Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar | Mil Hukuk & Danışmanlık

Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar

  • Anasayfa
  • Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar

Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar

Kararın Özeti; Memurluk sınavlarını, özellikle POMEM ve Uzman erbaşlık, Astsubaylık ve Subaylık sınavlarını başarı ile veren kişiler son aşama olarak sözlü sınava, mülakata tabi tutulmakta ve bu sözlü sınavda, mülakatta hukuka aykırı işlemler gerçekl

Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar

Polis/ Memur/ Askerlere İlişkin Mülakatın İptali Emsal Karar

Mülakatın iptali davası, mülakat sonucuna dava açmak- Bu durumda en çok karşılaşılan soru mülakatta elenen aday ne yapmalıdır. Buna ilişkin örnek karar aşağıda mevcuttur. Mülakatın iptali davalarında en önemli olan ve güncel durumlardan birisi tabii ki de idari işlemini iptali davasıdır. İdari işlemin iptali davası idare hukukunun bir dalı olduğundan idare hukukuyla ilgilenen ve alanında uzman idare hukuku avukatı vasıtasıyla ya da memur davalarına bakan avukatlar aracılığıyla davanın takip edilmesi tavsiye olunur. 

MÜLAKAT SINAVINDA BAŞARISIZ SAYILMA İŞLEMİNİN İPTALİ

Kararın Özeti; Memurluk sınavlarını, özellikle POMEM ve Uzman erbaşlık, Astsubaylık ve Subaylık sınavlarını başarı ile veren kişiler son aşama olarak sözlü sınava, mülakata tabi tutulmakta ve bu sözlü sınavda, mülakatta hukuka aykırı işlemler gerçekleştirilerek elenebilmektedirler. Ancak hukuk devletinin ilkelerine ve kanunlara göre hareket etme zorunluluğunda bulunan devlet kurumlarının, yapmış oldukları mülakatlarda tarafsız olması ve bazı kriterlere uygun olarak hareket etmesi kamu yararı gereği elzemdir. Nitekim sözlü mülakat sınavlarının şu kıstaslara uygun olarak yapılması gerekmektedir;

  • Sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması,
  •  Sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmiş olması
  • Ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun objektif bir değerlendirme yapılması.

Mülakatın İptali Davası POMEM Yürütme Durdurma Kararı 2024

T.C. ANKARA 15. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/...

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI) :

VEKİLİ : AV. BİLGEHAN UTKU -

(DAVALI) : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ANKARA

VEKİLİ :

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul Polis Meslek Eğitim Merkezinde 29. Dönem POMEM öğrencisi olan davacı tarafından; eğitim sonu mülakatından başarısız sayılmasına ilişkin işlemin; hukuka aykırı olduğu, başarısız sayılmasını gerektirecek nitelik ve bilgi eksikliğinin bulunmadığı, mevzuatta belirlenen tüm ölçütleri başarıyla yerine getirdiği ileri sürülerek yürütmesinin durdurulması ve iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği ile ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 27'nci maddesinde, "... (2) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.

Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. [...] (7) Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununa 6638 Sayılı Kanunun 23. maddesiyle eklenen ve 27/03/2015 tarihinde yürürlüğe giren Ek 1. maddenin 3. fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır" hükmü yer almaktadır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli 29375 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklarda Uygulanacak Sınav Yönetmeliğinin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu yönetmeliğin amacı, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden, öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usûl ve esasları düzenlemektir" hükmüne, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu yönetmelik, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden, öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usûl ve esasları kapsar" hükmüne, "Sınava katılacak adaylar" başlıklı 5. maddesinde; "Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden, öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tâbî tutulur" hükmüne, "Sınavın yeri ve zamanı" başlıklı 6. maddesinde; "Sınav yerleri ve tarihleri, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi, Polis Meslek Eğitim Merkezi, Polis Meslek Yüksekokulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler için ayrı ayrı Başkanlıkça belirlenir ve sınav tarihinden en az on beş gün önce Başkanlık resmi internet sitesinde ilan edilir. Sınav, mezuniyeti müteakip en geç bir ay içinde yapılır" hükmüne, "Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinde; "1) Sınav ile ilgili komisyonların kurulması, görevlendirme ve çalışma esasları Başkanlık onayı ile belirlenir. (2) Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar. (3) Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur.

Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir. (4) Merkezi sınav komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında üç emniyet müdürü rütbesinde personel ile iki öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, Başkan adına sınav takvimi süresince yürütülecek iş ve işlemleri takip, koordine ve denetleme ile yetkilidir. (5) Komisyonlarda görev almak üzere üye sayısı kadar yedek üye ile komisyonlara yardımcı olmak üzere yeteri sayıda personel görevlendirilir. (6) Sınav komisyonu başkan ve üyeleri; boşanmış olsalar dahi eşlerinin, üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kayın hısımlarının veya evlatlıklarının katıldığı sınavda görev alamazlar" hükmüne, "Sınav şekli ve esasları" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir.

Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Meslekî bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi, puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir. (5) Sınav sonuçları, Merkezî Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan edilir. (6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları, ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 29. Dönem İstanbul Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü eğitimini başarıyla tamamlamasının akabinde 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununa 6638 Sayılı Kanunun 23. maddesiyle eklenen ve 27/03/2015 tarihinde yürürlüğe giren Ek 1. maddeye istinaden hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklarda Uygulanacak Sınav Yönetmelik hükümleri uyarınca 02/12/2023 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavından 60 puan alarak başarısız sayılıp ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının katıldığı mülakat sınavının, beş kişilik mülakat komisyonu üyelerince "mesleki bilgi düzeyi(40 puan)", "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü(20 puan)", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı(20 puan)", "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu(20 puan)" kriterlerinin her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle sözlü sınav not ortalamasının belirlendiği görülmektedir. Olayda, sözlü sınav esnasında 40 puanlık bölüme ilişkin olarak davacıdan soru havuzundan soru çekmesinin istenildiği, davacının "İnsan haklarının temel özelliklerinden biri olan bireysellik hakkında kısaca bilgi veriniz" şeklindeki 593 numaralı soruyu çektiği, söz konusu soruya davacı tarafından verilen cevap üzerine davacının aday polis memur olamayacağına ilişkin düzenlenen karar formu gerekçesinde "EGM kadrolarına polis memuru ve komiser yrd. rütbelerine aday memur olarak atanacaklara uygulanacak sınav yönetmeliğinin 8. md. 12. fıkrasının bentleri gereği uygun olmadığı, liyakat, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygun olmadığı görüldü" şeklinde ifadeye yer verilmiş ve başkan ve üyeler tarafından adaya yukarıda sayılan mülakat kriterlerinin her biri için sırasıyla aritmetik ortalaması 30, 10, 10 ve 10 puanları verilerek toplam 60 puanın takdir edildiği görülmektedir. Anayasanın 125. maddesinde yargı yetkisinin yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar verilemeyeceği hüküm altına alınmış olup, anılan uyuşmazlıkta; sözlü sınava giren davacıya sorulan sorunun niteliği, davacının tabi tutulduğu eğitim müfredatı ve mezuniyet not ortalaması, polis aday memuru olamayacağına ilişkin komisyon başkan ve üyeleri tarafından yazılan gerekçelerin, takdir yetkisinin yargısal olarak değerlendirilmesine ilişkin objektif koşulun oluştuğu sonucuna varılmıştır. Eğitim Merkezlerinin ders müfredatında öğrencilere; hukuka giriş, insan hakları, polislikte halkla ilişkiler ve iletişim, polislik meslek hukuku, ceza ve muhakeme hukukunun temel kavramları, uygulamalı polislik, mesleki yazışma, silah ve atış bilgisi, polis müdahale yöntem ve teknikleri, demokratik polislik ve anayasal düzen ve idari yapı gibi derslerin verildiği görülmektedir.

Kurumun eğitim geçmişi, akademik kapasitesi ve tecrübesi ile birlikte değerlendirildiğinde, bir meslek adayının mesleği en donanımlı ve başarılı bir şekilde yapmasına ilişkin temel teorik ve uygulama eğitimini almaktadır. Bu kapsamda müfredatta yer alan teorik, uygulama ve meslek derslerini başarı ile alan ve 95,6 mezuniyet puanına sahip olan bir öğrencinin polislik mevzuatı ve uygulaması hakkında asgari mesleki donanıma sahip olması beklenebilecektir. Bu bağlamda; "insan haklarına" ilişkin soruda insan hakları dersinden 100 puan alan davacının yeterli mesleki bilgiye sahip olmaması, aldığı eğitim müfredatı ve mezuniyet ortalaması ile kendi içinde bir tezatlığı ortaya koymaktadır. Bunlara ek olarak sorulan sorunun doğrudan temel bir bilgi sorusu olduğu, sorunun bir muhakeme yeteneğini ölçen kurgusal olay veya teorik ucu açık soru niteliğinde olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, komisyon başkanı ve üyeleri tarafından aday polis memuru olamayacağına ilişkin yazılı gerekçe ile verilen sınav puanının takdirinde objektif bir değerlendirme yapılmadığı kanaatini oluşturmuştur.

Ayrıca, aynı eğitim merkezi ve sözlü sınav heyeti tarafından sözlü sınava giren ve başarısız sayıldıkları için dava açan ve davası Mahkememiz uhdesinde görülen dosyalardaki sözlü sınav karar formlarında da iş bu uyumazlıktaki karar formundaki gibi aynı gerekçelerle başarısız notunun verildiği anlaşılmaktadır. Her bir öğrenci için değerlendirilmesi yapılan sınav puanlamasının kişiye özel subjektif bir idari işlem olduğu açık olup, anılan gerekçelerin başarısız sayılan adaylar için genel bir gerekçe olarak kullanılması da davacıya ilişkin yapılan puanlamanın, nesnelliğine ilişkin aksi kanaati desteklemektedir. Bu durumda, sözlü sınavda yapılan puanlamanın nesnel ve objektif olduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından, anılan sözlü sınav neticesinde davacının başarısız sayılarak atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, açıkça hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılan dava konusu işlemin kişinin mesleki, sosyal ve çalışma hayatını doğrudan etkileyeceğinden dava konusu işlemin uygulanması hâlinde telâfisi güç yahut imkânsız zararlar meydana gelebileceği değerlendirilmektedir. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi (7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere 10/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mülakatın İptali Mahkeme Kararı

                    T.C.
KAYSERİ İDARE MAHKEMESİ

ESAS         :2018/...
KARAR     :2018/...
TARİH        :...

DAVACI     :

VEKİLİ       :

DAVALI     :

VEKİLİ      :

Dava; davacının ... Yazı İşleri Müdürlüğü ve İdari İşleri Müdürlüğü kadroları için ... tarihinde yapılan sözlü sınavda/ mülakatta başarısız sayılmasına ilişkin işlemin (mülakatın iptali, sözlü sınavın iptali)  iptali istemiyle yapılmıştır.

KAYSERİ İdare Mahkemesi'nin ... günlü, E:2018/..., K:2018/... sayılı kararıyla; 

Davalı idarece, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan "Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi" ve Genel kültürü ve genel yeteneği" haneleri yönünden verilen puanların hukuki denetiminin yapılabilmesi için davacının verdiği veya vermediği cevapların tutanakla kayıt altına alınmadığı gibi, diğer haneler yönünden de soruların yanıtlarına komisyon üyelerince takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen başarı düzeyinin altında olan puanların gerekçelerinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından; söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanın belirlenmesinde davacının bilgi ve yeterliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmadığı, kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı, davacının görevde yükselme sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle;

dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

Mülakatın İptali Danıştay Kararı

Mülakatın iptali danıştay kararı

• MÜLAKATTA BAŞARISIZ SAYILMA İŞLEMİ ( Yargısal Denetimini Sağlayacak Altyapının Tüm Unusurlarıyla Oluşturulmasını Sağlamanın İdarenin Görevi Olduğu - İdarenin Yargısal Denetim Yapılmasını Ortadan Kaldıracak İmkansız Kılacak veya Güçleştirecek Şekilde İdari İşlem Tesisine Olanak Tanımaması Gereği )
• HAKİM SAVCI ADAYLIĞI MÜLAKAT SINAVI ( Mülakat Sınav Komisyon Üyelerinin Her Biri Tarafından Değerlendirme Yapılarak Tutanağa Bağlanmış Soruların Neler Olduğu Yanıtlara Komisyon Üyelerince Takdir Edilen Notun Gerekçeleriyle Ortaya Konması Gereği - Muhakeme Gücü İfade Yeteneği Genel ve Fiziki Görünüm Davanış ve Tepkilerin Mesleğe Uygunluğu Liyakat Teknolojik Gelişmelere Açıklık Hususlarının Değerlendirilerek Takdir Notunun Tutanağa Geçirilmesi Gereği )2577/m.2
ÖZET : Mülakatta başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak altyapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir. Hukuk devleti ilkesi, idarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak, imkansız kılacak ya da güçleştirecek şekilde bir idari işlem tesisine de olanak tanımamaktadır.
İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2014 tarihli ve E:2014/1484, K:2014/4064 Sayılı kararının 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Mülakatta başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yargısal denetiminin yapılması esas olup, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule dair unsurları ile sınırlı olmak üzere yapılan bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği açıktır. Nitekim, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin ( 1/a ) bendi gereğince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunludur. Buna göre, mülakatta başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak altyapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir. Hukuk devleti ilkesi, idarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak, imkansız kılacak ya da güçleştirecek şekilde bir idari işlem tesisine de olanak tanımamaktadır.
Hakim adaylığı giriş sınavının bir aşamasını oluşturan, davaya konu mülakatta başarısız sayılma işleminin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece, mülakata katılan komisyon üyelerince davacıya takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda, tüm unsurları itibarıyla yargısal denetimin yapılabilmesi ve hukuk devleti ilkesinin temini açısından mülakat komisyonu üyelerinin her biri tarafından davacı hakkında takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmamış olması sebebiyle davacının mülakatta başarısız sayılmasına dair işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizce verilen onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür. Düzeltilmesi istenen karar kanun ve usule uygun olup, düzeltmeyi gerektiren bir sebep de bulunmadığından düzeltme isteminin reddine, 08.11.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
( X ) KARŞI OY :
Dava, Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı yazılı sınavı sonucunda mülakata girmeye hak kazanan ve 04/01/2013 tarihinde girdiği mülakatta başarısız sayılan davacı tarafından, mülakatta başarısız sayılmasına dair işlem ile 24/12/2012 - 10/01/2013 tarihleri arasında yapılan tüm mülakatların iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Hukuk devleti ilkesi karşısında, idarenin yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını imkansız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.
Mülakatta başarısız sayılma işlemi incelendiğinde; yargısal denetiminin yapılmasını sağlayacak biçimde, mülakat sınav komisyonu üyelerinin her biri tarafından değerlendirme yapılarak tutanağa bağlanmış soruların neler olduğunun, yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, tüm unsurları itibariyle yargısal denetimin yapılabilmesi ve hukuk devleti ilkesinin temini açısından; mülakat değerlendirme komisyonu üyeleri tarafından, aday değerlendirme tutanağında yer alan başlıklara ( Muhakeme gücü, Bir konuyu kavrayıp özetleme ve ifade yeteneği, Genel ve fiziki görünümünün, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu ve liyakati, Yetenek ve kültür, Çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı ) dair olarak davacıya sorulan soruların neler olduğunun tutanağa bağlanmaması, yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle, değerlendirmenin nasıl yapıldığının somut bir şekilde ortaya konulmamış olması sebebiyle davacının mülakat sonucu başarısız sayılmasına dair işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizce verilen onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması

Sözlü Mülakat Emsal Karar

Sözlü mülakat emsal karar aslında açılan davaların birbirinden farklı özellikler göstermesine göre değişkenlik gösterir. Mülakatın iptali davaları kendine has özelliklere sahip davalardır. Her olay kendi içerisinde değerlendirilir. Bir kişiye yapılan mülakatta sorulan sorular verilen notlar farklılık gösterir. Önemli olan açılan davalarda mülakat komisyonunun tutmuş olduğu tutanakların incelenmesi, komisyon üyelerinin vermiş olduğu notların değerlendirilmesi, objektiflik araştırmasının yapılması, gerekirse bilirkişi incelemesi talep edilmesidir. 

T.C.
ANKARA
23. IDARE MAHKEMESI

ESAS NO : 2019/...
KARAR NO : 2020/...
DAVACI : ...
VEKILI : AV. Bilgehan UTKU
DAVALI : IÇISLERI BAKANLIGI / ANKARA
VEKILI : AV....
DAVANIN ÖZETI : Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi'nde askeri ögrenci olan davacı
tarafından, akademik egitim dönemi sonunda gerçeklestirilen yeterlilik sınavında basarısız
oldugundan bahisle ilisiginin kesilmesine iliskin ... tarih ve ... sayılı islemin;
hukuka aykırı oldugu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMA ÖZETI: Dava konusu islemin hukuka uygun oldugu ileri sürülerek davanın
reddi gerektigi savunulmaktadır.
TÜRK MILLETI ADINA
Dava; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi'nde askeri ögrenci olan davacı
tarafından, akademik egitim dönemi sonunda gerçeklestirilen yeterlilik sınavında basarısız
oldugundan bahisle ilisiginin kesilmesine iliskin ...tarih ve ... sayılı islemin
iptali istemiyle açılmıstır.

2803 sayılı Jandarma Teskilat Görev ve Yetkileri Kanunu'nun ''Jandarma ve Sahil
Güvenlik Akademisi'' baslıklı 13/A maddesinin 12. fıkrasında; ''Akademi bünyesindeki tüm
birimlerde ögrenim gören ögrencilerden ögrenim süresini basarıyla tamamlayanların subay ve
astsubay nasbedilmeleri için Akademi tarafından yapılacak yeterlilik sınavında basarılı
olması gerekmektedir. Yeterlilik sınavına iliskin usul ve esaslar Içisleri Bakanlıgınca
çıkarılan yönetmelikle belirlenir.'' düzenlemesine yer verilmistir.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Egitim Merkezi Egitim-Ögretim
Yönetmeligi'nin ''Yeterlilik sınavı'' baslıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında; ''Temel kolluk
egitimini basarı ile tamamlayan ögrenciler, subay veya astsubay olarak naspedilmeden önce
yeterlilik sınavına tabi tutulur. Yeterlilik sınavı sözlü veya uygulamalı olarak yapılabilir.
Yeterlilik sınavının hangi alanlarda yapılacagı, sınavın uygulama yöntemi, konu kapsamları
ve not agırlıklarına Egitim Ögretim Dönemi basında Senato tarafından karar verilir ve
ögrencilere teblig edilir.'', ''Yeterlilik sınavının icrası'' baslıklı 26.maddesinde; '' (1) Senatoda
alınan kararlar dogrultusunda tespit edilen alanların her biri için ayrı komisyonlar olusturulur.
Komisyonların sınavla ilgili usul ve esasları Senato tarafından belirlenir. (2)Sınav komisyonu
tarafından yapılacak sözlü sınavda ögrenciler; a) Mesleki bilgi ve uygulama düzeyi, b) Bir
konuyu kavrayıp özetleme, ifade yetenegi ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti
ve inandırıcılıgı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranıs ve tepkilerinin meslege uygunlugu
hususları yüz tam puan üzerinden degerlendirilirler. (3) Sözlü sınavlarda, Soru Hazırlama
Komisyonu tarafından hazırlanarak bastırılan sorular arasından ögrencilere soru kartı
çektirilerek cevaplaması istenir. Sınav Komisyonu tarafından ögrenciye konu ile ilgili ilave
sorular sorulabilecegi gibi ilave uygulamalar da yaptırılabilir. (4) Sınav Komisyonu üyeleri
tarafından verilen puanlar ayrı ayrı puan degerlendirme karar formuna islenir. Komisyon
üyelerinin ayrı ayrı vermis oldugu puanların aritmetik ortalaması alınarak ögrencilerin sınav
puanı tespit edilir. (5) Senato kararına göre her bir alanda yapılan yeterlilik notları yüzdeleri
alınarak toplanır. Ögrencinin sınavda basarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az
altmıs puan alması gerekir. Basarısız olan ögrencinin aldıgı puan ve gerekçesi puan
degerlendirme karar formuna islenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir ve
sınav sonuçları Merkezi Sınav Komisyonu tarafından ilan edilir. (6) Sınavda basarısız olan
ögrenciler; subay veya astsubay naspedilmezler, akademik program kapsamında sertifika ve
Ögrenim Belgeleri verilir ve kıta kaynaklı olanlar kıtalarına gönderilir, dıs kaynaktan temin
edilenlerin ise ilisigi kesilir. (7) Degerlendirme karar formları Akademi Baskanlıgınca ilgili
mevzuat çerçevesinde muhafaza edilir.(8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.''
düzenlemelerine yer verilmistir.

Uyusmazlık konusu olayda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi
neticesinde; yeterlilik sınavı degerlendirme formunda davacıya önceden belirlenmis 3, 4, 5 ve
6 numaralı soruların soruldugu ve davacının 3 adet soruya hiçbir cevap veremedigi, bir soruyu ise bildiği
belirtilmekle birlikte, mesleki bilgi ve uygulama düzeyi kısmında davacıya 40 puan
üzerinden baskan ve üyelerin her biri tarafından 40 puan verildigi, degerlendirme formunda
davacının ifade ve muhakeme gücünü degerlendirebilmek için çesitli atasözü ve deyimlerin
soruldugu, davacının sorulan sorulardan hiçbirine cevap veremedigi, özgüveni, ikna
kabiliyeti ve inandırıcılıgını tespit edebilmek için kendisine sohbet maksatlı sorular
soruldugu, davacının soruları cevaplarken çekimser davrandıgı ve kendini ifade etmekte
güçlük yasadıgı belirtilmekle birlikte, konuyu kavrayıp özetleme, ifade yetenegi ve
muhakeme gücü kısmında davacıya 20 puan üzerinden baskan ve üyelerin her biri tarafından
8 puan verildigi, degerlendirme formunda davacının kendine özgüveni olmadıgı
belirtilmekle birlikte, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılıgı kısmında davacıya 20 puan
üzerinden baskan ve üyelerin her biri tarafından 8 puan verildigi, bu yönüyle açıklama
kısmında belirtilen hususlar ile baskan ve üyelerin her biri tarafından verilen puanlar arasında
çeliski oldugu, anılan çeliskileri içeren degerlendirme formuna ve yeterlilik sınavı sonucuna
dayanılarak davacının basarısız sayılmasında ve ögrenciliginin sonlandırılarak ilisiginin
kesilmesine iliskin olarak tesis edilen dava konusu islemde hukuka uyarlık bulunmadıgı
sonucuna varılmıstır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu islemin İPTALİNE,

İdare Hukuku Avukatı Değerlendirme

Mülakat, bazı yeterlilik aşamalarının adaylar tarafından yerine getirilmesinden sonra bazı kurumlar tarafından adayın Muhakeme gücü, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, Bir konuyu kavrayıp özetleme ve ifade yeteneği, Genel ve fiziki görünümü ve liyakati, Yetenek ve kültür, Çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı hakkında fiziki olarak bilgi edinilmesini sağlayan bir sınav yöntemidir. Ancak belirtmek gerekir ki bu değerlendirmelerin objektif kriterler baz alılnarak gerçekleştirilmesi hukuk devletinin bir gerği olacaktır. Yoksa bütün sınav aşamalarını başarı ile tamamlamış bir kişi hakkında sırf bazı koşulları sağlamadığı gerekçesiyle işlem tesis edilmesi Anayasal eşitlik hakkının bizce ihlaline sebep olacaktır. İdare yapmış olduğu her işlemle yargı denetimine tabi olmalı idarenin tüm işlemleri sebep, konu, amaç, yetki ve usul bakımlarından yargı mercilerince incelenebilmelidir. Görevde yükselme mülakat iptali davaları da bu kapsamda yer alan davalardandır. Görevde yükselme mülakatın iptaline ilişkin kararlar hakkında ve görevde yükselme iptaline ilişkin ayrıntılı bilgi için konunun uzmanı memur davalarına bakan avukatlardan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Sözlü sınav yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte bilgi ve liyakatı ölçmek adayın mesleğe uygun yeteneği ve kültürel birime sahip olup olmadığnı belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede sözlü sınavın temel amacı yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde belirlenen en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Kanaatimizce sözlü mülakat sınavının Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirtilen hukuki sınırlar içerisinde yapılabilmesi için mülakat sınavına katılan komisyon üyelerince adaya takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulması ayrıca mülakat sınavında verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınması gerektiği bu durumda tüm unsurları itibariyle yargısal denetimin yapılabilmesi ve hukuk devleti ilkesinin temini açısındasn mülakat sınavı komisyonu üyelerinin her biri tarafından aday hakkında takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konulmasının lazım olduğu düşüncesinde bulunmaktayız. Aksi durum objektiflikten uzak subjektif bir sınav yapıldığının bir göstergesi olacaktır ki bu durumun hukuk devleti tarafından kabulü mümkün değildir. Ayrıca bizce mülakat sınavında verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kaytı altına alınmaması nedeniyle adayın mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun kabul edilebilecek bir gerekçesi de bulunmamaktadır. Günümüz teknolojisinde sınavların kayıt altına alınması ve depolanmasının zor olmadığı gerçeği karşısında idarenini mülakat sınavlarında bu hususları yerine getirmemesi akıllara sınavın objektif kriterlere yapılmadığı sorusunu getirmekte olduğundan ve hukukun bu soru işaretlerini giderecek bir düzenleme yapması gerekliliğinden yola çıkarak adaylar hakkındaki değerlendirmelerin sakat olma ihtimali yüksektir. Aslolan, adayın başarısız olduğunu her türlü ispat vasıtasıyla ortaya koymaktır. Aksi durum şeffaflığı zedelediğinden ötürü şaibelere gebe olacak bir yapıya sahiptir. Her ne kadar kanunda mülakatın ses ya da görüntü cihazlarıyla kayıt altına alınacağına ilişkin bir düzenleme olmamakta ise de bu durumun yer almaması idarenin mülakat sınavlarında sınırsız bir takdir yetkisi olduğu yönünde bir çıkarım yapılması sonucunu doğurmaması gerekir. İşte idare hukıuku avukatının görevi de her ne kadar kanunda öngörülmese de mahkemeyi bu konularda ikna etmek ve gerekçeli savunmalarla talep sonucunu desteklemektir.

1