Emniyet Rütbe Terfi

Emniyet Rütbe Terfi

03-03-2020
Emniyet Rütbe Terfi

Emniyet Rütbe Terfi

Emniyet rütbe terfi ya da polis rütbe terfi, emniyet teşkilatı rütbe terfi; emniyet teşkilatında görev yapan polis amirlerinin rütbe sırası ile ilerleme terfilerinin alınmasını bir üst rütbe emniyet görevlisi olarak memuriyet hayatlarına devam etmelerini göstermektedir. Rütbe terfi kanunen tanınmış bir haktır. Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri rütbe sırası ile kanunda açıkça belirtilmiştir. Buna göre Komiser Yardımcısı 9. meslek derecesinde 4 yıl; Komiser 8. meslek derecesinde 4 yıl; Başkomiser 7 . meslek derecesinde 3 yıl; Emniyet Amiri 6. meslek derecesinde 3 yıl; Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 5. meslek derecesinde 2 yıl, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 4. meslek derecesinde 2 yıl; İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 3. meslek derecesinde 2 yıl; Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 2. meslek derecesinde 2 yıl bekleyeceklerdir. Emniyet Teşkilat Kanununun 55. maddesi terfi ve atamaya ilişkin olup kanun maddesine göre, Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise liyakate göre yapımaktadır.

AYRINTILI BİLGİ İÇİN HUKUK BÜROMUZLA İLETİŞİME GEÇEBİLİR VE UZMAN AVUKATLARIMIZLA GÖRÜŞEBİLİRSİNİZ.

Kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihi esas alınır. Aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanı yüksek olanlar, performans değerlendirme puanlarının eşitliği hâlinde bulunduğu rütbede aldığı başarı ve üstün başarı belgesi fazla olanlar, başarı ve üstün başarı belgesinin sayıca eşitliği hâlinde ise sicil numarası daha küçük olanlar diğerlerine göre kıdemli sayılırlar.

Kıdem sırası, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında Teşkilata duyurulur. Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürlüğü personel işlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, Personel Dairesi Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri ve Genel Müdürün uygun göreceği iki Daire Başkanı ile Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılarının birinden teşekkül eder. Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürünün başkanlığında, Genel Müdür Yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Personel Dairesi Başkanı ile Polis Başmüfettişleri arasından seçilecek bir Polis Başmüfettişi ve İl Emniyet Müdürleri arasından seçilecek iki İl Emniyet Müdüründen teşekkül eder. Bu Kurulda görev yapacak Polis Başmüfettişi ile İl Emniyet Müdürlerinin seçimine ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Kurullar her yıl mayıs ayında toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Ancak Bakanın onayı ile kurullar, yıl içinde birden fazla toplanabilir ve terfi değerlendirmesine karar verebilirler. Terfiler, her yıl haziran ayında topluca yapılır. Ancak kurulların yıl içinde birden fazla toplanması hâlinde, terfiler toplantının yapıldığı ay sonunda yapılır.

Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;

Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,

Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,

Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi için yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,

Polis Akademisi Başkanlığınca Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi için düzenlenecek yöneticilik eğitiminde başarılı olunması, şarttır.

Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi için yazılı ve sözlü sınava, her personel en fazla beş defa katılabilir. İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler.

Emniyet Rütbe Terfi Danıştay Kararları

Rütbe terfi davası • KOMİSER YARDIMCISI ( Komiser Rütbesine Terfi Ettirilmeme İşleminin İptali İstemi - Davacı Hakkında Gizli Kalması Gereken Bilgilerin Basına Sızdırıldığı Büro Dışında Aidiyet Kodu Verildiği İddialarıyla Yürütülen Disiplin Soruşturmasının Devam Ettiği/Mahkemece Soruşturmanın Terfi Dönemini Etkileyip Etkilemediği Hususunun Araştırılacağı )
• TERFİ ( Komiser Yardımcısının Komiser Rütbesine Terfi Ettirilmemesi İşleminin İptali İstemi - Davacı Hakkındaki Soruşturmanın Terfi Dönemini Etkileyip Etkilemediğinin Araştırılacağı/Elde Edilecek Bilgi ve Belgelerin Terfi Dönemini Etkilediği Sonucuna Ulaşılması Halinde Soruşturmaya Konu Fiillerinin Niteliği Kıdem ve Liyakat Hususları Gözetilerek İşlemin Hukuka Uygunluğunun İrdeleneceği )


• MERKEZ DEĞERLENDİRME KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( Davacı Hakkında Yürütülen Disiplin Soruşturmasının Devam Ettiği - Mahkemece Soruşturmanın Terfi Dönemini Etkileyip Etkilemediği Hususunun Araştırılacağı/Komiser Yardımcısının Komiser Rütbesine Terfi Ettirilmemesi İşleminin İptali İstemi )


Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik/m.9,11,24,25
ÖZET : Dava; komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacının terfi döneminde Komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Merkez Değerlendirme Kurulu Kararının iptali istenilmiştir. Temyize konu İdare Mahkemesi kararında davacının adli veya idari herhangi bir soruşturmasının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Ancak, davacının terfi durumunun değerlendirildiği Merkez Değerlendirme Kurulunun toplantı tarihi itibarıyla davacı hakkında gizli kalması gereken bilgilerin basına sızdırıldığı, büro dışında aidiyet kodu verildiği iddialarıyla yürütülen disiplin soruşturmasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince; davacı hakkında yürütülen soruşturmanın davacının 2014 yılı terfi dönemini etkileyip etkilemediği hususunun araştırılması, elde edilecek bilgi ve belgelerin terfi dönemini etkilediği sonucuna ulaşılması halinde, soruşturmaya konu fiillerinin niteliği kıdem ve liyakat hususları gözetilerek dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
İSTEMİN KONUSU : Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 12/06/2015 tarih ve E:2014/861, K:2015/676 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacının, 2014 yılı terfi döneminde Komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Erzurum 1. İdare Mahkemesince verilen 12/06/2015 tarih ve E:2014/861, K:2015/676 Sayılı kararda; idarenin rütbe terfi konusundaki takdir yetkisini hukuka ve eşitlik ilkesine uygun olarak kullanması gerektiği belirtilmiş ve davacının gerek sicil bakımından gerekse kıdemi yönünden terfiine engel bir durumu bulunmamasına rağmen terfi ettirilmemesi yönünde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, her ne kadar davacı hakkında işlediği iddia olunan kimi fiilleri nedeniyle yapılacak soruşturma için ek tahkik onayı alındığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de, davacı hakkında açılmış ya da yürütülen bir soruşturma bulunduğuna ilişkin dosyaya ibraz edilen herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ya da davacıya verilmiş adli yahut idari bir ceza bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptali karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, davacının kıdem ve liyakat bakımından değerlendirilmesi sonucu komiserlik rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ SEVİM KARAMAN'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Kurul tarihi itibarıyla davacı hakkında disiplin soruşturmalarının bulunduğu anlaşıldığından, bu durum hakkında gerekli araştırmanın yapılıp soruşturmaların sonucu beklenmeden verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ağrı İli, Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, 2014 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu Kararı ile komiserlik rütbesine terfi ettirilmemiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:

3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 4638 Sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfii edilebilmesi için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı ve kıdem sırasının tespitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Yasaya dayanılarak 10.8.2001 günlü, 24489 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulundukları rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmaları; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmaları gerektiği; 14. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde; devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların, rütbe terfi işlemlerinin, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaların veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise, personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında davacının adli veya idari herhangi bir soruşturmasının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Ancak, davacının terfi durumunun değerlendirildiği Merkez Değerlendirme Kurulunun toplantı tarihi itibarıyla davacı hakkında gizli kalması gereken bilgilerin basına sızdırıldığı, büro dışında aidiyet kodu verildiği iddialarıyla yürütülen disiplin soruşturmasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince; davacı hakkında yürütülen soruşturmanın davacının 2014 yılı terfi dönemini etkileyip etkilemediği hususunun araştırılması, elde edilecek bilgi ve belgelerin terfi dönemini etkilediği sonucuna ulaşılması halinde, soruşturmaya konu fiillerinin niteliği ile yukarıda bahsedilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca kıdem ve liyakat hususları gözetilerek dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, anılan hususlara yönelik olarak araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 12/06/2015 tarih ve E:2014/861, K:2015/676 Sayılı kararının BOZULMASINA,
T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2016/21393K. 2019/1072T. 13.2.2019

Emniyet Rütbe Terfi Danıştay Kararı

• RE'SEN EMEKLİLİĞE SEVK İŞLEMİ ( Davacının Bulunduğu Rütbeye Terfi Ettiği Tarihten İtibaren Dört Yıl İçinde Bir Üst Rütbeye Terfi Edemediğinin Anlaşıldığı - 3201 S.K.'da Öngörülen "Bulunduğu Rütbeye Terfi Ettiği Tarihten İtibaren Beş Yıl İçinde Bir Üst Rütbeye Terfi Edememe" Şartını Sağlamadığı Sonucuna Ulaşıldığı/İşlemde Hukuka Uyarlık Görülmediğinden Davanın Reddi Yönündeki Karara Yönelik İstinaf İsteminin Reddine İlişkin BİM Kararının Bozulması Gerektiği )

• TERFİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ( 3. Sınıf Emniyet Müdürü Rütbesindeki Bekleme Süresini Dolduran Davacı Hakkında EGM Yüksek Değerlendirme Kurulunda Bir Yıl Hariç Her Bir Yıla İlişkin Ayrı Ayrı "Terfi Etmez" Kararının Verildiği - Değerlendirmeye Alınmayan İlgili Yıl İtibarıyla Bir Üst Rütbeye Terfi Edip Etmeyeceği Yönünde Karar Alınmaksızın Beş Yıl İçinde Bir Üst Rütbeye Terfi Edemediğinden Bahisle Resen Emekliye Sevk Edilmesine Karar Verilmesinde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

• BEŞ YIL İÇİNDE BİR ÜST RÜTBEYE TERFİ EDEMEME ( Bulundukları Rütbelere Terfi Ettikleri Tarihten İtibaren Beş Yıl İçinde Bir Üst Rütbeye Terfi Edemeyen Emniyet Müdürlerinin Emeklilik veya Yaşlılık Aylığı Bağlanabilmesi İçin Gerekli Şartları Haiz Olmaları Kaydıyla Emekliye Sevk Edileceğinin Düzenlendiği - Davacının 2016 Yılı İtibarıyla Terfi Edip Etmeyeceği Konusunda Herhangi Bir Karar Alınmadığının Anlaşıldığı/Dört Yıl İçinde Bir Üst Rütbeye Terfi Edemediği Anlaşılan Davacının Yasada Öngörülen Şartı Sağlamadığı ve İşlemin Hukuka Aykırı Olduğu )

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü/m.7/B-1
ÖZET : Dava, 3. sınıf emniyet müdürü olan davacının, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu uyarınca resen emekliliğe sevk edilmesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

2. sınıf emniyet müdürü rütbesine 2016 yılı itibarıyla terfi edip etmeyeceği konusunda hakkında herhangi bir karar alınmayan ve bu haliyle bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren dört yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği anlaşılan davacının, 3201 Sayılı Kanun'un 55/19 maddesinde öngörülen "bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe" şartını sağlamadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiş, davanın reddi yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
İSTEMİN KONUSU : Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2017/4907, K:2018/304 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca resen emekliliğe sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 16/11/2016 tarih ve 2016/2 Sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Samsun 1. İdare Mahkemesince verilen 19/10/2017 tarih ve E:2017/598, K:2017/71698 Sayılı kararda; 3201 Sayılı Kanun'un 6638 Sayılı Kanunla değişik 55. maddesiyle 6638 Sayılı Kanun'un gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amiri kadro sayısının belirlenmesi ve sayıları Kanunla belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirme ve seçme yapılmasının amaçlandığının anlaşıldığı, öte yandan Kanunla belirlenen kadro sayısının aşılamayacak olması ve mevcut emniyet amiri sayısının da kadro sayısından fazla olması nedeniyle, zorunlu olarak bazı emniyet amirlerinin resen emekli edilmelerinin öngörüldüğü ve hak kaybına uğramamaları için de özlük ve parasal haklarının korunduğu, söz konusu yasal zorunluluk nedeniyle resen emekliye sevk edilecek emniyet amirlerinin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin kullanımında sınırsız bir serbestiye sahip olmadığı bilinmekte ise de, Kanunun amir hükmünü yerine getirmek durumunda olan idarenin, resen emekliye sevk edilecek emniyet amirlerinin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında hareket ettiğine ilişkin bir veri bulunmadığı, emekliye sevk edilecek emniyet amirlerinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasına da hukuken imkan bulunmadığı, bu itibarla, Yasanın amir hükmü gereği mevcut emniyet personeli sayısını sınırlı sayıdaki kadro sayısına çekmek amacı dahilinde davalı idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2017/4907, K:2018/304 Sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yargı kararı uyarınca 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesi gerekirken bir alt rütbeden emekliye sevkedilmesi nedeniyle hak kaybına uğradığı, dava konusu işlem tesis edilirken performans değerlendirme notları, almış olduğu başarı belgesi ile taltiflerin dikkate alınmadığı, ayrıca bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıllık fiili çalışma süresi dolmadan emekliye sevk edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı gibi, dilekçede ileri sürülen hususların 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine 30/06/2008 tarihi itibarıyla terfi etmiştir.
Bu rütbede görev yapmakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 31/03/2011 tarih ve 2011/146 Sayılı kararı ile "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1. maddesi uyarınca onaltı ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bu cezanın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince 1/4 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına karar verilmiştir.

Anılan disiplin cezası nedeniyle davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine kıdem tarihi 30/10/2009 olarak düzenlenmiştir.
Bulunduğu rütbede üç yıl olan bekleme süresini tamamlayan davacının, ilk olarak 2012, daha sonra da 2013 ve 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirilmiş ve hakkında her bir yıla ilişkin ayrı ayrı "terfi etmez" kararı verilmiştir.

Diğer yandan, davacı tarafından 1/4 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 31/03/2011 tarih ve 2011/146 Sayılı kararının iptali istemiyle dava açılmış, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 08/04/2015 tarih ve E:2015/702, K:2015/931 Sayılı kararı ile; davacıya isnat edilen disiplin suçunun oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu ise Danıştay 16. Dairesinin 26/01/2016 tarih ve E:2015/20080, K:2016/181 Sayılı kararı ile reddilerek anılan iptal kararı kesinleşmişir.
Söz konusu yargı kararı doğrultusunda davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesini hak ediş tarihi yeniden 30/06/2008 olarak düzenlenmiştir.
Ayrıca, davacı tarafından, aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesi nedeniyle 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine hakediş tarihinin 2011 yılı olarak düzeltilmesi, 2015 yılı itibarıyla da 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecek personel listesine eklenmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulmuş, bu başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 29/03/2016 tarih ve E:2015/963, K:2016/475 Sayılı kararıyla; davacının, 2015 yılı itibarıyla 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi edecekler listesinde değerlendirilmesi gerektiği ve bu durumu engelleyen bir mevzuat hükmünün bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu Dairemizin 13/12/2016 tarih ve E:2016/29460, K:2016/9942 Sayılı kararı ile, karar düzeltme başvurusu ise 06/05/2019 tarih ve E:2017/12085, K:2019/3206 Sayılı kararı ile reddedilerek anılan iptal kararı kesinleşmiştir.

2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile, davacının 30/06/2011 tarihi itibarıyla 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesine karar verilmiş, ayrıca, üst rütbe kıdemine esas tarihi 30/06/2013 olarak düzenlenmiştir.

Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 29/03/2016 tarih ve E:2015/963, K:2016/475 Sayılı kararının davalı idareye tebliğinden sonra toplanan ilk Kurul olan 16/11/2016 tarih ve 2016/2 Sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda, anılan yargı kararının da uygulanması amacıyla yeniden değerlendirme yapılmış ve davacının 30/06/2013, 30/06/2014 ve 30/06/2015 tarihi itibarıyla 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine karar verilmiştir. Bu işlemlerin iptali istemiyle dava açılmamıştır.

Ayrıca aynı Kurul kararı ile, anılan "terfi etmez" kararları gerekçe gösterilerek davacının 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca resen emekliliğe sevk edilmesine karar verilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 Sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrasında, ''Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Olayda, 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine 30/06/2011 tarihi itibarıyla terfi eden ve bu rütbedeki bekleme süresini 30/06/2013 tarihinde dolduran davacının, 2016 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunda 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları itibarıyla 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun görüşüldüğü ve hakkında her bir yıla ilişkin ayrı ayrı "terfi etmez" kararının verildiği, ancak 2016 yılı itibarıyla bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceği yönünde herhangi bir karar alınmaksızın, dava konusu işlemle, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle resen emekliye sevkedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine 2016 yılı itibarıyla terfi edip etmeyeceği konusunda hakkında herhangi bir karar alınmayan ve bu haliyle bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren dört yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği anlaşılan davacının, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 19. fıkrasında öngörülen ''bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe" şartını sağlamadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2017/4907, K:2018/304 Sayılı kararının BOZULMASINA, T.C.DANIŞTAYE. 2018/2057K. 2019/3223T. 6.5.2019

Emniyet Rütbe Terfi Mahkeme Kararı

• EMİNYET MÜDÜRÜ RÜTBESİ TERFİ SINAVINDA BAŞARISIZ SAYILMAYA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Davacının Rütbe Terfi Sözlü Sınavı Sonucunda Başarısız Sayılmasına İlişkin İşlemin Dayanağı Olan Yönetmelik Hükümlerinin Danıştay Kararı ile Hukuka Aykırılığı Tespit Edilerek İptal Edilmiş Olduğu - Söz Konusu Hukuka Aykırı Düzenlemelere Dayanılarak Tesis Edilen Dava Konusu İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı/Davanın Reddi Yönündeki İdare Mahkemesi Kararında ise Hukuki İsabet Görülmediği )

• DAYANAK HÜKÜMLERİN İPTALİ EDİLMESİ ( Eminyet Müdürü Rütbesi Terfi Sınavında Başarısız Sayılmaya İlişkin İşlemin İptali İstemi/Davacının Rütbe Terfi Sözlü Sınavı Sonucunda Başarısız Sayılmasına İlişkin İşlemin Dayanağı Olan Yönetmelik Hükümlerinin Danıştay Kararı ile Hukuka Aykırılığı Tespit Edilerek İptal Edilmiş Olduğu - Söz Konusu Hukuka Aykırı Düzenlemelere Dayanılarak Tesis Edilen Dava Konusu İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı/Davanın Reddi Yönündeki İdare Mahkemesi Kararında ise Hukuki İsabet Görülmediği )

• SÖZLÜ SINAVIN YENİDEN YAPILMASI ( Yönetmelik İptal Kararın Davacının Sözlü Sınavda Başarılı Olduğu Yolunda Bir Sonuç Doğurmayacağı - Dava Konusu Başarısız Sayılma İşleminin Dayanağı Olan ve Hukuka Aykırılığı Tespit Edilen Yönetmelik Hükümleri Hakkında Yapılacak Yeni Düzenlemelerle Belirlenecek Usul ve Esaslar Çerçevesinde Yeniden Yapılacak Sözlü Sınav Sonucunda Ortaya Çıkacak Olan Değerlendirme ve Puana Göre İşlem Tesis Edilmesine Yönelik Olduğu/Davacının Temyiz İsteminin Kabulü ile İlgili Kararın Bozulması Gerektiği )

3201/m.28
ÖZET : Dava, eminyet müdürü rütbesi terfi sınavında başarısız sayılmaya ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Ayrıca; bu kararın, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümleri hakkında yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yöneliktir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile ilgili kararın bozulmasına karar vermek gerekir.

İSTEMİN KONUSU : S. 2. İdare Mahkemesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2015/455, K:2015/799 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için 27.06.2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda ( 40 ) puan takdir edilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: S. 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/12/2015 tarih ve E:2015/455, K:2015/799 Sayılı kararda; 27.06.2015 tarihinde gerçekleştirilen sözlü sınavda sorulacak soruların önceden belirlendiği, sınav öncesinde belirlenen soruların cevaplarının da hazırlandığı, sınava giren davacının söz konusu sorular arasından kendi çektiği soruyu cevaplandırdığı, Komisyon üyelerince ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonuçlarının da tutanağa bağlanması suretiyle tespit edildiği, yapılan sınavda hizmet gereklerine aykırı davranıldığı ya da objektifliğin sağlanamadığının söylenemeyeceği gibi usul ve mevzuata aykırı yapılan bir iş ya da işlemin de bulunmadığı görüldüğünden, davacının sözlü sınavına 40 puan takdir edilerek başarısız sayılmasına dair işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu sınavın dayanağı yönetmelik ilgili hükümlerinin Danıştay Onaltıncı Dairesi'nin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 Sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği ve bu nedenle işlemin dayanaksız kaldığı, sözlü sınavın sesli-görüntülü kayıt altına alınmaksızın gerçekleştirildiği, sözlü sınavda verilen yanıtların tutanağa bağlanmadığı, yapılan değerlendirme neticesinde verilen puanların gerekçelerine yer verilmediği, meslekle ilgisi olmayan soru sorulduğu ve sürenin çok kısa tutulduğu, bu haliyle; yönetmelikte belirtilen kriterlerin değerlendirilmesi için yeterli olamayacağı, sınav öncesinde soruların cevaplarının hazır olmadığı, sözlü sınavın şeffaflık kriterini taşımadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, davanın reddi yönündeki mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
S. İl Emniyet Müdürlüğü'nde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacı, 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi için 27.6.2015 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavına katılmıştır.
Mülakat Sınavı Soru Hazırlama Komisyonu tarafından önceden hazırlanan sorular arasından kendisi tarafından çekilen soruya verdiği cevap sonrasında, Sözlü Sınav Komisyonu üyeleri tarafından Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının ( a ), ( b ), ( c ), ( ç ) ve ( d ) bentleri ile belirlenen konular çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu 40 puan takdir edilmiştir.

Yönetmeliğe göre sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için gerekli olan en az 50 puanı alamadığı gerekçesiyle başarısız sayılmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:

3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 10.5.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle, "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde;

" ( 1 ) Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.

( 2 ) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.

( 3 ) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;

a- ) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği,

b- ) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti,

c- ) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

ç ) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği,

d- ) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri,

konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." düzenlemesine, aynı Yönetmeliğin "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 29. maddesinde ise; " ( 1 ) Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.
( 2 ) Sınav sonuçları Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sayfasında duyurulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava konusu sözlü sınav işleminin dayanağı olan 10.5.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesi'nin 20.6.2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 Sayılı kararıyla;

Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar, ..." ibaresinin; "...3201 Sayılı Kanunda emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak "yazılı sınavda başarılı olma" şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede yukarıya alıntısı yapılan Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.

." gerekçesiyle,
Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının ise; "... dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.." gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesi'nin 20.6.2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 Sayılı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; bu kararın, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümleri hakkında yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu açıktır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1.2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu S. 2. İdare Mahkemesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2015/455, K:2015/799 Sayılı kararının BOZULMASINA, T.C.DANIŞTAY5. DAİRE E. 2016/24789 K. 2019/967 T. 11.2.2019

Emniyet Rütbe Terfi Bölge İdare Mahkemesi Kararı

T.C.
ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
2. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/13600
K. 2018/998
T. 27.4.2018

Davacı:
Vekili:
Davalı: Emniyet Genel Müdürlüğü
Vekili:

• DAVACININ TERFİ ETTİRİLMEMESİNE DAİR YÜKSEK DEĞERLENDİRME KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( 3201 S.K. Md. 55 ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Uyarınca Belirtilen Terfi Gerekleri ve Liyakat Kriterlerini Sağlayan Davacı Hakkında Mevzuatta Öngörülmeyen ve Davalı İdarece de Belgeye Dayalı Olarak Delillendirilmeyen Birim Amiri Görüşü Puanının 85'in Altında Kaldığı Gerekçesiyle "Terfi Etmez" Kararı Verilmesinde Hukuki İsabet Görülmediği )

LİYAKAT KRİTERLERİ ( Liyakat Kriterlerinin Bir veya Birkaçı Yönünden Davacıdan Daha Düşük Puana Sahip Personel Terfi Ettirilirken 3201 S.K. Md. 55. ve Yönetmelikte Belirtilen Terfi Gerekleri ve Liyakat Kriterlerini Sağlayan Davacı Hakkında Mevzuatta Öngörülmeyen ve Davalı İdarece de Belgeye Dayalı Olarak Delillendirilmeyen Birim Amiri Görüşü Puanının 85'in Altında Kaldığı Gerekçesiyle "Terfi Etmez" Kararı Verilmesinin İsabetsiz Olduğu/Yerel Mahkemenin Davanın Reddine İlişkin Kararının Bozmayı Gerektirdiği )

TERFİ ETMEZ KARARI ( Davacı Hakkında Mevzuatta Öngörülmeyen ve Davalı İdarece de Belgeye Dayalı Olarak Delillendirilmeyen Birim Amiri Görüşü Puanının 85'in Altında Kaldığı Gerekçesiyle "Terfi Etmez" Kararı Verilmesinde Hukuki İsabet Görülmediği - 3201 S.K. Md. 55 ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Uyarınca Belirtilen Terfi Gerekleri ve Liyakat Kriterlerini Sağlayan Davacı Hakkında Bir Üst Rütbeye Terfi Ettirilmemesine İlişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının İptaline Karar Verilmesi Gerektiği )
3201/m.55

Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik/m.17,19,20

ÖZET : Dava, Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı emrinde Emniyet amiri olarak görev yapan davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine dair Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

Liyakat kriterlerinin bir veya birkaçı yönünden davacıdan daha düşük puana sahip personel terfi ettirilirken 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 Sayılı Kanun'un ile değişik 55. maddesi ve anılan madde gereğince çıkarılan Yönetmelikte belirtilen terfi gerekleri ve liyakat kriterlerini sağlayan davacı hakkında, mevzuatta öngörülmeyen ve davalı idarece de belgeye dayalı olarak delillendirilmeyen birim amiri görüşü puanının 85'in altında kaldığı gerekçesiyle "terfi etmez" kararı verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

İSTEMİN ÖZETİ : Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/06/2017 gün ve E:2017/72, K:2017/1760 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü :

KARAR : Dava, Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı emrinde Emniyet amiri olarak görev yapan davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 21.11.2016 gün ve 2016/2 Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce; Değerlendirme Kurulunca ilgililer hakkında karar verilirken kıdem ve liyakatın esas alınacağı, liyakat şartının ise yine mevzuatta öngörülen kıstaslar dahilinde yapılacak inceleme sonucunda edinilecek kanaate göre değerlendirilip ilgili personel hakkında bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceğinin kararlaştırılacağının açık olduğu, bu durumda; davacı tarafından, davalı idarenin liyakat ilkesinin değerlendirilmesi konusundaki takdir yetkisini subjektif kullandığına dair kabul edilebilir somut bir delil ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Emniyet Teşkilatı personelinin rütbe terfilerini düzenleyen mevzuatta 2015 yılında değişikliğe gidilmiş olup, değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonra tesis edilen işlemlerin anılan düzenlemelere uygun olması gerektiği ve söz konusu işlemlerin yargısal denetiminin yine bu mevzuata göre yapılacağı kuşkusuzdur. 04.04.2015 tarih ve 29316 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6638 Sayılı Kanun ile değişik 3201 Sayılı Kanun'un 55. maddesinin dördüncü fıkrasında; "rütbelere terfi ettirilecek personelin Kurullarda görüşülmesi, kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate görev yapılır." kuralı getirilmiş, aynı maddenin devamında ise; personelin rütbe terfilerinin Kurullarda görüşülebilmesi için;

a- ) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,

b- ) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi ve çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,

c- ) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,

d- ) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması şartları getirilmiştir.

10.05.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin, "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20.maddesinde;

" ( 1 ) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;

a- ) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,

b- ) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,

c- ) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,

ç ) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,

d- ) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,

e- ) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını,

dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.

......

( 3 ) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir." hükmü getirilmiştir.

Gerek Kanundaki değişikliğin, gerekse bu değişiklikten sonra çıkarılan yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden önceki düzenlemelere nazaran emniyet personelinin rütbe terfileri konusunda Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının takdir yetkilerinin yasa koyucu tarafından genişletildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Kurullara tanınan genişletilmiş takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile kanunda belirtilen sınırların dışına çıkılarak kullanılmasının mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle idarece bir işlem tesis edilirken kanunda getirilen kuralların aynı zamanda takdir yetkisinin sınırını teşkil ettiği açık olup statü hukukuna göre hizmet veren kamu personeli hakkında tesis edilecek her türlü işlemde eşitlik, hakkaniyet, hukuk güvenliği ve haklı beklenti ilkelerinin de gözönünde bulundurulması, hukuk devleti olmanın zorunlu sonucudur.

Emniyet personelinin nütbe terfi sisteminde 6638 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu;

A- ) Kurullarda personelin rütbe terfilerinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi ve çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması şartları getirilmiştir.

Bir personelin terfii değerlendirmesine tabi tutulmasının ön şartlarını belirleyen Kanun hükmündeki emredici ifadeler nedeniyle, bu şartlardan herhangi birini taşımayan ( örneğin, rütbesindeki en az bekleme süresini doldurmamış olan ya da Polis Akademisince düzenlenen yöneticilik eğitimi sonunda başarılı sayılmak için Yönetmeliğin 37.maddesiyle zorunlu olan en az 50 puanı alamayan ) personelin terfi değerlendirmesine alınması mümkün olmayıp, bu konuda bir takdir hakkı da tanınmamıştır. Benzer şekilde Kanunda öngörülen şartları sağlayan personel için ek koşullar getirilerek değerlendirme dışı bırakılmasında Yasa koyucu tarafından Kurullara takdir hakkı verilmemiştir. Bir diğer ifadeyle Kurullar, belirtilen şartları taşımayan personelin değerlendirmeye alınması ya da şartları taşıyan personele ek şartlar getirerek değerlendirmeye alınmaması konusunda takdir yetkisine sahip değillerdir.

B- ) Terfilerde kıdem sıralaması önemini kaybetmiş olup, sadece rütbelere terfi ettirilecek personelin Kurullarda görüşülme sırasının belirlenmesinde kullanılacak bir ölçüt haline gelmiştir.

C- ) Terfiler personelin liyakatına göre yapılacaktır. Liyakatın belirlenmesi hususunda kullanılacak ölçütler Yönetmeliğin 20.maddesinde belirlenmiştir:

Buna göre personelin liyakatı belirlenirken; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgileri, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetleri, affa uğramış olsa bile, adli cezalar ve disiplin cezaları, devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgileri, Yönetmelik gereğince yapılan yazılı sınav, sözlü sınav ve Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenen yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim programı sonucu aldıkları puanlar dikkate alınacaktır.

Yönetmelikte, söz konusu kriterlerin liyakat değerlendirmesi yapılırken nihai karara etkileri, diğer bir anlatımla ağırlıkları belirtilmemiş olduğundan bu hususta Kurulların takdir haklarının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda bazı kriterlerde bir personelin bazı kriterlerde başka bir personelin yüksek puan aldığı durumlarda hangisinin terfisine öncelik tanınacağı Kurulların takdirinde olmaktadır. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere, eşitilik, haklı beklenti, hukuk güvenliği ve takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine göre kullanılması bakımından Yönetmelikte belirtilen kriterlerin tamamında puanı düşük olan ya da puanlar eşit iken adli veya disiplin cezası bulunan personel terfi ettirilirken puanı yüksek ve cezası olmayanın terfi ettirilmemesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Kıdem ölçütü, terfilerde kriter alınmayacak ise de diğer puanları eşit olan personel arasında kıdemi yüksek olanın terfi ettirilmesi hakkaniyete daha uygun olacaktır.

Yönetmeliğin 17 ve 19.maddelerinde üst rütbeye yükselmek için Kurulların gündemine alınan personelin, "liyakat koşullarını belirlemek", ilgisine göre Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının yetkisi dahilinde olduğundan Emniyet Teşkilatının o yılki ihtiyaçlarına göre Yönetmeliğin 20. maddesindeki kriterlerin önüne geçmemek üzere gerekçesini Kurul kararında açıklanmak suretiyle yardımcı ölçütler getirilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Kurulların görevleri arasında sayılan "liyakat koşullarını belirlemek" şeklindeki yetki ve görev, mevzuatta öngörülen kriterlere göre liyakatı aynı olanların tercihinde "yararlanılabilecek" hususlarla sınırlıdır.

D- ) Terfi değerlendirmeleri sonucunda Kurulların vereceği üç tür karar bulunmaktadır:

a- ) "Terfi eder" kararı: Personel liyakatlı olduğu gibi terfi edeceği rütbede boş kadro da bulunmaktadır.

b- ) "Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı: Personel terfi edecek liyakatı taşımaktadır. Ancak üst rütbedeki boş kadrolar, kendisinden daha liyakatlı personel tarafından doldurulduğundan yıl itibarıyla terfisi mümkün olamamıştır.

c- ) “Terfi etmez.” kararı: Personelin bir üst rütbeye terfi etmek için yeterliliği bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere "terfi etmez" kararı ile "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı arasında önemli bir fark vardır. Kadro yetersizliği nedeniyle terfi etmez kararı verilen personel aslında üst rütbeye terfi etmek için gerekli donanıma sahip olduğu halde Emniyet Teşkilatındaki piramit yapısının üst rütbeler bakımından getirdiği daralma nedeniyle terfi ettirilememiştir. Terfi etmez kararı ise personelin üst rütbe için yetersizliğine işaret etmektedir. Bu bakımdan puanları terfi edecek düzeyde olan personel hakkında "terfi etmez" kararı verilmesi yerine "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilmesi hakkaniyet gereğidir.

2016/2 karar sayılı emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu ( YDK ) Kararının 3. maddesinin ikinci paragrafında; "YDK tarafından, Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı göz önünde bulundurularak ve kadro durumu da dikkate alınarak, bir üst rütbeye terfi değerlendirmesini hak eden personelden; son iki yıla ait performans puan ortalaması ( 4.00 ) veya 2. maddede belirtilen birim amiri görüşü değerlendirme puanı ( 85.00 ) veya rütbe terfi yazılı ve sözlü sınav puanlarının ortalaması ile yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim puanının aritmetik ortalamaları ( 80.00 ) altında kalan 3.Sınıf Emniyet Müdürü, 4.Sınıf Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri rütbesindeki personelin Anayasanın eşitlik ilkesi, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak "terfi ettirilmemesine" karar verilmiştir" denilmek suretiyle YDK'nun öne çıkardığı ve davacıyı doğrudan ilgilendiren 3 liyakat ölçüsüne vurgu yapılmış olup yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde bu üç ölçütün değerlendirilmesi gerekmiştir:

1- ) Personelden son iki yıla ait performans puan ortalaması 4.00'ün altında kalanların terfi ettirilmemesi; Yönetmeliğin 20. maddesinin 1 ( a ) bendi uyarınca, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun "liyakat koşullarını belirleme yetkisi" dahilinde kaldığından, hukuka uygundur.

2- ) Personelden, rütbe terfi yazılı ve sözlü sınav puanlarının ortalaması ile yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim puanın aritmetik ortalaması 80,00'in altında kalanların terfi ettirilmemesi, Yönetmeliğin 20. maddesinin 1 ( e ) bendi uyarınca YDK'nun liyakat koşullarını belirleme yetkisi dahilinde kaldığından hukuka uygundur.

3- ) Personelden, "birim amiri görüşü" değerlendirme puanı 85,00'ın altında olanların terfi ettirilmemesi ise; Yönetmelikte herhangi bir dayanağının bulunmaması yanında Yönetmelikte belirtilen bütün kriterleri en yüksek düzeyde sağlasa bile sadece birim amiri görüşü 85,00 puanın altında olması nedeniyle bir kısım personelin terfi ettirilmemesi sonucunu doğuran en önemli kritere dönüşmekte, bu durumdaki personelin aslında hiç değerlendirmeye alınmamasıyla eşdeğer bir işlem olmasından dolayı Kanunun yukarıda belirtilen emredici hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Denilebilir ki bu haliyle "birim amiri görüşü" uygulaması, bazı personel için YDK'nun

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık