Emre İtaatsizlik Cezası

Emre İtaatsizlik Cezası

18-08-2020
Emre İtaatsizlik Cezası

Emre İtaatsizlik Cezası

Emre itaatsizlik cezası daha doğru ifade ile emre itaatsizlik disiplinsizliği 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununda düzenlenmiştir. Söz konusu disiplin suçunun tanımı kasıtlı olarak hizmete ilişkin bir emri tam yapmamak ya da değiştirerek veya sınırını aşmak suretiyle yapmak olarak tanımlanmış olup disiplin suçu olarak hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler içerisinde yer almaktadır. Aşağıda emre itaatsizlik disiplin suçuna ilişkin emsal AYİM kararı paylaşılmış olup askeri mahkemelerin kapatılması ile sivil mahkemelerin bu konuda içtihat yaratmaları belirli bir süreyi bulacaktır. Ayrıca belirtmek gerekir ki emre itaatsizlik disiplinsizliği ile tecziye edilen askeri personelin öncelikle yapması gereken emre itaatsizlik savunma örneği hazırlamak sonra gerekçeli savunmalarla itirazda bulunmak eğer ceza verilirse cezanın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda disiplin cezasının iptali davası açılması gerekecektir. Hizmet Yerini Terk Etmeme cezası hakkında bilgi almak için hizmet yerini terk etmeme cezası nedir başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

AYİM 3'üncü Dairesi
.13.03.2014 
E.2013/770 
K 2014/358

Davacıya, Tabur Komutanı tarafından saç ve fovorilerinin kesilmesi emrinin olaydan önce somutlaştırılmadığı emri yerine getirmesi için süre verilmediği emrin davacıya yöneltilmediği, bu nedenle söz konusu emrin yapılmasının emre itaatsizlik disiplinsizliğine yol açmayacağı anlaşıldığından, davacıya verilen 2 gün hizmet yerini terk etmeme cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Dava dosyasının ve ekindeki savunma belgelerinin incelenmesinden; davacının Hava Teknik Okullar Komutanlığında Hv.Uçk.Bkm.Tğm. olarak subay temel eğitiminde bulunduğu, 24.04.2013 tarihinde davacının Kursiyer Bölük Komutanı odası önünde Kurslar Tabur Komutanı ve ikinci disiplin amiri olan Kur. Yb. M.... ile karşılaştığı, Tabur Komutanı tarafından davacının saç ve favorilerinin uzun olduğu, elbisesinin yakasının açık olduğu tespiti yapılarak daha önceden davacının aynı hususlarda benzer defalar uyarılmasına rağmen kasıtlı davrandığı gerekçesiyle aynı gün savunmasının istendiği, davacının savunmasını verdiği tarih belli olmamasına rağmen savunmasını yaptığı, 26.04.2013 tarihli ceza kararı ile davacıya ikinci disiplin amiri tarafından savunması yetersiz görülerek daha önce yapılan kılık kıyafetle ilgili ikazlarda nazara alınarak eylemi 6413 sayılı Disiplin Kanununun 19/1-a maddesi uyarınca emre itaatsizlik olarak değerlendirilerek davacıya 2 gün hizmet yerini terk etmeme cezası verildiği, ceza kararının davacıya 26.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu karara itiraz etmediği, davacı vekilinin süresinde 09.05.2013 tarihinde iş bu davayı açtığı ve Başsavcılık düşüncesinin taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
...
6413 sayılı TSK Disiplin Kanununun 19’uncu maddesinde hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler sayılmıştır. Maddenin 1/a fıkrasında emre itaatsizlik disiplinsizliği düzenlenmiştir. Maddede emre itaatsizlik; “kasıtlı olarak hizmete ilişkin bir emri tam yapmamak yada değiştirerek veya sınırını aşmak suretiyle yapmaktır." şeklinde tanımlanmıştır.
...
Hizmetin tanımı İç Hizmet Kanununun 6'ncı maddesinde yapılmıştır. Bu maddeye göre hizmet "kanunlarla nizamlarla yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir". şeklinde tanımlanmıştır. Emrin tanımı ise aynı kanunun 8'inci maddesinde yapılmıştır. Bu maddeye göre emir, "Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir." şeklinde tanımlanmıştır.
...
Yerleşik Askeri Yargıtay İçtihatlarına göre askerliğe ait kanunlar ve diğer genel düzenleyici işlemler (Tüzük, Yönetmelik vs.) hizmete ait olmakla birlikte, hizmete ilişkin bir emir oluşturmazlar. Herhangi bir yasa ya da genel düzenleyici işlemin düzenlediği bir konu; amirler tarafından emir haline getirilip astta yöneltilmedikçe hizmete ilişkin bir emir haline gelemezler.

Davalı idare tarafından savunmalarında; davacının 17.04.2013 tarihinde icra edilen subay temel mezuniyet töreni sırasında gömleğinin yakasının açık olduğu tespitinin yapıldığı, törenden bir gün önce 16.04.2013 tarihindeki provalarda davacının aynı konuda uyarıldığı, davacının bu disiplinsizliği nedeniyle emre itaatsizlikten savunmasının alındığı ve ceza verildiği, buna rağmen davacının emre itaatsizlik konusunda kasıtlı davranışlar sergilediği, 24.04.2013 tarihinde de Tabur Komutanı tarafından davacının saç ve favorilerinin uzun, yakasının açık olduğu tespiti yapıldığı beyan edilmiştir. 

Davacının mahkememizde karara bağlanan bir başka dosyasında; 09.04.2013 tarihinde yapılan takdim ve tören geçişi sırasında saç traşının uygun olmadığı tespitiyle davacıya emre itaatsizlik disiplinsizliğinden ceza verildiği ve bu cezanın dayanağının de davacıya 08.04.2013 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilen saç traşının uygun olması yönündeki emrin olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, davacının 24.04.2013 tarihinde saç ve favorilerinin uzun ve kılık kıyafetinin bozuk olması nedeniyle savunmasının alınmasının dayanağını da davacının daha önce aynı hususlarda ikaz edilmesi, savunmasının alınması ve ceza verilmesi olduğu görülmektedir.

Somut olaya dönecek olursak; davacı, 24.04.2013 tarihinde Kurslar Tabur Komutanı ile kursiyer subay bölük Komutanlığı idari bürosu önünde
karşılaşmış, elbisesinin yakasının açık, saç ve favorilerinin uzun olduğu görülerek hemen aynı gün davacıdan bu konuda savunması istenmiştir.

Davacıya o gün itibariyle kılık kıyafetini düzeltmesi, saç ve favorilerinin kesilmesi emri verilmemiş ve emri yerine getirmesi için de bir süre tanınmamıştır. Dolayısıyla İç Hizmet Yönetmeliğinin saç ve kıyafetle ilgili düzenlediği hususlar bir emir haline getirilip somutlaştırılmamış ve davacıya yöneltilmemiştir. Davacının daha önce aynı konularda ikaz edilmesi, emir verilmesi, savunmasının alınması ve ceza verilmesi durumu değiştirmemektedir. Her somut olay kendi içinde değerlendirilmelidir. Aksi halde, somutlaştırılmayan, asta yöneltilmeyen, düzenleyici işlemlerin düzenlediği her konu emre itaatsizlik disiplinsizliğine konu olabilecektir.

6413 sayılı Disiplin Kanunun 19/1-a maddesine baktığımızda, "kasıtlı olarak hizmete ilişkin bir emri tam yapmamak yada değiştirerek veya
sınırını aşmak suretiyle yapmaktır" disiplinsizlik eyleminin emre itaatsizlik olarak tanımlandığı ve eylemin emre itaatsizlik disiplinsizliğine vücut vereceği belirtilmiştir. Emre itaatsizlik disiplinsizliğinin oluşması için hizmete ilişkin emrin tam yapılmaması, emrin değiştirilerek yapılması veya sınırı aşılmış olmalıdır. Davacının Disiplin Kanunun 15/1-d maddesi uyarınca kılık kıyafeti bozuk olmak eyleminden dolayı uyarma cezası ile cezalandırılma gerekir. Somut olayda 24.04.2013 tarihinde davacıya yöneltilmiş, somutlaştırılmış bir emir bulunmadığından davacının eyleminin emre itaatsizlik disiplinsizliğini oluşturmadığı kanaatine varıldığından davacıya verilen 2 gün hizmet yerini terk etmeme disiplin cezasının iptaline karar verilmesi yoluna gidilmiştir. 2 gün hizmet yerini terk etmeme cezasının İPTALİNE,

T.C.
ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ
1. DAİRE
E. 2011/506
K. 2011/1691
T. 1.11.2011

ÖZET : Davacı 926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d maddesinde belirtilen “Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan bilim dallarında yüksek lisans öğrenimi yapma” şartını sağlamayan davacıya lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesine yasal olarak imkan bulunmadığı, bu bağlamda; davacıya lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Davacı 31 Ocak 2011 tarihinde Kartal Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi kaydına, 04 Şubat 2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi ile ilgili esasları düzenleyen 926 sayılı TSK.Personel Kanununun 36’ncı maddesinin, 5621 sayılı Kanun ile değiştirildiğini, bu değişiklik ile ilave lisansüstü öğrenim kıdeminin kaldırıldığını, yüksek lisans öğreniminden kıdem alabilmek için Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planında bilim dalı karşılığında gösterilen kontenjana girme esasının getirildiğini, 5621 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 17 Temmuz.2007 tarihinde yüksek lisans öğrenimine devam edenler ile öğrenimini bitirmiş, ancak kıdem almak için müracaat etmemiş personele eski kanun hükümlerinden istifade edebilmek için 7 ay süre tanındığını, bu kapsamda 17 Kasım .2007 tarihine kadar yüksek lisans öğrenimini tamamlayan ve kıdem almak için müracaat eden personele 5621 sayılı Kanun değişikliğinden önceki esaslar dahilinde lisansüstü öğrenim kıdemi verildiğini, anılan kanun değişikliğine paralel olarak Subay Sicil Yönetmeliğinin 116‘ncı maddesinde değişiklik yapıldığını, Türk Silahlı Kuvvetleri Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği hazırlanarak 06.09.2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe sokulduğunu, kendi nam ve hesabına lisansüstü öğrenimlerden kıdem verilebilecek bilim dalları ve yıllık kontenjanların K.K.K.lığının 25 Temmuz 2007 tarihli ve PER.:4011-141-07/Per.Pl.ve Ynt.D.Pl.Ş.(3) (578) sayılı “Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2007-2016)” konulu emri ile yayınlandığını, kendi nam ve hesabına Uluslararası İlişkiler (MA) yüksek lisans eğitimini 2006-2007 yılları arasında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladığını, yüksek lisans diplomasını 02 Mayıs 2007 tarihinde aldığını, YÖK Başkanlığınca düzenlenen diploma denklik belgesini de 24 Mayıs 2007 tarihinde aldığını, ancak o dönemde ailevi problemleri nedeniyle lisansüstü öğrenim kıdemi almak için gerekli başvuruyu zamanında yapamadığını ve 17 Kasım 2007 tarihine kadar gerekli evrakları toplayıp gönderemediğini, 08 Kasım 2010 tarihinde lisansüstü öğrenim kıdemi almak için başvuru yaptığını, kendisine 09 Aralık 2010 tarihinde tebliğ edilen K.K.K.lığının 30 Kasım 2010 tarihli cevabi yazısı ile; yüksek lisans yaptığı Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalının, K.K.K.lığının 29 Temmuz 2010 tarih ve PER.: 1440-38805-10/Per.Pl.ve Ynt.D.Mslk.Glş.Ş. sayılı “Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı Revizesi” konulu emri ile revize edilen KKPL 52-2 Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2007-2016)’nda ikmal sınıfı subaylar için kıdem verilecek bilim dalları arasında yer almadığından bahisle talebine olumsuz cevap verildiğini, ancak yüksek lisans öğrenimine başladığında KKPL 52-2 Kara Kuvvetleri Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2004-2012)’nın geçerli olduğunu ve sınıfının ordudonatım olduğunu, bu Plan’da “Ordudonatım” ve “Levazım” sınıfı subayların Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalında yüksek lisans yapabileceğinin belirtildiğini, Eylül 2007 tarihinde “İkmal” sınıfına geçirilmesi nedeniyle revize edilmiş Plan’da ikmal sınıfı bir subay için Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalında yüksek lisans yapılabileceği belirtilmediğinden bahisle tarafına lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesinin kazanılmış hak ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu belirterek, yüksek lisans kıdemi verilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde kendi nam ve hesabına gördüğü yüksek lisans öğrenimini tamamlayarak 02 Mart 2007 tarihinde yüksek lisans diplomasını, 24 Mayıs 2007 tarihinde de YÖK Başkanlığından bu yüksek lisans öğrenimi ile ilgili diploma denklik belgesini alan davacının, görev yaptığı İkm.Mly.Okl.ve Eğt.Mrk.K.lığının 12 Kasım 2010 gün ve PER.: 1630-800-10 sayılı yazısı ekinde gönderilen 08 Kasım 2010 tarihli dilekçesi ile lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi talebi ile yapmış olduğu başvuruya, kendisine 09 Aralık 2010 tarihinde tebliğ edilen K.K.K.lığının 30 Kasım 2010 gün ve PER.: 1430-335097-10/Tyn.D.Sicil ve Kd.Ş.Sb.Ks. sayılı cevabi yazısıyla; yüksek lisans öğrenimi gördüğü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı’nın, K.K.K.lığının 29 Temmuz 2010 gün ve PER.:1440-38805-10/Per.Pl.ve Ynt.D.Mslk.Glş.Ş. sayılı “Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı Revizesi” konulu emri ile revize edilen KKPL 52-2 Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2007-2016)’nda ikmal sınıfı subaylar için kıdem verilecek bilim dalları arasında yer almadığı belirtilerek olumsuz cevap verilmesi üzerine işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d maddesi; “Kuvvet Harp Akademileri öğrenimini tamamlayıp kurmaylığı onaylanan subaylara iki yıl, bunlardan Silâhlı Kuvvetler Akademisinden mezun olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl; / Harp Akademileri Komutanlığınca düzenlenen ve iki yarı yıllık programı içeren komutanlık ve karargâh subaylığı öğrenimini bitiren subaylara bir yıl; / Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan bilim dallarında yüksek lisans öğrenimi yapanlardan; yüksek lisans eğitimi bitiriş notu, lisans eğitimi bitiriş notu, sicil notu ortalaması, mükâfatlar ve cezalar ile Türk Silâhlı Kuvvetleri Lisansüstü Öğrenim Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartlar esas alınarak yapılacak sıralamada Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı namına ve kendi namına olmak üzere ayrı ayrı olarak bilim dalı karşılığında tahsisi yapılan kontenjanlara giren subaylara bir yıl, bunlardan doktora yapanlara bir yıl, doğrudan doktora yapanlara iki yıl, doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl; / Tıpta uzmanlık belgesi alanlara, diş tabipliğinde, veterinerlikte, eczacılıkta uzman belgesi alanlara veya doktora yapanlara iki yıl, bunlardan doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl;/ kıdem verilir./ (Değişik:24.4.2008-5758/3 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerine muvazzaf subay olarak katılmadan önce branşları ile ilgili yukarıda belirtilen öğrenimlerini kendi nam ve hesaplarına yapmış veya subay nasbedildikten sonra bitirmiş olanlar, lisansüstü öğrenimi tamamladığı için sınıfları değiştirilen subaylar ile lisansüstü öğrenimi tamamladıktan sonra astsubaylıktan subaylığa nasbedilenler hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır. / Bu şekilde kıdem alanların nasıpları düzeltilir. / Bu madde hükümlerine göre verilen kıdemlerin toplamı hiçbir şekilde üç yılı aşamaz. / Yukarıda yazılı nitelikleri haiz olanlara lisansüstü öğrenim kıdemi verilebilmesi için; / 1. Müracaat tarihinde sicil notu ortalamasının, sicil tam notunun % 90'ı ve daha üstünde olması, / 2. Lisansüstü öğrenimini kendi nam ve hesabına yapanlar için askerî disiplin, tutum ve davranışları, görevindeki başarısı, meslekî bilgi ve yetenekleri, genel kültürü, ahlakî ve şahsî nitelikleri bakımından kıdem almaya layık bulunduğuna dair "Lisansüstü Öğrenim Kıdemi Nitelik Belgesi"nin müspet olarak düzenlenmiş olması,/3. Özel kanunlara tâbi olanların, yukarıdaki şartlara ilave olarak bu sıfatlarını kazanmada, kendi kanun ve yönetmeliklerinde belirtilen usûl ve esasları yerine getirmiş olması, / 4.Cezaları ertelenmiş, para cezasına çevrilmiş, genel veya özel af kanunları kapsamına girmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adlî sicilden çıkarılmış olsalar bile; / aa) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurmak, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma suçlarından birisinden mahkûm olmaması, / bb) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçları ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan mahkûm olmaması, / cc) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, yukarıdaki bentlerde belirtilen suçların dışındaki suçlardan, askerî ve adlî mahkemeler, disiplin mahkemeleri veya disiplin amirlerince toplam olarak 21 gün ve daha fazla hapis veya oda hapsi cezası ile mahkûm veya cezalandırılmış olmaması, / gerekir. / Açığa alınmayı gerektiren ya da yukarıdaki bentlerde sayılan suçlardan gözetim altına alınanlar, tutuklananlar veya kamu davası açılanlar, haklarındaki yargılama neticesine göre işleme tâbi tutulurlar.” hükmüne amir bulunmaktadır.

5621 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanuna eklenen EK Geçici 85’inci maddenin 2’nci fıkrası ile; bu Kanunun (5621 sayılı Kanunun) yürürlüğe girdiği tarihten önce yüksek lisans öğrenimine başlamış veya yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve henüz kıdem almamış olan subayların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (17 Nisan 2007 tarihinden) itibaren yedi ay içerisinde yüksek lisans öğrenim kıdemi almak maksadıyla müracaat etmeleri halinde, bu Kanundan önceki esaslar dâhilindeki yüksek lisans kıdeminden istifade edecekleri belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere EK Geçici 85’inci maddeden istifade edilebilmesi için tamamlanan yüksek lisans öğrenimi nedeniyle 5621 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra yedi ay içinde (yani 17 Kasım 2007 tarihine kadar) müracaat edilmesi gerekmektedir. Buna göre, yedi aylık geçiş süreci tamamlandıktan sonra (08 Kasım 2010 tarihinde) müracaat etmiş olan davacının, EK Geçici 85’inci madde kapsamına girmediği ve eğitim öğretim kıdemi verilmesi için idareye başvuru yaptığı tarihteki mevzuata tabi olduğu açıktır.

926 sayılı TSK Personel Kanunun 36/d maddesinde yapılan Kanun değişikliğine paralel olarak Subay Sicil Yönetmeliğinin 116/b maddesinde de; “…4) Kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek bilim dallarında yüksek lisans (bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, yüksek mimarlık, master) öğrenimi yapanlardan; yüksek lisans eğitimi bitiriş notu, lisans eğitimi bitiriş notu, sicil notu ortalaması, mükâfatlar ve cezaları ile Türk Silahlı Kuvvetleri Lisansüstü Öğrenim Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartlar esas alınarak yapılacak sıralamada, kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı namına ve kendi namına olmak üzere ayrı ayrı olarak bilim dalı karşılığında tahsisi yapılan kontenjanlara giren subaylara bir yıl kıdem verilir. Bu şekilde kıdem almış olanlardan, kıdem almış olduğu yüksek lisans bilim dalına dayalı olarak doktora yapanlara bir yıl daha, doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl kıdem verilir.” düzenlemesi getirilmiştir.

926 sayılı TSK Personel Kanununun, lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesine ilişkin usul ve esasların belirlendiği 36’ncı maddesinin (d) fıkrasında 5621 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği müteakip KKPL 52-2 Kara Kuvvetleri Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2007-2016) 2007-2016 yıllarını kapsayacak şekilde yeniden hazırlanarak 25 Temmuz 2007 tarihinde yürürlüğe sokulduğu ve K.K.K.lığının 29 Temmuz 2010 gün ve PER.: 1440-38805-10/Per.Pl.ve Ynt.D.Mslk. Glş.Ş. sayılı yazısı ile revize edildiği, bu şekilde revize edilen, davacının lisasüstü öğrenim kıdemi verilmesi yönünde başvuruda bulunduğu 08 Kasım 2010 tarihinde ve halen yürürlükte bulunan KKPL 52-2 Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2007-2016)’nda, davacının yüksek lisans öğrenimi gördüğü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı’nın ikmal sınıfı subaylar için kıdem verilecek bilim dalları arasında sayılmadığı anlaşılmakla, 926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d maddesinde belirtilen “Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personel temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan bilim dallarında yüksek lisans öğrenimi yapma” şartını sağlamayan davacıya lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesine yasal olarak imkan bulunmadığı, bu bağlamda; davacıya lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Diğer yandan davacı, yüksek lisans öğrenimini 5621 sayılı Kanun değişikliğinden önce tamamladığını ve yüksek lisans öğrenimine başladığı tarihte yürürlükte bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planı (2004-2012)’nda, o tarihlerdeki sınıfı olan ordudonatım sınıfı için Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı’nın yüksek lisans kıdemi verilecek bilim dalları arasında sayıldığını, bu nedenle yüksek lisans kıdemi verilmesi yönündeki başvurusunun 5621 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yürürlükte bulunan 926 sayılı Kanunun 36/d maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre değerlendirilmesi gerektiğini, 5621 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki usul ve esaslara göre değerlendirilmesinin kazanılmış hak ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini öne sürmüş ise de; “kazanılmış hak” kavramı, objektif bir hukuk kuralının bireye uygulanmasıyla birel işleme dönüşmesini ifade eder. Dolayısıyla genel düzenleyici işlemler birel işlemlerle kişisel durumlara dönüşmedikçe kişisel hak doğurmazlar. Kuşkusuz norm koyucu dilerse yeni düzenlemeye istisnai hükümler koyup belli durumlara hukuki geçerlik kazandırabilecektir. Bu takdirde eski durumlar kazanılmış bir hakkın varlığından değil, yeni statünün istisnai hükümlerine dayandığı için hukuksal bir değer ve gerçeklik kazanmış olacaktır (Aynı yönde, bkz. AYİM Drl. Krl., 09 Kasım 1989/1989/5, K.1989/24.). Birel işlemlerle somutlaşmaları halinde ilgilileri bakımından kazanılmış haktan söz etmek mümkündür. Bu bağlamda, 5621 sayılı yasa yürürlüğe girdiği tarihten 17 Kasım 2007 tarihine kadar lisansüstü öğrenim kıdemi başvurusunda bulunmayan davacı açısından lisansüstü öğrenim kıdemine ilişkin herhangi bir kazanılmış haktan söz etmek mümkün görülmemiştir. Ayrıca kanun koyucunun, bir kanunun yürürlüğe giriş tarihini belirlemeye; keza bir geçiş süreci öngörüp kimi statüleri koruma altına almaya ya da almamaya; eğer bir geçiş süreci öngörecekse de bunun süresini belirlemeye münhasıran yetkili olduğundan kuşku duyulmamalıdır. Somut olayda, davacının ve benzer durumda olanların kazanılmış bir hakkı bulunmadığından kanun koyucunun bir geçiş süreci öngörmemesinin ya da geçiş sürecini 7 ay ile sınırlandırmasının “hukuk devleti” ilkesine ve “eşitlik” ilkesine aykırı olduğunu hukuken söylemek mümkün değildir.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık