kararı Nasıl Değerlendirilir?
Kararların değeri yalnızca merci adıyla ölçülmez.
Danıştay kararlarının temyiz ve içtihat oluşturma işlevi bulunur. Bu işlev, kararın benzer uyuşmazlıklardaki yorum çizgisini göstermesi bakımından önem taşır.
Bölge İdare Mahkemesi kararları ise somut dosyada kesin nitelik taşıyabilir. Bu, o dosya bakımından doğrudan sonuç doğuran bir özelliktir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun aykırılığın giderilmesine ilişkin kararları ise ayrı bir niteliğe sahiptir; bu kararlar, daireler ve bölge idare mahkemeleri arasındaki içtihat farklılıklarının giderilmesine yöneliktir.
Bu nedenle bir kararın dilekçede sunulmasında, mercinin yanında kararın türü ve niteliği de belirtilmelidir.
Emsal Kararın Somut Dosyaya Benzerliği Nasıl Test Edilir?
Benzerlik, konu başlığı düzeyinde değil hukuki sorun düzeyinde aranmalıdır.
Test edilecek hususlar şunlardır: uyuşmazlığın hangi sınav türüne ilişkin olduğu, hangi mevzuat döneminde geçtiği, hangi puanlama sisteminin uygulandığı, kararın çözdüğü hukuki sorunun ne olduğu ve bu sorunun eldeki dosyada da bulunup bulunmadığı.
Örneğin bütün üyelerin aynı puanı verdiği bir dosyada, aynı puanlama sorununu ele alan bir karar işlevsel olabilir. Buna karşılık gerekçe eksikliğinin tartışıldığı bir dosyada aynı karar aynı işlevi görmeyebilir.
Bu nedenle her karar için üç husus yazılmalıdır: kararın somut olayı, ortaya koyduğu hukuki ilke ve bu ilkenin eldeki dosyadaki karşılığı.
Mülakat İptal Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Dosyada incelenmesi ve gerekiyorsa mahkemeden celbi istenmesi düşünülebilecek belgeler bellidir.
Birinci grup, işleme ilişkin belgelerdir: başarısız sayılma işleminin bildirildiği yazı ve tebligat belgesi.
İkinci grup, sınav sürecine ilişkin belgelerdir: puan değerlendirme karar formu, adayın çektiği soru kartına ilişkin kayıt, varsa ilave sorulara ilişkin tutanak ve komisyon üyelerinin ayrı ayrı verdikleri puanları gösteren belgeler.
Üçüncü grup, komisyonun oluşumuna ilişkin belgelerdir. Komisyonun hangi üyelerden oluştuğu ve üyelerin görevlendirilmesine ilişkin işlemler bu kapsamdadır.
Belgelerin yalnızca toplanması değil, her birinin hangi iddiayı desteklediğinin baştan eşleştirilmesi de yararlıdır.
POMEM ESS'den Elenenler Ne Yapabilir?
POMEM eğitim sonu sınavı (ESS) sonucunda başarısız sayılan adayın atacağı ilk adım, başarısız sayılma işleminin ve bildirim tarihinin tespit edilmesidir.
Ardından dosyadaki belgeler incelenir: puan değerlendirme karar formu, soru kartına ilişkin kayıt, komisyon üyelerinin ayrı ayrı verdiği puanlar ve başarısızlık gerekçesinin forma işlenip işlenmediği.
Emsal karar, bu belgelerden çıkan hukuki soruna bağlanarak kullanılır; kararın somut dosyayla benzerliği ayrıca gösterilmelidir.
Özel bir süre öngörülmemişse genel dava açma süresi, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren kural olarak 60 gündür. Bu adımların izlenmesi bir sonuç garantisi vermez.
Mülakat İptal Davası ve Dava Açma Süresi
Dava konusu, kesin ve icrai nitelikteki başarısız sayılma işlemidir. Bu nedenle ilk yapılacak iş, işlemin ve bildirim tarihinin tespit edilmesidir.
Özel bir süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) 7. maddesi uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren kural olarak 60 gündür.
Görevli yargı yeri kural olarak idari yargıdır. Yetkili mahkeme ise somut işlemi tesis eden makam, işlemin niteliği ve Kanunun görev ile yetkiye ilişkin hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir; her dosya için otomatik olarak tek bir yer mahkemesi gösterilemez.
Dava sürecinin bütünü bu sayfanın konusu değildir; ayrıntı için yukarıda anılan genel mülakat rehberi incelenebilir.
Yürütmenin Durdurulması Ne Zaman Gündeme Gelir?
Yürütmenin durdurulması zorunlu bir talep değildir ve otomatik bir sonuç doğurmaz.
İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesi uyarınca talebin kabulü için iki şartın birlikte bulunması gerekir: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması.
Bu iki şartın somut dosyada ayrı ayrı gerekçelendirilmesi aranır. Genel ifadelerle kurulan bir talep karşılık bulmayabilir.
Talebin ne zaman karara bağlanacağı da önceden belirlenemez; bu nedenle sabit bir takvim beklentisi kurulmamalıdır.
Mülakat İptal Edilirse Doğrudan Atama Olur mu?
Hayır. Mülakat işleminin iptali her durumda doğrudan atama sonucunu doğurmaz; uygulanacak işlem mahkeme kararının hüküm fıkrası ve iptal gerekçesine göre belirlenir.
Bazı hâllerde idarenin işlemi yeniden tesis etmesi gündeme gelebilir.
