Telefonda Hakaret ve Tehditin Cezası: TCK 125 ve 106 Kapsamlı Rehber
Telefonda hakaret suçu, TCK'nın 125. maddesi kapsamında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Telefonda tehdit suçu ise aynı kanunun 106. maddesi kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirmektedir. Her iki suç da şikâyete tabi olup 6 ay içinde şikâyet yapılmazsa dava hakkı düşer.
Kısaca:
- Hukuki Dayanak: TCK m. 125 (hakaret), TCK m. 106 (tehdit)
- Ceza: Hakaret: 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası; Tehdit: 6 ay – 2 yıl hapis
- Başvuru / Dava Yolu: 6 ay içinde Cumhuriyet savcılığına veya kolluk kuvvetlerine şikâyet
Telefonda Hakaret Suçu Nedir? TCK Madde 125
Telefonda hakaret suçu, TCK'nın 125. maddesi kapsamında düzenlenen hakaret suçunun telefon aracılığıyla işlenen biçimidir. Kanuna göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
Telefonda hakaret suçunun oluşabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekmektedir: Fail, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmeli ya da sövmek suretiyle hakarette bulunmalıdır. Telefon görüşmesinde sarf edilen sözler mağduru doğrudan muhatap aldığından, huzurda söylenmiş gibi değerlendirilmektedir.
TCK'nın 125/2. maddesi özellikle önem taşımaktadır: Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. Bu hüküm uyarınca telefon görüşmesi, sesli mesaj veya video araması yoluyla gerçekleştirilen hakaret, huzurda işlenmiş hakaretle aynı ceza bandına tabidir.
Telefonda Tehdit Suçu Nedir? TCK Madde 106
Telefonda tehdit suçu, TCK'nın 106. maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Tehdit suçunun nitelikli hâlleri şunlardır: silahla tehdit; kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle tehdit; birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit; var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehdit. Bu nitelikli hâllerde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde ayrıca bu suçlardan da ceza verilir.
TCK 125. Madde Tam Metni ve Hakaret Suçunun Unsurları
Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi hakaret suçunu şu şekilde düzenlemektedir:
"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."
Hakaret suçunun unsurları Türk Ceza Kanunu çerçevesinde şu şekilde sıralanmaktadır:
Maddi unsur: Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle hakaret edilmesi gerekmektedir. Soyut ve genel nitelikteki ifadeler, hakaret suçunun maddi unsurunu her zaman karşılamaz.
Manevi unsur: Hakaret suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. Taksirle hakaret suçu oluşmaz.
Hukuka aykırılık unsuru: Basın özgürlüğü, eleştiri hakkı veya savunma hakkı kapsamında yapılan açıklamalar, hukuka uygunluk nedeni olarak hakaret suçunun oluşmasını engelleyebilir. Hakaret suçunun hukuka uygunluk nedenleriyle meşrulaştırılıp meşrulaştırılamayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında hakaret suçu nedeniyle açılan davalarda mahkemeler; kullanılan ifadelerin somut bir fiil veya olgu isnadı içerip içermediğini, sövme niteliği taşıyıp taşımadığını ve failin kastını birlikte değerlendirmektedir.
TCK 106. Madde: Tehdit Suçunun Tam Metni
Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi tehdit suçunu şu şekilde düzenlemektedir:
"Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur."
Tehdit suçunun oluşabilmesi için failin, mağdurun veya yakınlarının hayatına, vücuduna ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini açıkça ya da örtülü biçimde bildirmesi gerekmektedir. Tehdidin gerçekleşebileceği yönünde mağdurda korku ve endişe yaratması da suçun oluşması için aranan unsurlar arasındadır.
Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi kapsamında tehdit suçunun telefon yoluyla işlenmesi hâlinde, iletilen mesajın mağdurun kişi özgürlüğü ve güvenliğini tehdit eden bir nitelik taşıması aranmaktadır. Somut ve ciddi bir tehdidin varlığı, mahkemeye sunulan delillerle ortaya konulmalıdır.
Hakaret Suçu ve Cezası: Temel ve Nitelikli Hâller
Hakaret suçu ve cezası, işleniş biçimine göre farklı ceza bantlarına tabi tutulmaktadır. Temel hâlde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Nitelikli hâller ve ceza artırımı:
Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Aynı artırım; dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından ya da mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı kişiye hakaret edilmesi hâlinde de uygulanır.
Hakaret suçunun alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Gıyapta Hakaret ve İhtilat Şartı
Hakaret suçunun mağdurun yokluğunda işlenmesi hâlinde gıyapta hakaret söz konusu olur. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. İhtilat; kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye telefon etmek, mesaj göndermek ya da e-posta iletmek suretiyle de gerçekleştirilebilir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları gerekmektedir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmişse, huzurda hakaret suçu oluşmaz; zira fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu
Sosyal medyada hakaret suçu, telefonda hakaret suçuyla aynı hukuki çerçevede değerlendirilmektedir. WhatsApp, Instagram, Twitter/X, Facebook ve diğer sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen hakaret eylemleri, TCK'nın 125. maddesi kapsamında yaptırıma tabi tutulmaktadır.
Sosyal medyada hakaret suçunun en sık karşılaşılan biçimleri şunlardır: WhatsApp mesajı veya sesli mesajla hakaret; Instagram ya da Twitter/X üzerinden doğrudan mesajla hakaret; sosyal medya paylaşımlarında kişiyi hedef alan hakaret içerikli ifadeler.
Sosyal medyada hakaret suçunda aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı önem taşımaktadır. Kamuya açık sosyal medya paylaşımlarında gerçekleştirilen hakaret alenen işlenmiş sayılabilir; bu durumda ceza altıda bir oranında artırılır. Ancak sosyal medya üzerinden bire bir gönderilen özel mesajlarda aleniyet unsurunun oluşmadığı mahkemelerce kabul edilmektedir.
Sosyal medyada hakaret suçu nedeniyle şikâyet, ilgili platformdan ekran görüntüsü ve paylaşım bağlantısı alınarak Cumhuriyet savcılığına yapılmalıdır. Delillerin silinmeden önce kayıt altına alınması son derece önemlidir.
Hakaret Suçu Şikâyete Tabidir: 6 Aylık Süre
Hakaret suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan bir suçtur. Hakarete uğrayan kişi bu şikâyetini 6 ay içinde yapmazsa şikâyet hakkı düşer ve dava açılamaz. 6 aylık süre, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Önemli istisnalar şunlardır: Kamu görevlisine hakaret ile Cumhurbaşkanına hakaret suçları şikâyete tabi değildir; bu suçlar re'sen soruşturulur. Mağdur şikâyet etmeden önce ölürse, ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından da şikâyette bulunulabilir.
Şikâyetten vazgeçme: Mağdurun şikâyetten sonradan vazgeçmesi hâlinde dava düşer. Ancak hükmün kesinleşmesinden sonra şikâyetten vazgeçilmesi, failin cezasının infazına engel olmaz.
Hakaret Mağduru Ne Yapmalıdır?
Hakaret mağduru, hakarete uğradığı tarihten itibaren 6 ay içinde aşağıdaki adımları atmalıdır:
1. Delilleri kayıt altına alın: Telefon görüşmesini kaydetmek, mesajların ekran görüntüsünü almak veya sosyal medya paylaşımlarını belgelemek, şikâyetin güçlendirilmesi açısından kritik önem taşır. Hukuka uygun biçimde elde edilen deliller mahkemede kabul görmektedir.
2. Şikâyeti yapın: En yakın karakola, savcılığa ya da e-Devlet üzerinden Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet başvurusunda bulunun. Şikâyet dilekçesinde olayın tarihi, saati, yeri ve faille ilişkili bilgilerin eksiksiz yer alması gerekir.
3. Tanıkları belirleyin: Hakaret olayını duyan veya gören kişilerin bilgilerini şikâyet aşamasında sunun. Tanık beyanları, telefonda söylenen sözlerin ispatında belirleyici rol oynayabilir.
4. Manevi tazminat davası açmayı değerlendirin: Hakarete uğrayan kişi kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle ayrıca manevi tazminat davası da açabilir. Bu dava hukuk mahkemesinde görülür ve ceza davasından bağımsız yürütülür.
Hakaret Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Hakaret suçunda mahkeme, yargılama aşamasında sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) isteyip istemediğini sorar. Sanığın HAGB'yi kabul etmesi ve aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi hâlinde açıklanacak hüküm 5 yıl süreyle geri bırakılır:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması
- Mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması
- Suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla giderilmesi
HAGB kararı verilen sanık, 5 yıl içinde yeni bir kasıtlı suç işlemezse hakkındaki hüküm düşer ve sanık hiç suç işlememiş gibi bir konuma gelir. HAGB kararı verilen kişiye belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı da verilemez.
Hakaret Suçunda Hakların Kullanımından Yoksun Bırakılma
Hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde mahkeme, TCK'nın 53. maddesi uyarınca belli hakların kullanımından yoksun bırakılmasına da hükmedebilir. Bu yaptırım kapsamında kişi şu haklardan yoksun bırakılabilir:
Sürekli, süreli veya geçici kamu görevi üstlenmekten; seçme ve seçilme ehliyetinden; velayet hakkından; vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan; kamu kurumu iznine tabi bir meslek veya sanatı serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten.
Bu yaptırım, kişinin askerlik, polislik veya bekçilik gibi kamu hizmetlerine girişini de olumsuz etkileyebilmektedir.
Hakaret Suçunda Cezanın Belirlenmesi
Hakaret suçunda hâkim, cezayı belirlerken somut olayın şu unsurlarını birlikte değerlendirir: suçun işleniş biçimi; suçun işlenmesinde kullanılan araçlar (telefon, sosyal medya, mesaj vb.); suçun işlendiği zaman ve yer; meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı; failin kastının ağırlığı; failin güttüğü amaç ve saik.
Hâkim ayrıca takdiri indirim nedenleri kapsamında failin geçmişini, sosyal ilişkilerini, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını değerlendirerek cezayı altıda bir oranına kadar indirebilir.
Telefonda Hakaret ve Tehdit Davası Nasıl İspat Edilir?
Telefonda hakaret suçunun ispatı, delil niteliğine ve hukuka uygunluğuna bağlıdır. Uygulamada en etkili deliller şunlardır:
Ses kayıtları: Telefon görüşmelerinin kayıt altına alınması, kural olarak taraflardan birinin rızasıyla gerçekleştirildiğinde hukuka uygun kabul edilmektedir. Gizli kayıt hukuka aykırı delil niteliği taşıyabilir; delil toplamadan önce hukuki değerlendirme yapılması önerilir.
Mesaj ekran görüntüleri: WhatsApp, SMS veya diğer mesajlaşma platformlarındaki hakaret içerikli mesajların ekran görüntüsü, temel delil niteliği taşır. Ekran görüntülerinin tarih ve saat bilgisini içermesi önemlidir.
Tanık beyanları: Hakaret içerikli telefon görüşmesini duyan ya da mesajları okuyan kişilerin beyanları, delil değeri taşımaktadır.
Arama kayıtları: Telefon operatöründen alınan arama kayıtları, görüşmenin gerçekleştiğini belgeler; ancak görüşme içeriğini ispat etmez.
Mil Hukuk & Danışmanlık'ın uygulamada yürüttüğü dosyalarda, telefonda hakaret davalarında en sık karşılaşılan sorunun delil yetersizliği olduğu görülmektedir. Şikâyet yapılmadan önce mevcut delillerin bir avukat tarafından değerlendirilmesi, sürecin doğru yönetilmesi açısından belirleyicidir.
Yargıtay Kararları: Telefonda Hakaret Suçunda Emsal Kararlar
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/6276, K. 2019/12396:
Bu kararda Yargıtay, gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için ihtilat unsurunun gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sanığın müştekinin teyzesine ait telefona hakaret içerikli mesajlar gönderdiği, müştekinin teyzesinin bu mesajları müştekiye göstermesi üzerine müştekinin haberdar olduğu olayda; sanığın iletme kastıyla hareket etmediği tespit edilerek hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/5046, K. 2018/14464:
Bu kararda telefonda hakaret suçunda aleniyet unsurunun oluşmayacağı vurgulanmıştır. Telefon görüşmesinin kamuya açık bir ortamda gerçekleşmediği durumlarda TCK m. 125/4'teki aleniyet artırımının uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/5489, K. 2018/7427:
Telefonda hakaret ve tehdit iddiasını konu alan bu davada Yargıtay, sanığın ikrarı dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmaması gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Telefonda söylenen sözlerin ispatında her türlü şüpheden uzak kesin delil aranması gerektiği bu kararla bir kez daha ortaya konulmuştur.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
| Belge | Açıklama |
|---|---|
| Ses kaydı | Hukuka uygun biçimde elde edilmiş telefon görüşmesi kaydı |
| Mesaj ekran görüntüleri | Tarih, saat ve gönderen bilgisini içeren ekran görüntüleri |
| Arama geçmişi | Telefon operatöründen alınan arama kayıtları |
| Sosyal medya paylaşımları | Hakaret içerikli gönderilerin URL'si ve ekran görüntüsü |
| Tanık listesi | Olayı duyan veya mesajları gören kişilerin bilgileri |
| Tıbbi veya psikolojik belgeler | Varsa manevi zarar için psikolog raporu |
| Kimlik belgesi | Şikâyetçinin ve şüphelinin kimlik bilgileri |
Hakaret Suçunda Uzlaştırma
Hakaret suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer almaktadır. Uzlaştırma, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşması yoluyla uyuşmazlığın çözülmesini sağlayan bir alternatif yoldur.
Hakaret suçunda uzlaştırma süreci soruşturma aşamasında devreye girer. Cumhuriyet savcısı, şikâyet üzerine önce uzlaştırma bürosuna dosyayı gönderir. Taraflar uzlaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; uzlaşma sağlanamazsa soruşturma normal seyrinde devam eder.
Tehdit suçunun TCK m. 106/1'in ikinci cümlesindeki biçimi de uzlaştırmaya tabidir. Bu nedenle telefonda hakaret ve tehdit içeren olaylarda uzlaştırma sürecinin doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Uzlaştırma aşamasında yapılacak beyanlar ve varılacak anlaşma koşulları, tarafların hukuki durumunu doğrudan etkilemektedir.
Hakaret Suçunda Karşılıklı Hakaret
Hakaret suçunun iki tarafın birbirini karşılıklı olarak hakarete uğrattığı durumlarda Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesi uygulanabilmektedir. Bu madde uyarınca hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde mahkeme, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisini de ya da yalnızca birini cezalandırabileceği gibi her iki tarafı da cezadan muaf tutabilmektedir.
Telefonda hakaret davalarında sanığın "ben de karşılıklı hakaret gördüm" savunması bu madde kapsamında değerlendirilebilir. Ancak karşılıklı hakaret iddiasının ispatlanması gerekir; salt savunma amacıyla ileri sürülmesi mahkemece kabul görmeyebilir.
Ayrıca hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde TCK m. 129/1 uyarınca verilecek ceza indirilabileceği gibi tamamen kaldırılabilir de. Özellikle mağdurun ağır kusurlu davranışına tepki olarak sarf edilen sözlerin hakaret suçu oluşturup oluşturmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilmektedir.
Telefonda Hakaret ve Tehdit Suçlarında Ceza Tablosu
Türk Ceza Kanunu kapsamında telefonda işlenen hakaret ve tehdit suçlarının cezaları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Suç | Hukuki Dayanak | Temel Ceza | Nitelikli Hâl |
|---|---|---|---|
| Telefonda hakaret | TCK m. 125/1-2 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası | Kamu görevlisine: alt sınır 1 yıl |
| Alenî hakaret | TCK m. 125/4 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası + 1/6 artırım | — |
| Gıyapta hakaret | TCK m. 125/1 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası | En az 3 kişiyle ihtilat şartı |
| Telefonda tehdit (hayat/vücut) | TCK m. 106/1 | 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası | Silahla: 2-5 yıl |
| Telefonda tehdit (malvarlığı) | TCK m. 106/1-2. cümle | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası | Şikâyete tabi |
Tabloda görülen tüm ceza bantları hakların kullanımından yoksun bırakılma yaptırımıyla birlikte uygulanabilmektedir. Hakaret suçu nedeniyle hapis cezası ile cezalandırılır şeklinde hüküm kurulması hâlinde TCK m. 53 kapsamındaki yaptırımlar da devreye girebilmektedir.
Telefonda Hakaret Suçunda Adli Para Cezası
Hakaret suçunda mahkeme, somut olayın koşullarına göre hapis cezası yerine adli para cezasına hükmedebilir. Adli para cezası, belirli sayıda gün karşılığında ödenmesi gereken bir para yaptırımıdır. Adli para cezasının miktarı hâkimin belirleyeceği gün sayısı ile bir gün karşılığı belirlenen para miktarının çarpılmasıyla hesaplanır.
Hakaret suçunda adli para cezasına hükmedilebilmesi için temel hürriyeti bağlayıcı cezanın iki yılın altında kalması gerekmektedir. Seçimlik ceza olan hapis veya adli para cezasında hâkim, failin kişisel ve sosyal durumunu dikkate alarak hangisinin uygulanacağına karar verir.
Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus şudur: Seçimlik ceza olarak öngörülen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, TCK m. 50/2 uyarınca mümkün değildir. Yargıtay bu konuda pek çok kararında mahkemelerin hatalı uygulamalarını bozmuştur. Adli para cezasıdır şeklinde bir hüküm kurulabilmesi için suçun kanunda doğrudan adli para cezasını gerektirmesi ya da seçimlik ceza olarak öngörülmüş olması gerekmektedir.
Telefonda Hakaret Suçunda Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, TCK m. 125/3-a kapsamında nitelikli bir hâl olarak düzenlenmiştir. Görevlisine karşı görevinden dolayı gerçekleştirilen hakarette cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu durum, telefonda kamu görevlisine yapılan hakaretlerde uygulanacak cezayı önemli ölçüde artırmaktadır.
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunda şikâyet aranmaz; suç re'sen soruşturulur. Bu özellik, mağdurun şikâyetçi olup olmadığından bağımsız olarak kovuşturmanın devam etmesi anlamına gelmektedir.
Telefonda bir polise, askere, hakime, savcıya, öğretmene veya başka bir kamu görevlisine göreviyle ilgili olarak küfür ya da hakaret edilmesi hâlinde bu nitelikli hâl uygulanmaktadır. Görevinden dolayı olup olmadığının tespitinde hakaretin kamu göreviyle bağlantısı belirleyici unsurdur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Telefonda hakaret ve tehdit suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Telefonda gerçekleştirilen suçlarda suçun işlendiği yer, failin bulunduğu yer ya da mağdurun bulunduğu yer olarak kabul edilebilmektedir.
Suçun işlendiği yerin tespitinde güçlük yaşanması hâlinde sanığın yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılabilmektedir.
İdarenin ve Karşı Tarafın Muhtemel Savunmaları
Telefonda hakaret ve tehdit davalarında sanık tarafı genellikle şu savunmalara başvurmaktadır:
"Söylediğim sözler hakaret değil, eleştiridir" savunmasına karşı: Kullanılan ifadelerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme içerip içermediği denetlenmelidir. Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır, makul bir kişinin o ifadeyi nasıl algılayacağı ölçütüyle belirlenir.
"Delil yok" savunmasına karşı: Ses kayıtları, mesajlar ve tanık beyanları bu savunmayı çürütebilir. Görüşme sırasında karşı tarafın ikrarı da belirleyici delil niteliği taşır.
"Ben de hakaret gördüm, karşılıklıydı" savunmasına karşı: Karşılıklı hakaret durumunda her iki taraf da şikâyetçi olabilir ve ayrı ayrı yargılanabilir. Bu durum, sanığın hakaretinin suç olmadığı anlamına gelmez.
"İletme kastım yoktu" savunmasına karşı: Telefon görüşmelerinde mağduru doğrudan muhatap alan hakaretlerde iletme kastının varlığı kural olarak kabul edilmektedir. Bu savunma ancak üçüncü kişilere gönderilen mesajlarda etkili olabilir.
Uygulamada Yanlış Bilinenler
Yanlış: "Telefonda küfür etmenin cezası yoktur, ama ispat edilemez." Doğrusu: Telefonda hakaret suçu TCK m. 125 kapsamında açıkça suç olarak düzenlenmiştir. İspat güçlüğü bulunmakla birlikte ses kayıtları, mesajlar ve tanık beyanlarıyla ispat mümkündür.
Yanlış: "WhatsApp'ta küfür etmek suç değildir." Doğrusu: WhatsApp ve diğer sosyal medya platformlarında hakaret, TCK m. 125 kapsamında değerlendirilmektedir. Mesajlar mağduru doğrudan muhatap aldığında huzurda hakaretle aynı cezaya tabidir.
Yanlış: "Şikâyet süresini kaçırdıktan sonra dava açılabilir." Doğrusu: Hakaret suçunda şikâyet hakkı 6 ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre geçtikten sonra şikâyet hakkı düşer ve kovuşturma yapılamaz.
Yanlış: "Beraat edersem karşı taraftan tazminat alamam." Doğrusu: Ceza davasından bağımsız olarak hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açılabilir. Beraat kararı, tazminat davasını otomatik olarak etkisiz kılmaz.
Yanlış: "Telefonda küfür etmenin cezası adli para cezasından ibarettir." Doğrusu: Hâkim, somut olayın koşullarına göre hapis veya adli para cezasına hükmedebilir. Nitelikli hâllerde hapis cezası zorunlu hâle gelebilir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hata
Telefonda hakaret ve tehdit davalarında en sık yapılan hata, delilleri kayıt altına almadan şikâyete gidilmesidir. Telefon görüşmesi sona erdikten sonra delil elde etmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle:
Hakaret içerikli mesajların ekran görüntüsü anında alınmalı; sesli hakaretler hukuka uygun biçimde kayıt altına alınmalı; sosyal medya paylaşımları URL ve ekran görüntüsüyle belgelenmelidir. Delil toplandıktan sonra 6 aylık şikâyet süresi gözetilerek vakit kaybedilmeden başvuru yapılmalıdır.
⚠️ Altın Tavsiye
Telefonda hakaret veya tehdit suçuna maruz kaldığınızda en kritik adım delilleri anında kayıt altına almaktır. Görüşme sona erdikten sonra ses kaydı elde etmek mümkün olmayabilir. Bu nedenle:
- Hakaret veya tehdit içerikli mesajların ekran görüntüsünü hemen alın; tarih ve saat bilgisinin göründüğünden emin olun.
- Sesli hakaretleri mümkünse hukuka uygun biçimde kayıt altına alın; hangi koşullarda kayıt almanın hukuki olduğunu önceden öğrenin.
- Tanık olabilecek kişilerin bilgilerini not edin.
- 6 aylık şikâyet süresini kaçırmayın; süre mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten başlar.
- Şikâyetten önce delillerin hukuki değerini bir avukata değerlendirtin.
Sonuç
Telefonda hakaret suçu TCK'nın 125. maddesi, telefonda tehdit suçu ise 106. maddesi kapsamında düzenlenmiş olup her iki suç da ciddi yaptırımlar içermektedir. Sosyal medya platformlarındaki hakaret eylemleri de aynı hukuki çerçevede değerlendirilmektedir.
Bu suçlarda delil toplamak, şikâyet süresini doğru hesaplamak ve savunmayı etkin biçimde yürütmek teknik bir değerlendirme gerektirmektedir. Somut olayın kendine özgü koşulları dava stratejisini doğrudan belirlediğinden bireysel hukuki değerlendirme yapılması büyük önem taşımaktadır.
Mil Hukuk & Danışmanlık, telefonda hakaret ve tehdit davaları ile sosyal medya hakaret davalarında fiilen yürüttüğü dosyalardan edindiği deneyimle hukuki destek sunmaktadır.
Yazar: Av. Emre Asan
Hukuki İnceleme: Mil Hukuk & Danışmanlık
Bu içerik; Mil Hukuk & Danışmanlık Bürosu'nun fiilen yürüttüğü dava dosyaları, güncel mevzuat, yargı kararları ve uygulama tecrübesi dikkate alınarak hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme niteliğindedir; somut olay değerlendirmesi için hukuki destek alınması önerilir.