Hamile Olduğu Tespit Edilemeyen Hastada Düşüğe Sebep Olma

Hamile Olduğu Tespit Edilemeyen Hastada Düşüğe Sebep Olma

12-12-2020
Hamile Olduğu Tespit Edilemeyen Hastada Düşüğe Sebep Olma

Hamile Olduğu Tespit Edilemeyen Hastada Düşüğe Sebep Olma

Devlet hastanesine karşı açılacak davalarda kusurun tespiti, özel hastaneye karşı açılacak davalardaki kusur tespiti ile aynı olmamaktadır. Devlet hastanesine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme idare mahkemesidir ve idare mahkemelerinde açılacak tazminat davaları tam yargı davaları olarak nitelendirilir. 

İdare hukukunun ilkeleri ve Danıştayın da yerleşik içtihatlarına göre zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı hallarde idarenin tazminattan doğan yükümlülüğünün doğması için zararın idarenin açık ve belli bir ağırlıktaki himzet kusuru sonucu meydana gelmesi gerekir.

İdarenin hukuki sorumluluğu kamusal faaliyetler sonucunda idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum kamusal faaliyetler nedeniyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi karşılanabilmesi için aranılan koşulları uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır. 

Genel anlamı ile tam yargı davaları idarenin faaliyetlerinden dolayı hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhinde açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem ve eymlemeri hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde devletin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. 

Görüleceği üzere idarenin hekim hatasından ötürü sorumluluğuna gidilebilmesi için baz alınan kusur hizmet kusuru olup bu da yetmeyip bu kusurun sağlık hizmetinin risk barındırmasından mütevellit ağır kusur olarak nitelendirilmesi ve olaylarda bu kusurun aranması gerektiği vurgulanmıştır. 

Bu bakımdan devletin organizasyon kusuru haricindeki örneğin hastanenin işleyişinden kaynaklı kusurları, malzeme tedarik edilememesinden meydana gelen kusurlarından hizmet kusuru aranmakta iken bünyesindeki sağlık çalışanları tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler sırasındaki kusurlarda ağır hizmet kusuru aranacağı unutulmamalıdır. 

Nitekim Danıştayın bir kararında " ağır hizmet kusurunun varlığının risklitıbbi müdahaleler ve operasyonlar bakımından geçerli olup sağlık hizmeti içinde değerlendirilmekle beraber tıbbi operasyon kapsamına dahil edilemeyecek birtakım bakım, gözetim ve yan müdahalelerin hiç veya gereği gibi yapılmaması dolayısıyla oluşan zararlarda idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için ağır hizmet kusurunun aranmasına gerek bulunmamaktadır" hükmüne yer verilmiştir.

Düşüğe Sebep Olma Danıştay Kararı

Danıştay
15. Dairesi 

2015/6477 Esas
2016/815 Karar

Temyiz Kanun Yoluna Başvuran 

Vekili

Davalı

Vekili

Her ne kadar Mahkeme tarafından hükme esas adli tıp raporunda olayda uygulanan tanı ve tedavide davalı idarece yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunun belirtilerek davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı belirtilmekte ise de adli tıp raporunda öncelikle davacının operasyon nedeniyle kullandığı ilaçların düşük tehdidi oluşturmasının beklenmediği ve geçirdiği operasyon ile düşük arasında illiyet bağının bulunmadığı hususu irdelenmiş ancak 1 yıllık evli olup çocuk sahibi olmak isteyen davacının İzmir'den kalkıp özel olarak davalı idare bünyesinde çalışan doktoru seçip ona muayene olmaya geldiği dikkate alındığında kadın ve doğum hastalıkları konusunda uzman olan davalı idare bünyesindeki doktor tarafından yapılan muayenesinde ilk olarak hamile olup olmadığının kesin olarak kan testi ile tespit edilerek hamilelik hususu netleştirilmeden davacının ameliyat edilmesinde tıbbi açıdan gereklilik yarar ve zarar durumu da dikkate alınarak değerlendirilmesinin yapılıp ardından bu durumun tıp kurallarına uygun olup olmadığı hususları irdelenmediğinden hükme esas alınan raporda bu yönlerde eksiklik bulunmaktadır.

Bu durumda idarenin tazmin sorumluluğu açısından hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun saptanması için adli tıp kurumuna tekrar gönderilerek...yukarıda belirtilen hususlar ile taraf iddiaların irdelendiği açıklamalı, denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir rapor alınarak olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun yeniden açıklığa kavuşturulması...

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Yasal Sebepleri Nelerdir?
Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Yasal Sebepleri Nelerdir?

Hekimin hastaya gerçekleştirmiş olduğu tıbbi müdah...

Devamı
Kürtaj Yasal mı
Kürtaj Yasal mı

Kürtaj, bebek aldırma ya da gebeliğe son verme ana...

Devamı
Tıbbi Malpraktisin Ortaya Çıkış Şekilleri Nelerdir?
Tıbbi Malpraktisin Ortaya Çıkış Şekilleri Nelerdir?

Tıbbi malpraktisin ortaya çıkış şekilleri kasten v...

Devamı
Hukuka Uygun Tıbbi Müdahalenin Şartları Nelerdir?
Hukuka Uygun Tıbbi Müdahalenin Şartları Nelerdir?

Tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluk şartları arası...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık