Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Emsal Karar

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Emsal Karar

26-01-2021
Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Emsal Karar

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Emsal Karar

Yedek subay veya yedek astsubay adaylarına yedek subay ve yedek subaylık eğitimlerinde yapılan güvenlik soruşturmaları sonucunda disiplinsizlik nedeniyle ilişik kesme işlemi uygulanmakta ve erliğe geçirilerek kalan askerlik yükümlülüklerini er olarak tamamlamaları sağlanmaktadır. Ancak idarenin yaptığı eylemler ve işlemlerin her zaman hukuka uygun olduğunu söylemek zordur. Nitekim bütün idari işlem ve eylemler yargı denetimine tabidir. Bu bakıman yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu göstermek ve bunu kanıtlamak için idari davaların açılması zaruridir. Yoksa yapılan işlem kesinleşecek ve ne yazık ki yedek subay veya yedek astsubay adayı kalan askerlik süresini er olarak tamamlayacaktır. Yapılması gereken idari dava açmak ve gerekçeli savunmalar ile durumu mahkemeye izah etmektir. Tarafımızca açılan idari davada MEBS okul komutanlığı Ankara da yedek subaylık/ asteğmen kursiyeri iken hakkında gerçekleştirilen güvenlik soruşturması nedeniyle erliğe nasbedilen müvekkil hakkında ilke derece mahkemesi tarafından verilen iptal kararı davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması yoluyla itiraz edilmiş ancak Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen karar ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararının haklı olduğu sonucuna varılarak kararın hukuka aykırılığı kesinleşerek emsal bir karar verilmiştir.

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Davasını Neden Açmalıyım

Yedek subay yedek astsbuay güvenlik soruşturması olumsuz gelip de disiplin kurulu kararı ile erliğe nasbedilen adaylar bu davayı hem lekelenmeme haklarının ihlal edildiği hem de sivil hayatlarında diğer memuriyetlere girişte karşılarına çıkma olasılığının fazlalığı nedeniyle açmalıdırlar. Zira davanın kazanılması ile hem yoksun kaldıkları parasal hakları kendilerine iade edilecek hem de sivil hayatlarında bu olumsuzluklarla karşılaşma olanağı kalmayacaktır. Ayrıca lekelenmeme haklarının ihalali de giderileceğinden sicillerinde olumsuz olarak nitelendirilen hususlar da ortadan kalkmış olacaktır.

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Davası Zamanaşımı

Yedek subay yedek astsubay güvenlik soruşturmasından dolayı disiplin kurulu kararı ile erliğe geçirilen ve kalan askerlik yükümlülüğünü er olarak başka birliklerde yapmak zorunda kalan adaylar bu işlemin yapıldığı ya da erliğe nasbedildiklerini öğrendikleri andan itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde dava açmalıdır. Uygulamada yedek subay veya yedek astsubayların bu süreleri kaçırdıkları ve üzerinde çok fazla durmadıkları ancak sonradan dava açmak istediklerinde mahkemenin süre aşımı kararı ile karşılaştıklarına çokça denk gelinmektedir. Bunun için yapılması gereken bu gibi olumsuzlukla karşılaşan kişilerin derhal alanında uzman güvenlik soruşturması avukatı ya da idari dava avukatları ile iletişime geçmeleri ve dava açma süresi geçirilmeden dava açmalarıdır.

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Davasında Avukata Nasıl Vekalet Veririm

Yedek subay yedek astsubay güvenlik soruşturması davasında avukata vekalet vermek için öncelikle vekalet vermek istenilen avukat ile iletişime geçilmeli ve onun vereceği talimatlar doğrultusunda hareket edilmelidir. Dava açacak kişiler genelde eğitim merkezlerinde oldukları için çarşı iznine çıkamamakta ve avukata vekalet vermekte zorlansa da vekalet vermek istenilen avukat ile irtibata geçince bu avukatın talimatı doğrultusunda noterlerle görüşülmekte ve noterler eğitim birliğine gönderilip dava açmak isteyenlerin vekaletleri alınabilemektedir.

Yedek Subay Yedek Astsubay Yürütme Durdurma Kararı

T.C.
ANKARA
23. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/...

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI)         : ...

VEKİLİ                                                        : Av. Bilgehan Utku/ Av. Emre ASAN


KARŞI TARAF (DAVALI)                             : Millî Savunma Bakanlığı /ANKARA

VEKİLİ                                                          : Av. Leman Başak Gürdal - Aynı Adreste

İSTEMİN ÖZETİ             : Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 15. Piyade Eğitim Tugayı, 22. Piyade Eğitim Bölüğünde astsubay astçavuş adayı olarak askerlik hizmetini ifa eden davacı tarafından, güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle erliğe nasbedilmesine ilişkin işlemin; askerlik vazifesini yedek astsubay olarak ifa etmesine mani bir durumunun olmadığı iddiasıyla iptali ve yürütmesinin durdurulması ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı hakkında edinilen istihbari bilgilerin 7179 sayılı Kanunun 33. maddesi kapsamında olduğunun anlaşılması sebebiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığının oluru ile askerlik görevini er olarak yapmak üzere statü değişikliği yapıldığı,
işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:

Dava, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 15. Piyade Eğitim Tugayı, 22. Piyade Eğitim Bölüğünde astsubay astçavuş adayı olarak askerlik hizmetini ifa eden davacı tarafından, güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle erliğe nasbedilmesine
ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 33/1. maddesinde; "Yedek subay veya yedek astsubay, yedek subay adayı veya yedek astsubay adayı, yedek subay aday adayı veya yedek astsubay aday adayı iken; ç) Yedek subay adayı veya yedek astsubay adaylarından Bakanlıkça bu konuda çıkarılan yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde; 2) Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, askerlik hizmetini er statüsünde tamamlar. Bunların askerlik hizmeti erbaş ve erlerin hizmet süresi kadardır." düzenlemesine yer verilmiştir.

6143 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başılıklı 11. maddesinde; "(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:..... f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma" düzenlemesi; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesi 7. fıkrasında; " Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan yedek subaylar ve yedek astsubaylar, ilgili kanunlara göre belirlenen kalan
askerlik hizmetlerini er rütbesi ile tamamlarlar." düzenlemesi; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" balıklı 20. maddesinde; "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır: ....h) Terör örgütleriyle
ilişkisi olmak: Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmaktır." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 15. Piyade Eğitim Tugayı, 22. Piyade Eğitim Bölüğünde astsubay astçavuş adayı olarak askerlik hizmetini ifa eden davacının, güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle erliğe nasbedilmesine ilişkin işlemin tesisi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; Mahkememizin 25.12.2020 ve 11.02.2021 tarihli ara kararları ile davacı hakkında tesis edilen işlemin sebebi ile soruşturma dosyası ve alınan ifadelerin Mahkememize gönderilmesinin 2 defa davalı idareden istenilerek, ayrıca verilen 15 günlük
süre içinde ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi halinde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği hususunda davalı idare uyarıldığı halde; davalı idare tarafından 25.12.2020 tarihli ara kararımıza istinaden ek süre uzatım talebinde bulunduğu ancak davanın niteliği gereği bu talebin Mahkememizin 27.01.2021 tarihli ara kararı ile reddedildiği, davalı idare tarafından 29.01.2021 tarihli savunma dilekçesinin ekinde her hangi bir somut belge sunmaması üzerine 11.02.2021 tarihli ara kararının yapıldığı ve bu ara kararımıza da sadece iç yazışmaların sunulduğu belgelerin gönderilmediği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinde; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre
içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve ara kararında bu husus ayrıca belirtilir. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Başbakan veya ilgili bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez..." hükümlerine yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda, davacının 7179 sayılı Kanunun 33/1. maddesinin 2. fıkrası kapsamındaki tutum, davranış ve fiillerinin olumsuz değerlendirilmesine neden olacak bir fiil veya halinin bulunmadığı yönündeki iddiasına karşılık olarak, davalı idare tarafından Mahkememizce yapılan 2 ayrı ara kararına rağmen davacının 7179 sayılı Kanunun 33/1. maddesinin 2. fıkrası kapsamındaki tutum, davranış ve fiillerinin olumsuz değerlendirilmesine dayanak alınan somut bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmediği anlaşıldığından, hakkında hukuken kabul edilebilir, somut, kesin ve doğruluğu teyit edilmiş olumsuz bir bilgi veya belge olduğu davalı idare tarafından ortaya koyulamayan davacının güvenlik soruşturması olumsuz
değerlendirilerek uzman erbaş adaylık işlemlerine son verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan, dava konusu işlemin davacının kalan askerlik hizmetinin er olarak tamamlatılmasına ilişkin olması nedeniyle davacı açısından telafisi güç zararlara sebebiyet vereceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yedek Subay Yedek Astsubay Güvenlik Soruşturması Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
10. İDARİ DAVA DAİRESİ

ESAS NO         : 2020/...
KARAR NO         : 2020/25..

İSTİNAF İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI)                                 :
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI/ANKARA
VEKİLİ                                                        : AV. ..

KARŞI TARAF (DAVACI)                            :...

VEKİLİ                                                  : AV. BİLGEHAN UTKU/ Av. Emre ASAN

İSTEMİN ÖZETİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde 2019 yılı 375. dönem Yedek Subay Adayı olarak görev yapan davacı tarafından, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 8. maddesi gereğince statüsünün er olarak değiştirilmesine ilişkin 10.07.2019 tarih ve 1646673 sayılı işlemin iptali ile bu işlemden kaynaklı maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının birliğe katılışına müteakip kendi el yazısı ile alınan bilgi alma tutanakları ve Yüksek Disiplin Kurulu'nda verdiği sözlü ifadelerin incelenmesinden, davacının 8. sınıfta 2007-2008 döneminde ilçede tek olması nedeniyle FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı dersaneye gittiği, 11 ve 12. Sınıflarda 2011-2012 yıllarında ... ilindeki FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı dersaneye gittiği, ... Fen Lisesi'nde devlet yurdunda yatılı okuduğu, örgütün gazetesine deneme sınavları için abone olduğu, bu gazeteleri kendisinin almadığı, lise döneminde örgüt elemanlarıyla süreklilik oluşturacak bir iletişiminin bulunmadığı, üniversite döneminde hiçbir bağlantısının olmadığı, üniversite okuduğu dönemde kız kardeşleri ile birlikte evde kaldığının davacı tarafından belirtildiği, yine davacı tarafından bylock gibi haberleşme/kriptolu programını kullanmadığı, müzahir bankalarda hesap kaydının bulunmadığı, terör örgütü mensuplarınca ankesörlü telefon/operasyonel hat kullanım/görüşme durumunun bulunmadığı, Mahkemelerce düzenlenen adli/idari işlemin bulunmadığı, Kamu Personeli Seçme Sınavlarına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, irtibatlı ve iltisaklı yardım kuruluşları/kişilere hizmet vb. adı altında yardım yapmadığı hususlarının da ayrıca belirtildiği anlaşıldığı, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı, davacının beyanları dışında herhangi bir olumsuz halinin tespit edilmediği, davacının samimi beyanlarının da Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşürmek veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunmak, tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olmak fiillerini işlediğinin sübuta erdiğinin kabulünü teşkil edecek bir husus içermediği anlaşıldığından, hakkında hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşürmek veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunmak, tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olmak fiilini işlediğinden bahisle yedek subay adayı olan statüsünün er olarak değiştirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan, Anayasanın 125. maddesinin "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarıca davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem sebebiyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihi olan 16.07.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin olarak Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/12/... gün ve E: 2019/12.., K: 2019/30.. sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından, mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:

Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/12/20.. gün ve E: 2019/12.., K: 2019/30.. sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 19/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
ANKARA
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
10.İDARİ DAVA DAİRESİ
Y.D İtiraz No                                                                   :
2021/124

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA
VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN (DAVACI)     
            :...

VEKİLİ                                                                               : AV. BİLGEHAN UTKU- AV. EMRE ASAN

KARŞI TARAF (DAVALI)                                                    : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

İSTEMİN ÖZETİ : Samsun Sahra Sıhhiye Okul Komutanlığında yedek subay adayı olarak eğitim gören davacı tarafından, yedek subay adaylığının sonlandırılarak statüsünün "er" rütbesine düşürülmesine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığının 05/08/2020 tarih ve 1885585 sayılı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; yürütmenin durdurulması isteminin reddi yönünde Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/12/2020 gün ve E:2020/2027 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava; Samsun Sahra Sıhhiye Okul Komutanlığında yedek subay adayı olarak eğitim gören davacı tarafından, yedek subay adaylığının sonlandırılarak statüsünün "er" rütbesine düşürülmesine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığının 05/08/2020 tarih ve 1885585 sayılı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.

Ankara 3. İdare Mahkemesinin 18.12.2020 tarih, E:2020/2027 sayılı kararı ile; olayda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 7. fıkrasında; “Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı en yakın Bölge İdare Mahkemesine, İdare ve Vergi Mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)(2) kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(1 )(2)" hükmüne yer verilmiştir.

1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunun 8 nci maddesinde "Yedek subay adayı olarak askere sevkden evvel veya yedek subay yetiştirilmekte iken aşağıdaki engel hali olduğu anlaşılanlar askerlik hizmetini durumlarına göre er veya erbaş olarak tamamlarlar. 
a) 1. Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahküm olanlar,
2. Kamu hizmetlerinden müebbeten yasaklı olanlar,
3. Hileli müflis olduğu ilan edilenler,
b) Yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde;
1. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle yedek subay çıkarılması uygun görülmeyenler,
2. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmıyacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, Okul disiplin kurullarının vereceği subay olamaz kararı üzerine er olurlar.
c) Yedek subay öğreniminde başarı gösteremeyenler, erbaş olurlar.
Bunların yerine getirecekleri hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen süre kadardır." hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; Samsun Sahra Sıhhıye Okul Komutanlığı emrinde Sağlık Asteğmen adayı olan davacının, sınıf okulu Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile, Subay olamaz kararı verilerek kalan askerlik hizmetini er olarak tamamlamasına karar verilmesi üzerine söz konusu idari işlemin iptaline, mahrum kalınan özlük haklarının iadesine ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı hakkında er olarak statü değişikliğine gerekçe olarak, Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan arşiv araştırması sonucunda, 2015-2016 yılı Eğitim Öğretim döneminde ... müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksek Okulu Fizyoterapi Programına ücretli eğitim kaydının bulunduğu, eğitimine devam edip etmediği konusunda net bir tespitin yapılamadığı, 2016 yılında ... müzahir olduğu gerekçesiyle ...ile kapatılan ... Tıp Fakültesinde stajyer öğrenci olarak 2 ay SGK kaydının bulunduğu şeklinde istihbari bilgiler ele edilmesinin gösterildiği görülmüştür.

Dosyada bulunan davacı tarafından verilen bilgilere dayanılarak hazırlanan bilgi alma tutanağında, davacının, ...ile açılan ek yerleştirme sonunda ...FTP bölümüne geçiş yaptığı, staj için TSK ...Rehabilitasyon Merkezine başvurduğu stajyer öğrenci olarak 2 ay SGK kaydının bulunduğu bilgisini yeni öğrendiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; yedek subay adayı olan statüsünün 7179 sayılı Kanunun 33 ncü maddesi uyarınca er olarak değiştirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının itirazının KABULÜNE, yürütmenin durdurulması isteminin reddine yönelik olarak Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/12/2020 gün ve E:2020/2027 sayılı kararın KALDIRILMASINA; hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde davacının telafisi güç zararına yol açacağı açık bulunan dava konusu işlemin, dava sonuna kadar ve teminat aranmaksızın YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA...

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık