Memur Ataması İptal Edilir mi?

Memur Ataması İptal Edilir mi?

30-09-2019
Memur Ataması İptal Edilir mi?

Memur Ataması İptal Edilir mi?

Atama İptal Davası- İçişleri Bakanlığında görev yapan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan memurlarının atamaları, İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğine göre yapılmaktadır. Nitekim ilgili yönetmeliğin amacı; İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan personelin atanmalarında, hizmetin gereklerini esas alarak, atamayı belirli kurallara bağlamak, görevde verimliliği artırmak ve yer değiştirmeye tabi olan il müdürlerinin yurdun değişik hizmet bölgeleri ve alanlarında görev yapmalarını sağlayarak hizmetin yaygınlaşmasını temin etmek olarak belirtilmiş, kapsamı ise; atamaları merkezden yapılan ve yer değiştirme suretiyle atanan il müdürleri ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan personelden genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müdür ve daha alt görevlere atanacakları kapsayacağı düzenlenmiştir. 

İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğinin 7. maddesinde zorunlu çalışma süreleri düzenlenmiş olup 18. maddesinde ise atamaya ilişkin istisnai durumlara yer verilmiştir. Buna göre hizmet gerekleri, ihtiyaç, idari zaruretler, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve idari yargı kararları uygulaması, valiler ile birim amirlerinin gerekçeli teklifleri veya mülkiye müfettişlerince yapılacak değerlendirme üzerine Bakanlık; valiliklerde her kademede görevli memurları diğer iller emrine veya merkez teşkilatına, merkez teşkilatında görevli her kademedeki memurları diğer birimlere veya iller teşkilatı emrine naklen atayabilmektedir. 

Personelin atanması bakımından idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu takdir yetkisi mutlak ve istenildiği şekilde kullanılabilecek bir yetki olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Bu itibarla, takdir yetkisini kullanarak atama işlemi yapan idarelerin, işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle kanıtlamaları gerekmektedir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Memurun disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle memurun atama işleminin meydana getirilmesi hukuka aykırı olup bu durumun somut olarak ortaya konulması yani disiplin cezasını gerektiren davranışları dışında kamu görevini savsakladığı, hizmetinde yetersiz olduğu yolunda somut emarelerin bulunmaması gerekmektedir. Açıkçası memurun disiplin cezasını gerektiren fiilinin atanmasına yol açacak seviyede bulunmaması atama işleminin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyacaktır
 

Memur Atama İptal Davası

 
T.C.
ANKARA
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
BİRİNCİ İDARİ DAVA DAİRESİ
Esas : 2017/...
Karar : 2018/...
Tarih : ...
DAVACI:...
VEKİLİ:...
DAVALI: İçişleri Bakanlığı
VEKİLİ:...
İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, ..., ... emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı hakkında ... tarihinde ve saat ... da konusu suç teşkil edecek hakaret içerikli mesajlar paylaşarak ve yorum yaparak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen ödev sorumluluk ve yasaklara aykırı davrandığı iddiası ile disiplin soruşturması yapıldığı ve buna ilişkin rapor hazırlandığı, anılan raporda davacının bu davranışının hizmet dışında Devlet Memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak niteliklerde davranışlarda bulunma olduğu, bu fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-d kapsamına girdiği, ancak daha önce disiplin cezası almadığı için bir alt ceza olan Uyarma Cezası ile tecziye edildiği, 8 Haziran 2007 tarihli ve 26546 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğinin 18. maddesinde, hizmet gerekleri, ihtiyaç ve idari zaruretler üzerine Bakanlığın Valiliklerde her kademede görevli memurları diğer iller emrine veya merkez teşkilatına, merkez teşkilatında görevli her kademedeki memurları diğer birimlere veya iller teşkilatı emrine naklen atayabileceğine ilişkin hükmü ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 76. maddesinde, kurumların görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit ve 68. maddedeki esasları çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabileceği hükmünün yer aldığı, davacının sosyal medya hesabından yaptığı yazışmalarda hakaret içerikli mesajlar paylaşarak ve yorum yaparak Devlet Memurları Kanunu içeriğinde yer alan ödev, sorumluluk ve yasaklara aykırı davrandığı, Personel Genel Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken 8. derece, 1. kademe hak aylık ve emekli müktesebi ile ..., ... emrinde boş bulunan 9. derece Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosuna atamasının yapıldığı, bu atama işleminin 9. dereceye yapılmasına rağmen 8. derecenin 1. kademesinin hak aylık ve emekli müktesebi ile yapıldığı, dolayısıyla davacının özlük hakları açısından mağdur edilmediği, kaldı ki bahse konu atamanın İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliği ile Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri doğrultusunda taktir yetkisine dayanılarak yapıldığı, bu itibarla davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü :
Dava, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, ..., ... Müdürlüğü emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71. maddesinde, memurların meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atanabilecekleri belirtilmiş, 76. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğinin "İstisnai durumlar" başlıklı 18. maddesinde, "(1) (Değişik fıkra:RG-19/1/2015-29241) Hizmet gerekleri, ihtiyaç, idari zaruretler, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve idari yargı kararları uygulaması, valiler ile birim amirlerinin gerekçeli teklifleri veya mülkiye müfettişlerince yapılacak değerlendirme üzerine Bakanlık; valiliklerde her kademede görevli memurları diğer iller emrine veya merkez teşkilatına, merkez teşkilatında görevli her kademedeki memurları diğer birimlere veya iller teşkilatı emrine naklen atayabilir...." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile kamu kurum ve kuruluşlarına, personelinin sınıf, görev ve görev yerlerinin değiştirilmesi konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, bu takdir yetkisi mutlak ve istenildiği şekilde kullanılabilecek bir yetki olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Bu itibarla, takdir yetkisini kullanarak atama işlemi yapan idarelerin, işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle kanıtlamaları gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Genel Müdürlük Makamının ... tarihli onayı ile davacı hakkında, sanal ortamdaki paylaşım ve sohbet sayfasında, konusu suç teşkil edecek hakaret içerikli mesajlar paylaşması ve yorum yapması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen "ödev, sorumluluk ve yasaklara aykırı davranmak" kapsamındaki fiillerinin incelenmesi için disiplin soruşturması başlatıldığı, ... tarihli dava konusu işlemle, 657 sayılı Yasanın 67. ve 76. maddeleri ile İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğinin 18. maddesi uyarınca aynı unvanla İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden, ..., ... Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, işlem tesisinden sonra sonuçlanan ... tarihli Disiplin Raporunda, görevlendirme emri ekinde alınan ... tarihinde, saat ...'da paylaşılan "...,...,..." gibi ifadelerin davacıya ait olduğunun adı geçenin ifadesinden de anlaşıldığı, bilgi ve belgelerle ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan tarihteki paylaşım ve sohbet sayfasındaki diyalogların, siyasi bir gaye taşımadığı, arkadaş ortamında yapılan sohbet ve yorumlardan ibaret olduğu, ancak kullanılan ifadelerin genel ahlak kurallarına ve memur ciddiyetine uygun olmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek, kınama cezasının önerildiği, ... tarihli işlemle, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen Disiplin Raporu ve eklerinin incelemesi neticesinde, Kadro Şubesinde görev yaptığı dönemde, ... tarihinde, kendisine ait internet sitesinden konusu suç teşkil edebilecek hakaret içerikli mesajlar atarak Devlet memurları için belirtilen ödev, sorumluluk ve yasaklara aykırı davrandığından bahisle bir alt ceza uygulanarak uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, davalı idaresinin savunmasında, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda almış olduğu disiplin cezası göz önüne alındığında, gerek davacının daha çok yıpranmasının engellenmesi, gerekse kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde atama işleminin tesis edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
"Olayda, disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle davacı hakkında ayrıca dava konusu atama işleminin tesis edildiği görülmekte olup, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ve Disiplin Raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının disiplin cezasına konu olaylar nedeniyle görev yaptığı İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde yıpranmadığı, dolayısıyla buradaki görevinden alınmasının zorunlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, ayrıca davacının disiplin cezasını gerektiren fiilleri dışında, kamu hizmetini aksattığı, görevinde başarısız olduğu yolunda somut bilgi ve belgenin bulunmaması, dolayısıyla disiplin cezasını gerektiren eylemlerinin atanmasını gerektirecek nitelikte olmaması karşısında, ..., ... Müdürlüğü emrine aynı unvanla atanması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir."
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE,
Sonuç olarak mahkeme kararında da görüleceği üzere memur atamalarının hukuka uygun olarak yapılması gerektiği, idarenin yapmış olduğu her türlü işlemin yargı denetimine tabi olduğu, takdir yetkisinin geniş ve kanuna aykırı keyfi bir şekilde kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda memurlar atama işlemlerinin hukuka aykıırı olduğu kanısında iseler dava açarak bu durumun kanıtlanması ile atamaları iptal edilecek ve amirin hukuka aykırı olarak yapmış olduğu bu işlemden hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri sayesinde kurtulacaktır. Amirler ellerinde olan yetkileri memurlar aleyhine kullanabilmekte ve ne yazık ki bazen mobbing unsuru olarak hukuka aykırı atamalar yapabilmektedirler. Bunun önüne geçmenin yolu ise dava açıp yapılan atama işleminin iptalini sağlamaktan geçmektedir. 


Naklen Atama İptali Emsal Karar

Bu durumda, lisans tamamlama suretiyle Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan davacının, mezun olduğu alan itibariyle Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliğine atanabilecek durumda olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı'nca da alanının Türk Dili ve Edebiyatı olarak değiştirilmiş olduğu, söz konusu alan değişikliğine dair işlemin idarece tebliğinin sağlanamamış olmasının, işlemin kesin ve yürütülebilir işlem olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı dikkate alındığında, davacının İLSİS bilgilerinde alanının Türkçe olarak görünmesi sebebiyle lisede görev yapamayacağından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne T.C.
DANIŞTAY 2. DAİRE E. 2008/542 K. 2008/5105 T. 22.12.2008
 

MEMUR ATAMA İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ 

Ayrıca, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalı için ilan edilen yardımcı doçentlik kadrosuna yapılacak atama kapsamında 25/04/2013 tarihli yapılan yabancı dil sınavına davacının alınmamasına ilişkin işlem ile ilgili kadro için ilave şart belirlenmesi nedeniyle ilanın ve yapılan sınav ve değerlendirmeler üzerine ilgili kadroya ..'nun atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda verilecek kararın, atamasının iptali istenilen ...'nun menfaatini etkileyeceğinden, 6100 Sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu anlaşılmış olup; davanın ...'ya ihbarı yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. T.C. DANIŞTAY 8. DAİRE E. 2014/220 K. 2019/5608 T. 14.6.2019

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık