Eczacı disiplin cezası, eczacının mesleki mevzuata ve meslek etiğine aykırı fiilleri nedeniyle Eczacı Odası Haysiyet Divanı tarafından verilen meslek disiplini yaptırımıdır. Dayanağı 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile 10.12.2024 tarihli Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliğidir.
Kısaca
- Temel Mevzuat: 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile 10.12.2024 tarihli ve 32748 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği.
- Soruşturmayı Kim Yürütür: Eczacının bağlı olduğu Eczacı Odası; sorumluluk Oda Yönetim Kurulundadır.
- Savunma: Yönetim Kurulu, Haysiyet Divanı ve Yüksek Haysiyet Divanı aşamalarının her birinde en az 15 gün süre verilir.
- Ceza Türleri: Yazılı ihtar, para cezası, geçici olarak sanat icrasından men ve oda bölgesinde sanat icrasından men.
- İtiraz: Haysiyet Divanı kararına, tebliğden itibaren 15 gün içinde yazılı olarak itiraz edilebilir.
- Men Cezaları: İtiraz edilmese dahi Yüksek Haysiyet Divanına gönderilir ve bu Divanın kararıyla tekemmül eder.
- Yargı Yolu: Yüksek Haysiyet Divanı kararlarına karşı yasal süresi içinde idari yargı yoluna başvurulabilir.
- Güncel Durum: Anayasa Mahkemesinin E.2025/189, K.2025/259 sayılı iptal kararı 10.09.2026 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, bu tarihten sonraki işlemlerde yürürlükteki yasal düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir.
Eczacı Disiplin Cezası Nedir?
Eczacı disiplin cezası, eczacının mesleki yükümlülüklerine aykırı davranışları nedeniyle meslek örgütü tarafından uygulanan bir yaptırımdır. Amacı cezalandırmadan çok mesleğin gereklerine uygun davranışın sağlanması ve mesleki güvenin korunmasıdır. Türk Eczacıları Birliği bünyesindeki bu meslek disiplini yaptırımları; 6197 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezalarından ve SGK–TEB protokolünden doğan sözleşmesel yaptırımlardan hukuki dayanak, yetkili organ ve usul bakımından ayrılır.
Yaptırımın kaynağı 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunudur. Kanun, disiplin işlerinde yetkili kurulları Haysiyet Divanları ile Yüksek Haysiyet Divanı olarak belirlemiş ve uygulamanın usul ve esaslarının yönetmelikle düzenleneceğini öngörmüştür. Bu yaptırımlar, mesleğini yürütmeye yetkili olup Eczacı Odalarına üye olan eczacılar ile kayıt yaptırması gerektiği hâlde yaptırmayan eczacılar hakkında uygulanabilir.
Kapsam bakımından değerlendirilen fiiller de bellidir: kanuna, yönetmeliklere, Türk Eczacıları Birliği ve Oda organlarının kararlarına aykırı davranışlar ile meslekle ilgili işlerde kasten veya ihmalle zarara yol açan ve mesleğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan hareketler bu kapsamdadır. Bu fiillerin hangi yaptırıma bağlandığı ise Yönetmelikte ceza türlerine göre ayrıca gösterilmiştir.
Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği Ne Getirdi?
Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği, 10.12.2024 tarihli ve 32748 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme, disiplin hukuku bakımından önemli bir değişikliği ifade eder: disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâller artık açık bir yönetmelik metninde tek tek sayılmaktadır.
Yönetmeliğin getirdiği başlıca yenilikler şunlardır: soruşturmanın kim tarafından ve nasıl yürütüleceğinin belirlenmesi, savunma hakkının her aşama için ayrı ayrı güvenceye bağlanması, ceza türleri ile bunların alt ve üst sınırlarının gösterilmesi, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin ceza türlerine göre gruplandırılması ve zamanaşımı ile karar sürelerinin açıkça düzenlenmesi. Bu düzenlemeler, disiplin sürecinin hem eczacı hem de meslek örgütü bakımından öngörülebilir bir çerçeveye kavuşmasını sağlamıştır.
Bu nedenle disiplin soruşturmasıyla karşılaşan bir eczacının ilk yapması gereken, isnat edilen fiilin Yönetmelikteki hangi bende girdiğini tespit etmektir. Fiilin hangi bende girdiği, hem uygulanabilecek yaptırım türünü hem de savunmanın nasıl kurulacağını doğrudan belirler.
6643 Sayılı Kanunun 30. Maddesi Hakkındaki 2025 AYM İptal Kararı
Bu alandaki en önemli güncel gelişme, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 11.12.2025 tarihli E.2025/189, K.2025/259 sayılı kararıdır. Mahkeme bu kararla, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun yeniden düzenlenen 30. maddesini iptal etmiştir. Karar 10.03.2026 tarihli ve 33192 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış; iptal hükmünün yayımdan altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden iptal 10.09.2026 tarihinde hüküm doğuracaktır.
Mahkemenin gerekçesi hukuki belirlilik ilkesine dayanmaktadır. Kararda, maddede disiplin yaptırımları sayılmış olsa da hangi somut fiile hangi yaptırımın kanun düzeyinde bağlandığının yeterli açıklık ve kesinlikte gösterilmediği; disiplin suçları ile bunlara uygulanacak yaptırımlar arasında kanuni düzeyde yeterli bağlantı kurulmadığı belirtilmiştir. Bu yaklaşım, meslek disiplini alanında da temel çerçevenin kanunla çizilmesi gereğini vurgulamaktadır.
Uygulama bakımından tabloyu doğru okumak gerekir. 01.09.2026 itibarıyla 6643 sayılı Kanunun 30. maddesi hâlen yürürlüktedir ve mevcut disiplin rejimi işlemeye devam etmektedir; ancak bu madde 10.09.2026 tarihinde yürürlükten kalkacaktır. Yönetmelik doğrudan iptal edilmiş değildir; buna karşılık temel kanuni dayanağının ortadan kalkacak olması nedeniyle bu tarihten sonraki uygulamanın, varsa yeni yasal düzenleme ve güncel yargı kararlarıyla birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Eczacı Odası Disiplin Soruşturması Nasıl Yapılır?
Disiplin soruşturmasını, eczacının bağlı olduğu Eczacı Odası başlatır ve yürütür; sorumluluk Eczacı Odası Yönetim Kurulundadır. Soruşturma resen başlatılabileceği gibi Eczacı Odası denetimi, yetkili kurum veya kuruluşların denetim ve soruşturmaları ya da şikâyet üzerine de başlatılabilir.
Yönetim Kurulu gerekli yazışmaları yapar ve delilleri toplar; bu aşamada eczacıya isnat edilen fiil ve gerekçesi bildirilerek savunma ile delil sunması için süre verilir. Soruşturma sonucunda mesleki bir suç veya suç şüphesi bulunduğu kanaatine varılırsa dosya, gerekçesiyle birlikte Haysiyet Divanına sevk edilir.
Bu yapı, soruşturma ile kovuşturma aşamalarını birbirinden ayırır: Yönetim Kurulu aşaması bir ön inceleme niteliği taşırken, yaptırıma karar verme yetkisi Haysiyet Divanına aittir. Bu ayrım, hangi aşamada hangi hakların kullanılabileceğini de belirler.
Savunma Hakkı ve 15 Günlük Süre
Disiplin sürecinde savunma hakkı tek bir aşamayla sınırlı değildir; Yönetim Kurulu, Haysiyet Divanı ve Yüksek Haysiyet Divanı aşamalarının her birinde ayrı ayrı savunma alınması öngörülmüştür. Bu aşamaların her birinde eczacıya en az 15 günlük süre tanınır ve savunma yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir.
Yönetim Kurulu aşamasında soruşturmanın konusu ve gerekçesi bildirilir; tebliğden itibaren en az 15 gün içinde savunma ve delillerin sunulması istenir. Haysiyet Divanı aşamasında isnat edilen eylem açıkça belirtilerek yeniden en az 15 günlük süre verilir; üst kurul da dosyayı görüşürken eczacıdan aynı süre içinde savunma ve delil ister.
Bu düzenin en önemli sonucu şudur: savunma alınmadan yaptırım uygulanamaz ve bu güvence her iki Divan aşaması için de geçerlidir. Savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması, işlemin şekil ve usul yönünden denetiminde tartışılabilecek bir husustur.
Haysiyet Divanı Nedir ve Görevleri Nelerdir?
Haysiyet Divanı, her Eczacı Odası bünyesinde seçimle oluşturulan ve disiplin cezası verme yetkisine sahip kuruldur. Beş asıl ve beş yedek üyeden oluşur ve üyelerin görev süresi iki yıldır. Divanın yetki alanı kural olarak bağlı bulunduğu Eczacı Odasının bölgesiyle sınırlıdır.
Divanın temel görevi, kendisine sevk edilen dosyaları incelemek, eczacının savunmasını almak ve yaptırım uygulanıp uygulanmayacağına karar vermektir. Yüksek Haysiyet Divanı ise 6643 sayılı Kanunda düzenlenen üst kuruldur. Yerel Divan kararlarını inceler; uygun bulduğu takdirde aynen veya tadilen onaylar, uygun bulmazsa görüşüyle birlikte dosyayı geri gönderir. Güncel Yönetmelik, tadilen onama yetkisinin cezayı artırarak onamayı da kapsadığını açıkça düzenlemektedir. Bu değerlendirmede somut olayın özellikleri, fiilin niteliği, eylemin ve sonucunun ağırlığı ile varsa elde edilen haksız kazanç birlikte gözetilir.
Eczacılara Hangi Disiplin Cezaları Verilebilir?
Yönetmelik uyarınca verilebilecek disiplin cezaları dört türdür. Aşağıdaki tablo bu cezaları temel ölçüleri ve uygulanma biçimleriyle birlikte göstermektedir.
| Ceza Türü | Temel Ölçü | Örnek Fiiller | Kesinleşme ve Uygulama |
|---|---|---|---|
| Yazılı ihtar | Belirli bir süre veya tutar öngörülmez | Hijyen kurallarına uyulmaması, defter veya kayıtların bulundurulmaması, beyaz önlük giyilmemesi | İtiraz edilmezse kesinleşir, Eczacı Odasınca uygulanır |
| Para cezası | Fiil tarihindeki oda yıllık aidatının 4 ilâ 15 katı | Miadı geçmiş ilacın satışa hazır bulundurulması, denetime engel olma, eczacının mazeretsiz görev başında bulunmaması | İtiraz edilmezse kesinleşir, Eczacı Odasınca uygulanır |
| Geçici olarak sanat icrasından men | 3 günden 180 güne kadar | Muvazaalı eczane işletilmesi, reçete toplama veya yönlendirme, reçetede yazılı ilaç yerine yanlış ilaç verilmesi | İtiraz olmasa da Yüksek Haysiyet Divanına gider, onayla tekemmül eder |
| Oda bölgesinde sanat icrasından men | Bir oda bölgesinde en az 5 geçici men veya toplam 180 gün men | Geçici men cezalarının Yönetmelikteki eşiğe ulaşması | İtiraz olmasa da Yüksek Haysiyet Divanına gider, onayla tekemmül eder |
En hafif yaptırım yazılı ihtardır. Yönetmelik ceza türünü "yazılı ihtar" olarak adlandırmakla birlikte, fiil ve hallerin sayıldığı maddede aynı yaptırım için "yazılı uyarı cezası verilmesi gereken haller" ifadesi kullanılmaktadır; bu terminoloji farkı aynı yaptırıma işaret eder. Yazılı uyarı cezası, eczacının mesleğini uygularken meslektaşları, üçüncü kişiler ile Türk Eczacıları Birliği ve Oda birimleriyle daha düzenli ve uyumlu bir tutum içinde olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Para cezası ise fiilin işlendiği tarihteki oda yıllık aidatı esas alınarak hesaplanır ve bu nedenle sabit bir tutarı yoktur.
Geçici sanat icrasından men cezası, eczacının belirli bir süre mesleğini icra etmesinin yasaklanmasıdır ve üç günden yüz seksen güne kadar uygulanabilir. Oda bölgesinde sanat icrasından men cezası ise ancak Yönetmelikte belirlenen eşiğe ulaşılması hâlinde gündeme gelir; bir oda bölgesinde en az beş defa geçici men cezası alınması veya bu cezaların toplamının yüz seksen güne ulaşması aranır.
Hangi Fiiller Eczacı Disiplin Cezası Gerektirir?
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller güncel Yönetmelikte ceza türlerine göre gruplandırılmıştır. Bu düzenleme, eskiden yaşanan belirsizliği ortadan kaldırmış ve hangi fiile hangi ceza türünün uygulanabileceğini önceden görülebilir hâle getirmiştir.
Yazılı ihtar gerektiren fiiller genellikle ihmalkâr nitelikteki mesleki aykırılıklardır. Genel hijyen kurallarına uyulmaması, tutulması gereken defter veya elektronik kayıtların bulundurulmaması, Eczacı Odası ile Türk Eczacıları Birliğinin mesleki kararlarına uyulmaması, ilaç buzdolabında ilaç dışı ürün bulunması ve ilaçların belirlenen fiyatın üzerinde satılması bu grupta yer alır.
Para cezası gerektiren fiiller daha ağır sonuçlar doğurabilecek aykırılıkları kapsar. Başka bir ilaca ait karekod kullanılması, ilaçların İlaç Takip Sistemi kaydının eczane üzerine alınmaması, miadı geçmiş ilacın satışa hazır bulundurulması veya usulüne uygun imha edilmemesi, denetime engel olunması, yardımcı ya da ikinci eczacı zorunluluğuna aykırılık ve reçetedeki pozolojiye aykırı ilaç verilmesi bu kapsamdadır.
Geçici olarak sanat icrasından men gerektiren fiiller ise mesleğin özüne ve kamu sağlığına yönelen ağır aykırılıklardır. Muvazaalı eczane işletilmesi veya açma teşebbüsü, ruhsatname olmaksızın eczane açılması, karekod bilgisi tahrif edilmiş ilaç bulundurulması, miadı dolmuş ilaç satışı, reçete toplama ve yönlendirme, internet veya sosyal medya üzerinden reklam ile satış, sahte reçete işlemleri, toptan ilaç satışı ve reçetede yazılı ilaç yerine yanlış ilaç verilmesi bu grupta sayılmıştır.
Yanlış ilaç verilmesi bakımından bir netleştirme gerekir: bu fiil geçici men cezasını gerektiren haller arasında yer almakla birlikte, her olayda azami süre uygulanacağı anlamına gelmez. Uygulanacak sürenin belirlenmesinde kusurun derecesi, doğan sonucun ağırlığı ve varsa haksız kazanç birlikte değerlendirilir.
Cezalarda Ölçülülük ve Tekrar Hâli
Yaptırımın türü ve ağırlığı otomatik biçimde belirlenmez; Divan, suç ile ceza arasında adil bir denge kurmakla yükümlüdür. Aynı tür fiilin tekrarlanması hâlinde daha ağır bir yaptırım ya da bir üst ceza uygulanır; bu nedenle disiplin geçmişi, verilecek kararın belirlenmesinde doğrudan etkili bir unsurdur.
Ölçülülük değerlendirmesi yargısal denetim bakımından da önem taşır. Kararın gerekçesinde hangi ölçütlerin nasıl değerlendirildiğinin gösterilmemesi, işlemin denetlenebilirliği yönünden tartışma konusu olabilir.
Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı ve Karar Süresi
Güncel Yönetmelik, hem soruşturmaya başlama hem de ceza verme bakımından süre sınırları getirmiştir. Fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlanmamışsa disiplin soruşturması yapılamaz ve ceza verilemez.
İkinci sınır ceza verme yetkisine ilişkindir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç sekiz yıl içinde disiplin cezası verilmemişse, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bu iki süre birbirinden farklıdır: biri sürecin başlatılmasına, diğeri cezanın verilmesine ilişkindir.
Karar süresi bakımından da bir düzenleme bulunmaktadır. Haysiyet Divanı, kendisine intikal eden dosyayı en geç üç ay içinde karara bağlar. Bu süreler, disiplin sürecinin belirsiz biçimde uzamasını önlemeye yönelik güvencelerdir ve somut dosyada işletilip işletilmediği ayrıca incelenebilir.
Haysiyet Divanı Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Haysiyet Divanı tarafından verilen disiplin cezasına karşı, kararın üyeye tebliğinden itibaren 15 gün içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi, Yüksek Haysiyet Divanına gönderilmek üzere Eczacı Odası Yönetim Kuruluna verilir.
Süresi içinde itiraz edilmeyen yazılı ihtar ve para cezaları kesinleşir ve ilgili Eczacı Odası tarafından uygulanır; bu iki yaptırım bakımından üst kurul incelemesi ancak itiraz üzerine gündeme gelir. Men cezalarında ise durum farklıdır. Geçici sanat icrasından men ile oda bölgesinde sanat icrasından men kararları, itiraz edilmese dahi Yönetim Kurulu tarafından üst kurula gönderilir ve ancak onun onayıyla tekemmül eder; dolayısıyla yerel Divan kararı tek başına uygulanabilir hâle gelmez.
Yüksek Haysiyet Divanı Kararı ve Men Cezasının Uygulanması
Üst kurul, kendisine gelen dosyayı inceleyerek kararı aynen veya tadilen onaylayabilir ya da görüşüyle birlikte geri gönderebilir. Tadilen onama cezanın artırılarak onanmasını da kapsadığından, itiraz aşamasının sonucu her zaman lehe olmayabilir.
Men cezalarının uygulanması bakımından da özel bir düzen vardır: bu kararlar Yüksek Haysiyet Divanı kararıyla tekemmül eder ve Sağlık Bakanlığınca uygulanır. Geçici men cezası alan eczacı bu süre içinde mesleğini icra edemez ve varsa müessesesi kapatılır.
Yönetmelikte bir istisna da yer almaktadır. Tek eczane bulunan yerlerde verilen kapatma cezaları, Yönetmelikte öngörülen şartların bulunması hâlinde para cezasına çevrilebilir. Bu düzenleme, ilaca erişimin kesintiye uğramaması amacına hizmet etmektedir.
Eczacı Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası
Üst kurul tarafından verilen kararlara karşı yasal süresi içinde idari yargı yoluna başvurulabilir; güncel Yönetmelik bunu açıkça düzenler. Burada bir kavram ayrımı önem taşır: sürecin idari aşamada tekemmül etmesi, yargı yolunun kapandığı anlamına gelmez.
Bu husus içtihatta da açıklığa kavuşmuştur. Danıştay 8. Dairesinin 11.10.2000 tarihli, E.2000/2476, K.2000/6224 sayılı kararında; üst kurulun yerel kurul kararını aynen ya da değiştirerek onaylaması hâlinde ortaya çıkan kararın kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu ve idari yargıda dava konusu edilebileceği belirtilmiş; ikinci karar üzerine yargıya başvurma hakkının düzenlenmiş olmasının onama kararlarına karşı yargı yolunu kapattığı biçiminde yorumlanamayacağı vurgulanmıştır.
Dava açma süresi bakımından ise otomatik bir formül kurulmamalıdır. 6643 sayılı Kanundaki özel düzenlemeler ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun genel dava açma süresine ilişkin hükümleri birlikte değerlendirilmelidir; süre, işlemin niteliğine ve tebliğ tarihine göre belirlenir. İptal davasının genel çerçevesi için idari işlemin iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.
Men cezaları gibi icrası ağır sonuç doğurabilecek yaptırımlarda yürütmenin durdurulması talebi de gündeme gelebilir. Bu talep otomatik bir sonuç doğurmaz ve kanunda aranan şartların birlikte bulunması gerekir; çerçeve için idare hukukunda yürütmenin durdurulması başlıklı içerik yol gösterici olabilir. İdari yargı uyuşmazlıklarının genel hukuki çerçevesi bakımından ise idari dava avukatı başlıklı içerikteki açıklamalar yararlı olabilir.
Eczacı Disiplin Cezası ile Diğer Yaptırımlar Aynı Şey mi?
Hayır. Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği kapsamındaki disiplin para cezası ile 6197 sayılı Kanun kapsamında uygulanan eczane idari para cezası aynı yaptırım değildir. Birincisi meslek örgütünün disiplin yetkisine, ikincisi ise idarenin kanundan doğan yaptırım yetkisine dayanır ve farklı usullere tabidir; bu ayrım için eczaneye verilen para cezasının iptali başlıklı içerik incelenebilir.
SGK ile Türk Eczacıları Birliği arasındaki ilaç temin protokolünden doğan cezai şart da ayrı bir kategoridir. Bu yaptırım sözleşmeye aykırılığa bağlanan sözleşmesel bir sonuçtur ve disiplin hukukuyla ilgili değildir; ayrıntı için eczaneye uygulanan cezai şartın iptali davası başlıklı içerik incelenebilir.
Eczanenin kapatılması, ruhsatın askıya alınması ve ruhsat iptali ise eczacılık mevzuatına dayanan idari işlemlerdir; aynı fiil hem disiplin soruşturmasına hem de bu tür bir işleme konu olabilir, ancak süreçler bağımsız yürür. Bu ayrımlar için eczanelerin kapatılma sebepleri ve eczane ruhsatı iptali davası başlıklı içerikler incelenebilir. Muvazaa iddiasının ispatına ilişkin çerçeve ise muvazaalı eczane ispatı ve dava süreci başlıklı içerikte ele alınmaktadır. Meslek disiplini yaptırımlarının ruhsat işlemleri, SGK sözleşmesel yaptırımları ve diğer idari süreçlerle ilişkisi eczane hukuku ve eczane davaları ana rehberinde bütüncül olarak açıklanmıştır.
Sonuç
Eczacı disiplin cezası, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile 10.12.2024 tarihli Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde uygulanan bir meslek disiplini yaptırımıdır. Süreç Eczacı Odası Yönetim Kurulunun yürüttüğü soruşturmayla başlar, Haysiyet Divanının kararıyla sonuçlanır; her aşamada en az 15 günlük savunma süresi tanınması ve savunma alınmadan yaptırım uygulanamaması temel güvencelerdir. Zamanaşımı bakımından öğrenmeden itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlanması ve fiilden itibaren en geç sekiz yıl içinde ceza verilmesi aranır.
Yaptırım türleri yazılı ihtar, para cezası, geçici sanat icrasından men ve oda bölgesinde sanat icrasından mendir. Men kararları itiraz edilmese dahi üst kurula gider ve onunla tekemmül eder; üst kurul kararlarına karşı ise yasal süresi içinde idari yargı yoluna başvurulabilir. İdari aşamada tekemmül, yargı yolunun kapandığı anlamına gelmez.
Güncel tablo bakımından kronoloji şudur: 10.12.2024 tarihli Yönetmelik mevcut disiplin usulünü ve fiil-yaptırım eşleştirmelerini düzenlemiş; Anayasa Mahkemesi 11.12.2025 tarihli E.2025/189, K.2025/259 sayılı kararıyla 6643 sayılı Kanunun 30. maddesini iptal etmiş; karar 10.03.2026 tarihinde yayımlanmış ve iptal hükmünün 10.09.2026 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu nedenle 01.09.2026 itibarıyla mevcut rejim hâlen yürürlükte olmakla birlikte, 10.09.2026 sonrasındaki işlemler için yeni kanuni düzenleme ve güncel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.
Altın Tavsiye
Disiplin soruşturması yazısı geldiğinde yalnız isnada kısa bir cevap vermekle yetinmeyin. Tebliğ tarihini, isnat edilen fiili, bu fiilin Yönetmelikteki hangi bende dayandırıldığını, dayanak yapılan denetim tutanağı veya şikâyet belgelerini, elinizdeki delilleri ve varsa önceki disiplin geçmişinizi aynı dosyada toplayın. Yönetim Kurulu, Haysiyet Divanı ve üst kurul aşamalarındaki savunma haklarının her biri ayrıdır; bir aşamada kullanılmayan savunma imkânı sonraki aşamada kendiliğinden telafi edilmez. Özellikle 10.09.2026 ve sonrasında tesis edilen işlemlerde, yaptırım tarihindeki 6643 sayılı Kanun metni ve varsa yeni yasal düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu, 10.12.2024 tarihli ve 32748 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile metinde künyeleri belirtilen Danıştay kararı ve Anayasa Mahkemesinin 11.12.2025 tarihli E.2025/189, K.2025/259 sayılı kararı dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İptal hükmü 10.09.2026 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, bu tarihten sonraki disiplin işlemlerinde yürürlükteki kanuni düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir. Somut olayda uygulanacak hüküm; fiilin tarihine, isnat edilen bende, tebliğ tarihine ve dosyadaki bilgi ile belgelere göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Güncelleme Tarihi: 01.09.2026
Yazan: Av. Bilgehan Utku
Kontrol Eden: Mil Hukuk & Danışmanlık