İcra Takibi ve Haciz Talebi

İcra Takibi ve Haciz Talebi

31-01-2021
İcra Takibi ve Haciz Talebi

İcra Takibi ve Haciz Talebi

İlamsız takipte herhangi bir mahkeme kararı alınmadan takip başlatılır ve bunun için bir sınırlama bulunur. Sadece para ve teminat alacakları için ilamsız icra takipleri yapılabilir. Teminatın para teminatı olması zorunlu değildir, ayni veya şahsi teminat da olabilir. İlamsız icra üçe ayrılır: genel (adi) haciz yolu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ve kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi.

Genel Haciz Yolu

Genel haciz yolu yalnızca para alacakları içindir. Kambiyo senedine dayanan bir alacak için kambiyo senedine mahsus haciz yoluna başvurulabileceği gibi genel haciz yoluna da başvurulabilir ve burada kambiyo senedi delil olarak gösterilir. Zira kanunda buna ilişkin hiçbir engel öngörülmemiştir.

Genel haciz yolunun istisnası olarak, alacak rehinle temin edilmişse, doğrudan doğruya genel haciz yoluna başvurulamaz ve öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekir; bu kamu düzenine ilişkin bir kuraldır ve aksi yönde başlatılan veya devam ettirilen bir genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi süresiz şikayete tabi olacaktır.

Yetkili İcra Dairesi

Takip icra dairesinde başlatılır ve icra dairesine eşdeğer bir merci olmadığı için görev sorunu ortaya çıkmaz. Daha üst aşamalarda icra mahkemesi, genel mahkeme ve Yargıtay’ın icra ile ilgili daireleri görevleri paylaşır. Hangi yer icra dairesinde takibin başlatılacağı hususu yetkiyi ifade eder. İİK md. 50’ye göre, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre ilk olarak yetkinin kesin olup olmadığının tespiti gerekir. Para alacağı söz konusu olduğundan kesin yetki hali söz konusu değildir ve icra hukukunda yetki kamu düzenine ilişkin değildir.

Yetkili icra dairesi genel yetki kurallarına göre borçlunun yerleşim yeri icra dairesi olacaktır. Birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir. Her türlü para borcu ilamsız takibe konu olur. Örneğin: Haksız fiil, sözleşmesel borç. Para alacağı sözleşmeden doğuyorsa, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Buna göre de, ifa yeri sözleşmede ayrıca belirlenmemişse para alacakları götürülecek borç olduğundan takip zamanında alacaklının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olacaktır. Alacak kıymetli evraktan doğuyorsa; çek, poliçe veya bonodan mütevellit olan alacak bakımından kıymetli evrakın tedavül edebilir niteliği gereği artık sözleşmenin ifa edileceği yer olarak borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yetkili olacaktır. HMK’da yer almayıp İİK’da özel olarak düzenlendiği üzere takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.

Haksız fiilden doğan para alacaklarında haksız fiilin meydana geldiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın ortaya çıkma ihtimalinin meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri icra daireleri yetkilidir. Ancak eğer birden fazla borçlu varsa ortak yetkiyi taşıyan yer icra dairesi yetkilidir.

Geçici olarak oturulan yer hususunda da HMK hükümleri uygulanır. Buna göre, memur öğrenci, asker gibi kişilerin geçici olarak oturdukları yerde de takip başlatılabilir. Taraflar tacirse veya kamu tüzel kişisiyse yetki sözleşmesi yaparak hangi icra dairelerinin yetkili olduğunu belirleyebilir. Buna karşılık gerçek kişiler ile yapılan yetki sözleşmeleri batıl olacaktır.

Son olarak, zımni yetki sözleşmesinde olduğu gibi kamu düzenine ilişkin olmayan yetki kurallarına göre süresi içerisinde, yani ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunulmazsa o yer icra dairesi de yetkili hale gelir.

İcrada Yetki İtirazı

Kamu düzenine ilişkin olmadığından, yetkisiz bir icra dairesinde icra takibi yapılırsa icra dairesi yetkiyi re’sen gözetemez. İcra dairesinin yetkili olup olmadığını borçlu gözetir ve itiraz eder. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yetki itirazında bulunmalıdır.

İcrada İtiraz Türleri

Esas itibariyle itiraz, borca ve imzaya itiraz olarak ikiye ayrılır. Borca ve imzaya itiraz kanunda farklı rejimlere bağlanmıştır ve sonuçları farklıdır. Örneğin: Borca itirazda kesin; imzaya itirazda geçici kaldırma gündeme gelir. Bunun dışında takip hukukuna ve maddi hukuka ilişkin itiraz sebepleri olarak da ayrım yapılabilir. İmzaya itirazda borçlu, alacağın dayandığı senedin kendisinden sadır olmadığını değişik ifadelerle ileri sürer. İmzaya itiraz dışındaki bütün itiraz sebepleri borca itirazdır. Borca itiraz, maddi hukuka ilişkin olduğundan borçlunun borçlu olmadığını ileri sürmesidir. Buna göre ya borç hiç doğmamıştır ya da doğmuş olmasına rağmen itfa edilmiştir. Maddi hukuka göre hata, hile, tehdit, borcun konusunun imkansız olması gibi sebeplerle borç hiç doğmamış olabilir ya da ödeme veya başkaca sebeplerle itfa edilmiş olabilir. Zamanaşımı, borcun müeccel olması, borcun erteleyici şarta bağlanmış olması hususları (def’iler) da itiraz olarak ileri sürülebilir.

Takip hukukuna ilişkin itirazlar da vardır. Örneğin: derdestlik ve yetki. Derdestlik, aynı alacak için başka bir icra dairesinde takip başlatılması halinde itiraz olarak ileri sürülebilir. Derdestlik, icra müdürünce re’sen gözetilmez ve borçlunun bunu borca itiraz yoluyla ileri sürmesi gerekir.

İcrada Yetki İtirazının Tabi Olduğu Kurallar

Yetki itirazı, kural olarak borca itiraz gibidir. Borçlu esasa ilişkin itirazını ve yetki itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapmalıdır. İmzaya itiraz ve borca itiraz her zaman aynı anda ileri sürülemez. İmzaya itirazda bulunulmuşsa, imzaya itirazla bağdaşabilen borca itiraz sebepleri imzaya itirazla birlikte ileri sürülebilir. Örneğin: Zamanaşımı ve imzaya itiraz. Yetki itirazıyla birlikte imzaya itirazda bulunulabilir ya da borca itirazda bulunulabilir. Yetki itirazıyla birlikte imzaya ve borca itirazda da bulunulabilir. Yetkiye itiraz tek başına ya da borca itirazla birlikte yapılırsa borca itiraz gibi işlem görür. Ancak istisnai olarak yetki itirazıyla birlikte sadece imzaya itiraz edilirse imzaya itirazın tabi olduğu rejime tabi olur. İtiraz genel haciz yolunda takibi kendiliğinden durdurur. Takip borçlu tarafından durdurulduğuna göre itirazın hükümden düşürülerek alacaklı tarafından alacağın tahsil edilmesi ve takibin devam etmesi istenir. Bunun için icra mahkemesinden itirazın kaldırılması veya genel mahkemelerden itirazın iptali talep edilebilir. İtirazın kaldırılması geçici ve kesin olmak üzere ikiye ayrılır. İtiraz imzaya itiraz edilmişse geçici olarak, borca itiraz edilmişse itiraz kesin olarak kaldırılır.

Zamanaşımı borcu sona erdirmez ve ancak eksik borç haline getirir. Buna göre: Sadece borca itiraz varsa, itirazın iptaline veya itirazın kesin olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Sadece imzaya itiraz varsa itirazın iptaline veya itirazın geçici olarak kaldırılmasına başvurulabilir. İmzaya itiraz ve borca itiraz varsa, itirazın iptali veya itirazın geçici olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Sadece yetki itirazı varsa, Yargıtay’a göre itirazın iptali davası açılamaz ve sadece itirazın kesin olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Yetki itirazı ve borca itiraz varsa, itirazın iptali veya itirazın kesin olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Yetki itirazı ve imzaya itiraz varsa, itirazın iptali veya itirazın geçici olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Yetki itirazı, borca itiraz ve imzaya itiraz varsa itirazın iptali ve itirazın geçici olarak kaldırılmasına başvurulabilir. Dolayısıyla görüleceği üzere imzaya itirazın varlığı halinde, imzaya itirazla birlikte ileri sürülen borca itiraz ve onun gibi hüküm ve sonuç doğuran yetkiye itiraz çekinik kalmakta, itirazın geçici kaldırılması ve itirazın iptali talep edilebilmektedir.

İcrada Yetki İtirazının Sonuçları

Yetkiye itiraz edilmezse zımni yetki sözleşmesi yapılmış olur, o yer icra dairesi yetkili hale gelir ve daha sonra yetki itirazında bulunulamaz. Yetki itirazı üzerine alacaklı iki şekilde davranabilir. İlk olarak yetki itirazını kabul eder ve icra dairesine başvurarak dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep eder ve yetkili icra dairesi yeni bir ödeme emri gönderir. İkinci gönderilen ödeme emrinde eski ödeme emrinde borçlu tarafından ileri sürülen imzaya ve borca itirazların yeniden ileri sürülmesi gerekir. Diğer bir ihtimalde alacaklı yetki itirazını kabul etmez ve buna göre yetki itirazının tek başına veya diğer itirazlarla yapılmış olup olmadığına göre itirazın iptali veya itirazın geçici ya da kesin olarak kaldırılması yollarına başvurur.

İcra mahkemesi, icra dairesini yetkili görüyorsa; yetki itirazı tek başınaysa veya borca itirazla ileri sürülmüşse itirazın kesin kaldırması, imzaya itiraz da varsa geçici kaldırılması talebini reddeder. Buna karşılık, borçluyu haklı bulur ve icra dairesini yetkisiz olarak görürse itirazın kabulüne karar verir ve dosyayı yetkili icra dairesine gönderir. Genel mahkemelerin yetkisi hususunda tamamen HMK hükümleri uygulanır. Buna göre icra dairesi görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmaları nedeniyle adli yargıda yargılanmaları ve diğer özel yetki kuralları gözetilir. Yetki itirazının sonuç doğurabilmesi için mutlaka hangi icra dairelerinin gerçekten yetkili olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Limited Şirket Avukatı
Limited Şirket Avukatı

Limited Şirket Türk Ticaret Kanununun altıncı kısm...

Devamı
İhtiyati Haciz Nasıl Alınır?
İhtiyati Haciz Nasıl Alınır?

İhtiyati haciz geçici hukuki koruma tedbirlerinden...

Devamı
Koronavirüs ve Hukuki İlişkiler
Koronavirüs ve Hukuki İlişkiler

Koronavirüs salgını iş hukuku bakımından “mücbir s...

Devamı
Menfi Tespit Davası Şartları Nelerdir?
Menfi Tespit Davası Şartları Nelerdir?

Menfi tespit davası İcra İflas Kanununun 72. madde...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık