Kendisinden İstifade Edilememe

Kendisinden İstifade Edilememe

Kendisinden İstifade Edilememe

Kendisinden İstifade Edilememe

Polis, asker ve memur hukukuKendisinden istifade edilememe nedeniyle uzman erbaşların uzman çavuşların sözleşmeleri feshedilmekte ve bu işlemlere karşı dava açılabilmektedir. Uzman erbaşların sözleşme feshi işlemi sebebi kendisinden istifade edilememe olarak gösterilebilir. Bu bir idari işlemdir. İdari işlemlerin hepsinin bir gerekçesi yani sebebi olması ve bu sebebin de hukuka uygun olması şarttır. Uzman erbaş uzman çavuş kendisinden istifade edilememe sebebiyle sözleşmesi feshedilmiş ise işlemi yapan Milli Savunma Bakanlığı ya da Jandarma Genel Komutanlığı, kendisinden istifade edilememe sebebini açık bir şekilde göstermelidir. 

Kendisinden istifade edilemeyen ve sözleşmesi feshedilen uzman erbaş Anayasal hakkı olan dava açma hakkını kullanıp hakkını aramalıdır. Bu davalar uzmanlık gerektiren davalar olduğundan mütevellit idari dava avukatı ve askeri ceza avukatından destek alınması tavsiye olunur. Ayrıntılı bilgi için hukuk büromuzla iletişime geçiniz.

Kendisinden istifade edilememe sebepleri uzman erbaş yönetmeliğinde açık bir şekilde gösterilmiştir. Uzman erbaş yönetmeliğinin 13. maddesinde bu sebepler sayılmıştır.

Kendisinden İstifade Edilememe Halleri Nelerdir?

Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.

Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.

Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların,Tugay, bağımsız tugay, tümen, bölge (ve eşidi) komutanlarınca veya eşidi kurum amirlerince; ordu, kolorduya (ve eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirleri için kurmay başkanlarınca; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Millî Savunma Bakanlığına doğrudan bağlı birlikler için personel başkanlarınca veya yetki verilen komutanlıklarca; Sahil Güvenlik Komutanlığında ise Sahil Güvenlik Komutanlığınca sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir.

Sözleşmenin feshedildiği, ilgili kuvvet komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve ilgili amirine, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından da ilgili birlik komutanlığına bildirilir. Kendisine tebliği müteakip, yapılacak devir-teslim ve diğer işlemlerin sonunda ilişik kesme ile fesih tamamlanır.

Uzman erbaş olarak göreve başlamış olup da, daha sonra Uzman erbaş yönetmeliğinde belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılanlar hakkında da fesih işlemi yapılır.

Kendisinden İstifade Edilememeye Karşı Dava Açılabilir mi?

Kendisinden istifade edileyemeyen ve sözleşmesi feshedilen uzman erbaş derhal idari işlemin iptali davasını açmalıdır. Dava açma süresi 60 gündür. 60 gün içinde açılacak davada yürütme durdurma da talep edilmelidir. Yürütme durdurma ayrı bir dava değildir Yürütme durdurma iptal davası ile birlikte istenir. Ayrıca tek başına talep edilemez. Yürütme durdurma kararı alınırsa kişi kurumun talebi üzerine tekrar görevli olduğu yere gönderilir. Bu esnada dava esastan görülmeye devam eder. Esas karar da olumlu geldiğinde kişi çalışmaya devam eder. Uzman bir idari dava avukatından konu hakkında destek alınması kişinin dava süreci bakımından oldukça önemlidir. 

Kendisinden İstifade Edilmeme Sebebi Açık Bir Şekilde Belirli Olmalıdır.

Uzman erbaş veya uzman çavuşun uzman onbaşının ilişiği kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesi feshedilmiş ise bu durumda idare kendisinden istifade edilmeme sebebini iyi bir şekilde ortaya koymalı, keyfiyete mahal vermemelidir. Bu bakımdan idari dava avukatının konu hakkında iyi bir şekilde gerekçeli savunmalarda bulunması şarttır.

Kendisinden İstifade Edilmeme Hukuki Değerlendirme

Kendisinden istifade edilememe nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerden ya da Jandarma Genel Komutanlığından ilişiği kesilerek sözleşmesi feshedilen uzman erbaşlar, uzman çavuşların özellikle yapılan idari işlemde gerekçeli savunmalarda bulunması önemlidir ve idare bu gibi işlemleri gerçekleştirmeden önce kendisinden istifade edilmeme sebeplerini açıkça belirtmeli ve hukuka aykırı işlem yapmaktan kaçınmalıdır. Nitekim uzman erbaşlar ya da uzman çavuş sözleşme fesih işlemi ile kişi mesleğinden olmakta ve ekonomik geleceği ile aile yaşantısı tehlikeye girmektedir. 

İdare uzman erbaşların ve uzman çavuşların sözleşmelerinin feshedilmesi işleminde özellikle son çare olarak bu durumu kullanmalı ve kişileri mağdur etmemelidir. Olması gereken ölçülülük ilkesi ve ortantılılık ilkeleri ışığında olaya yaklaşmak ve ceza verilecekse dahi bu ilkelere bağlı kalınarak önlem alınmasıdır. Silahlı Kuvvetlerden İlişik kesilmesi Ultima Ratio ilkesi (Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğin kesilmesi haricinde daha hafif önlemlere başvurulması ancak bu alternatif önlemler alınsa da kamu yararı dengesinin sağlanmasının mümkün olmaması durumunda son çare olarak ilişiğin kesilmesi.) olarak adlandırdığımız SON ÇARE olmalıdır.

Kendisinden İstifade Edilememe İptal Davası Zamanaşımı

Kendisinden istifade edilmeme nedeniyle işlemleri sonlandırılan uzman erbaşlar uzman çavuşlar bu yöndeki kararın kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idari mahkemelerde dava açmalıdır. Nitekim 60 günlük bu süre hak düşürücü süredir ve bu sürelerin geçmesi ile birlikte bir daha dava açılması mümkün değildir. Kişi bu işleme karşı süresi içersinde dava açmaz ise ne yazık ki bu hakkını kaybettiğinden dolayı işsiz kalma durumu kesinleşmiş olacak ve büyük ekonomik sıkıntılar içerisine girebilecektir.

Kendisinden İstifade Edilememe İptal Davası Kime Karşı Açılır

Kendisinden istifade edilmeyeceği sebebiyle ilişiği kesilen uzman çavuş ya da uzman erbaş yukarıda da dile getirdiğimiz üzere bu davayı 60 gün içerisinde hangi kuruma bağlı olarak çalışıyor ise o kuruma karşı dava açmalıdır. Örneğin kara kuvvetleri komutanlığında çalışan bir uzman çavuş davayı milli savunma bakanlığına karşı açacak iken jandarma genel komutanlığında çalışan bir jandarma uzman erbaş bu davayı jandarma genel komutanlığına karşı açacaktır. 

Kendisinden İstifade Edilememe İptal Davası Nerede Açılır

Kendisinden istifade edilemem nedeniyle ilişiği kesilen uzman çavuş iptal davasını idare mahkemesinde ve en son görev yaptığı daha doğru ifade ile ilişiğinin kesildiği yerdeki idare mahkemesinde açmalıdır. Örneğin Malatya'da çalışan ve burada ilişiği kesilen uzman çavuş bu davayı Malatya Nöbetçi İdare mahkemesinde açacaktır.

Kendisinden İstifade Edilememe iptal Davasında Yürütme Durdurma İstenir mi

Kendisinden istifade edilememe sebebiyle ilişiği kesilen uzman çavuş açacağı iptal davasında yürütme durdurma da talep edebilir. Mahkeme yürütme durdurma talebini ilk önce inceler ve yürütme durdurma kararını verir. Yürütme durdurma talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında ise kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare mahkemesine itiraz edilmez ve red kararının kaldırılması talep edilmez ise süre sonunda karar kesinleşir.

Kendisinden İstifade Edilememe İptal Davasında Harçlar

Kendisinden istifade edilememe iptal davasında harçların ödenmesi şarttır. İdari davaların açılması sırasında başvuru harcı ve karar harcının yatırılması zorunludur. Yine davanın açılması sırasında posta ve sair masraflar için de masraf ücreti yatırılır. Yürütme durdurma istenmiş ise yürütme durdurma harcının da yatırılması gerekir. Harçlar yatırılmadan dava açılmış ise mahkeme harç tamamlama müzekkeresi gönderir ve süre verir. Bu süreler içerisinde harç yine yatırılmazsa dava reddolunur.

Kendisinden İstifade Edilememe Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu

Kendisinden istifade edilememe davasında avukat tutmak zorunlu olmasa da kişinin iş geleceğinin etkilenmesi ve davanın önemi bakımından avukat ile takip ettirilmesi ve özellikle idari dava avukatı ya da askeri dava avukatlarından konu hakkında profesyonel yardım alınması tavsiye olunur. 

Kendisinden İstifade Edilememe Davasında Avukata Nasıl Vekalet Veririm

Kendisinden istifade edilememe davasında kişi avukat ile anlaşmış ise avukatın bilgilerini alarak notere başvurur. Burada bilgilerin notere verilmesi ve genel dava vekaletnamesi çıkartılmak istendiği iletilir. Çıkartılan genel dava vekaletnamesi avukata verilri ve avukat bu vekaletname ile birlikte mahkemeye başvurur ve tüm dava sürecini bu vekalet ile yürütür.

Kendisinden İstifade Edilememe Davasında Yoksun Kalınan Haklar da Talep Edilmelidir

Kendisinden istifade edilememe davasında yoksun kalınan parasal hakların da iade edilmesi son derece önemlidir. Zira kendisininden istifade edilememe gerekçesi ile çıkartılan personel talep etmiş ise ve davayı kazanmış ise çıkartılma tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarını yani maaşlarını faiziyle birlikte alacaktır. Burada bu türden bir davada yoksun kalınan parasal hakların iadesi ile birlikte kişinin ekonomik bakımdan mağduriyeti de gidderilmiş olacaktır.

Kendisinden İstifade Edilememe Mahkeme Kararları

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/565
Karar No : 2020/2815

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLLERİ : Av. … - Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Komutanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: .... Jandarma Komando Alay Komutanlığı emrinde sözleşmeli Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapan davacının, 31.12.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği sürece alamadığı aylıklarının, hakediş tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:… sayılı kararda; kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 03/02/2015 tarihinden önce işlenen üste fiilen taarruz suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına dayanılarak uzman erbaşların sözleşmelerinin feshi/yenilenmemesi işlemi tesis edilebilmesine hukuken olanak bulunmadığı, davacının üste fiilen taarruz suçunu 21.11.2013 tarihinde işlediği dikkate alındığında, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının 07/07/2013 tarihinde "izinsiz garnizonu terk etmek" disiplinsizliği sebebiyle aylıktan kesme cezasıyla, 07/11/2013 tarihinde "izin süresini geçirme" disiplinsizliği sebebiyle 1 gün hizmet yerine terk etmeme cezasıyla, 17/10/2013 tarihinde ise "usulsüz müracaat ve şikayette bulunmak" disiplinsizliği sebebiyle uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, ayrıca 21.11.2013 tarihinde işlediği üste fiilen taarruz suçu sebebiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... Kolordu Askeri Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla suçu işlediği sabit görülerek "neticeten 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ve 5271 sayılı CMK'nın 231. mddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, yine işlemin tesis edildiği tarih itibariyle 09.09.2015 tarihinde işlediği öne sürülen üste fiilen taarruz ve üstü hakaret filleri sebebiyle devam eden yargılamasının bulunduğu, ayrıca iki ayrı icra belgesinin bulunduğu, her ne kadar mahkeme kararında belirtildiği üzere Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesindeki değişikliğinin yürürlüğe girdiği 03/02/2015 tarihinden önce 21/11/2013 tarihinde işlenen üste fiilen taarruz suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına dayanılarak davacının sözleşmesinin feshi mümkün olmamakla birlikte, bu durumun davacının söz konusu suça konu eyleminin sözleşmesinin yenilenmesi aşamasında değerlendirilmesine engel olmadığı, dolayısıyla söz konusu suça konu eylemi ile işlem tarihinde devam eden yargılamaya konu üste fiilen taarruz ve üste hakaret eyleminin vahamet derecesi, davacı hakkında verilen disiplin cezaları ve hakkında devam eden icra takipleri gözetildiğinde, davalı idarece davacıdan istifade edilemeyeceği kanaatine varılmasında objektif esaslara göre hareket edildiği, işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu işlemin iptali ile tazminat talebinin kabulü yönündeki istinafa konu kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili mevzuatta sayılan suçların bir veya birkaçından kesinleşmiş yargı kararıyla hükümlü olmak gerektiği, Anayasa ve AİHS hükümlerine göre suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimsenin suçlu sayılamayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bir hüküm niteliğinde olmadığı, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacının durumunda herhangi bir hukuki değişiklik meydana getirmeyeceği, kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiği, davacının meslek hayatı boyunca birçok ödül ve takdirname aldığı, sicil notlarının iyi olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı, kamu yararı ve birey yararı arasında adil bir denge kurulamadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, 03/02/2015 tarihinden önce işlenen fiiller hakkında Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesindeki hükmün uygulanamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında, "üste fiilen taarruz" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği, bu suçu işlediğinin mahkeme kararıyla kesinleşmesi üzerine "kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar ve askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenen düzeye erişememe" kapsamında sözleşme fesih onay belgesinin düzenlendiği, davacının 4 aylıktan kesme, 4 hizmet yerini terketmeme, 2 uyarma cezası, 3 ayrı icra belgesi ve "tehdit" ve "amire veya üste fiilen taarruz" suçlarından 2 ayrı ceza yargılamasının bulunduğu, takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı ayırma işlemlerinde idare, personelinin disiplin durumunun artık Silahlı Kuvvetlerde görev yapmasını engelleyecek vehamet derecesine ulaşması durumunda ayırma işlemi tesis edebildiği, davacı hakkında tesis edilen işlemde idarece bu esaslara uygun hareket edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, .... Jandarma Komando Alay Komutanlığı Karargah Bölük Komutanlığı emrinde sözleşmeli Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yaptığı sırada, 21/11/2013 tarihinde Bölük İdari İşler Astsubayı J.Üçvş. A.G. ile sözlü olarak tartıştıktan sonra boğazını sıkması olayıyla ilgili olarak .... Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılandığı, yapılan yargılama neticesinde ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; üste fiilen taarruz suçunu işlediğinin sabit olduğu görülerek "neticeten 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ve 5271 sayılı CMK'nın 231. mddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, bu karara istinaden davacının durumunun "kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanlar" ve "askerlik mesleği değerlerini sergilemede istenen düzeye erişememe" kapsamında olduğu değerlendirilerek sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinde, "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.
Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.
Ayrıca;
a) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,
b) (Değişik birinci cümle: 22/1/2015 - 6586/78 md.) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi;
1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüş-vet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların
.......
Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.
Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilerek Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşlar, tekrar Türk Silâhlı Kuvvetlerine alınmazlar." hükümlerine yer verilmiştir.
Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinde, "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.
Ayrıca;
a) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,
b) (Değişik:RG-21/1/2016-29600) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse ve affa uğrasa dahi;
1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasnii, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların, .......
Tugay, bağımsız tugay, tümen, bölge (ve eşidi) komutanlarınca veya eşidi kurum amirlerince; ordu, kolorduya (ve eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirleri için kurmay başkanlarınca; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Millî Savunma Bakanlığına doğrudan bağlı birlikler için personel başkanlarınca veya yetki verilen komutanlıklarca; Sahil Güvenlik Komutanlığında ise Sahil Güvenlik Komutanlığınca sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir.
Sözleşmenin feshedildiği, ilgili kuvvet komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve ilgili amirine, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından da ilgili birlik komutanlığına bildirilir. Kendisine tebliği müteakip, yapılacak devir-teslim ve diğer işlemlerin sonunda ilişik kesme ile fesih tamamlanır.
Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşlar, tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmazlar.
Uzman erbaş olarak göreve başlamış olup da, daha sonra bu Yönetmelikte belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılanlar hakkında da fesih işlemi yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesindeki değişikliğinin yürürlüğe girdiği 03/02/2015 tarihinden önce 21/11/2013 tarihinde işlenen üste fiilen taarruz suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına dayanılarak uzman erbaşların sözleşmelerinin feshi/yenilenmemesi işlemi tesis edilebilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, 31.12.2015 tarihli dava konusu işlemin sebebinin idare tarafından, 21/11/2013 tarihinde Bölük İdari İşler Astsubayı J.Üçvş. A.G. ile sözlü olarak tartıştıktan sonra boğazını sıkması olayıyla ilgili olarak .... Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılandığı, yapılan yargılama neticesinde ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; üste fiilen taarruz suçunu işlediğinin sabit olduğu görülerek "neticeten 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" dair karar olarak belirtildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise, davalı idarenin savunmasında yer verdiği davacı hakkında verilen disiplin cezaları ve hakkında devam eden icra takipleri gözetilerek davanın reddine karar verildiği görülmekte ise de, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda idari yargı yerleri idarece ileri sürülen sebeplerle bağlı olduğundan, idarece ileri sürülmeyen sebeplere dayalı olarak yargısal denetim yapılarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1843
Karar No : 2020/2940

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. … - Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ :Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … Deniz Üs Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 26.02.2019 tarihli işlemin iptali ve ilişik kesme tarihi ile göreve iade edildiği tarihler arasında alamadığı görev aylıklarının tahakkuk tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; idarece sözleşmenin yenilenmemesinin gerekçesi olarak davacının FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir olduğu gerekçesiyle 674 sayılı KHK'nın 19/1. maddesi uyarınca TMSF'ye devredilen … Holding'de SGK kaydının ve …Bankası … Şubesi nezdinde 24.11.2014 tarihinde açtırmış olduğu hesabının bulunduğu şeklindeki istihbari bilgilerin gösterildiği anlaşılmış ise de, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne yapmış olduğu başvuru üzerine FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir … Holdinge bağlı … Lojistik Hizmetleri A.Ş ile ön görüşme yapmak üzere yönlendirildiği ve burada yalnızca bir gün (01.12.2014) çalıştığı, bir günlük çalışmasının karşılığı 30,71 TL ücretin ise o tarihte … Bankası … Şubesi nezdinde davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, bunun dışında bahsi geçen hesapta hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı, diğer taraftan … Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında silahlı terör örgütüne olma suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava konusu işlem tesis edilmeseydi ödenmesi gereken tarihlerden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı ile, Devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker, polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Devletin daha geniş yetkilere sahip olduğunun tartışmasız olduğu, davacı hakkında yapılan tespitlere ve değerlendirmelere istinaden; davalı idare tarafından işlem tesis edilirken Devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker kişilerin her türlü şüpheden uzak olarak gerek kendilerinin ve gerekse yakınlarının Milli Güvenlik aleyhine faaliyette bulunan terör örgütleri ile irtibat ve iltisakı veya mensubiyetinin bulunmadığına kanaat getirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin açık olduğu ve söz konusu tespitin idari makamlarca dikkate alınması gereken makul bir şüphe olarak değerlendirilmesi gerektiği, anılan değerlendirme neticesinde sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, disiplinli ve başarılı bir personel olduğu, sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek bir durum bulunmadığı, davalı idarece takdir yetkisinin objektif ve kamu yararına uygun kullanılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdarenin sözleşmesi yenilenecek personeli belirlerken takdir yetkisi bulunduğu, bu yetkinin dava konusu olayda, kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında objektif ve hukuka uygun kullanıldığı, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : … Deniz Üs Komutanlığı'nda sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, hakkındaki FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yönündeki iddialar nedeniyle 30.11.2017 tarihinden itibaren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, sonrasında kendisinden istifade edilemediğinden bahisle 26.02.2019 tarihinde süresi bitecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Hizmet Süresi" başlıklı 5. maddesinde; "Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. (Değişik ikinci cümle: 19/6/2010-6000/26 md.) Bunlardan;
a) İstihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların,
b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olanlardan istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi şartıyla mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun görülenlerden, istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşıyanların, müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami elliiki yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir." hükmüne, 12. maddesinde ise; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.
Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.(...)" hükmüne yer verilmiştir.
20.09.2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında; "Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarece; davacının, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yönündeki iddialar nedeniyle 30.11.2017 tarihinden itibaren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği ve aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen hakkındaki soruşturma sonuçlanmadığından bahisle kendisinden istifade edilemediği gerekçesiyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne yapmış olduğu başvuru üzerine FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir … Holdinge bağlı … Lojistik Hizmetleri A.Ş ile ön görüşme yapmak üzere yönlendirildiği ve burada yalnızca bir gün çalıştığı, bir günlük çalışmasının karşılığı ücretinin ise o tarihte … Bankası … Şubesi nezdinde davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, yatırılan bir günlük ücretin çekilmesi dışında bahsi geçen hesapta hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı, diğer taraftan … Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı hakkında silahlı terör örgütüne olma suçu nedeniyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ayrıca davacı hakkındaki soruşturmanın uzun sürmesinde davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı hususları dikkate alındığında, kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2192
Karar No : 2020/3090

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ...
VEKİLİ: ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İl Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, sözleşmesinin feshine dair ... Jandarma Bölge Komutanlığı'nın 06/11/2017 tarih ve SAYI:71712819-1930-2693001-17/Per. ve Özl.İşl.Ks. sayılı ve "Sözleşme Fesih" konulu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dava konusu olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden; terörle mücadele kapsamında önemli bir birlikte görev yapan davacının öncü olduğu görevlerde geride kalmaya yönelik irade sergilediği, katılmadığı görevlere ilişkin bilgileri sorguladığı ve bu durumun birlik içerisinde huzursuzluğa sebebiyet verdiğinin tanık ifadeleriyle doğrulandığı, davacının özellik arz eden bir görevi yürütmesi sebebiyle söz konusu davranışlarının birlik içerisindeki motivasyonu ve güven ortamını olumsuz etkileyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacıdan istifade edilemeyeceği sonucuna varılmakla davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu olayda, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan yargılandığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile beraat ettiği, UYAP'ta yapılan sorgulamada hakkında başkaca bir adli soruşturma ve kovuşturmanın bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, mevzuat gereğince davacının sosyal medya paylaşımlarının tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, salt bu olayın davacıdan istifade edememe sebebiyle fesih işlemi tesisi için yeterli olmadığı, bunun dışında davacıdan istifa edilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında istifade edilememe hali somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak idarenin takdir yetkisi orantılı ve yerinde kullanılarak tesis edildiği, hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,