Eczane Ceza Davaları

ECZANELER İDARİ CEZALAR NELERDİR?

ECZACI TANIMI NEDİR?

Sağlık meslek mensupları arasında yer alan Eczacıların görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, eczanelerin açılması, işletilmesi, nakli, devri ve kapanması ile eczanelerin özellikleri ve eczacılık hizmetlerinin yürütülmesine dâir usûl ve esasları Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un Ek Madde-1'de yer alan hüküm gereği Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelikte düzenlemiştir. 

Eczacılık 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunda; hastalıkların teşhis ve tedavisi ile hastalıklardan korunmada kullanılan tabii ve sentetik kaynaklı ilaç hammaddelerinden değişik farmasötik tipte ilaçların hazırlanması ve hastaya sunulması; ilacın analizlerinin yapılması, farmakolojik etkisinin devamlılığı, emniyeti, etkinliği ve maliyeti bakımından gözetimi; ilaçla ilgili standardizasyon ve kalite güvenliğinin sağlanması ve ilaç kullanımına bağlı sorunlar hakkında hastaların bilgilendirilmesi ve çıkan sorunların bildiriminin yapılmasına ilişkin faaliyetleri yürüten sağlık hizmeti olarak tanımlanmıştır. 

Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş Ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik ekinde; eczacı, ilaç hammaddeleri ile ilaç ve ilaç müstahzarlarının araştırılmasını, tasarımını, geliştirilmesini, üretimini, kalite kontrolünü ve tanıtımını yapacağı, depolanması ve korunmasını sağlayacağı düzenlenmiştir. Hastanelerde ve serbest eczanelerde reçeteli ve reçetesiz ilaç ve müstahzarların hazırlanmasını, hastaya sunulmasını, kaydedilmesini ve hastanın ilaç tedavi sürecinin izlenmesini sağlayacağı ifade edildiği gibi ortaya çıkan istenmeyen etkilerden dolayı sorumlu tabip ile sorumlu olacağı belirtilmiştir. Aynı yönetmeliğin ek'inin devamında, kozmetik ürünler ile bitkisel droglar, bunları içeren müstahzarlar ve homeopatik ürünlerin araştırılması, tasarlanması, geliştirilmesi, üretimi ve sunumunda görev alacakları ve bu preparatlar hakkında danışmanlık hizmeti vereceği de düzenleme altına alınmıştır. Eczacının akılcı ilaç kullanım ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiği sorumlulukları arasında yer aldığı gibi hastayı, ilaçları, ilaçların uygulanmasında kullanılan araçları ve tıbbi cihaz ve malzemelerini güvenli ve etkin bir şekilde kullanabilmesi için bilgilendirme görev ve yine eczacıların sorumluluğu üzerindedir. Tıbbi ürünlerin güvenlik şekilde kullanımlarının sağlanması için advers etkilerin sistematik bir şekilde izlenmesi, bu hususta bilgi toplanması, kayıt altına alınması, değerlendirilmesi, arşivlenmesi, taraflar arasında irtibat kurulması ve beşeri tıbbi ürünlerin yol açabileceği zararın en alt düzeye indirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması hususlarında, farmakovijilans çalışmalarını yürüterek mevzuatta düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmeleri de belirtilmiştir. İlaç etkişimleri, uyumsuzluk ve kontrendikasyonları, yan etkileri, doz ve uygun ilaç depolama konuları ile ilgili olarak hekimlere ve hastalara bilgi vermek ve danışmanlık yapmakta eczacının görevleri arasında yer almaktadır. 

Sağlık Meslek mensupları arasındaki yer alan Eczane açmak ve işletmek ile ecza deposu mesul müdürlüğü yapmak için eczacı olmak şartı ilgili kanunda düzenleme altına alınmıştır. 

ECZACI OLMAK İÇİN ARANAN ŞARTLAR NELERDİR?

6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 4'üncü maddesinde; 
A) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak,
B) Başka memleketlerde sanatını icradan menedilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu Cumhurbaşkanınca kabul edilmiş olmak;
C) Sanatını yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak;
Ç) Sanatını yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak, halleri ezcacılık yapmaya mani haller olarak düzenlenmiştir.

6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun yanı sıra Doktorluk, Hemşirelik, Ebelik, Diş Hekimliği, Veterinerlik, Eczacılık Ve Mimarlık Eğitim Programlarının Asgari Eğitim Koşullarının Belirlenmesine  Dair Yönetmeliğin "Eczacılık" başlıklı 8'inci maddesinde ise;
(1) Eczacılık eğitimine kabul edilebilmek için asgari lise mezunu olmak gerekliliği,
(2) Eczacılık eğitimi bir üniversitede tam gün üzerinden en az beş yıllık eğitimden oluşacağı,en az beş yıllık eğitimi gösteren eczacılık resmi eğitim belgesinin alınabilmesi için;
a) Tam gün üzerinden en az dört yıllık teorik ve pratik eğitimin
b) Kamuya açık bir eczanede ya da hastanede bir eczacının denetiminde, ilaç üretim tesisi, tıbbi malzeme üretim tesisi, kozmetik imalathanesi ve/veya bu üretim alanlarıyla ilgili AR-GE merkezlerinde asgari 6 ay olan zorunlu stajın tamamlanması gerektiği,
(3) Eczacılık eğitimi sonunda mezun olan eczacıların;
a) İlaçlar ve ilaçların üretiminde kullanılan maddeler hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları,
b) Farmasötik teknoloji ile ilaç ve tıbbi ürünlerin fiziksel, kimyasal, biyolojik ve mikrobiyolojik analizleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları,
c) İlaç ve tıbbi ürünlerin metabolizması ve etkileri, toksik maddelerin etkisi ve ilaç ve tıbbi ürünlerin kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları,
ç) İlaç ve tıbbi ürünler hakkında gereken bilgileri verebilmek için bilimsel verileri değerlendirebilecek yeterli bilgiye sahip olmaları,
d) Eczacılık uygulamaları ile ilgili yeterli hukuki ve diğer gerekli bilgiye sahip olmaları gerekliliği düzenleme altına alınmıştır.

ECZACILAR İLK YERLEŞTİRME KURASI SONUÇLARINA İTİRAZ EDEBİLİR Mİ?

6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun yanı sıra Doktorluk, Hemşirelik, Ebelik, Diş Hekimliği, Veterinerlik, Eczacılık Ve Mimarlık Eğitim Programlarının Asgari Eğitim Koşullarının Belirlenmesine  Dair Yönetmeliğin "Eczacılık" başlıklı 8'inci maddesinde düzenleme altına alınan koşulları sağlayan ve 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanununda belirtilen engel hali bulunmaması ile birlikte serbest eczane açmak isteyen eczacılar, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu tarafından ilân edilen yerler için ilân tarihinden itibaren otuz gün içerisinde, yönetmelikte belirtilen belgeleri eklemek suretiyle elektronik ortamda en fazla yirmi beş tercih olmak üzere başvurularını yaparlar. Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre en az üç bin beş yüz kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir.  Ancak eczanelerin aynı ilçe içerisindeki nakillerinde nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmaz. Başvuru yapan eczacılardan yerleştirme puanı en yüksek olanlar eczane açma hakkı kazanır. İlan edilen yerler için başvuru yapan eczacıların yerleştirme puanlarının eşit olması hâlinde Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu tarafından, Türk Eczacıları Birliği temsilcisinin de katılımı ile kura çekilir ve kura sonucuna göre yerleştirme yapılır. Yerleştirme neticesine göre eczane açabilecek eczacılar, ilân tarihinden itibaren en geç doksan gün içerisinde, başvuru belgeleriylle ilgili il veya ilçe sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunmak zorundadır.

Kura sonucuna Eczane açmak isteyen eczacı tarafından yedi gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Yapılan itiraz Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna iletilir ve Kurumun verdiği karara göre işlem yapılır. Kurumun verdiği karar bireysel idari işlem olduğundan dolayı kararın ilgiliye tebliğinden itibaren İdari Yargılama Usulü Kanununda düzenlenme altına alınan 60 günlük dava açma süresi içerisinde idare mahkemesinde idari işlemin iptali için dava açılabilir. 60 günlük dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olduğundan dolayı sürenin kaçırılması dava hakkının kaybına neden olacağından dikkat edilmesi gerekmektedir.

ECZACI RUHSATNAMESİ NASIL ALINIR?

İlk yerleştirme kurası sonucuna göre açılacak Serbest eczaneler, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelikte belirlenen belgelerle il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılabilmektedir. Ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunların örneğin Eczane olarak kullanılacak yerin eczacılık ile ilgili kanunlara uygunluğu hususunda bölge eczacı odasının hazırlayacağı raporun olumsuz olması, Yapı ruhsatı belgesi veya yapı kullanım izin belgesinin uygun olmaması gibi durumlarda çözüm yeri Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumudur. 

Eczane açmak, devretmek veya başka bir yere nakletmek isteyen eczacılar, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne dilekçe ile başvurur. Eczane açmak isteyenlerin belgelerinin tam olması hâlinde ruhsatname düzenlenir. Düzenlenen ruhsatnameler Sağlık Bakanlığına, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumuna ve Türk Eczacıları Birliğine bildirilir. Düzenlenen ruhsatnameler en geç otuz gün içerisinde eczacılar tarafından mücbir sebepler haricinde teslim alınmadığı takdirde iptal edilmektedir. Eczaneler için belediyeden ayrıca bir iş yeri ruhsatı alınması ve belediyeye harç ödenmesi gerekmez. Eczaneler için ayrıca başka herhangi bir kurum veya kuruluştan kayıt veya onay belgesi aranmayacağı da 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 5'inci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre en az üç bin beş yüz kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenmektedir. Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde ise nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilir ancak bu şekilde açılan eczanelerin başka yerlere naklinde nüfus kriteri işletilirken aynı ilçe sınırlarındaki nakillerde nüfus kriterine bakılmamaktadır. 

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliği'nin "Eczane olarak kullanılacak yerin özellikleri" başlıklı 20'inci maddesinde Eczane olacak yerlerin bodrum, asma katları, varsa merdiven boşlukları, merdiven altı kısımları, kolonları, ara duvarları hariç, lavabo ve tuvalet alanı dâhil olmak üzere asgari 35 metrekare olması yapı ruhsatı belgesi veya yapı kullanım izin belgesi bulunması gibi eczane ruhsatı almak için aranan koşullar hüküm altına alınmış, bu hususların karşılanmaması durumunda eczane ruhsatı verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu konuya ilişkin Danıştay 15'inci Dairenin 18 Aralık 2018 tarih, 2018/2467 E. ve 2018/8313 K. sayılı kararında da; "...bilirkişi heyetince verilen raporda anılan Eczanesi ile üzerinde yer aldığı parselde kurulu bulunan AVM ve Hastanesi’nin konumu, mimari ve teknik alt yapı projeleri, yapının giriş cephe görünümü, birimler arası bağlantılar ve kullanım şekilleri bir arada değerlendirildiğinde; hastanenin zemin katında bulunan kafeteryadan alışveriş merkezine geçiş verilmesi, hastanenin yangın merdivenlerinin doğrudan alışveriş merkezinin yangın koridorlarına açılması, hastanenin teknik altyapı bakımından, mimari projesine göre AVM’nin 2. bodrum katında yer alan trafodan beslenmesi ve bağımsız bir trafo merkezinin bulunmaması, bodrum katta alışveriş merkezinin altında yer alan otoparktan hastaneye geçiş sağlanarak birimler arası bağlantı oluşturduğunun anlaşılması ve alışveriş merkezi ve hastane biriminin aynı parselde, aynı bahçe içinde yer almaları, bütünleşik çözülmüş bir yapının bölümleri olmaları ve cephe görünümlerinin sunduğu bütünsellik göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu eczanenin, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliği'nin 20. maddesinin sekizinci fıkrasında bahsi geçen, “içinde sağlık kurum ve kuruluşu bulunan bina ve bahçesi ile müştemilatında eczane açılamayacağı” yolundaki düzenlemeye aykırı olarak faaliyette bulunduğu sonucuna varıldığından, ..." denilerek ilgili yönetmeliğin 20'nci maddesine aykırılık durumunda ruhsat verilemeyeceği kararına varılmıştır. 

İKİNCİ ECZACI ÇALIŞTIRMA HANGİ HALLERDE ZORUNLUDUR?

28 Mart 2019 tarih ve 29667 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Eczacılar Ve Eczaneler Hakkında  Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6'ncı maddesi ile Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 16'ncı maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikle; yıllık seksen bin reçete sayısının veya yıllık üç milyon Türk Lirası tutarında cironun aşılması halinde ikinci eczacı çalıştırılması zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu reçete sayısı veya ciroya eklenen yıllık her seksen bin reçete veya yıllık her üç milyon Türk Lirası ciro için ilave bir ikinci eczacı çalıştırılması gerekliliği de yine anılan yönetmelikle düzenlenmiştir. Reçete sayısı veya ciro verileri doğrultusunda çalıştırılması zorunlu ikinci eczacı sayısı en fazla üç olarak düzenlenmiştir. Reçete sayısı için bir önceki yıla ait Kurum verileri; ciro için Kuruma bildirilen KDV hariç hasılat esas alınarak değerlendirme yapılmaktadır. Bu kapsamda İkinci eczacı çalıştırma konusunda kriterleri tutan Eczacı, ikinci eczacıyı veya eczacıları otuz gün içerisinde işe başlatır ve işe başlangıçları il sağlık müdürlüğüne bildirmek zorundadır. 

İKİNCİ ECZACI ÇALIŞTIRILMAMASININ İDARİ YAPTIRIMI NEDİR?

Yönetmelikte belirlenen ikinci eczacı çalıştırma kriterlere haiz olan ancak ikinci eczacı çalıştırmayan eczacı öncelikle il sağlık müdürlüğü tarafından uyarılır ve eczacıya bu yükümlülüğünü yerine getirmesi için otuz gün süre verilir. Uyarıya rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen eczacının eczane ruhsatı otuz gün süre ile askıya alınır. Şayet eczacı bu süre sonunda da yönetmelikte belirtilen ikinci eczacı çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmez ise ruhsat süresiz askıya alınmaktadır. Ruhsatın askıya alınması işlemi bir idari işlem olduğundan dolayı ilgili bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 60 günlük süre içerisinde idari yargı merciilerine başvurarak kararın iptalini talep edebilir. Ruhsatın askıya alınması eczacının ticari faaliyetini de yerine getirememesi anlamı taşıdığından dolayı özellikle süresiz askıya alınması idari yaptırımları karşısında idari yargıda açılacak iptal davalarının öncelikle İYUK'un 27'inci maddesi kapsamında yürütme durdurma talepli açılması mağduriyetlerin önüne geçecektir.  

ECZANELER HANGİ KURUM TARAFINDAN DENETLENİR?

Eczane denetimleri, yılda en az iki defa zorunlu olmak üzere gerekli görülen hâllerde Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu sağlık denetçileri, sağlık müdürlüğü tarafından görevlendirilecek eczacı, sağlık müdürlüğünde görevli eczacı yoksa ildeki Bakanlık ve bağlı kuruluşlarına ait kurum ve kuruluşlarda görev yapan ve sağlık müdürlüğü tarafından görevlendirilecek eczacı veya resmi tabip tarafından yapılmaktadır. Denetime yetkili olanlar, eczanelerde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine uyulup uyulmadığını tespit altına almakla görevlidirler. Eczacılar denetimlerde sunulmak üzere eczanede satışı yapılan tüm ilaçlar elektronik ortama kaydetmeleri gerekmektedir. Eczacılar ayrıca bağlı bulunduğu il eczacılar odası tarafından onaylı Eczanelerde teftiş defteri, personel defteri ve stajyer defterilerini de tutmak zorundadır. Yapılan denetimlerde eczacının sağlık durumunda eczacılık mesleğini yapmasına engel teşkil edecek değişiklikler olduğunun görülmesi halinde sağlık raporlarının veya gerek görülmesi durumunda adli sicil kaydının güncellenmesi denetleme yapmaya yetkililer tarafından raporlanarak istenilir. 

ECZANE DENETİMİ SONRASI UYGULANAN İDARİ YAPTIRIM NEDİR?

Eczacılar Ve Eczaneler Hakkında  Yönetmeliğin 46'ncı maddesine göre denetime yetkili olan görevli denetçiler yapmış oldukları denetim sonucu yürürlükteki mevzuata göre eksiklik tespit etmeleri durumunda, eczacıya en fazla on (10) iş günü süre verilerek eksikliklerini gidermesi tebliğ edilir. Bu sürenin sonunda eksikliklerin giderilip giderilmediği hususunda yerinde tekrar denetim yapılır ve eksikliklerin giderilmemiş olması hâlinde eczacıya beş (5) iş günü ek süre verilir. Verilen sürenin sonunda eksikliklerin giderilmemesi durumunda ise yönetmelikte belirtildiği üzere Eczacılar ve Eczaneler Hakkınındaki Kanunun 45'inci maddesine göre; beşyüz (500tl) Türk Lirası para cezası verilir. Eczanede tespit edilen eksiklik ya da mevzuata aykırılıkların, ceza uygulamasına rağmen bir sonraki denetimde giderilmemesi hâlinde eksiklik tamamlanıncaya kadar ruhsat askıya alınır. Hem idari para cezasına karşı hem de sonrasında ruhsatın askıya alınması kararına karşı eczacının süresi içinde idari yargı merciine başvurma hakkı bulunmaktadır. 

ECZACININ ECZANEDE BULUNMASI ZORUNLU MUDUR?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 18'inci maddesinde bir eczacının birden fazla eczane açması veya mesul müdürlüğünü üzerine almasının mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 35'inci maddesinde ise Eczanenin hizmet verdiği saatlerde mesul müdür eczacı, varsa ikinci eczacı ve yardımcı eczacılar, görevi başında bilfiil bulunmak zorunda olduğu ifade edilmiştir. Eczacının hangi hallerde ve ne kadar süreyle eczaneden ayrı kalabileceği ise anılan maddenin devamında, 
hastalık ve sair mazeretlerle eczanesinden yirmi dört saatten fazla süreyle ayrılmak zorunda kalan eczacı veya mesul
müdürün durumu il sağlık müdürlüğüne bir yazı ile bildirmesi gerekliliği düzenlenmiştir. Eczacının ayrılış müddeti on beş güne kadar devam edecekse eczaneye varsa ikinci eczacı, yoksa il sağlık müdürlüğüne bildirilmek koşulu ile eczanesi bulunmayan bir eczacı, yoksa mahallin serbest tabibi muvafakatleri alınarak nezaret etmesi gerekmektedir. Ayrılış müddeti on beş günü aştığı takdirde eczaneye mesul müdür tayini zorunlu olup aksi durumda eczane kapatılır. Ancak, birden fazla sayıda eczane bulunan yerlerde eczacının talebi ile iki yılı geçmemek üzere eczane kapalı tutulabilme imkanı bulunmaktadır. 

ECZANE HANGİ DURUMLARDA MESUL MÜDÜR TARAFINDAN İŞLETİLİR?

Türk Medeni Kanun'a göre çeşitli haklarını kullanması mahkeme kararı ile kısıtlanan, vefat eden ya da meslek ve sanatının icrasından dolayı devamlı malüliyete yakalanan bir eczane sahibinin karısı veya kocası veya çocukları varsa eczanenin bunlar hesabına bir mesul müdürün idaresi altında işletilmesi amacıyla başvuru üzerine Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince ruhsat verilebilir. Mesul müdürün vekaleten eczaneyi işletme süresi kanunda 5 (beş) yıl olarak düzenlenmiş ancak ölen eczacının çocuğu bu 5 yıllık sürenin bitiminde reşit değilse reşit oluncaya ve eczacılık fakültesine girdiği takdirde bu tahsili bitirinceye kadar devam edebilmesi mümkün kılınmıştır. Vefat eden eczacının varisleri arasında, karı, koca veya çocuk yoksa eczane bunların haricindeki diğer yasal mirasçılar tarafından en çok bir sene zarfında tasfiye edilmesi gerekmektedir. Kanunda mesul müdür tarafından vekaleten işletilmesi hakkı sadece karı, koca veya çocuklara tanındığından dolayı bunlar dışında yasal mirasçıların bu hakkı kullanabilmeleri mümkün değildir.

ECZACILAR İNTERNETTEN SATIŞ YAPABİLİR Mİ?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Yönetmeliğin 43'üncü maddesinde, ilaçların ve Reçeteye tâbi olan veya olmayan tüm beşerî ilaçların, Kurumdan ruhsatlı geleneksel bitkisel tıbbi ürünlerin, Kurumun iznine tâbi olan homeopatik tıbbi ürünlerin, Enteral beslenme ürünleri dâhil özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar ve özel tıbbi amaçlı bebek mamalarının internet veya başka herhangi bir elektronik ortamda satışı yapılamayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamayacağı da düzenleme altına alınmıştır.

ECZANELERDE BULUNMASI GEREKEN MECBURİ ÜRÜNLER NELERDİR?

Eczanelerde bulundurulması mecburi olan ilaç, tıbbi madde ve malzemeler Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunu tarafından iki yılda bir hazırlanacak liste ile belirlenir. Listede belirlenenlerin piyasada bulunduğu sürece her eczanede bulunması zorunludur. Bu hususlara riayet etmeyen eczacılar hakkında il sağlık müdürlüğünce Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 45 inci maddesi göre idari para cezası ile cezalandırılır. 

ECZANENİN KAPATILMASI, NAKLEDİLMESİ, UNVANININ DEĞİŞTİRİLMESİNDE BAŞVURU NEREYE YAPILIR?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 13'üncü maddesinde bir eczacı eczanesini kapatmak veya nakletmek veya eczanesinin unvanını değiştirmek isterse bir ay önce mahallin en yüksek sağlık amirine yani il sağlık müdürlüğüne bu talebini bildirmek zorundadır. 

ECZANE HANGİ HALLERDE KAPALI TUTULUR?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 35'inci maddesinde belirtilen hususların yanı sıra Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 49'uncu maddesindeki düzenlemeler doğrultusunda, birden fazla eczanesi bulunan yerlerde eczacının hastalık ve sair mazeretlere istinaden talebi ile iki yılı geçmemek üzere eczane kapalı tutulabilmesine imkan tanınmıştır. Bu süre içerisinde eczane ruhsatnamesi geçici olarak il sağlık müdürlüğüne teslim edilir ve eczanede bulunan ilaçlar saklama şartlarına uygun bir şekilde muhafaza edilmesi için gerekli tedbirler alınır. Eczacının faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden önce tekrar devam edeceğini beyan etmesi durumunda ise eczane olacak yerin kontrolünden sonra ruhsatnamesi iade edilir veya herhangi bir değişiklik hâlinde yeniden ruhsatname düzenlenir. Ayrıca vefat eden veya hacredilen veya meslek ve sanatının icrasından mütevellit devamlı malüliyet hali meydana gelen eczacının eczanesine Yönetmeliğin 49'uncu maddesinin (2)'nci fıkrası gereği il sağlık müdürlüğünce bir mesul müdür atanıncaya kadar eczane geçici olarak kapalı tutulmaktadır. 

ECZANENİN KAPATILMA SEBEBİ NELERDİR?

Eczanenin kapatılması eczacının kendi isteği ile olabileceği gibi kanun ve yönetmelikte gösterilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı idari yaptırım olarak kapatılma kararı verilmeside mümkündür. Eczacının eczanesini kapatmak istediğinde izlenecek usül yönetmelikte, dilekçe ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvuruda yapacağı şeklinde düzenlenmiştir. Başvuru sonrası İl sağlık müdürlüğü tarafından, ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edildikten ve eczane levhaları indirtilerek eczane vasfını yitirdiği tutanak altına alınarak ruhsatname iptal edilir. Eczanenin muvazaalı işletildiğinin tespiti veya eczane vasfını yitirmesi ya da şartları taşımadığının anlaşılması hâlinde ise, Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Yönetmeliğin 48'inci maddesi gereği il sağlık müdürlüğü tarafından eczanenin ruhsatnamesi iptal edilmektedir. Muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti hâlinde, eczacı beş yıl süreyle eczane açma ruhsatı alamamaktadır. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması hâlinde, eczane açma yasağı diğer eczacılara da kapsamakta muvazaa sebebiyle beş yıl süreyle ruhsat başvuruları kabul edilmemektedir. Eczanenin, il sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa hariç herhangi bir nedenle kapatılmasına karar verilmesi hâlinde ise, Kanunda başka bir süre öngörülmeyen hâllerde tasfiye işlemleri yapıp eczaneyi kapatması için eczacıya altmış güne kadar süre tanınır. Muvazaa tespiti sebebiyle kapatma kararı verildiğinde ise kapatma işlemi derhal uygulanır.

ECZANE RUHSATININ GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRME DURUMLARI NELERDİR?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 7'nci maddesinde; bir eczacı kanunda belirtilen başvuru koşullarını ve belgeleri ile başvuru işlemini tamamlamış olupta sonradan eczane ruhsatı almaktan vazgeçmesi durumunda veya hakkında açılan dava sonrasında mahkeme tarafından iflasına yahut kısıtlanmasına karar verilirse ya da eczacı vefat ederse eczane ruhsatı geçerliliğini yitirerek işlemden kaldırılır. 

ECZANE MUVAZAASI NEDİR? 

Eczane muvazaası, eczacının sahibi ve mesul müdürü olarak göründüğü eczaneyi, eczanenin başında bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, gizli veya açık, yazılı veya sözlü anlaşmalarla ortak veya bireysel olarak bir başkasının işletmesi faaliyetini ve benzeri diğer tüm faaliyetlerdir. Halk arasında ise Eczane Muvazaası; eczacılık diplomasının eczacı dışındaki kişilerce bir bedel karşılığında kullanılarak yasal olmayan şekilde eczacılık faaliyeti yapılmasıdır. 

6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 5'inci maddesinde "serbest eczanelerin, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılacağı" belirtilmiş ve yine maddenin devamında "eczanenin sahibinin ve mesul müdürünün eczacı olması gerektiği" hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme ile eczanenin, sahip ve mesul müdür olan eczacı dışında diğer kişi ya da kişilerce bireysel olarak veya bu kişilerle ortak olarak işletilmesi kanuna aykırı bir işlem olarak hüküm altına alınmış Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin “Muvazaa değerlendirmesi” başlıklı 11 inci maddesindeki düzenleme ile değerlendirme sonucunda muvazaa olduğu yönünde karar alınması halinde eczane ruhsatı verilmeyeceği düzenlenmiştir. Muvazaa tespitinde somut bilgi ve belgelerin varlığın aranmaktadır. Nitekim; Danıştay 15'inci Daire 2013/5123 E. ve 2015/5133 K.sayılı kararında "...İlçe Emniyet Müdürlüğü görevli personelince bir kez yerinde bulunmadığı tespitine dayanılarak ve mahaldeki serbest eczaneler mesul müdürlerinin somut bilgi ve belge göstermeden sadece duyumlara dayalı olarak verdikleri ifadelere dayanılarak tek başına muvazaanın varlığının ispatlanamayacağı açıktır. Bahsedilenler dışında muvazaa hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmaması karşısında, eczacı ... ile kalfası ... arasında muvazaa olduğundan bahisle eczane ruhsatnamesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır." şeklinde hüküm vererek somut bilgi ve belge göstermeden sadece duyumlara dayalı olarak verilen ifadelere dayanılarak muvazaanın varlığının ispatlanamayacağını belirtmiştir. 

ECZANELERE ADLİ PARA CEZASI VERİLİR Mİ?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 40'ıncı ve devamı maddelerinde, eczane ve eczacılara uygulanan adli ve idari para cezaları düzenlenmiştir. Bu kapsamda; Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanundaki yazılı usullere uygun olarak ruhsatname 
almaksızın eczane açanlar hakkında üç aydan bir seneye kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla
cezanladırılacakları hüküm altına alınmıştır. Eğer fiil eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse, verilecek cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Bununla birlikte her iki durumda da mahkeme kararına gerke kalmaksızın bu eczaneler mahallin en yüksek sağlık amiri (il sağlık müdürlüğü) tarafından derhal kapatılma kararı verilir. 

ECZANELERE HANGİ DURUMLARDA İDARİ PARA CEZASI VERİLİR?

Eczacılara, Kanun ve Yönetmelikte belirlenen usullere aykırılıktan dolayı idari cezalarının uygulanacağı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunun 41., 42., 43., 44. 45'inci maddelerinde düzenlemiştir. Bu kapsamda, Kanunda yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almadan eczane açanlar hakkında üç aydan bir seneye kadar hapis cezası ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılacağı düzenleme altına alınmıştır. Usule uygun olarak ruhsatname almadan eczane açan kişi eczacılık yapmak hakkını haiz olmayan biri ise verilecek cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Bu tespitin yapılması durumunda ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan mahallinin en yüksek sağlık amiri tarafından derhal kapatılır. Kanunun 42'inci maddesinde ise; yapılan denetim ve teftişlerde ilaç halinde hazırlanmamış, imal veya tertip edilmemiş olan bozuk veya karışık ecza ve kimyevi maddeler bulunması durumunda, bunlara el konulup usulüne uygun şekilde yok edileceği bununla birlikte bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile kanunda yazılı sebeplerle eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük yapanlara bin Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği düzenleme altına alınmıştır. Aynı zamanda Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanunda kapsamında eczaneler ve eczacılar ile ilgili düzenlemelere, yükümlülük ve sorumluluklara uymayanlar hakkında fiiller suç oluşturmadığı takdirde ikiyüz Türk Lirası idari para cezası uygulanmaktadır. Eczaneyi işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz olarak ve mücbir sebepler dışında eczanesi olan yerlerde otuz gün, olmayan yerlerde on gün müddetle eczanesini kapalı bırakan veya teftiş sırasında görülen noksanların tamamlanması için yapılmış iki yazılı ihtara riayet etmeyen eczacılara, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verileceği düzenlenmiştir. Zehirli veya kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılmasının yasak olduğu ilgili kanunda belirtiliği gibi bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında bulunduranlar Türk Ceza Kanununun 193 üncü maddesine göre cezalandırılacağı da ayrıca düzenleme altına alınmıştır. 

ECZANELERE VERİLEN İDARİ CEZALARA İTİRAZ KAÇ GÜN İÇİNDE YAPILMALIDIR?

Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Kanun ve Yönetmelikte düzenlenmiş olan eczane ruhsatı verilmemesi, nakil, eczane açma ve devir haklarının kullanılamaması, vefat, kısıtlılık ve maluliyet durumlarında eş ile çocukların haklarını kullanmaması, eczane ruhsatının iptali, eczaneni kapalı tutulması, eczanenin kapatılması, eczane muvaazası nedeniyle ruhsat düzenlenmemesi, idari para cezaları ve diğer idari yaptırımlara yönelik işlemler, idare hukukuna ilişkin olup idari yargının konusuna giren bireysel nitelikte işlemlerdir. Bu davalarda davalı idare, Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ya da Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan idari para cezasına hükmeden kurumdur. Görevli mahkeme ise yapılan işlemin idari işlem olması dolayısıyla idare mahkemesi olmakla birlikte yetkili mahkeme ise idari işlemi yapan kurumun bulunduğu yer idare mahkemesidir. Eczane ya da eczacı hakkında yapılan işleme karşı idari dava açma süresi İdari Yargılama Usul Kanununda düzenlenen 60 günlük süredir. Bu 60 günlük süre işlemin ilgiliye tebliğ edildiği günün ertesi gününden itibaren başlamaktadır. Sürenin son günü hafta sonuna ya da resmi tatil gününe denk gelirse ilk mesai gününün mesai bitim saatine kadar dava açılması lazımdır. Hakkında idari işlem yapılan eczacı bu yaptırımın tebliğinden itibaren idari işlemin iptali davası açabileceği gibi dava açmadan önce İdari Yargılama Usul Kanunu kapsamında işlemi yapan kuruma da işlemin iptali için itirazda bulunabilir. İtiraz üzerine 60 günlük hak düşürücü süre kesilir. Yapılan başvuruya kurum tarafından 60 gün içerisinde cevap vermesi gerekmektedir. Kurum 60 gün dolmadan cevap verebileceği gibi bu sürenin bitiminde de cevap verebilir ya da itiraz dilekçesine süresi içerisinde cevap vermez ise zımnen iptal başvurusunu reddetmiş sayılır. Kurumun olumsuz cevap vermesi ya da zimnen reddetmiş sayıldığı durumlarında itirazla duran süre kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacaktır. Örneğin kişi 60 günlük dava açma süresi içerisinde idareye 20'inci gün itiraz etmiş olurda idare 60 gün içerisinde olumsuz bir cevap verir veya zımnen reddedilmiş sayılırsa, başvurucunun 60 gün süresi yeniden başlamayacak geriye 40 gün süresi kalmış olacaktır. Hak düşürücü nitelikte olan dava zamanaşımı süresinin geçirilmesi durumunda dava ya mahkemenin re'sen incelemesi sonrası ya da kurumun itirazı sonrası zamanaşımından reddedilecektir. İdare Hukukuna ilişkin davalar ile İdari yargı uzmanlık gerektiren bir hukuk dalıdır. Bu yüzden hak kaybına uğramamak, davanın aleyhe sonuçlanmasını engellemek ve mağduriyet yaşamamak maksadıyla sıkı çalışılması ve gerekçeli savunmaların hazırlanması gerekmektedir. İdari yargıda sürelerin yanlış takibi ya da tecrübesizlik sebebiyle öngörülmemesi durumlarında dava süre aşımı dolayısıyla usulden reddolacak ve hak kayıplarına sebebiyet verebileceği gibi davalarda tecrübesizlikte davanın aleyhe sonuçlanmasına sebebiyet verebilecektir. Bu sebeple idare hukuku avukatı ya da idari dava avukatı aracılığıyla bu davaların takip edilmesi hak kayıplarının da önüne geçecektir.  

ECZANE RUHSATNAMESİNİN İPTAL EDİLMESİ EMSAL KARAR

1. Danıştay 15. Daire Başkanlığı'nın 14.11.2017 tarih ve 2017/1573 E., 2017/6612 K. sayılı Kararında;

İstemin Özeti : ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi :Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
.....
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu "... Eczanesi"nin muvazaalı olarak işletildiğinin tespit edildiğinden bahisle, adına düzenlenen 26/01/2004 tarihli ve 01/32 sayılı ruhsatnamenin dipkoçandan iptaline ilişkin 16/09/2013 tarih ve 9389 sayılı makam oluru ile bu işlemin duyurulmasına ilişkin ...'nun 18/09/2013 tarihli ve 99966 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
.... Dava dosyasının incelenmesinden, ...İlçesinde faaliyet gösteren ve aralarında davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu "... Eczanesi"nin de bulunduğu bazı eczanelerle ilgili olarak, ... müfettişi tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 09/03/2012 tarihli ve 35/02 sayılı inceleme raporunda, davacının muvazaalı olarak yetkisiz ve bilgisiz kişilerce eczane işletilmesine imkân sağladığının tespit edildiğinden bahisle ruhsatının iptal edilerek eczanenin kapatılması gerektiği kanaatine varıldığı, Müsteşarlık Makamı'nın 04/04/2012 tarihli ve 526 sayılı Olur'u ile uygun görülen söz konusu inceleme raporunun, ...Denetim Hizmetleri Başkanlığı'nın 12/04/2012 tarihli ve 17228 sayılı yazısı ile gereği yapılmak üzere ... Müdürlüğü'ne gönderildiği, ... Valiliği'nin 18/06/2012 tarihli ve 2325 sayılı olur yazısıyla davacı adına düzenlenen 26/01/2004 tarih ve 01/32 sayılı ruhsatnamenin iptal edilmesine ilişkin 19/06/2012 tarihli ve 19431 sayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, Şanlıurfa İdare Mahkemesi'nce; "6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, eczacıların sanatlarını icradan menedilerek kendilerine verilmiş olan ruhsatnamelerin iptali yönünde karar almaya açıkça ... Bakanlığı'nın yetkili kılındığı ve bu yetkinin devredilebileceği yönünde Yasa'da herhangi bir hükme yer verilmediği, davacıya verilmiş olan ruhsatnamenin yasa ile bu konuda kendisine yetki devrinde bulunulmadığı açık olan Vilayet Makamınca geri alındığı, bu sebeple dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, bu karar uyarınca ...'nın bağlı kuruluşu olan ...'nca aynı konuda yeni bir işlem tesisi yoluna gidilerek, davacı adına düzenlenen eczane ruhsatnamesinin dipkoçanından iptal edilmesine ilişkin 16/09/2013 tarihli ve 9389 sayılı makam oluru ile bu işlemin duyurulmasına ilişkin 18/09/2013 tarihli ve 99966 sayılı dava konusu işlemelerin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mevzuat gereği ruhsat iptaline yetkili olan ... Valiliği tarafından 18/06/2012 tarihli ve 2325 sayılı olur yazısıyla davacı adına düzenlenen ruhsatname iptal edilmiş, ancak bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Şanlıurfa İdare Mahkemesi'nce, işlemi tesis etmeye yetkili makamın ... olduğu, ...Valiliği'nin işlem tesisinde yetkili olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar henüz kesinleşmeden yargı kararı gereği davalı idarece aynı inceleme raporuna dayalı olarak dava konusu edilen ruhsat iptali işlemleri gerçekleştirilmiştir.
Her ne kadar yargı kararı gereği ...'nca işlem tesis edilmiş ise de, bu işlemin dayanağı olan... İdare Mahkemesi'nin anılan .. tarihli ve E:...; K:...sayılı kararı, Dairemizin 24/02/2015 tarihli ve E:2013/12292, K:2015/1028 sayılı kararı ile işlem tesisinde Valiliğin yetkili olduğu gerekçesiyle bozulmuş, daha sonra ... İdare Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararına uyularak verilen.. tarihli ve E:.., K:.. sayılı karar ile "muvazaa iddiasının somut bilgi ve belgelerle ispatlanamadığı" gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar Dairemizin 29/12/2015 tarihli ve E:2015/9260; K:2015/9270 sayılı kararı ile onanmış, bu karara karşı davalı idarenin karar düzeltme istemi de reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Bu durumda, ... müfettişi tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 09/03/2012 tarihli ve 35/02 sayılı inceleme raporuna dayanılarak, davacı adına düzenlenen ruhsatnamenin iptali yönündeki ... Valiliği'nin 18/06/2012 tarihli ve 2325 sayılı işleminin, işlemi tesis etmeye yetkili makamın ... olduğu gerekçesiyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..; K:...sayılı kararı üzerine davacıya ait eczane ruhsatı ... Kurumu tarafından yeniden iptal edilmiş ise de, ... İdare Mahkemesi'nin anılan kararının Dairemiz tarafından bozulmuş olması ve bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince işin esasına geçilip işlemin iptaline karar verilmiş olması ve bu kararın kararın kesinleşmiş olması karşısında, davalı idarece davacıya ait eczane ruhsatının tekrar iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi."

2. Danıştay 15. Daire Başkanlığı 01.12.2015 tarih ve 2015/8819 E., 2015/8250 K. sayılı kararında; 

Danıştay Tetkik Hakimi :
Düşüncesi : Eczane açılacak yerin esas itibariyle eczacılık faaliyetleri için elverişli konumda olmasının gerektiği, burada tapu kaydındaki ibareden çok fiili durumun önem arzedeceği, dosyaya sunulan fotoğraflarda eczanenin yapılaşması tamamlanmış ve etrafında sıralı dükkanların bulunduğu cadde üzerinde yer aldığı, bu haliyle eczanenin, ruhsat almak için mevzuatta aranan şartları karşıladığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
......
Dosyanın incelenmesinden; ..... tarafından 29.11.2012 tarihli dilekçe ile ... İli, ... İlçesi, .... adresinde uyuşmazlığa konu .... Eczanesi' ni açmak üzere başvuruda bulunulduğu, davacı odadan eczane ile ilgili görüş istenildiği, davacı tarafından yapılan incelemelerde işyerinin eczane için gerekli metrekare şartını taşıdığı ancak 6197 sayılı Kanun uyarınca bağımsız dükkan olmaması, tapuda tarla olarak görülmesi nedeniyle 25.12.2012 günlü yazı ile olumsuz görüş verildiği, idarece yapılan değerlendirme neticesinde eczane için gerekli iznin verilmesi üzerine ...Eczanesi için verilen 15.01.2013 günlü, 17/72 sayılı ruhsatın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Mahkemece eczane açılacak yerin esas itibariyle eczacılık faaliyetleri için elverişli konumda olmasının gerektiği, tapu kaydındaki ibareden çok fiili durumun önem arzedeceği, dosyaya sunulan fotoğraflarda eczanenin yapılaşması tamamlanmış ve etrafında sıralı dükkanların bulunduğu cadde üzerinde yer aldığı, bu haliyle eczanenin, ruhsat almak için mevzuatta aranan şartları karşıladığı belirtilmişse de, İdare Mahkemesi tarafından yapılacak ara kararı ile dava konusu eczaneye ilişkin tapu kaydındaki son durumunun sorulması ve eczanenin fiili durumunun ve mevzuatta aranılan şartları taşıyıp taşımadığı hususunun da yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yollamada bulunulmakta ve devamında davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
İdare Mahkemesi tarafından, anılan mevzuat hükmü kapsamında bakılan davanın, karardan etkileneceği açık olan dava konusu ..... Eczanesi sahibi Eczacı ....'na ihbar edilerek ruhsatı dava konusu edilen eczacının davaya katılmasına imkan verilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, ihbar kuralları işletilmeksizin ve belirtilen araştırma ve değerlendirmeler yapılmadan, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile ... 13.İdare Mahkemesi'nin ... günlü, ... sayılı kararının BOZULMASINA,

VERESELİ ECZANE İŞLETİLMESİ EMSAL KARAR

1. Danıştay 15. Daire Başkanlığı'nın 03.10.2017 tarih ve 2017/800 E., 2017/5098 K. sayılı kararında;

İstemin Özeti :Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 01/12/2016 tarih ve E:2016/3511, K:2016/5811 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi :6197 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinden vereseli eczane işletilme süresi dolduğunda reşit olmayan çocuğun bu sürede reşit olup eczacılık fakültesine kaydolması halinde, eczanenin süre uzatılarak devamının amaç edinildiği anlaşıldığından, düzeltme istemine konu Dairemiz kararının hukuk ve usule uygun olduğu gerekçesiyle karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip dosyadaki belgeler incelendikten sonra, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 01/12/2016 tarih ve E:2016/3511, K:2016/5811 sayılı kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görüldüğünden, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin anılan kararı kaldırılarak temyiz istemi yeniden incelendi, gereği görüşüldü:
....
Dosyanın incelenmesinden, adresinde vereseli olarak faaliyet gösteren Eczanesi ile ilgili olarak eczacı 25.07.2011 tarihinde vefatı üzerine eczanenin vereseli işletilmeye başlandığı, varislerden doğumlu 01.09.2014 tarihinde Üniversitesi Eczacılık Fakültesine kayıt yaptırdığı ve eğitimine devam ettiği, bu sebeple eczane ruhsatnamesinin süresinin uzatılması istemiyle yapılan başvurunun, varis reşit olduktan sonra eczanenin vereseli işletilmeye başlandığı ve varisin eczacılık fakültesine girdiğinden bahisle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olaya uygulanacak olan Kanun hükmünün ve gerekçesinin birlikte yorumlanmasından, vereseli eczanenin ruhsatnamesinin düzenlenmesinden sonra 5 yıl süreyle işletilebileceği, 5 yıllık işletme süresinin uzamasında ise, aranan "reşit olmak" ve "eczacılık fakültesine girmek" şartlarının birlikte gerçekleşmesine gerek olmadığı anlaşılmakta olup, davaya konu vereseli Laleli Eczanesi ile ilgili olarak eczacı varislerinden ruhsat süresinin dolacağı 25.07.2016 tarihinden önce Üniversitesi Eczacılık Fakültesine kayıt yaptırdığı ve eğitimine devam ettiği açık olduğundan, varis eğitimini tamamlayana kadar adıgeçen eczanenin faaliyetinin devamına izin verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde ve temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile ...12. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2. Danıştay 15. Daire Başkanlığı 29.05.2015 tarih ve 2015/6340 E., 2015/5506 K. sayılı kararında;

İstemin Özeti : Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 24/02/2015 tarih ve, E:2013/5061; K:2015/1018 sayılı kararının, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, davacıların karar düzeltme istemi kabul edilerek, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 24/02/2015 tarih ve E:2013/5061; K:2015/1018 sayılı kararı kaldırılarak temyiz istemi yeniden incelenip gereği görüşüldü:
Dava; 06.09.2000 tarihinde vefat eden Eczacı ...'nın mirasçıları olan davacıların, vereseli eczane işletme süresinin uzatılması talebinin reddedilerek söz konusu ruhsatın iptal edilmek üzere teslim edilmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü'nün 29.06.2010 tarih ve 23987 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
........
İdare Mahkemesi'nce, 'nın 2010 yılı LYS sonuçlarına göre herhangi bir eczacılık fakültesine yerleşip yerleşmediğinin 01.09.2010 tarihli ara kararla sorulduğu; yine Mahkemece davacının ek kontenjandan herhangi bir eczacılık fakültesine yerleşip yerleşmediğinin 15.10.2010 tarihli ara kararla sorulduğu, davacının LYS ve ek kontenjan sonuçlarına göre herhangi bir eczacılık fakültesine yerleşemediği; ancak davacılar vekilince, 'nın ... Tıp Üniversitesi Eczacılık Fakültesine 5 yıl süre ile örgün öğretim öğrencisi olarak kabul edildiğine ilişkin 03.11.2010 tarihli Bulgarcadan Türkçeye tercüme edilmiş noter tasdikli belge sunulduğu görülmüştür.
Öte yandan; davacı vekili tarafından karar düzeltme dilekçesi ile birlikte sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 'nın ...Tıp Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesine 2011 akademik yılı itibariyle yatay geçiş yaparak hazırlık sınıfı ile 1. ve 2. sınıf eğitimini burada tamamladığı, Yüksek Öğretim Kurumu tarafından düzenlenen 27.5.2014 gün ve 9810 sayılı belge ile de Yakın Doğu Üniversitesinin kurul tarafından tanındığın belirtildiği, son olarak 'nın yatay geçiş ile İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesine kayıt yaptırdığı ve buradaki eğitimine 3. sınıftan itibaren devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda,'nın ... Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde eğitimine devam ettiği sabit olduğundan 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun 9 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

MUVAZAALI ECZANE YETKİLİ MAHKEME EMSAL KARAR

1. Danıştay 15. Daire Başkanlığı 04.05.2016 tarih ve 2016/3010 E., 2016/3120 K. sayılı kararında;

Dava dosyasının incelemesinden; davacının ... İli, ... İlçesi,...adresinde eczane açma talebiyle yaptığı başvurunun; nca düzenlenen muvazaa toplantısında eczanenin muvazaalı olduğuna karar verildiği ve bu kararın 29.04.2014 tarihinde Van İl Sağlık Müdürlüğü'ne bildirildiği, 'nin 06.05.2014 tarih ve 5454 sayılı işlemi ile nun muvazaa kararından dolayı eczane açma talebinin işlemden alındığının davacıya bildirilmesi üzerine, hem eczanenin muvazaalı olduğu yönünde alınan işleminin hem de eczane açma talebinin işlemden alınmasına yönelik işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta ola davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen 6197 sayılı Kanun'da, eczanelerin il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılacağının hükme bağlandığı, davacı tarafından açılmak istenen eczaneye, Sağlık Bakanlığı nca muvazaalı olduğuna karar verilmesi nedeniyle ruhsat verilmemiş ise de eczane açma ruhsatı başvuru dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali isteminden bir başka deyişle eczane ruhsatı talebinin reddinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca eczaneye ruhsat vermeye yetkili 'nin bulunduğu yerdeki Van İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.

2. Danıştay 15. Daire Başkanlığı'nın 23.01.2018 tarih ve 2017/3703 E., 2018/346 K. sayılı kararında;
......
Davacının, "...adresinde ".... adı ile faaliyet göstermek istediği eczanesine ruhsat verilmesi için yaptığı başvurusunun, eczane açma girişiminin muvazaalı olduğundan bahisle ruhsat verilmeyerek başvuru dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin 5.9.2011 gün ve 3418-89046 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı iptal kararının, Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 22/04/2015 tarih ve E:2013/5259, K:2015/2357 sayılı kararıyla onanması ve karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 29/04/2016 tarih ve E.2015/8020, K.2016/3075 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmesi üzerine, bu kez davalı idare tarafından, …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K….. sayılı kararının; ortaya çıkan yeni bir beyan delili olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesi'nce; yalnızca anılan eczanede kalfa olarak çalışan kişinin beyanına başvurulduğu ve bu beyanı destekleyici nitelikte başkaca bir somut delil olmadığı gibi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde tahdidi şekilde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirinin gerçekleşmediği anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

3. Danıştay 15. Daire Başkanlığı'nın 17.10.2017 tarih ve 2016/7340 E., 2017/5602 K. sayılı kararında;

İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesi'nin ....tarih ve E:...; K:... sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacının adresinde "... Eczanesi" adıyla eczane açmak istemiyle yaptığı başvurunun, eczanenin muvazaalı olarak işletileceği ve eczane açılmak istenilen yerin kaçak yapı olduğu, bu yere ilişkin yıkım kararı bulunduğundan bahisle reddine ilişkin ...'nün 13/08/2015 gün ve 91566289 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 22/04/2015 tarihinde, ... adresinde ... Eczanesi adı altında eczane açma istemiyle idareye başvurduğu, davalı idare tarafından mevzuat çerçevesinde muvazaaya ve eczane olarak kullanılacak yerin ruhsatına ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, eczanenin muvazzalı olarak açılacağı yönünde kanaat oluştuğu ve ayrıca da eczane açılmak istenilen yere ilişkin olarak ... Belediyesince idarelerine gönderilen tutanakta eczane açılacak yerin kaçak yapı olduğunun belirtildiği, 25/09/2014 tarihli yapı tatil zaptında da yapının kaçak yapı olduğu ve inşaatın durdurulduğu yönünde ibarelerin olduğu ve 22/10/2014 tarihli ve 204 nolu Encümen Kararında bu yerle ilgili yıkım kararı olduğu belirtilerek davacının eczane açma isteminin reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Muvazaaya ilişkin olarak, Muvazaa Değerlendirme Komisyonu kararında yer verilen tespit ve iddiaların dava konusu eczanenin muvazaalı olduğu hususunu objektif bilgi ve belgeler ile şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamaya yeterli olmadığı, dava dosyasına muvazaayı kanıtlar somut bilgi ve belge sunulamadığı görülmektedir. Bu durumda, eczane açılacak yerin muvazaalı olarak işletileceği hususu objektif bilgi ve belgelerle kanıtlanamamış olmakla birlikte, eczane açılacak yerin yıktırılması yönünde verilen Encümen Kararının hukuken varlığını koruduğu, eczane olarak faaliyet gösterecek olan işyeri hakkında, İmar Kanunu uyarınca saptanan aykırılıklar dahilinde taşınmazın eczane vasfını taşımadığı ve burada eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinin fiilen mümkün olmayacağı anlaşıldığından, davacının eczane açma isteminin reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının BOZULMASINA,..."

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

3. Danıştay 15. Daire Başkanlığı 05.12.2017 tarih ve 2017/2981 E., 2017/7204 K. sayılı kararında;

"İstemin Özeti : ....................... adresinde faaliyet gösteren davacıya ait ........................ isimli eczanenin muvazaalı olarak işletildiği gerekçesiyle davacı adına düzenlenen 25.11.1999 tarih ve 381/19 sayılı eczane ruhsatının iptal edilmesine ilişkin 'nin 08.04.2010 tarih ve 45620 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Dairemizin 11.09.2015 tarihli ve E:2013/5123, K:2015/5133 sayılı kararına uyularak … İdare Mahkemesi'nce; muvazaa hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmaması karşısında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemlerine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; temyiz istemlerinin reddine..."

Mil Hukuk ve Danışmanlık