Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Atamanın İptali Davası

Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Atamanın İptali Davası

08-05-2021
Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Atamanın İptali Davası

Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Atamanın İptali Davası

Polis, asker ve memur hukuku bakımından en önemli hususlardan bir tanesi personelin atamasına, tayinine ilişkin işlemlerdir. Milli Savunma Bakanlığı Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerin atama ve yer değişiklikleri ilgili personel kanunlarında genel olarak atama, tayin esas ve usulleri ise yönetmelik ve yönergelerde belirlenmiştir. İlgili düzenlemelerde personelin meslek hayatları boyunca farklı hizmet bölgeleri arasında atama görecek şekilde ve atamaların personelin branş, ihtisas ve mesleki gelişim planlarına uygun olarak, planlı değişimi sağlayacak şekilde (özel düzenlemeler hariç olmak üzere) her yıl Haziran - Eylül aylarını kapsayan dönemde yapılacağı düzenlenmiştir. Özel düzenlemeler haricinde atamaları genel olarak garnizon değiştirerek atama ve garnizon içi atama olarak iki başlık altında toplamak mümkündür. Bu iki atama türü arasındaki farklılıklardan bahsedemeden önce "garnizon" kavramı üzerinde durmak yerinde olacaktır. Garnizon; Birlik, kurum ve karargâhların konuş durumuna göre belirlenen ve Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan ve yönergelerde gösterilen atama yerleri olarak ifade edilmektedir. Her kuvvet tarafından ilgili kuvvetin yerine getirdiği görev ve faaliyet kapsamı dikkate alınarak hazırlanan yönergelerde belirlenen garnizonlar atamalarda kamu görevinin kesintiye uğramadan her bölgede yerine getirilmesini sağlamayı amaçladığı gibi aynı zamanda planlı değişimi sağlayarak personel arasında eşitliğe aykırı atamaların önüne de geçmektedir.

Bu kapsamda personelin atanacağı garnizonların gelişmişlik düzeyi, barınma ve konaklama imkânları, bulunduğu coğrafi konum, durum ve iklim koşulları, özellikle personelin ailesi açısında eğitim-öğretim imkânları ve düzeyleri, güvenlik ve asayiş durumu, kültürel ve sosyal imkanlarının varlığı, gerek özel gerekse devlet sağlık kurum ve kuruluşlarının sağladığı sağlık imkânları, personel ve ailesinin günlük yaşam imkanları, personel açısından özlük haklarındaki yarattığı farklılıklar, personel tarafından tercih edilirlik düzeyleri ve ulaşım ile haberleşme imkanları özellikleri dikkate alınarak Ulaştırma ve habegarnizon özelliklerine göre garnizon dereceleri belirlenmekte ve sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda veya gerek görülmesi halinde (idari,asayiş ve zaruri sebepler) nedeniyle güncelleştirilmektedir. Belirtmiş olduğum kıstaslar çerçevesinde belirlenen bu garnizonlarda görev süresi ise ilgili Kuvvet Komutanlığının yerine getirdiği görevin özellikleri ve hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak, iki yıldan az olmamak üzere belirlenmekte böylelikle atamalarda personelin sıralı ve planlı olarak değişmesi amaçlanmaktadır. Bu açıklamalarda sonra genel olarak atama çeşitleri, atamalarda hakim olan temel ilkeler ve atamalarda dikkat edilecek esaslar ile atamalarda kurumların takdir hakkı üzerinde durmaya çalışacağız. 

Garnizon Değişikliği Nedeniyle Atama Tayin Nedir?

Garnizon değişikliği nedeniyle atama personelin yukarıda belirtmiş olduğumuz hususlar çerçevesinde ilgili kuvvet komutanlığı tarafından belirlenen görev yaptığı garnizondaki kadrodan, farklı bir garnizondaki kadroya yapılan ataması olarak ifade edilmektedir. Personelin gerek Haziran-Eylül ayları arasındaki genel atamalar gerekse hizmet gereği ya da özel durumlar sebebiyle bulunduğu garnizondan başka bir garnizona atamasının yapılması garnizon değişikliği suretiyle atama kapsamındadır. 

Garnizon İçi Atama (Tayin) Nedir?

Personelin görev yapmış olduğu garnizonda farklı bir kadroya atanması garnizon içi atama olarak nitelendirilmektedir. Garnizon İçi atamalarda da, atamalarda hakim olan temel ilkeler ile dikkat edilecek esaslar göz önüne alınarak ve kanunun tanıdığı sınırlar içerisinde takdir yetkisi kullanılarak yerine getirilmektedir. 

Garnizon Dereceleri ve Hizmet Süreleri Nelerdir?

Personel atama sürecinde, garnizonların belirlenmesi atamaların hizmetin aksamadan yerine getirilmesi ve personel arasında hakkaniyetli değişim açısından büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda her kuvvet komutanlığı tarafından hazırlanan yönergelerle garnizonlar belirlenmiş bu garnizonların dereceleri ve görev süreleri de düzenleme altına alınmıştır. Bu kapsamda; 

  • Kara Kuvvetleri açısından; 


Yukarıda belirtmiş olduğumuz ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek Kara Kuvvetleri birliklerinin açısından 1., 2., 3., 4. ve 5. derece olmak üzere 5 ayrı dereceye ayrılmıştır. 

1'inci derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 6-8 yıl, 2'nci derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 4-6 yıl,

3'üncü derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 3-5 yıl, 4'üncü derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 3 yıl, 5 inci derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 2 yıl olarak düzenlenmiştir. Kıbrıs 2'nci derece, Gökçeada ve Bozcaada 3'üncü derece garnizonlar olarak belirlenmiş ve bu garnizonlarda hizmet süresi 2 yıl olarak planlanmıştır. 

  • Deniz Kuvvetleri Açısından; 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde birliklerin konuşlu olduğu yerler açısından atamaya esas olmak üzere birlikler Kara Birlikleri ve Yüzer Birlikler olarak ikiye ve 5 ayrı dereceye ayrılmıştır. Kara Birlikleri 1., 2., 3. ve 4. derece, Yüzer birlikler ise 5. derece garnizon olarak planlanmıştır.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yer alan kara birliklerinde (kurum, karargah gibi) 1'inci ve 2'nci derece garnizonlarında asgari 3 yıl görev yapılmaktadır. 3'üncü ve 4'üncü derece garnizonlarında ise asgari 2 yıl kalış süresi uygulanmaktadır. Yüzer birlikler ise daha öncede ifade ettiğimiz üzere 5'inci garnizon derece olarak sayılmakta ve muharip sınıf subay ve astsubaylar için hizmetin yüzer birliklerde geçirilmesi esas olup yüzer birliklerde garnizon kalış süresi uygulanmamaktadır.

  • Hava Kuvvetleri Açısından; 

Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde birliklerin konuşlu olduğu yerler bakımından garnizon dereceleri de Kara Kuvvetleri Komutanlığında olduğu gibi yine 5 dereceye ayrılmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan personel 1'inci ve 2'nci derece garnizonlarda 5 yıl, 3'üncü derece garnizonlarda 4 yıl, 4'üncü derece garnizonlarda 3 yıl, 5'inci derece garnizonlarda 2 yıl görev yapmaktadır. 

  • Jandarma Genel Komutanlığı Açısından;

Jandarma Genel Komutanlığı birliklerinin konuşlu bulunduğu garnizonlar da 5 ayrı dereceye ayrılmış olup 1'inci derecedeki garnizonlarda hizmet süresi-8 yıl, 2'nci derecedeki garnizonlarda hizmet süresi-6 yıl, 3'üncü derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 3-4-5 yıl, 4'üncü derecedeki garnizonlarda hizmet süresi 3-4 yıl ve 5'inci derecedeki garnizonlarda garnizon hizmet süresi ise 2 yıldır.

Atamalarda Temel İlkeler Nelerdir?

Atamadaki amaç tüm idari işlemlerde olduğu gibi kamu hizmeti ve kamu yararı gereği olup atamaların kamu hizmetinin sağlıklı yürümesi ve kamu yararı düşünelerek yapılması esastır. Bu hususların ve kanun koyucunun belirlemiş ilkelerin dikkate alınmadan gerçekleşmesi durumunda ise işlem sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olacak ve iptal edilecektir. Mevzuat hükümleri kapsamında atama işlemlerini gerçekleştiren atama birimlerin mutlak suretle uyması gereken bu ilkeler aynı zamanda atama işleminine tabi tutulan personel açısından hakkında gerçekleştirilen atama işleminin hukuka uygunluğunu denetlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda atamalarda hakim olan temel ilkeleri Kadroya göre atama, hizmet ihtiyacına göre değişik garnizonlara atama, atamada planlı değişim, asgari sayıda garnizon değiştirme, Hizmet safahatı puanı, Personel destekleme öncelikleri, garnizon hizmet süresinin tamamlanması ve atamanın ertelenmemesi ilkeleri genel başlıkları altında sıralayabiliriz.

Bu kapsamda personelin;

  • - Kadrosu olmayan bir görev yerine ataması yapılmaması, 
  • - Meslek hayatı boyunca değişik garnizonlarda vazife görecek şekilde atama işlemine tabi tutulması,
  • - Sınıf, branş, ihtisas ve fonksiyon alanı ile mesleki gelişim plan ve paternlerine uygun olarak, atamada sıralı ve planlı değişim sağlanması, 
  • - Asgari sayıda garnizon değiştirmesi esas alınması, 
  • - Sınıf, branş ve fonksiyon alanı açısından aynı durumda olan personelin aynı garnizonu tercih etmeleri durumunda safahat puanları da göz önünde bulundurulması,
  • - Bulunduğu garnizonda hizmet süresini tamamlaması, 
  • - Atamanın geriye bırakılmaması ilkelerine göre atamasının yapılacağı atamanın temel ilkelerini oluşturan hususlar olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere kanun koyucu idarenin bu ilkeler çerçevesinde atama işlemini gerçekleştirmesi gerekliliğini düzenlemiştir. 

Atamada Dikkate Alınacak Esaslar Nelerdir?

Milli Savunma Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komuntanlığı bünyesinde görev yapan personelin yerine getirdiği görevinin önemi, hizmetin aksamadan devam etmesi ve atamaların personel ve ailesi açısından taşıdığı önem sebebiyle atamaların hakkaniyete uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için kanun koyucu atamalarda dikkate alınacak hususları ilgili mevzuat hükümlerinde düzenleme altına almıştır. Nitekim idarenin personel atamasında sahip olduğu takdir yetkisi, görev alanlarının çeşitliliği ve birbirinden farklılığı ile personelin özel durumları ile atanma istekleri birlikte değerlendirildiğinde atanmada dikkate alınacak esasların düzenlenmesi kaçınılmaz olmuştur. Aksi durum personel karşısında daha kuvvetli durumda olan idarenin takdir yetkisini sınırsız kullanmasını, hizmetin aksamasını veya kişi-kamu yararı arasındaki dengenin bozulmasına sebebiyet verecektir ki bu durum dolaylı olarak da hizmetin işleyişinde aksaklıklara neden olacaktır.

Bu nedenle hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına ve hizmet ihtiyacı prensibine uygun olarak personelin atamasında dikkate alınacaklar esaslar;

  • - Personelin görevi kapsamında almış olduğu meslek programları ve meslek içi eğitim esasları,
  • - İdarenin kamu görevini yerine getirmede duymuş olduğu kadro ihtiyaçları,
  • - Tüm personel açısından var olan Kıt'a hizmeti zorunluluğu,
  • - Personelin terfi durumu,
  • - Personel hakkında ilk yada sonradan gerçekleştirilen sınıf, branş, fonksiyon alanı ve ihtisaslarına yönelik düzenlemeleri,
  • - Personelin kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının atamaya esas sağlık raporuyla ispatlanan hayati önemi haiz sağlık durumları, eş durumu nedeniyle tayin, çocukların durumu nedeniyle tayin
  • - İdarenin duymuş olduğu ihtiyaç, asayiş ve zaruri sebepler,
  • - Personelin atanma döneminde veya özel durumlara bağlı atama, tayin isteğinde belirttiği yerler.
  • - Personelin bakmakla yükümlü olduğu ve beraber yaşadığı anne, baba veya mahkeme kararıyla vasi tayin edilmesi durumunda kardeşinin atamaya esas sağlık raporuyla raporlanan hayati önemi haiz sağlık durumlarıdır. 

İlgili mevzuat hükümlerinde düzenlenen ve gerek Milli Savunma Bakanlığı gerekse Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan personelin atamalarında dikkate alınması gereken bu hususlar idarenin personel ataması hususunda takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, atamalarda belirtilen esasların dikkate alınmadan gerçekleştirilmesi durumunda ise işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır.

Atanmada dikkate alınacak esaslar öncesinde de dile getirdiğimiz üzere kamu görevinin sağlıklı yürümesi ve kamu yararının korunması temelli olduğu gibi idareyi personel hakkında işlem yaparken hukuka ve hakkaniyete bağlı kalarak hareket etmesini de sağlamaktadır. Belirlenen esaslar arasında öncelik, sonralık ya da daha çok önemli, önemsiz ayrımı yapılamayacağı gibi tek bir hususun varlığı gerekçe gösterilerek atama işlemi gerçekleştirilmeyecek ya da atama isteğinin reddi yoluna gidilemeyecek tüm esaslar değerlendirilerek atama işlemi gerçekleştirilecektir.  

Atamanın İptali Davası Zamanaşımı?

Kamu hizmetinin devamı ve kamu yararı gereği ile hizmetin gerekliliği açısından hayati öneme haiz olan atama işleminin önemi personel açısından da göz ardı edilemeyecek seviyededir. Personelin mesleki gelişiminin yanı personel ve ailesinin sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamlarını büyük oranda etkilemektedir. Personel ve ailesi açısından bu denli öneme haiz genel ya da mevzuatta belirlenen özel durumlara bağlı olarak gerçekleştirilen atamalara karşı atamaya itiraz ve atamanın iptali talebiyle dava açma hakkı kaçınılmazdır. Gerek atamanın kendi isteği çerçevesinde olması durumunda, gerekse idarenin takdir yetkisini kullanarak yapmış olduğu atamalara karşı; takdir yetkisinin hukuka uygun kullanmadığı, kamu yararının ve hizmet gereklerinin göz önüne alınmadan atama yapıldığı ya da atama talebinin reddedildiği, kanunda belirtilen atama kriterleri dikkate alınmadan atamaların gerçekleştirildiği, özür veya engel durumlarının değerlendirilmediği gerekçeleri ile idari işlemin iptali talep edilebilir. Personelin en çok muzdarip olduğu hususlardan bir tanesi de eş durumu nedeniyle tayindir. 

Bu kapsamda atama kararı ya da atama talebinin reddine ilişkin kararın ilgiliye tebliğinden veya atama talebinin zımnen reddedilmesinden sonra 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde hakkında yapılan idari işlemin iptali istemiyle yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması gerekmektedir. İdare Mahkemesinde açılacak davaların usul ve esas yönünden özellik arz ettiğinden dolayı idari yargı konusunda tecrübeli idare avukatları ve bilgili idare hukuku avukatları ile yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçilmesinde ve sürecin doğru yürütülmesinde faydalı olacaktır. 

Atamanın İptali Davalarında Yürütmenin Durdurulması İstenir mi?

Yürütmenin durdurulması kararı, diğer tüm idari işlemlerin iptali davalarında olduğu gibi atama işleminin iptali davasında da personel hakkında tesis edilen atama işleminin ya da atama talebinin reddine yönelik işlemin davanın esastan karara bağlanana kadar durdurulmasını sağlayan bir tedbirdir. Yürütme Durdurma kararı davanın açılmasının ardından idare mahkemesinin davalı idarenin savunması alındıktan sonra verdiği bir karar olup (ortalama) 2-3 ay içinde mahkeme tarafından karara bağlanmaktadır. 

Atama İşleminin İptal Sebepleri Nelerdir?

İdarenin personel hakkında tesis ettiği atama ya da personelin atama talebinin reddinin yönelik tesis ettiği işlemler idari işlem niteliğini taşıdığından iptal davasına konu olabilmektedir. Yasal süre içerisinde idari yargı mercilerinde açılacak iptal davalarında mahkemeler kişi hakkında gerçekleştirilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç açısından hukuka uygunluğunu denetleyecek bunlardan herhangi bir hususa aykırılık tespit edilmesi durumunda iptaline karar verecektir.

Bu kapsamda atama işlemlerinde genel olarak hukuka aykırılıklar; 

  • - Personel Kanunlarında ve ilgili yönetmeliklerde düzenleme altına alınan ilke ve esaslara aykırı atama yapılması,
  • - Kuvvet Komutanlıklarına yetki verilen hususlarda hazırlanan yönergelerin kanuna ve hukuka aykırı olması
  • - Genel atamalarda ya da özel durum atamalarında personel tercihinin dikkate alınmaması, 
  • - İdarenin atama işlemlerinde takdir yetkisini aşması ya da hukuka aykırı kullanması,
  • - Personel hakkında yapılan atama işleminde kamu yararı veya hizmet gereği bulunmaması
  • - Genel olarak işlemin gerekçesinin idari ve zaruri nedenler olarak belirtilmesine karşı bu hususların tam olarak açıklanamaması
  • - İdarenin atamalarda eş durumu, öğrenim durumu ile aile birliğinin korunması ve devamı ilkelerini dikkate almaması, 
  • - Personelin safahatinin dikkate alınmaması,
  • - Takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği belirtildiği halde aslında cezalandırma amacıyla veya başarısızlık ya da disiplinsizlik nedeniyle yapılan atamalar
  • - İlgili yönetmeliklerde belirtilen garnizon süresi doldurulmadan atama yapılması
  • - Planlı dönüşüm çerçevesinde atamada sıra esasına uyulmaması 
  • - Sağlık durumunu özürlerinin dikkate alınmaması, 
  • - Geçici görevlendirmenin süreklilik göstermesi olarak sıralanabilir. 

Atama İptal Davası Kime Karşı Açılır?

Atama iptali ya da atama talebinin reddine yönelik işlemlerde davalı taraf personelin görev yaptığı kurumdur. Örneğin Kara Kuvvetlerinde görevli olan bir astsubay bu davayı Milli Savunma Bakanlığına karşı açacakken Jandarma Genel Komutanlığında çalışan astsubay bu davayı Jandarma Genel Komutanlığına karşı açacaktır.

Atama İptal Davası Hangi Mahkemede Açılır

Atama iptal davası personel hakkında tesis edilen atama işlemine yani idari bir işleme karşı açılan davadır. İdari işleme karşı hangi mahkemede iptal davası açılacağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununda yer almıştır. Buna göre idari işleme karşı açılan dava idare mahkemelerinin görev alanına girdiğinden idare mahkemesinde açılması gerekmektedir.

Atama İptal Davası Nerede Açılır

Atama iptal davasında yetkili mahkemenin dava açılmadan önce tespit edilmesi gerekir. İdari işlemin iptali davasında yetkili mahkeme kişinin görev yapmış olduğu yer mahkemesidir. 

Atama İptal Davasında Harç ve Masraflar

Tüm idari davalarda olduğu gibi Atama iptal Davasında da dava açıldıktan sonra harç ve masrafların mahkeme veznesine yatırılması dava şarttır. Harç ve masrafların yatırılmadığı durumlarda mahkeme davacıya kesin süre verir. Bu süre içerisinde harç ve masraf yatırılmaması davanın reddine sebebiyet verir. Ancak atamanın iptalini isteyen davacı davasını kazandıktan sonra yapmış olduğu bu harç ve masraf ödemelerini davalıdan geri alabilecektir. Nitekim davanın kazanılması ile mahkeme harç ve masrafların davacıya iadesine de hükmeder.

Atama İptal Davasında Duruşma Yapılır mı 

Atama iptal Davasında duruşma yapılması tarafların taleplerine bağlıdır. Zira idare mahkemelerinde duruşma yapılması tarafların talebine bağlı olup mahkeme kendiliğinden duruşma yapmaya karar veremez. Ancak duruşma talep edilmiş ise bu sefer duruşma yapmak zorunda olup duruşma talebini reddedemez. Duruşma için tarafların duruşma harcını da yatırmaları gerekmektedir.

Atama İptal Davasında Tanık Dinlenir mi

İdari yargıda tanık dinlenilmesi hususu düzenlenmediğinden Atama İptal davasında tanık dinlenemez. İdari davada tanık dinlenemeyeceğinden dolayı atama iptal davasında davacının iddialarını ispatlayıcı tüm emareleri kullanması, bunları delil olarak mahkemeye sunması ve davayı alanında uzman bir idari dava avukatı, idare hukuku avukatı tarafından takip ettirmesi önemle tavsiye olunur.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Sosyal Güvenlik Kurumu/SGK Kaydının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi Nedir?
Sosyal Güvenlik Kurumu/SGK Kaydının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi Nedir?

Sosyal Güvenlik Ku...

Devamı
POLİS MESLEK YÜKSEKOKULLARI ÖĞRENCİ GÜVENLİK SORUŞTURMASI
POLİS MESLEK YÜKSEKOKULLARI ÖĞRENCİ GÜVENLİK SORUŞTURMASI

PMYO güvenlik soru...

Devamı
Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) Öğrencileri Güvenlik Soruşturması
Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) Öğrencileri Güvenlik Soruşturması

Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Polis Meslek Eğ...

Devamı
PAEM Güvenlik Soruşturması Hakkında Bilgi
PAEM Güvenlik Soruşturması Hakkında Bilgi

PAEM Güvenlik Soru...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık