Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davası

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davası

14-12-2020
Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davası

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davası

Belediye çalışanı sözleşme feshi ya da sözleşmesinin yenilenmemesi hususlarında belediyenin bu gibi işlemelerini gerekçelendirmesi şarttır. Nitekim idari işlemin sebep unsurunun bulunması şart olup bu unsurun hukuka aykırı olduğu bu tür davalarda ispat edildiği takdirde işlem iptal edilecektir.

5393 sayılı Belediye Kanununun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur. 

3'üncü fıkrasında ise Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir. Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunur. Bu fıkra hükümlerine göre çalıştırılacak personel için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı unvanlar itibarıyla sınırlama getirebilir.

4'üncü fıkrasında ise; Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.Dördüncü fıkrada sayılan unvanlara ilişkin hizmetler dışında kalmak ve o hizmet için ihdas edilmiş kadro bulunmamak kaydıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca üçüncü fıkra çerçevesinde sözleşmeli personel istihdamı uygun görülmüş olan kadro unvanlarına ilişkin görevlerde, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre münhasıran kısmi süreli olarak sözleşmeli personel çalıştırılabilir.

Yukarıda yer vermiş olduğumuz kanun maddelerinin 3'üncü fıkrası uyarınca Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi'nin 13/a maddesinde; "Bu sözleşme hükümlerine, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine veya 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yürüteceği görev itibariyle sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan birini sonradan kaybetmesi halinde sözleşme feshedilmiş sayılır."

Ancak belediyede sözleşmeli personel olarak çalışan belediye çalışanının sözleşmesinin yenilenmemesi veya feshedilmesi işlemlerinde haklı bir gerekçe gösterilmeli, eşitlik ve haklı beklentinin korunması ilkeleri ihlal edilmemelidir. 

Fakat belediyede çalışıp da sözleşmesi feshedilen ya da yenilenmeyen personel bu durumu ancak idari yargıda açabileceği iptal davasını kazanması sonucu engelleyebilecektir. Bu tür davalar uzmanlık gerektiren davalardan olduğundan mütevellit alanında uzman idari dava avukatı ya da memur davalarına bakan avukatlardan yardım alınması önemle tavsiye olunur.

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davası Hangi Mahkemede Açılır

Belediye çalışanı sözleşme feshi işlemi bir idari işlem olduğundan mütevellit davalarda görevli mahkeme idare mahkemesi olacaktır. Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Bundan dolayı bu çalışanların sözeleşmelerinin yenilenmemesi bir idari işlem niteliğinde olduğundan dolayı dava idare mahkemesinin görev alanına girecektir.

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptali Davası Kime Karşı Açılır

Belediye çalışanı sözleşme feshi iptali davası çalışılan ancak sözleşmenin feshedildiği belediyeye karşı açılacağından davalı idare ilgili belediye olacaktır.

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi Davasında Yürütme Durdurma İstenir mi

Belediye çalışanı sözleşme feshi davasında yürütme durdurma talebinde de bulunulabilir. Ancak yürütme durdurma talep edilmiş ise yürütme durdurma harcı da yatırılması gerekmektedir. Yürütme durdurma için ayrı bir dava açılmaz. Yürütme durdurma talebi iptal davası ile birlikte talep edilebilir. Yürütme durdurma talebinin reddi durumunda ise bu kararın ilgilisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmelidir. İtiraz için de itiraz harcı yatırılır. İtirazın kabulü veya reddi kararı kesin karardır. Yürütme durdurma talebi kabul edilse dahi dava esastan görülmeye ve incelenmeye devam edilir. Yürütme durdurma kararı davayı sonlandırmaz. Nihai karara kadar devam eder.

Belediye Çalışanı Sözleşme Feshi İptal Davasında Avukata Vekalet Nasıl Verilir

Belediye Çalışanı sözleşme feshi iptal davasında avukata vekalet vermeden önce avukatla vekalet ücreti konusunda anlaşma sağlanmalı sonrasında avukatın bilgileri alınarak notere gidilmelidir. Noterde avukatın bilgileri verildikten sonra noter avukat adına genel vekaletname çıkartacak bu genel vekaletnamenin avukata verilmesinden sonra avukat bu vekalet ile birlikte tüm dava sürecini takip edecektir.

Hizmet Sözleşmesinin Feshi Ya da Yenilenmemesi 

T.C.
DANIŞTAY
12. DAİRE
E. 2018/1020
K. 2019/597
T. 4.2.2019

Temyiz Kanun Yoluna Başvuran 

Vekili

Davalı

Vekili

ÖZET : Dava; programcı kadrosunda sözleşmeli personel statüsünde görev yapan davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali ve işlem nedeniyle uğradığı tüm maddi kayıpların tazmini, tüm emeklilik ve sosyal hakların iadesi istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Bölge İdare Mahkemesince yapılan ara kararına davalı idarece verilen cevabi yazıdan duyulan ihtiyaç üzerine programcı kadrosuna bir adet sözleşmeli personel alındığının ifade edildiği görülmektedir. Öte yandan dava konusu işlemin gerekçesinin somut delillerle ortaya konulamadığı, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna yönelik de bir tespit bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/7348, K:2017/8437 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacının 14.01.2014-31.12.2014 ve 01.01.2015- 31.12.2015 döneminde programcı kadrosunda davalı idarede tam zamanlı hizmet sözleşmesi ile 5393 Sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı, 01.01.2015-31.12.2015 arası dönemi kapsayacak şekilde imzalanan hizmet sözleşmesinin sona ermesi üzerine, 2016 yılını kapsayan döneme ilişkin hizmet sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali ve işlem nedeniyle uğradığı tüm maddi kayıpların tazmini, tüm emeklilik ve sosyal hakların iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 10/05/2017 gün ve E:2016/134, K:2017/621 Sayılı kararda; dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; davacının programcı kadrosunda tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalıştırılmak üzere istihdam edilmesine karar verilmişse de, programcı kadrosunun gerektirdiği işler dışında çalıştırıldığı, 2016 yılında programcı kadrosu karşılığı işe alınan personel bulunmadığı ve davalı idarenin sözleşmeli programcı personele ihtiyacı olmadığı sonucuna varıldığından, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi kararının özeti: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/7348, K:2017/8437 Sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İzmir 3. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşmenin feshi için gerekli hiç bir objektif kriterin bulunmadığı, davacının görevinde başarısız, yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin hiç bir tespitin yapılmadığı, belirli bir projede çalıştırılmak üzere istihdam edilmediği, hizmetine ihtiyaç hissedilen bölümlerde görevlendirildiği, yaptığı işlerin hizmetin niteliği gereği sürekliliği olan ve bir kez yapmakla tükenmediği, sözleşmenin yenilenmemesi için gerekçe gösterilmediği ve 2016 yılında yeni bir programcı ile sözleşme imzalandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı ...Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi işletme bölümünden mezun olmuş, 17.11.2013 tarihinde toplam 400 saatlik bilgisayar programcılığı kursu belgesi almış, 6. derece programcı kadrosunda tam zamanlı sözleşmeli personel olarak 14.01.2014 tarihinden 31.12.2014 tarihine kadar özel kalem müdürlüğünde görev yapmak üzere görevlendirilmiş, 01.01.2015-31.12.2015 dönemine ilişkin olarak sözleşmesi yenilenerek Mali Hizmetler Müdürlüğüne bağlı Gelir Şefliğinde görev yapmak üzere görevlendirilmiş, 01.01.2015-31.12.2015 arası dönemi kapsayacak şekilde imzalanan hizmet sözleşmesinin sona ermesi üzerine, 2016 yılını kapsayan döneme ilişkin hizmet sözleşmesinin, sözleşmeli personel sayısında düşüşe gidilmesinden bahisle yenilenmeyeceğinin davalı idarece bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasında "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır." hükmü yer almıştır.

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6/ç maddesinde, personelin "Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması" halinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği kuralı yer almaktadır.

5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3. maddesi Gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi'nin 13/a maddesinde; "Bu sözleşme hükümlerine, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine veya 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yürüteceği görev itibariyle sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan birini sonradan kaybetmesi halinde sözleşme feshedilmiş sayılır." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davalı idarenin kamu personeli istihdamı konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun biçimde kullanılması gerektiği açıktır. Bir işlemde takdir yetkisinin bulunması, o işlemin sebepsiz olması anlamına gelmeyeceğinden, ileri sürülen nedenlerin gerçek ve işlemin tesisini haklı kılacak nitelikte olması hususları yargı mercilerince denetlenecektir. Aksi durumun kabulü keyfi idare anlayışına yol açabilecek bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Bölge İdare Mahkemesince yapılan 08.11.2017 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabi yazıdan duyulan ihtiyaç üzerine 2016 yılında programcı kadrosuna bir adet sözleşmeli personel alındığının ifade edildiği görülmektedir. Öte yandan dava konusu işlemin gerekçesinin somut delillerle ortaya konulamadığı, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna yönelik de bir tespit bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İzmir 3. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/7348, K:2017/8437 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Kullanılmayan 59.10 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, ( karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere ) 04.02.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

( X ) KARŞI OY :

İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Belediye Personeli Sözleşme Yenilememe İptali Davası

T.C.
DANIŞTAY
12. DAİRE
E. 2016/6932
K. 2018/4246
T. 17.10.2018

Temyiz Kanun Yoluna Başvuran

Vekili

Davalı

Vekili

  •  SÖZLEŞMENİN YENİLENMEYECEĞİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ 
  •  SÖZLEŞMELİ PERSONELİN STATÜSÜ 

ÖZET : Dava, davalı idare ile akdedilen tam zamanlı hizmet sözleşmesi kapsamında mühendis kadro unvanına ilişkin görevleri yürütmek üzere davalı tarafından istihdam edilen davacının sona eren sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.

