Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu

21-04-2020
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçu Türk Ceza Kanununun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlıklı 9. bölümünde düzenlenmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu 135. maddede düzenlenmiş olup kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini cezalandırmaya yönelik ve kişilerin özel hayatları ile kişisel verileri üzerindeki haklarını koruyan bir hukuki normdur. 

Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişinin cezalandırılacağını ve kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin verilerin kaydedilmesi durumunda ise verilecek cezanın arttırılacağını düzenleyen Türk Ceza Kanunun 135. maddesinde suçun konusunu kişisel veriler teşkil eder.

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun oluşabilmesi için kişisel verilerin hukuka aykırı biş şekilde kayda alınması gerekmektedir. Kişinin rızası ile kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı bir gerçektir. Belirli nitelikteki kişisel verilerin kayda alınması kanun hükmünün gereği olarak yapılmaktadır. Bu sebeple çeşitli kamu kurumlarında verilen kamu hizmetinin gereği olarak kişilerle ilgili bazı bilgiler ilgili kanun hükümlerine istinaden kayda alınmaktadırlar. Bu durumda kişisel verilerin kaydedilmesi suçu oluşmayacaktır. 

Kişisel verilerle ilgili düzenlemelerin kaynağı Anayasamızın 20. maddesinde 2010 yılında yapılan düzenlemedir. 2016 yılındaki Kişisel verilerin korunması kanunu ile kişisel verilerin ne olduğu ile gerçek ve tüzel kişilerin kişisel verilerin korunmasındaki yükümlülükleri ile usul ve esaslar düzenlenmiştir. 

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ayrı bir suç olduğundan özel hayatın gizliliğini ihlal, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, verileri yok etmeme suçlarından bağımsızdır ve meydana gelen ihlallerde kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile birlikte diğer suçların oluşup oluşmadığı da irdelenmektedir.

Kişisel Veri Örnekleri

Kişisel Veri Örnekleri- Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiye kişisel veri denir. 
Kişinin kimlik bilgileri, Fiziksel özelliklerine ilişkin bilgiler sosyal kişiliği ile ilgili bilgiler, ticari yaşamıyla ilgili bilgiler, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri kişisel veri örnekleridir. Kişisel veri nedir sorusunun detaylı cevabı için Kişisel Verilerin Korunması Ve Şirketlerin Yükümlülükleri başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Şikayete Tabi midir?

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikayete tabi bir suç değildir. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından re'sen yani kendiliğinden soruşturulmaktadır. Nitekim Türk Ceza Kanunun 139. maddesi Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır şeklinde düzenlenmiştir. Bu yüzden Cumhuriyet Başsavcısı kendisine gelen ihbar ya da şikayetleri değerlendirecek ve buna göre suçun oluştuğu kanısında ise bir iddianame düzenleyecektir. Cumhuriyet başsavcısı tarafından düzenlenen iddaname Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilir ise şüpheli hakkında kovuşturmaya başlanıcak yani kişi ceza mahkemesi huzurunda yargılanacaktır.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesinde Fail ve Mağdur

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunda failin belirli bir kimse olması hususunda kanunda herhangi bir özel durum yer almadığından suçun faili herkes olabilir. 
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bakımında mağdur yönünden de özel bir düzenleme bulunmadığından kişisel verisi hukuka aykırı olarak kaydedilen her gerçek kişi suçun mağduru olabilecektir. 
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ile oluşmaktadır. Suç verileri kaydetme ile ilgili davranışın sergilenmesi ve bu davranışın hukuka aykırı olması ile meydana gelmiş demektir. 
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Kişi başkasına ait bir kişisel veriyi bilerek ve isteyerek hukuka aykırı bir şekilde kaydettiğini bilmesi durumunda suçun manevi unsuru olan kast da gerçekleşmiş olacaktır. Kişinin kişisel verileri kaydetme amacı ya da maksadının herhangi bir önemi yoktur. 

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Cezası

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun işlenmesi durumunun bir basit hali bir de bazı kişisel verilerin kaydedilmesi durumunda da arttırılmış hali mevcuttur. Kanunun 135. maddesinin birinci fıkrasında yer alan basit halinin işlenmesi durumunda faile 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezazı verilecektir. Ancak 2. fıkrasında yer alan kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda ceza 1/2 oranında arttırılacaktır.

Kişisel Verilerin Kaydedilemsi Suçunda Cezayı Ağırlaştıran Nedenler

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundas cezayı ağırlaştıran nedenler Türk Ceza Kanunun 137. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kişisel verieri hukuka aykırı olarak kaydeden kişi;

  • Kamu görevlisi ise ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle,
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

işlemiş ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilecek ceza 1/2 oranında arttırılacak ve kişinin işlemiş olduğu suç nedeniyle alacağı ceza yarı oranında ağırlaşacaktır.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Zamanaşımı

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun işlendiği andan başlamak üzere 8 yıl içinde soruşturmaya başlanmalıdır. 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin bitiminden sonra failin kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu işlemesi sebebiyle soruşturmaya başlanamayacağı için hakkında ceza kovuşturması yapılamayacak ve cezalandırılamayacaktır. 

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Yargıtay Kararları

İspat Amacıyla Verilerin Mahkemeye Sunulması

Sanık, katılanla yaptığı konuşma içeriğini kaydedip, bu kaydı içeren CD'yi, görülmekte olan dava dosyasına delil olarak vermiştir. Kaydı üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanık, eylemiyle resmi belgede sahtecilik iddiasını ispatlama amacını taşımaktadır. Hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediğinden, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun unsurları oluşmamıştır.Sanığın, katılanla yaptığı konuşma içeriğini kaydedip, bu kaydı içeren CD'yi, görülmekte olan dava dosyasına delil olarak verdiği olayda, kaydı üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, resmi belgede sahtecilik iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. T.C. YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2014/17630 K. 2015/1672 T. 2.2.2015

Cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntüler kişisel veri kapsamında değildir

Sanıkların, mağdurla arkadaşlık kurdukları ve mağdurun, internet ortamından rızası ile gönderdiği çıplak fotoğraflarını flash diske kaydedip, babası M. 'ye vermek suretiyle ifşa ettiklerinin iddia edildiği olayda; mağdurun, cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntüleri kişisel veri kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, eylemin, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu değil, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesi ve 134/2. maddesine uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturacağı, bu suçların, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup, mağdurun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinde, sanıklardan şikayetçi olmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında açılan davanın düşmesi yerine sanıkların mahkumiyetine hükmedilmesi E. 2014/11530 K. 2015/584

Çıplak görüntü ve fotoğraf kişisel veri değildir

5237 sayılı TCK'nın 135. maddesinde düzenlenen "Kişisel verilerin kaydedilmesi" suçunun oluşabilmesi için belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi gerekmekte olup; suçun maddi konusunu oluşturan "kişisel veri" kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, "kişisel veri" olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü, fotoğraf ya da sesin, 5237 sayılı TCK'nın 135. maddesi kapsamında kişisel veri olarak kabul edilemeyeceği, iddiaya konu olayda, mağdurenin çıplak vaziyetteki görüntü ve fotoğraflarının kaydedilmesinden ibaret eylemin, "Kişisel verilerin kaydedilmesi" suçunu oluşturmayacağı, çekimin, mağdurenin bilgisi ve rızası kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun da oluşmadığı anlaşıldığından, yapılan yargılama sonucunda, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ile C.Savcısının sanığa atılı suçun sabit olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi de nazara alınarak, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, T.C. YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2012/17703 K. 2012/18222 T. 11.9.2012

Bilişim Avukatı Hukuki Değerlendirmesi

Bilişim avukatı- Gelişmekte olan teknoloji ve teknolojiye ayak uydurulması ile oluşan mevzuat yenilikleri karşısında kişilerin kişisel verilerle olan ilişkisi de artmaktadır. Nitekim 2010 yılında Anayasamızın 20. maddesine eklenen kişisel verilerin korunmasına ilişkin madde gereği 2016 yılında hayata geçirilen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile gerçek kişiler ile tüzel kişilerin özel hayatın gizliliği ile temel hak ve özgürlüklüklerin korunması ve verilerin korunması bekımından uymaları gereken usul ve esaslar belirlenmiştir. Kişisel verilerin korunması kanunu gerçek kişilerin de uyması gereken kuralların yer aldığı bir kanun olup kişisel verilerin her türlü işlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile korunmasına ilişkin maddelere uyulması zaruridir. Bunlara aykırı eylemde bulunulması Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından idari para cezaları ile cezalandırılacağı gibi yukarıda belirtilen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçuna da hayat verecektir. 

Aslında anlatmaya çalıştığımız husus; kişisel verilerin kaydına ilişkin tedbirlerin KVKK da yer aldığı, bu tedbirlere aykırılığın re'sen kişisel verilerin korunması kurumu tarafından araştırıldığı, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun da re'sen soruşturalabileceği, bu durumda her iki devlet mekanizmasını harekete geçirecek unsurların kişilerin şikayetine tabi olmadığı, öncelerde kişisel verilerin kaydedilmesi suçuna diğer suç tiplerine göre biraz az rastlansa da kişisel verilerin korunması kurumununun inceleme ve faaliyetlerinin çoğalması sonucu bunların fazlasıyla ayyuka çıkıp Cumhuriyet Savcılığını harekete geçirebileceği hususudur. Yapılması gereken gerçek kişilerin de KVKK kapsamındaki tedbirleri alması, kişisel verilerin kaydedilmesinde kanundaki hususlara uymaktır. Bu yüzden KVKK ve Ceza davaları bakımından bilişim avukatından danışmanlık alınması tavsiye olunmaktadır.

Nitekim Kişisel Verileri Koruma Kurumunun almış olduğu Karar Tarihi 18/10/2019 Karar No    : 2019/308 Konu Özeti    : Hukuka Aykırı Olarak Elde Edilen Veriler Üzerinden Vatandaşların Kimlik ve İletişim Bilgileri Gibi Kişisel Verilerinin Sorgulanmasına İmkân Tanıyan Yazılım/Program/Uygulamalar Hakkındaki ilke kararında bu mahiyetteki yazılımları/programları/uygulamaları kullandığı tespit edilenler hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında gerekli adli işlemlerin tesisi için konunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 158 inci maddesi hükmü uyarınca ihbaren ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirileceği belirtilerek ihlal sonucunda ilgili kamu kurumlarının harekete geçirileceği açıklanmıştır. 

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Mala Zarar Verme Suçu
Mala Zarar Verme Suçu

Mala zarar verme suçu suç faili açısından herhangi...

Devamı
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)

Şantaj Suçunun düzenlendiği 107 maddenin birinci v...

Devamı
Hakaret Davası
Hakaret Davası

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi ...

Devamı
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı, Trafik Güvenliğini...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık