375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde | Mil Hukuk & Danışmanlık

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde

  • Anasayfa
  • 375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde

375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 25 Temmuz 2018 tarihinde 7145 sayılı kanunun 26’ncı maddesi ile eklenen geçici 35’inci maddede ilgili maddenin yürürlüğe girdiği 25 Temmuz 2018 tarihinden geçerli olmak üzere 4 yıl süreyle terör örgütlerine

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma-Geçici 35. Madde

375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 25 Temmuz 2018 tarihinde 7145 sayılı kanunun 26’ncı maddesi ile eklenen geçici 35’inci maddede ilgili maddenin yürürlüğe girdiği 25 Temmuz 2018 tarihinden geçerli olmak üzere 4 yıl süreyle terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlerinin meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilmesine yönelik hükümleri düzenlemektedir. 375 Sayılı KHK çerçevesinde Kamu görevinden çıkarma; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunda ve diğer özel kanunlarda düzenlenen kanunlardan farklı olarak Olağanüstü halin kaldırılmasından sonra terör örgütleri ile irtibatlı veya iltisaklı oldukları değerlendirilen kamu görevlilerin çalıştıkları kurumun bağlı bulunduğu Bakan Onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarında uygulanacak usul ve esasları düzenlemektedir.

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararında Onay Makamı Neresidir?

375 sayılı KHK’nın geçici madde 35’inci maddesinin (B) fıkrasında terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlerinden; Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personelin,  Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenlerin, Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenlerin, Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenlerin, Milli Savunma Bakanına bağlı personelin Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. Bunun yanı sıra Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmaktadır. Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla, mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine kamu görevinden çıkarılmaktadır.

Askeri Personel 375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararı

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile sözleşmeli subay, astsubay ve yedek subay ve astsubayların haklarında yapılan terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek haklarında kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilecek personelin yedi günden az olmamak üzere kurumu tarafından savunması alınarak akabinden Milli Savunma Bakanı onayıyla kamu görevinden çıkarılmaktadır. İlgili kanun uyarınca görevine son verilen personel bir daha kamu hizmetinde istihdam edilememekle birlikte rütbe ve memuriyetleri geri alınmaktadır. 375 sayılı KHK’nın Geçici Madde 35 maddesinin (B) fıkrası kapsamında kamu görevinden çıkarılan askeri personelinin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilmekte ve oturdukları kamu konutları niteliğinde olan lojmanlardan on beş gün içinde tahliye edilmektedir. 

Polis 375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararı

Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında yapılan değerlendirme neticesinde terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler hakkında kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilmeden  7 günlük savunma süresi verilecek olup ilgili savunmanın alınmasından sonra yapılan savunmalar neticesinde savunmanın yetersiz olması durumunda  İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılma kararı verilmektedir. hakkında Kamu görevinden çıkarma kararı verilen emniyet personeli diğer bir ifadeyle polis memurları bir daha kamu görevine alınmayacakları gibi rütbeleri de geri alınmaktadır. 375 sayılı KHK’nın Geçici Madde 35 maddesinin (B) fıkrası kapsamında kamu görevinden çıkarılan emniyet personelinin askeri personelde olduğu gibi silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilmekte ve oturdukları kamu konutları niteliğinde olan lojmanlardan on beş gün içinde tahliye etmeleri gerekmektedir.   Polis kamu görevinden çıkarma hakkında bilgi için için diğer makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararına İtiraz

375 sayılı KHK’nın geçici madde 35’inci maddesinin (B) fıkrasında terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlileri kamu görevinden çıkarılma kararlarına karşı itiraz etme hakları bulunmaktadır. Yapılacak itiraz neticesinde hakkında kamu görevinden çıkarma kararı verilen kamu görevlisinin itirazı incelenmekte yapılan değerlendirme sonrasında görevine iade edilmesine karar verilmesi durumunda ilgilinin görev yaptığı kurumun bağlısı olduğu Bakanlık onayı ile tekrar kamu görevine atama işlemi yapılmaktadır. İtiraz neticesinde görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenmekte ancak bu kişilerin kamu görevinden çıkarılmalarından kaynaklı işleme karşı manevi tazminat hakkı bulunmadığı kanunun ilgili maddesinde düzenleme altına alınmıştır. 

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararına Karşı İptal Davası

375 sayılı KHK’nın geçici madde 35’inci maddesi kapsamında terör örgütlerine, yapı, oluşum ya da gruplara üyeliği olduğundan bahisle hakkında kamu görevinden çıkarma kararı verilen kamu personeli söz konusu işleme karşı iptal davası açabilir. İdari yargı mercilerinde açılacak iptal davasında dava zamanaşımı süresi olan ve İdari Yargılama Usul Kanununda 60 gün olarak belirlenen süre içerisinde iptal davasının açılması gerekmekte olup süre kararın ilgiliye tebliğini takip eden günden itibaren başlamaktadır. Hafta sonu tatilleri süreye dahil olup son günü hafta sonuna ya da resmi/dini tatil günlerine denk gelmesi durumunda ilk mesai gününün bitimine kadar davanın açılması gerekmektedir. İdari yargıda süreler hak düşürücü süre niteliğinde olup süresi içerisinde dava açılmaması durumunda personel dava açma hakkını kaybetmekte ve bu durum yeni mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. İdari yargı usul ve esaslar bakımından diğer yargılama süreçlerinden farklı olduğundan dolayı idari dava avukatı ya da idari yargılamada uzman avukatlarla sürecin takip edilmesi kişiler açısından büyük fayda sağlayacaktır. Kamu görevinden çıkarılan kişi hakkında süresi içerisinde idari yargı yoluna başvurularak iptal davası açılmasının yanı sıra aynı davada personelin ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren davanın lehine sonuçlanması durumunda yeniden göreve başladığı tarihe kadar geçen sürede ödenmeyen maaş, tazminat gibi parasal hakları ile özlük haklarının iadesi de talep edilebilebileceği gibi iptal davasının kamu görevlisinin lehine sonuçlanarak idarenin kamu görevinden çıkarma işleminin iptaline karar verilmesi durumunda yine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açma hakkı da bulunmaktadır.  375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararı kişilerin maddi ve manevi varlığında büyük kayıplara sebebiyet vermesi sebebiyle kamu görevlisinin tekrar göreve dönmesi için yürütme durdurma talepli iptal davası açılması da mümkündür. Bu durumda ilgili mahkeme, dava dilekçesi davalı kuruma tebliğ edilmesi akabinde davalı kurum tarafından verilen savunma dilekçesini birlikte değerlendirerek telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar vermektedir. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme neticesinde yürütme durdurma kararı verilmesi durumunda ilgili karar davalı kuruma tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde tekrar göreve atamasına yapılacaktır.

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Kararında Görevli ve Yetkili Mahkeme 

Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlerinin kamu görevinden çıkarılması kararı neticesinde açılacak davalarda görevli mahkeme, söz konusu kamu görevinden çıkarma işlemi idari bir işlem olması sebebiyle İdare Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise İdari Yargılama Usul Kanunun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33’üncü maddesinde kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi yetkilidir.

375 Sayılı KHK ile Kamu Görevinden Çıkarma Mahkeme Kararı

T.C.
ANKARA
7. IDARE MAHKEMESI
ESAS NO         : 2021/...
KARAR NO         : 2022/...
DAVACI             : ...
VEKILI             : AV. BILGEHAN UTKU

DAVALI             : SAHIL GÜVENLIK KOMUTANLIGI
VEKILI             : AV. ...

DAVANIN ÖZETI : Davacı tarafından, Sahil Güvenlik Komutanlıgı ... olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına iliskin olarak tesis olunan ... sayılı islemin; hukuka aykırı oldugu, herhangi bir terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının olmadıgı ileri sürülerek iptali ile islem nedeniyle
yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının isletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini
istenilmektedir.

SAVUNMA ÖZETI : Davacının terör örgütüne üyeligi, mensubiyeti veya iltisakı yahut örgütle irtibatı oldugu degerlendirilerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldıgı, tesis edilen islemde mevzuata aykırılık bulunmadıgı belirtilerek davanın reddi gerektigi savunulmaktadır.

TÜRK MILLETI ADINA
Karar veren Ankara 7. Idare Mahkemesi'nce, durusma için önceden belirlenerek taraflara teblig edilen 13/04/2022 tarihli durusmaya davacı ve vekili Av. Emre Asan'ın ve davalı idare vekili Av. Esin Kaya'nın geldigi görülmekle, taraflara usulüne uygun söz verilerek açıklamaları dinlendikten sonra durusmaya son verilip dava dosyası incelenmek suretiyle isin geregi görüsüldü:

Dava; davacı tarafından, Sahil Güvenlik Komutanlıgı ... emrinde ... olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına iliskin olarak tesis olunan ... sayılı islemin iptali ile islem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının isletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıstır.

7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Degisiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin (b) fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüge girdigi tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenligine karsı faaliyette bulunduguna karar verilen yapı, olusum veya gruplara
üyeligi, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı oldugu degerlendirilen;

1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbas Kanununa tabi personelden Türk

Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Istihdam Edilecek Sözlesmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözlesmeli Erbas ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
5) Milli Savunma Bakanına baglı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
6) Jandarma Genel Komutanlıgı, Sahil Güvenlik Komutanlıgı ve Emniyet Genel Müdürlügü personeli Içisleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. " hükmüne, Aynı maddenin son fıkrasında; "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında islem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmis sayılır." hükümlerine yer verilmistir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Sahil Güvenlik Komutanlıgı Lojistik Baskanlıgı emrinde ... olarak görev yapmakta iken terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenligine karsı faaliyette bulunduguna karar verilen yapı, olusum veya gruplara üyeligi, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı oldugu degerlendirilerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35/B-6 fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi üzerine, anılan islemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldıgı anlasılmaktadır.

Uyusmazlıkta, davacı hakkında Fetö/Pdy terör örgütüne üye olma suçlamasıyla Ankara 16. Agır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde, ... sayılı karar ile; "Gerek tanık beyanı gerekse tanık beyanını dogrular yönde ikrarlar içeren sanık beyanları dikkate alındıgında, sanıgın bir dönem FETÖ/PDY
terör örgütüyle iltisakı bulunan Maltepe dershanesine gitmis ve bu dershane yönlendirmesi ile söz konusu dönemde fetö evlerine gitmis olması, sanıgın fetö ile iltisakının olduguna dair mahkememizde süphe olusturmus olsa da; dosyada tanık beyanı dısında herhangi bir delil bulunmaması, tanık beyanı içeriginin 1994-1995 yıllarında fetö evlerine sanıkla birlikte gittikleri, sonrasında sanıgın da kendisinin de bu yapıyla bagını kopardıklarını içeren beyanlar olması, söz konusu tanık beyanını dogrular yönde sanıgın ikrar beyanlarını içeren savunmasının bulunması ve ayrıca sanıgın o dönem fetö/pdy kapsamında irtibata geçtigi kisileri teshis isleminde bulunmus olması, tanık beyanlarında ve sanıgın ikrar içerikli savunmalarında, sanıgın fetö ile baglantısının çok eski dönemlere dayanması, sanıgın sonraki dönemlerde fetö ile iltisakının devam ettigine dair herhangi bir delilin tespit edilememesi, tanıgın beyanlarında, sanıgın 1995 l i yıllarda fetö ile baglantısını kestigine dair lehe beyanlarda bulunması, sanıgın asker kisiligi dikkate alındıgında, askeri mahrem yapılanma kapsamında ankesör sorusturmalarında isminin geçmemesi, ayrıca yapılan arastırmalarda bylock kaydı bulunmaması, örgütle irtibatlı Bank Asya da örgüt liderinin talimatı ile mevduat artıranlar arasında isminin olmaması, örgütün tepe yöneticileri ile irtibatının tespit edilememesi" gerekçesine yer verilmek suretiyle davacının beraatine karar verildigi ve söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinlestigi görülmektedir. Bununla birlikte 23/06/2020 tarih ve ... sayılı bilgi notunda, sifrelenmis
hafıza kartında davacıya iliskin olarak bir takım bilgilerin yer aldıgının görülmesi üzerine Mahkememizin 12/11/2021 tarihli ara kararıyla Istanbul Il Emniyet Terörle Mücadele Sube Müdürlügü'nden; söz konusu dijital materyallerde davacı hakkında hangi bilgileri bulundugunun ve davacının Fetö/Pdy terör örgütüyle irtibat veya iltisakını gösteren herhangi bir kodlamanın yer alıp almadıgının sorulmasına ve buna iliskin bilgilerin Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verildigi, ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Fetö/Pdy terör örgütünün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlıgı “Ümit” yapılanmasına yönelik ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan çözümleme, analiz ve tespit çalısmaları sonucunda davacı hakkında düzenlenen Veri Inceleme Raporu'nda, davacının 'YDILSEVIYE' kodunun "42" olarak girildigi, verilen kodlardan 40'lar Serisinin; Ümit pozisyonuna düsmüs askerleri (Örgütten kopmus/bagı zayıflamıs)"; "41'in Hiçbir sekilde ulasılamayan, baglantı saglanamayan ümitler", "42'nin Olumsuz cevap alınmıs ümitler" seklinde anlasıldıgı, gerek davacı tarafından verilen ifade ve savunmalarda gerekse de davacı hakkında yürütülen ceza kovusturmasında davacının Kırıkkale'de bulunan iki dershaneden biri olan Maltepe Dershanesi'ne Deniz Lisesi sınavlarına hazırlık amacıyla 1994 yılında gittiginin, dershanenin yönlendirmesiyle özel ders almak için A. A. isimli sahıs ile birlikte Fetö evlerine gittiklerinin, Deniz Lisesi sınavlarında basarılı olmalarından sonra aynı kisiyle 1994, 1995 yıllarında bir kaç defa örgüt mensuplarıyla sohbet adı altındaki toplantılara katıldıklarının belirtildigi, davacının idari tahkikat kapsamında verdigi ifadede ise 2014 veya 2015 yılında Deniz Lisesi sınavını kazandıktan sonra görüstügü Ö. S. isimli kisinin selamı ile bir örgüt üyesi tarafından arandıgını ve arayan sahsı tanımadıgını belirterek telefonu kapattıgını beyan ettigi, ceza sorusturması kapsamında yapılan incelemede, davacının askeri mahrem yapılanması kapsamında ankesör arama kayıtlarında isminin geçmedigi, Bylock kaydının bulunmadıgı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı vakıf ya da derneklerde kurucu, yönetici ve üye kaydının olmadıgı, Bankasya'da hesabının bulunmadıgının belirtildigi, davacının 1994, 1995 yıllarından sonra örgütle irtibat ve iltisakına iliskin herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamında yer almadıgı görülmektedir.

Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıdaki anılan mevzuat hükmünün birlikte degerlendirilmesinden; 23/06/2020 tarih ve ... sayılı bilgi notunda sifrelenmis hafıza kartında davacı hakkında örgüt mahrem yapı üyelerince yapılan kodlamalar ile ceza davasında elde edilen bilgi ve belgelerin bir bütün olarak degerlendirilmesi neticesinde, davacının, örgüt ile bagı kopan veya zayıflayan, yapılan aramalara olumsuz cevap veren kisiler kapsamında degerlendirildigi, davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bakımından dava dosyasında her türlü süpheden uzak ve davacı tarafından da ikrar edilen tek hususun davacının 1994 ve 1995 yıllarında özel ders alma amacıyla örgüt evine gitmesi ve Deniz Lisesi'nde egitim gördügü asamada bir kaç defa örgüt mahrem sorumlularıyla görüsme yönündeki tespitler oldugu, dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler tetkik edildiginde ise davacının bu tarihlerden sonra örgütle irtibat ve iltisakına iliskin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadıgının, davacının yapılan aramalara olumsuz cevap verdiginin anlasıldıgı, veri inceleme raporunda yer alan kodlamaların da bu sonucu dogrular nitelikte oldugu, öte yandan, davacının örgütsel
toplantılara katıldıgı sekildeki olumsuz tespitin 1994, 1995 yıllarına iliskin oldugu, dolayısıyla bu olumsuz tespitin tek basına davacının terör örgütü ile irtibatını ve iltisakını ortaya koymaktan uzak oldugu, davacının terör örgütleri ile irtibat veya iltisakını ortaya koyabilen somut tespite ve belgeye dayalı güvenilir, teyit edilebilir ve ön yargıdan uzak, hukuken denetlenebilen nitelikte bulguların da dava dosyasına sunulmadıgı dikkate alındıgında, davacının terör örgütüne üyeligi, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı oldugu degerlendirilerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35/B-6 fıkrası uyarınca Içisleri Bakanı onayıyla kamu görevinden çıkartılmasına yönelik dava konusu islemde
hukuka uyarlık bulunmadıgı sonucuna varılmıstır.

Öte yandan, dava konusu islemin hukuka aykırı oldugunun tespit edilmesi nedeniyle, davacının islem nedeniyle yoksun kaldıgı iliskin parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren isletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi isteminin de kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; dava konusu islemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile davacının islem nedeniyle yoksun kaldıgı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden (06/09/2021) itibaren isletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, asagıda dökümü yapılan 348,80 TL yargılama gideri ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca durusmalı isler için takdir edilen 3.890,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak
davacıya verilmesine, posta ücreti avansından artan miktarın kararın kesinlesmesinden sonra davacıya iadesine, bu kararın tebliginden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge Idare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere 20/04/2022 tarihinde oybirligiyle karar verildi.

1