657 S.K.'da sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlileri olarak kabul edilmesi ve sözleşmeli personelin uyuşmazlığa konu tip hizmet sözleşmesinde sözleşmenin hangi hallerde feshedilebileceğinin ayrıntılı olarak düzenlenmesi ve feshin objektif kriterlere bağlanması karşısında, davacı hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezası, görevinde yetersiz ve başarısız olduğu veyahut görevini kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından gereği gibi yerine getiremediği yolunda herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmaksızın ve sebep gösterilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık görülmemiş; davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerekmiştir.

İstemin Özeti : İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 04/06/2014 tarihli ve E:2013/28, K:2014/1217 Sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi :Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi gereğince davalı idare ile akdedilen tam zamanlı hizmet sözleşmesi kapsamında mühendis kadro unvanına ilişkin görevleri yürütmek üzere davalı tarafından istihdam edilen davacının 31/12/2012 tarihi itibariyle sona eren sözleşmesinin 2013 yılı için yenilenmeyeceğine ilişkin olarak tesis edilen davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davalı idarenin, davacıyı sözleşmeli personel olarak çalıştırmak bakımından takdir yetkisinin bulunduğu ve takdir yetkisinin bulunduğu bu konuda davacıyla sözleşme imzalaması veya davacının sözleşmeli personel olarak çalıştırılması hususunda yargı kararıyla zorlanması, Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." kuralı ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." hükümlerine aykırı olacağından, davacının 31/12/2012 tarihi itibariyle sona eren sözleşmesinin 2013 yılı için yenilenmeyeceğine ilişkin olarak 'takdir yetkisi' kapsamında tesis edilen davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; Kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği, ( B ) fıkrasında, sözleşmeli personelin; Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu belirtilmiştir.

5393 Sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 3 fıkrasında " Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir. Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunur. Bu fıkra hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı unvanlar itibarıyla sınırlama getirebilir." hükmü yer almış, 5. fıkrasında, "Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin ( B ) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşme örnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyasının incelenmesinden, davacının davalı Kartal Belediye Başkanlığında Kasım 2009 tarihinde sözleşmeli mühendis olarak işe başladığı, 2012 yılına ilişkin hizmet sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 14.12.2012 tarihli ve 5733 Sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmeli personelin durumu kanun, kanun hükmünde kararname bakanlar kurulu kararı, yönetmelik ve tip sözleşmelerle düzenlenmekte ve bunlarda hüküm bulunmaması halinde Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle sözleşmeli personelin durumu da, memurların durumu gibi büyük ölçüde kanuni ve nizami bir durum yani statüter durum haline gelmiştir.

Genel idare usullerine göre sürekli ve asli bir görevi yürütür hale gelen sözleşmeli personel, Anayasa'nın 128. maddesinin ilk fıkrasında geçen diğer kamu görevlileri kategorisine dâhildir. Zira bunların hukuki durumu memurların hukuki durumu gibi büyük ölçüde idare tarafından düzenleyici işlemlerle belirlenir ve bu hukuki durum yine idare tarafından tek yanlı olarak her zaman değiştirilebilir.

657 Sayılı Yasa'da, sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlileri olarak kabul edildiğinin açık olması karşısında; sözleşme kurallarının taraf iradeleri ile sözleşme serbestîsi sınırları içerisinde belirlenmediği ortadadır.

Bakılan davada; 657 Sayılı Yasa'da sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlileri olarak kabul edilmesi ve sözleşmeli personelin uyuşmazlığa konu tip hizmet sözleşmesinin 13. maddesinin diğer bentlerinde sözleşmenin hangi hallerde feshedilebileceğinin ayrıntılı olarak düzenlenmesi ve feshin objektif kriterlere bağlanması karşısında, davacı hakkında verilmiş her hangi bir disiplin cezası, görevinde yetersiz ve başarısız olduğu veyahut görevini kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından gereği gibi yerine getiremediği yolunda herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmaksızın ve sebep gösterilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık görülmemiştir.

Bu sebeple davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Mahkeme kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 ( onbeş ) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17.10.2018 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

( X ) KARŞI OY :

İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.

karar; kazancı.com

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması
Diş Hekimi Güvenlik Soruşturması

Fakültelerin ilgili bölümünden mezun olmuş ve T.C....

Devamı
Subay Güvenlik Soruşturması
Subay Güvenlik Soruşturması

Subay güvenlik soruşturması, astsubay güvenlik sor...

Devamı
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi
Uzman Erbaşlık Hakkında Hukuki Bilgi

Uzman erbaşların ataması, sözleşme fesihleri, uzma...

Devamı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı
Sözleşmeli Personelin Hukuksal Yapısı

Sözleşmeli Personel, 657 sayılı Devlet Memurları K...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık