Randevu Al

İletişim Bilgileri

Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali

Ana Sayfa Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali
Özel Güvenlik Kimlik Kartı İptali
  • Yayın Tarihi: 18.12.2025
  • Yazar: Av. Bilgehan UTKU

Özel güvenlik görevlileri bilindiği üzere özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilebilmek amacıyla 5188 sayılı kanunda yer alan hükümleri taşımak zorundadır. Nitekim 5188 sayılı kanun özel güvenlik izninin verilmesine, bu hizmeti yerine getirecek kişi ve kuruluşların ruhsatlandırılmasına ve denetlenmesine ilişkin hususları kapsadığından kanuna aykırılık teşkil eden durumlarda kişilerin kimlikleri iptal edilebilecektir. Ancak her iptal işleminin hukuka uygun olduğu söylenemez. Zira kişiler özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edildiklerinde kimlik kartlarının belirli süreler ile yenilenmesi şarttır. Bu şartın yerine getirilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğüne başvuru yapan özel güvenlik görevlisinin özel güvenlik kimlik kartı (çalışma izni) başvurusuna ilişkin işlem bir idari işlem niteliğindedir ve bu idari işlem sonrasında kişilerin özel güvenlik kartları iptal edilirse dava açma hakları doğacaktır. Bundan dolayıdır ki özel güvenlik olacaklarda bulunması gereken bazı şartlar vardır. Bu şartların bulunmadığı sonrasında tespit edilirse özel güvenlik kimlik başvurusu da bu sebeple iptal edilebilecektir. Yukarıda da değindiğimiz üzere işlem Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı idari birimler tarafından yapıldığı için idari bir işlem niteliğini taşır ve davaların da bu sebeple hangi mahkemede ve nerede açılacağı hangi kanuna tabi olarak takibinin yapılacağı hususu da ortaya çıkmış olacaktır. Bu husustan bahsetmeden önce özel güvenlik kimlik kartının iptal sebeplerine bakalım

Özel güvenlik kimlik kartı iptal sebepleri aslında özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartların bulunmaması olarak tanımlanabilmektedir. Zira 5188 sayılı kanunda özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar tahdidi olarak sayılmış olup bu şartların sonradan kaybedilmesi durumunda özel güvenlik kimlik kartı iptal edilecektir. Peki bu şartlar nelerdir?

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
  • Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak.
  • 18 yaşını doldurmuş olmak.
  • Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
  • Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak.
  • Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkum olmamak.
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak.
  • Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak.
  • Özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak.
  • Güvenlik soruşturması olumlu olmaktır.

Görüleceği üzere kanunda yapılan 2018 yılındaki düzenleme ile güvenlik soruşturması yapılmış olmak şartı da kanun maddesine eklenmiş ve güvenlik görevlisi olmak isteyenler hakkında güvenlik soruşturması yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 

Özel güvenlik görevlileri, özel güvenlik kimlik kartlarının yenilenmesi için emniyet genel müdürlüğü birimlerine başvuru yaptıklarında birim tarafından haklarında güvenlik soruşturması yapılıp kanun maddesindeki şartların taşınıp taşınmadığı araştırılır. Ancak belirtmiş olduğumuz gibi yapılan işlem her zaman hukuka uygun olacak diye bir kaide yoktur. Zira idari işlemler Anayasa gereği her zaman idari yargı denetimine tabidir. Bundan dolayıdır ki özel güvenlik görevlileri özel güvenlik kimlik kartlarının yenilenmemesi durumunda dava açabilecek ve haklarını arayabileceklerdir.

Özel güvenlik kimlik kartı iptal edilen özel güvenlik görevlilerinin ne yazık ki işlerine son verilmekte ve son çare dediğimiz ancak iş veren tarafından hiçbir zaman son çare olarak görülmeyen fesih işlemi ile özel güvenlik görevlileri mağdur edilmektedir. Halbu ki başka yerde istihdam edilip en azından dava süreleri sona erdikten yahut idare mahkemesinde açılacak iptal davası sonucu beklenene kadar mağduriyet yaşatılmayabilir. Fakat bu yöntemi deneyen işveren bulmak oldukça zordur. Genelde sözleşme feshedilmekte ve özel güvenlik görevlileri maaşsız, haksız ve hakkaniyetsiz olarak dışarda bırakılmaktadır. 

Özel güvenlik kimlik kartı iptal edilen özel güvenlik görevlileri davalarını konunun uzmanı idare hukuku avukatı ile irtibata geçmeleri davanın seyri ve yönetimi bakımından tavsiye olunmaktadır. Dava konusu olay özel güvenlik görevlisinin özel güvenlik kimlik yenileme başvurusunun reddi ve özel güvenlik kimlik kartı iptali olduğundan dolayı idari işlemin iptali davasının konusunu oluşturacağından dolayı idare mahkemesinde iptal davası açılması şarttır. İdare mahkemesinde iptal davası açıldığı sırada kişi işten çıkartılmış ise bir de işe iade davası açılmasında yarar vardır. Nitekim idari işlemin iptali davası ile birlikte işlem iptal edilir ve kişinin özel güvenlik kimlik kartı yenilenirse bu durumda eski işine geri dönüşü güç olacağından tekrar başka bir yerde istihdam arayışına girmesi gibi bir olumsuzlukla karşılaşılacaktır. 

Valilik güvenlik soruşturması ile özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartı yenileme başvurularında araştırma yapılmakta ve kanunun verdiği yetkiye dayanarak kimlik kartı yenileme işlemi reddedilmekte gerekçe olarak da güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu açıklanabilmektedir. Bilindiği üzere özel güvenlik görevlisi olacaklarda ya da özel güvenlik görevlisi olup da kimlik kartını yenileyeceklerde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmakta ve hukuka aykırı işlemlerle ile kişilerin iş hayatına son verildiği gibi kimlikleri de ya çıkartılmamakta ya da yenilenmemektedir. Bu durumlar karşılaşan özel güvenlklerin derhal idare mahkemesinde iptal davası açmaları tavsiye olunur. Hatta konunun uzmanı idari dava avukatından hukuki destek alınmasında yarar olacaktır. Ayrıca kişi hakkında Valilik tarafından kimlik kartı yenileme işlemi yapılmaz ise ayrıca işe iade davası da açılmalı, iki dava birlikte yürütlmelidir. Zira haksız fesih yapılarak kişiler mağdur edilmekte çalışma hayatlarına son verilebilmektedir. Bundan kurtulmak maksadıyla iş mahkemesinde işe iade davası açılmalı, idare mahkemesinde de işlemin iptali davası açılması gerekir. işe iade davası kaybedilen işe geri dönmek için açılan bir dava olup iptal davası işlemin iptali için açılacak olan davadır. Bu tip davalar komplike davalardandır. Bundan dolayı sürelerin kaçırılmaması ve takibi oldukça önemldir.

“Hakkında soruşturma var” gerekçesiyle bir gecede işinden edilen binlerce kişi için Danıştay’dan ezber bozan bir karar geldi.
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, henüz mahkûmiyet bulunmayan bir özel güvenlik görevlisinin çalışma izninin iptal edilmesini hukuka aykırı buldu.

Bu karar, yalnızca özel güvenlik görevlilerini değil; güvenlik soruşturması, arşiv araştırması ve idari işlem mağduru olan herkesi yakından ilgilendiriyor.

Davacı, kadrolu özel güvenlik görevlisi olarak görev yaparken,
silahlı özel güvenlik kimlik kartını yenilemek için başvuruda bulundu.

Ancak idare;

  • Hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan soruşturma bulunduğu

  • Bu nedenle 5188 sayılı Kanun’un 10. maddesindeki şartları taşımadığı

gerekçesiyle;

  • Özel güvenlik kimlik kartını iptal etti

  • Çalışma iznini kaldırdı

  • İş sözleşmesini feshetti

İdare Mahkemesi;

  • Soruşturmanın derdest olduğunu

  • Kanunda açıkça “soruşturma bulunmamak” şartı yer aldığını

belirterek, işlemi hukuka uygun buldu.

Bu yaklaşım, uzun yıllardır idare tarafından otomatik olarak uygulanan klasik anlayışı yansıtıyordu.

Bölge İdare Mahkemesi ise kritik bir noktaya işaret etti:

  • Davacı hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet yoktu

  • Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştı

  • Somut ve güncel bir tehlike ortaya konulamamıştı

Bu nedenle;

 İşlemler iptal edildi

 Yoksun kalınan maaş ve özlük haklarının ödenmesine karar verildi

Danıştay İDDK, meseleyi salt kanun maddesiyle değil,
Anayasa ve temel haklar ekseninde ele aldı.

Özellikle şu ilkelere vurgu yaptı:

  • Masumiyet karinesi

  • Çalışma hakkı

  • Ölçülülük ilkesi

  • Gereklilik ilkesi

 

Anayasa m.38 açık:

“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.”

Danıştay’a göre;

  • Henüz mahkûmiyet yokken

  • En ağır tedbirlerin uygulanması

hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

 

İDDK’ya göre;

  • Amaç: Kamu güvenliğini sağlamak

  • Araç: Kimlik iptali + iş akdi feshi

Bu araç, amaçla orantısız derecede ağırdır.

Daha hafif önlemler mümkünken:

  • Soruşturma sonunun beklenmesi

  • Görev değişikliği

  • Geçici tedbir uygulanması

doğrudan çalışma izninin iptali, ölçüsüzdür.

AYM’nin 24.09.2024 tarihli kararı, bu dosyanın kırılma noktasıdır.

AYM açıkça dedi ki:

“Soruşturma var diye kimliğin iptali, çalışma hakkına ölçüsüz müdahaledir.”

Danıştay İDDK, bu gerekçeyi doğrudan benimsedi.

T.C.
İSTANBUL
10. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO             :
 2021/...
KARAR NO         : 2022/...
DAVACI                :...
VEKİLİ                 :
 AV. BİLGEHAN UTKU

DAVALI                : İSTANBUL VALİLİĞİ
VEKİLİ             : AV. ...

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğünde silahsız özel güvenlik olarak çalışmaktayken Özel Güvenlik Kimlik Belgesinin yenilenmesi için yaptığı başvurunun 5188 sayılı kanunun 10. Maddesinin (d) bendinde yer verilen "Güvenlik soruşturması olumlu olmak" hükmüne istinaden yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz değerlendirildiğinden, belgenin iptaline ilişkin İstanbul Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun 28.10.2021 tarih ve ... sayılı kararının; güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak hiçbir kusurunun ve olumsuz durumunun bulunmadığı, işlemin gerekçesinin gösterilmediği, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ         : Davacı hakkında İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından E:... ve K:... sayılı kararı ile "Cinsel Taciz" suçundan 3 ay 3 gün hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetimli serbestlik sonunda tedbirlere uygun davranmasından dolayı ... tarihinde düşme kararı verildiği, suçun 5188 sayılı Yasadaki suçlardan olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nce; işin gereği görüşüldü:

Dava, davacı tarafından, hakkında yapılan 5188 sayılı kanun uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 153791 sayılı silahsız özel güvenlik kimlik belgesinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve 34...sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 'Özel Güvenlik Görevlilerinde Aranacak Şartlar' başlıklı 10. maddesinde; "Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. 3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak. g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. h) (Ek: 2/1/2017 - KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) Güvenlik soruşturması olumlu olma" kuralı, 11/4. maddesinde; "Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir." kuralı yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından özel güvenlik belgesinin yenilenmesi için yapılan başvuru üzerine İstanbul Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla özel güvenlik belgesinin iptaline karar verildiği, anılan komisyon kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacının İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğünde silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, güvenlik kartının yenilenmesi için davalı idareye başvuru yaptığı, başvurunun değerlendirilmesi neticesinde 5188 sayılı Kanun uyarınca davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ve UYAP-KİHBİ-EKİP sorgulamaları
neticesinde Bakırköy (Kapatılan) 19. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 1... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararla "Cinsel Taciz" suçundan 3 ay 3 gün hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetimli serbestlik sonunda tedbirlere uygun davranmasından dolayı ... tarihinde düşme kararı verildiği görülmektedir.

Genel ve önleyici kolluk biçimindeki kamu hizmetinin tamamlayıcı unsuru olarak özel güvenlik hizmetini görecek olanların belirlenmesinde, bunların çalışma ruhsatının verilmesinde yetkili ve görevli idarenin bu hizmetin niteliği ve gereği olarak, geniş bir değerlendirme ve takdir yetkisiyle donatıldığında şüphe yoktur. Ancak bu değerlendirme ve takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı gerekleri ile ilgilinin çalışma özgürlüğü ve hakkı arasındaki adil dengenin gözetilmesini gerekli kılar. Nitekim davacının geçmiş tarihte işlediği "cinsel taciz suçu" kendine özgü niteliği nedeniyle hakkındaki ceza kovuşturmasının, denetimli serbestlik süresince durdurulup, denetimli serbestlik süresi sonunda bu kamu davasının düşmesine karar verilmesi karşısında, artık bu eyleminin davacının özel güvenlik hizmetini yürütmesine engel hal olarak varlığının korunması, hukuki etkisinin sürdürülmesi ve yalnızca buna dayanılarak ilgilinin çalışma hak ve özgürlüğünden yoksun bırakılması idareye tanınan takdir yetkisinin gerekleriyle bağdaşmamakta olup dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden aşağıda dökümü yapılan 199,10 TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere 04/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
ISTANBUL
10. IDARE MAHKEMESI

ESAS NO                                           : 2021/...
YÜRÜTMENIN DURDURULMASINI
ISTEYEN (DAVACI)                            : ...
VEKILI                                                : AV. BILGEHAN UTKU Yıldırım Kule Kat 15 No 142 Çankaya/ANKARA

KARSI TARAF (DAVALI)                     : ISTANBUL VALILIGI

VEKILI                                                 : AV. ...

ISTEMIN ÖZETI : Davacı tarafından özel güvenlik belgesinin iptaline iliskin Istanbul Valiligi Il Özel Güvenlik Komisyonunun 28.10.2021 tarih ve ... sayılı kararının; güvenlik sorusturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak hiçbir kusurunun ve olumsuz durumunun bulunmadıgı, islemin gerekçesinin gösterilmedigi, hukuka aykırı oldugu iddiasıyla iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETI : Davacı hakkında Istanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından E:2013/... ve K:2013/... sayılı kararı ile "Cinsel Taciz" suçundan 3 ay 3 gün hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, denetimli serbestlik sonunda
tedbirlere uygun davranmasından dolayı 02.09.2021 tarihinde düsme kararı verildigi, suçun 5188 sayılı Yasadaki suçlardan oldugu, dava konusu islemin hukuka ve mevzuata uygun oldugu belirtilerek davanın reddi gerektigi savunulmaktadır.

TÜRK MILLETI ADINA
Karar veren Istanbul 10. Idare Mahkemesi'nce; yürütmenin durdurulması istemi hakkında isin geregi görüsüldü:
Dava, davacı tarafından, özel güvenlik belgesinin iptaline iliskin Istanbul Valiligi Il Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve 34/2021/... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıstır.

5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, "özel güvenlik görevlilerinde aranacak sartlar" objektif ölçütlere dayanılarak düzenlenmis, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmis veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmis olsa bile kasten islenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmak, affa ugramıs olsa bile Devletin güvenligine, Anayasal düzene ve bu düzenin isleyisine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlıga karsı suçlar ile uyusturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikap, rüsvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıstırma, edimin ifasına fesat karıstırma, suçtan kaynaklanan malvarlıgı degerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhus suçlarından mahkum olmak özel güvenlik izni verilmesine mutlak engel olarak kabul edilmis; ayrıca anayasal düzene ve bu düzenin isleyisine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlıga karsı suçlar ile uyusturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir sorusturma veya kovusturma bulunması özel güvenlik izni verilmesinin askıya alınmasını gerektiren hal olarak görülmüs; bu maddeye 680 sayılı KHK ile eklenen ve 7072 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle aynen kabul edilen (h) bendiyle "güvenlik sorusturmasının olumlu olması" da bu kosulların arasına eklenmistir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; '' (1) Kullanmak için uyusturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyusturucu veya uyarıcı madde kullanan kisi, iki yıldan bes yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçtan dolayı baslatılan sorusturmada süpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki sartlar aranmaksızın, bes yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda süpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadıgı veya yasakları ihlal ettigi takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

(3) Erteleme süresi zarfında süpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kisi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.

(4) Kisinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyusturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyusturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.

(5) Erteleme süresi zarfında kisinin kullanmak için tekrar uyusturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyusturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir sorusturma ve kovusturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar islendigi iddiasıyla açılan sorusturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Süpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadıgı ve yasakları ihlal etmedigi takdirde, hakkında kovusturmaya yer olmadıgı kararı verilir.'' hükümleri yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından özel güvenlik belgesinin yenilenmesi için yapılan basvuru üzerine Istanbul Valiligi Il Özel Güvenlik Komisyonunun 2... tarih ve 34/2... sayılı kararıyla özel güvenlik belgesinin iptaline karar verildigi, anılan komisyon kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldıgı anlasılmaktadır.

Olayda, davacı hakkında Istanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 18.09.2013 tarih ve E:... ve K:... sayılı kararla "Cinsel Taciz" suçundan 3 ay 3 gün hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, denetimli serbestlik sonunda tedbirlere uygun davranmasından dolayı 02.09.2021 tarihinde düsme kararı verildigi görülmektadir.

Uyusmazlık, suç eyleminin ceza sorusturumasına konu olmasına karsın, ceza sorusturması veya kovusturması sonunda ortaya çıkan ve ilgilinin özel güvenlik görevlilerinde aranacak belli suçlardan mahkum olmamak kosulunu yitirmesine neden olmayan hukuki durumun, bu defa ilgilinin güvenlik sorusturmasının idare tarafından olumsuz degerlendirilmesine, böylece çalısma hak ve özgürlügünden yoksun bırakılmasına dayanak olup, olamayacagı noktasındadır.

Genel ve önleyici kolluk biçimindeki kamu hizmetinin tamamlayıcı unsuru olarak özel güvenlik hizmetini görecek olanların belirlenmesinde, bunların çalısma ruhsatının verilmesinde yetkili ve görevli idarenin bu hizmetin niteligi ve geregi olarak, genis bir degerlendirme ve takdir yetkisiyle donatıldıgında süphe yoktur. Ancak bu degerlendirme ve takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı gerekleri ile ilgilinin çalısma özgürlügü ve hakkı arasındaki adil dengenin gözetilmesini gerekli kılar. Nitekim davacının geçmis tarihte isledigi "cinsel taciz suçu" kendine özgü niteligi nedeniyle hakkındaki ceza kovusturmasının, denetimli serbestlik süresince durdurulup, denetimli serbestlik süresi sonunda bu kamu davasının düsmesine karar verilmesi karsısında, artık bu eyleminin davacının özel güvenlik hizmetini yürütmesine engel hal olarak varlıgının korunması, hukuki etkisinin sürdürülmesi ve yalnızca buna dayanılarak ilgilinin çalısma hak ve özgürlügünden yoksun bırakılması idareye tanınan takdir yetkisinin gerekleriyle bagdasmamakta olup dava konusu islemde hukuka uyarlık görülmemistir.

Öte yandan dava konusu islemin uygulanması halinde davacının maddi ve manevi yönden zor duruma düsebilecegi, dolayısıyla telafisi imkansız zararların olusacagı açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılıgı açık olan dava konusu islemin uygulanması halinde
telafisi güç zararlar dogabileceginden 2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliginden itibaren 7 gün içerisinde Istanbul Bölge Idare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 24/12/2021 tarihinde oybirligiyle karar verildi.

İlgili Kategoriler:

Arama Yapınınız..

Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan UTKU

Av. Bilgehan Utku, Ankara Barosu’na kayıtlı; idare hukuku, memur hukuku, askeri hukuk ve boşanma hukuku başta olmak üzere hukuki destek sağlamaktadır. Haklarınızın korunması ve karmaşık hukuki süreçlerin yönetimi için profesyonel destek alın

Profili İncele

Okumaya Devam Et

Bizlere her türlü hukuki sorununuz için ulaşabilirsiniz.