Güvenlik Soruşturması

Güvenlik Soruşturması

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunda düzenlenmiştir. Ayrıca güvenlik soruşturmasına ilişkin 4045 sayılı Kanunun 1. maddesine göre düzenlenmiş bir de Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği bulunmaktadır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldıktan sonra kişilerin girmiş olduğu kurumlarla ilişiği kesilmekte ve buna ilişkin açılan idari işlemin iptali davaları ile iptalleri sağlanabilmektedir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kimler Hakkında Yapılır?

Kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir hükmü gereği Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği düzenlenmiştir.

Güvenlik Soruşturması Nedir?

Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteniğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesine denir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasını Kimler Yapar?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı´ndaki bilgi kayıtları ile Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü´ndeki adli sicil kaydı, talepleri üzerine, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak makamlar ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili birimlerine verilir. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin talepler Milli Savunma Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığına iletilir. Bunlar hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kaç Defa Yapılır?

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması kurumlara girişte bir kez yapılır ancak gerekli görülen hallerde ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yenilenmesini isteyebilirler. 

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Araştırılacak Hususlar Nelerdir?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet
adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle;
Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
Genel kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, araştırılır.

Güvenlik Soruşturmasında Elenme Sebebini Öğrenebilir miyim?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının her evresinde kesinlikle gizliliğe uyulur. Soruşturma ve araştırma evre ve sonucu bilmesi gerekenlerden başkasına açıklanmaz. Anlaşılacağı üzere kişinin güvenlik soruşturması olumsuz gelmesi sonucu ilişiği güvenlik soruşturması sonucu kesilir. Ancak güvenlik soruşturmasının neden olumsuz geldiği hakkında bilgi verilmez. Peki kişi elenme sebebini nasıl öğrenecektir? Kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz gelme sebebini hukuka uygun olarak öğrenebileceği tek bir yol dava açmasıdır. Kişi güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi sonucunda yapılan idari işlemin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açacak, açılan iptal davasında davalının yollamış olduğu savunma dilekçesine eklenmiş olan gizli gizlilik dereceli bilgilerdeki evraklar incelenerek güvenlik soruşturmasının olumsuz gelme sebebi öğrenilecek ve bu sebebin hukuka aykırılığı, gerekçeli savunmaların bulunduğu savunmaya cevap dilekçeleri ile sağlanacaktır. 

Güvenlik Soruşturmasında Yakın Akrabalar veya Kişinin İçinde Bulunduğu Ortamdan Kasıt Nedir?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönetmeliğinde geçen kişinin içinde bulunduğu ortamdan neyin kastedildiği ayrıntısıyla düzenlenmemiştir. Ancak Güvenlik Soruşturması Formu nda kişinin anne, baba, kardeş ve eşine ilişkin bilgiler buluduğundan Danıştayın da yerleşik içtihatları gereği kişinin içinde bulunduğu ortamdan kişinin anne baba kardeş ve eşinin kastedilmesi gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur.  

HAGB Kararı Güvenlik Soruşturmasını Olumsuz Etkiler mi?

HAGB kararı asker, polis ve bekçilere ilişkin personelde aranacak niteliklerde farklı yaptırımlara bağlanmıştır. 
Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6. maddesinin g fıkrası güvenlik soruşturmasına ilişkin olup ı maddesinde katalog suçlar düzenlenmiştir. Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak şeklinde düzünlenmiştir. Görüleceği üzere HAGB kararı verilmiş olsa dahi katalog suçlardan dolayı kişi mahkum olmuş ise uzman erbaşlıktan ilişiği kesilecek eğer eğitime başlamış ise sözleşmesi feshedilecektir. 
Bekçilikte ise Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş Sınavı Yönetmeliğinde katalog suçlar; Ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüz kızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmamak, şeklinde düzenlenmiş olup belirtilen katalog suçlar sonucunda HAGB kararı verilmiş ise yönetmelikte düzenleme olmadığından kişi çarşı ve mahalle bekçisi olabilecektir. Güvenlik soruşturması olumsuz gelse bile açılacak dava sonucu HAGB alındığı gerekçesiyle dava kazanılacak ve kişinin çarşı ve mahalle bekçisi olarak bulunduğu il Valiliği tarafından ataması yapılacaktır. POMEM giriş yönetmeliğinde ise Kasten işlenen bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak, Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahkûm olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak, şeklindeki düzenleme ile HAGB kararı olmasına karşın katalog suçlar ile 1 yıl ve üzeri cezaların polisliğe etki edeceği ve güvenlik soruşturmasının olumsuz geleceği düzenlenmiştir.

18 Yaş Altı Suç Güvenlik Soruşturmasını Etkiler mi?

Onsekiz yaşın altında işlenen suçların güvenlik soruşturamsını etkilememesi gerekir. Ancak idare takdir yetkisini kullanarak kişileri eleyebilmektedir. 18 yaş altında işlenen suçlar nedeniyle arşiv kayıtlarına ulaşılabilmesi kanun tarafından yasaklanmıştır. Hatta ve hatta Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar gereği de 18 yaş altı suçlardan dolayı kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi hukuka aykırıdır. 
"Ancak olayda, işlemin dayanağını teşkil eden, davacı hakkındaki denetimli serbestlik tedbiri kararına konu suçun onsekiz yaşından küçükken işlendiği sabit olup; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin 3. fıkrası gereği, "Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce" istenebileceğinden; davacının onsekiz yaşından küçükken işlediği herhangi bir suçun idari makamlara bildirilmesi hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla, idari makamlara bildirilmemesi gereken adli sicil kaydının, idari işlem tesisine dayanak alınmasına da yasal olanak bulunmamaktadır." 

Güvenlik Soruşturmasında Akrabalara Bakılır mı?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönetmeliğinin 11. maddesinde kişinin içinde bulunduğu ortama göre güvenlik soruşturması yapılmasını düzenlemiştir. Ancak bu düzenlemeye göre kişinin içinde bulunduğu ortam ile hangi aile fertlerinden bahsedildiği açıklanmamıştır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere kişinin içinde bulunduğu ortamdan anlaşılması gereken anne, baba, kardeş ve eştir. Bundan dolayı bu kişiler haricinde güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi hukuka aykırılık teşkil edecek ve açılacak olan idari işlemin iptali davasında büyük olasılıkla dava iptal edilecektir. Bu yüzden kişinin içinde bulunduğu ortamdan dolayı elenen bir kişi dayısından, eniştesinden, amcasından, yengesinden, amca oğlundan, halasından ve sair akrabalarından dolayı elenemeyecektir. 

SGK Kaydı Sebebiyle Güvenlik Soruşturması Olumsuz Gelir mi?

Örneğin kişi askeriye, emniyet veya bekçilik teşkilatına girmek için müracaat etmiş ancak aile bireylerinden birinin sgk kaydı sebebiyle güvenlik soruşturması olumsuz gelmiş açılan dava sonrası elde edilen belgelerin ilk derece mahkemesinde incelenmesi sonrası ilişiğin kesilme sebebi olarak babası hakkında 2009-2013 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir bir şirkette sosyal güvenlik kaydı bulunduğu anlaşılmış İlk Derece mahkemesi ise yaptığı esas inceleme neticesinde, işlemin dayanağı olarak gösterilen babası bakımından tespit edilen bilginin üzerinden uzunca bir süre geçtiği, davacının babasının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu belirtilen şirketteki çalışmalarının adı geçen örgütün terör örgütü olarak tanımlanmasından önce 2009-2013 yıllarında gerçekleştiği, babası hakkında başkaca herhangi bir bilgiye de rastlanmadığı hususlarına ulaşmış ve kararı iptal ederek emsal bir karar vermiştir. Yine idare mahkemesi tarafından verilen bir kararda "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin eki formunda davacının kendisini etkileyebilecek yakın çevresi (anne, baba, kardeş, eş, çocuk) hakkında somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen bilgiye dayalı tespitlerin açıkça ortaya konulması ve bu tespitlerin irdelenmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiği tartışmasızdır. Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden; davacının, "FETÖ/PDY terör örgütü adına faaliyet gösteren KHK ile kapatılan şirket çalışanı olduğu, şahıs ve ailesi hakkında başka tespit yapılamadığı" yönündeki istihbari bilgiye dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu belirtilip, uzman erbaş olarak alınmamasına karar verildiği, Mahkememizce 31/07/2018 tarihinde yapılan ara kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan davacının hizmet dökümünün onaylı örneğinin gönderilmesinin istenildiği, dosyaya sunulan hizmet dökümü ve işe giriş bildirgelerinin incelenmesinden; davacının 01/09/2014 ile 17/05/2015 tarihleri arasında ... bünyesinde "ambar işçisi" meslek adıyla çalıştığı görülmektedir. Bu durumda, güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesine sebep olan yukarıda yer verilen hususun; başka hiçbir delil veya ek bilgi ile desteklenmeksizin tek başına güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesi için yeterli olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." şeklinde hüküm kurulmuştur. Görüleceği üzere SGK kaydı veya FETÖ şirketinde çalışmış olmaktan dolayı kişinin güvenlik soruşturması olumsuz gelse de açılan iptal davalarında gerekçeli savunma yapılarak bu durumun aksi bir durum yaratılabilecek ve kişinin ataması yapılacaktır.

Güvenlik Soruşturmasında İstihbari Bilgi Nedir?

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında istihbari araştırma da yapılmakta olup kişi hakkında elde edilen istihbari bilgilerden dolayı da elenebilmekte ve ilişiği kesilebilmektedir. Örnek kararda "Olayda: davacının güvenlik sorusturması ve arsiv arastırmasının olumsuz olarak degerlendirilmesine dayanak olarak davacının babası ... hakkındaki "... Grubu yanlısı kesimde 1993 yılı itibariyle yer aldıgının belirtildigi ve ... ... örgütü faaliyetlerinden cezaevi çıkıslı oldugu", annesi ... hakkındaki "... Grubu yanlısı kesimde 1998 yılı itibariyle yer aldıgının belirtildigi" seklindeki istihbari bilgilerin alındıgının görülmesi üzerine Mahkememizin ...2019 tarihli ve E:2018/... sayılı ara kararıyla istihbari bilgiyi davalı idareyle paylasan Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan istihbari bilgilere dayanak açıklayıcı tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine mahkememiz kayıtlarına ...2019 tarihinde giren cevabi yazıda "MİT'in görev ve faaliyetleri ile bu görevler kapsamında elde edilen istihbaratın paylasılacagı kurumlar, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli Istihbarat Teskilatı Kanun'unda belirlenmis olup, bu dogrultuda elde edilen istihbari bilgiler ilgili makamlarla paylasılmaktadır." seklinde cevap verildigi ve söz konusu istihbari bilgilere iliskin açıklayıcı bilgi ve belgenin Mahkememiz tarafından istenilmesine ragmen gönderilmedigi görülmüstür. Bu durumda; davacının güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilmesine iliskin istihbari kayıtlar incelendiginde davacı hakkında güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilmesini teskil edecek herhangi bir kaydın bulunmadıgı, anne ve babası hakkında yer alan kayıtların ise somut ve kanıtlayıcı bilgi ve belgelere dayandırılmadıgı ve eski tarihlere dayandırıldıgı, 1993 ve 1998 yıllarından sonra hiçbir tespitin yapılmadıgı göz önüne alındıgında davacının güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilerek uzman erbaŞ adaylığına son verilmesine ilişkin dava konusu islemde hukuka uyarlık bulunmadıgı sonucuna varılmıstır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu islemin iptaline..." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

Güvenlik Soruşturması Dernek/ Parti/ Vakıf Üyeliği Sebebiyle Olumsuz Gelir mi?

Güvenlik soruşturamsı dernek üyeliği sebebiyle olumsuz gelen kişinin açmış olduğu davada bahse konu derneğin OHAL KHK' ları ile kapatılan ve FETÖ/PDY ile ilişkili olabileceği değerlendirilen dernekler arasında yer almadığı anlaşılmış ve açılan davada iptal kararı verilmiştir. Görüleceği üzere dernek/vakıf/parti üyeliği sebebiyle kişinin güvenlik sorutşurmasının olumsuz gelebilmesi için bu sayılan toplulukların yasa dışı örgütlerle işbirliği içinde olduğunun tespit edilmesi somut ve her türlü şüpheden uzak delillerle bu bilgilerin desteklenmesi gerekmektedir. Bu yüzden elde edilen bilgilerin her türlü şüpheden uzak, somut ve güvenilir delillerle ispatlanması davanın gidişatı açısından son derece önemlidir. İdare hukukuk avukatının önemi de buradan gelmekte olup iptal kararı için iyi bir savunma yapmak gerekmektedir.

Güvenlik Soruşturması Yurt/Okul/Pansiyondan Dolayı Olumsuz Gelir mi?

Güvenlik soruşturması yurt okul pansiyondan dolayı da olumsuz gelebilmektedir. Özellikle 2013 sonrası yurt pansiyon kayıtları bulunanlar bakımından güvenlik soruşturmaları olumsuz gelebilmektedir. Ancak açılacak olan davalarda kişi pansiyon ve yurtta kalış sebebini iyi bir şekilde dile getirmeli terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığını göstermelidir. Kişi hakkında elde edilen istihbarı bilgilerin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması; tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması; aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekmektedir. Kişinin ilgili kuruma alınmasında idarenin takdir yetkisi olsa da idareye tanınan bu takdir hakkı (yetkisi) hiçbir zaman mutlak ve sınırsız değildir. Kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu, bu hak ve yetkinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir hakkının, idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikten, kişisel ve duygusal, sübjektif değerlendirmelerden kaçınıldığı ve uzak olduğu, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece, yargı denetimi dışında tutulması gerektiğine kuşku yoktur. Ancak, idarenin takdir hakkını yerinde kullanmadığının iddia edilmesi halinde, bu sınırların aşılıp aşılmadığının idari yargı organınca denetlenmesi de kaçınılmaz olmaktadır. Diğer bir deyişle, Anayasanın 125'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan "İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez" hükmü; idarenin sınırsız ve mutlak takdir hakkına sahip olduğu ve böylece takdir hakkının idari yargı denetimine tabi olmadığı yönünde yorumlanması ve uygulanması, yine Anayasa ile öngörülen "hukuk devleti" ilkesi ile bağdaşamaz. Bu nedenle, anılan yetkinin sınırlarının (takdir hakkının) özellikle "yüksek mahkemelerce" olmak koşuluyla, yargı yerlerince çizilebileceği ve hatta bu konuda hiçbir yasal sınırlamanın kabul görmeyeceğinin benimsenmesinde kamu yararı bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır. 

Güvenlik Soruşturması Hakkında Nasıl Bilgi Alabilirim?

Asker, polis ve bekçi adayları kurumlarına yaptıkları başvurular sonucunda çeşitli mülakatlara tabi tutulmakta ve bu mülakatlar sonucunda sağlık raporu almak için hastanelere başvurmaktadırlar. Sağlam raporu alan adayların güvenlik soruşturması işlemleri başlatılmakta olup bu süre bazen çok uzun sürebilmektedir. Kişiler başvuru tarihlerinden çok uzun bir süre sonra dahi kurumlara çağrılabilmekte ve kabul işlemleri yapılmaktadır. Bu süre zarfında kişiye bazen hiçbir bilgi verilmemekte, güvenlik soruşturma sonuçları paylaşılmamaktadır. Burada yapılması gereken güvenlik soruşturmalarının akıbeti hakkında bilgi alınabilmesi için CİMER'e internet aracılığıyla yazı yazılması ve sonuç hakkında bilgi verilmesinin talep edilmesidir. CİMER'den genelde 1- 1,5 ay sonra cevap gelmekte ve kişinin güvenlik soruşturması olumsuz ise örneğin uzman erbaşlarda uzman erbaş yönetmeliği 2. kısım 6. madde g fıkrasında yer alan güvenlik soruşturmasının olumlu olma şartını sağlamadınız şeklinde mesaj gelebilmektedir. 

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlandığında Neler Yapılabilir? 

Güvenlik soruşturması olumsuz olduğu tespit edilerek askerlikle, polislikle ya da bekçilikle ilişiği kesilen kişinin, kararın kendisine tebliğ edildiği günü izleyen 60 gün içerisinde idari yargı merciilerinde hakkında tesis edilen idari işlemin iptali istemiyle yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açma hakkı vardır. Burada belirtilen süre hak düşürücü nitelikte kabul edilen dava açma süresi olduğundan hak kaybına uğramamak için takibi düzgün yapılmalı ve süresi içerisinde idari yargıya başvurulmalıdır. Sürenin aşılması durumunda, idare mahkemesinin yapacağı ilk inceleme sonunda süre aşımı nedeniyle dava usülden reddedilmektedir. İdari yargı merciilerinde açılacak davalarda; özellikle sürelerin yanlış takibi ya da tecrübesizlik sebebiyle dava süre aşımı sebebiyle usulden reddedilecek ve hak kayıplarına sebebiyet verilebilecektir. Bu sebeple idare mahkemlerinde açılacak davaların idari yargı konusunda tecrübeli ve bilgili idare avukatları ile yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir. 

Güvenlik Soruşturmasına Karşı Dava Açabilir miyim?

Güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesinden sonra olumsuzluktan haberdar olan kişinin yapması gereken şey 60 gün içerisinde dava açmaktır. Burada önemli olan açılacak davanın idare mahkemesinde açılmasıdır. Görevli mahkeme idare mahkemesi olmakla birlikte yetkili mahkeme idari işlemi yapan merciin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Yani dava Ankarada'mı açılacak İstanbulda'mı açılacak bunun tahlili yapılmalıdır. Davada davalı taraf olarak girilmek istenen kurum gösterilecektir. 

Güvenlik Soruşturması Davalarında Yürütme Durdurmalı Dava Açılmalıdır

Güvenlik soruşturması davalarında davanın yürütme durdurmalı açılması tavsiye edilmektedir. Nitekim yürütme durdurma 2577 sayılı kanunun 27. maddesinde düzenlenmiş olup yürütme durdurma kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açık bir şekilde hukuka aykırı olması gerekmektedir. Bu unsurların hepsinin birden gerçekleşmiş olması yeterlidir. Mahkeme idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açık bir şekilde hukuka aykırı olması durumunda yürütme durdurma kararı verecek ve dava açan kişi davanın sonunu beklemek zorunda kalmadan girmek istediği kuruma kabul edilecektir. Yürütme durdurmalı dava açıldığı sırada yürütme durdurma harcı da yatırılmalıdır. Kişi açmış olduğu davada yürütme durdurma istemiş ancak yürütme durdurma talebi reddedilmiş ise red kararının tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulunabilir. Bölge idare mahkemesine yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Ancak bazen Bölge İdare Mahkemesi eksik bulduğu hususların tamamlanması ve tekrar yürütme durdurma ile ilgili karar verilmesi amacıyla yürütme durdurma talebinin reddine ilişkin kararı kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından yeniden verilen karara karşı yine 7 gün içerisinde BİM e itirazda bulunulabilir. Unutulmamalıdır ki Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir ve bu kararlara karşı yeniden itiraz edilemez. Bölge idare mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen yürütme durdurma talebinin reddine ilişkin karar kaldırılıp yürütme durdurma kararı verilmiş ise bu karar kesin olacak ve karşı taraf bu karara karşı itiraz edemeyecektir. 

Güvenlik Soruşturması Davası Reddedilirse Ne Yapılmalıdır?

Güvenlik soruşturmasına ilişkin dava reddedilmişse yapılacak şey bir üst derece mahkemesi olan Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmesidir. Bölge idare mahkemesi talebi yerinde bulur ve kararı kaldırırsa kendisi yeni bir karar verecek ve yapılan idari işlemin iptaline karar verecektir. Bölge idare mahkemesi tarafından verilen kararlar yerine göre kesin olabilmekte ve temyiz mahkemesi olan Danıştaya itiraz edilemeyecektir. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde bölge idare mahkemesine itiraz edilmelidir. 30 gün sonra yapılan itiraz geçersizdir. Bu yüzden sürelerin usule uygun olarak takip edilmesi yararlı olacaktır. 

Anayasa Mahkemesi Güvenlik Soruşturmasını İptal Etti

15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası 29 Ekim 2016 tarih ve 676 sayılı OHAL Kanun Hükmü Kararnamesinin 74'üncü maddesi ile 657 sayılı kanunun devlet memurluğuna alınma şartlarını düzenleyen 48'inci maddesinin 1 Fıkrasının (A) Bendinin (8) alt bendi ek madde olarak getirilmiş ve "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" şartı memurluğa alınmada gerekli koşul olarak düzenlenmişti. 
OHAL'in kaldırılması ile 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kamu Personeline İlişkin Bazı Düzenlemeler" başlıklı 60'ıncı maddesi ile kabul edilmişti.

Yaklaşık 3 yıldır yürürlükte olan düzenlemeye karşı 2018 yılında Anayasa mahkemesine; Anayasanın başlangıç kısmı ile ilgili maddelere aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlülüklerinin durdurulmasına karar verilmesine yönelik yapılan başvuru görüşülerek Anayasa Mahkemesi tarafından 29 Kasım 2019 tarihinde karar verilmiştir. 

İlgili Anayasa Mahkemesi kararında; "güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayılmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmasında esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa'nın 13'üncü, 20'nci ve 128'inci maddelerine bağdaşmamaktadır" ifadelerine yer verilerek ilgili maddenin Anayasa'nın 13., 20. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. İptal kararı ile birlikte Anayasa'nın 153.maddesinin "Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar." hükmü gereği 48'inci madde 1. fıkra a bendinin alt bendi olan 8. alt bent yürürlükten kaldırılmıştır. 

Anayasa mahkemesi ilgili maddenin iptali gerekçesinde Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının yapılıp yapılmaması konusunu tartışmadığı gibi 657 sayılı kanun kapsamında görev yapan memurlar haricinde özel kanun ve yönetmelikleri kapsamında ataması yapılan özellikle Asker ve Emniyet Personeli hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusuna da değinmemiş sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılma usulü konusunda kanuni bir düzenleme olmamasını belirterek usulde eksiklik sebebiyle iptal kararı vermiştir. Kararda, Anayasa'nın Özel Hayatın Gizliliği başlıklı 20'nci maddesinde "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz" düzenlemesi ile özel hayatın korunması hakkının yine Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13'üncü maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" kapsamında temel hak ve hürriyetler kapsamında sayıldığı ve bu ilkenin ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 128'inci maddesinde ise "...Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir..." denilerek memurların atanmalarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılabileceği yine kişisel veri niteliğindeki bilgilerin ancak kanunda öngörülen hallerde ve kişilerin açık rızası dahilinde işlenebileceği, bu çerçevede güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen verilerin kişisel veriler kapsamında olduğu belirtilmiş güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dahil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğinde olduğuna değinilerek; kapsamı ve temel ilkeleri belirlenmeksizin güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamasını, Anayasamızın temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması, özel hayatın gizliliği ve kamu hizmeti görevlileriyle ilgili Anayasa'nın 13., 20. ve 128.'inci hükümlerine aykırılık nedeniyle iptal edilmesine karar vermiştir. Görüleceği üzere, Anayasa Mahkemesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması konusunun esası hakkında herhangi bir görüş bildirmemiş usulde ki eksikler sebebiyle söz konusu düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığı üzerinde durmuştur.

Mevcut Memur Alımlarında Süreç Nasıl İşleyecektir?

Anayasa'nın 153'üncü maddesinde; Anayasa Mahkemesinin kararları kesin olduğu, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği ve İptal kararları geriye yürümeyeceği düzenlenmiş yine aynı maddede iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı hüküm altında alınmıştır. Aynı zamanda Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı da düzenlemiştir. 

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak  29 Kasım 2019 tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun devlet memurluğuna alınma şartlarını düzenleyen 48'inci maddesinin 1 Fıkrasının (A) Bendine (8) alt bendi yürürlülükten kaldırılmıştır. Yukarıda da değindiğimiz üzere Anayasa Mahkemesi kararlarının idare makamlarını bağlayıcılığı nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında memur alımlarında "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması" yapılamayacağı açıktır. 

Devam Eden Davalar Bakımından Süreç Nasıl İşleyecektir?

Daha öncesinde de belirttiğimiz üzere Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararlar Anayasa'nın 153'üncü maddesi kapsamında yargı organlarını da kapsamaktadır. Bu sebeple güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerekçesiyle adaylık işlemleri sonlandırılan ve idari işlemin iptali amacıyla idari yargı mercilerinde açılan ve henüz bir karar verilmemiş derdest davalarda AYM kararının örneğini de içeren beyan dilekçesinin mahkemeye sunulması ve AYM kararı kapsamında hüküm verilmesi talep edilmelidir.

Dava Açmayanların Durumu Ne Olacaktır?

Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği düzenlemesinin yanı sıra İYUK'ta belirtilen 60 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davaların usulden reddedileceği açıktır. Ancak Danıştay'ın konuya ilişkin vermiş olduğu kararlar incelendiğinde, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararları sonrasında yeni bir hukuki durumun yaratıldığı oluşan yeni durumdan yararlanmak üzere ilgililerin idareye başvurabilecekleri ve istemlerinin reddi halinde bu işlemlerin iptali istemiyle dava açabilecekleri kabul edilmiştir. Alanında uzman bir idare hukuku avukatıyla çalışılması davanın seyri ve takibi bakımından faydalı olacaktır.

Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır?

Uzman erbaş güvenlik soruşturmasında Uzman Erbaş Kanunu ve Yönetmeliğindeki hususlar incelenerek adli sicil ve arşiv araştırması yapıldığı gibi istihbari bilgiler de elde edilmektedir. Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve
nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak, Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak hükümleri gereği katalog suçların işlenmesi uzman erbaşlığa engeldir.
Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler.
İlişiği kesilen ya da sözleşmesi feshedilen uzman erbaşların yapması gereken 60 gün içinde iptal davası açmaktır. 60 gün sonunda isteseler dahi dava açılamıyacak, açılan davalar ise süre aşımından dolayı reddedilecektir. 

Bekçi Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır?

Bekçi olabilmek için ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüz kızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmamak gerekmektedir. Adayın kendisinin ve evli ise eşinin; genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya KUMAR, UYUŞTURUCU veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adli veya İdari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı İdari yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak da şartlar arasında yer almış olup bu şartlara aykırılık teşkil eden kişiler bekçi olarak kabul edilmemekte ve Emniyet Müdürlüğü ya da Valilikten gelen yazı ile elenmektedirler. Bekçi olmak isteyen kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz gelmiş ise bekçi adayları olumsuzluğun tebliğinden itaberen 60 gün içinde idare mahkemesinde yürütmeyi durdurmalı dava açılmalıdır. 

Polis Güvenlik Soruşturması ve Astsubay Güvenlik Soruşturması ile Subay güvenlik soruşturmaları da benzer hükümlere tabi olup olumsuz gelmesi halinde 60 gün içinde dava açılması tavsiye olunur.

Güvenlik Soruşturması Emsal Kararlar

TC 
iZMİR 2. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/
KARAR NO:2019/
DAVACI:...
VEKİLİ:AV...
DAVALI:MİLLİ SAVUNMA BAKANLILĞI
VEKİLİ:AV...
TÜRK MİLLETİ ADINA
...bu bağlamda davacının babası hakkında düzenlenen bilgi notuna dayalı olarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de davacının babasının söz konusu yapının üyesi olduğu irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde herhangi bir somut istihbari bilgi veya emniyet tahkikatı bulunmadığı gibi sadece bu tarikata müzahir şahıslarla iltisaklı olduğu belirtilmişse de bu iddiaların davacının hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sayılmasını gerektirecek derecede somut objektif ve hukuken kabul edilebilir tespitler sayılamayacağı keza bizzat davacının yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu yönünde bir tespit veya bilginin de söz konusu olmadığı görülmektedir. Bu durumda davacının ya da kendisini etkileyebilecek yakınlarının devletin güvenliğini ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerini zarara uğratabilecek veya tehlikeye düşürebilecek hususiyetleri ilişkileri faaliyetleri olduğu yönünde herhangi bir somut tespit yapılmaksızın sırf babası hakkındaki tespite dayanılarak davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle Milli Savunma Bakanlığı Milli Savunma Üniversitesi Hava Astsubay MYO Komutanlığından öğrencilikle ilişiğinin kesilmesine ilişkin olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan sebeplerle dava konusu işlemin iptaline...

TC
SAKARYA İDARE MAHKEMESİ
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI)    :...

ESAS    :2019/...
VEKİLİ    : AV...
KARŞI TARAF (DAVALI)    : JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI 
VEKİLİ    : AV...
İSTEMİN ÖZETİ    : Davacı tarafından, Bilecik 2. Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığı Emrinde sözleşmeli Uzman Erbaş olarak eğitime devam etmekteyken, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığının ...2019 tarih ve E.... sayılı yazısına istinaden sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin; hukuka aykırı olduğu, işleme dayanak olduğu bildirilen güvenlik soruşturmasının içeriği bilinmemekle birlikte, her hangi bir adli olaya karışmamış ve soruşturmaya muhatap olmamış biri olarak hakkında tesis edilen işlemin hukuksuz olduğunun açık olduğu, hukukun ve anayasının temel ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ    : Davalı idarenin uzman erbaş temini kapsamında, adaylara ilişkin yazılı sınav, fiziki kabiliyet değerlendirme testi ve mülakat sınavından oluşan seçme sınavları icra edildiği, haklarında olumlu sağlık raporu alınmasına müteakip güvenli soruşturması işlemlerinin başlatıldığı, güvenlik soruşturmasının Uzman Erbaş Kanunu'nun 6/1 ve Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 11. maddeleri gereği kişinin içinde bulunduğu ortam ile birinci derece akrabalarını da kapsadığı, uzman erbaş olarak istihdam edilecek kişinin önemli dereceli görevlerde çalışacakları düşünüldüğünde kişinin ortamının, yaşadığı çevrenin, kimlerle iletişim halinde olduğunun araştırılması devletin güvenliği açısından elzem olduğu, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6.maddesinde güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının personelde aranacak nitelikler arasında sayıldığı, aynı yönetmeliği 6 maddesinde temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğtimlerine devam ettirileceği ve olumsuz sonuçlananların TSK ile ilişiğinin kesileceği düzenlemelerinin yer aldığı, bu kapsamda bağımsız ve tarafsız yetkililerden oluşan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Kurulu tarafından yapılan incelme neticesinden davasıhakkından Mit, Emniyet ve Mahalli Mülki İdare Amirlikleri tarafından gönderilen olumsuz nota binaen davacının sözleşmesinin feshedildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırlık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Uyuşmazlıkta, uzman erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem tesis edilmiş ise de davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasına neden olan sebebin ise davacının babası ...'ın radikal dini grubun fikirleri doğrultusunda hareket eden şahısların organizesinde düzenlenmiş etkinliklere katılması, erkek kardeşi ...'ın da yargı mercilerince terör örgütü olarak kabul edilmiş aşırı sol terör örgütünün fikirleri doğrultusunda hareket eden şahısların organizesinde düzenlenen eylem ve etkinliklere katılması olarak gösterildiği, anılan hususların araştırılması amacıyla Mahkememizce İl Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ara karar ile ayrıntılı bir şekilde araştırıldığı, yapılan araştırma üzerine davacının FETÖ/PDY veya herhangi bir terör örgütü ile itibatı ya da iltisakının bulunmadığının tespit edildiği, babası ve kardeşi hakkında ileri sürülen hususların ise kesin bir şekilde doğrulanmadığı, kaldı ki babası ve kardeşi hakkında ileri sürülen ve kanıtlanamayan bilgilerin sözleşme feshi için gerekçe gösterilemeyeceği, aksine bir düşüncenin ise kişinin kamu hizmetini yürütümüne engel olacağı ve Anayasa ile güvence altına alınan kanunilik, eşitlik ve masumiyet karinesi ilkelerine de aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacak, davacının hem maddi yönden hem de yukarıda zikredilen sahip olduğu hak ve özgürlükler açısındantelafisi güç zarara neden olacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına...

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No :
2019/...
Karar No : 2019/...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : AV...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ
: AV...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Güvercinlik Jandarma Lojistik Komutanlığında uzman erbaş kursiyeri olarak temel askerlik eğitimine devam eden davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca hukuki sonuç doğurmayacağı, yaralama suçunun da Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6/ı-(1) maddesinde sayılan uzman erbaşlığa engel suçlar arasında olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olarak gösterilen ceza yargılamasına konu eylemin, "suç tarihi olan ... tarihi itibarıyla 22 yaşında olan davacının, evinin penceresinden, evinin yakınında bulunan bir inşaata çivi toplamak için gelen iki çocuktan eylem tarihi itibarıyla 11 yaşında olan birisine, "lan burdan gidin" demek suretiyle (sonradan ele geçirilemeyen) bir tüfekle ateş ederek bu çocuğu elinden yaralamak" yönündeki fiili olduğu göz önüne alındığında, bu eylemi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yaralama suçunun, uzman erbaşlığa alınmada engel teşkil eden ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6/ı maddesinde yer alan katalog suçlar kapsamında bulunmaması nedeniyle bir engel oluşturmadığı ancak söz konusu eylemin, içeriği ve işleniş şekli itibarıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine uygun olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan yaralama eylemine ilişkin ceza mahkemesi kararı ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, söz konusu eylemin, olayın özelliği ve fiilin niteliği göz önüne alındığında, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği kapsamında araştırılan hususlara ilişkin bir fiil olmadığı, bu nedenle de güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

T.C.
ANKARA
5. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO :
2019/...
YÜRÜTMENIN DURDURULMASINI
ISTEYEN (DAVACI) :...

VEKILI : AV. BILGEHAN UTKU Eti Mah. Toros Sok. 39/9 Çankaya/ANKARA
KARSI TARAF (DAVALI) : MILLI SAVUNMA BAKANLIGI /ANKARA
VEKILI : AV. ...
sunulan belgelerden davacının babası ve kardesi hakkındaki olumsuz tespitleri dogrulayacak somut bilgi ve belgenin bulunmadıgı; davacının birden fazla erkek kardesinin oldugu, gelen bilgilerin hangi kardesine ait oldugunun dahi belli olmadıgı; bir erkek kardesi hakkında bir terör örgütüne müzahir bankada hesabının bulunduguna iliskin bilgi yönünden yapılan degerlendirmede ise hesapta bulundugu belirtilen meblagın çok az oldugu görülmüs olup eksik arastırmaya dayalı olarak tesis edilen davaya konu islemde hukuka uygunluk bulunmadıgı sonucuna varılmıstır.
Öte yandan, dava konusu islemin kamu hizmetine girme hakkına olan etkisi göz önüne alındıgında, uygulanması halinde davacı açısından telafisi güç zararlar dogabilecegi açıktır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılıgı açık olan dava konusu islemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar dogabileceginden 2577 sayılı Idari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına...

T.C.
ANKARA
12. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO :
2018/...
KARAR NO : 2019/...
DAVACI : ...
VEKİLİ :
Av. Bilgehan UTKU Eti Mahallesi Toros Sokak 39/9 Çankaya/ANKARA
DAVALI : Jandarma Genel Komutanlığı/ANKARA
VEKİLİ : ...
Bu durumda; davacının güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilmesine iliskin istihbari kayıtlar incelendiginde davacı hakkında güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilmesini teskil edecek herhangi bir kaydın bulunmadıgı, anne ve babası hakkında yer alan kayıtların ise somut ve kanıtlayıcı bilgi ve belgelere dayandırılmadıgı ve eski tarihlere dayandırıldıgı, 1993 ve 1998 yıllarından sonra hiçbir tespitin yapılmadıgı göz önüne alındıgında davacının güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilerek uzman erbaŞ adaylığına son verilmesine ilişkin dava konusu islemde hukuka uyarlık bulunmadıgı sonucuna varılmıstır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu islemin iptaline...

T.C.
ANKARA
9. IDARE MAHKEMESI
ESAS NO    :
2019/...
YÜRÜTMENIN DURDURULMASINI
ISTEYEN (DAVACI) :.
..
VEKILI          : AV. BILGEHAN UTKU
                  Eti Mahallesi Toros Sokak 39/9 Çankaya/ANKARA
KARSI TARAF (DAVALI) : MILLI SAVUNMA BAKANLIGI
VEKILI : AV. ...
Olayda, uzman erbaslık açısından güvenlik sorusturmasının olumsuz olarak degerlendirilmesinin davacının 2013 yılında ...'ye (... Dernegi) ait e-posta adresine üyelik basvurusu yapan sahıslar arasında oldugu istihbari bilgisinden kaynaklandıgı görüldügünden;...göz önüne alındıgında, herhangi bir somut veriye dayanılmadan tesis edildigi sonucuna varılan dava konusu islemde hukuka uyarlık görülmemistir. Diger taraftan, dava konusu islemin, davacının Anayasa ile teminat altına alınan çalısma ve kamu hizmetine girme haklarını engelledigi dikkate alındıgında, uygulanması halinde davacı açısından telafisi güç zararlar dogabilecegi de açıktır.
Açıklanan nedenlerle, hukuka aykırılıgı açık olan dava konusu islemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar dogabileceginden, 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliginden itibaren (7) gün içerisinde Ankara Bölge Idare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 09/10/2019 tarihinde oybirligiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : ...
Karar No : ...

Kararın Düzeltilmesini İsteyen(Davacı):
Karşı Taraf (Davalı) : / ANKARA
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Bakılan davada, TCK'nın 283. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle davacı hakkında açılan kamu davasında, .... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... günlü, E:20../...., K:20../.... sayılı kararı ile TCK'nın 283/1 maddesi uyarınca indirimler uygulandıktan sonra sanığın 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ......-TL ağır para cezasına çevrilerek cezanın teciline karar verildiği görülmekte ise de, davacıya isnat edilen fiili işlediği tarih itibariyle 16 yaşında olduğu, işlediği suç tasnii fiilini babasına karşı işlediği, ceza mahkemesindeki savunmasında suçlamayı kabul ettiği, pişman olduğunu söylediği, davacının babası ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde oğlundan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, davacıya isnat edilen eylemin, yapacağı kamu görevinin niteliğine aykırı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından söz edilemeyeceğinden, atama şartlarını taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına

T.C. 
10. İDARE MAHKEMESİ 
ESAS NO:
2018/ 
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
İSTEYEN DAVACI :

VEKİLİ:
DAVALI :
Milli Savunma Bakanlığı
VEKİLİ:
İSTEMİN ÖZETİ :
Dış kaynaktan muvazzaf subay seçim sınavlarında başarılı olan muvazzaf subay adayı davacı tarafından güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirildiğinden bahisle adaylık işlemlerinin iptal edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu muvazzaf subaylığa atanmasına engel bir durumun bulunmadığı ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 10. İdare Mahkemesi tarafından işin gereği görüşüldü.
Dava dosyasının incelenmesinde dava konusu işlemin nedeni olarak davacının FETÖ/PDY bağlısı ............adlı pansiyonda ..............tarihleri arasında kaldığı ve pansiyonun ........... tarihinde KHK ile kapatıldığı açıklanmıştır. Her ne kadar davalı idarece işlemin dayanağı olarak yukarıda bahsi geçen durum belirtilmiş ise de davacının barınma ihtiyacı sebebiyle ilgili yerde kaldığı, FETÖ/PDY örgütü ile davacı arasında güvenliği zedeleyecek olumsuz bir durumun bulunduğunun ortaya konulmadığı, davacı hakkında terör örgütü ile ilişkisini ortaya koyabilecek, güvenilir teyit edilebilir ön yargıdan uzak somut emarelerin elde edilmediği açık bir şekilde ortada olduğundan ve güvenlik soruşturmasının bu gerekçelerle olumsuz sonuçlandırılamayacağından adaylık işlemlerinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Öte yandan dış kaynaktan muvazzaf subay temini seçim aşaması sınavlarında başarılı olan davacının atamasının yapılmaması nedeniyle dava konusu işlemin uygulanmaya devam edilmesi halinde telafisi güç zararlar doğabileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına...

Güvenlik Soruşturması Son Durum 

Güvenlik soruşturması son durumlarda yeni gelişmeler olmakla birlikte aslında şu anda mevzuat anlamında herhangi bir değişiklik yoktur. Bazı kanun maddeleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olsa dahi net bir yenilik ya da girişim bulunmamaktadır. Yeni düzenlemeler ile kanunda yapılacak değişiklikler ve 6698 sayılı kişisel verilerin korunması kanunu ile Anayasanın 20. maddesi ile 13. maddesine uygun olarak yapılacak yenilikler ile kişilerin devlet kurum ve kuruluşlarına girişleri hakkında değişiklikler yapılabilir. Ancak şu anda Anayasa mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda yeni alımlarda nasıl bir uygulamaya gidileceği belli değildir. Bunun için hukuka uygun bir düzenleme yapılmalı özellikle de 6698 sayılı kişisel verilerin korunması kanunu çerçevesinde kişi hak ve özgürlüklerine müdahalede bulunmadan ya da bunun gerekçeleri ortaya koyularak özel hayatın gizliliğine saygı ilkesi ışığında yeniliklerin ele alınması sağlanmalıdır.

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Çıkanlar

Güvenlik soruşturması olumsuz çıkanlar durumu iyi analiz etmeli mevcut kanun ve yönetmelikler dahilinde süresi içerisinde karara itiraz etmelidirler. Özellikle bilinmesi gereken ve uygulamada en çok sorunun yaşandığı husus dava sürelerinde yaşanmaktadır. Zira güvenlik soruşturması olumsuz gelen kişiler davalarını takip etmek için bir uzman kişiye danışmalı ve süreleri iyice tahlil etmelidir. Çünkü güvenlik soruştuması olumsuz gelmesinden sonra açılacak iptal davalarında süre, güvenlik soruşturmasının olumsuz geldiğinin bildirilmesinden itibaren 60 gündür. Unutulmamalıdır ki bu süre 60 tam gün olup iş günü değildir. Aynı zamanda sürelerin geçmesinden sonra ne yazık ki dava da açılamayacaktır. Zira 60 gün sonrasında açılacak bir dava süre aşımı nedeniyle idare mahkemesi tarafından reddedilecek ve kişi hak kaybına uğradığı gibi bir daha aynı sebepten ötürü dava da açamayacaktır. Bu durumun iyi takip edilmesi ve bir an evvel zaman kaybetmeden dava açılması çok ama çok önemlidir. Gerekçeli savunmaların belirtildiği bir dilekçe ile açılacak bir dava sonrasında gizli gizlilik dereceli evraklar ile elenme sebepleri öğrenilecek sonrasında tekrardan yapılacak savunmalar ile mahkeme bu konuda ikna edilecek ve kişinin atamasının yapılması sağlanacaktır.

Mil Hukuk ve Danışmanlık