Danıştay 12. Dairesinin PMYO kararında görüldüğü üzere, adayın sonradan yeniden sınava alınması gibi gelişmeler de sürecin seyrini etkileyebilir.
Bu nedenle kararın hüküm fıkrasının dikkatle okunması ve sonrasında hangi işlemin beklendiğinin belirlenmesi gerekir.
POMEM Mülakat Emsal Kararlarının Ortak Sonucu Nedir?
Doğrulanmış POMEM ve PMYO emsal kararlarının ortak sonucu, mahkemelerin yalnız puanın düşük olup olmadığına değil, puanın nasıl oluşturulduğuna ve işlemin denetlenebilir olup olmadığına baktığını göstermesidir.
Birinci ortak unsur, dört ayrı kriterin kendi ölçütüne göre ayrı ayrı değerlendirilmesidir.
İkinci unsur, komisyon üyelerinin her birinin kendi bireysel puanlamasını yapmasıdır.
Üçüncü unsur ise başarısızlık gerekçesinin ve sınav dosyasının yargısal denetime elverişli olmasıdır.
Karar Kütüphanesi – Kısa Özet Tablosu
Aşağıdaki tablo, bu sayfada ele alınan üç kararı ve 2026 bakımından taşıdıkları notu özetlemektedir.
| Karar | Uyuşmazlık | Temel İlke | 2026 Açısından Not |
|---|---|---|---|
| Danıştay 12. D., E.2020/215, K.2023/2170 | POMEM eğitim sonu mülakat | Tüm kriterlerde mekanik aynı puanlar objektif değerlendirme sorununa işaret edebilir | Eski Yönetmelik dönemi; ilke güncel m.8'deki ayrı kriter değerlendirmesi bakımından önemlidir |
| Danıştay 12. D., E.2019/1625, K.2023/1603 | PMYO eğitim sonu sözlü sınav | Ayrı kriterlerin bireyselleştirilmiş değerlendirilmesi | Eski Yönetmelik dönemi |
| Danıştay İDDK, E.2023/34, K.2023/45 | Genel sözlü sınav içtihat aykırılığı | Soruların ve üye bazlı puanların kaydı yargısal denetlenebilirlik için önemlidir; cevapların ayrıca kayıt altına alınmaması tek başına hukuka aykırılık değildir | POMEM'e özgü değil; genel ilke olarak dikkatle kullanılmalı |
Bu karar kütüphanesi, karar sonucundan çok gerekçeyi karşılaştırmak için kullanılmalıdır. Tablodaki üç kararın ortak yönü, denetimin puanın rakamına değil değerlendirmenin yapılış biçimine yönelmesidir.
Sonuç
POMEM mülakat emsal kararları, eğitim sonu sözlü sınavlarında yargısal denetimin hangi ölçütlerle yürüdüğünü gösterir. Bu ölçütler puanın düşük olmasına değil, değerlendirmenin denetlenebilir biçimde yapılıp yapılmadığına odaklanır.
Güncel mevzuat bakımından 2 Aralık 2025 tarihli Yönetmelik esas alınmalıdır. Eğitim sonu sözlü sınavı dört kriterden oluşur; mesleki bilgi düzeyi 40, diğer üç kriter 20'şer puandır ve başarı için en az 70 puan aranır.
Doğrulanmış Danıştay kararlarından çıkan ortak ilke, değerlendirmenin hem kriter hem de üye bazında bireyselleştirilmesi gereğidir. Bütün üyelerin bütün kriterlerde aynı puanı vermesi, bu bakımdan önemli bir emare oluşturabilir.
Buna karşılık kesin kalıplardan kaçınılmalıdır. Kamera kaydı yokluğu tek başına iptal sebebi değildir; puan farkı da tek başına hukuka aykırılık göstermez. Belirleyici olan, dosyadaki form ve tutanakların denetime elverişli olup olmadığıdır.
Emsal kararlar da otomatik olarak bağlayıcı değildir. Kararın mercii, türü, mevzuat dönemi ve somut olay benzerliği birlikte değerlendirilerek kullanılmalıdır.
Altın Tavsiye
Emsal karar aramadan önce kendi dosyanızdaki belgeleri belirleyin: puan değerlendirme karar formu, soru kartına ilişkin kayıt, komisyon üyelerinin ayrı ayrı verdiği puanlar ve başarısızlık gerekçesinin forma işlenip işlenmediği. Ardından bu belgelerdeki sorunun hangi hukuki ilkeye karşılık geldiğini saptayın; ancak bundan sonra o ilkeyi ortaya koyan bir kararı arayın. Seçtiğiniz her karar için üç satır yazın: kararın somut olayı, ortaya koyduğu ilke ve sizin dosyanızdaki karşılığı. Kararın hangi mevzuat dönemine ait olduğunu da mutlaka belirtin; 2025 sonunda Yönetmelik değiştiğinden eski dönem kararları ilkeleri bakımından kullanılır, güncel metin hakkında verilmiş kararlar olarak sunulamaz.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik; 2 Aralık 2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Polis Memuru veya Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve metinde künyeleri belirtilen Danıştay kararları dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kararların somut dosyaya uygulanabilirliği, uyuşmazlığın gerçekleştiği mevzuat dönemi ve dosyadaki bilgi ile belgeler ayrıca değerlendirilmelidir.
Güncelleme Tarihi: 30.08.2026
Yazan: Av. Bilgehan Utku
Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık