Yoksun Kalınan Parasal Hakların İadesi

Yoksun Kalınan Parasal Hakların İadesi

21-07-2020
Yoksun Kalınan Parasal Hakların İadesi

Yoksun Kalınan Parasal Hakların İadesi

Yoksun kalınan parasal hakların iadesi aslında devlet memurluğundan çıkarılan veya memurluğu belirli bir süre askıya alınmış ve maaşını tam alamayan memurların memuriyet görevlerine dönmeleri ile hak etmiş oldukları boşta geçen sürelere ilişkin maaşlarının iadesi yani yoksun kalınan parasal hakların iadesi olarak tanımlanabilir. Devlet memuru her ne şekilde olursa olsun devlet memurluğundan çıkarılmış ve açmış olduğu idari işlemin iptali davası ile mesleğine geri dönmüş ise memurun çalışmış olduğu kurum, memurun boşta geçen sürelere ilişkin maaşını faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örnek vermek gerekirse sözleşmeli bir uzman çavuş askerlik mesleğini icra ederken uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedilme sebepleri gerekçe olarak gösterilerek sözleşmesi feshedildi diyelim. Aynı şekilde 657 ye tabi bir devlet memurunun devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığını düşünelim. Her iki durumda da kararların tebliğinden itibaren kişilerin 60 gün içerisinde idari işlemin iptali davası açma hakkı vardır ki bu hak anayasal bir haktır. Açılan bu idari işlemin iptali davaları sonrasında davalar kazanılıp yapılan işlemler iptal edildiğinde sözleşmesi feshedilen uzman çavuş ile 657 ye tabi devlet memuru 30 gün içerisinde işe başlatılmalıdır. Aynı zamanda geriye dönük maaşlarını da almaya hak kazanacaklarından ötürü birikmiş maaşlarını da almaya hak kazanacaklardır. Ancak idari işlemin iptali davası ile bu yoksun kalınan parasal hakların iadesi talep edilebileceği gibi idari işlemin iptali davası sonrasında açılacak yoksun kalınan parasal hakların iadesi davası ile de bu durumun üstesinden gelinebilir. Önemli olan yoksun kalınan parasal hakların iadesinin gerekçesinin hukuka uygun bir zeminde davalı idareden istenmesidir. 

Göreve İade Edilen Memurun Özlük Hakları

Göreve iade edilen memurun özlük hakları- Devlet Memurunun ilgili kanun hükümlerine göre devlet memurluğuna kabul edilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk esnasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memuriyet görevine son verilmesi durumunda, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonrasında ilgilinin tabi olduğu hükümler çerçevesinde memuriyetten veya meslekten çıkarılmasına karar verilmesi durumunda, 375 sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"sinin Geçici 35'inci maddesi gereğince Bakan Onayı ile meslekten çıkarılmalarına karar verilmesi durumunda ya da OHAL KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi durumlarında ilgilinin hakkında yapılan işleme karşı idari yargı merciilerinde açmış olduğu iptal davasının lehine sonuçlanarak mahkeme kararıyla göreve iadesine karar verilmesi durumunda meslekten ya da memuriyetten ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren geçmişe dönüş olarak parasal haklarının iadesi, özlük haklarının iadesi diğer bir ifadeyle hakkında gerçekleştirilen işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklarının iadesi mümkündür. 

Memurluğa Girişte Anayasal İlkeler

Memurluğa girişte anayasal ilkeler- Kamu hizmeti olarak nitelendirilen devlet memurluğu görevine girmede ilgili genel ve özel kanunlarda aranan koşulların yanı sıra Anayasa'nın 10, 18, 48 ve 70. maddelerinde ifade edilen “serbestlik”, “eşitlik” ve “görevin gerektirdiği niteliklere sahip olma” ilkeleri memuriyete girişte hakim olan ilkelerdir.

Serbestlik ilkesi, devlet memurluğuna girmenin kişinin özgür iradesine bağlı olmasını, kişinin bu konuda dışarıdan bir baskıya maruz kalmamasını ifade eder. Eşitlik ilkesi; Anayasa’nın 10. maddesinde "herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" şeklinde düzenlenmesi gereği devlet memurluğuna girişte de dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri konularda ayırım yapılmamasıdır. Eşitlik ilkesi memuriyete girişte geçerli olduğu gibi, memurluk mesleğinin devamında ve memuriyetten çıkarılma kararında da riayet edilmesi gereken bir ilkedir. Memurluğa girişte üçüncü ilke ise; görevin gerektirdiği
niteliklere sahip olma ilkesi olup Anayasa’nın 70. maddesinde her Türkün, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım aranmayacağıdır. 

Devlet memurluğu görevine girmede aranılan bu temel ilkeler devlet memurluğundan ya da meslekten çıkarılma kararında da göz önüne bulundurulmakta özellikle eşitlik ve görevin gerektirdiği niteliklere sahip olma ilkelerine aykırı olarak ilgili hakkında verilen çıkarılma kararlarında idari yargı mercilerince işlemin iptaline karar verilmektedir. 

Devlet Memurluğu Kanununda Düzenlenen Şartlar

Devlet Memurları Kanununun "genel ve özel şartlar" başlıklı 48'inci maddesinde devlet memurluğuna giriş için bazı şartlar öngörmüştür. Devlet memurluğuna alınmada Genel Şartlar 48'inci maddenin (A) fıkrasında; Türk Vatandaşı olmak, Kanun’un 40. maddesindeki yaş ve 41 maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, kamu haklarından mahrum bulunmamak, dolandırıcılık, sahtecilik, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, hileli ifl as gibi 48. maddenin A fıkrasının 5. bendinde sayılan suçlardan mahkum suçlarından mahkum olmamak, askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş olmak, askerlik hizmetini yapmış ya da ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak ve 53. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla görevin yapılmasına engel olabilecek bir akıl hastalığı bulunmamak olarak sayılmıştır. Özel Şartlar ise 48'inci maddenin (B) fıkrasında; hizmet göreceği sınıf için Devlet Memurları Kanunu’nun 36. ve 41. maddelerinde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarından birinden diploma almış olmak ve kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak olarak belirtilmiştir. Görüleceği üzere devlet memurluğuna girişte aranılan genel şartların yanı sıra özel şartlar düzenlemesi gereği ilgilinin başvurduğu kurumun özel kanunlarında aranan koşulları da sağlaması gerekmektedir. 

Özel Kanunlarda Düzenlenen Şartlar

Devlet Memurları Kanununun 48'inci maddesinin (B) fıkrasında düzenleme altına alınan özel şartlar başlığında ilgilinin başvurduğu kurumun özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşıması da aranmaktadır. Bu bağlamda özellikle Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev alacak kişilerin Devlet Memurları Kanunundan farklı olarak özel kanunlarda yer alan şartları taşımaları gerekmekte olduğu gibi diğer kamu tüzel kişiliğine haiz kurumlara başvurularda da özel şartlar aranmaktadır. 

OHAL Komisyon Kararı İle Göreve İade Edilenlerin Özlük Hakları

Ohal komisyon kararı ile göreve iade edilenlerin özlük hakları- Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin, Olağanüstü Hal Yasası ile “olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda” uygulamaya yönelik olarak ve olağanüstü hal ilânını gerektiren nedenler gözetilerek bu nedenlerin ortadan kaldırılması için o duruma özgü önlemlerle sınırlı kalmak üzere çıkarılabilmektedir. Bu kapsamda 15 Temmuz Hain darbe girişimi ardından, 20 Temmuz 2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, Anayasanın 120 nci maddesi uyarınca “şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması” sebebiyle tüm ülkede 21 Temmuz 2016’dan başlamak üzere 90 gün süre ile olağanüstü hal ilan edilmiş bu karar Resmi Gazetede yayımlanarak TBMM’nin onayı sunulmuş ve TBMM’nin 21.07.2016 tarih ve 1116 sayılı kararıyla onaylanmış ve her seferinde üçer ay olmak üzere uzatılarak 17 Temmuz 2018 gecesi son bulmuştur. Bu süreç içerisinde çıkarılan OHAL KHK’leri ile, “terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı” olduğu gerekçesiyle, pek çok kamu görevlisi ya bu kararnamelere dayanılarak ya da doğrudan doğruya bu kararnamelerle, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmemek üzere kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.

Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile doğrudan doğruya gerçekleştirilen ihraç işlemlerine karşı yargı yolunun kapalı olması sebebiyle 685 sayılı “Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” çıkarılmış ve 23.01.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu 685 sayılı KHK ile, “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarih ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlara irtibatı olduğu gerekçesiyle başka idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek üzere “Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu” kurulması öngörülmüş  OHAL KHK’leri ile bir başka işleme gerek olmaksızın doğrudan tesis edilen işlemler hakkında yapılacak başvuruları değerlendirip karara bağlayacağı düzenlenmiştir. Komisyona başvuru süresi ilgilinin doğrudan doğruya kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yayımlanan KHK'nın Resmi Gazete'de yayımladığı günden itibaren altmış gün olarak belirlenmiş ve Komisyon, incelemesi sonucunda başvurunun reddine ya da kabulüne karar vereceği ifade edilmiştir. Anlaşılacağı üzere OHAL KHK'ları ile hakkında işlem tesis edilerek doğrudan doğruya kamu görevinden çıkarılanların işlemin iptali için OHAL Komisyonuna başvurma zorunluluğu bulunmakta olup yargı yoluna başvuru imkanı bulunmamaktadır. İlgili ancak hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılma kararına karşı Komisyon tarafından başvurunun reddine ilişkin karar verilmesi durumunda idari yargı merciilerinde iptal davası açabilecektir. 

Memurun Göreve İade Davası

Memurun göreve iade davası- İlgililerin, Kamu görevine girmek için kanun ve mevzuatlarda düzenlenen genel ve özel şartları taşımasına rağmen müracaatının aranılan "nitelikleri taşımadığı"ndan bahisle sonlandırılması işlemine, kamu görevlisi olupta devlet memurluğuna kabul edilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk esnasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde memuriyet görevine son verilmesi işlemine, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35'inci maddesi gereğince Bakan Onayı ile meslekten çıkarılmasına karar verilmesi durumunda ya da OHAL KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi sonrasında OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun reddedilmesi işlemine karşı idari yargı merciilerine başvurarak hakkında tesis edilen işlemin iptalini talep edebilecektir. Nitekim Anayasa’nın 125'inci maddesinin birinci fıkrasında, "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu"; yedinci fıkrasında da idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme ile idarenin hukuka bağlılığı, yargı denetimi sayesinde etkili biçimde sağlanmış ve idare edilenler, idarenin kanunsuz ve keyfî davranışlarına karşı korunmaya çalışılmıştır. Anayasa’da sayılan istisnai hâller dışında idari eylem ve işlemlere karşı yargı yolunun kapatılabilmesi olanaklı değildir. Anayasa'nın ilgili maddesi ve İdari Yargılama Usulu Kanunu'nda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde idareninin kişiler hakkında tesis etmiş olduğu işlemlere karşı yargı yolunun açık olduğu da ortadır. 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre ancak idari işlemlerden dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarında idari yargı mercii yetkili idare organlarının kamu hizmetlerini yürütmek üzere idari eylem ve işlem şeklinde ortaya koydukları tasarrufların kanunun koyduğu esas ve şekillere ve kanunun amacına uygun olarak yapılmış olup olmadığını, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığı incelenmekte yapılan inceleme sonucunda iptal davalarında idari işlemin unsurlarını oluşturan yukarıda saydığımız unsurlarından birinde hukuka aykırılık tespit ederse işlemin iptaline karar vermektedir. Bu kapsamda kamu görevlisi memur hakkında, ister 657 sayılı Kanunda veya özel kanunlarda sayılan nitelikleri taşımadığından bahisle ister memuriyetten yahut meslekten çıkarılma sonucu doğuracak disiplinsizlik sebebiyle isterse 375 sayılı KHK'nın Geçici 35'inci maddesine istaneden kamu görevinden çıkarılma ya da memurluktan çıkarma, memurluktan çıkarılma kararı verilmiş olursa karara karşı kararın tebliğinden sonra 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde hakkında yapılan idari işlemin iptali istemiyle yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması gerekmektedir. 

Mahkeme Kararı İle Göreve İade

Mahkeme kararı ile göreve iade- Kamu görevlisi memurun her ne sebeple olursa olsun memuriyetten ya da meslekten ilişiğinin kesilmesi durumunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda düzenleme altına alınan dava açma süresi içerisinde hakkında tesis edilen işleme karşı iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. İdari işleme karşı yürütme durduma talepli olarak açılan iptal davasında mahkeme öncelikli olarak İYUK 27'nci madde kapsamında işlemin yürütmesinin durdurulması hakkında karar verecek, yürütmenin durdurulmasına karar verirse ya da idari işlemin hukuka aykırılığı sonucuna ulaşılırsa işlemin iptaline karar verilecektir. İptal Kararı ile karara konu idari işlem ve bu işlemin doğurduğu hukuksal sonuçlar üzerine ortadan kalkacak, karar geriye yürüyecek ve hiç alınmamış sayılacaktır. Karar ile meslekten çıkarılan ya da kamu görevinden diğer bir ifadeyle memurluktan çıkarılan kişi hakkında Kurum tarafından İdari Yargılama Usulü Kanununun 13'üncü maddesi gereği 30 gün içerisinde işlem yapılarak tekrar kamu görevine iadesi yapılacaktır.

Göreve iade edilen memurun diğer bir ifade ile kamu görevlisinin boşta geçen dava süresi dahilindeki maaş dahil olmak üzere özlük hakları ne olacağı ise ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İdari işlemin iptali kararı ile göreve iade edilen memurun  geriye dönük alarak maaşları da dahil olmak üzere tüm özlük haklarını alma hakkı bulunmakla birlikte mahkeme kararı sonrası göreve iade edilen memurun geriye dönük özlük haklarını işlem hakkında iptal davası açarken iptal kararıyla birlikte talep edebileceği gibi iptal kararı sonrasında süresi içerisinde idari yargı mercilerinde açacağı yoksun kalınan parasal hakların iadesi davası ile de talep edebilecektir.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık