Burun Estetiği Doktor Hatası

Burun Estetiği Doktor Hatası

06-01-2020
Burun Estetiği Doktor Hatası

Burun Estetiği Doktor Hatası

Burun estetiği doktor hatası- Burun estetiğine ilişkin doktor hatalarında (malpraktis) dikkat edilmesi gereken husus hekim ile hasta arasında kurulmuş olan sözleşmesel ilişkinin niteliğidir. Nitekim hekim ile hasta arasındaki ilişki eser sözleşmesi olduğundan hekimin estetik ameliyat sonrasında sonucu taahhüt etmesinden ötürü istenilen düzeyde bir estetik ile burnun hastanın isteği doğrultusunda kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünümün elde edilmesini sağlaması şarttır. Aksi durum edim sonucunun istenileni vermemesinden doktor hatasından ötürü tazminatı gerektirmesi kaçınılmaz olacaktır. Eser sözleşmesi gereği hekimin özenle edim yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. Burun estetiği doktor hatası, hakkında tazminat davaları içerisinde maddi 

Estetik Ameliyat Tüketici Mahkemesi

Estetik ameliyatlarda doktor hatasında davanın açılacağı mahkeme hukuki tabiri ile görevli mahkemenin belirlenmesinde önemli olan doktor hatasının özel bir hastanede mi yoksa devlet hastanesinde mi gerçekleştiği hususudur. Nitekim estetik ameliyat doktor hatası özel hastanede gerçekleşmiş ise dava tüketici mahkemesinde açılacak, devlet hastanesinde gerçekleşmiş ise dava idare mahkemesinde açılacaktır.

Estetik Doktora Dava Açma Süresi

Estetik doktora dava açma süresinde ikili bir ayrım bulunmaktadır. Estetik doktora dava açma süresi özel hastanelere karşı açılacak dava ile devlet hastanesine karşı açılacak dava bakımından farklılık arz etmektedir. Nitekim özel hastanelerde açılacak davalarda haksız fiile ilişkin hükümler ya da sözleşmeye aykırılıktan ötürü genel hükümlere ilişkin süreler uygulama alanı bulacakken devlet hastanesinde 2577 sayılı kanundaki tam yargı davalarına ilişkin süreler uygulanacaktır. Bu bakımdan sağlık davalarına bakan avukatların bu hususlara dikkat etmesi ve estetik doktora dava açma süresini iyi bir şekilde tahayyül etmesi zaruridir.

Başarısız Burun Estetiği Hukuk

Başarısız burun estetiği hukuk bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile bu hukuk kuralları vasıtasıyla ortaya konulacak yöntem yukarıda belirtildiği gibi aşağıda estetik ameliyatlarda doktor hatasına ilişkin yargı kararları da sunulmuştur. Başarısız burun estetiği bakımından tıbbi müdahalenin hukuka aykırı olup olmadığı hususunun net bir şekilde hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulması buna ilişkin uzmanların hazrıladığı bilirkişi raporlarından destek alınması gerekmektedir. 

Estetik Ameliyatlarda Hekimin Sorumluluğu

Estetik Ameliyatlarda hekimin sorumluluğu öncelikle aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve aydınlatmadan sonra hastanın rızasının alınması koşulunun gerçekleşmesi ile başlamaktadır. Hasta hakları yönetmeliğinin 15. maddesindeki hususlar konusunda hastanın bilgilendirilmesi esastır. Bu bakımdan hekim tıbbi müdahalenin uygulanması başlangıcında 15. maddedeki yükümlülüğünü yerine getirmeli sonrasında ise özenli bir şekilde tıbbi müdahaleyi gerçekleştirmelidir. Hekim hem hasta hakları yönetmeliği hem Tebabet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına dair kanuna, tıbbi deontoloji nizamnamesine ve sair kanun ve uluslar arası anlaşmalardaki hükümlere uymak mecburiyetindedir. Hekim estetik ameliyatların icrasında en ufak özen gösterme yükümlülüğünün ihlalinden dahi sorumlu olacaktır.

Estetik Doktoruna Dava Açmak

Estetik doktoruna dava açmak bakımından yukarıda bahsetmiş olduğumuz hususlar çerçevesinde dava açılacaktır. Dikkat edilmesi gereken husus malpraktis davalarının uzmanlık gerektiren spesifik dava türlerinden olması sebebiyle bu davaların takibinin son derece zor olmasıdır. Sağlık davalarına bakan avukatların tecrübeli olması davaların yönetimi bakımından mahkemeyi yönlendirmesi şarttır.

Burun Estetiği Doktor Hatası Tazminatı Örnek Karar

T.C.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ

E. 2019/...
K. 2019/...
T. ...2019
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, eser sözleşmesi niteliğinde estetik amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin küçük yaşta geçirdiği kaza sebebiyle burun kemiği kırıldığını, ameliyat olduğunu, davalı şirkete ait ... tarihinde bu hastanede çalışan doktor tarafından ameliyat edildiğini, davalı doktorun hem nefes alma güçlüğünün geçeceğini, hem de şekil bozukluğunun düzeleceği konusunda müvekkiline garanti verdiğini, ameliyat sonrasında müvekkilinin burnunun düzelmediğini, aksine hem burnundan nefes almasının daha da kötü ve çirkin bir hale geldiğini, burnun sol tarafının içine çöktüğünü, davalı doktorun yaptığı ameliyattan sonra şikayetlerinin daha da arttığını, müvekkilinin ... tarihinde yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını, ameliyat için 14.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, kötü günler geçirdiğini, manevi çöküntüye maruz kaldığını belirterek 14.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıya ameliyat sonuçlarıyla ilgili olarak, sonucun iyi olması için gerekli her şeyin yapılacağı dışında hiçbir garanti verilmediğini, bu tür sorunların olabileceğinin yazılı ve sözlü olarak anlatıldığı ve yazılı onayının alındığını, davacının ilk sorunlar ortaya çıktığında davalıya başvurması gerektiğini, bunun yanında davacının ikinci ameliyat için ödediği ücretin içinde başka ameliyatın da olduğunu, istediği tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalılara izafe edilecek kusur bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce yapılan incelemede; davacının istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasında davacıya estetik müdahalelerde bulunulması kararlaştırılmıştır. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 355. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin (hekimin) sorumluluğundadır.
Diğer yandan, 04.04.1997 tarihinde imzalanan ve 09.12.2003 tarihinde 25311 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe giren ve iç hukukumuzun bir parçası haline gelen AVRUPA BİYOTIP SÖZLEŞMESİ 16.03.2004 tarihinde onaylanmış olup, sözleşmenin "Meslek Kurallarına Uyma" başlıklı 4. maddesinde, "araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir." düzenlemesi karşısında, davacıya hastane ortamında tıbbi müdahalede bulunulduğuna göre bu sözleşme hükümleri de esas alınarak uyuşmazlığın çözümü zorunludur. Sözleşmenin 4. maddesinde kastedilen standardın da, tıbbi standart olduğu tartışmasız olup, tıbbi standartlara aykırılık teşhis ya da tedavi aşamasında ya da müdahale sonrasındaki süreçte noksanlık ya da yanlışlık şeklinde gerçekleşebilir. “Tıbbi Standart” hekimin tedavinin amacına ulaşması için gerekli olan ve denenerek ispatlanmış bulunan, hekim tecrübesi ve doğa bilimlerinin o anki ulaştığı düzeyi ifade etmekte olup, denenmiş ve bilinen temel meslek kurallarıdır. Sözleşmenin eser niteliğindeki “estetik müdahalelerde” de uygulanacağının kabulü zorunludur.
Davacı, burun estetiği gayesiyle yani estetik amaçla davalıya başvurmuş olduğuna göre, estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanmasının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.
Somut olayda ise; dosya kapsamına göre davalı tarafından yapılan operasyondan sonra oluşan ve giderilemeyen şekil bozukluğunun başka bir uzman tarafından giderildiği anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında davacıyı ikinci operasyon için çağırdıklarını ancak gelmediğini açıklamıştır. Davalının edimi Borçlar Kanunu'nda düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre sonuç taahhüdünü içermekte olup bu taahhüdün ilk operasyonda yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Güveni sarsılmış olan davacının ikinci operasyon için davalıya gitmesi beklenemeyeceğinden davacının burun ile ilgili estetik operasyon için yaptığı masrafın yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile hesaplattırılıp ayrıca manevi tazminat talebi yönünden de değerlendirme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile...Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün davacı yararına BOZULMASINA

Tıp Hukuku Avukatı Hukuki Değerlendirme

Tıp hukuku avukatı- estetik ameliyatlarda ki özellikle yaygın olarak yapılan burun estetiği ameliyatlarında en önemli husus hastaya yapılan tedavinin kapsamı ve hasta ile kurulan hukuki ilişkinin tespitidir. Hasta ile yapılan hukuki ilişkinin tespiti konusunda estetik ameliyatlar ile estetik ameliyat dışı tıbbi müdahaleler arasında farklar bulunmaktadır. Bu bakımdan estetik ameliyatlarda hasta ile hekim arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olmakta olup eser sözleşmesinin hak ve yükümlülükleri bakımından hekimin sorumluluğu da genişleyecektir. Bundan dolayıdır ki eser sözleşmesinin içerğinin ve hekimin ne gibi hukuki ihtilaflarla karşılaşabileceğinin önceden bilinmesi hekime kendini koruma bakımından büyük olanaklar tanıyacaktır. Estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde hekimin hatası sonucu açılan malpraktis davalarında kusurun incelenmesi bakımından sorumluluğun çerçevesini işte bu sözleşmesel ilişki belirleyecek olup sonuçlarının tespiti bakımından hak kayıplarının önüne geçmek için hekim bilincinin yaratılması hekimlere bir iyilik olacağı gibi hastalara da yararı bulunmaktadır. Bu bakımdan tıp hukuku avukatından destek alınması ise önemle tavsiye edilir. Burun estetiği doktor hatası tazminat davaları bakımından sözleşmesel ilişki tabi ki de son derece önemlidir.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Yasal Sebepleri Nelerdir?
Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Yasal Sebepleri Nelerdir?

Hekimin hastaya gerçekleştirmiş olduğu tıbbi müdah...

Devamı
Kürtaj Yasal mı
Kürtaj Yasal mı

Kürtaj, bebek aldırma ya da gebeliğe son verme ana...

Devamı
Tıbbi Malpraktisin Ortaya Çıkış Şekilleri Nelerdir?
Tıbbi Malpraktisin Ortaya Çıkış Şekilleri Nelerdir?

Tıbbi malpraktisin ortaya çıkış şekilleri kasten v...

Devamı
Hukuka Uygun Tıbbi Müdahalenin Şartları Nelerdir?
Hukuka Uygun Tıbbi Müdahalenin Şartları Nelerdir?

Tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluk şartları arası...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık