Meslekten Çıkarma Cezası Nedir?

Meslekten Çıkarma Cezası Nedir?

01-01-2020
Meslekten Çıkarma Cezası Nedir?

Meslekten Çıkarma Cezası Nedir?

Meslekten çıkarma cezası, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler ile diğer sınıflardaki memurları kapsamaktadır. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğünde görevli olan personel bakımından geçerli olan disiplin tüzüğünün mülga edilmesi ve 7068 sayılı kanuna tabi edilmeleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurlar da meslekten çıkarma cezası bakımından bu hükümlere tabi kılınmıştır. Nitekim Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar 7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN da düzenlenmiştir. Jandarma ve Polis Disiplin Suçları ve Cezaları içerisinde yer alan meslekten çıkarma cezazı kanunun 8. maddesinin 6. fıkrasının ç bendinde düzenlenmiş olup "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak." disiplinsizliğinin sonucunu oluşturmaktadır. Nitekim meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplinsizlikler kanunda sayılmıştır ve "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" disiplinsizliği bunlardan birisidir. 

Meslekten Çıkarma Cezasına İlişkin Mahkeme Kararı

T.C.
ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
2. İDARİ DAVA DAİRESİ

2018/... E.
2018/...K.
DAVACI:...
VEKİLİ:...
DAVALI:Emniyet Genel Müdürlüğü
VEKİLİ:...
DAVACININ MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA DAİR İÇİŞLERİ BAKANLIĞI YDK İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Davacının Sadece Bir Kişinin İfadesine Göre İddia Olunan Belgeleri Düzenleme Konusunda Talimat Verdiğinin Bu Talimatın Yazılı Değil Şifai Olduğunun Tanık İfadesinden Anlaşıldığı - Davacıya İsnad Edilen Eylem İle İdarece Tesis Edilen Ceza Arasında Ölçü Bulunmadığı/Disiplin Ceza Sisteminin Amacını Aşar Tarzda ve Hakkaniyete Uygun Olmayacak Şekilde Ceza Verilmesinde ve Söz Konusu Cezanın İptali İstemiyle Açılan Davanın Reddi Yönündeki Mahkeme Kararında Hukuka Uyarlık Görülmediği )
ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ ( Davacıya İsnad Edilen Eylem İle İdarece Tesis Edilen Meslekten Çıkarma Cezası Arasında Ölçü Bulunmadığı/Disiplin Ceza Sisteminin Amacını Aşar Tarzda ve Hakkaniyete Uygun Olmayacak Şekilde Ceza Verilmesinde ve Söz Konusu Cezanın İptali İstemiyle Açılan Davanın Reddi Yönündeki Mahkeme Kararında Hukuka Uyarlık Görülmediği - İdarece Karardaki Gerekçeler Dikkate Alınarak Yeniden İşlem Tesisi Gerektiği )
DİSİPLİN CEZASI ( Davacıya İsnad Edilen Eylem İle İdarece Tesis Edilen Meslekten Çıkarma Cezası Arasında Ölçü Bulunmadığından Disiplin Ceza Sisteminin Amacını Aşar Tarzda ve Hakkaniyete Uygun Olmayacak Şekilde Ceza Verilmesinde İsabet Olmadığı/Cezanın İptali İstemiyle Açılan Davanın Reddi Yönündeki Mahkeme Kararının Bozmayı Gerektirdiği )
ÖZET : Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığında 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesiyle görev yapmakta iken, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilen davacı tarafından, görevli olmadığı halde sınav ücreti ve 8 günlük operasyon tazminatı aldığı ve bu suretle yetkisini ve nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacının isnad edilen eylemi gerçekleştirdiği tarihte yürüttüğü görev ... Müdürlüğü olup, soruşturmacı tarafından soruşturma kapsamında davacının 28 aylık fiilleri incelenmiştir. Bu süre içerisinde davacının haksız ücret aldığı ifade edilen sınav gün sayısı 5; haksız ücret aldığı operasyon tazminatı gün sayısı ise sekizdir. Ödeme belgeleri ve tutanakların davacı tarafından imzalanmadığı, ilgili personel tarafından bu evrakın tanzim edildiği açık olup, davacı sadece bir kişinin ifadesine göre iddia olunan belgeleri düzenleme konusunda talimat vermiştir. Bu talimatın yazılı olmadığı, şifai talimat olduğu tanık ifadesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıya isnad edilen eylem ile idarece tesis edilen meslekten çıkarma cezası arasında ölçü bulunmadığından, disiplin ceza sisteminin amacını aşar tarzda ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde meslekten çıkarma cezası verilmesinde ve söz konusu cezanın iptali istemiyle açılan davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, iş bu karardaki iptal hükmü "ölçülülük ilkesine" göre verildiğinden idarece karardaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği tabiidir.
İSTEMİN ÖZETİ : Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen ...gün ve E:..., K:... Sayılı kararın istinaf incelemesine tabi tutularak kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü :
KARAR : Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığında 1. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesiyle görev yapmakta iken, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilen davacı tarafından, görevli olmadığı halde sınav ücreti ve 8 günlük operasyon tazminatı aldığı ve bu suretle yetkisini ve nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce; davacının ... tarihleri arasında ... ilinde yapılan ... Sempozyumuna katıldığı, 08.12.2013 tarihinde davacının ...'da bulunduğu sırada ... İlinde yapılan ... sınavı ile ilgili sınav ücretini ilde görevli olmamasına rağmen aldığı, soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanıklardan 4. sınıf Emniyet Müdürü ...'in beyanında; "ben burada olmasam da komisyonda beni görevli yazacaksın, ben bu kurulun doğal üyesiyim, burada olmasam da sınav ücretini ben alacağım" şeklinde davacının talimat verdiğinin ifade ettiği, aynı kişi tarafından "... tarihli ... Sınavı tertibat yazısında belirtilen İl Emniyet Müdür Vekili ... tarafından imzalanan görev listesinde İl Emniyet Müdürü davacının ismi olmamasına rağmen ... tarihli, ... günü yapılan ... sınavı ile ilgili görev alan personelin listesinde birinci sırada İl Sınav Güvenlik Koordinasyon Kurulu üyesi olarak İl Emniyet Müdürü davacıya sınav kurul üyesi olarak yazıp yazmayacağını sorduğunda davacı tarafından kendisinin İl Sınav Koordinasyon Kurulu üyesi olarak yazılmasını söylediği" beyanlarına yer verdiği, diğer tanık 2. sınıf Emniyet Müdürü ...'nun da bu ifadeleri doğruladığı, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinde "28 ayda sadece yedi defa günlük 15 TL haksız menfaat elde etmek için suç işlendiğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu" ileri sürülmekte ise de, 8 günlük operasyon tazminatını görevli olmamasına rağmen aldığı hususunun sabit olduğu, görevin önemi ve niteliği dikkate alındığında miktarın azlığının disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin davacının meslekten çıkarılmasına yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmekzorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkilerinin bulunması yanında kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar ile zamanaşımı süreleri açık bir şekilde mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile somut tespitlere dayalı olarak ortaya konulması, soruşturma aşamasında, kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eyleme uygun olan hakkaniyet ölçüsünde bir cezanın tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, Kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, memurun Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemdir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan, nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi, Kanunun eylem için öngördüğü cezadan daha ağır bir ceza verilemez. İsnat edilen eylem için verilecek ceza tayin edilirken, disiplin cezalarının getiriliş amacını aşan bir yaklaşımın, hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceği tartışmasızdır.
Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cezalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesine paralel olarak 5237 Sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir.
682 Sayılı KHK'nın (7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN) "Takdir Hakkının Kullanımı" başlıklı 6.maddesinde de yukarıdaki ceza hukuku ilkelerini teyit eder şekilde; 
Bu Kanun Hükmünde Kararname ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar.
Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.
Takdir hakkı kullanılırken;
 Disiplinsizliğin işleniş biçimi,
 Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer,
 Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı,
 Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı,
 Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı,
 Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu,
 Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık,
gözönüne alınır."düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığında ... rütbesiyle görev yapmakta iken, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilen davacının, Giresun İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemle ilgili olarak ...-... tarihleri arasındaki fiillerine yönelik başlatılan soruşturma neticesinde, görevli olmadığı halde sınav ücretini ve 8 günlük operasyon tazminatını aldığından ve bu suretle yetkisini ve nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle, dava konusu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işlemiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu işlem; davacının ... olarak görev yaptığı ...¬... tarihleri arasında, görevli olmadığı halde yedi defa günlük 15 TL olmak üzere toplam, 105,00 TL haksız sınav ücreti ( görevden ayrılış ve başlayış belgelerinden sürenin 7 gün değil 5 gün olduğu, böylece bahsi geçen haksız sınav ücretinin ise 75,00 TL olduğu görülmektedir ) ve çevre illerdeki futbol müsabakalarında görevli olduğu günler için 8 günlük operasyon tazminatı aldığı ve bu suretle yetkisini ve nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle meslekten çıkarılmasıdır. Davacının isnad edilen eylemi gerçekleştirdiği tarihte yürüttüğü görev ... olup, soruşturmacı tarafından soruşturma kapsamında davacının 28 aylık fiilleri incelenmiştir. Bu süre içerisinde davacının haksız ücret aldığı ifade edilen sınav gün sayısı 5; haksız ücret aldığı operasyon tazminatı gün sayısı ise sekizdir. Ödeme belgeleri ve tutanakların davacı tarafından imzalanmadığı, ilgili personel tarafından bu evrakın tanzim edildiği açık olup, davacı sadece bir kişinin ifadesine göre iddia olunan belgeleri düzenleme konusunda talimat vermiştir. Bu talimatın yazılı olmadığı, şifai talimat olduğu tanık ifadesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıya isnad edilen eylem ile idarece tesis edilen meslekten çıkarma cezası arasında ölçü bulunmadığından, disiplin ceza sisteminin amacını aşar tarzda ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde meslekten çıkarma cezası verilmesinde ve söz konusu cezanın iptali istemiyle açılan davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, iş bu karardaki iptal hükmü "ölçülülük ilkesine" göre verildiğinden idarece karardaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği tabiidir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... Sayılı kararın KALDIRILMASINA; dava konusu işlemin İPTALİNE, alıntı kazancı içtihat

Meslekten Men Cezasının İptali

T.C.
ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
12. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/76
T. 21.2.2017

MESLEKTEN MEN CEZASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Oda Mevzuatında Kayıtlı Mimar Mühendis ve Bürolar Tarafından Üretilen Harita Plan Etüt ve Projelerin İlgili Kurumlara Sunulmadan Önce Oda Onayına Sunulması Gerektiği Belirtilmekte ise de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tarafından İl Valiliklerine ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Gönderilen Genelge'de Projelerde Oda Onayının Aranmayacağının Belirtildiği - Zorunluluk Bulunmadığından İşlem Hukuka Uymayıp Yürütmenin Durdurulması Gerektiği/İtiraz İsteminin Reddi Gerektiği )
HARİTA PLAN ETÜT VE PROJELERİN ODA ONAYINA SUNULMASI ( Oda Mevzuatında Kayıtlı Mimar Mühendis ve Bürolar Tarafından Üretilen Harita Plan Etüt ve Projelerin İlgili Kurumlara Sunulmadan Önce Onaya Sunulması Gerektiği Belirtilmekte ise de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tarafından İl Valiliklerine ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Gönderilen Genelge'de Projelerde Onayın Aranmayacağının Belirtildiği - Zorunluluk Bulunmadığından İşlem Hukuka Uymayıp Yürütmenin Durdurulması Gerektiği/İtiraz İsteminin Reddi Gerektiği )
TELAFİSİ GÜÇ VE İMKANSIZ ZARARLARIN DOĞMASI ( Yürütmenin Durdurulması Gerektiği - Oda Mevzuatında Kayıtlı Mimar Mühendis ve Bürolar Tarafından Üretilen Harita Plan Etüt ve Projelerin İlgili Kurumlara Sunulmadan Önce Oda Onayına Sunulması Gerektiği Belirtilmekte ise de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tarafından İl Valiliklerine ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Gönderilen Genelge'de Projelerde Oda Onayının Aranmayacağının Belirtildiği - Zorunluluk Bulunmadığından İşlemin Hukuka Uymadığı/İtiraz İsteminin Reddi Gerektiği )

ÖZET : Dava, Elektrik mühendisi olan davacının, üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmaması ve daha önce aynı suçtan ceza almış olması gerekçesiyle hakkında 6 ay meslekten men cezası verilmesi üzerine anılan karara karşı Yüksek Onur Kuruluna yaptığı itirazın reddedilerek cezanın onanmasına ilişkin işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemine ilişkindir.İlgili oda mevzuatında, odaya kayıtlı mimar, mühendis ve bürolar tarafından üretilen harita, plan, etüt ve projelerin ilgili kurumlara sunulmadan önce oda onayına sunulması gerektiği belirtilmekte ise de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından İl Valiliklerine ve Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına gönderilen Genelge'de, projelerde oda onayının aranmayacağının belirtildiği, harita, plan, etüt ve projelerin oda onayına sunulmayacağının hükme bağlandığı dikkate alındığında, davacı tarafından yapmış olduğu projeyi mesleki denetime sunulması zorunluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu gerekçe ile davacının 6 ay mesleki faaliyetten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.Hukuka aykırı işlemin uygulanması halinde davacı mesleki faaliyetini yürütemeyeceğinden telafisi güç ve imkansız zararların doğabilecek olması nedeniyle, yürütmenin durudurulması gerekir. Mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda sonucu itibariyle yasaya aykırılık bulunmadığından, itiraz isteminin reddi gerekir.

DAVA : Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

İSTEMİN ÖZETİ : Elektrik Mühendisi olan davacı tarafından; üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmaması ve daha önce aynı suçtan ceza almış olması gerekçesiyle hakkında T.M.M.O.B Elektrik Mühendisleri Odası Onur Kurulu tarafından 6 ay meslekten men cezası verilmesi üzerine anılan karara karşı Yüksek Onur Kuruluna yaptığı itirazın reddedilerek cezanın onanmasına ilişkin 09.09.2016 tarih ve 2016-44/209 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; yürütmenin durdurulması isteminin kabulü yönündeAnkara 3. İdare Mahkemesince verilen 11.01.2017 gün ve E:2016/5041 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

KARAR : Dava, Elektrik Mühendisi olan davacı tarafından; üretmiş olduğu mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmaması ve daha önce aynı suçtan ceza almış olması gerekçesiyle hakkında T.M.M.O.B Elektrik Mühendisleri Odası Onur Kurulu tarafından 6 ay meslekten men cezası verilmesi üzerine anılan karara karşı Yüksek Onur Kuruluna yaptığı itirazın reddedilerek cezanın onanmasına ilişkin 09.09.2016 tarih ve 2016-44/209 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin ( ı ) bendi gereğince davacının hazırladığı projeleri mesleki denetime sunma zorunluluğu bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Davacının ürettiği mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmamak eylemi nedeniyle eylemin yoğunluğu, davacının savunması ve daha önce aynı suçtan cezası bulunması nedeniyle altı ay meslekten men cezası verildiği, ancak davacıya daha önce projelerini mesleki denetime sunmamak eylemi nedeniyle 2013 yılında üç ay meslekten men cezası verildiği, bu cezanın iptali istemiyle açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen31.03.2014 tarih ve E:2013/624, K:2014/370 sayılı davanın reddine ilişkin kararın itiraz üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi ( Kapatılan ) 4. Kurulunun 17.12.2015 tarih ve E:2015/3995, K:2015/8342 sayılı kararıyla itirazın kabulüne, anılan mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilerek kararın düzeltilmesi yoluna gidilmeyerek kesinleştiği, bu karara rağmen ilgili meslek odasının 6.8.2016 tarihli kararında daha önce aynı suçtan cezası bulunması nedeniyle davacıya tekerrür hükmü uygulanarak altı ay meslekten men cezası verildiği ve bu cezanınmeslek birliği tarafından onaylandığı görülmektedir.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2. maddesinin ( b ) fıkrası uyarınca, meslek odaları, meslek mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bir takım kurallar koyabilir.Bu bağlamda, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yapılabilmesi mümkün ise de, bu denetimin, meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi, yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmayıp, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim olarak anlaşılması gerekeceği açıktır.

Bu durumda, dava konusu işlem tesisine dayanak Yönetmelikte öngörülen mesleki denetim kavramının, mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olduğu, bunu aşacak tarzda bir mesleki denetim yapılmasına olanak tanıyan bir düzenleme içermediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği kapsamındaki ürünlerini anılan yönetmelikte mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olacağı öngörülen mesleki denetimden geçirmesi gerekli olduğundan, ürünlerini mesleki denetimden geçirmeyen davacının TMMOB Disiplin Yönetmeliği doğrultusunda cezalandırılması gerekmekte ise de bu cezanın eylemin ilk kez gerçekleştirildiği kabul edilerek eylem ile ceza arasında denge kurulmak suretiyle bir ceza tayini gerekirken davacının yargı kararı ile iptal edilen cezası tekerrüre esas alınarak altı ay meslekten men cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Meslekten  Çıkarma Cezasına İtiraz

Meslekten çıkarma cezasına itiraz- Meslekten çıkarma cezası gerçekten büyük sonuçlara gebe olan bir karardır. Bu kararın uygulanması halinde ister memur ister asker kişi olsun ister polis karara karşı idari yargıda dava açılmalı ve gerekçeli savunmalar ile kararın iptali sağlanmalıdır. Kişi meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesinden itibaren ve bu kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde meslekten çıkarma cezası veren makamın bulunduğu yer idare mahkemesinde meslekten çıkarma cezasının iptali davası açmalı ve gerekçeli savunmalar ile bu cezanın iptal edilmesini sağlamalıdır. Meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan kişi mahrum kalmış olduğu parasal haklarının kendisine iadesi için açmış olduğu iptal davası ile tam yargı davası da açma hakkına sahiptir. Ya da meslekten çıkarma cezasını iptal ettirdikten sonra tam yargı davasını ayrı bir dava olarak açabilir. Ancak sürelerin takibi önemli bir husustur.

657 disiplin cezaları Tablosu, Memur disiplin SORUŞTURMASI aşamaları hakkında ayrıntılı bilgi almak için konunun uzmanı avukata başvurabilirsiniz.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık