Uzman Erbaş Uzman Jandarma Maluliyet Davası

Uzman Erbaş Uzman Jandarma Maluliyet Davası

04-01-2021
Uzman Erbaş Uzman Jandarma Maluliyet Davası

Uzman Erbaş Uzman Jandarma Maluliyet Davası

Uzman erbaş veya uzman jandarma maluliyet davasında uzman erbaş olan kişinin, psikiyatrik rahatsızlığından dolayı kullandığı hava değişimi süresinin üç ayı geçmesi üzerine sözleşmesinin feshi sonrasında, ...hastanesi sağlık kurulu raporuyla yine aynı rahatsızlıktan dolayı TSK’da görev yapamayacağına karar verilmesi karşısında, maluliyetinin görevde iken gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.

Maluliyet Davası Mahkeme Kararı

Davacı vekili, 07.03.2011 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.06.2002 tarihinde Tnk.Uzm.Onb. olarak TSK’de göreve başladığını, müvekkilinin görevde iken psikotik bozukluk teşhisi ile 2008 yılında rahatsızlandığını, 08.02.2008 tarihinde 1,5 ay, 16.05.2009 tarihinde 1,5 ay, 04.11.2009 tarihinde 1 ay, 25.01.2010 tarihinde 3 ay hava değişiminin uygun görüldüğünü, sağlık sebebiyle 08.06.2010 tarihli sözleşme fesih onayı ile 31.05.2010 tarihinden geçerli olarak sözleşmesinin feshedildiğini, 15 Mayıs 2010 tarihinde ödenen görev aylığının 15 günlük kısmının geri alındığını, müvekkilinin 03.06.2002-31.05.2010 tarihleri arasında 10 yıl 1ay 6 gün hizmet süresinin bulunduğunu, emekli olabilmesi için gerekli 10 yıllık süreyi tamamladığını, GATA Asker Hastanesinin 19.10.2010 tarihli raporu ile “psikotik bozukluk” teşhisi ile askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, davacının sandık iştirakçisi iken başlayan rahatsızlığı nedeniyle görevini yapamayacak hale geldiğini belirterek adi malûl aylığı bağlanmaması ve emekli aylığı ödenmemesi işleminin iptaline ve emekli aylığı emekli ikramiyesinin hak ediş tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının 03.06.2002 tarihinde sözleşmeli uzman erbaş olarak göreve başladığı, görev sırasında rahatsızlandığı ilk olarak Çorlu Asker Hastanesinin 08.02.2008 tarih ve 134 numaralı raporu ile “kısa psikotik bozukluk” teşhisiyle 1,5 ay hava değişiminin uygun görüldüğü, bilahare GATA Haydarpaşa Asker Hastanesinin 04.05.2009 tarih ve 3218 numaralı raporu ile “Bipolar bozukluk” teşhisiyle 1,5 ay hava değişimi, Çorlu Asker Hastanesinin 16.10.2009 tarihli raporu ile 7 gün istirahat, 04.11.2009 tarih ve 1109 sayılı raporu ile “psikotik bozukluk” teşhisiyle 1,5 ay hava değişimi, 25.01.2010 tarih ve 109 numaralı raporu ile “psikotik bozukluk” teşhisiyle 3 ay hava değişimi verildiği, 25.01.2010 tarihli bu rapora davacının itirazı üzerine yapılan muayene sonucunda Gümüşsuyu Asker Hastanesinin 31.03.2010 tarih ve 74 numaralı raporu ile “psikotik bozukluk” teşhisiyle davacının üç ay istirahatinin uygun görüldüğü, 1’inci Ordu Komutanlığının 08.06.2010 tarih ve PER: 1980-7-10/Mrk.Ş.Svl.Me.İşçi Erb. ve Er İlş. Ks. sayılı emri ile 31.05.2010 tarihinden geçerli olarak 3269 Sayılı Kanunun 10’uncu maddesi uyarınca sağlık sebebiyle sözleşmesinin feshedildiği, bilahare 1’inci Ordu Komutanlığının 16.09.2010 tarih ve PER:1980-16- 10/Mrk.Ş.Svl.Me.İşçi Erb. ve Er İşl. Ks. sayılı emri ile bu kez davacının üç aylık hava değişimi ve istirahat süresinin bitim tarihi olan 18.03.2010 tarihi itibariyle sağlık nedeniyle sözleşmesinin feshine karar verilerek 08.06.2010 tarihli sözleşme fesih onayının iptal edildiği ve 18.03.2010-31.05.2010 tarihleri arasında personele ödenen maaşların davacıya borç çıkarılarak geri istendiği, ancak davacı tarafından herhangi bir maaş iadesi yapılmadığı, davacının sözleşmesinin feshedilmesinden sonra da muayene ve tedavisine devam edildiği, Samsun Asker Hastanesinin 19.10.2010 tarih ve 450 numaralı raporu ile “Bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk” teşhisiyle “B/15 F-2 TSK’da görev yapamaz” kararı verildiği, 

davacının 23.11.2010 tarihli dilekçesi ile adi malûl olarak emekli edilmesi için idari müracaatta bulunduğu davalı kurumun 27.12.2010 tarihli işlemi ile talebinin reddedilmesi üzerine süresinde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı idare tarafından davacının 15.06.2002-15.04.2010 tarihleri arasında fiili hizmet zammı ve 506 sayılı kanuna tabi 39 günlük hizmeti dahil 9 yıl 10 ay 24 gün hizmetinin bulunduğu, hizmeti 10 yıldan az olduğundan açıkta iken malûliyet durumunun incelenemeyeceği ileri sürülmüş ise de; 5434 sayılı Kanunun 44/1’inci maddesi: “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hâsıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (Malûl) denir ve haklarında bu kanunun malûllüğe ait hükümleri uygulanır.” hükmünü amirdir. Yukarıda izah edildiği üzere davacı görevde iken ilk defa Çorlu Asker Hastanesinin 08.02.2008 tarih ve 134 numaralı sağlık kurulu raporu ile davacıya “psikotik bozukluk” teşhisi konulduğu, tedavisi devam ettiği halde, kendisine

verilen istirahat ve hava değişimleri süresinin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunun 10’uncu maddesinde belirtilen üç aylık süreyi geçmesinden dolayı yasal zorunluluk sebebiyle ilişiğinin kesildiği, davacının ilişiğinin kesilmesinden sonra GATA Asker Hastanesinin 30.06.2010 tarihli raporu ile “psikotik bozukluk” teşhisiyle iki ay istirahatinin uygun görüldüğü, müteakiben Samsun Asker Hastanesinin 19.10.2010 tarihli raporu ile yine aynı teşhisle TSK’da görev yapamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı görevde iken başlayan hastalığı sebebiyle memuriyetten ayrılmak zorunda kalan bir iştirakçidir. Davacının TSK’da görev yapmasına engel olan rahatsızlığı görevde iken mevcut olan rahatsızlığı ile aynıdır. Davacının bu hastalığı sebebiyle TSK’dan ayrılması sebebiyle zorunlu olarak malûliyet durumu statüden ayrıldıktan sonra tespit edilmiştir. Davacı 5434 Sayılı Kanunun 87’nci maddesinde belirtilen belli sebeplerle TSK’dan ayrılmış değildir. Bu sebeplerle davacının maluliyetinin görevde iken oluştuğunun kabulünün gerektiği, bu malûliyetinin açıkta iken malûliyet hali ile ilişkilendirilemeyeceği değerlendirilmiştir.

5434 sayılı Kanunun 53/1’inci maddesinde; “Adi malûllük aylığı, fiili hizmet müddetleri en az 10 yılı tamamlamış bulunan iştirakçilerin fiili ve itibari hizmet müddetleri toplamına göre ve malûllük dolayısıyla vazifeden ayrıldıkları tarihteki keseneğe esas aylık veya ücretleri ve 15’inci maddenin (g) fıkrasında yazılı olanların tam aylık veya ücretleri tutarları üzerinden aşağıda gösterilen nispetlerde bağlanır.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 89/1’inci maddesinde de emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödeneceği, düzenlenmiştir.

5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 31’inci maddesinin ilk fıkrasında fiili hizmet; "...iştirakçinin, mülga 30’uncu madde gereğince bu Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir." şeklinde tarif edilmiştir. 5434 sayılı Kanunun 14’üncü maddenin (a) fıkrası; "İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek %16 emeklilik kesenekleri Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerden kesenek alınmaz. Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır." şeklindedir. 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre; iştirakçilerin bu kanunda belirtilen haklardan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle, geçirilen süre fiili hizmet olarak tarif edilmiştir. Ay başlarından önce vazifeye girenlerden kesenek alınmayacak, ay başlarından sonra vazifeden ayrılanlardan tam kesenek alınacaktır. Tam kesenek alınan aylar da fiili hizmetten sayılacaktır.

Her ne kadar 1’inci Ordu Komutanlığının 16.09.2010 tarihli yazısı ile davacının sözleşmesinin 31.05.2010 tarihi itibariyle feshine ilişkin emrinin iptal edildiği, davacının sözleşmesinin 18.03.2010 tarihinde feshedildiği bildirilmiş ise de; Pınarhisar/Kırklareli 1’inci Ordu Tatbikat Merkez Komutanlığının 05.10.2011 tarih ve PER:1980-1185-11/Per.Ks. sayılı yazısında davacıya Mayıs 2010 tarihi dahil maaş tahakkuk ettirildiği, davacıya 18.03.2010-31.05.2010 tarihleri arasındaki dönemde ödenen ve borç çıkarılan 4.847,55 TL.sinin davacıdan geri alınmadığı ve bu hususta açılmış bir davanın da mevcut olmadığı, dosyada mevcut 2010 yılına ait şahıs emeklilik kesenekleri icmal bordrosunda da davacıdan Nisan 2010 ve Mayıs 2010 ayında tam kesenek alındığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu halde 5434 Sayılı Kanunun 14 ve 31’inci maddeleri uyarınca hizmet bitim tarihinin 14.06.2011 tarihi olarak alınması gerekirken 15.04.2010 tarihi olarak alındığı, bu halde davacının 10 yıllık hizmet süresini doldurduğu, dolayısıyla davacıya adi malûllük aylığı bağlanabilmesi için 5434 Sayılı Kanunun 53/1’inci maddesinde belirtilen gerekli 10 yılık fiili hizmetin bulunması koşulunun da davacı yönünden gerçekleştiği anlaşıldığından davacıya adi malûl aylığının bağlanması, buna bağlı olarak 5434 Sayılı Kanunun 89’uncu maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 

Bilindiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş olabilir. İşte faiz borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısıyla alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dâhilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle Fer’i bir borçtur. Faiz, alacağın bir bölümü olmayıp onun fer’i niteliğinde ve fakat ayrı bir alacaktır. Davacının adi malûl aylığı ile emekli ikramiyesini hak ettiği tarih ile ödeme tarihi arasında bu paradan mahrum kaldığı sürede bu paranın kullanılamaması dolayısıyla yoksun kaldığı kazancın karşılığı olarak, ödenmesi gereken adi malûllük aylığı ve emekli ikramiyesine hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıya adi malûl aylığı bağlanmaması İŞLEMİN İPTALİNE,

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Askeri Ceza Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık