Görev Dışında Amir veya Üstlerine Saygısız Davranmak

Görev Dışında Amir veya Üstlerine Saygısız Davranmak

20-08-2020
Görev Dışında Amir veya Üstlerine Saygısız Davranmak

Görev Dışında Amir veya Üstlerine Saygısız Davranmak

Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak disiplinsizliği 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunda yer almaktadır. İlgili disiplin suçunun cezası ise Aylıktan Kesme Cezasını Gerektirmekte olup Üç Günlüğe Kadar Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren bir disiplinsizliktir. Bu disiplin suçu Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan polis memurları tarafından işlenebilecek bir suç olduğu gibi jandarma genel komutanlığı bünyesinde görev yapan subay, astsubay, uzman erbaş tarafından da işlenebilen bir suçtur. Bu disiplin suçunu yani görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak disiplin suçunu işlemiş olan polis memuru yahut jandarma genel komutanlığı bünyesindeki askeri personel görev dışında amir veya üstlerine sagısız davranmak disiplin suçunun kendilerine tebliğ edilmesi daha doğru bir ifade ile görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak disiplinsizliğinden Üç Günlüğe Kadar Aylıktan Kesme Cezasının tebliği ile 60 gün içinde disiplin suçunun iptali için idari yargıda iptal davası açması gerekmektedir. Açılacak iptal davası ile birlikte yapılması gereken gerekçeli savunmalar ile disiplin suçunun işlenmediğini maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğinin açıklanmasıdır. Disiplin cezasına karşı açılacak bu iptal davalarınının alanında uzman bir idari dava avukatı vasıtasıyla takibinin yapılması tavsiye olunur. 

T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/19733
K. 2018/13259
T. 10.4.2018

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

İstemin Özeti : Van 2. İdare Mahkemesi'nin 10.4.2014 tarih ve E:2012/1248, K:2014/788 Sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, başpolis memuru olarak görev yapan davacının, Muş İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "görev dışında amir ve üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 26.4.2012 tarih ve 2012/6 Sayılı Muş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ve maaşından yapılan kesintinin yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Van 2. İdare Mahkemesi'nin 10.4.2014 tarih ve E:2012/1248, K:2014/788 Sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesinde "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilinin 3 günlüğe kadar aylık kesimi cezasını gerektiği hükme bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Muş İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde başpolis memuru olarak görev yapan davacı hakkında açılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda; davacının amiri ve mesai arkadaşlarıyla arasında geçen kimi olayları büyütüp sorun haline getirdiği,bu nedenle kendi grubu ve şube personeli arasında tartışmaların meydana geldiği, şube müdürünün tebliğ/tebellüğ belgelerinde rütbe ve ünvanın yanına "büro memuru" yazılması konusunun kendi bilgisi dahilinde gerçekleştiğini davacıya söylemesi üzerine itirazının olmadığını belirttiği halde, ertesi gün tekrar geçmişe dönük tebliğ-tebellüğ belgelerinde yazılan "büro memuru" ibaresinin üzerini çizdiği, bu konuyla ilgili şube müdürü ile yaptığı telefon görüşmesinde şube müdürüne konuyu tekrar değerlendirdiğini ve bu şekilde yapmasının uygun olacağını düşündüğünü, kendisinin haklı olduğunu söylediği ve hakkında da idari işlem yapmaktan geri kalmaması şeklinde cevap vererek, amirine karşı saygısız sözler sarfettiği, mesleğin bir disiplin mesleği olması nedeniyle davacının bu davraşının amir-memur ilişkisini olumsuz yönde etkileyecek olması nedeniyle eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-10 maddesi uyarınca "üç günlüğe kadar maaş kesimi cezası " ile cezalandırılması yönünde teklifte bulunulduğu, anılan teklif üzerine Muş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 26.4.2012 tarih ve 6 Sayılı kararı ile davacının 1 günlük maaş kesimi cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın esasını, Muş İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü emrinde başpolis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, tebliğ-tebellüğ belgelerinde başpolis rütbesinin yanında büro memuru unvanının da yazılması nedeniyle, büro memuru ibaresinin üstünün çizilmesi üzerine, amirin, davacının izinli olduğu bir günde davacıyı telefonla arayarak, "niçin büro memuru ibaresinin üstünü çizdiğini" sorması ve aralarında geçen bu konuşma içeriğinin görev dışında amir ve üstlerine saygısızlık davranmak kapsamında olup olmadığı oluşturmaktadır.

Olayda, amirin iddiasına göre, davacının telefon görüşmesinde, "kendisinin haklı olduğunu, kendisi hakkında istediği idari işlemi yapmaktan geri kalmaması" gerektiğini söylediği, davacının savunmasında ise, amirine "hiçbir belgede başpolis memuru-büro memuru ibaresini görmediğini, hukuki olarak da bunun doğru olmadığını bildiğini, bu durumu kabul etmediği için üstünü çizdiğini", bunun üzerine amirin hakkında derhal işlem başlatacağını söylemesi üzerine, "elinizden ne geliyorsa yapın, beni bu şekilde yıldıramazsınız" şeklinde beyanda bulunduğunu belirtmiş ise de, iki kişi arasında gerçekleşen telefon görüşmesine ilişkin verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda telefon görüşmesine tanık olan başka şahıs/ların bulunmadığı dikkate alındığında, konuşmanın diğer tarafı olan amir tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatılan disiplin soruşturması üzerine verilen cezaya dayanak alınan fiilin somut ve objektif delillerle ispatlanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, davacının üzerine atılı fiilin işlendiği yolunda her türlü şüpheden uzak, kesin bir tespit yapılamadığı anlaşıldığından, öznel değerlendirmeler ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Van 2. İdare Mahkemesi'nin 10.4.2014 tarih ve E:2012/1248, K:2014/788 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 Sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA

kazancı.com

T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/17534
K. 2018/12871
T. 29.3.2018

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

• GÖREV SIRASINDA AMİRE SAYGISIZ DAVRANMA ( Başpolis Memuru Olan Davacının Aylık Kesim Cezası ile Cezalandırılmasına İlişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu Kararının İptali İstemi - Davacıya İsnat Olunan Eylemin Her Türlü Şüpheden Uzak Kesin ve İnandırıcı Delillerle Ortaya Konulamadığının Anlaşıldığı/İşlemde Hukuka Uygunluk Görülmediği ve Davanın Reddi Kararının Bozulması Gerektiği )
• BİR GÜNLÜK AYLIK KESİM CEZASI ( Davacı Hakkındaki Disiplin Soruşturma Raporuna Göre Olayla İlgili Taraflar Dışında Sadece Bir Polis Memurunun İfadesinin Alındığı - Tanığın Davacının Bağırdığına veya Kalemini Sert Bir Şekilde Fırlattığına Şahit Olmadığını Beyan Ettiği/İsnat Olunan Eylem Her Türlü Şüpheden Uzak Kesin ve İnandırıcı Delillerle Ortaya Konulamadığından İşlemin Hukuka Aykırı Olduğu )
• İSNAT OLUNAN EYLEMİN HER TÜRLÜ ŞÜPHEDEN UZAK KESİN VE İNANDIRICI DELİLLERLE ORTAYA KONULAMAMASI ( Davacının Görev Sırasında Amirine Saygısız Davrandığından Bahisle Disiplin Cezası ile Cezalandırılmasına İlişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu Kararının İptali İstemi - İfadesine Başvurulan Polis Memurlarının Davacının Komiser Yardımcısına Omuz Attığını Görmediklerini veya Ters Baktığına Şahit Olmadıklarını Beyan Ettikleri/İşlemde Hukuka Uygunluk Davanın Reddi Yolundaki İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Bulunmadığı )
2577/m.2
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğün/m.6/A-12,15

ÖZET : Dava, başpolis memuru olan davacının, görev sırasında amirine saygısız davrandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de, Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "1 günlük aylık kesim cezası" ile cezalandırılmasına dair Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

Davacıya isnat olunan eylemin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İstemin Özeti : Ankara 1. İdare Mahkemesi'nin 20.6.2013 tarih ve E:2012/1180, K:2013/1017 Sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi :Davacıya isnat olunan eylemin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, başpolis memuru olarak görev yapan davacının, TBMM Koruma Daire Başkanlığı emrinde görev yaptığı dönemde, görev sırasında amirine saygısız davrandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-12. maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "1 günlük aylık kesim cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin 11.4.2012 tarih ve 2012/193 Sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 1. İdare Mahkemesi'nin 20.6.2013 tarih ve E:2012/1180, K:2013/1017 Sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiilin tanık ifadeleri ile sabit olduğu görüldüğünden dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-12. maddesinde; "görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiili 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; başpolis memuru olarak görev yapan davacının, TBMM Koruma Daire Başkanlığı emrinde görev yaptığı dönemde amiri olan komiser yardımcısı B.K. tarafından düzenlenen tutanaklar ve şikayeti üzerine başlatılan disiplin soruşturmasına istinaden düzenlenen disiplin soruşturma raporunda, 28.9.2011 tarihinde komiser yardımcısı B.K.'nın davacıya görevi ile ilgili bir konuda soru sorduğu, davacının amiri konumunda olan komiser yardımcısı B.K.'ya lakayıt bir şekilde cevap verdiği, 1.10.2011 tarihinde de davacının B.K.'ya bilinçli şekilde omuz atarak saygısız ve umarsamaz tavır içine girdiği, bu olaylar ile ilgili olarak B.K. tarafından tutanak düzenlendiği ve davacıya isnat edilen bu fiillerin tanık ifadeleriyle de sabit olduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-12. maddesi uyarınca disiplin cezası ile cezalandırılmasının önerildiği ve öneri doğrultusunda davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporu ekinde yer alan tanık ifadelerinin incelenmesinden, 28.9.2011 tarihli olayla ilgili olarak olayın tarafları olan komiser yardımcısı B.K. ve davacı dışında sadece bir polis memurunun ifadesinin alındığı, onun da komiser yardımcısı B.K.'yı doğrulamayıp, davacının bağırdığına veya kalemini sert bir şekilde fırlattığına şahit olmadığını beyan ettiği, 1.10.2011 tarihli olayla ilgili olarak ifadesine başvurulan polis memurlarının da davacının komiser yardımcısı B.K.'ya omuz attığını görmediklerini, B.K.'nın davacıya hitaben "terbiyesizlik yapma, haddini bil" şeklinde bağırdığını, davacının B.K.'ya cevap verdiğine veya ters baktığına şahit olmadıklarını beyan ettikleri görülmektedir.

Bu durumda, davacıya isnat olunan eylemin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nin 20.6.2013 tarih ve E:2012/1180, K:2013/1017 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 Sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca BOZULMASINA

kazancı.com

T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/16762
K. 2018/12481
T. 21.3.2018

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

İstemin Özeti : Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 9.10.2012 tarih ve E:2012/432, K:2012/1267 Sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...

Düşüncesi :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, polis memuru olan davacının, Rize İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken amirine saygısız davrandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Rize Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 21.12.2011 tarih ve E:2011/6, K:2011/6 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 9.10.2012 tarih ve E:2012/432, K:2012/1267 Sayılı kararıyla; davacının eyleminin sübut bulduğu, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-12. maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-12. maddesinde; "görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiili 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmü yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden, eylem tarihinde Derepazarı İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacının, 21.3.2011 tarihinde görev yaptığı İlçe Emniyet Amirliği binasına girmeden önce orman haftası nedeniyle yürüyüş yapan ilköğretim öğrencilerini gördüğü, konuyla ilgili öğretmenlerinden bilgi aldığı, görev yerine doğru giderken koridorda ilçe emniyet amirinin kendisine seslendiği ve bu yürüyüş olayı ile ilgili tutanak tutulup tutulmadığını sorduğu, bilgi toplanmasını istediği, davacının, "Ne toplayacağım? Her şeyi size söyledim. Tutanak tutmayı bilmiyorum. Siz karalayın bir şeyler, ben yazayım." dediği, bunu söylerken ellerinin arkasında olduğu, amirine karşı lakayt hareketlerle konuştuğu iddiasıyla aynı gün tutanak tutulmak suretiyle davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, düzenlenen soruşturma raporuna istinaden Rize Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 21.12.2011 tarih ve E:2011/6, K:2011/6 Sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da zorunludur. İsnad olunan olayla ilgili olarak soruşturma emri verilmesi, bağımsız, üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilerek soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasının gerekliliği ve yasal süre içerisinde isnad olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenliğin de bir gereğidir.

Dava ve soruşturma dosyasındaki belgelerin değerlendirilmesinden, davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında alınan tanık ifadelerinin çelişkili olduğu, kamera görüntülerine dayanılarak atılı suçu işlediği öne sürülse de, CD görüntülerinin soruşturma dosyasında mevcut olmadığı, dolasıyla davacının disiplin cezasına konu suçu işlediği hususunun hukuken kabul edilebilir, somut, şüpheden uzak yeterli delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının görev sırasında amirine saygısız davranmak fiilini ne şekilde işlediğinin şikayetçi amirin iddiası dışında objektif delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, isnat edilen fiillerin işlendiği varsayılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 9.10.2012 tarih ve E:2012/432, K:2012/1267 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 Sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA

kazancı.com

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık